HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Hükümleri ve Kavramları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Hükümleri ve Kavramları
Konu Konu: Boşama ve Reddetme hakları Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Turk_Ibrahim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 15 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 340
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Turk_Ibrahim

Kur'an "Boşama" hakkını erkeğe verir.

Boşama Hakkı nedir?: Bu kavram hukuki bir hiyerarşi barındıran geniş boyutlu bir kavramdır. Bu hak erkeğindir. İsveç'te birkaç yıldır abesle iştiğal misali zorlanan tamamen eşit paylaşım mevzuları güme gitmiş ve hiçbir erkek boşandıktan bir süre sonra belki bir başka erkekle evlenecek kadına malını mülkünü vermemiş hepsi lafta kalmış modern ucube olup gitmiştir. Boşama hakkı kadının olamaz. En azından bugüne kadar olmamıştır. Kuran'da bunu zorlamaz. Çünkü erkeğin tanımını "Malını paylaşan" olarak yapmıştır. Ayrıca yaygın uygulamada nüfus kütüğü erkek üzerinden sisteme alınır. Çocukların tüm nafakaları erkeğe aittir.

erkekler; kadınları gözetip kollayıcıdırlar. Şundan ki, Allah, insanların bazılarını bazılarından üstün kılmıştır ve erkekler mallarından bol bol harcamışlardır. / Nisa-34

"Boşama" fiili hiçbir zaman "Kadın" öznesi ile kullanılmamasına karşın Kuran'da birçok yerde "Olası Boşanmada kadının hakları mevcuttur." Örnek: Bakara-229-230-237

Boşama iki kezdir. Bunun ardından ya iyilikle tutmak ya da güzelce serbest bırakmak gerekir. Onlara verdiğinizden bir şeyi geri almanız size helal olmaz. erkekle kadının Allah'ın sınırlarını korumada endişe etmeleri hali başka. erkek ve kadının Allah'ın sınırlarında duramayacaklarından kaygılanırsanız, o zaman kadının verdiği fidyede ikisine de bir günah yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır. Bunları aşmayın. Allah'ın sınırlarını aşanlar, işte onlar, zalimlerin ta kendileridirler.

Bütün bunların ardından erkek, kadını boşarsa artık bundan sonra başka bir eşle nikâhlanıncaya kadar ilk erkeğe helal olmaz. İkinci erkek kadını boşadığında, boşanan kadınla ilk erkek Allah'ın sınırlarını koruyabileceklerini düşünürlerse, birbirlerine dönmelerinde sakınca yoktur. İşte bunlar Allah'ın sınırlarıdır ki, Allah bunları bilgi sahibi bir topluluğa açıklar.

Bir mehir belirlemişseniz ve kadınları hiç dokunmadan boşamışsanız, kesiştiğiniz mehirin yarısını verin. Ancak kadınların vazgeçmesi ile, nikâh bağı elinde bulunan erkeğin durumu müstesna. erkekler olarak sizin vazgeçmeniz takvaya daha yakındır. Aranızdaki lütufkârlık farkını unutmayın. Allah, yapmakta olduklarını en iyi şekilde görmektedir.

 

Ayrılma-Reddetme Hakkı nedir?: Yüz kızartıcı suçlardan aşağıya doğru herhangi bir nedenle bir kadın kocası ile birlikte yaşamayı reddedebilir. Zaten uygulanan da budur. Bu kadın-erkek konusu da değildir. Anne babasının yüz kızartıcı suçundan dolayı bir çocuk dahi bu hakka sahiptir. AMA BU BOŞAMA DEĞİLDİR. Daha doğrusu adı boşamadır. insanoğlunun hakları açısından elbette Kuran'ın kapsamı ve koruması altındadır. Kendisini kötülüğe sürükleyen bir erkekten ayrılan kadını toplum ya da Kamu koruma altına almak zorundadır.

Ayrılma-Reddetme hakkını rahat kullanma açısından : Kadın haklarını, çok eşlilik gibi Kuran'ın yasaklamadığı tali konularda değil. Kadını özgürleştirmede (İş yapabilme, Yetenek kazanma, Para biriktirme, Başını dik tutabilme) konu edebilirsek, haklı bir reddetme anında bir kadın onu haketmeyen tiplere özgürce tekmeyi basar yoluna gider. Yüzbinlerce kadın karaktersiz ve ahlaksız erkeklerle zorla birlikte yaşama zorunda kalmazlar. İşte Kur'an Mantığı da budur. Kur'an, kadının adı dahi anılmazken, Onu Miras ayetine boşuna koymamıştır. Bize düşen Kadına daha fazla hak ve kazanma iş yapabilme gücü katmaya çalışarak onu özgür hale getirmektir. Biz patikalarını açalım zaten onlar kendi güzel düşünce ve beyinleriyle yol alırlar.



__________________
"Bak işte günler!Biz onları insanlar arasında dolandırır dururuz. Allah bu sayede iman edenleri bilecek, sizden tanıklar edinecektir."3:140
--BLOG--
Yukarı dön Göster Turk_Ibrahim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Turk_Ibrahim Ziyaret Turk_Ibrahim's Ana Sayfa
 
safbilgi
Yasaklı
Yasaklı
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 841
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı safbilgi

Sevgılı Turk İbrahım

Boşanma konusuda kimın boşayacağı,ne erkeğin kadını boşaması nede kadının erkeği boşaması ayetlerde yeralmaz gerek yoktur.Çunku  nıkah akdi kavramının iki kişilık karşılıklı eşit haklar olduğunu biliyoruz.Ve buna dayanarak demelıyız ki kadında boşanmayı talep edebılır erkek gıbı .Aynı şekılde nıkah akdi 2 kişilıktır 3 yada 4 degıl bunuda bılıyorsak çokeşlılık bize serbest dıyemeyız.Peygambermızın hımayeve İslamı yayma amaçlı özel statusu ve zaman ki affedılen mevcut evlıklıkler hariç.Carıyelıkte açıkça yasaklanmamış ve carıyelerle ilgili hukumlerı var , bize serbest dıyebılırmıyız?Tabıkı hayır...

Nıkah akdi kavramıda iki kişilktir karşılıklı eşıt haklar demektır.3 yada 4 kılşıkllık degıl.Bekarlarınızı evlendırınız der,zaten evlı olanları degıl,su deyınce suyu ,toprak deyınce toprağı anlıyorsak nıkah akdı deyıncede bunu anlamalıyız.Boşanma talebinin kımden gelecegınide Kuranda özel olarak belırtılmemış gerek yok çunku nıkah akdı kavramından her ıki tarafında bunu taleb edebılecegını anlıyoruz.

Çok eşlilikteki zulme ve adaletsızlığe  bahane olarak 1.eş izin verırse olur cevabı çok yanlıştır,Allah Kuranda 1.eş rızasına ılişkin bır beyanda bulunmamıştır,Allahın adaleti hassas olduğuna göre çok eşlılık yoktur.

Özet olarak

1. aşama Şiddetlı geçimsizlıkte kadında erkekte evden uzaklaşıp yakın akrabasının yanına gıtme hakkına sahıptıir.İlgli ayette dövme olarak tefsır edılen fııl evden uzaklaştırmadır.

2. asama Bu yakın akrabalar ,bir hakem erkek tarafı,bır hakem kadın tarafı olarak barıştırma ve uzlaşmaya çalışir.

3.aşama Kadın yada erkek her ıkısıde uzlaşma saglanamayınca boşanmayı talep edebılır,ve boşanma gerçekleşir,şu zamandada bu görev hakım ve avukatlarca yapılmaktadır.

İSLAMIN,AKLIN,ADALETIN,MANTIĞIN VE VİCDANIN YOLU BİRDİR.

Yukarı dön Göster safbilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: safbilgi
 
muvahhit
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 24 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 669
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muvahhit

selam..

Hüseyin Atay'dan;

Boşanma ve Kadın'ın Durumu

Günümüze kadar intikal eden ve İslam toplumlarında, Türkiye'de dahil, bir problem olmaya devam eden boşanma, karı-kocanın ayrılma meselesidir. Fıkıh kitaplarının bu meseleyi çıkmaza soktuklarını, sorun üstüne sorun icat ettiklerini, kendilerinin ve Müslümanların başlarını derde soktuklarını bilmeyen yoktur. Burada uzun tarihine ve tahliline girme imkanımız olmadığından yalnız Kuran'a dayanarak boşanmanın nasıl olması gerektiğini belirtmeye çalışacağız.

A. Kuran'da boşanmanın yegane bir şartı zikredilmektedir. Bu da geçimsizliktir. Ama geçimsizliğin birçok sebebi olması ayrı konudur. Sebebi ne olursa olsun, geçimsizlik ortaya çıkınca boşanmaya şu şartla gidilir.

1. Her iki taraftan karı-koca razı olacakları birer hakem tayin ederler. Bunlar uyuşmazlığı gidermeye çalışır. (Nisa Suresi, 4/35). Ortaya çıkan geçimsizlik böylece çözülür.

2. Eğer uyuşma sağlanamazsa ve geçimsizlik giderilemezse durum kadıya (hakime) intikal eder ve iki şahidin huzurunda boşanmaya karar verilir. (Talak Suresi, 65/2).

İşte görüldüğü gibi kuran'ın getirdiği boşanma sebebi ve yöntemi bu kadar açık ve seçiktir. Buna ters düşen fıkhın bütün hükümleri geçersiz sayalır.

B. Kuran-ı Kerim'de aynı karı-kocaya, iki defa boşanıp üç defa evlenme hakkı tanınmıştır. Üçüncü boşanmadan sonra karı kocanın tekrar evlenmesi şarta bağlanmıştır. Bu üç defa boşanma ise, Kuran'a göre olan geçimsizlikten doğan, ayrı ayrı zamanlarda vuku bulan boşanma olacaktır. Ayrı ayrı olması, boşanıp tekrar evlenmenin gereğidir. Yani üç defa nikah vuku bulacaktır. Birinci nikah ilk olandır. İkinci nikah, hakimin huzurunda iki şahidin tanıklığında birinci boşanmadan sonradır. Üçüncü nikah ise aynı şekilde ikinci boşanmadan sonradır. Artık üçüncü boşanmadan sonra tekrar nikahlanmak şarta bağlanmıştır. Bu, Kuran'ın felsefesi, gayesi ve açık ifadesi olup dördüncü nikahlanmayı şarta bağlamasının felsefesi ve gayesi şudur :

1. Aile müessesesi, insan varlığı bakımından önemlidir. Çocukların doğması, büyümesi, yetişmesi bütün insanlığın tarih boyunca olagelen bir sorunudur. Her millet bununla meşgul olmuştur ve buna devam etmektedir. İnsanlığın saatedi, insanları iyi ve güzel yetiştirmekle mümkündür. Bu sağlam, düzenli ve huzurlu bir aile ortamında mevcut olabilir. Aile, kadın ve erkekten ibaret olan çekirdek sosyal bir yapıdır. İki de bir sarsıntı geçirmesi içindekileri huzursuz ve tedirgin eder, kararsız kılabilir. Bunun için, eğer huzursuzluk ve tedirginlik temelde ve taraflardan birinde veya ikinsinde olursa, binada fazla hasar yapmadan o temelleri değiştirmeye imkan ve izin verilmiştir. Bu da boşanmadır.

2. Ancak boşanmanın da her zaman yazboz tahtasına dönüşmeden üç defa yapılan nizamlı, süreli denemelerle sabit olmuştur ki, evlilik devam etmiyor. Kuran, üç defa denemeyi yeterli buluyor. Üç defa mahkemede boşanmadan sonra artık tekrar evlenmeyi şarta bağlıyor. Bu şart şudur :

Hiçbir şart ve art niyet olmadan, kadının başka biriyle temelli olarak evlenmesidir. Buradaki "temelli" sözü, eski kocasına dönme niyeti ve muvazaa (danışıklı) şartı olmamasıdır. bu şekilde danışıklı olan nikah caiz olmayıp zina sayıldığı için böyle bir nikah geçersizdir.

Kadın başka erkekle evlenince, erkeklerin huyunu, suyunu öğrenmiş ve erkekler hakkında tecrübe elde etmiştir. İkinci kocası ile birincisi arasında mukayese yapacak tecrübeye sahip olmuştur. İkinci kocasının ölümü halinde veya meşru, uydurma olmayan bir sebepten dolayı boşanmış ise, birinci kocasıyla geçinebileceğine kanaat getirmiş ve kesin karar vermiş olmak şartıyla birinci kocasıyla evlenebilir. (Bakara Suresi, 2/229-230).

Burada zikredilen bu üç defa ayrı ayrı şekilde boşanmış bir kadın, birinci kocasının nikahına bu şart olmadan giremez, meşru olarak evlenemez.

3. Hz Peygamber zamanında boşanma sayı bakımından anlattığımız gibi ayrı ayrı zamanlarda üç defa idi. Bu üç boşanma, Hz Ömer zamanında "üç" sözü ile bir anda boşamayı hemen uygulamaya koydu. (Müslim Şerhi Nevevi, c.10, s.70). Ehli sünnetin mezhepleri bunu Allah'ın sözü gibi kabul edip, bu görüş ve içtihadı desteklemek hususunda bin dereden su getirdiler. Hz Ömer'in bu ictihadında ilk dönemlerde ne derece başarılı olduğunu bilmiyoruz. Ama dördüncü asırdan sonra Müslümanların başına büyük felaketler getirdiği ve gayri ahlaki toplum facialarına sebep olduğunu "el-Hidaye" (Merginani, el-Hidaye, 3/20) gibi fıkıh kitaplarındaki tartışmalardan, çıkış yolları aramalarından ve bunlarla başarı gösterememelerinden anlamak mümkündür. Bunlarda başarının başı, Hz Ömer'in ictihadını hiçe saymak ve onu reddetmektir. (İbn Teymiyye dediğimiz gibi yaptı ama kimse kabul etmedi).

SONUÇ

Boşanma hakkında Kuran'a dayanarak anlattıklarımızdan anlaşılacağı üzere fıkıhta tartışılıp kabul edilen ve asırlarca uygulanan şu hükümler geçerliliklerini yitirmiş olur:

a. Bir anda ve durumda birden çok sayı ile verilen boşamalar, yani, boşanırken 2,3,9,99 vesaire gibi sayılar boşanmada geçersiz, manasız ve Kuran'a aykırıdır. "Boş ol, boş ol, boş ol!" gibi ardarda tekrarlanarak yapılan boşamalar, Kuran'ın boşanma için koyduğu şarta uygun olmadığından geçersizdir.

b. Fıkıhta şakadan veya alay ederken yapılan boşamalar da saçma ve geçersizdir. Gayesiz ve şartsız, yanlış bir boşama olması, Kuran'ın hükmüne muhalif olmasındandır. Bazı ayetlerin bir toplumda uygulanma imkanı bir zaman için yoksa, o toplumun durumu kuran'ın bütünlüğü içinde ve diğer ayetlerden hangisine uygun ise onlara göre hüküm giyer.

Bu anlayışın özelliği şuradadır. İnsanlar standart yani tek ayar ve kalıpta olmadıkları gibi toplumlar da tek ayar ve kalıpta olamazlar. Standartlık yani tek düzelik, insan tabiatına aykırıdır. Bir insan kendi içinde bile tek düze ve tek ayarda olamaz. Bütün bu değişiklikleri ve çeşitlilikleri kapsamak ve kuşatmak, Kuran'da birbirine zıt ve muhalif görünen ayetlerle sağlanmıştır. Her ayet bir toplum veya bir duruma göre hüküm vermiş olur. Bundan dolayı Kuran bütün toplumlara ve zamanlara uygulanabilecek nitelik ve özelliktedir. Kuran'ın her ayeti geçerlidir ve hükmü bakidir fikrine böylece ulaşılır. Bu konuda benim Kuran felsefem budur. kuran, tek tip insan ve tek tip toplum yaratma peşinde olmayıp her tip toplumun içinde yaşama niyetinde ve emelindedir. kuran'ın üçyüzaltmış derecelik açısı budur. Esefle söylemeli ki, mezhepler tek düzelik üzerinde durmuşlar ve bu, İslam'ın aleyhine ama siyasilerin lehine olmuştur.

c. Fıkıhta boşamanın erkeğin elinde olduğunun itirazsız bir hüküm olarak iddia edilmesi, temelden yanlıştır. Evlilik müessesesi adi bir şirket gibi düşünülemez. Boşanma kadının da elinde değildir. Karı kocadan her biri boşanma isteyebilir. Kuran kadına boşanma isteme hakkını verdiği halde fıkıhta "hul" bahsinde çok zorlaştırılmış ve fıkıh okuyanların bile hatırına gelmeyecek hale sokulmuştur.

d. Fakihler boşanma (Talak) ile ilgili ayetleri fıkha almamış ve onlara hukuki form vermemiş; onları ahlaka bırakarak ihmal etmişlerdir. Açıkladığımız gibi onlara hukuki form vermiş olsalardı, dediğimiz gibi fıkhın talak (boşanma) bahsinde pek çok sayfanın yazılmasına ihtiyaç kalmayacaktı. İki hakemin ve boşanmada iki şahidin şart koşulması boşamanın erkeğin iki dudağı arasında olmadığının en açık delili sayılmalıdır.

e. Boşanma iki şahidin bulunmasıyla kadının yanında olacağına göre ve bir defasında birden çok boşanma olmayacağına göre, artık "hulle" denilen ahlaksızlığın işlenmesine, böylece büyük bir günahın ve herkesin bilgisi altında işlenen zinanın yapılmasına imkan, ihtimal ve yer kalmamaktadır. İslam dünyasında ve halen Türkiye'de işlendiği duyula gelen, din kisvesi altındaki bu cinayet (hulle rezaleti) (*) böylece tarihe karışmış olacaktır. Birkaç sene önce Anadolu'da uğradığım vilayet müftülerini ziyaretim esnasındaki kısa bir süre içinde üçten dokuza şart (bu sözle koca karısını, bir anda üç defa boşyamış sayılıyor) ile ilgili sorular sorulduğunu müşahade ettim. Artık bundan böyle, değerli müftü ve vaizlerden kuran namına ve gerçek İslam dini adına ricam, asla böyle bir boşamanın İslam'da olmadığını, söylenen sözün saçma, geçersiz, kıymetsiz ve manasız olduğunu anlatsınlar. Bu rezalet ortadan kalksın. Umarım, bu "üç boş" sözün saçma ve kıymetsiz olduğunu öğrenen erkekler, bir daha onu ağızlarına da almayacaklardır.

(*) Hulle, fıkıhta da lanetlenmiştir. Koca, hangi şart altında olursa olsun, bazen karısını boşama kasdı olmadan, bazen de boşama kasdıyla üçden dokuza şart eder veya karısını bir anda birden üç defa boşadığını ifade eder, sonra pişman olur, karısından boşanmak istemez. Üç defa boşadığı için karısı başkasıyla evlenmedikçe tekrar karısı olamayacağı için uydurma bir nikah yapılır, boşadığı karısı bir başkasıyla bir gece beraber olduktan sonra adam kadını boşar, kocasına döner. İşte hulle rezaleti budur. Hiçbir din adamı ve fıkıh kitabı bunu kabul etmediği halde toplumda ahlaksız ve cahil softalarca uygulana gelmektedir. Müslümanın şerefiyle oynamak hiç bir kimsenin ve müctehidin hakkı değildir.





__________________
Herkes kendi ameliyle Allah’ın huzuruna gider
Yukarı dön Göster muvahhit's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muvahhit
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats