HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: Tuğçe Baran:"HEPİMİZ HIYARIZ!" Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

Hepimiz hıyarız


Birleşmiş Milletler raporundan bilmiyorum haberiniz var mı. Dün gazetemizde büyükçe bir parçası verildi.. (Ben okumadım, haberim yok diyenler için hatırlatma: O sevimli, bıdı bıdı kutup ayıları fotoğrafının altındaydı.. )

Memleketimizin hiç de masum olmadığını da öğrendik bu arada.. 13. sıradaymışız kirletme konusunda..

Niye hiç şaşırmadım acaba? “Çevrecilik yaparsak sanayimiz durur” diyen bir takım ahmak ağbiler yüzünden olabilir mi? Ve onların binlerce, milyonlarca ahmak destekleyicisi? İçimizdeki, bağrımızdaki ahmaklar?

Gazeteler yine “Amerikan stil” kişisel önlemler sıralamış.

- Çamaşırınızı kurutma makinesinde değil ipte kurutun..

- Uçak yerine demiryolu tercih edin..

- Ampullerinizi floresanla değiştirin..

- Düz ekran yerine eski tip tüplü TV kullanın..

***

Dalga geçiyorlar sanki.. Yahu kaçımızda çamaşır kurutma makinesi var da kullanmayacakmışız bundan sonra? Geceleri “beyaz” olmayan öz hakiki Türk mahallelerine bir bakın bakalım BİRRRRR tane sarı ışık görebilecek misiniz? Her ev bembeyaz hastane gibidir. ZATEN! Burası üretildiği günden beni bir floresan cenneti, bir adet tasarruf cenneti, kime ne tavsiye ediyorsun!

Tabii en komiği “uçağa binme, trene bin” tavsiyesi.. Beyler hanımlar bizim ülkemizde uçağın alternatifi tren değildir, otobüstür.. Herkes her yere otobüsle gider.. Ayrıca mevcut olan az miktarda trenlerin önemli bir kısmı da dizeldir. Yani cayır cayır MAZOT yakar.. Hani elektrikli sanılıp Türk milletine treni tavsiye ederken...

Cip meselesi hele en güzeli.. Ama yine irmeyeceğim o konuya..

***

Demem o ki hakikaten hastasıyım bu tavsiyelerin..

Bir Allah’ın gazetesi de termik santrallerden söz etmiyor.

Bir Allah’ın gazetesi de havaya en çok karbondioksit salan fabrikaların -mesela- listesini vermiyor..

Bir Allah’ın gazetesi de devlet, sanayi, ordu hep beraber bu ülkeye ne kadar zarar veriyor, ne kadar kirletiyor diye deşelemiyor..

Bir Allah’ın gazetesi de biz neden 10 milyar dolara 100 adet F35 savaş uçağı alıyoruz diye sormuyor\’85

Bir Allah’ın gazetesi de o süper eski teknoloji askeri araçlar ne yakar ne yer, bir depo ile kaç kilometrecik gidebilir, uçabilir bu arada havaya ne kadar karbondioksit salar sormuyor..

Kurutma makinesini kullanmadık mı tamam! Stanby düğmelerini kapadık mı bitti! Tamam!

***

Bu arada madem ki bu “hepimiz bilmemneyiz” trendi var, kimisi yok hepimiz Osmanlıyız, kimi yok hepimiz Mustafa Kemaliz, kimisi yok hepimiz Trabzonsporluyuz diyorsa o zaman ben gerçeği söyleyeyim

“HEPİMİZ HIYARIZ”..
301 no’lu kapı neredeydi?


__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
medeni0002
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 15 kasim 2010
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 936
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı medeni0002

           selamlar,
           kıymetli dostlarım,hatta birde başlık atmıştım,nükleerle yok olmak diye.işte depremle başlayan ve onun ardından nükleer santrallerin japonyada cayır cayır yandığını tvlerden seyrettik.
             birde haberlerden japon hükümetinin vatandaşa tuz dağıttığını duyduk,oda neyse.ne işe yararsa.yaa kardeşim bu durumların olacağını veya olabileceğini niye tahmin etmiyorsunuz demek lazım,haşa Allah ile bir pazarlığa mı oturmuşlarki,hiç deprem olmaz,hiç nükleer santraller yanmaz diye.bak misalinde de görüldüğü üzere kimse Rabb ile pazarlık yapamaz.o kün derse feyekün olur.hemen oluverir.bütün bu ihtimaller niçin hiç hesaba katılmıyor,
           hadi dyelim inançları olmadığı için böyle şeyler düşünemiyorlar,vatandaşları ile sözleşmelerini de niye hatırlamıyorlar.hükümetler genellikle halka yeni gelecek ve umutlar vaadederek iktidara gelirler veya getirilirler.ama hiçbiri halka<<ben size kazık atacağım,ben sizin hem ekmeğinizi yiyeceğim,hemde sizin geleceğinizi karartacağım demez>>ama bir büyük yanlışları belkide yaptıkları onlarca iyi ve güzel şeyi alaşağı ediyor,bütün güzellikler bir anda mahvoluyor.demekki iyiliklerinde kötülüklerinde büyükleri varmış.
                 hükümetler ise genellikle hep o küçük iyiliklerini gündemde tutmaya çalışırlar,ancak,halka yaptıkları o büyük kazıktan hiç söz etmezler.o büyük kazık nükleer kazıktan başka ne olabilir.hele birde savunma amaçlı,düşmanlardan korunma amaçlı olarak yapıldığını söyleyip buna meşruiyet kılıfı takılmaya çalışılması beni uyuz ediyor.
                 evet nükleer işlerle meşgul olanların vatan hainliğiyle(aslında dünya hainliğiyle suçlanıp) yargılanmaları gerektiğini yorumlarımda yazdığımda bazıları beni işi abartmakla suçlamışlardı,kardeşim ben bu işi hiç abartmıyorum.size tuzak kuruluyor,bu yasal ve meşruymuş gibi gördüğünüz bu politikacılar sizin kuyunuzu kazıyorlar diyorum,ama bu kuyuyu yasallık ile yasadışılık kılıfı ile yapmaları arasında ne fark kalıyor,ha sizi birisi bıçakla öldürüyor,ha boğarak öldürüyor,arasında bir ayrım yapıp hangisine daha kibarca öldürdüğü için ödül verirsiniz?işte bende aynı mantıkla davranıp her ikisininde katil olduklarını söylüyorum,ama feryadımı duyan kim?
               eyy yaşamayı ve dünyayı seven dostlarım,daha bu dünya düşmanı,şeytanın işbirlikçi kuklalarının sizin bu yaşadığınız dünyayı mahvetmelerine daha ne kadar göz yummaya devam edeceksiniz?elinizden hiçbirşey gelmiyorsa bu işleri yapan veya örgütleyen ilgili kurumlara bir mail atıp bu durumu derhal durdurmaları gerektiğini belirten bir mail atmayı da mı beceremiyorsunuz.bu küçük tepkiyi de beceremiyorsanız,nükleerle toptan yok olmaya başlayınca mı becereceksiniz?.
              hani bazı aksiyon filmlerinde olduğu gibi diyelimki bir terörist grup,bir nükleer santralin birini ele geçirip tehditlerine başladı,işte bilmem şu kadar milyar doları vermezseniz nükleer füzeleri patlatacağını söylediği zaman noluyor?genellikle filmlerdede olduğu gibi askeri bir operasyonla o teröristlerin işleri bitiriliyor.pekala bu tehlikeli kimyasal veya biyolojik gazları,bombaları patlatma amacı taşıyanlar bu kadar tehlikeli terörist olarak görülüyorda bunun üretimini yapanlar niye aynı kategoriye alınmıyor?brinin diploması var diye mi?bir milleti ha teröristler mahvetmiş ha diplomalı katiller ne farkeder.kardeşim nükleer üretmeye yasallık kazandırmanın korkarımki bedeli çok ağır olacaktır.bunu kafamıza iyice sokmalıyızki nükller üretmekte kesinlikle yasadışı kabul edilmelidir.şimdiye kadar bütün bunun üretimini yapmış kişi ve kurumlar dünya haini ilan edilip yargılanmalı ve onlar dünyayı idam etmeden,idam edilmelidirler.
           bence bunu üretenlerinde aynı tehlikeli terörist kategorisine alınmadığı sürece korkarımki insanoğlunu bu diplomalı katil teröristler yok edecektir.fitne kalmayıncaya kadar cihadın bitmeyeceği Kur'anda boşa vurgulanmamıştır.bu diplomalı katiller dünyamızı mahvetmeden gelin dünyamızın korunmasına meşru ve yasal yollardan hepimizinde katkısı olsun diyorum.
              selamlar,sevgiler.


__________________
medeniyet
Yukarı dön Göster medeni0002's Profil Diğer Mesajlarını Ara: medeni0002 Ziyaret medeni0002's Ana Sayfa
 
medeni0002
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 15 kasim 2010
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 936
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı medeni0002

alıntıdır:
GLOBAL ISINMA, EKOLOJİK DENGENİN BOZULMASI VE İKLİM

Tarih: 06.10.2007 Saat: 00:49 Gönderen: yasar
Alıntılar PROF.DR. İLHAMİ GÜLER Ankara Ü. İlahiyat Fakültesi Batının yarattığı sanayi devrimi sonucu, uzun süreden beri yeryüzünün ekolojik dengesinin bozulduğu bilinmektedir. Bu devrimin yaratmış olduğu ekonomik sistem ve yaşam tarzının global ısınmaya ve iklim değişikliklerine sebebiyet verdiği, böyle giderse yeryüzünü yakın gelecekte büyük felaketlerin beklediği son yıllarda yüksek sesle dillendirilmeye başlandı. Köken olarak kıta Avrupa’sının yarattığı ve giderek de bütün dünyaya yayılan bu teknolojik-ekonomik sistem ve yaşam tarzının metafizik-felsefi kökenini bilmeyen sıradan birçok insan, bu gelişmelerin zorunlu ve normal olduğunu, bunun alternatifi bir teknoloji-ekonomik sistem ve yaşam tarzının ne tarihte ne de günümüzde mümkün olduğunu düşünür ve bu sonuçları kaçınılmaz zanneder. Oysa Batının aklı başında birçok filozof ve düşünürü,

bugün bu sonuçların Aydınlanma ve Modernitenin yaşam hakkında ortaya koyduğu, bazı yanlış felsefi-metafizik öncüllerden kaynaklandığının farkındadır. Örneğin, bu yüzyılın başlarından itibaren O. Spengler, N. Berdayev, W. Suchbart, A. Toynbee, E. Fromm ve M. Heidegger Batının üretmiş olduğu yaşam tarzını kıyasıya eleştiren bazı isimlerdir. Pre-kapitalist, sanayi öncesi, geleneksel, dinsel (İslam, Hıristiyanlık ve Hinduizm) dönemde tabiatta insan ihtiyaçlarını karşılayan her şey Tanrı’nın bir ‘inayeti’ ve ‘nimeti’ olarak görülüyordu. Başta insan olmak üzere, her şey Tanrı’ya aitti; çünkü her şeyi o yaratmıştı. ‘Aydınlanma’nın başlamasıyla Kilise ile birlikte Tanrı ve din de gözden düşmeye başladı. Sekülerleşmeyle birlikte Tanrı inkâr edilmese de unutuldu. Nietzsche’nin ‘Tanrı öldü’ ve Marx’ın ‘Katı (kutsal) olan her şey buharlaşıyor’ sözü, Tanrının ve dinin son 300 yüzyıldır Batıda değer kaybetmesini ifade eder. Bir Alman özdeyişinde söylendiği gibi Batı, içinde çocuğunu yıkadığı leğendeki kirli suyu (kilise) atarken, çocuğunu da (Tanrı ve din) beraber attı. İçi boşalmış Kilise, ortaçağdaki katılığını sekülerizme teslim olarak ödedi. Bu, Kur’an’ın deyimiyle ‘dinin oyun ve eğlenceye alınması (şarkı söyleme) ve dünya hayatının onları aldatmasıdır’ (7/Araf-51). Bunların kolayca dünyaya kapılmalarının sebebi ‘nasıl olsa bağışlanacağız’ (7/Araf-169) şeklindeki yanlış inançtır. Çağdaş Hıristiyan ve Yahudi dinsel bilincinin sekülerizme karşı koyamaması, ‘Onlara, ona benzer bir menfaat daha gelse onu da alırlar’ (7/Araf-169) ifadesinin gerçekleşmesidir. Böylece, insan ve yeryüzü önceden Tanrı’ya ait iken, Aydınlanma ile birlikte insanın Tanrı’nın yerine geçmesiyle (hümanizm) yeryüzü ve içindekiler insanın ‘eline’ geçti. Artık değer koymanın kaynağı insandı ve her şey insanındı. Sanayi devrimi, keşifler, yeryüzünün büyük bir bölümünün kolonileştirilmesi, emperyalizm ve iki dünya savaşı bu yeni dünya görüşünün sonucudur. Kapitalizm, faşizm ve sosyalizm Aydınlanmanın temel önermelerinin farklı türevleridir. ‘Sınırsız üretim ve sınırsız tüketim’ artık yaşamın temel mottosudur. Dinlerin vaat ettiği ‘cennet’ artık burada, yeryüzünde kurulmaya karar verilmiştir. Peki, bu olup bitenin İbrahimî-evrensel tek Tanrıcı din (Yahudilik ve Hıristiyanlık) ve bunun son versiyonu İslam (Kuran) açısından anlamı nedir? Kur’an, dinsizliği nankörlük (küfr) ve sınırsız arzuların kontrolünde yaşama (arzuların ilahlaştırılması–45/Casiye-23) olarak tanımlar. Dolayısıyla bu olup biten, teolojik anlamda dinsizliğin giderek yükselmesidir. Konumuz olan temel sorunlara gelince, dünyada olup biteni Kur’an perspektifinden anlamak gayet basittir. Bir âyet şöyle diyor: ‘İnsanların kendi elleriyle yaptıklarından dolayı denizlerde ve yeryüzünde bozulmalar (fesat) çıkar. Allah, bunların bir kısmını insanlara tattırır ki belki dönerler’ (30/Rum- 41). Bugün karşı karşıya bulunduğumuz global ısınma, iklim değişiklikleri, çevre kirlenmesi ve ekolojik dengeni bozulması, bu ilahi kanunun tecellisidir. Kur’an’ın başka bir pasajında şöyle deniliyor: ‘Allah yeryüzüne (ekolojik) bir denge koymuştur; bu dengeyi zorlamayın; dengeyi adaletle koruyun ve bozmayın’ (55/Rahman-7-9). Diğer bir âyet arzuların kontrolünde yaşayanların ‘yeryüzünde egemenlik kurduklarında, ortalığı fesada vererek bitki örtüsünü (hars) ve insan neslini tahrip ettiklerini’ (2/Bakara-205) söylemektedir. Bilmem tefsire (yoruma) gerek var mı? Konumuz olan küresel problemlerin kapitalist yaşam tarzı tarafından üretildiği açık bir gerçek. Dünyanın diğer ülkeleri uzun bir süreden beri Batıyı taklit etmeye çalışıyorlar (modernizm). Örneğin şimdilerde Çin, Batının yüz yıl önce tamamladığı sanayi devrimini gerçekleştirmeye çalışıyor. Global ısınmaya sebebiyet veren karbondioksit gazı, ABD’deki eksoz borularından sonra en çok bu ülkede tütüyor. Batılı medya kuruluşları gözlerini buraya dikmiş bulunuyor. Ancak geçenlerde Çinli bir kadının BBC’de söylediği sözler çok dikkat çekicidir: ‘Bizi neden eleştiriyorsunuz? Sizin bizden önce yaptığınızı biz şimdi yapmaya çalışıyoruz. Sorunun çözümü, sizin ürettiğiniz yaşam tarzının değiştirilmesinde’. Aslında Çinli kadının söyledikleri doğrudur. Fakat Batı, kendinin yarattığı uygarlığı (teknoloji, ekonomi ve yaşam tarzı) tarihin ve insanlığın ‘sonu’ olarak zannettiği ve bunu da insanlığa böyle lanse ettiği için, alternatif ekonomik sistem ve yaşam tarzı arayışları şimdilik zor görünüyor. İbrahimî-monoteist dinden (dünyagörüşünden) alternatif bir ekonomik-sosyal sistem ve yaşam tarzı üretilebilir. Son yıllarda dinlerin politikaya köklü bir şekilde (fundamentalizm) geri dönmeleri, Tanrı’nın ve dinin hâla insanlığın vicdanı olmaya devam ettiğini gösterir. Genellikle dogmatik olan bu dinsel hareketlerin, eleştirel akılcılığa ihtiyaç duydukları ayrı bir gerçektir. Sonuç olarak, gözleri aydınlanmanın yarattığı neon ışıklarıyla kamaşmış olan insanlığın büyük bir bölümünün, bu ilahi ‘nuru’ bir müddet daha göremeyeceği kanaatindeyim. Oysa gezegenimizi kurtaracak olan bu nurdur. Dahası, seküler-kapitalist yaşam tarzının yarattığı fesadın sonuçlarının biraz daha canımızı yakması gerekiyor. Özgür irademizle, ahlaki olarak Tanrı’nın buyruklarına boyun eğmediğimiz için, nefsimizin (arzularımızın) yarattığı fesadın sonucunda Ona ‘zorunlu’ olarak boyun eğeceğiz gibi. Tabii, geç kalmamış olursak. Bu makale Kelam Araştırmaları Dergisinin 5:1 (2007) sayısında ve 10 Kasım 2006- Haber Gazetesinde yayınlanmıştır.
          Not:alıntısını yaptığım bu yazıların yazarı Prf.Dr.İlhami Güler beyefendiye teşekkür ediyorum.


__________________
medeniyet
Yukarı dön Göster medeni0002's Profil Diğer Mesajlarını Ara: medeni0002 Ziyaret medeni0002's Ana Sayfa
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats