HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: TAKLİT/ TETKİK, İMAN Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

 

 

Selam ile

 

İki farklı yaklaşım, doğrulara karşı takınılan iki farklı tavır, Allah ile doğrular üzerinden kurulan ilişki de iki farklı durum.Taklit ve tetkik ve sonuç sorumluluk.Taklit körü körüne itaati tetkik kayıtsız şartsız itaati doğurur.Taklit – mış gibi bir yaşantıyı, tetkik özümsenmiş bir hayatı getirir.Taklit güdülmeyi tetkik gözetilmeyi oluşturur.

 

İnsanlar tetkik ederek, hayvanlar taklit ederek öğrenir, sizi taklide çağıran güder, sizi taklide çağıran güder,

 

Bir hayvana yürümesini, el çırpmanızla oturmasını, veya bir papağana anne demesini öğretebilirsiniz, ama papağan anne kelimesi ile ne kastın ne olduğunu ne de bu kelime ile doğuran bir varlığı çağrıştırmış olur. Siz elinizi çırptığınız an o anne der ama ne ortamı ne de diğer araçları dikkate alır, tenekeye vurduğunuzda çıkan ses ile el çırptığınızda ses veren papağan arasında fark yoktur,

 

Peki insanlar neden taklit ederek öğrenmek ister ?

Ve insanlardan neden taklit etmeleri istenir ?

 

Benliğine şahit olamayan ne yaşadığı hayata ne de Rabbine şahit olabilir, fıtratında hayret duygusu ile yaratılan, yetilerle yaratılan insan, bu duygusunu örterek doğruyu kendisi dışındaki unsurlarda aramaya başladı mı taklit için güzel bir giriş yapmış olur sonunda körü körüne itaat eden bir mahluka döner el çırparsınız ses verir, ama gerisi yok.

 

Meseleleri zaman, zemin, durum ve diğer etkenleri göz önünde bulundurarak ele almaz. Olayları kendi çıplaklıkları ile ele almaz, olaylara eşlik eden insanların kıstasları ve o insanların kendileri ile beraber ele alarak düşüncesinin önüne kilitler, bariyerler koyar, bir kardeşimiz güzel bir örnke vermişti, “  burada yolun ortasından yürüsen deli derler, ama git bizim oralara kaldırımdan yürüsen deli derler “ evet, doğu bölgelerinde kışın kaldırımdan yürmeniz tehlikeli çatılar bu saçakları ile dolu ve kafanıza bir tanesinin harakiri yapma olasılığı bayağı yüksek bu yüzden kaldırım dışında yürürsünüz, ama batıda bu böyle değildir, bu sefer yolun ortasında yürürseniz bu sefer tehlike havadan değil kavşaktan gelebilir.Bir mizansenle olayı somutlaştıralım taklit ve tetkik arasındaki farkı ele alalım inş,

 

Ahmet amca sevilen, sayılan bir adamdır, zeki ve düzgün bir kişiliktir, O’nunla ne zaman caddeye çıksak sürekli yolun ortasından yürürdük, ben şimdi istanbuldaysam ve ben Ahmet amca kadar akıllı biri değilsem, o zaman Ahmet amca ile yaptığımızı yapmalıyım, sonra Ahmet amcaya birkaç gün sonra hastaneden mektup yazarız artık sevgili Ahmet amca gösterdiğin yolda ilerlemeye sol kalça kemiğim kırılması pahasına devam ediyorum, bu yolda her türlü bedeli ödemeye hazırım, “ takilt ve körü körüne itaat

 

Ahmet amca sevilen, sayılan akıllı bir adamdı, onunla ne zaman çarşıya insek sürekli yolun ortasından giderdik, ben şimdi istanbuldaysam ve Ahmet amcayı örnek alacaksam, yapmam gereken, kaldırımdan yürümektir, biz beraberken erzurumdaydık şimdi ise ben istanbuldayım, şartların beni olumsuz etkilemeyeceği bir halde olmalıyım arabalarla dolu şehir de yoldan yürümek buzlarla dolu çatıların altındaki kaldırımlarda yürümek gibidir.

Tetkik

 

İnsanların var oldukları dünyada elleri ile yaşama serüveninde özlerine dayanarak getirdikleri uygulamalar hep sınırlar ile mahkumdur. İnsanların elleri ile yaptıkların şeylerin, size doğru diye dayatılanların karşılığını fıtratınızda, evrende, ve indirilenlerde bulamıyorsanız onların hiçbir bağlayıcılığı yoktur, İnsanlar tarihseldir ve sizlere tarih ötesinden seslenemez, size 1400 küsür yıl öncesinden seslendiğine inandığınız insanlar varsa onlar sizin minik ilahlarınızdır, zamanlar üzeri olan tek varlık Rabbdır,

İnsanlar coğrafyalarla ve toplumlarla vardır, ve bu şartlara göre uygulamalar getirirler, coğrafyalar ve toplumlar üzeri bir varlığın sizin bu gününüze etki edeceğini düşünmek yine bir başka ilahlık yakıştırmasıdır, Fakat, bütün zamanlar ve mekanlar üzeri olan, özlerdir, her insanın yaratıldığı özler, ve Rabbin sizler için numune kıldığı sözler ve indirdiği sözlerdir, bunlardır sadece evrensel olan ve bağlayıcılığı olan.Ve her insan, her elçi, bu özlere binane var olduğu dünyayı, çağı, coğrafyayı vesair etkenleri göz önünde tutarak, yola çıkar, ve özlerine binaen uygulamalar yapar işte bu da yeryüzü halifeliğidir.öze binaen uygulananlar tarihte kalmıştır çünkü binaen kısmı bitmiştir, ama siz hala o öze sahipsiniz. O sözlere o indirilenlere sahipsiniz. Bu yüzden bize şafi fıkhından, Hanefi fıkhından, ebubekir, ömer fıkhından bahsetmeyin, hatta bize muhammed’in fıkhını da anlatmayın, iki kuşak önceki dedem benim hayatıma yabancı iken muhammedin uygulamaları, ömerin içtihadları mı bana yardımcı olacak benim derdime melhem olacak, bizi bizden öncekilerin yoluna ilet diye dua ettiğimiz Rabb, bizlerden öncekilerin yolunu da söylüyor, nefsini arındıran felah bulur, hepsi Rabbe teslimdi, rabbin indirdiklerine sadıktı, hepsi özlerine sahipti, ve Rabb bu yolda bu halleri ile olan insanları da bizlere bildiriyor ki adem ve iblisin serüveni bizlere hatırlatma olsun, var olanları hatırlamamıza yardımcı olsun,  ibrahim’in dinen uy diye emredilen Muhammed ibrahimin suhuflarını mı aradı, yoksa torunlarını mı aradı, ibrahimin dinine uymak için ibrahimin tenine şahit olmak gerekmez, ibrahimin sözüne de şahit olmak gerekmez, Rabbin istediği resmi çiz gerçekliğine uygun yaşa işte sana ibrahim’in dini, insan şahit oldukları üzre sorumluluk sahibidir, vahiyler ve diğer araçlarla sorumluluk ise muhattabiyetle başlar, gaybe iman sadece Rabbe bianen, O’nun sözüne binaen yapılır, bunun dışında tarih gaybında şahit olmadığımız olayları ve insanları sahiplenmemizi kimse bizden istemesin.Çünkü, biz gaybın tek sahibinin kullarıyız ve biz hiç birinin yanında değildik, Rabb’ın anlattığı kadarına şahit olup sahip çıkarız gerisi ise trt Ankara çocuk korosu,

 

Takli ve tetkike bir farklı örnek, meseleleri insanların etkisi altında kalarak ele alma,kendi çıplaklıkları ile ele alamama,

 

Bizim orada bir grup vardı, adamlar mushafta bir ayetin sonradan eklendiğini iddia ediyordu, arkadaşlarla beraber otururken birileri ordan bu grup hakkında atıp tutmaya başladı kafirler, zındıklar, ne oldu abi hayırdır dedim, - ne olacak adamlar ayet inkar ediyor, - bir şey olmaz abi sadece bir ayet inkar ediyorlar, - olur mu yaw değil bir ayet bir harfini bile inkar etse kafirdir, - peki ben inkar etsem, - sen de kafirsin, - ya ben desem kur’an da eksik sure var, - yine kafirsi, - peki desem ki mushafta şu ayet var ama açsan baksan o ayet yok, - yine kafirsin, - peki bunu suyuti, Müslim söylese, - onlarda kafir olur, - öyle mi abi, bunların kitaplarında bunlar var şimdi ne diceksin, - şeyy onların bir sorumluluğu yoktur, onlar sadece naklediyor,  işte meseleleri insanların etkisi ile ele almak, bir kısmı da şerhine bakmalıyız der, şu adamın şu olayı mı yoksa şu olay mı ? insanlar üzerinde yaklaşırsak varacağımız yer burasıdır,

 

Peki taklit güvenin, tetkik güvensizliğin göstergesi midir ? güvenerek tetkik ediyorsanız yaratıldığınız öze ve doğruların batmazlığına ve neticesinde doğruların tek efendisine kayıtsız şartsız itaati doğruyorsanız işte bu tetkik güvenin sembolüdür, taklit ise bu durumda yaratıldığınız öze ihanetin bir yansımasıdır, onlar hayvanlar gibi yiyorlar diyen Allah, hayvanlar gibi öğrenenlere ne der acaba, Rabb sizin körü körüne yaptığınız itaati değil basiret ile bakan bir çift gözünüzün kayıtsız şartsız itaatini ister, Rabbe bile kör körüne itaat edilmezken, abi, alim, şeyh, meyh, elçi, sahabe bunlara asla körü körüne itaat edemezsiniz.Rabb sizden körü körüne itaat istemezken bi başkası sizden asla isteyemez, o yüzden elçiler bana kul olun demez, Rabbani olun der, O yüzden Allah çevir gözünü var mı bir gedik noksanlık derken kendisi ile yapılan pazarlıkları ve kayda düşürülen şartları kınar, Allah eşyası üzerinde bu hakkı tanımışken, sizin düşüncelerinizin önüne kilit vurmaya çalışan her kişi sizi kendine kul edinmeye çalışan sahte bir Rabdir, sizlere ya müçtehid olacaksın ya da mukallit olacaksın diyen insanlara inat bizler Rabbani olma niyetindeyiz deyin.

 

Mukallitlik sadece yanlış işlerle ilgili değildir aynı zamanda doğrularında mukallitleri vardır. Yanlış adamlar doğru adamların sözlerini ağızlarına pelesenk etseler de o adamlar yine yanlış adamlardır, ortak sözümüz tek rehber vahiydir olsun, bu sözle boşluğu yumruklayan kişi ile kütüphaneleri tırtıklayan kişi arasında hiçbir fark yoktur. Ve isyan noktasında sorumlulukları aynıdır, zira ikisinin de sözleri şahitlidir kayıtlıdır, siz sözlerinize şahit olup sahip çıkamazsanız, o sözler bir gün size şahitlik edecektir unutmayın,

 

Doğru iş niçin doğrudur, değerli biri onu yapıyor diye mi yoksa kendiliğinden mi, müminlere merhametli olmak, Muhammed müminlere merhametlidir diye mi doğrudur yoksa müminlere merhametli olmak başlı başına mı doğrudur, unutmayın insanlar doğruları uygularlarsa değer kazananlar kendileridir,

 

Muhammed sahip olduğu dorularla yol buldu, doğrular Muhammed yaptı diye değer kazanmadı, ama Muhammed bu doğrular ile değerli kılındı, o yüzden birilerinin doğruları değil, doğruların peşinde olmalıyız ki bunun içinde gereken yeri hepimiz biliyoruz.ama siz müminlere merhametli olmayı sadece Muhammed merhametlidir diye yapıyorsanız, eğer Allah dilemeseydi biz bunlara tapmazdık diyen, ve biz atalarımızı bu yolda bulduk diyen mukallitlerden farkınız yoktur haberiniz ola..Elçilerde Rablerinden gelecek her hayra muhtaç bizlerde.doğruların kaynağı ve sahibi Allah’tır.işte bu yüzden doğru hayatlara binaen ortaya çıkan meyveler değerlidir, ve işte bu yüzden vahiy ile dinleyenler arasında bir perde vardır, doğru iddialar, neticeler yanlış insanların ağzında cana değmeyen tenlerinde olabilir ama bu insan hatırlayan bir insan değilse elinde ve dilinde hatırlatmaların olması bir şey ifade etmez.şahit olamadığınız, sahip olamadığınız doğrular sizleri başkalarına mahkum eder, ya şerhlere mahkum kalırsınız ya eleklere.

 

İnsan bir eşya olmadığı için tetkik eder, İnsanın fıtratı tanımaya, bilmeye, araştırmaya meyillidir, okulda bizlere çocukların gelişim dönemlerini anlatmışlardı, bir dönem ağzı ile tanımaya çalışıyor, eline ne alsa ağzına götürüyor ve tanıyor, bir dönem dokunarak, sobaya dokunuyor sıcak bir daha dönmüyor, bir dönem görerek, ama çocuk kendisine üflenen ruh ile ve nefsindeki iblis ile farkındalığa geçemediğinden taklit ettiği dönemlerde vardır, hayvanlar ise öyle değil geliştirme, ilerletme yetileri olmadan öğretilmeye müsait kılındıklarını ve öğretildiklerini uygularlar, bir kargada hayret duygusu var mıdır?

 

Peki hayat hep böyle mi sürekli bir tetkik serüveni mi ne zaman kollarına kendimizi bırakacağımız bir koy bulacağız, veya tetkik ile olumsuz şüphecilik arasında ne fark var, ne zaman emin olacağız yani iman edeceğiz, işte dedemiz ibrahim’i görelim şimdi.

 

Dedemiz İbrahim önce her biri bir yıldız olan sahabelere bakıyor, bakıyor ki onlar bu güne seslenemiyor sesleri yolda gelirken batıyor, sonra dönüyor ışığını güneşten alan ve dünyaya bunu ileten aya, aynı bizlerin vahyini Allah’tan alan ve topluma ileten elçilere baktığımız gibi bu sefer elçi adına anlatılanlara, elçi adına söylenenlere bakıyor, bakıyor ki olmuyor bunların da sesleri mesafenin uzaklığını kaldıramıyor ve sonra dönüyor güneşe, ışığın kaynağına yani vahyin kaynağı Allah’a bu sefer toplumda Allah diye anlatılana bakıyor, ama o da ne daha demir parmaklıklar altından çıkamayan, tek başına bir işe çare olamayan bir ilah bu da gözünden düşüyor, sonra özünden gelen sese kulak veriyor benim üzerimde ki güç bunların hepsinin bu alemlerin hepsinin şekillendiricisi olan bir güçtür ve ben O’na teslim oluyorum.işte o zaman uydusunu çeviriyor Rabbe doğru, zaten alıcılar hep açık, işte iman budur, alıcıların sürekli açık olması hali, işte haniflik budur, işte İbrahim dedemiz bu yüzden asla müşrik değildi, asla durmadı, karşısına çıkan her yanlışı batırdı her doğruyu da tasdik etti tasdik ettiklerine sadık kaldı, onlara şahit olup sahip çıktı, ve asla çorap değiştirir gibi fikir değiştirmedi, yıldızı öyle bir batırdı ki bir daha batamama ihtimali kalmadı, sabırlı idi, sürekli yöneliyordu, ve bu yüzden o tek başına bir ümmetti, yanında beraberinde birileri vardı, ama o kendi elçiliğini kendine yapmıştı, kendi kendine ümmet olmuştu, ve bir ümmetin hayatını bir hayatta toplamıştı, sonra da Rabbi onu seçip elçi etmiş ve beraberine birkaç kişi lutfetmişti.

 

 

Sürecin neresinde olduğunu önemli değil, önemli olan yol boyunca karşınıza çıkan doğrulara karşı aldığınız duruştur, takındığınız tavırdır.on doğru bilen ama alıcılarını kapatan karşısına henüz bir doğru çıkmış olan ve buna karşı kör kalmayan birinden daha alttadır, doğruların adamları kurşundan saflardır  aynı tavrın adamlarıdır çünkü onlar, safları uyduları, kıbleleri aynıdır, işte bu yüzden bilginden önce bilinç diyoruz. Kimse ben şirk koşuyorum diye şirk koşmaz herkesin kendi içersinde bir açıklaması vardır, sınırları insanlar çizmeye başladımı, duruma göre bir sınır çizmek zor iş değildir, bu bir zincirin neticesidir, işte tetkik taklide dönüşmeye başlar alıcılar kapanır ve tehlike çanları çalar, etrafı kabuktan kaplanmış şeytanlar çevirmiştir ama o hala hidayette sanar kendisini, ama bizlere düşen frekans ayarlarımızı çevirmek Rabbe ve emin olmak kurtuluşa giden yol buradadır, ve işleyip duran yasaların bizlere yardımcı olacağını, indirilen kitapların bizlere yardımcı olacağını, gönderilen elçilerin bizlere yardımcı olacağına emin olmaktır, ve bunların neticesinde bir karşılığın ve bir hesap gününün varlığından emin olarak ilerlemektir, elçiler sizleri kitaplara, kitaplar sizleri meleklere melekler de sizleri Rabbe götürecektir,yeter ki siz tetkik edin taklit etmeyin.

 

 

Ne güdülürüz ne güderiz, hem gözetiriz hem de gözetiliriz. Rabb size bir ip sallar siz ona tutunur ve yönelirsiniz bu böyle sürer gider, ki bu yüzden dedemiz durmamış ya, karşısına Rabbin hakkını gasb eden biri çıktımı, Rabbin yasalarını, indirdiklerini çirkin gören biri çıktı mı, batan güneşi, batırdığı güneşi doğurmasını istiyor, seçim iyin ve kötünün neticesidir, bir şeyi neden seçersiniz diğerinden ii olduğu için Rabbin indirdiklerini değil, kendi elleri ile çıkarttıkları doğruları hayat için, yönetim için seçenler de batmaya mahkumdur, ve bizler batırdıklarımızı öyle sağlam bir temelle batırmalıyız ki, bir daha bizler için doğma ihtimali kalmasın ki karşı tarafa delil olsun, kendimize delil olsun, Rabbin yanında da bahanemiz olsun.unutmayın Rabb sizi şahit kılmıyorsa siz müşahede edemeyeceğiniz alanlarda cirit gezdirmeyin, şahit olamadıklarınıza sahip, sahip olamadıklarınıza sadık, olamayacaksınız, ama bu giriştiğiniz iş sizin elinizde patlayacak. Vahiy bizlere bu günden sesleniyor, siz uzaklardan seslenmeyin benliğinize sizden bugünden ve içinizden seslenin.ne Yahudi olun ne nasrani ne de Müslüman, dönün yüzünüzü Rabbe gerisi hikaye,

 

vesselam

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

ne zaman ki iblisinizi iradenizle karşıtlaştırdınız işte o zaman ya taklit eden bir mahluk ya da tetkik eden bir eşrefi mahluk olursunuz, hayvanlar gibi yiyenleri kınayan Allah hayvanlar gibi öğrenmeye yeltenenlere ne der acaba ? işte bu yüzden eleştirmekten ve eleştirilmekten korkmayın, doğru bildiklerinizi sağlamlaştırmış olursunuz, eğer doğru diye peşine düştükleriniz yanlışsa da fena mı bir yanlıştan dönmüş olursunuz.Ve bu yüzden mağara gençleri gibi ki o gençler kıyam eden, vaz geçen, dağlara sığınan, kaçak yaşayan gençlerdir, şöyle dua ederiz umulur ki Rabbimiz bizi bundan daha ileri bir doğruluk bilinci ve daha yakın bir duyarlılık düzeyi verir.

vesselam

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
aksan45
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 24 ocak 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 174
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı aksan45

Güzel araştırma sagol

Şöyle düşünelim bir adam okuma yazma bilmiyor veya öğrenmeyede gerek duymamış. Bu adam hayatı boyunca ondan bundan duydukları ile islamı öğrenmiş ve uygulamağa koymuş ve namazını niyazını huşu içinde Allah rızası ile kılıyor. Kötülüklerdende sakınmaya çalışıyor bu adam cennetlikmidir tabiiki biz bilemeyiz buna Allah karar verecek peki doğru yoldamıdır , bunada Allah karar verecek Madem bu adam hayatı boyunca ondan bundan öğrendikleri ile yani sizin deyiminizle taklit iman sahibi olarak sizce yeri nedir acaba?

Yukarı dön Göster aksan45's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aksan45
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

kardeş, imtihan kılındığımız bilgiler ile muhattap olduğumuz andan sorumluyuz, sana halis bir müslüman örneği vereyim mi,  rusyada yaşayan bir erkek, adam ahlaklı ve fıtratından gelen tüm değerlere şahit olmuş, onlara sahip olmuş ve onlara sadık kalmış, öyleki kendisi gibi bir kadın bulamadığından evlenmiyor bile, senelerce rusyada tahmin et ora nasıl bir yer bekar yaşıyor, bir komunist gaztede namaz sureleri yayınlanmış bir tarihte onları buluyor ve onları da tasdikliyor, bir konuşmada biri diyor ki sen müslüman felan değilsin, ne kur'an biliyorsun ne bilmem ne, adam dolabını açıyor, gözlerinden yaşlar boşanarak, elindeki tek veriyi zarar görmesin diye kaybolmasın diye sarıp sarmalamış çıkartıyor işte bak bunlar var, kardeş, bizler bu günün adamlarıyız, ve bizler şahit olduklarımız ile muhattap olduklarımız ile sorumluyuz, karşına tek bir kitap çıkmasa, tek bir elçi görmesen,ne fark eder, hatırlatmalar unutanlara yapılmaz mı, ve sen varoluşsal bir hatırlatma ve hatırlama değilmisin, o yüzden bizi şahit olmadıklarımızın ardına sürüklüyenlerde, şahit olmadıklarımıza iman etmeyi bizlere esas diye belletenlere, sorumlu olmadıklarımıza sahip olalım diye başımızın etini yiyenlere hikmet ve güzel öğütle anlatmak veya selam demekten başka yolumuz yok, bizler bu günün ve vahyin şahidiyiz ve bizler bu günün ve indirilenlerin sahibiyiz, ben Allah değilim ki müşahade edemediğim tarih gaybında ahkam keseyim, kim kolu yorulmuş yıldızları yumruklamaktan, ben salak da değilim sorumlu olmadıklarıma sahip çıkacam diye midemi abur cuburla doldurayım,

 

selam ederim kardeşim

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

insan elde ettikleri  ile sorumlu olduğu kadar, elde etmek için sarf etmesi gereken çaba ile de sorumludur, yani sen kendini çekersen Rabb de ışığını çeker, sen yönelirsen o da yöneltir,

selam

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats