HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: kuran’a yaklaşmada "hata"lar Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
kuranadavet
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 31 ekim 2006
Gönderilenler: 27
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kuranadavet

 "Bir tez ve bir ilmi görüş çıkardığımda veya inandığım bir mektepten bir söz naklettiğimde; eğer Kur'an'ın uygun, büyükçe bir suresini, bir ayetini alıp, o konunun altına yazar, ona dayanırsam, bu Kur'an'ı kendi fikrimi ispatlamak yolunda kullanmam demektir. Kur'an, daima böyle bir araştırma ve tebliğ yönteminin kurbanı olmuştur. Kur'an, daima buyruklarımızı -ne olursa olsun- ispatlamak için bir alet olmuştur.

Hiçbir zaman, hiç kimse, her şeyi, -mezhebi, ilmi, edebi- bütün zihniyatını ve bilgisini bir tarafa fırlatıp; önceki görüşlerinden arınmış bir zihinle Kur'an'a yönelmemiştir.

Söylediğime uygun bir hadis vardır: "Her kim Kur'an'ı kendi görüşüyle tefsir ederse, yeri ateştedir." Bu "görüş"e "akıl" dediler, yani her kim Kur'an'ı aklıyla tefsir ederse..! Öyleyse neyle tefsir edeceğiz? Akılsızlıkla mı?

Şu an yaptığımız gibi mi?

Hakikati, sözü, söz naklini, ayet veya rivayeti anlamak, tefsir etmek, doğru tanımak için akıldan başka bir yolumuz yok. Sonra hayır diyorlar, bizim maksadımız her ayetin altına imamdan bir rivayet getirmektir! Efendi yoksa bu rivayeti de akılla seçmek gerekmez mi? Bu ayetin tefsiri olan rivayeti aklımızın seçmesi, anlaması gerekmez mi? Bunu ayetin altına getir sonra da bu ayetin manasının bu olduğunu anla?!! Akılsız adamın başına istediğin kadar ayet, istediğin kadar rivayet döksen yine de fayda etmez. Sağırlara çağrını işittiremezsin.

Hele bu sağır ve dilsiz insan, o sesi, çağrıyı anlamıyor, duymuyorsa bu adamın canı sıkılır, sinirlenir, senden bezer ve kaçar, sırtını döner. Artık peygamberin kendisi bile ona bir şey duyuramaz.

Öyleyse mesele Kur'an'ı "görüş'le tefsir etmemektir. "Görüş" ne demek? Yani daha önceki fikir ve inançlarımız, önce filan ilmi, kimyevi, fiziki, fıkhi, mezhebi görüşe inanıyor, ondan sonra gidip Kur'an'da, önceki görüş ve inancımızın ispatı peşinde dolaşıyoruz, îşte bu yüzden bakıyoruz ki insanlar, hangi düşünceleriyle Kur'an'a yaklaşmışlarsa o düşünceden olarak çıkıyorlar.

Şii yaklaşan Şii, Sünni yaklaşan Sünni, Vehhabi yaklaşan Vehhabi, Cebri yaklaşan Cebri, Nasibi yaklaşan Nasibi, İhtiyari yaklaşan İhtiyari çıkıyor... İyi ama o halde Kur'an ne yapıyor? Bu farklı ve çelişkili görüşlerin hepsini Kur'an doğruluyor mu?

Bütün bunlar görüştür ve görüşle yapılmış tefsirlerdir. Öyleyse nasıl olmalıyız? Önceki bütün görüşlerden arınmış, veraset yoluyla veya zorla yüklenmiş bütün önceki inançlardan temizlenmiş bir akıl; idmanlı, uyanık bir zihin olarak; mantıklı, kudretli, uyanık, mana çıkarıcı ama daha önceki herhangi bir görüşü ispatlamaya taassubu ve taahhütü olmayan bir yaklaşımla, Kur'an'a gitmeli ve Kur'an'ın içinden neyin ne olduğunu görmeli ve çıkarmalıdır."

kaynak: Ali şeriati

 



__________________
hz.muhammed (s.a.v)der ki;"sizler,insanları mallarınızla memnun edemezsiniz,onları güzel yüz ve güzel huyla hoşnut edersiniz"
Yukarı dön Göster kuranadavet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kuranadavet
 
Turk_Ibrahim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 15 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 340
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Turk_Ibrahim

"Allah'a, bize indirilene, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a, onun torunlarına indirilene, Musa'ya ve İsa'ya verilene, ve diğer nebilere verilene inandık.Bunlar arasından hiç kimseyi ayırmayız.Biz yalnız O'na/Allah'a teslim olanlarız."

__________________
"Bak işte günler!Biz onları insanlar arasında dolandırır dururuz. Allah bu sayede iman edenleri bilecek, sizden tanıklar edinecektir."3:140
--BLOG--
Yukarı dön Göster Turk_Ibrahim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Turk_Ibrahim Ziyaret Turk_Ibrahim's Ana Sayfa
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

 

Önceki bütün görüşlerden arınmış,

veraset yoluyla veya zorla yüklenmiş bütün önceki inançlardan temizlenmiş bir akıl;

 idmanlı, uyanık bir zihin olarak; mantıklı, kudretli, uyanık,

 mana çıkarıcı ama daha önceki herhangi bir görüşü ispatlamaya taassubu ve taahhütü olmayan bir yaklaşımla,

 Kur'an'a gitmeli

 ve Kur'an'ın içinden neyin ne olduğunu görmeli ve çıkarmalıdır."Angry



__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

  WİKİPEDİA

Kur'an-ı Kerim hem Müslümanları, hem de Müslüman olmayanları ilgilendiren, başka kitaplarla bir benzerliği bulunmayan, kendine özgü vahyi bir kitaptır. Kur'an-ı Kerim'in özellikleri okuyucunun O'nu anlaması bakımından çok önemli olmakla birlikte, burada ayrıca genişçe üzerinde durulmayacak, yeri geldikçe özetle değinilecektir. Bu noktada önemle şu olayı vurgulamak istiyorum: Kur'an, öğretim ve pratik olmadan kesinlikle anlaşılamaz. O halde; Kur'ani tedrisat, İslam toplumu için vazgeçilmez ve aralıksız sürdürülmesi gereken bir İŞTİR. Ne güzel bir iş (ibadet). Ücreti: Sonsuz mutluluk diyarında (cennet) razı edilmiş bir hayat. Bu girişten sonra, konu iki ana başlık altında işlenebilir:

  • Kur'ani öğretimi (tedrisatı) kendisi için gerekli görmüş ve bu sürece girmiş kişide bulunması gereken özellikler.
  • Öğretim süreci içinde izlenecek yöntem.

Kur'ani öğretimi kendisi için gerekli görmüş ve bu sürece girmiş kişide bulunması gereken özellikler:

Kur'an-ı Kerim üzerinde çalışan ve O'ndan öğrendiklerini hayatında uygulamaya gayret eden insanın Kur'an'ı anlayabilmesi ve kendisinde Kur'an doğrultusunda bir değişmenin meydana gelebilmesi için, o kişide bir takım özelliklerin bulunması gerekir. Başka bir deyişle inanç, düşünce ve davranış planında ön temel şartların yerine getirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Şimdi bu ön temel şartlara bağlı özellikleri maddeler halinde sıralamaya ve madde başlıkları ile ilgili gördüğümüz ayetler ışığında görüşlerimizi açıklamaya çalışalım:

1- Kur'an-ı Kerim'de verilen her hüküm, bildirilen her bilgi ve anlatılan her kıssaya kesin olarak inanmak:

Konu ile ilgili iki ayet meali alınmakla yetinilecektir.

"Ey inananlar, Allah'a, Resulü'ne, Resulü'ne indirdiği Kitab'a ve daha önce indirmiş bulunduğu Kitab'a inanın. Kim Allah'ı, melekleri, Kitablarını, Resullerini ve ahiret gününü inkar ederse o, muhakkak ki derin bir sapıklıkla sapıp gitmiştir." (4/136)

Bu ayette açıkça bir insanın mümin olma şartları verilmiştir. Kur'an-ı Kerim de inanan insanlar için anlaşılması gereken bir kitap olduğuna göre, kişi ilkin bu şartları taşımalıdır.

"Bu Kur'an insanlar için açık belgeler kesin olarak inanan bir kavim için bir hidayet ve rahmettir." (45/20)

Kur'an-ı Kerim, bu ayetten de kolayca anlaşılacağı gibi açıkça hedefini ortaya koymaktadır. Hedef; insanların önüne deliller koymak ve onların birinci ayetle (4/136) bildirilen şartlara göre inanmalarını sağladıktan sonra, Allah'ın hidayet ve rahmetine kavuşturmaktır.

2- Gerçekten inandıktan sonra Kur'an'dan öğüt almayı istemek:

Kur'an-ı Kerim inanan insanların bireysel ve toplumsal hayatlarında yön verme fonksiyonuna sahiptir. Bu nedenle Kur'an'dan alınan bilgi; öğüt ve yaptırım gücüne sahip bir kural hükmündedir. Bu kuralların açık ve anlaşılır olması önemlidir. Bir o kadar da kuralları öğrenip, uygulamaya çalışanların konuya yaklaşım tarzları ve niyetleri önemlidir. Öğretimde verilecek bilgiyi almaya hazır bulunmak, o bilginin kendisi için gerekli olduğuna inanmak ve aynı bilginin kendisi ile birlikte diğer insanlarla da ilgisinin bulunduğunu kabul etmek, etkili öğrenmeyi sağlar. Bütün bunlar gerçeklen Kur'an'dan öğüt alma isteği üzerine yoğunlaştırılırsa, Kur'an'ı anlamak kolaylaşır. Aslında zor olmayan Kur'an'ın anlaşılması bu şartlarda daha verimli olarak ortaya çıkar. Kur'an'da konumuzla ilgili çok sayıda ayet var, ancak buraya birkaç tanesini alacağız.

"Bu (Kur'an) insanlara bir açıklama, muttakilere rehber ve öğüttür." (3/138)

"İşte Rabb'inin doğru yolu budur. Biz öğüt alanlar için ayetleri geniş geniş açıkladık." (6/126)

"Ta.Ha. Biz bu Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik Ancak korkacak kimselere bir öğüt olsun diye, yeri ve gökleri yaratan tarafından indirilmiştir." (20/1-4)

"Sana indirdiğimiz kitap çok mübarektir. O'nun ayetlerini aklı selim sahipleri düşünsünler ve öğüt alsınlar." (38/29)

"Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık, öğüt alan yok mu?" (54/17,22, 32,40)

Bu ayetin bir sure içinde dört defa aynı şekilde tekrarlanması, vurgulamaya çalıştığımız konunun önemini anlatmaya yeter kanıttır.

3- Kur'an-ı Kerim'i her konuda kesin yol gösterici tanımak ve alınacak bilgileri uygulamak için Kur'an öğretimi yapmak:

Kur'an-ı Kerim'in muhatabı insandır. İnsan yeryüzünde önemli bir varlıktır. Çevresindeki diğer varlıklar insanın kullanımına verilmiştir, insan yetki ve sorumluluğu bulunan; düşünme, seçme, idrak etme gibi yeteneklere sahip bir varlıktır. Bu derece şereflendirilen insan bireysel ve toplumsal hayatında başı boş bırakılmamıştır. Allah Teala, insanlara kendilerini sürekli mutlu edecek, doğru yolu da Kitap ve Resul ile apaçık bir şekilde göstermiştir. Kur'an-ı Kerim'de, Resulü Ekrem Hz. Muhammed (s)'in risalet görevi ile insanlara yol gösterici bir kitap olarak gelmiştir. Resulü Ekrem (s) kendi sağlığında Kur'an-ı Kerim'i okumuş, okutmuş, anlatmış, kurallarını uygulamış ve daha sonra gelecek nesillere örnek bir hayat tarzı (sünnet) olarak bırakmıştır. Bugün biz, gerçekten Kur'an-ı Kerim'i Allah Resulü'nün gösterdiği biçimde tedris eder ve hayatımıza uygulamak istersek O'nu anlarız. En azından Müslüman olarak bizden istendiği kadarını anlarız. Ancak öğrendiklerimizi uygulamadaki kararlılığımız bunda önemli rol oynar.

Dikkat edilirse; burada Kur'an'ın anlaşılması tamamen niyet, istek, O'na inanmaktaki içtenlik planında gündeme getiriliyor. Konunun akademik yanına hiç değinmiyoruz. Yani meseleyi ilimler bazında incelemekten ziyade, öğrenilen ile amel etme derecesinde tutmağa çalışıyoruz. Böylece konumuzu bütün Müslüman kitleye (halka) yaymağa gayret ediyoruz. Bunu bu çalışmamızda özenle korumağa çalışıyorum. Diğerinde ise; meseleyi okul, sınıf gibi mekanlarda belli zümrelerle konuşmak ya da tartışmak gerekir. Bu da gereklidir ve yapılmalıdır. Kur'an'ın anlaşılmasında destekleyici yan ilimler de geliştirilmeli ya da zaten çok güzel bir gelenek olarak var olanlar araştırılmalıdır. Ancak bunlar bu yazının sınırları dışındadır.

Tekrar konumuza iman-amel, her insan kesiminde okuma ve anlama planında yaklaşalım ve ayetler ışığında tartışmamızı sürdürelim.

"Elif Lam Mim. İşte bu kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur. Muttakiler için yol göstericidir. Onlar ki gaybe inanıp, namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar. Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; Ahirete de kesinlikle iman ederler. İşte onlar Rabblerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler işte onlardır." (2/1-6)

Kur'an-ı Kerim 'in başında yer alan bu ayetler, sanki Kur'an'ın anlaşılma anahtarı gibi, Fatiha suresinden hemen sonra konmuştur. Fatiha ile kalbinde, gönlünde, iman kapısı açılan insana bu altı ayet ile de Kur'an açılıyor, İslami bir hayat yolu açılıyor, ebedi mutluluk diyarı cennetin terminali gibi sanki.. Gerçekten terminalde gerekli işlemler yapılmazsa sizi trene, otobüse, uçağa, gemiye ve de hiç bir şeye bindirmezler, istasyon, liman ve garajlarda başı boş dolaşan insanlara benzersiniz. İstasyona, garaj ve limana herkes girebilir, çünkü kapısı açıktır. Ama önemli olan yol alabilmek için, trene, gemiye, uçağa ya da otobüse binmektir.

Kur'an'da hiç bir şüphe yoktur. Kesinlikle çelişkili, birbirini tutmaz sözler yoktur. Kur'an'da. Böyle bir kitap olan Kur'an muttakilere hidayet rehberidir. Evet çok önemli bir şart ile karşı karşıyayız. Kur'an yol gösterir; ama, sadece muttakilere. Ayetlerin devamını okumadan muttaki kavramı üzerinde düşünür, yorum yapmağa kalkarsak yanılıp çelişkiye düşebiliriz. Kur'an burada bize hemen bir metot veriyor; 'Kendin konuşmadan devamını oku.' Devamında görüyoruz ki, muttaki insan bütün özellikleriyle bize tanıtılıyor. Bu bağlamda ayetlere yeniden bakalım:

"...Kendisinde şüphe olmayan kitap muttakiler için yol göstericidir."

Kimdir bu muttakiler?

1- Gaybe inananlar

2- Salatı ikame edenler

3- Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan infak edenler

4- Kur'an'a ve önceki kitaplara inananlar

5- Ahirete kesinlikle inananlar

İşte bu beş şartı taşıyan insanlar muttakidir ve Kur'an onlara hidayet rehberliği eder. Burada şunu hatırlatmayı yararlı görüyoruz Düzenli bir şekilde ve gerçekten anlamak için Kur'an üzerinde çalışan her Müslüman yukarıdaki beş şart çerçevesinde sürekli kendisini muhasebeye çekmelidir. Özellikle de infak konusunda. Şimdi konumuzla ilgili başka ayetlere bakalım:

"Onlara bir ayet getirmediğin zaman: Bunu da toplasaydın ya, derler. De ki: 'Ben, ancak Rabbi'mden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabb'inizden gelen basiretlerdir. Ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir." (7/203)

"Biz sana Kitab'ı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve inanan bir kavim için, yol gösterici ve rahmet olsun." (16/64)

"Her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de bunların üzerine şahit getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve Müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik." (16/89)

"Kur'an'ı sana farz kılan elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: 'Rabb'im kimin hidayete geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir. (28/85)

"İşte doğru yolu gösteren bu (Kur'an)dır. Rabb'lerinin ayetlerini tanımayanlar için çok kötü azap vardır." (45/11)

"Ey kitap ehli, elçimiz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir kitap geldi. Onunla, Allah, rızasının peşinde gidenleri esenlik yollarına iletiyor ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola iletiyor." (5/15, 16)

Öğretim süreci içinde izlenecek yöntem

1- Kur'an'daki surelerin iniş sebepleri ile birlikte, iniş sırasına göre okunması.

Burada önemli gördüğüm bir açıklama yapmak istiyorum: Kur'an okumaktan kastımız, anlamını bilerek okumaktır. Bu birkaç şekilde olabilir: Örneğin Kur'an dilini (Arapça) bilenler doğrudan Kur'an'dan, bilmeyenler kendi dillerine Müslümanlar tarafından yapılmış güvenilir çeviri (meal)lerden okumalıdırlar. Meal ile çalışanlar birkaç meal ve tefsirden karşılaştırmalı olarak tedrisat yaparlarsa verim daha yüksek olabilir. Ancak bir taraftan da Kur'an Dili'ni (Arapça) öğrenmeye çalışmak, vazgeçilmez bir görev olarak kabul edilmeli ve hemen bu işe başlanmalıdır. Arapça bilenler de Kur'an ile birlikte İslam tarihi, tefsir ve yardımcı olabilecek başka kitapları okumalıdırlar.

2- Kur'an'da ayetlerin birbirleriyle ilişkilerinin sağlanması.

Kur'an her zaman ve mekanda okunup, anlaşılması gereken bir kitap olduğundan, buna göre bir diziliş ve örgüye sahiptir.

Kur'an'ın bir yerinde bulunan bir ayet, başka yerlerdeki ayetlerle çoğu zaman ilişkilidir. Üzerinde durulan konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu ilişkilerin bulunması ve gerekli bağların kurulması yararlı olabilir.

3- Kur'an - Asr-ı Saadet ilişkisini görmek için o dönem tarihinin birinci planda Kur'an'dan olmak üzere, Kur'an ışığında diğer İslam tarihi ile ilgili güvenilir eserlerden okunması.

4- Çağımız toplumunun tanınması, çağımız olaylarının ayetlerle ilgisinin sağlanması.

Müslüman her zaman bütünüyle hayatın içinde olan bir insandır. Bu nedenle etrafında olup bitenlerden kendisini soyutlayamaz. O toplumda etken insan olmak zorundadır. Bu da insanların her yönü ile tanınması sayesinde mümkün olur. Müslüman sahip olduğu Kur'an bilgisi ile, çağdaş olayların ayetlerle ilgisini kurabilmeli ve olaylara Müslüman'ca damgasını vurabilmelidir.

5- Allah'ın evrende bulunan varlıklar için koyduğu yasalar (tabiat ve tabiat olayları) üzerinde sürekli düşünülmeli.

6- Kur'an birden fazla kişi tarafından birlikte okunmalı.

7- Kur'an öğretimi için gerçekten önemli bir zaman ayrılmalı ve bu zaman gerektiği gibi değerlendirilmeli.

8- Öğrenilen bilgiler hemen uygulamaya konulmalı.

9- Kur'an-ı Kerim'i anlamak için, tamamen O'na teslim olunması önceden sahip olunan peşin hükümlerin kafadan silinip atılması.

10- Mümkün olduğu kadar Kur'an öncesi ve Kur'an dışı bilgilerinin bir kenara bırakılıp, her şeyin yeniden Kur'an'dan öğrenilmesi, inanç ve düşüncelerin (akaid) buna göre şekillenmesi ve amellerin buna göre biçimlenmesi gerekmektedir.

"Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her meseli anlattık." (39/27)



__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

 kURANIN YETERLİLİĞİ KONUSUNDA ŞU TEMEL İLKELER YENİDEN DEĞERLENDİRİLMELİDİR:

   1-Çağımız toplumunun tanınması, çağımız olaylarının ayetlerle ilgisinin sağlanması.

   Müslüman her zaman bütünüyle hayatın içinde olan bir insandır. Bu nedenle etrafında olup bitenlerden kendisini soyutlayamaz. O toplumda etken insan olmak zorundadır. Bu da insanların her yönü ile tanınması sayesinde mümkün olur. Müslüman sahip olduğu Kur'an bilgisi ile, çağdaş olayların ayetlerle ilgisini kurabilmeli ve olaylara Müslüman'ca damgasını vurabilmelidir.

   2- Allah'ın evrende bulunan varlıklar için koyduğu yasalar (tabiat ve tabiat olayları) üzerinde sürekli düşünülmeli.

  3- Kur'an birden fazla kişi tarafından birlikte okunmalı.

   4- Kur'an öğretimi için gerçekten önemli bir zaman ayrılmalı ve bu zaman gerektiği gibi değerlendirilmeli.

   5- Öğrenilen bilgiler hemen uygulamaya konulmalı.

  6- Kur'an-ı Kerim'i anlamak için, tamamen O'na teslim olunması önceden sahip olunan peşin hükümlerin kafadan silinip atılması.

   7- Mümkün olduğu kadar Kur'an öncesi ve Kur'an dışı bilgilerinin bir kenara bırakılıp, her şeyin yeniden Kur'an'dan öğrenilmesi, inanç ve düşüncelerin (akaid) buna göre şekillenmesi ve amellerin buna göre biçimlenmesi gerekmektedir.

"Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her meseli anlattık." (39/27)



__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
dost1
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 28 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 538
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dost1

Selamün Aleyküm! Değerli Adalet Kardeşim!

Adalet yazdı:

Kur'ani öğretimi kendisi için gerekli görmüş ve bu sürece girmiş kişide bulunması gereken özellikler:

Kur'an-ı Kerim üzerinde çalışan ve O'ndan öğrendiklerini hayatında uygulamaya gayret eden insanın Kur'an'ı anlayabilmesi ve kendisinde Kur'an doğrultusunda bir değişmenin meydana gelebilmesi için, o kişide bir takım özelliklerin bulunması gerekir. Başka bir deyişle inanç, düşünce ve davranış planında ön temel şartların yerine getirilmesi kaçınılmaz bir zorunluluktur. Şimdi bu ön temel şartlara bağlı özellikleri maddeler halinde sıralamaya ve madde başlıkları ile ilgili gördüğümüz ayetler ışığında görüşlerimizi açıklamaya çalışalım:

1- Kur'an-ı Kerim'de verilen her hüküm, bildirilen her bilgi ve anlatılan her kıssaya kesin olarak inanmak:

Konu ile ilgili iki ayet meali alınmakla yetinilecektir.

"Ey inananlar, Allah'a, Resulü'ne, Resulü'ne indirdiği Kitab'a ve daha önce indirmiş bulunduğu Kitab'a inanın. Kim Allah'ı, melekleri, Kitablarını, Resullerini ve ahiret gününü inkar ederse o, muhakkak ki derin bir sapıklıkla sapıp gitmiştir." (4/136)

Bu ayette açıkça bir insanın mümin olma şartları verilmiştir. Kur'an-ı Kerim de inanan insanlar için anlaşılması gereken bir kitap olduğuna göre, kişi ilkin bu şartları taşımalıdır.

"Bu Kur'an insanlar için açık belgeler kesin olarak inanan bir kavim için bir hidayet ve rahmettir." (45/20)

Kur'an-ı Kerim, bu ayetten de kolayca anlaşılacağı gibi açıkça hedefini ortaya koymaktadır. Hedef; insanların önüne deliller koymak ve onların birinci ayetle (4/136) bildirilen şartlara göre inanmalarını sağladıktan sonra, Allah'ın hidayet ve rahmetine kavuşturmaktır.

2- Gerçekten inandıktan sonra Kur'an'dan öğüt almayı istemek:

Kur'an-ı Kerim inanan insanların bireysel ve toplumsal hayatlarında yön verme fonksiyonuna sahiptir. Bu nedenle Kur'an'dan alınan bilgi; öğüt ve yaptırım gücüne sahip bir kural hükmündedir. Bu kuralların açık ve anlaşılır olması önemlidir. Bir o kadar da kuralları öğrenip, uygulamaya çalışanların konuya yaklaşım tarzları ve niyetleri önemlidir. Öğretimde verilecek bilgiyi almaya hazır bulunmak, o bilginin kendisi için gerekli olduğuna inanmak ve aynı bilginin kendisi ile birlikte diğer insanlarla da ilgisinin bulunduğunu kabul etmek, etkili öğrenmeyi sağlar. Bütün bunlar gerçeklen Kur'an'dan öğüt alma isteği üzerine yoğunlaştırılırsa, Kur'an'ı anlamak kolaylaşır. Aslında zor olmayan Kur'an'ın anlaşılması bu şartlarda daha verimli olarak ortaya çıkar. Kur'an'da konumuzla ilgili çok sayıda ayet var, ancak buraya birkaç tanesini alacağız.

"Bu (Kur'an) insanlara bir açıklama, muttakilere rehber ve öğüttür." (3/138)

"İşte Rabb'inin doğru yolu budur. Biz öğüt alanlar için ayetleri geniş geniş açıkladık." (6/126)

"Ta.Ha. Biz bu Kur'an'ı sana sıkıntıya düşesin diye indirmedik Ancak korkacak kimselere bir öğüt olsun diye, yeri ve gökleri yaratan tarafından indirilmiştir." (20/1-4)

"Sana indirdiğimiz kitap çok mübarektir. O'nun ayetlerini aklı selim sahipleri düşünsünler ve öğüt alsınlar." (38/29)

"Andolsun biz, Kur'an'ı öğüt almak için kolaylaştırdık, öğüt alan yok mu?" (54/17,22, 32,40)

Bu ayetin bir sure içinde dört defa aynı şekilde tekrarlanması, vurgulamaya çalıştığımız konunun önemini anlatmaya yeter kanıttır.

3- Kur'an-ı Kerim'i her konuda kesin yol gösterici tanımak ve alınacak bilgileri uygulamak için Kur'an öğretimi yapmak:

Kur'an-ı Kerim'in muhatabı insandır. İnsan yeryüzünde önemli bir varlıktır. Çevresindeki diğer varlıklar insanın kullanımına verilmiştir, insan yetki ve sorumluluğu bulunan; düşünme, seçme, idrak etme gibi yeteneklere sahip bir varlıktır. Bu derece şereflendirilen insan bireysel ve toplumsal hayatında başı boş bırakılmamıştır. Allah Teala, insanlara kendilerini sürekli mutlu edecek, doğru yolu da Kitap ve Resul ile apaçık bir şekilde göstermiştir. Kur'an-ı Kerim'de, Resulü Ekrem Hz. Muhammed (s)'in risalet görevi ile insanlara yol gösterici bir kitap olarak gelmiştir. Resulü Ekrem (s) kendi sağlığında Kur'an-ı Kerim'i okumuş, okutmuş, anlatmış, kurallarını uygulamış ve daha sonra gelecek nesillere örnek bir hayat tarzı (sünnet) olarak bırakmıştır. Bugün biz, gerçekten Kur'an-ı Kerim'i Allah Resulü'nün gösterdiği biçimde tedris eder ve hayatımıza uygulamak istersek O'nu anlarız. En azından Müslüman olarak bizden istendiği kadarını anlarız. Ancak öğrendiklerimizi uygulamadaki kararlılığımız bunda önemli rol oynar.

Dikkat edilirse; burada Kur'an'ın anlaşılması tamamen niyet, istek, O'na inanmaktaki içtenlik planında gündeme getiriliyor. Konunun akademik yanına hiç değinmiyoruz. Yani meseleyi ilimler bazında incelemekten ziyade, öğrenilen ile amel etme derecesinde tutmağa çalışıyoruz. Böylece konumuzu bütün Müslüman kitleye (halka) yaymağa gayret ediyoruz. Bunu bu çalışmamızda özenle korumağa çalışıyorum. Diğerinde ise; meseleyi okul, sınıf gibi mekanlarda belli zümrelerle konuşmak ya da tartışmak gerekir. Bu da gereklidir ve yapılmalıdır. Kur'an'ın anlaşılmasında destekleyici yan ilimler de geliştirilmeli ya da zaten çok güzel bir gelenek olarak var olanlar araştırılmalıdır. Ancak bunlar bu yazının sınırları dışındadır.

Tekrar konumuza iman-amel, her insan kesiminde okuma ve anlama planında yaklaşalım ve ayetler ışığında tartışmamızı sürdürelim.

"Elif Lam Mim. İşte bu kitap; kendisinde hiç şüphe yoktur. Muttakiler için yol göstericidir. Onlar ki gaybe inanıp, namazlarını kılarlar ve kendilerine verdiğimiz rızıktan harcarlar. Sana indirilene ve senden önce indirilene inanırlar; Ahirete de kesinlikle iman ederler. İşte onlar Rabblerinden bir hidayet üzeredirler ve umduklarına erenler işte onlardır." (2/1-6)

Kur'an-ı Kerim 'in başında yer alan bu ayetler, sanki Kur'an'ın anlaşılma anahtarı gibi, Fatiha suresinden hemen sonra konmuştur. Fatiha ile kalbinde, gönlünde, iman kapısı açılan insana bu altı ayet ile de Kur'an açılıyor, İslami bir hayat yolu açılıyor, ebedi mutluluk diyarı cennetin terminali gibi sanki.. Gerçekten terminalde gerekli işlemler yapılmazsa sizi trene, otobüse, uçağa, gemiye ve de hiç bir şeye bindirmezler, istasyon, liman ve garajlarda başı boş dolaşan insanlara benzersiniz. İstasyona, garaj ve limana herkes girebilir, çünkü kapısı açıktır. Ama önemli olan yol alabilmek için, trene, gemiye, uçağa ya da otobüse binmektir.

Kur'an'da hiç bir şüphe yoktur. Kesinlikle çelişkili, birbirini tutmaz sözler yoktur. Kur'an'da. Böyle bir kitap olan Kur'an muttakilere hidayet rehberidir. Evet çok önemli bir şart ile karşı karşıyayız. Kur'an yol gösterir; ama, sadece muttakilere. Ayetlerin devamını okumadan muttaki kavramı üzerinde düşünür, yorum yapmağa kalkarsak yanılıp çelişkiye düşebiliriz. Kur'an burada bize hemen bir metot veriyor; 'Kendin konuşmadan devamını oku.' Devamında görüyoruz ki, muttaki insan bütün özellikleriyle bize tanıtılıyor. Bu bağlamda ayetlere yeniden bakalım:

"...Kendisinde şüphe olmayan kitap muttakiler için yol göstericidir."

Kimdir bu muttakiler?

1- Gaybe inananlar

2- Salatı ikame edenler

3- Allah'ın kendilerine verdiği rızıktan infak edenler

4- Kur'an'a ve önceki kitaplara inananlar

5- Ahirete kesinlikle inananlar

İşte bu beş şartı taşıyan insanlar muttakidir ve Kur'an onlara hidayet rehberliği eder. Burada şunu hatırlatmayı yararlı görüyoruz Düzenli bir şekilde ve gerçekten anlamak için Kur'an üzerinde çalışan her Müslüman yukarıdaki beş şart çerçevesinde sürekli kendisini muhasebeye çekmelidir. Özellikle de infak konusunda. Şimdi konumuzla ilgili başka ayetlere bakalım:

"Onlara bir ayet getirmediğin zaman: Bunu da toplasaydın ya, derler. De ki: 'Ben, ancak Rabbi'mden bana vahyolunana uyuyorum. Bu (Kur'an), Rabb'inizden gelen basiretlerdir. Ve inanan bir toplum için yol gösterici ve rahmettir." (7/203)

"Biz sana Kitab'ı indirdik ki, hakkında ayrılığa düştükleri şeyi onlara açıklayasın ve inanan bir kavim için, yol gösterici ve rahmet olsun." (16/64)

"Her ümmet içinde, kendilerinden kendi üzerlerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de bunların üzerine şahit getirmiş olacağız. Sana bu Kitabı, her şeyi açıklayan ve Müslümanlara yol gösterici, rahmet ve müjde olarak indirdik." (16/89)

"Kur'an'ı sana farz kılan elbette seni dönülecek yere döndürecektir. De ki: 'Rabb'im kimin hidayete geldiğini ve kimin apaçık bir sapıklık içinde bulunduğunu bilir. (28/85)

"İşte doğru yolu gösteren bu (Kur'an)dır. Rabb'lerinin ayetlerini tanımayanlar için çok kötü azap vardır." (45/11)

"Ey kitap ehli, elçimiz size geldi, kitaptan gizlediğiniz şeylerin çoğunu size açıklıyor, çoğundan da geçiyor. Gerçekten size Allah'tan bir nur ve açık bir kitap geldi. Onunla, Allah, rızasının peşinde gidenleri esenlik yollarına iletiyor ve onları kendi izniyle karanlıklardan aydınlığa çıkarıp dosdoğru bir yola iletiyor." (5/15, 16)

Allah Razı olsun.

Öğretim süreci içinde izlenecek yöntem

1- Kur'an'daki surelerin iniş sebepleri ile birlikte, iniş sırasına göre okunması.

Burada önemli gördüğüm bir açıklama yapmak istiyorum: Kur'an okumaktan kastımız, anlamını bilerek okumaktır. Bu birkaç şekilde olabilir: Örneğin Kur'an dilini (Arapça) bilenler doğrudan Kur'an'dan, bilmeyenler kendi dillerine Müslümanlar tarafından yapılmış güvenilir çeviri (meal)lerden okumalıdırlar. Meal ile çalışanlar birkaç meal ve tefsirden karşılaştırmalı olarak tedrisat yaparlarsa verim daha yüksek olabilir. Ancak bir taraftan da Kur'an Dili'ni (Arapça) öğrenmeye çalışmak, vazgeçilmez bir görev olarak kabul edilmeli ve hemen bu işe başlanmalıdır. Arapça bilenler de Kur'an ile birlikte İslam tarihi, tefsir ve yardımcı olabilecek başka kitapları okumalıdırlar.

2- Kur'an'da ayetlerin birbirleriyle ilişkilerinin sağlanması.

Kur'an her zaman ve mekanda okunup, anlaşılması gereken bir kitap olduğundan, buna göre bir diziliş ve örgüye sahiptir.

Kur'an'ın bir yerinde bulunan bir ayet, başka yerlerdeki ayetlerle çoğu zaman ilişkilidir. Üzerinde durulan konunun daha iyi anlaşılabilmesi için bu ilişkilerin bulunması ve gerekli bağların kurulması yararlı olabilir.

3- Kur'an - Asr-ı Saadet ilişkisini görmek için o dönem tarihinin birinci planda Kur'an'dan olmak üzere, Kur'an ışığında diğer İslam tarihi ile ilgili güvenilir eserlerden okunması.

4- Çağımız toplumunun tanınması, çağımız olaylarının ayetlerle ilgisinin sağlanması.

Müslüman her zaman bütünüyle hayatın içinde olan bir insandır. Bu nedenle etrafında olup bitenlerden kendisini soyutlayamaz. O toplumda etken insan olmak zorundadır. Bu da insanların her yönü ile tanınması sayesinde mümkün olur. Müslüman sahip olduğu Kur'an bilgisi ile, çağdaş olayların ayetlerle ilgisini kurabilmeli ve olaylara Müslüman'ca damgasını vurabilmelidir.

5- Allah'ın evrende bulunan varlıklar için koyduğu yasalar (tabiat ve tabiat olayları) üzerinde sürekli düşünülmeli.

6- Kur'an birden fazla kişi tarafından birlikte okunmalı.

7- Kur'an öğretimi için gerçekten önemli bir zaman ayrılmalı ve bu zaman gerektiği gibi değerlendirilmeli.

8- Öğrenilen bilgiler hemen uygulamaya konulmalı.

9- Kur'an-ı Kerim'i anlamak için, tamamen O'na teslim olunması önceden sahip olunan peşin hükümlerin kafadan silinip atılması.

10- Mümkün olduğu kadar Kur'an öncesi ve Kur'an dışı bilgilerinin bir kenara bırakılıp, her şeyin yeniden Kur'an'dan öğrenilmesi, inanç ve düşüncelerin (akaid) buna göre şekillenmesi ve amellerin buna göre biçimlenmesi gerekmektedir.

"Andolsun biz, bu Kur'an'da insanlara, öğüt almaları için her meseli anlattık." (39/27)


Allah razı olsun.

Kusursuz olan Allah'tır.

Şüphesiz en doğrusunu Allah bilir.

Sevgi,saygı ve muhabbetle.

Allah'a emanet olunuz.



__________________
Halil Ay
Yukarı dön Göster dost1's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dost1
 
safbilgi
Yasaklı
Yasaklı
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 841
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı safbilgi

 6- Kur'an-ı Kerim'i anlamak için, tamamen O'na teslim olunması önceden sahip olunan peşin hükümlerin kafadan silinip atılması.

   7- Mümkün olduğu kadar Kur'an öncesi ve Kur'an dışı bilgilerinin bir kenara bırakılıp, her şeyin yeniden Kur'an'dan öğrenilmesi, inanç ve düşüncelerin (akaid) buna göre şekillenmesi ve amellerin buna göre biçimlenmesi gerekmektedir.

SELAM DOSTLAR ÖZELLIKLE BIZ 6 VE 7 Yİ YAPAMIYORUZ,HADİS,MEZHEP,TASAVVUF,TARIKAT ÖGRETISI,GELENEK,ÖRF ADET,HACI,HOCA,EVLIYA SÖZÜ DERKEN SAF YORUMA ULAŞMAK SAMANLIKTA İGNEYE DÖNUYOR.

Yukarı dön Göster safbilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: safbilgi
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

 Selam Safbilgi,

    Hayat,herşeye rağmen yürüyenlerindir ve yine hayat,ömür boyu mücadeleden ibarettir.Yolumuza engeller çıkarmaya çalışanlara,şeytanın telkinleriyle bize taş atmaya çalışanlara rağmen,devam diyorum,dostum devam..



__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats