HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: KADIN VE ERKEK EŞİT MİDİR? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
sebemelikesi
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 03 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 49
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı sebemelikesi

      KADIN VE ERKEK EŞİT MİDİR?

 

4/32 Allah'ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın! Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay var; kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay var. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Allah, her şeyi iyice bilmektedir.

 

4/124 Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır.

 

9/67 İkiyüzlülerin erkekleri de kadınları da birbirinin aynıdır. Kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, harcamamak için ellerini sıkarlar. Onlar Allah'ı unutmuştur, Allah da onları unutmuştur. İkiyüzlüler, yoldan sapmışların ta kendileridir.

 

Selamlar, kadın erkek eşittir diyenler, acaba eşitliği hangi boyutuyla ele alıyorlar merak ediyorum. Çünkü kadın ve erkek; ibadette eşittir, amelde eşittir, günahta eşittir, sevapta eşittir.

 

Rahman olan Allah, kadına bir pay erkeğe de bir pay veriyor,  Kazandığı her sevapta ve günahta.

Yüce olan Allah, imanda ve inkârda kadın erkek ayrımı yapmıyor zaten. Allah bize gereken hak ve hukuku yeterince vermiş. Bizler yeter ki haklarımızı öğrenip korumasını bilelim.

 

Eşitliği hak ve hukukta ararsak, onu zaten yaratan bize vermiş. Biz onu korumayı bilememişiz.

 Nasıl mı? Yaşam tarzımızı Kuran’dan ayırarak.

 Kadın hakları savunucuları, acaba haklarını yeterince savunabiliyorlar mı?

Tabiî ki hayır.

Kadın olsun, erkek olsun, Kuran’dan beslenmedikçe adaleti ne kadar ayakta tutabilirler ki?

Eşlerini aldatan insanlara bakın, karşı taraf en ünlü dedektifi dahi tutsa, başarı elde edemiyor.

 

Çünkü insanda ahiret bilinci, hesap verme kaygısı yoksa o insan her türlü günahı ve çirkinliği yapar ve siz buna engel olamazsınız. Çirkinlikten, hayâsızlık dan, her türlü kötülükten, ancak gerçek iman sahipleri uzak dururlar.

 

İman ile beraber Salih amel işleyerek. Bu amelin en başıda tabiî ki namaz:

 

29/45 Kitap'tan sana vahyedileni oku. Namaz da kıl. Çünkü namaz , çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki Allah'ın Zikri/Kur'an'ı daha büyüktür. Allah, neler yaptığınızı biliyor.

 

49/13 Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, kötülüklerden en çok korunanınızdır. Allah herşeyi bilir, herşeyden haberdardır.

 

Evet, namaz Allah rızasını gözeterek kılındığında, her türlü kötülükten, çirkinlikten alıkoyar.

Çünkü namazın zaten gerçek gayesi insanı çirkinlikten, hayâsızlıktan korunmak ve gaflet uykusundan uyanmak için kılmaktır.

 

Bütün bunlardan alı koymuyorsa o namaz gerçek namaz değildir. Aksi takdirde Allah cc bunlar için bir süre indirmezdi.

 

107/1 Gördün mü o, dini yalan sayanı?

107/2 İşte odur yetimi itip kakan.

107/3 Yoksulu doyurmayı özendirmez o.

107/4 Vay haline o namaz kılanların ki,

107/5 Namazlarından gaflet içindedir onlar.

107/6 Riyaya sapandır onlar/ gösteriş yaparlar.

107/7 Ve onlar, yardıma/ zekâta/ iyiliğe engel olurlar.

 

Gördüğünüz gibi namaz, Allah rızasına uygun yapıldığında, insanı hem her türlü kötülükten ve çirkinlikten alıkoyuyor. Hem yaşam tarzını Kuran’a göre belirlemesini hem hiçbir şekilde haksızlık yapmamasını sağlıyor.

Bu da doğal olarak Allah’ın koyduğu yasaların işlemesini sağlıyor.

 

Şimdi bütün bu saydığım kurallar ve yasalar kadar, hangi yasalar sizi koruyabilir. Veya haksızlık yapılmasını önleyebilir.

 

Eşlerini aldatan insanlardan bahsetmiştim. Evet, rahmanın gözetimi altında olan insanlar onu her an gözetip, yaptığı her olumlu veya olumsuz işi gördüğünü bilir ve sizin o insana bekçilik yapmanıza gerek kalmadan o vicdanın bekçiliğini kendi yapar ve böylesine çirkin fiilleri asla işlemez.

 

Rabbine olan inancı, ahiret bilinci hesap verme sorumluluğu buna engel olur.

Çünkü inanan insan bilir ki hiç kimsenin görmediği yerde rahman onu görür ve gözetir. Hesabını veremeyeceği büyük günahlardan kaçar ve bütün bunları eşinden korktuğu için değil, sadece sahip olduğu iman ve güzel ahlak tan dolayı bu fiili işlemez.

 

Peki, bütün bu meziyetlerden mahrum olan insanlar hayat çizgisini neye göre ayarlar, elbette nefsinin kötü arzu ve isteklerine göre ayarlar.

 

Son zamanlarda evlilikler, sizlerinde gördüğü gibi soba başında duran kar misali hemen eriyip yok olmakta.

İnsanın inancında eksiklik varsa, verecek hesap kaygısıda yoksa neden günah işlemesinki;

Ne engel olabilir ve aldatılan eşin hakkını hangi vicdan muhakeme edecek ki? Artık insanlar işin o kadar kolayını bulmuş ki ayrıldığı eşine nafaka vermemek için, malını başkasının üstüne gösterip nafaka vermekten kurtuluyor ve karşı taraf hiçbir şey yapamıyor.

 

Bunu kadın erkek eşitliğini sürekli gündeme getiren çevreler daha çok yapıyor.

 

Verdiğim bu örnekler, hemen her çevrede yaşanan acı ama gerçek örnekler.

 

Bizim kadın erkek eşitliğini, koruma adına bir şey yapmamıza gerek yok.

 

Yaradan her şeyi yerli yerince âdemin hakkını âdeme, havvanın hakkını havvaya vermiş zaten.

Bizim yapmamız gereken şey yaşam kaynağımız olan Kuran’a sarılmak ve Allah’ın bize verdiği hakkı yerli yerinde kullanmak.

 

Kadın erkek eşitliği rahmanın kuranda bildirdiği gibi amelde, sevapta ve günahta eşittir. Burada bir problem yok zaten, Allah bize bu hakkı vermiş.

 

Hiçbir hukuk sisteminin veremeyeceği hakkı vermiş.

Bizler, yanlış yaşam biçimleri ile yanlış evlilikler yaparak, Allah’ın bize verdiği bu hakkı kendi yaptığımız yanlışlıklarla kaybediyoruz. Nasıl mı?

 

Yaşam kaynağınız kuran değilse, seçtiğiniz eş kurandan beslenmemişse, Allah’ın size verdiği hakkı kaybetmiş olursunuz.

 

Rehberi kuran olan insanlar yolunu şaşırmazlar. Evliliklerinde haksızlık ve şiddet olmaz. Fakat rehberi kuran değil de beşeri sistemlerse haksızlıkta olur şiddet de. Kültür seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun fark etmiyor şiddet her zaman ve her yerde olabiliyor.

Yani eş seçimi yaparken, insanlarımızın öncelikleri olması gerektiği gibi değil, kültür seviyesinden, mesleğinden, maaşından, kasasından, masasından vs.. bu onların olmazsa olmazları olmuş.

 

Oysa ki olması gereken muhkem bir iman, dimdik duran bir ahlak ve salih amel sahibi eşler seçersek, haklarımız kendiliğinden korunmuş olur.

 

 

 

 

İnsanlar hep cehaletten yakınıp dururken, kültür seviyesi yüksek insanların, sanki eşlerine haksızlık yapmıyormuş gibi onların yaptığı şiddeti  görmüyorlar.

 

Haksızlıkta yapıyorlar şiddet de. Demek ki okumak, kültürlü olmak, başka şey, hakkı ve adaleti ayakta tutmak başka şey.

 

Tek problem cehalet olsaydı, o zaman kültür seviyesi yüksek insanların boşanma oranı bu kadar fazla olmazdı.

 

Her zaman doğuda ve güney doğuda yaşanan kız çocuklarına yapılan haksızlıklardan bahseden medya, batıda yaşanan haksızlıkları göz ardı ediyor. Aldatılan eşler, hiçbir nafaka vermeden sokağa atılan eşler ne yazık ki batıda yaşanıyor.

 

Kadın erkek eşittir sözü ne kadar doğru bunu da anlamış değilim.

Örneğin;

 Kadın anadır, doğurgandır. Ana olması sebebiyle, yapı itibari daha duygusal ve yumuşaktır. Olaylar karşısında kadın duyguları ile hareket eder. Duyguları mantığını biraz bastırır. Özel muayyen günlerini daha stresli ve duygusal geçirir, buda duygularının, mantığının önüne geçmesini sağlar.

 

Şimdi bütün bunları yok sayıp görmezden gelebilir miyiz?

Allah insanları yaratırken, bir erkek ve dişiden yarattığını söylüyor. Biri diğerini tamamlayan iki parça. Fakat bu, insanlar tarafından farklı anlaşılıyor.

 

Çocuğun dünyaya gelişinde dahi, kadının rolü başka erkeğin rolü başka. Ebeveyn olarak çocuk üzerinde eşit haklara sahipler fakat, rolleri farklı paylaşmışlar öyle değimli?

 

Allah, kadına güzellik, cazibe ve çekicilik vermiş, erkeğe güç, kuvvet ve koruyup sahiplenme özelliği vermiş. Biri diğerine muhtaç iki varlık.

 

Muhtaç sözüme belki bazıları kızarlar fakat gerçek bu değil mi?

Her ne kadar kabul etme sekte, kadın ve erkek birbirine muhtaç iki ayrı özellikte varlıklardır.

 

Eşitliği, ibadet, amel, adalet, sevap günah gibi kavramlarda arıyorsak tamam onu zaten yaratan belirlemiş Allah indinde her ikisi de bu saydığım kavramlarda eşit. Bunun aksini kimse iddia edemez. Fakat, hayatın diğer alanlarında kadının konum ve yeri farklı, erkeğin farklı. Konuyu böyle düşünürsek eşitliğe zarar vermiş olmayız.

 

Aileyi ele alalım, ne annesiz nede babasız aile olmuyor. Aile olabilmek için kadın ve erkek olması gerekir.

Çocuk ne anasız nede babasız kalmak ister. Bir çocuğun büyüyüp gelişmesi için hem anneye hem de babaya ihtiyacı vardır. Annenin verdiği sevginin yerini baba dolduramaz. Babanın verdiği sevginin yerini de anne dolduramaz. Bakın burada yine eşitlik bozuldu.

 

 

Günlük ihtiyaçlarımızı karşılarken bile karşı cinse ihtiyaç duyarız. Evini taşıyan bir kadının, erkek gücüne ihtiyacı vardır. Erkeğinde, temizlik ve dekorasyon işlerinde

bir kadına ihtiyacı vardır. Böyle basit işlerde bile erkek ve kadın birbirine ihtiyaç duyarlar.

Eşitlik farklı bir şey, kadın ve erkek olmak farklı bir şey.

Bu iki farkı birbirine karıştırmadan, eşitliği olması gereken yerde aramalıyız.

 

Hayatınızın bazı anlarında, geçirdiğiniz çok zor günlerde, başınızı göğsüne yaslayacak bir güce mutlaka ihtiyaç duyarsınız.

 

Bu görevi de genelde bir erkek üstlenir. Buda onun doğası gereği sahiplenmeye daha yatkın olduğundan bu görevi gayet tabi bir şekilde yapar ve eşini rahatlatır.

 

Erkekler üzülse de, korksa da her zaman kadını koruma ve sakinleştirme görevini üstlenir. Bunun aksini hiç görüyor musunuz? Yani korkan bir erkeği koruma altına alan bir kadın görüyor musunuz? Yâda ağlayan bir erkeği göğsüne yatırıp sakinleştiren bir kadın oluyor mu?

Belki istisnalar vardır saydığım bu başlıklarda fakat genel bu değimlidir.

 

9/71 Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar. Namazı kılarlar, zekatı veririrler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

 

9/72 Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altından ırmaklar akan cennetler vaat etmiştir. Sürekli kalacaklardır orada. Adn  cennetlerinde de tertemiz barınaklar vaat etmiştir. Allah'ın bir hoşnutluğu ise hepsinden büyüktür. İşte budur o büyük başarı/o büyük kurtuluş.

 

33/35 Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.

 

33/73 Bunun böyle olması, Allah'ın; ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlara, şirke sapmış erkeklerle şirke sapmış kadınlara azap etmesi, mümin erkeklerle mümin kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

 

57/12 Gün olur, mümin erkeklerle mümin kadınları, ışıkları önlerinde ve sağ yanlarında koşar görürsün. Şöyle denilir: "Bugün size, altlarından ırmaklar akan cennetler müjdeleniyor. Sürekli kalıcısınız içlerinde." İşte büyük başarının ta kendisidir bu.

 

Rahman olan Allah, o kadar güzel, yerli yerince kadının hakkını da erkeğin hakkını da belirlemiş ki; bize düşen sadece Kuran’a göre yaşamak ve haklarımızı kuran çerçevesinde değerlendirmek. Böyle yapar ve yaşarsak hiçbir problem yaşamadan hayatımızı sürdürebiliriz.

 

Evet, bütün bunları bir bütün olarak düşündüğümüzde görüyoruz ki kadın ve erkek ayrı özelliklere sahip iki ayrı varlık. Bunu böyle kabul edip ve de düşünürürsek aslında bir problem olmadığını da görmüş oluruz.

 

 

Rabbim erkek ve kadın el ele verip hayat mücadelesini sürdüren, omuz omuza verip Allah’a nasıl kul olurumun savaşını veren mümin kullarından etsin inşallah.

__________________
"De ki: "İbadetiniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin?"
Yukarı dön Göster sebemelikesi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: sebemelikesi
 
iblissavar
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 06 subat 2007
Gönderilenler: 363
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iblissavar

 selam Sebemelikesi kardeş,
 Yazınızın başlığını düzgün yazarsanız,konunun kadın ile erkek eşitmidir?olduğu daha rahat anlaşılacak.Yoksa bizim erkeklerimiz bu başlıktan bile bir hinlik çıkaracak kadar kurnazdırlar.Güzel yazınız güme gitmesin diye benden uyarması.


__________________
ŞEYTANDAN VE ONUN EVLİYASINDAN KAÇINMANIN EN İYİ YOLU,ŞEYTANA KÜLAHINI TERS GİYDİRMEKTİR!
Yukarı dön Göster iblissavar's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iblissavar
 
sebemelikesi
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 03 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 49
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı sebemelikesi

 

Selamlar, sayın iblissavar uyarı için Allah razı olsun. kılevyenin  azizliğine uğramışım.

 



__________________
"De ki: "İbadetiniz olmasa Rabbim size ne diye değer versin?"
Yukarı dön Göster sebemelikesi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: sebemelikesi
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

KADIN-ERKEK EŞİTLİĞİ

 Mesut KAYNAK   (www.kurandasevgi.gen.tr)


Kadın ve erkek bir bütünün (nefsin) çiftleştirerek yaratılmış iki parçasıdır. Bu bakımdan insanlık hak ve değerleri açısından birbirlerine eşittirler. Yüce Yaratıcı'larına karşı kul olmanın bütün sorumluluklarını (sevap ve günahları) ayni yükümlülükle paylaşırlar. İnsanlar doğuştan Cenâb-ı Allah'a değer olarak ayni mesafededir. Ancak yaptığı işler neticesinde değeri artar veya eksilir. Allah katında kadın veya erkek olsun en değerli insan, hangi cinsten olursa olsun ancak takva sıfatlarına sahip olandır. Ne kadın erkeğin hakimiyeti için yaratılmış ve ne de erkek kadının hakimiyeti için var edilmiştir. Onlar, sosyal hayatta birbirlerini tamamlamak için görevlendirilmişlerdir. Her iki cinsinde, yaratılıştan kaynaklanan farklılıkları ve üstünlükleri vardır. Bu farklılıklar, hukuk açısından birinin diğerine hükmetmesi demek değildir.

KADININ YARATILIŞI

16/72 : Allah size kendi nefislerinizden (canlarınızdan) eşler yarattı. Eşlerinizden size oğullar ve torunlar oluşturdu...
4/1 : Ey insanlar! Sizi bir tek nefisten yaratan, ondan eşini var eden, ikisinden de birçok erkekler ve kadınlar üreten Rabbinize karşı gelmekten sakının...


Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden mi yaratıldı? Kur' ân-ı Kerîm'de böyle bir açıklama yoktur. Bilgi seviyesi kısıtlı olan o çağın insanlarına yaratılış, onların anlayabileceği bir öykü şeklin de anlatılmıştır. Kitab'ı Mukaddes'in birinci bölümünde bu olay şöyle yazılmıştır: Tevrat-Tekvin 2/21-22: Rabb Allah Ademin üzerine derin uyku getirdi ve o uyudu ve onun kaburga kemiklerinden birini aldı ve yerini etle kapladı ve Rab Allah Ademden aldığı kaburga kemiğinden bir kadın yaptı ve onu Ademe getirdi.

Kadın haklarının karşısında olanlar; asırlarca önce yaşayan insanların anlayabileceği bir şekilde Tevrat'ta açıklanan yaratılış öyküsünü örnek vererek, Kur'ân ayetlerinde anlam kaydırması yapmak suretiyle ve uydurma hadisler ilâve ederek gerçeği saptırmak istemişlerdir. Tüm insanlara yol gösterecek ve kıyamete kadar yürürlükte kalacak olan son vahy Kitab'ı Kur'ân'ı Kerîm'de insanın yaratılışı, mucizevî ayetlerle açıklanmıştır. «Allah size kendi nefislerinizden eşler yarattı.» veya Sizi bir tek nefisten yarattı, ondan onun eşini var etti. gibi daha birçok benzer anlatımlarla Kur'ân, insanın yaratılış sırrını açıklamaktadır. Tüm varlıklar (zevc) çift olarak yaratılmıştır. Zevc; çift, iki şeyden meydana gelen eş, karı kocanın her biri gibi manalara gelmektedir.

Çift yaratılma gerçeği; Nobel Fizik Ödülü'nü kazanan ünlü Parite Teorisini aynen temsil etmektedir. Çift (zevc) deyiminin Lâtince karşılığı da Parite'dir. Bu teoriye göre: Her varlık benzer veya zıt ikizi ile birlikte ayni anda doğar. Örneğin günlük hayatımızda çift oluşumu; elektriğin artı-eksisinde, mıknatısın kuzey ve güney kutuplarında fark ederiz. Evrende maddesel bir parçacık tek başına meydana gelmez, mutlaka çiftiyle birlikte doğar. Bir protonun yaratıldığı yerde zıt eşi de (anti proton) beraber var edilir. Örneğin atom, artı yüklü çekirdeği ve etrafında dönen eksi yüklü elektronlar ile birlikte oluşur. Keza Samanyolu ekseni etrafında dönen Güneş ve onun uydusu Dünyamız da ayni yasaya tabidir. Bunlar çekim (gravidasyon) ve çekime karşı koyan aralıksız jiroskopik dönme hareketi ile hayatlarını sürdürmektedir.

Cenâb-ı Allah, evreni ve bütün yaratılanları benzer ve zıt iki zi ile birlikte var etmiştir. Bu yasa, yaratılışın ana ilkesini teşkil eder. Ancak Allah'ın Zat'ı tüm görüntü ve belirişlerinin üstündedir. O; Ahad (Mutlak ve Tek Kudret), Samed (Herşey O'na muhtaç, O ise hiçbir şeye muhtaç olmayan), Sübhân (Sonsuz Yüce)dir. 14 asır evvel inen Kur'ân, bu oluş sırlarını mucizevî olarak Yasin 36/36 da şöyle açıklamıştır : O ne Yüce Allah'tır ki herşeyi (zevc) çift yaratmıştır; arzın çıkardıklarından, kendi nefislerinden ve daha nice bilmediklerinizden. Ayet, çiftleri üç grupta toplamaktadır. 1) Arzdan çıkan çiftler, 2) İnsan nefsindeki çiftler, 3) Bilmediğimiz çiftler.
(Bkz. Dr. Halûk Nurbaki - Kur'ân Mucizeleri - Say: 27-35)

Ayette vurgulanan nefislerinizdeki çiftler, erkek ve kadın zıt ikizlerdir. Şu halde insanın ilki olan erkek ve kadın tek nefsin çiftleştirilmesiyle ayni zamanda ve birlikte yaratılmıştır. Yani bir bütün, bütün özellikleri ile iki parçaya bölünmüştür. Şu halde erkek nasıl bir insan ise kadın da öyledir. İşte bu gerçek Kur'ân'da Yasin 36/36 ayeti ile açıklanmıştır. Zariyat 51/49 : Herşeyden (zevc) çift yarattık ki düşünüp anlayabilesiniz.

«İkisinden birçok erkekler ve kadınlar üretti.» Ayetin açıkladığı gibi bir tek nefisten bölünme suretiyle meydana gelen Hz. Adem ile Hz. Havva ilk iki insan olarak Kur'ân-ı Kerîm'de yer alır. Araf 7/189 : O'dur sizi bir tek nefisten (canlıdan) yarattı, gönlü ısınsın diye ondan eşini var etti; eşini sarıp örtünce (eşiyle birleşince) eşi, hafif bir yük yüklendi, onu gezdirdi. Yük ağırlaşınca Rableri Allah'a dua ettiler : Eğer bize iyi güzel bir çocuk verirsen elbette şükür edenlerden oluruz. dediler. İnsanların var olması, önce bir tek nefisten iki parça olarak erkek ve dişi yaratılmış, sonra da ikisinin birleşmesiyle birçok erkekler ve kadınlar oluşmuştur.

«Kıyamette nefislerin çiftleştirilmesi.» İbrahim 14/18 : O gün Yer Küre başka bir yer küreye dönüştürülür. Gökler de öyle. Hepsi O Vâhit ve Kahhar olan Allah'ın huzuruna dikilir. Kıyamette Dünyamızın parçalanarak yok olması ile bir yaşam son bulacak, ancak bu olay yeni bir yaşamın başlangıcını teşkil edecektir. Yine Kur'ân-ı dinleyelim Tekvîr 81/71 : Kıyamette nefisler çiftleştirildiğinde. Her iki ayetin kılavuzluğundan öğreniyoruz ki, ilk yaşamda olduğu gibi yeni oluşan ayrı bir Dünya da her zerre, her canlı benzer veya zıt ikizi ile birlikte ayni anda doğacak, yaratılış ve oluş böylece devam edecektir. Rahman 55/29 : ...Allah, her an yeni bir iş ve oluştadır.

Sonuç. Kadın, erkeğin kaburga kemiğinden yaratılmamıştır, hiçbir eğriliği ve eksikliği de yoktur. Tek bir nefsin ikiye bölünmesi ile erkek ve kadın ayni zamanda var edilmiştir. Şu halde bir bütün (nefs), tüm özellikleri ile çiftleştirilerek iki parçaya ayrıldığından erkek nasıl ise kadın da aynıdır. O halde Allah katında her iki cins arasında değer ve hak açısından mutlak eşitlik vardır. Ancak kadın ve erkek yaratılış özelliklerine göre, birbirlerinin tamamlayıcısı olarak ayrı ayrı görevlendirilmiştir.

KADIN İLE ERKEĞİN EN DEĞERLİSİ

49/13: Ey İnsanlar! Biz sizi, bir erkek ile bir dişiden yarattık... Hiç şüphesiz Allah katında en değerliniz TAKVAca en ileri olanınızdır.
3/76 : ...Allah, TAKVA sahiplerini sever.


Takva; korunma, sakınma demektir. Yüce Yaratıcı'ya sığınıp teslim olarak her türlü günahlardan korunmanın gayreti içine girmektir. Kur'ân, bu ayet ile bir yaratılış yasasının değer ölçüsünü açıklıyor : Erkek olsun kadın olsun insanın cins, mevki, sınıf, zenginlik, ırk, iklim, bölge farkından kaynaklanan üstünlükleri tamamiyle siliyor. Cenâb-ı Allah, onların yerine mutlak değer ölçüsü olarak, insanın iman ederek ilâhî özellikler olan takva sıfatlarına sahip olmasını esas alıyor.

İnsanlar, Yüce Yaratıcı'larına karşı doğuştan kıymet olarak ayni uzaklıktadır. Yalnızca kendi niyet, gayret ve çalışmaların ürünü üstünlükleri ile değeri artar veya eksilir. Zümer 39/61 : Takva sahiplerini Allah, kendi başarıları (iman ve ibadeti) sebebiyle kurtuluşa çıkarır... Şu halde erkek veya kadın; hangisi takva sıfatlarına daha çok sahipse, Allah katında o daha değerli ve üstün olur.
(Bkz. Bu Kitap-Takva Elbisesi)

YARATILIŞTAN KAYNAKLANAN FARKLILIKLAR

4/32 : Allah'ın sizi birbirinizden farklı kıldığı şeylere özlem çekmeyin. Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay olduğu gibi, kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay vardır. Allah'tan onun lütuf ve ihsanını isteyin...


Allah katında kadınla erkek, değer ve hak açısından tamamiyle eşittir. Yüce Allah'a sorumluluklarını da ayni yükümlülükle paylaşırlar. Ancak kadın ile erkeğin birbirine karşı yaratılıştan kaynaklanan farklılık ve üstünlükleri vardır. İsra 17/84 : Herkes varlık yapısına uygun iş görür... Eşlerin birbirlerini tamamlaması için kendilerine verilen ayrı özellikler, birinin diğerine hakimiyeti demek değildir. Eşler arasında görev paylaşması ve iş bölümü vardır. Görevler yaratılış yasasına uygun olarak paylaşılır. Bazı vazifelerde kadına da erkeğe de öncelik tanınmıştır. Eşler görevlerinde birbirlerine yardım edebilecekleri gibi, aralarında vazife değişikliği de yapabilirler.

Erkeğin görevleri. Fizik gücüne, adele kuvvetine sahip, cesur ve mücadelecidir. Ailede çalışarak geçimi temin etmek, ve adaleti sağlamak öncelikle erkeğe aittir. Aileyi dış tehlikelerden ve zorluklardan korumak, ülkesi için savaşmak da onun asli görevlerindendir.

Kadının görevleri. Yapı olarak çok hislidir. Şefkat, merhamet gibi duygular, sevgi ve muhabbet gibi faziletler erkeklere oranla fazladır. Korku - ürkeklik ve küçük sıkıntılar karşısında daha duyarlı, fizik açısından daha zayıf olmakla beraber birçok hususlarda üstün özelliklere sahiptir. Örneğin büyük felâketlere tahammül ve katlana72 bilme güçleri fazla, hastalıklara karşı daha çok dayanıklıdır, bu özellikler neticesinde ömrü, erkeğe oranla daha uzundur. Yuvanın huzur ve sükûn odağı kadındır. Analığın getirdiği hamilelik, çocuk doğurma gibi kutsal görevleri yanında ailenin idaresi, çocukların bakımı ve terbiyesi de öncelikli görevlerindendir ki bunlar çok ağır ve fedakârlık isteyen yükümlülüklerdir. Hanımlar, anne olarak yüce bir makama sahiptir. Çocuğu şefkatle, merhametle ve içtenlikle sevmenin mutlak temsilciliğini üstlenmiş, kendini onlara adamış, gelecek nesil de annenin şefkatli kucağına teslim edilmiştir. Ayrıca kadının da tıpkı erkek gibi çalışıp kazanma hürriyeti vardır. Eşlerin görevleri zorunluluk hallerinde değiştiği gibi, biri diğerinin işlerini de yapabilir. Ailede önemli olan sevgi, saygı ve devamlılıktır.

Her iki cinsin yaratılıştan kaynaklanan farklılık ve üstünlükleri, hukuk açısından birinin diğerine hakimiyeti demek değildir. Kadın ve erkek; Yüce Yaratıcı tarafından takdir edilen kısmetlerine rıza göstermeli, diğer cinse verilenlere özlem çekmemelidir. Bunun oluş sırrını Cenâb-ı Hak bilir, kullara da en hayırlı olan takdir edilmiştir. Yüce Allah'ın lütuf ve ihsan ettiği nimetlere şükretmek, ancak huzur ve esenliği getirir.

KADIN - ERKEK EŞİTLİĞİ

9/71 : İnanan erkekler ve inanan kadınlar birbirlerinin dostları ve yardımcılarıdır. İyiliği emrederler, kötülükten men ederler, namazı kılarlar, zekât verirler, Allah'a ve Elçisi'ne itaat ederler. İşte onlara Allah rahmet edecektir...
2/187 : ...Onlar (kadınlarınız) sizin için birer elbise, siz de onlar (erkekleriniz) için birer elbisesiniz...


Kadın ile erkek; dost olarak her alanda yanyana birbirlerine yardım ve arkadaşlık edecekler, yaşamları boyunca toplumlarında ayni haklara sahip oldukları gibi sorumluluk ve görevleri de birlikte paylaşacaklardır. Yukardaki ayetler, açık olarak kadın-erkek eşitliğini vurgulamaktadır. Yaratılıştan kaynaklanan farklılıklar dışında, Allah katında kul olma sorumlulukları ile değer ve hak açısından durumları birbirine eşittir.

Kadın ile erkeğin değer eşitliği; elbise benzetmesinde de açıkça belirtilmiş, giysiler nasıl insanları koruyarak sıcak tutuyorsa, eşler de birbirine karşı elbise gibi ayni durumda koruyucu, sıcak ve çekicidir. Böylece erkek kadını, kadın da erkeği tamamlamaktadır.

ALLAH KATINDA SORUMLULUKLAR DA EŞİT

16/97 : Erkek yahut kadın, her kim inanmış olarak barışa yönelik iş yaparsa, onu tertemiz bir hayat ile yaşatırız...
9/67 : İkiyüzlülerin erkekleri de kadınları da birbirinin aynıdır. Kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, harcamamak için ellerini sıkarlar. Onlar Allah'ı unutmuştur, Allah da onları unutmuştur...


Kadın ile erkek, kul olarak yüklendiği sorumluluklar bakımından da Allah katında eşittir. Gerek kadın olsun ve gerek de erkek olsun iman ederek ilâhî yasalara uyanlar, yeryüzünde ve ahiret hayatında mutlu bir yaşam ile ödüllendirilecek, iman etmeyerek nefsine ve şeytana uyanlar da yaptıkları kötü işlerden dolayı hem Dünya ve hem de ahiret hayatında sıkıntı çekeceklerdir.

 

http://www.kurandasevgi.gen.tr/kkadin/bolum8/baslik8.htm

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

İlgili Konu: Kadın erkeğin ‘kaburga kemiğinden’ mi yaratıldı?




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
ibrahimim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 17 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 506
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ibrahimim

sebemelikesi Yazdı:

 

      KADIN VE ERKEK EŞİT MİDİR?

4/32 Allah'ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın! Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay var; kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay var. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Allah, her şeyi iyice bilmektedir.

4/124 Erkek veya kadın, inanmış olarak hayra ve barışa yönelik işler yapanlar cennete gireceklerdir. Ve zerre kadar zulme uğratılmayacaklardır.

9/67 İkiyüzlülerin erkekleri de kadınları da birbirinin aynıdır. Kötülüğü emrederler, iyilikten alıkoyarlar, harcamamak için ellerini sıkarlar. Onlar Allah'ı unutmuştur, Allah da onları unutmuştur. İkiyüzlüler, yoldan sapmışların ta kendileridir.

Selamlar, kadın erkek eşittir diyenler, acaba eşitliği hangi boyutuyla ele alıyorlar merak ediyorum. Çünkü kadın ve erkek; ibadette eşittir, amelde eşittir, günahta eşittir, sevapta eşittir.

Rahman olan Allah, kadına bir pay erkeğe de bir pay veriyor,  Kazandığı her sevapta ve günahta.

Yüce olan Allah, imanda ve inkârda kadın erkek ayrımı yapmıyor zaten. Allah bize gereken hak ve hukuku yeterince vermiş. Bizler yeter ki haklarımızı öğrenip korumasını bilelim.

Eşitliği hak ve hukukta ararsak, onu zaten yaratan bize vermiş. Biz onu korumayı bilememişiz.

 Nasıl mı? Yaşam tarzımızı Kuran’dan ayırarak.

 Kadın hakları savunucuları, acaba haklarını yeterince savunabiliyorlar mı?

Tabiî ki hayır.

Kadın olsun, erkek olsun, Kuran’dan beslenmedikçe adaleti ne kadar ayakta tutabilirler ki?

Eşlerini aldatan insanlara bakın, karşı taraf en ünlü dedektifi dahi tutsa, başarı elde edemiyor.

Çünkü insanda ahiret bilinci, hesap verme kaygısı yoksa o insan her türlü günahı ve çirkinliği yapar ve siz buna engel olamazsınız. Çirkinlikten, hayâsızlık dan, her türlü kötülükten, ancak gerçek iman sahipleri uzak dururlar.

İman ile beraber Salih amel işleyerek. Bu amelin en başıda tabiî ki namaz:

29/45 Kitap'tan sana vahyedileni oku. Namaz da kıl. Çünkü namaz , çirkinliklerden ve kötülüklerden alıkoyar. Elbette ki Allah'ın Zikri/Kur'an'ı daha büyüktür. Allah, neler yaptığınızı biliyor.

49/13 Ey insanlar! Biz sizi, bir erkekle bir dişiden yarattık. Ve örfler yoluyla tanışıp kaynaşasınız diye sizi milletlere, boylara ayırdık. Hiç kuşkusuz, Allah katında en seçkininiz, kötülüklerden en çok korunanınızdır. Allah herşeyi bilir, herşeyden haberdardır.

Evet, namaz Allah rızasını gözeterek kılındığında, her türlü kötülükten, çirkinlikten alıkoyar.

Çünkü namazın zaten gerçek gayesi insanı çirkinlikten, hayâsızlıktan korunmak ve gaflet uykusundan uyanmak için kılmaktır.

Bütün bunlardan alı koymuyorsa o namaz gerçek namaz değildir. Aksi takdirde Allah cc bunlar için bir süre indirmezdi.

107/1 Gördün mü o, dini yalan sayanı?

107/2 İşte odur yetimi itip kakan.

107/3 Yoksulu doyurmayı özendirmez o.

107/4 Vay haline o namaz kılanların ki,

107/5 Namazlarından gaflet içindedir onlar.

107/6 Riyaya sapandır onlar/ gösteriş yaparlar.

107/7 Ve onlar, yardıma/ zekâta/ iyiliğe engel olurlar.

Gördüğünüz gibi namaz, Allah rızasına uygun yapıldığında, insanı hem her türlü kötülükten ve çirkinlikten alıkoyuyor. Hem yaşam tarzını Kuran’a göre belirlemesini hem hiçbir şekilde haksızlık yapmamasını sağlıyor.

Bu da doğal olarak Allah’ın koyduğu yasaların işlemesini sağlıyor.

Şimdi bütün bu saydığım kurallar ve yasalar kadar, hangi yasalar sizi koruyabilir. Veya haksızlık yapılmasını önleyebilir.

Eşlerini aldatan insanlardan bahsetmiştim. Evet, rahmanın gözetimi altında olan insanlar onu her an gözetip, yaptığı her olumlu veya olumsuz işi gördüğünü bilir ve sizin o insana bekçilik yapmanıza gerek kalmadan o vicdanın bekçiliğini kendi yapar ve böylesine çirkin fiilleri asla işlemez.

Rabbine olan inancı, ahiret bilinci hesap verme sorumluluğu buna engel olur.

Çünkü inanan insan bilir ki hiç kimsenin görmediği yerde rahman onu görür ve gözetir. Hesabını veremeyeceği büyük günahlardan kaçar ve bütün bunları eşinden korktuğu için değil, sadece sahip olduğu iman ve güzel ahlak tan dolayı bu fiili işlemez.

Peki, bütün bu meziyetlerden mahrum olan insanlar hayat çizgisini neye göre ayarlar, elbette nefsinin kötü arzu ve isteklerine göre ayarlar.

Son zamanlarda evlilikler, sizlerinde gördüğü gibi soba başında duran kar misali hemen eriyip yok olmakta.

İnsanın inancında eksiklik varsa, verecek hesap kaygısıda yoksa neden günah işlemesinki;

Ne engel olabilir ve aldatılan eşin hakkını hangi vicdan muhakeme edecek ki? Artık insanlar işin o kadar kolayını bulmuş ki ayrıldığı eşine nafaka vermemek için, malını başkasının üstüne gösterip nafaka vermekten kurtuluyor ve karşı taraf hiçbir şey yapamıyor.

Bunu kadın erkek eşitliğini sürekli gündeme getiren çevreler daha çok yapıyor.

Verdiğim bu örnekler, hemen her çevrede yaşanan acı ama gerçek örnekler.

Bizim kadın erkek eşitliğini, koruma adına bir şey yapmamıza gerek yok.

Yaradan her şeyi yerli yerince âdemin hakkını âdeme, havvanın hakkını havvaya vermiş zaten.

Bizim yapmamız gereken şey yaşam kaynağımız olan Kuran’a sarılmak ve Allah’ın bize verdiği hakkı yerli yerinde kullanmak.

Kadın erkek eşitliği rahmanın kuranda bildirdiği gibi amelde, sevapta ve günahta eşittir. Burada bir problem yok zaten, Allah bize bu hakkı vermiş.

Hiçbir hukuk sisteminin veremeyeceği hakkı vermiş.

Bizler, yanlış yaşam biçimleri ile yanlış evlilikler yaparak, Allah’ın bize verdiği bu hakkı kendi yaptığımız yanlışlıklarla kaybediyoruz. Nasıl mı?

Yaşam kaynağınız kuran değilse, seçtiğiniz eş kurandan beslenmemişse, Allah’ın size verdiği hakkı kaybetmiş olursunuz.

Rehberi kuran olan insanlar yolunu şaşırmazlar. Evliliklerinde haksızlık ve şiddet olmaz. Fakat rehberi kuran değil de beşeri sistemlerse haksızlıkta olur şiddet de. Kültür seviyesi ne kadar yüksek olursa olsun fark etmiyor şiddet her zaman ve her yerde olabiliyor.

Yani eş seçimi yaparken, insanlarımızın öncelikleri olması gerektiği gibi değil, kültür seviyesinden, mesleğinden, maaşından, kasasından, masasından vs.. bu onların olmazsa olmazları olmuş.

Oysa ki olması gereken muhkem bir iman, dimdik duran bir ahlak ve salih amel sahibi eşler seçersek, haklarımız kendiliğinden korunmuş olur.

İnsanlar hep cehaletten yakınıp dururken, kültür seviyesi yüksek insanların, sanki eşlerine haksızlık yapmıyormuş gibi onların yaptığı şiddeti  görmüyorlar.

Haksızlıkta yapıyorlar şiddet de. Demek ki okumak, kültürlü olmak, başka şey, hakkı ve adaleti ayakta tutmak başka şey.

Tek problem cehalet olsaydı, o zaman kültür seviyesi yüksek insanların boşanma oranı bu kadar fazla olmazdı.

Her zaman doğuda ve güney doğuda yaşanan kız çocuklarına yapılan haksızlıklardan bahseden medya, batıda yaşanan haksızlıkları göz ardı ediyor. Aldatılan eşler, hiçbir nafaka vermeden sokağa atılan eşler ne yazık ki batıda yaşanıyor.

Kadın erkek eşittir sözü ne kadar doğru bunu da anlamış değilim.

Örneğin;

 Kadın anadır, doğurgandır. Ana olması sebebiyle, yapı itibari daha duygusal ve yumuşaktır. Olaylar karşısında kadın duyguları ile hareket eder. Duyguları mantığını biraz bastırır. Özel muayyen günlerini daha stresli ve duygusal geçirir, buda duygularının, mantığının önüne geçmesini sağlar.

Şimdi bütün bunları yok sayıp görmezden gelebilir miyiz?

Allah insanları yaratırken, bir erkek ve dişiden yarattığını söylüyor. Biri diğerini tamamlayan iki parça. Fakat bu, insanlar tarafından farklı anlaşılıyor.

Çocuğun dünyaya gelişinde dahi, kadının rolü başka erkeğin rolü başka. Ebeveyn olarak çocuk üzerinde eşit haklara sahipler fakat, rolleri farklı paylaşmışlar öyle değimli?

Allah, kadına güzellik, cazibe ve çekicilik vermiş, erkeğe güç, kuvvet ve koruyup sahiplenme özelliği vermiş. Biri diğerine muhtaç iki varlık.

Muhtaç sözüme belki bazıları kızarlar fakat gerçek bu değil mi?

Her ne kadar kabul etme sekte, kadın ve erkek birbirine muhtaç iki ayrı özellikte varlıklardır.

Eşitliği, ibadet, amel, adalet, sevap günah gibi kavramlarda arıyorsak tamam onu zaten yaratan belirlemiş Allah indinde her ikisi de bu saydığım kavramlarda eşit. Bunun aksini kimse iddia edemez. Fakat, hayatın diğer alanlarında kadının konum ve yeri farklı, erkeğin farklı. Konuyu böyle düşünürsek eşitliğe zarar vermiş olmayız.

Aileyi ele alalım, ne annesiz nede babasız aile olmuyor. Aile olabilmek için kadın ve erkek olması gerekir.

Çocuk ne anasız nede babasız kalmak ister. Bir çocuğun büyüyüp gelişmesi için hem anneye hem de babaya ihtiyacı vardır. Annenin verdiği sevginin yerini baba dolduramaz. Babanın verdiği sevginin yerini de anne dolduramaz. Bakın burada yine eşitlik bozuldu.

Günlük ihtiyaçlarımızı karşılarken bile karşı cinse ihtiyaç duyarız. Evini taşıyan bir kadının, erkek gücüne ihtiyacı vardır. Erkeğinde, temizlik ve dekorasyon işlerinde

bir kadına ihtiyacı vardır. Böyle basit işlerde bile erkek ve kadın birbirine ihtiyaç duyarlar.

Eşitlik farklı bir şey, kadın ve erkek olmak farklı bir şey.

Bu iki farkı birbirine karıştırmadan, eşitliği olması gereken yerde aramalıyız.

Hayatınızın bazı anlarında, geçirdiğiniz çok zor günlerde, başınızı göğsüne yaslayacak bir güce mutlaka ihtiyaç duyarsınız.

Bu görevi de genelde bir erkek üstlenir. Buda onun doğası gereği sahiplenmeye daha yatkın olduğundan bu görevi gayet tabi bir şekilde yapar ve eşini rahatlatır.

Erkekler üzülse de, korksa da her zaman kadını koruma ve sakinleştirme görevini üstlenir. Bunun aksini hiç görüyor musunuz? Yani korkan bir erkeği koruma altına alan bir kadın görüyor musunuz? Yâda ağlayan bir erkeği göğsüne yatırıp sakinleştiren bir kadın oluyor mu?

Belki istisnalar vardır saydığım bu başlıklarda fakat genel bu değimlidir.

9/71 Mümin erkeklerle mümin kadınlar birbirlerinin dostlarıdır. İyiliği emrederler, kötülükten alıkoyarlar. Namazı kılarlar, zekatı veririrler. Allah'a ve resulüne itaat ederler. Allah bunlara rahmet edecektir. Allah Aziz'dir, Hakim'dir.

9/72 Allah, mümin erkeklerle mümin kadınlara, altından ırmaklar akan cennetler vaat etmiştir. Sürekli kalacaklardır orada. Adn  cennetlerinde de tertemiz barınaklar vaat etmiştir. Allah'ın bir hoşnutluğu ise hepsinden büyüktür. İşte budur o büyük başarı/o büyük kurtuluş.

33/35 Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar, itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar, özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah'ı çok anan erkekler, Allah'ı çok anan kadınlar.

33/73 Bunun böyle olması, Allah'ın; ikiyüzlü erkeklerle ikiyüzlü kadınlara, şirke sapmış erkeklerle şirke sapmış kadınlara azap etmesi, mümin erkeklerle mümin kadınların tövbelerini kabul etmesi içindir. Allah Gafur'dur, Rahim'dir.

57/12 Gün olur, mümin erkeklerle mümin kadınları, ışıkları önlerinde ve sağ yanlarında koşar görürsün. Şöyle denilir: "Bugün size, altlarından ırmaklar akan cennetler müjdeleniyor. Sürekli kalıcısınız içlerinde." İşte büyük başarının ta kendisidir bu.

Rahman olan Allah, o kadar güzel, yerli yerince kadının hakkını da erkeğin hakkını da belirlemiş ki; bize düşen sadece Kuran’a göre yaşamak ve haklarımızı kuran çerçevesinde değerlendirmek. Böyle yapar ve yaşarsak hiçbir problem yaşamadan hayatımızı sürdürebiliriz.

Evet, bütün bunları bir bütün olarak düşündüğümüzde görüyoruz ki kadın ve erkek ayrı özelliklere sahip iki ayrı varlık. Bunu böyle kabul edip ve de düşünürürsek aslında bir problem olmadığını da görmüş oluruz.

Rabbim erkek ve kadın el ele verip hayat mücadelesini sürdüren, omuz omuza verip Allah’a nasıl kul olurumun savaşını veren mümin kullarından etsin inşallah.

 

 



__________________
Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allâh büyük lutuf sâhibidir
Yukarı dön Göster ibrahimim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ibrahimim
 
Papatya
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 14 mart 2006
Gönderilenler: 211
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Papatya

sebemelikesi Yazdı:

      KADIN VE ERKEK EŞİT MİDİR?

4/32 Allah'ın, bir kısmınıza bir kısmınızdan farklı olarak lütfettiği şeyleri isteyip durmayın! Erkeklere kendi kazandıklarından bir pay var; kadınlara da kendi kazandıklarından bir pay var. Allah'tan, O'nun lütfunu isteyin. Allah, her şeyi iyice bilmektedir.

................................

Rabbim erkek ve kadın el ele verip hayat mücadelesini sürdüren, omuz omuza verip Allah’a nasıl kul olurumun savaşını veren mümin kullarından etsin inşallah.

Amin, elinize saglik Sebemelikesi.



__________________
Müslümanim diye hic utanmiyorum.... Mevsim Bahar..Ben artık özgur bir müslümanım. Bir elimde KURAN, Bir elimde bahar çiçekleri ve arkamda 1400 yıllık hurafe, hadis, mezhep ve şeyhlerın enkazı.
Yukarı dön Göster Papatya's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Papatya
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats