HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Duyurular, istekler, Şikayetleriniz, Kişisel
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Duyurular, istekler, Şikayetleriniz, Kişisel
Konu Konu: AZADEH’e cevap Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

http://www.hanifdostlar.com/forum_posts.asp?TID=3375&PN= 1&TPN=12


YÛSUF SÛRESİ
(53)
"Ben nefsimi temize çıkarmam, çünkü Rabbimin merhamet ettiği hariç, nefis aşırı derecede kötülüğü emreder. Şüphesiz Rabbim çok bağışlayandır, çok merhamet edendir" dedi.




__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
iman
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 16 haziran 2006
Gönderilenler: 751
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iman

gereği kalmadığından kaldırılmıştır
Yukarı dön Göster iman's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iman
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

ÂL-İ İMRÂN SÛRESİ
(103)
Hep birlikte Allah'ın ipine (Kur'an'a) sımsıkı sarılın. Parçalanıp bölünmeyin. Allah'ın size olan nimetini hatırlayın. Hani sizler birbirinize düşmanlar idiniz de o, kalplerinizi birleştirmişti. İşte onun bu nimeti sayesinde kardeşler olmuştunuz. Yine siz, bir ateş çukurunun tam kenarında idiniz de o sizi oradan kurtarmıştı. İşte Allah size âyetlerini böyle apaçık bildiriyor ki doğru yola eresiniz.



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
iman
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 16 haziran 2006
Gönderilenler: 751
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iman

Eniştem kürt. Yeğenlerim kürt. Ben yörüğüm Türkmenim. Koynuma
alıyorum koynunda yatıyorum. Şimdi deniyorki Kürt nüfus arttı kullanmak
isteyen birileri çıkıyor diyorki bunlar memleketi ele geçirebilir. sonra
bölebilir.
Gülüyorum.
Ama sen çıkıp benim ne dediğime bakmadan yeğenlerime bakmadan
çoluğuma çocuğuma bakmadan korkular vaaz ediyorsun. Yazdığın
satırlara bir bak benim ne zaman gördün emperyalıstlığımı. Osmanlıyı
senmi yıktın. Yoksa kucağını oturdunuz bizde otururuz ne çıkar diye
söylediğiniz geçmişi belirsiz geleceği karanlık vahşilermi yıktı
zannediyorsun.

Ben yıktım. Emperyal olmaya başlamıştı. Artık devrini doldurmuştu. Senin
için yıktım. Aptal arap kardeşim için yıktım. Yenisini kurdum. Bi daha
kurarım. Osmanlıyıda ben kurmuştum. Selçukluyuda ben kurmuştum.
Gittiğim her yerin halkıyla birlikte kurdum. Hala öyleyim.

Gençlerimi niye azdırıyorsun gerrçekte olmayacak korkularla. Yakışıyormu
sana. Senden korkarmıyım. Senden korkacak olsam yatağına girermiyim.
yatağıma alırmıyım. Sen müslümanım dediğin için yazıyorum.
Yazdıklarına bi daha bak. Ben bu yazdıklarını hak ediyorsam sen
müslüman olarak hala benimle niye konuşuyorsun. çek vur o zaman.
Ölürsem şehit kalırsam düşmanımı bilirim.

Ben küfürmü ediyorum şimdi geçmişime. Yazdıklarımın neresinde küfür
var. Ben kardeşime küfreadecek kadar alçalmadım hiç bir zaman.

Neyse...
Yukarı dön Göster iman's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iman
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

s.a

bu gerginliğe bir son vereceğim.Yazdıklarımı-üzülen,gerilen nice değerli forum sakini için-sileceğim.

Küfrettiysem özür diliyorum

Kırdıysam özür diliyorum

Alçaldıysam özür diliyorum

seviyesizleştiysem...

bilgisizce atıp tuttuysam...

çirkefleştiysem...özür diliyorum.

Yazılarımın,cevaplarımın,atıp tutmalarımın,çirkefliklerimin,alçaklıklarımın,seviyesizlikle rimin,küfürlerimin kardeşlerimi daha fazla üzmesine izin vermeyeceğim.

Emperyal olmadım hiç bir zaman

düşünmedim de

emperyallere eğilmedim de

eğilmeyeceğim de

oturmadım mecbur kalmadıysam vahşilerin kucağında

otururum demedim de

demem de

oturulsun istemem de

----

görsün isterim herkes kendi çelişkisini

görsün isterim herkes kendi gözündeki merteği

----

bıktım bu kirli savaşlara kurban edilmekten

bıktı halkım da

kardeş olmak istiyorum

otururum Türk kardeşimin kucağına

beni kardeş bilecekse

---

kimliğim tanınsın isterim

çünkü tanınmasını istiyor Rab bir kaç ayette

tanıyorum üstelik istisnasız tüm kardeşim olan kavimlerin kimliğini de

-----

sarılmak isterim tüm kardeşlerimle birlikte

Bir olan Allah'ın ipine

istemem dağılıp parçalanmayı

istemem güçten düşmemizi

istemem o ateş çukurunun içine düşmeyi de

----

affoluna terbiyesizliğim

boyumu aşan bilgisizce ve seviyesizce laflar edişim

affoluna geçici rahatsızlık verişim

küfredişim

çirkefleşişim

---

oldum kötülüğü herdem emreyleyen nefsime kurban

onu temize çıkaramam inan

 rabbim eylemesin cüda kalbim(iz)den iman

 

s.a



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
iman
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 16 haziran 2006
Gönderilenler: 751
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iman

Madem öğrenmek istedin o zaman dinle.

Ben akşam Allaha bunlar için dua ederek yatar. Sabah Allahın duamı kabul
ettiği güveniyle kalkarım. Çocuklarımı okula işine gönderir ben işime
bakarım. Yağmur un yağdığı gün bütün camilerde dua vardı. Sen bu
milleti ne sanıyorsun.

Bu aşağıdaki yazıyı ikinci yürüyüşün olduğu gece yazmıştım. Çok uzun
olduğu için asmadım. Samimi duygularımdır. İçinde heyecanımdan
kaynaklanan hatalar olabilir. Bana seslenişinde samimiyet hissetiğim için,
sana güven duymak istediğim için asıyorum. Bana güvenmen için
asıyorum. Birde Bu değerlerin savunuculuğunun AZADEH gibilere
kalmadığını belirtmek için yazıyorum.

--------------------------
Selam

Müslüman hüsnüzanla düşünür. Sui zanla fikir üretip ilan etmez hele hele
Allah korusun harekete geçmez.

Müslüman basiret sahibidir. Sabırlıdır sebebini öğrenmeden hüküm
vermez,

Örneğin, Sarhoşa eziyet etmez. Ona göre sarhoş kendinde değildir ve
yardıma muhtaç zavallı bir haldedir.

Bu yüzden alkolün yaratılışındaki özelliklerini devre dışı bırakmaya değil,
Kardeşinin alkol alarak kendi aklını kendi iradesiyle devreden çıkarmasına
neden olan süreç ve o süreci meydana getiren etkenlerle ilgilenir.

İmanı ona, yararlandığı nimete değil, nimeti yaratana secde etmesini
emrettiği için yaratana secde eder, karşılaştığı kötülüklerle de kötülüğü
yapanla değil yaptıranla mücadele eder.

Bu sebeple nimete secde etmediği gibi, vurun kahpeye de demez.

Nihayet; müslüman eylemini doğuran düşüncenin argümanlarını
Kuran’dan alır. Ve bu millet müslümandır!

Şimdi bazıları forumun değişik yerlerine forumu izleyen kitleye hitap eden
küfür seviyesine varan hakaratamiz ve ne demek istendiğide pek belli
olmayan cümlelerle yazılar asıyorlar.

Merak ediyorum bu forumda cumhuriyet, demokrasi, insan hakları... vb.
kavramları bilmeyen insanların olduğu kanaatine nereden varıyorlar.

Değilse müslümanın fıtraten iyi bildiği hatta asırlardır yaşadığı kavramları
kendi keyiflerine göre tanımlama cesaretini nereden buluyorlar.

Öyleyse, burada okuduğunu akledebildiği kadarıyla Kuran süzgeçinden
geçirmeden ikna olacak, kimseler mi var?

Bu vesileyle bu bunaltan provakasyonlar dan sıkılan üzülen samimi
kardeşlerim için kendi adıma şunları belirtmeyi vicdani bir borç
addediyorum.

Bu milletin tarih boyu ayakta kalmasının en belirgin sebebi devletini
oturttuğu üç ayağın birbirinin aleyhine büyümelerine müsaade etmemekte
hassasiyet ve adaletle davranmış olmasıdır.

Bu üç ayak ordusu, uleması ve meclisidir. Hoş herşeyi üç ayak üzerinedir
ya... Atı-avradı-silahı= Ailesi, Eli- Beli-Dili=Erdemi, Yasama-yürütme-
yargı=Yönetimi ......vb.

Bu millet bekaasını; kendisinin oluşturduğu bu üç kuvvetin
birbiriyle yarışmasında refah, medeniyet ve sıhhat
karışmasında yoksululluk, cehalet ve zilletle
karşılaşacağını adeta Allah vergisi bir fıtrat özelliğiyle bilir.

Bu milletin her ferdi kendi namusunu kendisi korur, kiralık katil tutmaz.
Bu yüzden bu milletin ordusu milletin ta kendisidir. Lejyoner barındırmaz.
Bu yüzden ordu bu memlekette profesyonel hiyerarşik bir kurum, yada
halktan ayrışmış bir sınıf değildir. Olamaz!... Bu yüzden bu millet
ordusundan korkmaz, ordusunun ikazından alınmaz!

Bu millet çocuğuna mürebbiye tutmaz, baba korur anne besler ebe, dede
eğitir. Bu sebeple aydın adı verilen bir sınıfı yoktur. Alimleri vardır. Pek
çok profu katlayacak basirette çobanlarının halkı aydınlattığı Anadolu da
aşikardır.

Bu yüzden başka milletlerden kendlerine paye verilen devşirilirken
değerini kaybetmişlerin çemkirmelerinide kaale almaz.

Kendi okulunu kendisi yapar. ister kolej bina eder isterse caminin altına
medrese koyar. Yetiştirdiğine ister imam diye seslenir, ister titrini
ordinaryüs profosör koyar. Ama mutlaka ilim ve irfana itibar eder Allah
için yetiştirir Allah için uyar.

Kendini yönetecek olanları kendi seçer, kendi hal eder, kendi kuvvetiyle
seçer, kendi kuvvetleriyle hal eder. Bu yüzden hükümeti hata ederse
düşürür yenisini seçer. Ordusu hata yaparsa lağveder yenisini kurar.
Uleması hata yaparsa kitabını başka harflerle yeniden yazar.

Emanete hiyanet etmez. Kendine verileni inkar etmez. yapılanı unutmaz.
Bu sebeple Özgürlüğünü hiç bir şeyle değişmez. Paylaşır ama razı
olmadığını elinden alacak yada vermeyecek yaratan dan başkasını
tanımaz. Ölür ama esir olmaz. Bu yüzden kendisine hiyanet edecek
meclisi olmaz! Olamaz...

Bu milletin meclisine giren belki, ama meclisinden çıkan hiç bir zaman
hain olmamıştır... Olamaz!

Tarih bunların örnekleriyle doludur. Anadoluyu, yarenlerde, sıra
gecelerinde, töre ve törenlerinden tanımayanlar ancak kendilerini
kandırırlarki bu sebeble sonları hep hüsrandır.

Örneğin Selçuklu parçalanırken kendi hilafına kayıyı destekleyen
karamanoğullarını anlayamayanlar

Osmanlının altına dayanak yaptığı islamı dünyaya yayıyorum mazaretiyle
bitmek bilmeyen hakimiyet ihtirasına çocuklarını kurban etmek yerine

yeniçeriyle birlikte hilafetin aleyhine islamı yeniden yorumlamıştır ki
sonuçları açısından

yanında fransız ihtilalinin esamesinin bile okunmayacağını anlayamazlar.    

Örneğin halka kabus haline gelen sarayla yençeri işbirliğini ulema meclis
işbirliğine destek vererek lağvetmiştir.

Sarayı ordu ulema işbirliğiyle devreden çıkartmıştır.

1923 te başarılan ihtirasları yüzünden halkını cahil bırakan ulemanın
Ordu meclis birlikteliğiyle devre dışı bırakılmasıdır. Medeni geçinen çapul
sürülerini kovalamak değildir.

Çanakakle ve kurtuluş savaşlarının sebep sonuç ilişkilerini kahramanlık
öykülerine döndürenler, öve öve bitiremedikleri avrupa teknolojisi ve
medeniyetinin insanlık açısından kofluğunu ve çearesizliğini kamufle
etmektedirler.

Öyle inanıyorumki bu gün toplumuma korkular vaaz edenler, hor görenler
ne 1000li yıllarda ne 2000li yıllarda ne de daha sonra bu horladıkları
toplumdan başka yerde yaşamadıkları gibi yaşamakda istemiyecekler.

O meydanlara toplananların tümü bayrağımı sallamışmıdır. öyleyse benim
halkım benim milletimdir. Mahkeme benim, dikkat çeken ordu benim
meclis benimdir.

Kim ne söylerse söylesin halkım lehte yada aleyhte başörtüsünü ya da
laikliği mazeret yaparak gerçekte kendi aralarında rant kavgasını gizleyen
çocuklarına durun demektedir.

Çünkü Ürettiği + değerini kataküllelerle tehlikeli boyutta adına ne
derseniz deyin birilerine kaptırmakta olduğunu açıkça ikaz etmektedir.
Bu hareketin altında yüzlerce yıllık bilgi birikiminin verdiği güvenle
dünyanın gidişatına karşı kıyam, Ordusuna güven, meclisine hakimiyet
vardır. Rahmet için dua vardır.

Çağrıyı yapan ordudur. Meclisle ulemayı bir araya gelmeye çözüm
üretmeye çağırmaktadır. Bu millet sacayağına sahip çıktığı için
yürümüştür.

Neden anlamak istemiyorsunuz.

Aile içinde rant kavgası vardır. Okuyan kardeşlerle okumayan kardeşlerin
babam hangimizi daha çok seviyor kavgasına yetenekli görünenlerin hak,
biraz geride kalanların hukuk ileriye sürmelerinden ve birazda yengelerle
eniştelerin hisseyi büyütme sevdasıyla konuya maydonoz olmalarından
kaynaklanmaktadır ki maalesef kolu komşuda olaya kırılacak eşyadan
kışlık yakacak çıkartma niyetiyle bakmaktadır.

Oradakiler sağcı, solcu, kominist, faşist, gerici, ilerici, ümmetçi,
ulusalcı ..... falan değildir. Geriye kalanlarda bunlardan değildir.

Bu millettir ki bu milletin bu kadarcığının bile yanlışta yürüdüğü hiç bir
zaman görülmemiştir.

Bunu herkes görmeli ve anlamalıdır.

Yani bu ülkenin ahmet isimli çocuğundan mehmet isimli çocuğuna hatta
aslında Hz. Ademin çocuğu olduğunu bilerek bu memlekette kendisiyle
yaşamaktan mutlu olan ve bu topraklara gömülmek isteyen samimi
salamon, hırant, abdülfettah isimli çocuklarınada servet transferi
yapmanızı çok önemsememekle birlikte

Ati’nin memleketimin üzerinde parlayacak güneşi edebiyatıyla bu
memleketin artı değerlerini 3 ayrı kağıta çevirip anlamadığımız bir dille
(velevki çağın gereği olsun) bir yerlere kanalize edilmesini istemediği gibi,
cebine ne idüğü belirsiz değerler konmasınıda istememektedir.

Bu millet buna tamahkarlığından değil, çocuğunun nafakasının kendi
üzerine emanet olduğundan ve haram katılmasını istemediğinden itiraz
etmektedir.

Dikkatinizi çekmek isterimki bu halkın olayları yorumladığı argümanlar
ister başörtülü ister mini etekli olsun dinidir. Bu milletin ataistini biraz
sıkıştırdığınızda ortak bilinç diye bişiye dayanır ve ortak bilinçin özellikleri
tek tanrı özelliklerine yakındır. Yoksa ilim adı altında olayları Borsa
hareketleri, banka faizleri ya da medya putlarıyla yorumlamamaktadır.
Meydanlara bakılırsa kendinden de emindir ve vakar içindedir. Çünkü
anlayana anlatmak istediğini bayrağının altında bayram havasıyla
söylemektedir.

Toplananlarla kürsüdekilerin ayrışıklığı kürsüdekilerin kendi aralarındaki
uçurum anlayışlardan ve hatta kavgalarından veya organizasyon hamisinin
netleşmeyişinden hemen belli olmaktadır.

Kürsüdekiler ya büyük bir aymazlıkla halkın kendilerini ikaz ettiğini
anlamazlıktan gelmektedir, yada arkalarını bu millette dayamakta samimi
değillerdir.   

Bahse konu mesajları yazanlar

Bu milletin izan sahibi çocuklarının, bu milleti anlayamayanların yada
samimiyetsizlerin dayanaktan yoksun vaveylalarına kıymet
vermeyeceklerini bilmelidir.

Allah için bu büyük millet herşeyini her devirde ve şartta yenilemeye
muktedirdir.

Sevgiyle...
Yukarı dön Göster iman's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iman
 
dost1
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 28 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 538
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dost1

Selamün aleyküm! Değerli İman Kardeşim!

iMAN Yazdı:

"Selam

...Müslüman hüsnüzanla düşünür. Sui zanla fikir üretip ilan etmez hele hele
Allah korusun harekete geçmez.

Müslüman basiret sahibidir. Sabırlıdır sebebini öğrenmeden hüküm
vermez,

Örneğin, Sarhoşa eziyet etmez. Ona göre sarhoş kendinde değildir ve
yardıma muhtaç zavallı bir haldedir.

Bu yüzden alkolün yaratılışındaki özelliklerini devre dışı bırakmaya değil,
Kardeşinin alkol alarak kendi aklını kendi iradesiyle devreden çıkarmasına
neden olan süreç ve o süreci meydana getiren etkenlerle ilgilenir.

İmanı ona, yararlandığı nimete değil, nimeti yaratana secde etmesini
emrettiği için yaratana secde eder, karşılaştığı kötülüklerle de kötülüğü
yapanla değil yaptıranla mücadele eder.

Bu sebeple nimete secde etmediği gibi, vurun kahpeye de demez.

Nihayet; müslüman eylemini doğuran düşüncenin argümanlarını
Kuran’dan alır. Ve bu millet müslümandır!
Bu milletin tarih boyu ayakta kalmasının en belirgin sebebi devletini
oturttuğu üç ayağın birbirinin aleyhine büyümelerine müsaade etmemekte
hassasiyet ve adaletle davranmış olmasıdır.

Bu üç ayak ordusu, uleması ve meclisidir. Hoş herşeyi üç ayak üzerinedir
ya... Atı-avradı-silahı= Ailesi, Eli- Beli-Dili=Erdemi, Yasama-yürütme-
yargı=Yönetimi ......vb.

Bu millet bekaasını; kendisinin oluşturduğu bu üç kuvvetin
birbiriyle yarışmasında refah, medeniyet ve sıhhat
karışmasında yoksululluk, cehalet ve zilletle
karşılaşacağını adeta Allah vergisi bir fıtrat özelliğiyle bilir.

Bu milletin her ferdi kendi namusunu kendisi korur, kiralık katil tutmaz.
Bu yüzden bu milletin ordusu milletin ta kendisidir. Lejyoner barındırmaz.
Bu yüzden ordu bu memlekette profesyonel hiyerarşik bir kurum, yada
halktan ayrışmış bir sınıf değildir. Olamaz!... Bu yüzden bu millet
ordusundan korkmaz, ordusunun ikazından alınmaz!
O meydanlara toplananların tümü bayrağımı sallamışmıdır. öyleyse benim
halkım benim milletimdir. Mahkeme benim, dikkat çeken ordu benim
meclis benimdir.

Kim ne söylerse söylesin halkım lehte yada aleyhte başörtüsünü ya da
laikliği mazeret yaparak gerçekte kendi aralarında rant kavgasını gizleyen
çocuklarına durun demektedir.

Çünkü Ürettiği + değerini kataküllelerle tehlikeli boyutta adına ne
derseniz deyin birilerine kaptırmakta olduğunu açıkça ikaz etmektedir.
Bu hareketin altında yüzlerce yıllık bilgi birikiminin verdiği güvenle
dünyanın gidişatına karşı kıyam, Ordusuna güven, meclisine hakimiyet
vardır. Rahmet için dua vardır.

Çağrıyı yapan ordudur. Meclisle ulemayı bir araya gelmeye çözüm
üretmeye çağırmaktadır. Bu millet sacayağına sahip çıktığı için
yürümüştür.

Neden anlamak istemiyorsunuz.
Dikkatinizi çekmek isterimki bu halkın olayları yorumladığı argümanlar
ister başörtülü ister mini etekli olsun dinidir. Bu milletin ataistini biraz
sıkıştırdığınızda ortak bilinç diye bişiye dayanır ve ortak bilinçin özellikleri
tek tanrı özelliklerine yakındır. Yoksa ilim adı altında olayları Borsa
hareketleri, banka faizleri ya da medya putlarıyla yorumlamamaktadır.
Meydanlara bakılırsa kendinden de emindir ve vakar içindedir. Çünkü
anlayana anlatmak istediğini bayrağının altında bayram havasıyla
söylemektedir.

Toplananlarla kürsüdekilerin ayrışıklığı kürsüdekilerin kendi aralarındaki
uçurum anlayışlardan ve hatta kavgalarından veya organizasyon hamisinin
netleşmeyişinden hemen belli olmaktadır.

Kürsüdekiler ya büyük bir aymazlıkla halkın kendilerini ikaz ettiğini
anlamazlıktan gelmektedir, yada arkalarını bu millette dayamakta samimi
değillerdir.   

Bahse konu mesajları yazanlar

Bu milletin izan sahibi çocuklarının, bu milleti anlayamayanların yada
samimiyetsizlerin dayanaktan yoksun vaveylalarına kıymet
vermeyeceklerini bilmelidir.

Allah için bu büyük millet herşeyini her devirde ve şartta yenilemeye
muktedirdir.

Sevgiyle..."

Allah Razı olsun.Can Kardeşim Benim.

Ne güzel yazmışsın.

Rabbim muhlislerden ve Halil eylesin sizleri. İnşaallah.

Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.

En doğrusunu bilen Allah'tır.

Sevgi,saygı ve muhabbetle.

 Allah'a emanet olunuz.

Yukarı dön Göster dost1's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dost1
 
barış
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 13 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 339
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı barış

Selamlar İman Kardeş,

Allah senden razı olsun. Neden beklettin bu yazıyı? Bizleri bu güzel hitabından mahrum bırakmamanı dilerim.

Saygılar.

Yukarı dön Göster barış's Profil Diğer Mesajlarını Ara: barış
 
AZADEH
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 subat 2007
Gönderilenler: 102
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı AZADEH

Bir zamanlar bu Vatanda, kimse kimsenin muhacirliğini, çerkezliğini, gürcülüğünü, arnavutluğunu, kürtlüğünü bilmezdi. ya da bir ayrıntı, köy ismi, ya da bir folklordü.

Bir zamanlar can dostum Ayhan, Sadece mazlum gözyaşını dindirmek için bir saniye bile düşünmeden bedenini Boşnaklara, Bosna'ya (..ve Allah'a) armağan etmişti.

Bir zamanlar, bir Ülke kuruluyordu. Milli Birlik ve bütünlük içerisinde elbette güzel hedefleri olan bir Ülke. "Türkiye Cumhuriyetini kuranlara Türk Milleti denir" diyordu bir fedakar İnsan, Atatürk., ne kafatası ne kan ne etnisizm vardı bu vatanda.

5000 yıllık büyük tarihin ilk ırkçı kalkışması, ilk ırkçı siyaseti bir yerlerden çıktı, malum yerlerden.

kürt olanları ben bilmek zorunda değilim. Bu Ülkede bilmek zorunda değil.

Allah belanızı versin.

Yukarı dön Göster AZADEH's Profil Diğer Mesajlarını Ara: AZADEH
 
dost1
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 28 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 538
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dost1

Selamün Aleyküm! Değerli Azadeh Kardeşim!

AZADEH Yazdı:

Bir zamanlar bu Vatanda, kimse kimsenin muhacirliğini, çerkezliğini, gürcülüğünü, arnavutluğunu, kürtlüğünü bilmezdi. ya da bir ayrıntı, köy ismi, ya da bir folklordü.

Bir zamanlar can dostum Ayhan, Sadece mazlum gözyaşını dindirmek için bir saniye bile düşünmeden bedenini Boşnaklara, Bosna'ya (..ve Allah'a) armağan etmişti.

Bir zamanlar, bir Ülke kuruluyordu. Milli Birlik ve bütünlük içerisinde elbette güzel hedefleri olan bir Ülke. "Türkiye Cumhuriyetini kuranlara Türk Milleti denir" diyordu bir fedakar İnsan, Atatürk., ne kafatası ne kan ne etnisizm vardı bu vatanda.

5000 yıllık büyük tarihin ilk ırkçı kalkışması, ilk ırkçı siyaseti bir yerlerden çıktı, malum yerlerden.

kürt olanları ben bilmek zorunda değilim. Bu Ülkede bilmek zorunda değil.

Allah belanızı versin.

Güzel tesbitlerinizin altında,

"Allah belanızı versin" sözünüz...

 Bu sözü Kur'an'sal anlamda kullanıyorsanız ki,

"Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah" bizleri sürekli belalandırıyor.

 

Rabbimiz, nimet veya külfet cinsinden sabır ve sebatı gerçekleştirecek her şeyin, fitne için bir araç olduğunu bildiriyor.


Enbiya; 35: Her can ölümü mutlaka tadacaktır. Fitne olmak üzere sizi Biz, şer ve hayır ile belâlandırırız. Ve siz yalnız Bize döndürüleceksiniz.


“Denemek, sınamak, bitkin düşürmek” anlamına gelen “belâlandırmak” sözcüğü bir çok ayette “belâ” ve bu sözcüğün türevleri şeklinde, “fitne” sözcüğü ile birlikte olmadan yer almıştır. Ama yukarıdaki ayetin ipucu olmasıyla anlaşılmaktadır ki “belâ” sözcüğü ve türevleri, kullanıldıkları ayetlerin hepsinde fitneye yönelik kullanılmıştır.

 

Aşağıdaki örneklerde de görüleceği gibi, ister elçilerin ister insanların tekâmülleri amaçlanarak yapılmış olan iyi ya da kötü tüm belâlandırmalar, birer fitneye yöneliktir.

 

Allah kaynaklı fitneler veya Allah’ın fitnelendirmesi, elçiler ve insanların olgunlaşmasına, olumlu yönde değişmesine, gelişmesine yönelik olduğu için fitne, bir tekâmül ve fiilî eğitim olmakta, fitneden geçenler de sabır ve sebat açısından güçlenmektedirler.

 

Nitekim Kur’an’da İblis’in ve diğer şeytanların etki edemediği kullar olarak bildirilen “muhles kullar” da, fitne ve belâlarla arıtılmış, saf, arı duru hâle getirilmiş kullardır.

“Fitne” sözcüğünün ifade ettiği eylemlere bakıldığında bu eylemlerin iki kaynağı olduğu görülmektedir:


İnsan kaynaklı fitneler, bazılarının “şeytan kaynaklı” olarak tanımladıkları da bu kapsamda olmak üzere, bizzat insanlar tarafından yapılan zulüm, işkence gibi başkalarına acı veren eylemler ile yine bizzat insanlar tarafından yapılan ve yaptırılan kışkırtma, ayartma, yanlış yönlendirme gibi toplumlarda karışıklığa, kargaşaya yol açan ve toplumun düzenini bozan eylemlerdir. Herkes tarafından görülen ve bilinen bu fitneler Kur’an’da bir çok ayette konu edilmiştir.


Allah kaynaklı fitneler ise, insanların saflaştırılmasına yönelik olan ve Müslümanların iyi bilmeleri gereken fitnelerdir. Yüce Rabbimiz, gönderdiği elçiler dahil herkesi (Müslümanları, insanları, toplumları) fitnelendirmekte; onları ateşe atıp eritmekte, cüruflarını dışa attırıp saf, arı duru hâle getirmektedir. Nitekim İbrahim, İshak ve Yakup peygamberlerin bu anlamdaki tekâmülleri Kur’an’da “fitne” sözcüğüyle değil, “ehlesna bi halisatin (mükemmel bir saflıkla saflaştırdık)” ifadesiyle anlatılmıştır. Yani, “fitne” eylemi için “halisa” sözcüğü kullanılmak suretiyle, bu sözcüklerin anlamdaş olarak kullanıldıkları belirtilmiştir.

Rabbimiz elçilerini ve diğer insanları niçin fitnelendirdiğini şu ayetlerde açıklamıştır:


Ankebut; 2, 3: "İnsanlar, fitnelendirilmeden, “İman ettik” demeleriyle bırakılıvereceklerini mi sandılar?


Ant olsun ki, Biz onlardan öncekileri de fitnelendirmiştik. Ki elbette Allah, doğru kimseleri bilmektedir ve elbette yalancıları da mutlaka bilmektedir. "


Furkan; 20: "Biz senden evvel de sadece yemek yiyen, çarşılarda yürüyen elçilerden gönderdik. Sizin bir kısmınızı bir diğerine fitne yaptık ki, bakalım sabredecek misiniz ve Rabbin çok iyi görendir."


Rabbimizin nasıl ve ne ile fitnelendirdiğini öğrenmek için ise, Kur’an’daki pek çok ayetten aşağıda bulunan birkaç tanesinin okunması yeterli olacaktır. Ancak ayetlerin, içinde bulundukları pasajla birlikte okunmasında daha çok yarar vardır:


Enfal; 28: Ve biliniz ki, mallarınız ve evlâtlarınız kesinlikle fitnedir. Kesinlikle de Allah katında çok büyük ecir vardır.


Ta Ha; 131: Ve kendilerini fitnelemek için basit hayatın çiçeği olarak, onlardan kimi çiftleri kendileriyle yararlandırdığımız  şeylere (mal, mülk, evlât ve saltanata) sakın gözlerini dikme (rağbetle bakma). Ve Rabbinin rızkı daha iyi ve daha süreklidir.


Tegabün; 15: Kesinlikle mallarınız ve çocuklarınız sizin için bir fitnedir. Allah ise, büyük ecir kendi katında olandır.


En’âm; 53: Ve Biz, “Allah, aramızdan bunlara mı iyilikte bulundu” desinler diye, onlardan bazısını bazısı ile fitnelendirdik. Allah, şükredenleri daha iyi bilen değil midir?


Muhammed; 31: Kesinlikle Biz, içinizden cihad edenleri ve sabredenleri bilinceye kadar sizi belâlandıracağız. Haberlerinizi de belâlandıracağız.


Bakara; 155, 156: Ve de kesinlikle Biz sizi korkudan, açlıktan bir şeylerle; ve mallardan, canlardan ve ürünlerden eksiltme ile belâlandıracağız (imtihan edeceğiz).


Başlarına bir musibet geldiği zaman “Biz şüphesiz Allah`a aidiz ve yalnız O’na döneceğiz.” diyen şu sabredenleri müjdele!


Âl-i Imran; 186: Hiç kuşkusuz siz, mallarınız ve canlarınız hususunda belâlanacaksınız (imtihan olunacaksınız). Hiç kuşkusuz sizden önce kendilerine kitap verilenlerden ve Allah’a ortak koşanlardan bir çok eza da işiteceksiniz. Eğer sabreder ve Allah’a  takvalı davranırsanız, şüphesiz işte bu azmi gerektiren işlerdendir.


En’âm; 165: Ve O sizi yeryüzünün halifeleri kılan, verdikleriyle sizi belâlandırmak (sınamak) için, kiminizi kiminizin üzerine derecelerle yükseltendir. Şüphesiz Rabbin, kovuşturması çabuk olandır ve şüphesiz O, çok bağışlayandır, çok merhamet edendir.


Kehf; 7: Biz yeryüzündeki kendisine süs olan şeyleri onların hangisinin daha güzel amel edeceğini belâlandırmamız (sınamamız) için yaptık.


Mülk; 2: O ki, hanginizin daha güzel iş yapacağınızı belâlandırmak (sınamak) için ölümü ve hayatı yarattı. O, çok üstündür ve çok bağışlayandır.


Değerli  Azadeh Kardeşim!

"Allah belanızı versin"!!!

Yazdığınız bu cümle için;

Alemlerin Rabbi olan Yüce Allah cümlemizi de Kur’an’da ;İblis’in ve diğer şeytanların etki edemediği ,fitne ve belâlarla arıtılmış, saf, arı duru hâle getirilmiş “muhles kullar” ından eylesin. İnşaAllah.

Kusursuzluk sadece Allah'a mahsusdur.

En doğrusunu bilen Allah'tır.

Sevgi,saygı ve muhabbetle.

Allah'a emanet olunuz.

 

Enbiya; 35: Her can ölümü mutlaka tadacaktır. Fitne olmak üzere sizi Biz, şer ve hayır ile belâlandırırız. Ve siz yalnız Bize döndürüleceksiniz.




__________________
Halil Ay
Yukarı dön Göster dost1's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dost1
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats