HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: Aramızdaki ortak kelime ve Diyalog ... Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
zulkarneyn70
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 29 mayis 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 20
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı zulkarneyn70

Aramızdaki ortak kelimve ve dinbler arası diyalog bağlamı arasındaki ortak paydalar...
 
Bilindiği üzere Fetullah gülen hareketindeki en önemli savlardan biride aramızdaki ortak kelime kavramıdır....
 
 Zaman gazetesindeki Ahmet Şahinin yazılarında Kuranda geçen "aramızdaki ortak kelimeler" kavramı sapıttırılarak neredeyse kelimeyi tevhiddeki Muhammed Resullallah kavramı yok edilmeye çalışılmış ve msülüman, hristiyan ve yahudi karması bir bulamaç oulşturmaya çalışılmıştır...
 
BU site ile alakalı olan şu yazıyı
http://63.231.71.140/hanifnet/hanifliknedir/ortak.html
 
'da okuyunca konunun sanki Fetullah gülen hareketindeki kavramlarla benzeştiği kanısına takıldım, bu ortak kelimelerin  yanlış anlaşıldığını daha evvel çok rastladık bu konu ile ilgili bir yazıyıda aşağıda sunuyorum  direk linkde yazının sonunda verilmiştir..
 
 
 
 
 

4- Ehli kitapla münasebetlerimiz konusuna gelince:

Önce Kur’an onlarla, asla müşterek değerlerimizden değil, sadece bazı “müsavi kelime”lerimizden bahseder. Ve yine özellikle vurgulayalım: Biz Müslümanlar Hz. İsa’nın, Hz. Musa’nın, Hz.İbrahim’in Hak peygamber olduklarına inanırız, mübarek ve muhterem tanırız. Ama

“Bunlar bizim Peygamberlerimiz, değildir. Bizim tek Peygamberimiz Hz. Muhammed Aleyhisselam Efendimizdir…”

Hatta HZ. İsa yeniden gelişinde, bizlere Peygamber olarak değil, sadece Hz. Mehdiye tabi bir yardımcılık görevi üstlenecektir.

Şimdi ilgili ayete dönelim:

قُلْ يَااَهْل 14; الْكِتَا 76;ِ تَعَالَو 18;ا اِلى كَلِمَةٍ سَوَاءٍ بَيْنَنَ 75; وَبَيْنَ 03;ُمْ اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه شَيًْا وَلَا يَتَّخِذ 14; بَعْضُنَ 75; بَعْضًا اَرْبَاب 11;ا مِنْ دُونِ اللّهِ فَاِنْ تَوَلَّو 18;ا فَقُولُو 75; اشْهَدُو 75; بِاَنَّا مُسْلِمُ 08;نَ

“Deki: Ey Kitap ehli, bizimle sizin aranızda ortak (olan) bir kelimeye gelin. (Böylece) Allah’tan başkasına kulluk etmeyelim, herhangi bir şeyi (veya bir kimseyi) O’na denk ve ortak koşup şirke düşmeyelim ve Allah’ı bırakıp bazımız bazımızı Rab’ler edinmeyelim”

Ayeti kerimenin i’rabı:

قُلْ : Fiil-i Emirdir. Sükun üzere mebnidir. Faili Müstetir zamir ﺃﻧﺕ dir.

 يَا    : Nida edatıdır. Sükun üzere mebnidir. ﺃﺩﻋﻮ Fiilinin yerinde kaim olmuştur.

اَهْلَِ : Munada ve muzaftır. Fetha ile Mansubtur. Mef’ulun bih hükmündedir.

الْكِتَا 76;ِ : Muzafun ileyhdir. Kesre ile mecrurdur.

اَهْلَ الْكِتَا 76;ِ  يَا : Cümlesi, mahallen mansub olup  قُلْ fiiline makuldür.

  تَعَالَو 18;ا : Fiil-i emirdir. Nun’un hazfi üzere mebnidir. Faili, cemaat vav’ıdır.

اِلىٍ :Harf-i cerdir. Sukün üzere mebnidir.

كَلِمَةٍ :İsm-i mecrurdur. Cer alameti zahir kesredir. Car ve mecrur,   تَعَالَو 18;اfiiline mütealliktir.

 سَوَاءٍ : Sıfattır. Zahir kesre ile mecrurdur.

 بَيْنَ : Zarf-ı mekan ve muzafdır. Fetha ile mansubtur.

سَوَاءٍ : Kelimesine mef’ulün fihi’dir.

َنَا   : Muttasıl  mecrur zamiridir. Sükun üzere mebnidir. Muzafun ileyh’tir.

وَ   : Atıf harfidir. Fetha üzere mebnidir.

 بَيْنَ : Zarf-ı mekan ve muzafdır. Fetha ile mansubtur. Daha önce geçen  بَيْنَ kelimesine atfedilmiştir.

كُمْ : Muttasıl mecrur zamiridir. Sükün üzere mebidir. Muzafun ileyh’tir.

اَلَّا : Nasb edatı olan  ﺃﻥ ve nefy edatı olan harflerinden mürekkebdir.

نَعْبُدَ :Muzari fiilidir. ﺃﻥ   ile mansubdur. Faili, müstetir zamir ﻧﺤﻦ   dür.

اِلَّا   : İstisna ve hasr edatıdır. Sükun üzere mebnidir.

 اللّهَ : Lafza-i Celal, نَعْبُدَ fiiline mef’ulün bihidir. Fetha ile mansubtur.

وَ : Atıf harfidir. Fetha üzere mebnidir.

لَا : Nefiy edatıdır. Sükun üzere mebnidir.

نُشْرِكَ : Muzari fiilidir.  ﺃﻥ ile mansubdur. Faili, müstesir zamir  ﻧﺤﻦَ   dür . نَعْبُد   fiiline atfedilmiştir.

 بِه : Car ve mecrurdur. نُشْرِكَ fiiline mütealliktir.

 شَيًْا : Mef’ulun bihi’dir. Fetha ile mansubtur.

وَ : Atıf harfidir. Fetha üzere mebnidir.

لَا : Nefiy edatıdır. Sükun üzere mebnidir.

يَتَّخِذ 14; :Muzari fiilidir. ﺃﻥ ile mensubtur. نَعْبُدَ fiiline atfedilmiştir.

بَعْضُ : İsmi, يَتَّخِذ 14; fiilinin failidir. Muzaf’dır. Damme ile merfu’dur.

نَا : Muttasıl mecrur zamiridir. Sükun üzere mebnidir. Mahallen mecrur muzafun ileyhtir.

بَعْضًا : İsmi, يَتَّخِذ 14; fiilinin mef’ulün bihi’sidir. Fetha ile mansubdur.

اَرْبَاب 11;ا : İsmi, يَتَّخِذ 14;   fiilinin ikinci mef’ulün bihi’sidir.

مِنْ   : Harf-i cerdir. Sükun üzere mebnidir.

دُونِ : İsm-i mecrur ve muzaftır. Cer alameti zahir kesredir. Car ve mecrur  ﻛﺎﺇﻨﺎ gibi bir isme müteallik olup, mahallen mansub اَرْبَاب 11;ا kelimesine sıfattır.

اللّهِ : İsm-i mecrur muzafun ileyhtir. Car alameti zahir kesredir.

فَ : İsti’naf  harfidir. Fetha üzere mebnidir.

اِنْ : Şart ve cezm  edatıdır. Sükun üzere mebnidir.

تَوَلَّو 18;ا :  Fiil-i mazidir. Fetha üzere mebnidir. Faili, cemaat vav’ıdır. Fiil-i şarttır.

فَ : Rabıta harfidir. Fetha üzere mebnidir.

فَُولُوا : Emir fiilidir. Nun’un harfi üzere mebnidir. Faili, cemaat vav’ıdır. Fiil cümlesi, şart fiilinin ceza ve cevabıdır.

اشْهَدُو 75; : Emir fiilidir. Nun’un harfi üzere mebnidir. Faili, cemaat vav’ıdır. Mahallen mensub olupفَُولُو fiiline makuldür.

بِ : Harf-i cerdir. Kesre ile mebnidir.

اَنَّ : Fiile benzer harfdir. Fetha ile mansubtur.

نَا : : Muttasıl mecrur zamiridir. اَنَّ nin ismidir.

مُسْلِمُ 08;نَ : Kelimesi اَنّ nin haberidir. Vav ile merfu’dur. Çünkü, cem’-ı müzekker salimdir.

اَنَّا مُسْلِمُ 08;نَ : Cümlesi, بِ ile mahallen mecrurdur. Car ve mecrur, اشْهَدُو 75; fiiline mütealliktir.

Kelimelerin lügavî ve ıstılâhî ma’nâları:

قُلْ : Emir fiili olup “Söyle!” ma’nâsındadır. Bu emr-i İlâhînin ilk muhâtabı, Hazret-i Muhammed (asm)’dır. Bununla berâber, kıyâmete kadar gelmiş ve gelecek bütün mü’minler, bu emr-i İlâhînin muhâtabıdır.

 يَا : Nidâ edatı olup “Ey!” ma’nâsındadır.

اَهْلَ الْكِتَا 76;ِ : “Kitâb ehli,  kitâbı olanlar” demektir. Bu kelimenin ıstılâhî ma’nâsı ise, kendilerine kitâb verilen “Yahûdî ve Hıristiyanlar” demektir. Müslüman bilinen ama Kur’anın kendisine değil asırlar önceki şartlar ve ihtiyaçlar için yazılan tefsirlerini veya Kur’anın bazı ayetlerinin izahı olan eserleri yegane kaynak gören ve İslamın diğer hükümlerini ve yükümlülüklerini boş veren kesimler de bir nevi kitap ehli kavramı ve kapsamı içinde değerlendirilebilir.

  تَعَالَو 18;ا : Emir fiili olup, “Geliniz, yöneliniz, teâlî ediniz, yükseğe çıkınız! Aşağı ve bayağı durumdan, şerefli ve değerli konuma çıkınız.” gibi ma’nâlara gelmektedir.

اِلى كَلِمَةٍ : “Bir kelimeye (Allah’ın varlığını, ahiret hayatını, Kitap ve Peygamber hakikatını kabul etmek gibi: kavramında ayrı olsak ta, lafzında müşterek olduğumuz söze)” gelin.  O kelime ise, bu ayet-i kerimede zikredilen اَلَّا نَعْبُدَ اِلَّا اللّهَ وَلَا نُشْرِكَ بِه شَيًْا وَلَا يَتَّخِذ 14; بَعْضُنَ 75; بَعْضًا اَرْبَاب 11;ا مِنْ دُونِ اللّهِ “Allah’tan başkasına ibâdet etmeyelim, O’na hiçbir şeyi şerîk koşmayalım ve Allah’ı bırakıp ba’zımız ba’zımızı Rabler edinmesin” sözüdür. Bu sözün hulâsası ise tevhîd dîni olan İslâmiyyettir. İslâmiyyetin alâmeti de, لَا اِلَهَ اِلَّا اللهُ مُحَمَّد 12; رَسُولُ اللهِ kelime-i kudsiyyesidir.



Demek ki: Rasûl-i Ekrem (asm), ehl-i kitabı, bütün peygamberlerin dinî olan İslâmiyyeti ve İslâmın alâmeti olan لَا اِلَهَ اِلَّا اللهُ مُحَمَّد 12; رَسُولُ اللهِ kelime-i kudsiyyesini ikrâr etmeye da’vet etmiştir.

Hazin Tefsirinde zikredildiğine göre; Araplar, başı, sonu ve şerhi (açıklaması) bulunan her söze ve kıssaya “kelime” ismini verirler.

   سَوَاءٍ : “Müsâvî, denk, benzer, müşterek, adâletli, bütün şerîatlerin kabûl ettiği” gibi ma’nâları ihtivâ eder.

Alûsî Tefsirinde zikredildiğine göre, ayet-i celîlede geçen  سَوَاءٍ kelimesi, İbn-i Abbâs, Rabi’ ve Katâde Hazerâtının buyurduğuna göre, “adl” (dengeli) ma’nâsındadır  ki, “Allah’tan başkasına ibâdet etmeyelim, O’na hiçbir şeyi şerîk koşmayalım ve Allah’ı bırakıp ba’zımız ba’zımızı rabler ittihâz etmesin” ma’nâsından ibâret olan “tevhîd kelimesinin” son derece doğru,  dengeli ve değerli olduğunu ifâde etmek için bu kelime kullanılmıştır.

Ba’zı müfessirlere göre ise   سَوَاءٍ kelimesi, “müsteviye” ma’nâsında masdardır. Buna göre سَوَاءٍ kelimesinin ma’nâsı: “Kur’ân’ın ve muharref olmayan Tevrat ve İncil’in  kendisinde ihtilâf etmediği ve hiçbir şerîate göre değişmeyen, bütün Peygamberlerde eşit olan bir kelime” demektir.

  بَيْنَنَ 75; : “Bizim aramızda.”

  وَبَيْنَ 03;ُمْ : “Ve sizin aranızda.”  Bu ikinci بَيْنَ kelimesinin zikri, evvelki kelimeyi te’kíd içindir. Yani, “Bizimle sizin aranızda ortak kullanılan veyâ bizimle sizin aranızda müsâvî olan bir kelimeye gelin!” demektir.  Yani, eğer sizler ehl-i kitâb iseniz, bütün Peygamberlerin ve semavî kitâbların ittifak ettikleri bir nokta olan şu sözde birleşelim: “Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim, O’na hiçbir şeyi şerik koşmayalım ve Allah’ı bırakıp ba’zımız ba’zımızı Rabler edinmesin.” Çünkü siz “teslis”te, biz ise “tevhit”deyiz.  Kavramlarımız, inancımız, amacımız çok farklı da olsa; Allah, Ahiret, Risalet, Vahiy, Melek, Cennet, Cehennem gibi kelime ortaklığımız, irtibat ve ittifak imkânlarımız var.

Aramızda müsavi olan kelime” demek, “Allah, Ahiret, Nübüvvet, Kitap” gibi ortak sözler demektir ki; o kelimeyi kabul edince hepimiz hukúkta ve diğer hususlarda müsâvî oluruz, yekdiğerimizden farkımız kalmaz. Zîrâ, o kelimenin bütün mükelleflerine nisbeti müsâvîdir ve hiçbir kimseye diğerinden ziyâde bir ayrıcalık bahşetmez. Binaenaleyh, o kelimeye intisâb edenlerin cümlesi kardeştir. Birinin Hakkında cari olan hüküm, diğerinin Hakkında da aynen geçerlidir.

   اَلَّا نَعْبُدَ : “İbâdet etmeyelim.” 

İbadet”in lügat karşılığı, “Boyun eğmek, itaat etmek ve hazırlamak” gibi ma’nâlara gelmektedir. Istılâhî ma’nâsı ise, “Allah’ın emrettiği şekilde O’na tevhîdde bulunmak; hayatın her safhasında O’nun emirlerine boyun eğip itaat etmek; her konuda âdil ve İlâhî kânunlarına uygun sistem ve yönetimler geliştirmek ve bu yolda mücadele vermek” demektir.

 اِلَّا : “Ancak ve yalnız.”

 اللّهَ : “Allah’a ibâdet edelim.” O’nun gayrısından bir şey ummak veya başkalarının yardımına sığınmak, Allah’tan başkasının rızasını aramak gibi imana aykırı düşünce ve davranışları terk edelim.

 وَلَا نُشْرِكَ : “Şerîk ve ortak koşmayalım.”

 بِه : “O’na (Allah’a).”

 شَيًْا : “Hiçbir şeyi.” Yani, Allah’ın Zatında, yaratmasında, icraatında ve şeriatında, hiçbir şeriki olmadığını tasdik ve ikrar edelim. Bunu kabulden kaçmayalım.

وَلَا يَتَّخِذ 14; : “Edinmeyelim, tutmayalım.”

  بَعْضُنَ 75; : “Ba’zımız, bir kısmımız.”

 بَعْضًا : “Ba’zımızı, bir kısmımızı.”

    اَرْبَاب 11;ا : “Rab” kelimesinin çokluk hâli olup, “Rab’ler” demektir.

Rab” kelimesinin lügat ma’nâsı; “seyyid, mürebbi, kendisine itaat edilen efendi” demektir. Istılâhî ma’nâsı ise; “Her şeyi yavaş yavaş kemale erdiren ve kemale erdirip olgunlaştırdığı mahlûkatını idare ve tasarrufunda teşrî’(Kanun koyma) Hakkına sâhib olan” demektir.

Bu sebeble, Allah’a mahsus olan: Kulları hakkında adil ve kamil kuralları koyma Hakkını kullananlar ve Allah’ın helal-haram çizgilerini, dost-düşman ölçülerini tanımayanlar, Allah’ın ulûhiyyet ve rubûbiyyet sıfatlarına şerîk koşmakla bir nev’i kendilerini Rabler yerine koyuyorlar.

مِنْ دُونِ اللّهِ : “Allah’dan başka.”

 فَاِنْ : “Eğer, şâyet.”

تَوَلَّو 18;ا : “Dönerlerse, yüz çevirirlerse.” Yani: “Ey Rasûlüm! Ehl-i kitâb, bütün Enbiyanın ve semavî kitâbların ittifak ettiği, ‘Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim, O’na hiçbir şeyi şerik koşmayalım ve Allah’ı bırakıp ba’zımız ba’zımızı Rabler edinmesin’ sözüne da’vetinden ve bu sözün hulâsası olan İslâm dinîni kabul ve İslâm dinînin alâmeti olanلَا اِلَهَ اِلَّا اللهُ مُحَمَّد 12; رَسُولُ اللهِ  kelime-i kudsiyyesini ikrar etmekten i’râz ve itiraz edip yüz çevirirlerse.

تَوَلَّو 18;ا :  “Arkaya dönüp geri gitmek, yönünü ters çevirmek”, kısaca “geriye dönüş” demektir. Evet,  Kur’ân’ı terk eden ileriye değil,  geriye gider. Tevhîdden uzaklaşmak geriye dönüştür. Dünyanın durumu buna şâhiddir ki; insanlık, İslâmiyyeti terk ettiği  zaman sürekli geriye dönmüş, vahşete düşmüş, câhiliyye devrini yaşamaktadır.

  فَقُولُو 75; : “O hâlde siz onlara (ehl-i kitâb olan Yahûdî ve Hıristiyanlara) deyiniz!”  Hitâb, başta Peygamberimiz (asm) olmak üzere bütün Müslümanlaradır.

  اشْهَدُو 75; : “Ey ehl-i kitâb! Siz şâhid olunuz!”

 بِاَنَّʏ ; ; 33; 5; : “Muhakkak ki bizler.”

  مُسْلِمُ 08;نَ : “Müslümanlarız.” Yani, bizler, bütün Embiyanın ve semavî kitâbların ittifak noktası olan “Allah’tan başkasına ibadet etmeyelim, O’na hiçbir şeyi şerîk koşmayalım ve Allah’ı bırakıp ba’zımız ba’zımızı Rabler edinmesin” sözüne bağlıyız. Sizler ise ey ehl-i kitâb olan Yahudi ve Hıristiyanlar! Bu sözden uzaklaştınız. Ahbâr ve ruhbanların yozlaştırdığı Yahûdîlik ve Hıristiyanlık yolunu terk edip de İslâmiyyeti kabûle yanaşmadınız. İslâmın temel esası ve bütün peygamberlerin ortak da’vâsı olanلَا اِلَهَ اِلَّا اللهُ مُحَمَّد 12; رَسُولُ اللهِ kelime-i tevhidini ikrardan kaçındınız. Bu sebeble ehl-i küfür ve ehl-i şirk sınıfına katıldınız.

 

 

http://www.millicozum.com/modules.php?op=modload&name=Ne ws&file=article&sid=578

Yukarı dön Göster zulkarneyn70's Profil Diğer Mesajlarını Ara: zulkarneyn70
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Zulkarneyn70

 

Foruma Hoş geldin arkadaşım. Tenkitlerim özde sana değil alıntınadır.

 

Şimdi üzerinde ittifak etmemiz gereken bir hassas bir nokta var. Nedir bu hassas nokta? Ve ayrıca neden hassastır?

 

Ayetlere bakıyorsunuz, kimi ayette (Ali İmran 113-115) Ehli Kitap içinde Hakka teslim olan bir zümrenin varlığından bahsediliyor. Bu zümrenin Müslümanların Kutsal Kitabı Kur’ana iman ettiği falan vurgulanmıyor ama bununla birlikte onlar ilahi bir övgüye de mahzar oluyorlar.

 

Kimi ayetlere de bakıyorsunuz, Ehli Kitabı yerden yere vuruyor Allah.

 

Bazı ayetlerde (Ali İmran 64) Son Peygamberimiz Ehli Kitaba “haydi gelin sizlerde Kur’ana iman edin” demeksizin üçlü bir kurtuluş formülü öneriyor. Fakat diğer bazı ayetlerde Hakk katında yegane dinin İslam olduğu ve gayrısının felah bulmayacağı belirtiliyor.

 

Birtakım ayetlerde (Bakara 62, Maide 69) Rabbimiz Yahudi, Hristiyan ve Sabiiler için, onların kurtuluşları adına, kendilerine Kur’ana ve son Peygamberine imanı önermiyor. Bilakis kurtuluşun asgari koşulu olarak kendisine şirksiz imanı, ahirete inanmayı ve yararlı insan olmayı yeterli görüyor. Fakat diğer birtakım ayetlerde ise Kur’ana ve Son Resulüne iman etmeyenleri dalalette ilan ediliyor.

 

Bir açmaz var gibi…

 

Aslında açmaz falan yok. Ayetlere bir bütün olarak bakıldığında her şey yerli yerine oturuyor. İki tip Ehl-i Kitap var. Birincisi Hz. İsa’ya ve Hz. Üzeyr’e Allah’ın oğlu diyen, Hahamlarını ve Rahiplerini Allah yanında “kılavuzlayıcı” kabul eden, Rabbe şirk koşmaksızın iman edemeyen Ehl-i Kitap. İkincisi ise Ali İmran 113-155’te anılan ve Rabbimizin “hepsi bir değildir” diyerek ayrı tuttuğu ehli kitap. Allah’a Bir olarak inanan, Peygamberlerini O’nun oğulları görmenin saçmalığını kabullenen, Ahirete inanan ve kamu yararına iş üreten Ehl-i Kitap. (Nasıl ki bizim aramızda bile din ve peygamber adına uydurulan saçmalıklara kanmayanlar mevcut tabiki onların arasında da zırvalara itibar etmeyenler mevcut. Örneğin Pprotestan Hristiyanlar. Herkes büsbütün kafayı üşütmüş değil ya)

 

İlgili ayetlerde Rabbimiz Ehl-i Kitab hakkında genel ifadeler kullanmakta fakat istisnaları da gözardı etmemektedir. Genele edilen edilen laflar ne kadar önemliyse özele edilenler de o kadar önemlidir. Bu prensibe bir örnek olarak Asr Suresine bakabiliriz. Orada önce tüm insanlar Hüsranda ilan ediliyor. Fakat sonraki ayetlerde kurtuluşta olanlardan bahsediliyor ve onların sıfatları açıklanıyor. Demek ki bu bir Kur’ani Üslup, önce genel ifadeler sonra özel ifadeler…

 

İşte bu istisna ehl-i Kitapla -ki bunlar Cennetle mükafatlandırılacaktır- aramızda ortak bir payda var. İşte bu ortak payda “Hanif” Müslümanlığın da en temel tanımıdır.

 

Neden bu “ortak söz” aynı zamanda Müslümanlığın da en temel tanımıdır. Çünkü Ali İmran 64’ün sonundaki "Şahid olun, biz gerçekten Müslümanlarız." sözünün söylenmesini icabettiren ve Müslümanlığın aslında temelde ne olduğunu gösteren formül şu: Allah’tan başkasına kulluk etmemek, O’na ortak koşmamak ve insanları kutsamak suretiyle Allah yanında ilave Rabler edinmemek.

 

Neden bu ortak üçlü ilke aynı zamanda Hanifliğin yani Birleyici Müslümanlığın da en yalın tanımıdır? Çünkü Zuhruf 26-28’de Hanifliğin Sembol ismi Hz.İbrahim’in çağları aşan mesajı da aynı içerikte. Bu ayetlerde İbrahim Atamız Birleyiciliğin İlkelerini şöyle ilan etmekte:  İnsanların -Allah’ın dışındaki- taptıklarından uzak olmak, yalnız yaratana kulluk etmek ve beşerin de değil sadece Allah’ın kılavuzlayıcılığına inanmak.

 

İşte bu prensiplere uyan kişiler ister Musevi, ister İsevi, isterse Muhammedi olsun ahirette paçayı kurtaracaklardır.

 

Bu temel prensiplere uymayan (hocasını, şeyhini, efendisini, gavsını Rabb edinen, onların kılavuzlayıcılığına sığınan, Allah yanında birilerinin de dinde hüküm koyucu olduğunu varsayan, birtakım kitapları da kutsayıp onları Kur’ana ortak sayan ŞİRKet dini müslümanları) her ne kadar  Müslümanlıktan dem vursalar da ziyandadırlar.

 

Demek ki Kur’anda iki tip Müslümanlık tanımı var. Birincisi Ehl-i Kitap tipi Müslümanlık diğeri ise Kur’an Müslümanlığı. Şüphesiz ki makbul olan Kur’an Müslümanlığıdır ama asgari ilkelere uyanın hak ettiği bir sıfat olan Ehl-i Kitap Müslümanlığı da Cennet için yeter şart olmaktadır.

 

Sözün özü; ayetler açık. Ehl-i Kitabın hepsi bir değil. Aramızda Sembol isim Hz. İbrahim’den kalan ortak payda var. Bu ortak payda etrafında birleşmemizi emreden de Allah. Ehl-i Kitap içinde bizim Hanif İnancımızla ortak yönleri olan insanlar var. Bunun yanında Müslüman etiketli olup da Müşrik olan Ehl-i Kitap’la ortak yönü olan insanlar var.

 

Allah’a şirk koşmaksızın iman edemeyen, O’na ortak koşmaksızın dindar olamayan, Beşerden birilerini de kılavuzlayıcı edinmeden ve onların yorumlarını dondurup din edinmeden hayat süremeyen Yahudi ve Hristiyanlar da yandı, kendilerini Müslüman olarak lanse edenler de…

 

Birleyici olanlar kurtuldu, bir de üstüne Kur’an Müslümanı olanlar iki kere kurtuldu.

 

Birleyicilik yani Allah’a teslimiyet yani İslam, kökeni aynı olan üç dinin çocukları olan bizlerin ortak paydasıdır. Hazretlere tapınma, onların gerek ölüsünden gerekse dirisinden medet umma ve bir türlü Dini yalnız Rabbe özgüleyememe hali ise Müşrik Ehl-i Kitapla onlara benzeyen bir kısım Müslümanın ortak paydasıdır.

 

 

Not: 1- ) Konunun Fethullahçılıkla alakası yok.  2-) Fethullaha karşı laf üretme adına ayetleri harcamak Müslümana yakışmaz. 3-) Milli Çözüm sitesinin başyazarı Ahmet Akgül’ü çok yakından tanırım. Kitaplarını okudum, seminerlerine katıldım. Onun okumuş olduğum bir kitabının ismi de “Tarikat Terbiyesi”. Bu kitapta Hazretlere köleliğe övgüler yağdıran Akgül’ün kendi zavallılığını gözardı ederek Hahamlarını ve Rahiplerini kutsayan Ehl-i Kitaba çamur atması pek manidar. Ayrıca aynı kişinin Mehdi ilan ettiği Erbakan Tarafından “bu kadar da tozutmak çok ama” denilerek aforoz edildiğini de akılda tutmakta yarar var. Hastalıklı bir zihne sahip insanlardan sağlık yorumlar türemez. 4-) Lütfen yanıt yazacak arkadaşlar “sen masonsun” gibi komik sataşmalar yerine düzeyli eleştiriler yöneltsinler ve kendi üretimleri olan çözümler önersinler.

 

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
sailamasr
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 23 nisan 2005
Gönderilenler: 543
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı sailamasr

sevgili alperen

güzel yazmışsın

ALLAH ne zaman şirk adetlerinden bahsedecek olsa ehli kitaba veryansın ediyor ve onlara yaklaşmayın diyor,dost edinmeyin diyor.

ehli kitap derken kendimizi de bu tanımlamanın içinde bulduğumuz kesin. ruhban edinme gayretlerine karşılık ta geliyor bu ayetler maalesef. bile bile lades.

bunun adı diyalog olamaz. ALLAH katında din İSLAMdır gerisi batıldır.

batıl ile diyalog ancak kayıp getirir (tebliği elbette bunun dışında tutuyorum)

yaklaşımın için tekrar tebrik ediyorum

selam selam

 

Yukarı dön Göster sailamasr's Profil Diğer Mesajlarını Ara: sailamasr
 
zulkarneyn70
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 29 mayis 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 20
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı zulkarneyn70

Nedense bir taz, anti tez ve sentez sıralamasında giderken eğer tezimizin doğruluğu hali ile anti tez ve sentezidende akıbetini beraberinde getirmekte ve kısır dögüye bile gidebilen bu üçlemede insanlar dönüp durmaktadır.....
 
Öncelikle aynı sitede ehli kitap ile ilgili de üzeri ksımen örtülü de olsa açıklamalar bulunmaktadır....
 
Ehli kitap deyince akla  hemen hristiyan yada yahudiler gelmemeli....  salisamar arkadaş bir nebze değinmiş.... Yalın anlamı ile Ehli Kitapdan hrsitiyan ve yahudiler anlaşılmaka beraber İslamın özü olan İçtihat ruhundan uzak bir anlayış ile içinde bulundukları cemaat yada grubun ortaya çıkarmış oldukları yazılı metinlerle iöan eden ve bunları yer yer Kuranın ve Sünnetin üzerine çıkaran toplulukda kast edilmektedir...
 
Yukarıda da ALperen arakdaş yazının özünden ziyade bu hususa saplanmış ve ortak kelimelerinde anlaşılması hususundan uzaklaşmış...
 
 
Burada öz itibari ile önemli olan konu kısaca Allah katında en son dinin İSlam olduğu ve Peygamberimizin Son peygamber olduğu ve bizim peygamberimiz olduğu ( ki bu diğer peygamberlerlerden hç bir şey ne alır ne götürür kaldıki onlara  inanmakta imanımın şartıdır.) Ve dolayısıyla İslam şeri,atı da SON şeriattır... Yani önceki tüm din, kural kısacası şeriat son din İslamın gelmesi ile kaldırılmış ve hükümsüz bırakılmıştır.. Hert kim ki bu saaatten sonra islam harici bir din kabul ede,  sonu hüsrandır...
 
Ortak kelimeler ise Katıyen şeriata, sorumlu olduğumuz hukuksal kural ve farzlardan ziyade ahlaki, vicdani ve dinlerin süreci ile alakalı olan ortak kelimeler ve her dinde ortak olan ( ki bu insan olmanında asgari seviyesidir) kelimelerdir...
 
 
Yani Allah katında son din İslamdır ve Son Şeriat Hz.Peygamberin tatbikatı ile soraya sunulan İslam şeriatıdır... Son Ümmet de Hz. Peygamberimiz Muhammad Mustafa (SAV) ümmetidir... 
 
İslamın ilk basamağı olan kelimeyi tevhid ise 2 parçadaır "lailahe illallah" ve  " muhammedür resullallah"   yani sadece ilki ile iman olmamaktda ve zira zaten Hz. Peygamberimizden de asırlar evvel bu bilinmekde idi, "muhammed resulallah" ile yüce Allah'c.c.)ımın insanlık için seçip karar kıldığı din olan İSLAM sonlanmış ve halka tamamlanmıştır...
 
 
Yukarı dön Göster zulkarneyn70's Profil Diğer Mesajlarını Ara: zulkarneyn70
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats