HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da İnanç Konuları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da İnanç Konuları
Konu Konu: EYYAMEN ME’DUDAT-ORUÇ 30 GÜN MÜ? 10 GÜN M Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
adıgüzel
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 14 ekim 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 33
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adıgüzel

 

BİR ALEVİ SİTESİ ALINTISI.

 

ORUÇ GERÇEKTE KAÇ GÜN?

ORUÇ GERÇEKTE KAÇ GÜN ?

ORUCA DAİR BİR YORUM

Ortodoks İslam inancına göre farz olan orucun süresi 29-30 gündür. Oysa Kur’an, bize göre bu konuda farklı bir gün sayısını işaret emektedir. Bir ay süreyle oruç tutma, Kur’an kaynaklı değildir. Gelenek kaynaklıdır. Kur’an’ın  inananları yükümlü kıldığı oruç günü sayısı on’dur.

Bir ay süreyle oruç tutma geleneği başlangıçta sünnet iken kanımızca sonradan uygulamada farz noktasına taşınmıştır. Yani farz olan 10 günlük süre uzatılmıştır.

Kur’an’ın oruç konusundaki ayetlerini, geleneğin tahakkümünden sıyrılarak irdelediğimizde farklı bir sonuca ulaşabilmek mümkündür.

Bakara Suresi 183, 184, 185 ve 187. ayetlerinde oruca dair yer alan bilgileri ele aldığımızda idrakimize sunulan şunlardır:

“Ey İnananlar, Oruç sizden öncekilerin üzerine yazıldığı gibi sizin de üzerinize yazılmıştır. Umulur ki korunursunuz.

Sayılı günlerdir.  Sizden her kim hasta olur veya yolculuk halinde bulunursa tutamadığı gün sayısınca başka günlerde tutsun. Oruca zorlukla dayananların üzerine kurtulmalık olarak bir yoksulu doyurmak düşer. Bununla birlikte kim gönüllü olarak bir iyilik yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Ve oruç tutmanız eğer bilirseniz, sizin için daha hayırlıdır.

O Ramazan ayı ki, insanlar için kılavuz olan, hidayet belgeleri ve eğriyi doğruyu ayırt edici olan Kur'an, o ayda indirildi. Sizden her kim bu aya ulaşırsa, orucunu tutsun. Her kim hasta olursa veya yolculuk halinde bulunursa, sayısınca diğer günlerde tutsun.  Tanrı size kolaylık diler. Size zorluk dilemez. Sayıyı tamamlamanızı ve size doğru yolu gösterdiğinden dolayı Allah'ı yüceltmenizi ister. Umulur ki şükredersiniz.

Oruç gecesinde kadınlarınıza yaklaşmak size helal kılındı. Onlar, size örtüdürler, siz de onlara örtüsünüz. Allah, nefsinize eziyet etmekte olduğunuzu bildi de tövbenizi kabul edip sizi bağışladı. Artık eşlerinize yaklaşın ve Allah'ın sizin için yazıp takdir etmiş olduğu şeyi arayın. Tan yerinin aydınlığı gecenin karanlığından sizce ayırt edilinceye kadar yiyin, için. Sonra da gece oluncaya kadar orucu tam tutun. Bununla birlikte mescitlerde itikafta iken eşlerinize yaklaşmayın. Bunlar, Allah'ın koyduğu sınırlardır. Bu sınırlara yaklaşmayın. Allah, kendine karşı gelmekten sakınsınlar diye, âyetlerini insanlara böylece açıklamaktadır.”

 

Bu ayetlerde geçen kimi ifadelerin analizi bizi oruç günlerinin sayısı konusunda düşünmeye sevk etmektedir.

Şöyle ki;

“ Eyyamen ma’dudat” ifadesi sayılı günler anlamına gelmektedir. Buradan anlaşılan orucun sayılı günlerde olduğudur. Sayılı günler ifadesiyle Ramazan ayının tümünün kastedilmediği kanısındayız. Zira, ayın tümü kastedilseydi bu ifadeye lüzum kalmazdı. Ramazan ayını oruçlu geçirin, denilirdi.

“Eyyamen ma’dudat “  ifadesinin Arapça’da sayılı günler yahut birkaç gün anlamına geldiği bilinmektedir. Birkaç gün yahut sayılı gün ise 3 ila 10 gün arası bir günü işaret etmektedir.
Kur’an yorumcusu  Fahruddin Razi, “Tefsir’ül – Kebir” adlı yapıtında Bakara Suresi 80. ayeti yorumlarken bu görüşü ortaya koymaktadır.

“Eyyamen ma’dudat” ifadesi Kur’an’ın başka ayetlerinde de geçmektedir.

“İsrailoğlulları; sayılı bir kaç gün dışında ateş bize dokunmayacaktır, dediler…” ( Bakara Suresi 80.ayet. )

 

“ Onların bu tutumlarının nedeni “ateş bize sayılı birkaç gün dışında dokunmayacaktır,” demeleridir…” ( Al – i İmran Suresi, 24. ayet. )

 

“ Tanrı’yı sayılı günlerde anın…” ( Bakara Suresi, 203.ayet.)

“Eyyamen ma’dudat”   ifadesiyle birkaç günün kastedildiği görülmektedir. Bu ifadeyle en az üç, en çok 10 günün işaret edildiğinin Kur’an’da pek çok kanıtı vardır.

Bunlardan biri Bakara suresi 196. ayettir:

“...Bunu bulamayan ORUÇ tutsun: Bu, üç günü hacda, yedi günü döndüğünüzde, tam on gündür. Bu, ailesi Mescid-i Haram'da oturmayan kişi içindir...”

 

Görüleceği üzere hac ibadetiyle ilgili bu ayette oruç günleri konusunda bir açıklama vardır. Bakara Suresi 184. ayette belirtilen “Sayılı Günler” sözünün ne anlama geldiği bu ayette bizzat Kur’an tarafından açıklanmaktadır. Kur’an’ın, Kur’an’la tefsir edilmesi ilkesiyle hareket edildiğinde böylesi bir yoruma ulaşmak mümkün olmaktadır.

Kur’an’da on gün kavramına yapılan göndermeler başka ayetlerde de vardır. Nitekim Araf Suresi 142. ayette de on gün vurgusu yer almaktadır:

“Musa ile otuz gece için sözleşmiştik.  Ve bunu bir ON ekleyerek tamamladık…”

Bununla birlikte on gün yahut on gece kavramına yapılan en güçlü vurgu Fecr Suresi’nin 1 ve 2. ayetlerinde bulunmaktadır.

“Tan yerine ve on geceye and olsun…”

Burada orucun başlama vaktine de bir vurgu söz konusudur. Tan yerine yemin edilmesi bu bağlamda değerlendirilmelidir. Bu ayetlerdeki “on gece” ifadesiyle Muharrem ayının ilk on gününe işaret edildiği ve Muharrem orucuna gönderme yapıldığı belirtilmektedir.

Bu noktadan sonra üzerinde durulması gereken yerlerden biri de Bakara Suresi 185. ayette geçen ifadelerin sözlük anlamları temel alınarak tekrar analiz edilmesi olmalıdır.

“Şehru Ramazan” ifadesi ile anlaşılması gereken takvim aylarından biri olduğu gibi “Şehr” sözcüğünün gerçek ve temel alamı olan “dolunay” da olmalıdır.  “Şehr” sözcüğü  Arap dilinde “dolunay” anlamına da gelmektedir. Normalde Arap dilinde ay anlamına gelmek üzere “ Kamer” ve “Hilal” sözcükleri kullanılmaktadır.  

Bu bağlamda “Şehru Ramazan” ifadesiyle “Ramazan Dolunayı” anlaşılmalıdır. Nitekim ayetin devamında geçen ifadelerden bu yönde bir anlamlandırma yapmanın daha isabetli olacağı görülmektedir.

Ayetin devamındaki ifadeleri Arapça özgünlüğüyle ele alalım:

 

Femen : Öyleyse kim…

Şehide : Tanık oldu, gördü…

Minkum: Sizden biri…

Eş- şehra : Dolunaya…

Felyesumhu : Onda oruç tutsun…

 

Anlaşılacağı üzere Ramazan orucu, Ramazan dolunayı görüldüğünde tutulmalıdır. “Eyyamen ma’dudat “ ifadesinin geçtiği 184. ayet de dikkate alındığında oruç günlerinin Ramazan ayının tümünü kapsamadığı görülebilmektedir. Şayet oruç günleri Ramazan ayının tümü olsaydı “ Eyyamen ma’dudat “ yani “ Sayılı Günler “ ifadesine gerek olmazdı.

 

Yukarıda da belirttiğimiz üzere “ Sayılı Günler “ tabiri Arap dilinde en az üç, en fazla on günü anlatmak için kullanılmaktadır. Nitekim Kur’an’da da bu şekilde kullanılmış olduğunu pek çok ayeti ele alarak ortaya koymuştuk.

Bakara Suresi 196. ayette oruç günlerinin en az üç, en fazla on gün olduğu da zaten belirtilmektedir.

Şehr’in yani dolunayın görünmesinden tekrar hilale dönüşmesi de on günlük bir süreyi kapsamaktadır.

Bizce Ramazan ayında oruç günleri sayısı on gündür. Ne var ki 29 – 30 gün oruç tutulmaktadır. On günden fazlasının tercihen yapılan bir ibadet olduğu kanısına varmak güç olmasa gerek. Bu noktada Hazreti Muhammed’in Ramazan ayında on gün süre için itikaf’a girdiği de anımsanmalıdır. Bu on günlük itikaf süresi aynı zamanda zorunlu oruç günü sayısının da işareti olarak görülebilir. Kanımızca tercihen tutulan bir aylık oruç uygulamada zorunlu hale gelmiştir. Dinde bunun örnekleri mevcuttur. Sünni inanışta Hazreti Muhammed’in 2 , 4, 8 rekatlık teravih namazı kıldığı rivayet edilmesine rağmen günümüzde teravih namazları 20 rekat olarak kılınmaktadır.  

Aleviler, Ramazan ayındaki on günlük zorunlu oruç ibadetini içtihaden Muharrem ayında yerine getirmektedirler.

Orucun bir ay olduğu fakat Alevilerinse on gün oruç tuttuğu, dolayısıyla eksik oruç tuttukları savı da yukarıdaki izahlar çerçevesinde gerçeği yansıtmamaktadır.

Kaldı ki Hazreti Muhammed’in, Muharremde bir gün oruç tutmanın 30 gün oruca bedel olduğu yönünde bir hadisi de mevcuttur.  Alevilerin Ramazan orucu ve genel anlamıyla oruç ibadeti konusundaki tavırlarını “ Akıl Tutulması ve Oruç “ başlıklı çalışmamızda açıklamıştık. Öteden beri Aleviler, Ramazan ayında orucun hak olduğu yönünde bir inanca sahip olup, bunun 29 – 30 gün sayısınca olmadığını ileri sürmektedirler. Bizce bu yaklaşım son derece isabetlidir. Ramazan’da oruç bir kaç gündür ki bu da Kur’an’ın ifadesiyle “Eyyamen ma’dudat” şeklinde ortaya konulmaktadır. Kur’an’ın sayılı günlerde oruç tutulması buyruğunu Aleviler içtihaden Muharrem ayında yerine getirmek suretiyle ne derece isabetli bir hal üzere olduklarını ortaya koymaktadırlar.

Alevilerin Muharrem ayı dışında da oruçları vardır. Hızır orucu, Masum- u pak orucu gibi… Lakin onlar tercihen yapılan ibadetler hüviyetinde görünmektedir. Zorunlu oruç ibadeti Muharrem orucudur. Buradaki zorunluluk da geçerli bir özrü (hastalı, yolculuk, güçsüzlük vb.) olmama durumuyla kayıtlı bir zorunluluktur.

Bu noktada özellikle belirtmemiz gereken bir husus vardır ki o da orucun nefsi terbiye eylemi olduğu fakat nefse eziyet olmadığı konusudur. Oruç, kişi için nefse eziyet noktasına gelirse ibadet olmaktan çıkar. Zira Allah nefislerimize eziyet etmemizi değil onları terbiye etmemizi istemektedir.

Özellikle günümüz koşullarında 29 – 30 günlük bir orucun nefsi terbiye sınırlarının dışına taştığı görülmelidir. Ramazan ayı süresince oruç tutmanın, ülkemiz ve İslam dünyası için tam bir verim kaybı ve üretim düşüklüğüne yol açtığı, kavgaların çoğaldığı, trafik kazalarının bile arttığı ortadadır. Hatta Ramazan’da oruç tutan, tutmayan ayrışması ile toplumsal bir gerginliğin de yaşandığı bilinmektedir. Hayra, dayanışma ve yardımlaşmaya vesile olması gereken bu ibadet zaman zaman hoş olmayan olayların yaşanmasına alet edilmektedir.

Buna karşın yine de ifadeye lüzum hissediyoruz ki, Allah’ın rızasını umarak ibadetin ruhuna uygun tarzda Ramazan’da bir ay süreyle oruç tutan Sünni ve Şiilerin, yine Allah rızası için Muharrem’de 10 - 12 gün süreyle oruç tutan Alevi canların oruçlarını yüce Tanrı kabul buyursun.

 

MUSTAFA CEMİL KILIÇ

6 EKİM 2007 / İSTANBUL

ŞİMDİ BİZ MÜSLÜMANLAR ALLAH İLE ALDATILIYORMUYOZ YOKSA KİTAP YÜKLÜ MERKEPLERMİYİZ.

AŞAĞI YUKARI 1000 YILDIR TUTULAN ORUÇ 1AY(30)GÜN İKEN YUKARIDAKİ İFADELER FİTNEMİ GERÇEKMİ.BİZİM PEYGAMBERİMİZ KAÇGÜN TUTTU.10 GÜNMÜ 30 GÜNMÜ.

EĞER ALEVİLER DOĞRU SÖYLÜYORSA BİZLER KİMİZ VE KURAN IN NERESİNDEYİZ.



__________________
Bakara 151:Nitekim kendi içinizden size âyetlerimizi okuyan,sizi kötülüklerden arındıran, size Kitab'ı ve hikmeti anlatan bilmediklerinizi size öğreten bir Resûl gönderdik.Hamd olsun sana ey rabbimiz.
Yukarı dön Göster adıgüzel's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adıgüzel
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

bu konuda ilginçmiş...

evet sayılı  günler on günden fazla olamaz diyenler...

sayılı günler sayısı belli günlerdir diyenler...

yüz gün sayılı günlere girer mi girmez mi...




__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

  Merhaba kardesim siftah senden olsun. Bir zahmet orucun saglik yansimalarini   bilimsel acidan izah edermisiniz?

Allah'a emanet

 

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 
İbrahimizm!!!
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 14 subat 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 420
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı İbrahimizm!!!

203. Allah'ı sayılı günlerde anın. Kim hemen iki gün içinde işini bitirirse ona günah yoktur…


selamlar,


ben tüm ramazan ayının oruçlu geçirilmesi gerektiğini çoğunluk gibi anlamıyorum..203 te de sayılı günlerde anın'dan sonra kim iki gün içinde bitirirse denmiş..gün sayısı neden 10 gün veya 15 gün veya 1 hafta denmemişte 2 gün denmiş..30 günün yanında 2 gün anılamaya bile değmez..ama 10 günün yanında bir ölçülendirilebilir gibi duruyor..bu sebeple sayılı günler tam olarak nedir..ona bakmak lazım..bu sayılı günler bizim dilimize göre mi yoksa arap diline o anlayışa göre mi çevriliyor bu da ayrı bir konu tabi..ama benim fikrim şimdilik bu orucun 3 ile 10 gün olabileceği yönünde..

Yukarı dön Göster İbrahimizm!!!'s Profil Diğer Mesajlarını Ara: İbrahimizm!!!
 
ebukerem
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 21 mart 2009
Gönderilenler: 483
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebukerem

selam,

Rum suresi 4. ayette bir ifade geçiyor.  BİD'i SİNİN

BİRKAÇ SENE diye çevrilmiş ve genel olarak arapçada bir kullanım kalıbı olduğu beliirtilerek 3-7, 3-9, 3-10 ARASI ZAMAN PARÇALARINI İFADE EDER DENMİŞ.

Bakara daki kullanımda BİRKAÇ GÜN ( 3-10 mesela ) olsaydı BİD'İ EYYAMİN olması gerekmiyor muydu bu kalıba göre?

Konunun uzmanı arkadaşlar için bir ipucu olabilir diye düşündüm.

selam ile..



__________________
yalnız Allah'a teslim ol ve şahitliği dosdoğru yap...
Yukarı dön Göster ebukerem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebukerem Ziyaret ebukerem's Ana Sayfa
 
İbrahimizm!!!
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 14 subat 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 420
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı İbrahimizm!!!

Selamlar,

Elçiye ilk salat et emri geldiğinde elçi bundan destekle destek ol'u anlamıştı..şimdi kuranda salat kelimesini namaza çevirdiler malumunuz..

neden ''onda oruç tutsun'' veya o ayda oruç tutsun denmiş..bu ayın tamamının oruçlu geçirilmesi istenseydi bu ayı oruçlu olarak tamam edin denemez miydi?

Hilalin görülmesiyle başlayan oruç sağlıklılar için bir başlangıç..peki hasta ve yolcular için..tutamadıklarını yani hilalle başlayamadıklarını bu ayın içersinde tamam etsinler olamaz mı?

ay 30 gün..hasta oluruz hepimiz..ama bu 3,5 veya 10 gün sürer..yolculukta buna benzer diyelim..hadi sürsün 20 gün..

bana göre ''şimdilik'' ramazan ayı oruç tutulacak bir aydır ancak tamamı oruçlu geçirilecek değildir..ve tutulamayan oruçların ramazanın içinde diğer günlerde tutulmasından kasıt yine o ay içinde ifa edilsin içindir..ve kavrayamadığım bir nokta şudur;

oruç tutarak bir insan nasıl hayır işlemiş olur?bunu anlamıyorum..savm kelimesi acaba bu bilinenden başka birşey olmasın??

bilemiyorum fikriniz nedir?
Yukarı dön Göster İbrahimizm!!!'s Profil Diğer Mesajlarını Ara: İbrahimizm!!!
 
İbrahimizm!!!
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 14 subat 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 420
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı İbrahimizm!!!

ve Yeni İslam,

senin oruç hakkında görüşlerin nelerdir?
Yukarı dön Göster İbrahimizm!!!'s Profil Diğer Mesajlarını Ara: İbrahimizm!!!
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

oruç konusunda düşüncelerim...

dinin asıl amacı kötülükten uzak iyiliğe yakın insan ve toplum oluşturmak...

öyle ise bu amaca yardım eden her uygulama benimsenir..

kötülükten kendini uzak tutan kişiliğe sahip olmak üst düzey bir vasıftır...

bu hale gelebilmek için çeşitli eğitim ve egzersiz aşamalarından faydalanılabilir...

oruç bu konuda ciddi faydası görülen bir uygulamadır...

kendini kötülüklerden uzak tutmak ve yaralı işler için gerekli olan fedakarlığa ve sabır özelliğini kazanmak için tavsiye edilen bir idman ve çalışma biçimidir..

tıpkı iyi bir doktorun yetişmesi için görmesi gereken derslerden biri gibi..

iyi insan az bulunan ve çok değerli bir şahıstır..

bu şahısın yetişmesi için kuran oruç gibi bir dersi önermiştir...

kuran bu dersin amacının takvalı insan olma olduğunu belirtir...

takva bu günün diliyle duyarlı olmak demektir...

kötü bir şey yapmamaya karşı duyarlı bir karakter ortaya çıkması istenen amaçtır...

duyarsız insanlar her türlü yanlış ve çirkin işleri rahatça işleyebilirler...

bu yüzden bir insanda aslında var olan duyarlılığın geliştirilmesi ve işler hale getirilmesi çok önemlidir...

ramazan ayında oruç tutmanın hz. muhammed peygamberin tatbik ettiği ve önerdiği bir uygulama olduğu biliniyor..

nefsin heva ve hevesine yani şeytana karşı direnç kazanmak ve otokontrol özelliğini geliştirmek için çok verimli öğretici bir derstir...

öte yandan rab tealanın yarın huzurda niye oruç tutmadını diye sormayacağını ama niye şu şu kötülükleri yaptın diye soracağını düşünüyorum...

oruç o kötülüklerden kaçınan bir kişiliğe sahip olabilmek için islamın önerdiği bir şekildir...

ben bu orucu yaşadığım toplumda gelenekleşmiş halde buldum...

peygamberin amaçlarından biride salih insanlardan oluşan muslih toplumu meydana getirecek sahih uygulamaları gelenekleştirip doğan her çocuğun bu sahih gelenekler içine doğması ve öylece yetişmesiydi...

ramazan orucu da bence bu sahih geleneklerden biri...

marufu destekleme münkeri def etme amacına hizmet ettiğini düşündüğüm bu geleneğin sıkı uygulayıcısı ve tavsiye edicisi olmaya devam ediyorum...




__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin


Oruç sağlığım yerinde iken en kolay yaptığım ibadet idi.
Ne acıkırdım. Ne susardım. En sıcak gün ile en soğuk gün veya en kısa gün ile en uzun gün arasında benim için bir fark yoktu. 2007 ye kadar tam olarak tuttum.

Hala bile bir iki gün yine tutarım.

Tutmamamın sebebi doktorların yasaklamasıdır.

Fakat etrafımdaki insanlar gerçekten tam bir ay tutmakta zorlanmaktalar.

Hatta Oruçla hiç yan yana gelmeyecek şeyler olmakta. Kavgalar, sinirlenmeler falan. Bunlar da öyle açlıktan susuzluktan değil. İnsanlar buna dayanıyorlar. Problem sigara tiryakilerinden kaynaklanıyor. Adam nikotinsiz kalınca dünyası şaşıyor, sağa sola saldırıp zulmediyor.

Eğer gerçekten Kur'ana göre Ramazan dolunayından sonraki en fazla 10 gün ise, gerçekten bu ümeyye dini zorlaştırmak için çok uğraşmış. Eğer öyleyse bunu yapanları Allaha havale ediyorum. Bunun hesabını nasıl verecekler.

On gün oruçtan ne olur ki. İnsanlar bunu niye tutamasın ki. Ayrıca bu ekonomide verimsizlik filan yaratmaz. İnsanlarda zorlanma da yaratmaz. On gün karnaval da oluyor, noel de oluyor. Yani oruç için çok çok makul süre. 

Allah aslında kulunu tanıyor. İki vakit (Fecr, Işa) namaz istemiş, Bu başlıktaki bazı arkadaşların yorumuna   göre (tabii kesin emin de değilim)  ramazan dolunayından itibaren 10 gün oruç.

Ümeyye ne yapmış, beş vakit namaz, bir ay oruç. Nafile ibadette sınır yoktur. Daha da fazla olabilir. Ama nafileyi farzlaştırıp, Allah böyle istedi diye insanları bezdirmenin, milyarların dinden uzaklaşmasına, günahkar olmasına yolaçmanın  Allah katında büyük bir vebali olacaktır her halde. 

Bunlar bir tek zekatta indirim yapmışlardır. O da ticari paranın zekatında kırkta bir. Yoksa deve, inek, koyun, zekatı sanırım yirmide bir. Zirai ürün mahsulünün zekatı onda bir. (Kur'an da yok, tevrattan alınma. ).

Bir de yılda bir , kırkta bir. Yılda bir zekat mı olur. Gözetmen gereken öncelikle hastalar , yaşlılar, yetim, öksüzler, yolda kalmış yolcular,  bundan sonra fakirler. Fakirin fakirliğinde şansızlığının yanı sıra tembelliğinin de sebebi olabilir. Ama hasta öylemi , örneğin ameliyat için para istiyor. yaşlı evladı yok, emekli maaşı yok. Olsa bile çok az. Öksüz , yetim. Bunlar çok önemli, onlarla ilgilenmek, eğitimleri için katkıda bulunmak.  Hatta evlenmelerine falan yardım etmek. Yolda kalmışa yardım, felakete uğramışa yardım. Allah zekatı bunun için istiyor.

Sayın naci çelik , param olsa kimseye bir şey vermem daha yatırım yaparım 15 kişi daha istihdam ederim demiş bir iletisinde. Elbetteki daha fazla adam istihdam etmesini takdir ve teşvik ederim, ama yatırım yapmak zekat  yükümlülüğümüzü ortadan kaldırmaz. Zekat vergi sonrası  net kardan verilir, çoğunlukla ekonomiye katılamayan ihtiyaç sahipleri için.

herkese selamlar,










__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
İbrahimizm!!!
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 14 subat 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 420
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı İbrahimizm!!!

Saffet Metin Yazdı:

Oruç sağlığım yerinde iken en kolay yaptığım ibadet idi.
Ne acıkırdım. Ne susardım. En sıcak gün ile en soğuk gün veya en kısa gün ile en uzun gün arasında benim için bir fark yoktu. 2007 ye kadar tam olarak tuttum.

Hala bile bir iki gün yine tutarım.

Tutmamamın sebebi doktorların yasaklamasıdır.

Fakat etrafımdaki insanlar gerçekten tam bir ay tutmakta zorlanmaktalar.

Hatta Oruçla hiç yan yana gelmeyecek şeyler olmakta. Kavgalar, sinirlenmeler falan. Bunlar da öyle açlıktan susuzluktan değil. İnsanlar buna dayanıyorlar. Problem sigara tiryakilerinden kaynaklanıyor. Adam nikotinsiz kalınca dünyası şaşıyor, sağa sola saldırıp zulmediyor.

Eğer gerçekten Kur'ana göre Ramazan dolunayından sonraki en fazla 10 gün ise, gerçekten bu ümeyye dini zorlaştırmak için çok uğraşmış. Eğer öyleyse bunu yapanları Allaha havale ediyorum. Bunun hesabını nasıl verecekler.

On gün oruçtan ne olur ki. İnsanlar bunu niye tutamasın ki. Ayrıca bu ekonomide verimsizlik filan yaratmaz. İnsanlarda zorlanma da yaratmaz. On gün karnaval da oluyor, noel de oluyor. Yani oruç için çok çok makul süre. 

Allah aslında kulunu tanıyor. İki vakit (Fecr, Işa) namaz istemiş, Bu başlıktaki bazı arkadaşların yorumuna   göre (tabii kesin emin de değilim)  ramazan dolunayından itibaren 10 gün oruç.

Ümeyye ne yapmış, beş vakit namaz, bir ay oruç. Nafile ibadette sınır yoktur. Daha da fazla olabilir. Ama nafileyi farzlaştırıp, Allah böyle istedi diye insanları bezdirmenin, milyarların dinden uzaklaşmasına, günahkar olmasına yolaçmanın  Allah katında büyük bir vebali olacaktır her halde. 

Bunlar bir tek zekatta indirim yapmışlardır. O da ticari paranın zekatında kırkta bir. Yoksa deve, inek, koyun, zekatı sanırım yirmide bir. Zirai ürün mahsulünün zekatı onda bir. (Kur'an da yok, tevrattan alınma. ).

Bir de yılda bir , kırkta bir. Yılda bir zekat mı olur. Gözetmen gereken öncelikle hastalar , yaşlılar, yetim, öksüzler, yolda kalmış yolcular,  bundan sonra fakirler. Fakirin fakirliğinde şansızlığının yanı sıra tembelliğinin de sebebi olabilir. Ama hasta öylemi , örneğin ameliyat için para istiyor. yaşlı evladı yok, emekli maaşı yok. Olsa bile çok az. Öksüz , yetim. Bunlar çok önemli, onlarla ilgilenmek, eğitimleri için katkıda bulunmak.  Hatta evlenmelerine falan yardım etmek. Yolda kalmışa yardım, felakete uğramışa yardım. Allah zekatı bunun için istiyor.

Sayın naci çelik , param olsa kimseye bir şey vermem daha yatırım yaparım 15 kişi daha istihdam ederim demiş bir iletisinde. Elbetteki daha fazla adam istihdam etmesini takdir ve teşvik ederim, ama yatırım yapmak zekat  yükümlülüğümüzü ortadan kaldırmaz. Zekat vergi sonrası  net kardan verilir, çoğunlukla ekonomiye katılamayan ihtiyaç sahipleri için.

herkese selamlar,










Hay Allah razı olsun.
Yukarı dön Göster İbrahimizm!!!'s Profil Diğer Mesajlarını Ara: İbrahimizm!!!
 

<< Önceki Sayfa 23 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats