HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: Kuran+Hiristiyanlik+Zerdustluk+Yahudilik Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
TekKuran
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 23 nisan 2006
Gönderilenler: 23
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı TekKuran

selam

bu forum  uyelerine bir soru. Namazdan ttun, recm cezasina kadar bu dinlerden Ebu Hureyreninde yardimiyla aldigimiz alintilar ile olusturdugumuz bugun adina islam dedigimiz din

Kuran+Hiristiyanlik+Zerdustluk+Yahudilik= Geleneksel islam  degilmidir.

Din Bu degil, su olmalidir degil mi ?

Kuran=islam

Din Kurana gore yasanir, hesap gunu Kurandan olacakdir. Ne dersiniz ?

Yukarı dön Göster TekKuran's Profil Diğer Mesajlarını Ara: TekKuran
 
Hamide
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 07 mart 2006
Gönderilenler: 74
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hamide

TekKuran Yazdı:

selam

bu forum  uyelerine bir soru. Namazdan ttun, recm cezasina kadar bu dinlerden Ebu Hureyreninde yardimiyla aldigimiz alintilar ile olusturdugumuz bugun adina islam dedigimiz din

Kuran+Hiristiyanlik+Zerdustluk+Yahudilik= Geleneksel islam  degilmidir.

Din Bu degil, su olmalidir degil mi ?

Kuran=islam

Din Kurana gore yasanir, hesap gunu Kurandan olacakdir. Ne dersiniz ?

Guzel bir noktaya parmak basmisiniz. Hrisiiyanlarin ve yahudilerin durumundan hic bir farkimiz kalmamis. Kuranda onlara yapilan butun elestiriler bugun geleneksel muslumanlar icin gecerli degil mi ? Isterseniz Kuranda Yahudi ve hiristiynalari anlatan butun ayetleri cikarip yanayana koyalim, ordaki Yahudi ve hiristiyan kelimlerin yerine GELENEKSEL MUSLUMAN kelimesi koyun bakiniz ne ilginc sonuclar cikacakdir.

Bu yazi guzel ozetlemis

BİLDİRİ:İSLAM’DA REFORM  



__________________
Müslüman olmak güzeldir AMMA Hanif Müslüman olmak bir başkadır başka ......
Yukarı dön Göster Hamide's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hamide
 
ASLAN AVCISI
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 15 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 18
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ASLAN AVCISI

 

BU SİTEDEKİLER GERÇEK HANİF DEĞİLLER.BUNLAR KUR'AN MEALCİLERİ

ŞİİLİK+VEHHABİLİK+BAHAİLİK=KUR'AN MEALCİLERİ(SAHTE HANİFLER)

3 VAKİT NAMAZI ŞİİLİKTEN ALMIŞLAR. KARŞI FİKİR BEYAN EDENLERİ

ŞİRKLE SUÇLAYIP MÜŞRİK DEMEYİ VEHHABİLİKTEN ALMIŞLAR. HAC,ORUÇ VS.İBADETLERİ FARKLI YORUMLAMAYI BAHAİLİKTEN ALMIŞLAR.

 



__________________
hamza
Yukarı dön Göster ASLAN AVCISI's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ASLAN AVCISI Ziyaret ASLAN AVCISI's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

ASLAN AVCISI Yazdı:

BU SİTEDEKİLER GERÇEK HANİF DEĞİLLER.BUNLAR KUR'AN MEALCİLERİ

ŞİİLİK+VEHHABİLİK+BAHAİLİK=KUR'AN MEALCİLERİ(SAHTE HANİFLER)

3 VAKİT NAMAZI ŞİİLİKTEN ALMIŞLAR. KARŞI FİKİR BEYAN EDENLERİ
ŞİRKLE SUÇLAYIP MÜŞRİK DEMEYİ VEHHABİLİKTEN ALMIŞLAR. HAC,ORUÇ VS.İBADETLERİ FARKLI YORUMLAMAYI BAHAİLİKTEN ALMIŞLAR.

Yine ucuzluk, yine basitlik.

Ne de çabuk karar verdin. Forum ortamında her türden insan var. Hepsini toplayıp bir kefeye koyup "işte bunlar" demek gayet çocukça.

Şu lafını ettiğin vahhabilikten biraz bahsetsene. Buradan pasajlar alıp vahhabi ilerigelenlerin fetvalarıyla karşılaştırıp iddianı ispatlasana.

Hacc, Oruç gibi ibadetleri yorumlamada Bahailikten yararlandığımızı yine onların kaynaklarıyla bizim görüşlerimizi karşılaştırarak ispatlasana.

Sahte Haniflik buysa Gerçek Hanifliği Kur'anı referans alarak anlatsana.

Ayrıca lütfen şu yazıyı oku: Mealci Değiliz

Bu üçüne de bir gözat:KURAN’DAKİ HAC  Kuran’da Oruç  Oruçlarımızı Erken mi Açıyoruz?






__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
ASLAN AVCISI
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 15 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 18
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ASLAN AVCISI

TEKKURAN RUMUZLU ŞAHIS DEĞERLİ SAHABELERDEN EBU HÜREYRE’Yİ KÜÇÜMSÜYOR.

NEDEN ACABA? ÇOK HADİS RİVAYET ETTİĞİ İÇİNMİ? BU HADİSLERDEN RAHATSIZ OLUYOR.

KENDİSİ BİR KERE OLSUN EBU HÜREYRE’NİN HAYATINI OKUDUMU? OKUMADIYSA BEN ONA

GÖNDERİYORUM.

 

En çok hadîs-i şerîf rivâyet eden sahâbî:
EBÛ HÜREYRE

 

 

Ebû Hüreyre Hicretin 7. senesinde Müslüman oldu. Gençliğinde fakîrlik ve sıkıntı içinde yaşamıştır. Müslüman olduğunda 30 yaşını geçmişti. Yemen’deki Devs kabîlesinin ileri gelenlerinden ve meşhûr şâir olan Tufeyl bin Amr vâsıtasıyla Müslüman oldu.  

Tufeyl bin Amr, Peygamber efendimizin duâsı ve emri üzerine kabîlesini İslâma da’vet edince, ilk kabûl eden Ebû Hüreyre oldu. Bundan sonra Tufeyl bin Amr, îmân edenlerle birlikte Yemen’den ayrıldı. Yetmiş kişiden fazla Müslüman, bir kâfile hâlinde Medîne’ye geldiler.

Ey yolculuk gecesi!

Ebû Hüreyre bir an önce Peygamberimizi görmek, O’na kavuşmak aşkıyla yanıyordu. Yolculuğun uzun sürmesinden sıkılıyor, sabırsızlanıyor;

- Ey yolculuk gecesi! Bıktım yolun uzunluğundan ve sıkıntısından. Fakat bu yolculuktur kurtaran beni, küfür inkâr yurdundan, ma’nâsında şiirler söylüyordu.

Kâfile, Medîne’ye geldiği sırada, Peygamber efendimiz Hayber’in fethine gitmişti. Ebû Hüreyre bu gelişini şöyle anlatmıştır:

“Resûlullah efendimiz Hayber’de bulunduğu sırada, Medîne’ye muhâcir olarak geldim. Sabah namazını Resûlullahın vekil bıraktığı Siba’ bin Urfuta’nın arkasında kıldım. Birinci rek’atta Meryem sûresini, ikinci rek’atta Mutaffifîn sûresini okudu. Namazdan sonra Siba’ bin Urfuta’nın yanına vardık. Bize bir miktar yiyecek ikrâm etti.”

Bundan sonra Medîne’ye gelen bu kâfile, doğruca Hayber’e hareket etti. Oraya vardıklarında Peygamberimiz Natat kalesini fethetmiş, Kâtibe kalesini de kuşatmıştı. Resûl-i ekremin yanına vardıklarında Ebû Hüreyre’ye bakıp:

- Sen kimlerdensin? buyurdu.

- Devs kabîlesindenim!

- Devs içinde kimi gördümse, onda hayır gördüm.

Bundan sonra Ebû Hüreyre, Resûlullah efendimize bî’at etti. Eliyle müsâfeha ederek, bağlılığını bildirdi.

Ebû Hüreyre, yolda gelirken kölesini kaybetmişti. Resûlullahın huzûrunda otururken kölesi çıkageldi. Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- İşte kölen geldi!

Bunun üzerine Ebû Hüreyre dedi ki:

- Şâhid olun ki, o, hürdür. Ben onu Allah rızâsı için azâd ettim.

Fakîr bir kimseydim

Hayber’in fethinden sonra Peygamber efendimiz, Ebû Hüreyre’ye Hayber’de alınan ganîmetlerden hisse verdi. Sonra Medîne’ye döndüler. Bundan sonra Ebû Hüreyre Yemen’e dönmeyip Medîne’de kaldı. Gece gündüz Resûlullah efendimizin yanından hiç ayrılmadı. Peygamberimizin vefâtına kadar dört sene böyle devam etti. Yemen’den gelen annesi de yanında kalmakta idi. Ebû Hüreyre şöyle demiştir:

- Benim çok hadîs rivâyet etmemin sebebi şudur: Ben fakîr bir kimseydim. Belli bir işim yoktu. Her zaman Resûlullah efendimize hizmet ediyordum. Muhâcirler çarşıda, pazarda alış-verişle; ensâr da kendi malları, mülkleriyle uğraşırken, ben Resûlullah efendimizin yanında bulundum. Dolayısıyla diğerlerinden daha çok şey duydum.

Kedicik babası

Ebû Hüreyre bir gün kaftanının içinde küçük bir kedi taşıyordu. Resûlullah efendimiz onu gördü. Buyurdu ki:

- Nedir bu?

- Kedicik.

Bunun üzerine Resûlullah efendimiz ona;

- Yâ Ebâ Hüreyre, [ya’nî, Ey kedicik babası] buyurdu.

Ebû Hüreyre bundan sonra bu isimle meşhûr olup, esas ismi unutuldu. 

Örtünü uzat!

Peygamberimizin yanında devamlı bulunduğu için, pek çok hadîs-i şerîf işitmiş ve rivâyet etmiştir.

Bir gün Peygamberimize demişti ki:

- Yâ Resûlallah! Senden işittiklerimi hafızamda fazla tutamıyorum.

Bunun üzerine Peygamberimiz, “Örtünü uzat!” buyurdu. O da ridâsını uzattı. Resûlullah efendimiz, ona duâ etti. İki mübârek eliyle üç defa bir şeyler saçar gibi yaptı ve, “Örtünü göğsüne sür!” buyurdu.

O da sürdü. Böylece Allahü teâlâ ona öyle bir hafıza ihsân etti ki, işittiği hiçbir şeyi unutmadı. Ömrü de uzun oldu. Çok hadîs-i şerîf rivâyet etti.

Ebû Hüreyre, bilmediği ve öğrenmek istediği her şeyi, bizzat Peygamberimizden sorup öğrenmiştir.

Ebû Hüreyre, dört sene gibi bir zaman içerisinde, gece-gündüz Resûlullahın huzûrundan ayrılmamış, bütün işini, gücünü bırakmış, hep Peygamberimizin buyurduklarını dinleyip, ezberlemiştir. Hattâ günlerce aç kaldığı hâlde, dîni öğrenme gayretiyle buna katlanmıştır. Bu husûsta kendisi şöyle anlatmıştır:

“Bir gün açlığa dayanamıyarak evimden çıkıp mescide gittim. Günlerce bir şey yememiştim. Oraya varınca, bir grup Eshâbın da orada olduğunu gördüm. Yanlarına varınca dediler ki:

- Bu saatte niçin geldin Yâ Ebâ Hüreyre?

- Açlık beni buraya getirdi.

- Biz de açlığa dayanamıyarak buraya geldik.

Bunun üzerine hep birlikte Resûlullahın huzûruna gittik. Huzûruna varınca, buyurdu ki:

- Bu saatte buraya gelmenizin sebebi nedir?

- Açlık yâ Resûlallah!

Niçin onu da yemedin?

Peygamber efendimiz bir tabak hurma getirdi. Hepimize ikişer tane hurma verdi. Ben birini yedim, birini sakladım. Resûlullah bana buyurdu ki:

- Niçin onu da yemedin?

- Birini anneme ayırdım.

- Onu da ye, sana annen için iki tane daha vereceğiz.

Sonra annem için iki tane daha verdiler.”

Hz. Ebû Hüreyre şöyle anlatır: “Bir gün Resûlullah efendimize bir kâse süt hediye getirildi. Ben o gün çok açtım. Resûlullah efendimiz bana buyurdu ki:

- Git Eshâb-ı Soffayı çağır!

Sen de iç!

Çağırmaya gittim. Giderken, “Bu sütün hepsi bana ancak yeter” diye hatırımdan geçti. Eshâb-ı Soffayı çağırdım, yüz kişi kadar vardı. Resûlullah efendimizin emri üzerine, o süt kâsesini alıp her birine ayrı ayrı verdim. Hepsi doyasıya içti. Resûlullahın mu’cizesi olarak süt hiç eksilmiyordu. Sonra Resûlullah efendimiz buyurdu:

- Ben ve sen kaldık, sen de iç!

Ben de biraz içtim. Tekrar, “İç!” buyurdular. Tekrar içtim. İçtikçe, “İç” buyurdular. O kadar içtim ve doydum ki, artık hiç içecek hâlim kalmadı. Sonra da kâseyi alıp, Resûlullah efendimiz de içti.”

Hz. Ebû Hüreyre, Müslüman olduktan sonra, annesinin de Müslüman olmasını çok istiyor, bunun için çok uğraşıyordu. Fakat bir türlü muvaffak olamıyordu. Bu husûsta şöyle anlatmıştır:

“Bir gün Peygamberimizin huzûruna gidip dedim ki:

- Yâ Resûlallah! Annemi İslâma da’vet ediyorum, bir türlü kabûl etmiyor. Bugün de Müslüman olmasını söyledim. Bana hoş olmayan sözlerle karşılık verdi, kabûl etmedi. Hidâyete kavuşması için duâ buyurunuz.

Bunun üzerine Resûlullah efendimiz, “Allahım Ebû Hüreyre’nin annesine hidâyet ver!" diye duâ buyurdu. Duâyı alınca sevinerek eve gittim. Eve varınca annem, “Yâ Ebâ Hüreyre, ben Müslüman oldum” dedi ve Kelime-i şehâdeti söyledi. Ben sevincimden yerimde duramıyordum. Tekrar Resûlullahın huzûruna koştum, sevincimden ağlayarak annemin Müslüman olduğunu müjdeledim. Dedim ki:

- Yâ Resûlallah! Annemi ve beni mü’minlerin sevmesi için, bizim de müminleri sevmemiz için duâ ediniz.

Resûlullah efendimiz, “Allahım, şu kulunu ve annesini mü’min kullarına, mü’minleri de onlara sevdir” buyurarak duâ etti. Artık beni bilen ve gören her mü’min sevdi.”

Âhıret azığı

Hz. Ebû Hüreyre, Peygamberimizden bizzat öğrendiği din bilgilerinin ve işittiği hadîs-i şerîflerin, İslâm dünyasına yayılması husûsunda çok büyük hizmet yapmıştır. Her Cum’a günü namazdan önce hadîs-i şerîf dersleri verirdi. Hadîs-i şerîf öğrenmek için gelenler onun etrafında toplanırlardı. Onun ders meclisi pek geniş olup, birçok kimse ondan ilim öğrenip, ilimde yükselmiş ve hizmet etmiştir.

İbâdetlerde çok ihtiyatlı hareket ederdi. Hep abdestli bulunur ve “Resûlullah, Abdestli olan vücut a’zâsına Cehhennem ateşi dokunmaz, buyurdu” derdi.

Hz. Ebû Hüreyre, ölümü yaklaştığında ağlamıştı. Sebebi sorulunca demişti ki:

- Âhıret azığının azlığından ve yolculuğun zorluğundan.

Şakya Eshahi şöyle rivâyet etmiştir: “Bir defasında Medîne’ye Ebû Hüreyre’yi ziyâret için gelmiştim. Ebû Hüreyre, Resûlullahın kıyâmet gününe dâir bir hadîs-i şerîfini rivâyet ederken, birdenbire feryât edip, kendinden geçti. Bir müddet sonra kendine gelince, neden böyle yaptığını sordum. Dedi ki:  

- Kıyâmet günü için Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

(Kıyâmet günü, Allahü teâlânın insanları hesâba çekeceği gündür. Kur’ân-ı kerîme, O’nun emirlerine uyanlar makbûl olup, uymayanlar cezâlandırılacaktır. Kur’ân-ı kerîmi bilip okuyan, öğrenip öğretenlerden amel etmeyenlerin vay hâline!..)

Bana nasib eyle

Kur’ân-ı kerîmde insanlara emirler vardır. Fakîri himâye etmek, sadaka vermek, akrabayı ziyâret etmek... Bunların hepsini yerine getirmek gerekir. İşte bunun için kıyâmet gününden korkarım.”

Ömrünün son günlerinde, 678 yılında hastalandı. Hastalığını duyanların ziyârete gelmesiyle büyük bir kalabalık toplandı. Bu hastalığı sırasında, “Allahım sana kavuşmayı seviyorum. Bunu bana nasîb eyle” demiştir.

Ebû Hüreyre şöyle anlatır:


Biri Resûlullah efendimize gelerek dedi ki:

- Ey Allahın Resûlü, kime iyilik edeyim?

Peygamber efendimiz buyurdu ki:

- Annene.

- Sonra kime?

- Annene.

- Sonra kime?

- Annene.

Adam tekrar, “Sonra kime?” diye sordu. Peygamber efendimiz bu sefer, “Babana” buyurdu.

Biri, Ebû Hüreyre’ye dedi ki:

- İlim öğrenmek isterim, fakat sonra kaybederim diye korkuyorum.Bunun üzerine Ebû Hüreyre şöyle cevap verdi:

- Asıl ilmi kaybetmek, bu düşünce ile onu öğrenmemektir.

Dostlarımı sevdin mi?

Ebû Hüreyre buyurdu ki:

- Kur’ân-ı kerîm okunan eve bereket, iyilik gelir. Melekler oraya toplanır. Şeytanlar oradan kaçar. Kıyâmet günü, kul, Allahü teâlânın huzûruna getirildiğinde, cenâb-ı Hak ona buyuracak ki:

“Ey kulum, sen benim için dostlarımı sevdin mi? Tâ ki, ben de, o dostlarım için seni seveyim.

Ebû Hüreyre buyuruyor ki:

Resûlullahtan işittim. Buyurdu ki:

(Allahü teâlâ güzeldir. Yalnız güzel yapılan ibâdetleri kabûl eder. Allahü teâlâ, Peygamberlerine emrettiğini, mü’minlere de emretti ve buyurdu ki: Ey Peygamberlerim! Helâl yiyiniz, sâlih ve iyi işler yapınız! Mü’minlere de emretti ki: Ey îmân edenler! Sizlere verdiğim rızıklardan helâl olanları yiyiniz!)

Ebû Hüreyre buyurdu ki:

Kıyâmet günü Allahü teâlânın huzûrunda kıymetli olanlar verâ ve zühd sahipleridir.Altmış sene, bütün namazlarını kılıp da, hiçbir namazı kabûl olmayan kimse, rükü ve secdelerini tamam yapmayan kimsedir.

Eshâb-ı kirâmdan bir zât, Zeyd bin Sâbit’e gelerek, ona bir mesele sordu. O da Ebû Hüreyre’ye gitmesini söyledi ve şöyle devam etti:

- Çünkü bir gün ben, Ebû Hüreyre ve bir başka sahâbî Mescidde oturuyorduk. Duâ ve zikirle meşguldük. O sırada Resûlullah efendimiz geldi, yanımıza oturdu. Buyurdu ki:  

- Her biriniz Allahtan bir istekte bulunsun!

Kuvvetli bir hâfıza dilerim

Ben ve arkadaşım, Ebû Hüreyre’den önce duâ ettik. Peygamber efendimiz de bizim duâmıza “âmin” dediler. Sıra Ebû Hüreyre’ye geldi. O da şöyle duâ etti:

Allahım, senden, iki arkadaşımın istediklerini ve de kuvvetli bir hafıza dilerim.

Resûlullah efendimiz bu duâya da “âmin” dediler. Biz de dedik ki:

- Ey Allahın Resûlü, biz de Allahtan kuvvetli bir hafıza isteriz.

Bunun üzerine Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Devsli genç sizden önce davrandı.

Ebû Hüreyre’nin herhangi bir hadîste yanıldığı vâki değildir. Medîne vâlisi Mervân bin Hakem, kendisini huzûruna çağırıp birçok hadîs-i şerîf sordu. Bunu bir yere yazdı. Bir yıl sonra bu hadîsleri Ebû Hüreyre’ye sorduğunda hadîsleri aynen eksiksiz olarak bildirdi.

Ebû Hüreyre, birgün Peygamber efendimize sordu:

- Kıyâmet günü şefâ’ate kavuşacaklar kimlerdir yâ Resûlallah?

Peygamber efendimiz buyurdu ki:

- Ey Ebû Hüreyre, senin hadîse karşı çok istekli olduğunu bildiğim için, hiç kimsenin senden önce bu suâli bana sormayacağını biliyordum. Kıyâmet günü benim şefâ’atime kavuşacak olan kimse, hulûs-i kalb ile “Lâ ilâhe illallah” diyen kimse olacaktır.

Hz. Ebû Hüreyre talebelerine hadîs rivâyet ederken, “Kim bilerek bana yalan isnâd ederse, Cehennemdeki yerine hazırlansın” hâdisini okur, sonra hadîs nakletmeye başlardı.

Resûlullah efendimiz bir gün, Eshâb-ı kirâma sordular:

- Sizlere birkaç kelime öğreteyim mi? İçinizden, onunla amel edecek ve öğrenecek kimdir?

Az olsa da razı ol

Ebû Hüreyre cevap verdi:

- Benim yâ Resûlallah.

Resûlullah efendimiz, onun elinden tutarak buyurdu ki:

- Allahü teâlânın harâm kıldığı, yasak ettiği şeylerden sakın, insanların en âbidi, en çok ibâdet edeni olursun!

Allahü teâlânın sana verdiği şeye, her ne kadar az olsa da râzı ol, Allahü teâlânın, kalb zenginliği verdiği insanların en zengini olursun! Komşuna kalben ve fiilen ihsân ve yardımda bulun, kâmil bir mü’min olursun! Kendi nefsin için neyi seversen, herkes için de onu sev, kâmil bir Müslüman olursun!

Hz. Ebû Hüreyre’nin dört oğlu ile bir kızı olmuştur. Kızı Tâbiînin büyüklerinden Sa’îd bin Müseyyib’le evlenmiş, oğulları da az da olsa hadîs rivâyetiyle meşgul olmuşlardır. Ebû Hüreyre aynı zamanda Hz. Osman ile bacanak olmuştur.

Ebû Hüreyre buyuruyor ki: “Bir gazâda aç kalmıştık. Resûlullah efendimiz bana buyurdu ki:

- Bir şeyler var mı?

- Evet yâ Resûlallah! Torbamda bir miktar hurma var.

- Onu bana getir!

Azık torbana koy!

Getirdim. Mübârek elini torbama soktu ve bir avuç hurma alarak, yere serdiği mendil üzerine koydu ve bereket için duâ buyurdu. Orada bulunan Eshâb-ı kirâm gelip, ondan yediler ve doydular. Sonunda bana buyurdu ki:

- Yâ Ebâ Hüreyre! Sen de bu mendildeki hurmadan bir avuç al ve azık torbana koy!

Bir avuç aldım ve torbama koydum. Torbamda bu hurmalar hiç tükenmedi. Resûlullahın hayâtında ve daha sonra, Hz. Ebû Bekir, Hz. Ömer ve Hz. Osman’ın hilâfetleri zamanlarında hem yedim, hem de ikrâm ettim. Yine bitmedi.

Ne zaman ki, Osman-ı Zinnûreyn halîfe iken, şehîd edildi, azık torbam çalındı.”

Ebû Hüreyre Medîne vâlisi iken odun demeti taşıyordu. Muhammed bin Ziyâd bunu tanıyarak, yanındakilere dedi ki:

- Yol verin, emîr geliyor!

Gençler, vâlînin böyle tevâzuuna hayret ettiler. Ebû Hüreyre onlara şöyle dedi:

Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

(Önceki ümmetlerde kibir sâhibi birisi, eteklerini yerde sürüyerek yürürdü. Gayret-i İlâhiyyeye dokunarak, yer bunu yuttu.)

(Merkebe binmek, yün elbise giymek ve koyunun sütünü sağmak, kibirsizlik alâmetidir.)

Ebû Hüreyre şöyle anlatır: “Resûlullah efendimiz ile oturuyorduk. İçimizden birisi kalkıp gitti. Bunun üzerine denildi ki:

- Yâ Resûlallah! Herhalde rahatsız olup gitti.

Resûlullah efendimiz buyurdu ki:

- Arkadaşınızı gıybet ettiniz, etini yediniz.”

Sen daha iyi bilirsin

Ebû Hüreyre buyuruyor ki:

Resûlullah efendimize biri gelip dedi ki:

- Bir altınım var, ne yapayım?

- Bununla kendi ihtiyaçlarını al!

- Bir altınım daha var.

- Onunla da çocuğuna lâzım olanları al!

- Bir daha var.

- Onu da, âilenin ihtiyaçlarına sarfet!

- Bir altın daha var.

- Hizmetçinin ihtiyaçlarına kullan!

- Bir daha var.

- Onu kullanacağın yeri sen daha iyi bilirsin!

Yine Ebû Hüreyre hazretlerinin haber verdiği hadîs-i şerîfte;

- Bir zaman gelir ki, Müslümanlar birbirlerinden ayrılır, parçalanırlar. Dinlerinin emirlerini bırakıp, kendi düşüncelerine, görüşlerine uyarlar. Kur’ân-ı kerîmi mizmârlardan, ya’nî çalgılardan, şarkı gibi okurlar. Allah için değil, keyf için okurlar. Böyle okuyanlara ve dinleyenlere hiç sevâb verilmez. Allahü teâlâ bunlara la’net eder. Azâb verir! buyuruldu.

Peygamber efendimiz Ebû Hüreyre’ye sık sık nasîhat ederek buyururdu ki:

- Yâ Ebâ Hüreyre! Benim ile Arş gölgesinde gölgelenmek istersen, her gün yüz defa salevât-ı şerîfe getir! Mahşerde benim havzımdan içmek istersen, mü’min kardeşinle üç günden fazla dargın durma!  

- Yâ Ebâ Hüreyre! Mü’minlerin büyüğü, benden sonra o kimsedir ki, Allahü teâlâ ona mal verir, o da gizli ve âşikâre Hak yoluna harcar ve yaptığı iyilikleri kimsenin başına kakmaz.

Oruç benim içindir

- Yâ Ebâ Hüreyre! Oruç tuttuğun vakit, orucunu erken aç! Ya’nî akşam olduğu anlaşılınca, hemen iftâr eyle! Benim ümmetimden hayırlı o kimsedir ki, iftârda acele eder ve sahur yemeğini geç yer. Zîrâ sahurda çok rahmet ve bereket vardır.

Ve benim ümmetim Ramazan-ı şerîfin orucunu güzel ve tam olarak tutsa, Hak teâlâ hazretlerinin bayram gecesi vereceği sevâbı, ni’met ve ihsânı, kendi zatından başkası bilmez. Hak teâlâ hazretleri, azametiyle buyurur ki: “Oruç benim rızâm içindir, vereceğim sevâbı da kendim bilirim.”

- Yâ Ebâ Hüreyre! Allahtan başka hiçbir şeye ümit bağlama! Allaha tevekkül eyle! Bir arzûn varsa, Allahü teâlâdan iste! Allahü teâlânın âdet-i İlâhiyyesi şöyle cârî olmuştur ki; her şeyi bir sebep altında yaratır. Bir iş için sebebine yapışmak ve sonra Allahü teâlânın yaratmasını beklemek lâzımdır. Tevekkül de bundan ibârettir.

- Yâ Ebâ Hüreyre! Sapıtana doğru yolu göster, câhile ilim öğret, böylece sana şehîdlik mertebesi verilir.

- Yâ Ebâ Hüreyre! Her kim, günde yirmibeş defa bu duâyı okursa, Hak teâlâ, o şahsı âbidler zümresinden yazar. Duâ şudur: “Allahümmagfir lî ve li- vâlideyye ve li-üstâziyye ve lil mü’minîne vel mü’minât vel müslimîne vel müslimât el ahyâ-i minhüm vel emvât bi-rahmetike yâ erhamerrâhimîn.”

Ebû Hüreyre buyurdu ki:

Bir gazâda, Resûlullah efendimize, kâfirlerin yok olması için duâ buyurmasını söyledik.

- Ben, la’net etmek için, insanların azâb çekmesi için gönderilmedim. Ben, herkese iyilik etmek için, insanların huzûra kavuşması için gönderildim, buyurdu ve Enbiyâ sûresinin “Seni, âlemlere rahmet, iyilik için gönderdik” meâlindeki 107. âyetini okudu.

Onu korurum

Ebû Hüreyre hazretleri ibâdetlerine çok dikkat ederdi. Farz ibâdetlerden sonra nâfile ibâdetlere de devam ederdi. Mutlaka gece namazı da kılardı. Buyurdu ki:

- Resûlullahtan işittim. Buyurdu ki:

(Allahü teâlâ buyurdu ki: Kulum farzları yapmakla bana yaklaştığı gibi başka şeyle yaklaşamaz. Kulum nâfile ibâdetleri yapınca, onu çok severim. Öyle olur ki, benimle işitir, benimle görür, benimle herşeyi tutar, benimle yürür. Benden her ne isterse veririm. Bana sığınınca, onu korurum.)

http://www.nihathatipoglu.com



__________________
hamza
Yukarı dön Göster ASLAN AVCISI's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ASLAN AVCISI Ziyaret ASLAN AVCISI's Ana Sayfa
 
ASLAN AVCISI
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 15 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 18
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ASLAN AVCISI

 

  Sayın,ALPEREN, GERÇEK İSMİNİZE BAKTIM. GELON YAZIYOR.  ÖNCEDEN GAYRİ MÜSLÜM İDİNİZ.SONRADAN MÜSLÜMAN MI?OLDUNUZ. SİZİ TANIMAK

İSTERİM. GEÇEK ADINIZ VE SOYADINIZ NEDİR?

 BENİM ADIM:HAMZA  SOYADIM:DEMİRKAYA  RUMUZUM:ASLAN AVCISI

 

GELELİM İDDİALARIMA.  YAHUDİLİK+ŞİİLİK+VEHHABİLİK+BAHAİLİK=KUR’AN MEALCİLERİ(SAHTE HANİFLER)

 DİKKAT EDERSENİZ YAHUDİLİĞİDE EKLEDİM. CEVABINI VEREYİM. RADYOMAN RUMUZLU ŞAHIS YURT DIŞINDAN YAZIYOR.GERÇEK İSMİNİ BİLMİYORUM.

ALINTI YAPMIŞ KIBLE VE HAC KONUSUNDA ŞÖYLE DİYOR.

 

 

Kubbet-üs Sahra'danin uzerine kurulu oldugu Tapinak Tepesinde , bir yapinin bir kac defa olduguan dair arkekolojik kalintilar mevcutdur.  Bu tapinak 586 BC yillarinda Yahudilere karsi olan savasda Nebuchadnezzar tarafindan yikilmistir. Daha Herod 19-20 BC tarihlerinde tapinagi yeniden yapmistir.. Bu Yeni yapida Romalilar tarafindan 70 AD yillinda vuku bulan Yahudi Savasinda yeniden yikilmistir. Bu gercegin kalintilari  DOME of THE ROCK adli Tuvia Sagivin “Penetrating Insights into the Temple Mount” adli makalesinde cok detayli olarak resimli olarak gorulebilir.

  TAPINAK TEPESİNDEN BAHSEDİYOR. TAPINAK TEPESİ DEDİĞİ YERDE MÜSLÜMANLARCA KUTSAL SAYILAN KUBBET-ÜS SAHRA VE MESCİD-İ AKSA BULUNMAKTADIR. BU ŞAHIS DİYORKİ:’’ MÜSLÜMANLARIN KIBLESİ MEKKE DEĞİL KUDÜS DİYOR. HACDA, KUDÜSTE TAPINAK TEPESİNDE DİYOR.SİTE SAHİPLERİ BU ŞAHSIN YAZILARINI SİTENİN ‘’ARAFAT NERESİ?KIBLE DEĞİŞTİMİ?’’ VE’’ KABE NEDİR?MEKKE DE Mİ?KUDÜSTE Mİ?’’ BÖLÜMLERİNE ASARAK ÖNEM VERDİKLERİNİ GÖSTERİYORLAR.

  YAHUDİLER KUDÜSTEKİ TAPINAK TEPESİ DEDİKLERİ YERE ÇOK ÖNEM VERİYORLAR. ONLARA GÖRE MESİD-İ AKSA’DAN ÖNCE BURADA HZ.SÜLEYMAN TARAFINDAN YAPILDIĞI İDDİA EDİLEN BİR TAPINAK VARDI. YAPILAN SAVAŞLARLA BU TAPINAK DÜŞMANLARCA YIKILMIŞ.SADECE BİR DUVARI KALMIŞ. BU DUVAR’’AĞLAMA DUVARIDIR.’’YAHUDİLER BU DUVARIN ÖNÜNDE DUA EDİP AĞLIYORLAR. YAHUDİLERİN AĞLAMALARI NE ZAMAN BİTECEK? MÜSLÜMANLARCA KUTSAL SAYILAN MESCİD-İ AKSA VE MUĞLAK TAŞININ(PEYGAMBERİMİZİN ÜZERİNDE NAMAZ KILDIĞI VE MİRAC’A YÜKSELDİĞİ TAŞ,KAYA)BULUNDUĞU KUBBET-ÜS SAHRA  YIKILIP YERİNE TAPINAK YAPILDIĞI ZAMAN.

  YAHUDİLER BOŞ DURMUYORLAR. MESCİD-İ AKSA’NIN ALTINA TÜNELLER KAZMIŞLAR.AMAÇLARI NEDİR? CAMİNİN TEMELLERİNİ ZAYIFLATIP YIKILMASI.YAHUDİLER BU DURUMA DİYORLARKİ:’’BİZ BU TÜNELLERDE İBADET EDİYORUZ.

  TAPINAK ŞÖVALYELERİNİ DUYMUŞSUNUZDUR. ESKİ İÇ İŞLERİ BAKANI SADETTİN TANTAN ‘’TAPINAK ŞÖVALYERİNDEN’’BAHSETMİŞTİR. BENDE ŞİMDİ SİZE DİYORUMKİ:’’ SİZİ GİDİ TAPINAK ŞÖVALYELERİ’’



__________________
hamza
Yukarı dön Göster ASLAN AVCISI's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ASLAN AVCISI Ziyaret ASLAN AVCISI's Ana Sayfa
 
ASLAN AVCISI
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 15 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 18
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ASLAN AVCISI

ŞİMDİ GELELİM BAHAİLİĞE. BAHAİLİKTE NAMAZ VARDIR VE 3 ÇEŞİTTTİR.BÜYÜK,ORTA VE KÜÇÜK NAMAZLARI VARDIR.NAMAZIN ŞEKLİ DEĞİŞİKTİR.NAMAZLARDA OKUNAN DUALAR,HER MİLLETİN DİLİNE ÇEVRİLEREK O DİLDE OKUNUR. HAC DA FARKLIDIR.  HACI OLMAK İÇİN MÜSLÜMANLARCA KUTSAL SAYILAN KÂBE’YE DEĞİL,ONLARA GÖRE ALLAH’IN YERYÜZÜNDEKİ 3 MÜBAREK YERİNDEN BİRİNE GİTMEK GEREKİR.BU YERLER MİRZA ALİ’NİN ŞİRAZDAKİ EVİ, BAHÂULLAH’IN BAĞDAT’TAKİ EVİ VE AKKA’DAKİ MEZARIDIR. BAHAİLİĞİN MERKEZİ İSRAİL HAYFA’DADIR.

  SİZ DİYORSUNUZKİ:’’3VAKİT NAMAZ VAR’’. ONLARDA DİYORLARKİ: ‘’ 3 VAKİT NAMAZ VAR.  SİZ DİYORSUNUZKİ:’’HAC KUDÜS’TE’’.ONLAR DA DİYORKİ:’’HAC 3 AYRI YERDE’’ NE FARKINIZ VAR?

 ŞİA’NIN(ŞİİLİK)BİR KOLU OLAN CAFERİLERDE DE 3 VAKİT NAMAZ VARDIR.ŞU ANDA İRAN’IN %80-90’I CAFERİDİR.

  VEHHABİLİĞE GELİNCE. VEHHABİLER DİYORLARKİ:’’BİZ MUVAHHİDİZ.BİZ HANİFİZ’’ DİYORLAR. SİZDE ‘’MUVAHHİDİZ,HANİFİZ’ DİYORSUNUZ. ONLAR KENDİ MEZHEBİNDE OLMAYANLARI ŞİRKLE SUÇLUYORLAR.’’MÜŞRİK’’ DİYORLAR. SİZDEN BAZILARI DA KARŞI GÖRÜŞTEKİLERİ ŞİRKLE SUÇLAYIP  ‘’MÜŞRİK’’  DİYORSUNUZ.



__________________
hamza
Yukarı dön Göster ASLAN AVCISI's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ASLAN AVCISI Ziyaret ASLAN AVCISI's Ana Sayfa
 
Papatya
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 14 mart 2006
Gönderilenler: 211
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Papatya

Aslan avcisi bey

Hadis masallari, Bilmem  kim de demis beni hic  hicmi baglamiyor. Varsa Kurandan deilin buyrun sizi dinliyoruz. Yoksa laf kalabaligi ile Allahin ayetlerini ortemezsiniz. Ebu Hureyre Peygamberimizin oglu bile olsa, nize faydasi ne ? Bize ne .

Allah Kuran diyorsa sadece Kuran baglar.



__________________
Müslümanim diye hic utanmiyorum.... Mevsim Bahar..Ben artık özgur bir müslümanım. Bir elimde KURAN, Bir elimde bahar çiçekleri ve arkamda 1400 yıllık hurafe, hadis, mezhep ve şeyhlerın enkazı.
Yukarı dön Göster Papatya's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Papatya
 
ASLAN AVCISI
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 15 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 18
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ASLAN AVCISI

 

PAPATYA HANIM,HADİSLERİ İNKÂR EDEMEZSİN.MASAL DİYEMEZSİN.HADİSLER PEYGAMERİMİZİN SÖZLERİDİR.SAHABENİN(PEYGAMBERİMİZİN ARKADAŞLARI,YAKIN ÇEVRESİ)SORDUKLARI SORULARIN CEVAPLARINI HADİSLERDE BULURUZ. HADİSLER PEYGAMBERİMİZİN HAYATINDAN KESİTLER SUNAR. GİYİMİNİ,YEMEK YİYİŞİNİ,YATMASINI.KALKMASINI ANLATIR.

SENİN ANLAYIŞINA GÖRE PEYGAMBERİMİZ POSTACI. PEYGAMBER VAHİYLE GELEN KUR'ANI SAHABEYE TESLİM ETMİŞ.ONDAN SONRA HİÇ BİR ŞEYE KARIŞMAMIŞ. 23 SENE SUSMUŞ. SAHABELERİN HİÇ BİR SORUSUNA CEVAP VERMEMİŞ.ROBOT GİBİ YAŞAMIŞ. ÖYLEMİ?BUNA CEVAP VEREBİLİRMİSİN?

PAPATYA SANA SORUYORUM.NİYE OKULA GİTTİN? NİYE TAHSİL YAPTIN? OKULA GİTMESEYDİN.KİTAPLARI,KIRTASİYEDEN ALIP DERS ÇALIŞIP SINAVLARA GİRSEYDİN.ÖĞRETMENE NE GEREK VAR? DÜNYANIN HER YERİNDE OKULLAR VAR.HER OKULDA ÖĞRETMENLER VAR. DÜNYADAKİ DEVLETLER NİYE OKULLAR YAPIYOR?NİYE BU OKULLARA ÖĞRETMENLERİ ATIYORLAR. CEVABI ÇOK BASİT.ÖĞRENCİLERE KİTAPLARI AÇIKLASIN,BİLMEDİKLERİNİ,ANLAYAMADIKLARINI SORSUNLAR DİYE.

ŞİMDİ DİYECEKSİN Kİ KUR'AN DA HER ŞEY AÇIK VE SEÇİK ANLATILMIŞTIR.  PEKİ BEN SANA KUR'AN DAN BİR AYET SORACAĞIM.NUH SURESİ 17 .AYET:''ALLAH SİZİ YERDEN BİR BİTKİ OLARAK BİTİRDİ'' HADİ BU AYETİ BANA AÇIKLADA GÖRELİM.

PEYGAMBERİMİZİN SÖZLERİNE BİR DAHA MASAL DEMEYİN LÜTFEN.

EĞER DERSENİZ,PEYGAMBERİMİZE HAKARET EDEN DANİMARKALI KARİKATÜRİSTEN FARKIN KALMAZ. BİR MÜSLÜMAN OLARAK SENİ ŞİDDETLE PROTESTO EDERİM. 

 

 



__________________
hamza
Yukarı dön Göster ASLAN AVCISI's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ASLAN AVCISI Ziyaret ASLAN AVCISI's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aslan Avcısı, verdiğim linklere baktın mı? Bakmadın ki bu tip laflar etmektesin.

Lütfen önce hangi görüşlere karşı çıkman gerektiğini öğren. Örneğin bu konuda kurandakidin isimli siteden faydalanabilirsin.

*****

Radyoman birkaç yazının çevirisini yaparak tartışmaya açmıştır. Yani bu çeviriler içeriği savunulduğu için yapılmıyor. Daha bunu bile algılayamıyorsun, amacın ne olduğu konusunda açıklama bile yapılmasına rağmen.

*****

Daha önce de değindim, okumadın galiba. Burası bir forum. Herkesin görüşlerini bir kefeye koyup "aha işte bunların gerçek yüzü" diyerek karalama yapamazsın. Burası farklı bir forum, klasik teksesli yapıda ve herkesin birbirini "heyoo evet doğru" diyerek gazladığı bir forum değil. Kimin ne görüşte olduğunu ve buradaki hakim görüşün ne olduğunu okuyarak öğreneceksin. Zor ve zahmetli ama böyle...

*****

Bahailerin, şiilerin yada bilmem kimlerin söylediklerinin yada yaptıklarının bir kısmının bizimkilere benziyor olması bizi onlarla eşitlemez. Zira bu adamların Sünnilerle de birçok ortak yönü var. Daha kaba bir örnekle bir Hindunun secde etmesi secdenin bir Hindu ritüeli olduğunu göstermez. Bir Yahudi'nin oruç tutması, oruç tutanların tamamını Musevi yapmaz. Pekala ölçü nedir? Tabiki "Tek Kutsal Kaynak" olan Furkandır=Kur'andır.  Yanlışlarımızı yalnız Kur'an'dan yola çıkarak göstermelisin.

Söylemen gereken şey şu: "Bakın arkadaşlar şu şu hususlar Bahilikte var, Vahhabilikte var ama Kur'anda yok. Aynı hususlar bu forumda da genel kabul görmektedir. Dolayısıyla bu forumdakiler de Bahaidir, Vahhabidir"

Sözün özü, Kur'anı hiçe sayarak getireceğin eleştiriler anlamsızdır.

*****

Bu forumda Hadis odaklı inanç yani dinin sahibini Allah+Peygamber olarak kabul eden zihniyet kabul görmemektedir. Bu yüzden burasını Reklam Çöplüğüne döndürmen doğru değil. Reklamını yaptığın yapıyı ve argümanlarını zaten yakinen bilmekteyiz.

*****

O göklere çıkardığınız Hureyre'yi bir de buradan oku bakalım. Okuduktan sonra yazı hakkındaki eleştirilerini bekleriz. Slogan değil eleştiri...




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats