HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: Atatürk’ün Meclis Konuşması ve Kafirlik Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
bulenttttttt
Yasaklı
Yasaklı
Simge

Katılma Tarihi: 29 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 115
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı bulenttttttt

"Bu -Cumhuriyet Halk Partisi programındaki prensipleri, gökten indiği sanılan dogmalarla asla bir tutulmamalıdır. Biz ilhamlarımızı gökten ve gaipten değil, doğrudan doğruya hayattan almış bulunuyoruz. Bizim yolumuzu çizen; içinde yaşadığımız yurt, bağrından çıktığımız Türk Milleti ve bir de milletlerin tarihinin bin bir facia ve ızdırap kaydeden yapraklarından çıkardığımız neticelerdir.

Atatürk, bu sözüyle, devlet hayatına ilişkin düzenlemelerin gökten alınmış kurallar gibi değerlendirilmemesini istemiş olabilir. Nitekim biraz sonra ele alacağımız gibi, Atatürk, taç sahiplerinin istek ve düşünüşünün gökten inmiş tanrısal buyruklar olarak nitelenmesini doğru bulmamıştır.

Çünkü sosyal alanda kendi düşünce ve görüşlerini ortaya koyan ve bunları Tanrı buyruğu olarak niteleyen bazı kimseler güç kazanma yoluna gitmişlerdir. Osmanlı yönetiminde devletin aldığı kararların (fetvaların) aynı zamanda dinî bağlayıcılığının da bulunması, sanki onları gökten alınmış vahiyler konumuna getirmiştir. Atatürk, Türkiye Cumhuriyeti'nde alınacak kararlara beşer üstü bir özellik atfedilmeyeceğini belirtmiştir." (Atatürk'ün Kur'an Kültürü, 172)

Arkadaşlar bu kitabı kesinlikle alın, Atatürk'edin adına atılan iftiraları ele almış ve Atamızın ne kadar dindar bir şahsiyet olduğunu kanıtlamıştır.



__________________
bulenttttttt
Yukarı dön Göster bulenttttttt's Profil Diğer Mesajlarını Ara: bulenttttttt
 
bulenttttttt
Yasaklı
Yasaklı
Simge

Katılma Tarihi: 29 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 115
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı bulenttttttt

Umarız sitelerde dolaşan örümcek beyinli yobaz gençlerimiz bu konuşmanın mahiyetini anlar ve Allah'ın bir nuru olan Atatürk'ü hakkıyla değerlendirme fırsatı bulurlar.



__________________
bulenttttttt
Yukarı dön Göster bulenttttttt's Profil Diğer Mesajlarını Ara: bulenttttttt
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin

 

Sayın Arkadaşlar,

Atatürk çok özel bir lider.

Yüce Allahın Türkiyeye bir lutfu.

Ayrıca Bülent arkadaşımızın da onun konuşmalarından böyle bir pasaj bulması , Atatürkün böyle düşünceler taşıdığını öğrenmek, ilk defa görmemme rağmen,   bana şaşırtıcı  gelmedi.

Zaten Atatürk uygulamaları ile bunu yapabilecek, söyleyebilecek bir insan.

İlk Türkçe Kur’an çevirisi onun zamanında  1926 .(Elmalılı ve İsmail Hakkı Baltacıoğlu) ,

İlk Türkçe Kur’an tefsiri onun zamanında. (Elmalılı)

İlk Türkçe Buhari tercümesi ve Şerhi Tecridi Sarih onun zamanında. (Ahmet Naim)

Üstelik bunların bütün parasını da devlet bütçesinden değil kendi maaşından vermiş.

İnsanlar Atatürk’ü,  CHP nin inönü dönemindeki , sosyalist bir kadronun (Hasan Ali Yücel, İsmai Tonguç , Köy enstitüleri, Kur’an Elifba öğretimine yasak getirilmesi  vb )  baskı uygulamaları ile karıştırıyor.

İnsanlar, bilmeden, araştırmadan, bazı cahil ve kötü niyetli kişilerin dolduruşuyla sui zan sahibi oluyor, kul hakkına giriyor.

Bugün bakın İrana, Araplara. Onlardan çok daha az ekonomik kaynağa sahip olmamıza rağmen, hepsinden ileri olmamız  onun sayesindedir.

Bu tezi burada bir cümleyle bırakmayıp, sonraki yazılarımda nedenleri ile, örnekleri ile uzun uzun açıklayacağım.

Herkese selamlar.



__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam,

Herkes yaptıklarının hesabını Allah(a.c)'e verecektir.

rıdvan



__________________
Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin

Aynen katılıyorum Baybora kardeşim.

__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin

Merhaba Arkadaşlar,

Atatürkü anlamak için aydınlanmayı anlamak lazım.

Aydınlanma akılcılığı getirdi.

Akılcılık sosyal alanlarda laik düşünceyi getirdi. Dini konuları vicdana itti.

Dini inançların insanları etkileyerek bilimsel ve toplumsal gelişmelere mani olması engellendi. 

19 yüzyıl bunun mücadelesi ile geçti.

Akılcılık bilimsel alanlarda teknik gelişmelere sebeb oldu. Haberleşmede , ulaşımda büyük değişimler oldu.

Osmanlı imparatorluğu da 3.Selim, 2.Mahmut, Tanzimat, Yeni Osmanlılar, Abdülhamit ve İttihat ve terakki dönemlerini geçirdi.

19. yüzyıl boyunca her alanda yapabildiğince Avrupayı takip etti.

19. yüzyıl boyunca hem batıda , hen osmanlıda sürekli değişim ve yenilik vardır.

Osmanlının yeni Asker (harbiyye), Bürokrat (Mülkiyye), Doktor, Mühendis gibi meslek mensupları aynen batılı usullerle ve batıda hakim olan fikri cereyanlara göre (örn. positivizm) yetişiyordu.

Bu insanlar dinsiz değildi. Ama dinin her alanda her şeye yetmeyeceğini biliyordu. Osmanlıyı kurtarmanın tek yolu kayıtsız şartsız batının bilim ve tekniğini ve bütün yönetim usulleri ör meşrutiyet, anayasa ve kanunlarının uygulanmasına inanıyordu. Bütün Osmanlı aydınları böyleydi.

Bu Osmanlı Aydınları imp. son döneminde İttihat ve terakki partisi içinde toplanmışlardı. Bunlara jön türkler de deniyordu. İttihatçı olmayanı yok gibiydi. Atatürk te başlangıçta bir ittihatçıydı.

İttihatçılar baştan Türkçü, milliyetçi değil Osmanlıcıydı. Hristiyan azınlıkları meşrutiyet düzeni içinde tutmaya çok uğraştılar.

Zaten ittihat ve Terakki fransızca Union et Progress di. Yani birleşelim ve gelişelim, ilerleyelim. İsimlerine uygun davrandılar.

Ama 31 Mart vakası ve Adana da Ermeni isyanları bir kırılma noktası oldu. Artık azınlıkçı politikadan vazgeçtiler. Türkçü politika izlemeye başladılar.

Bu arada Atatürk , ittihatçılarla anlaşamadı. Artık onların aralarından istifa etti.

Bu hareketinin  en azından ileride ona faydası olacaktı.

Çünkü ittihatçıların hataları ona bulaşmıyacaktı.

 

 



__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin

ittihatçıların politikası  artık ne yaparımda Türk unsuru Rumlar, Ermeniler kadar zenginleştiririm idi.

bunun için çeşitli bankalar açtı. Türk zengini yaratmaya çalıştı. Her türlü olayı savaş, kriz vb. Türk zengini yaratmaya çalıştı.

Bu arada Balkan savaşı oldu. Balkan savaşında Osmanlı , Ordusundaki subaylar arası anlaşmazlık ve birbirine attığı kazık yüzünden Kosovadan Edirneye kadar topraklarını kaybetti.

Osmanlıyı Yöneten ittihatçıların çoğunun memleketi Balkanlardı.

İki milyon kişi Anadoluya geldi. Tabi böyle olunca azınlıklara, özellikle Egedeki Rum azınlığa baskı başladı. MadeM Türkler Yunanistandan geliyordu. Rumlar da Anadoludan gitmeliydi.

İttihat ve terakkinin adamları Egedeki Rum zenginleri tehditle, memleketten kaçmalarını sağlıyordu.

Bu faaliyetlerin içinde Daha sonra Atatürkün başbakanı, Türkiyenin üçüncü cumhurbaşkanı Celal Bayar da vardı. Celal Bayar aynı zamanda Türkiye İş Bankasının kurucusudur.

Celal Bayarın babası Bulgaristan Plevneliydi. 93 savaşında plevneden ailesiyle kaçmış ve Bursa Umurbeye yerleşmişti. 93 savaşındaki Rus ve Bulgar zulmünü çok iyi bilen Celal Bayar, bundan dolayı daha sonra Türkiyede Sosyalist hareketlere çok ters davranacak, Rus allerjisi ve korku ve nefreti sebebiyle memleketi Nato ya sokacaktı.

Celal Bayar'ın Türkiye için çok büyük bir politikacı ve şans olduğuna inanırım.

Atatürk ün İttihatçılara soğuk bir ittihatçı olması, Veliaht Şehzade Vahdettini ona yaklaştırdı. Onun yaveri oldu. Birlikte Almanyaya gittiler.

Atatürk Almanyadaki Krupp fabrikalarına hayran kaldı. Kafasında hep Krupp ların yaptığını yapacak Türk zenginleri ve müteşebbisleri hayal etti ve Hayatı boyunca devletçi fikir ve politikalara ilgi göstermedi. Kemalizm in 6 okundan biri olan devletçilik, 1929 dan sonra oldu. Bu ilke sosyalist bir devletçilik değildi. Keynesyen bir devletçilikti. 1929 krizinden çıkmak için batılı devletlercede uygulanan çağdaş bir uygulamaydı.  

Çünkü dünyada Sosyalist hükümetlerden başka, ekonomide devlet müdahelesi yapan ülke yoktu. Tüm ülkeler Klasikler diye adlandırılan ekonomistlerce yönetiliyordu. Bunlar ekonomide devlet müdahelesine karşıydılar. Ama yöntemleri 1929 krizini çözmedi. Keynes geldi. Ekonomide devlet müdahelesini getirdi. Yöntemleri işe yaradı. Kriz bitti.

Ondan sonra Dünyada 1970 sonları, Türkiyede Özal dönemine kadar Keynesyen ekonomi uygulandı.

Artık Dünyada sıkıntısız dönemlerde Klasik, sıkıntılı dönemlerde Keynesyen ekonomi uygulayan Neo Klasiklerin fikirleri uygulanıyor.

 

  



__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin

Sehzade Vahdetin Atatürke güveniyordu.

Vahdettin Enver Paşayı sevmezdi. Talatı, Cemali de sevmezdi.

Enver de Atatürkü sevmezdi hatta ona çeşitli mesleki kazıklar atmıştı. Aralarında bir kırgınlık vardı. Bu nedenle Atatürk geçmişinde ittihatçılığa bulaşmakla birlikte , siyasetten ziyade askerlikle uğraşmayı seven ve mevcut ittihatçı yönetimi sevmeyen bir Osmanlı Paşası olarak tanınıyordu.

İttihatçılar da onu öyle tanıyordu. Bize yakın ama küskün biri olarak.

Sultan Vahdettin, Atatürkün bu özelliği nedeniyle Anadoluya gönderdi. Osmanlı yönetimi ve  İngilizler için küskün ittihatçı olması nedeniyle tehlikeli addedilmiyordu. Onun için ona o fırsat verildi.

İttihatçılar da gönüllerinde Bu işin başında bir ittihatçı paşanın bulunmasını istiyordu.(Mümkün olsa Enver)  Ama herkesin kabul ettiği bir şey vardı. isteselerde , istemeselerde Atatürk , teknik olarak bu işi en iyi yapabilecek adamdı.  

Sonuçta Birinci dünya savaşındaki yenilgilerden sonra Anadolunun işgali başladı. Bu işgallere karşı heryerde Müdafai Hukuk cemiyetleri  kuruldu.Pratikte bu cemiyetlerin aktif üyeleri hep ittihatçıydı.

Sonuçta Erzurum, sivas kongrelerine delegeleri bu cemiyetler seçti. 23 Nisan 1920 de de toplanan millet meclisine giden mebusları yine bu cemiyetler kendi üyeleri arasından seçti.

Kurtuluş savaşı boyunca Atatürkü en çok aşırı muhafazakarlar ile müfrit ittihatçılar uğraştırdı. Hatta Sakarya savaşında ona yetki vermemek için uğraştılar. İstediler Atatürk Yunana yenilsin de Bakü de bekleyen Enver Paşa gelip hareketin başına geçsin.

Atatürk Sakarya ve Büyük taarruzu kazandı. Yunan Denize döküldü. İstanbul hükümeti dedi ki sağol paşa. Vatan sana minnettardır. Artık bu işleri bize bırak bir çiftlik al , istirahat et. Gerisini biz hallederiz.

Ama hem paşa, hemde çevresindekiler bu işte bir hile bir suikast kokusu sezdi. 1910 lu yıllarda Meksikadaki halk hareketini yöneten Emiliano Zapata, çiftliğine çekildikten sonra Hükümetin adamlarınca öldürülmüştü. Paşaya bu Zapata konusu hatırlatıldı.

Ayrıca Orduda Subayların ve Mecliste Mebusların çoğu eski ittihatçıydı. Bunlar padişahı ve İstanbuldaki hükümeti istemiyorlardı. Bu nedenle Saltanatın kaldırılmasını onayladılar. Padişah memleketten kaçmak zorunda kaldı.

Aslında İttihatçılar Atatürkü de istemiyorlardı. İşte Atatürk sayesinde memleketi ele geçirmişlerdi. Şimdi memlekette  cumhuriyette ilan edilmişti. Ne yapıp yapıp, Atatürkü ortadan kaldırıp kendi istedikleri gibi bir idare kurmak istiyorlardı.

Bunu gerçekleştirmek için 1926 İzmir Suikastını tertiplediler. Başarılı olamadılar. Atatürk te olayla ilgili olsun olmasın ne kadar ittihatçı varsa astı. Savaşta birlikte çalıştığı bir çok komutanı askerlikten ve siyasetten emekli etti. Mahkemede yargılatıp rahatsız etti.

Lozanda diğer tüm milletlerle barış yapılmıştı. Sadece ırak sınırı olmammıştı. İngilizler Musul petrollerini bize vermemmek için elinden geleni yaptı. Hatta Türkler , gizli konuşmalarda O petrolleri sen işlet, nasıl biliyorsan yap ama yeterki o toprakları bize ver dediler. Yine vermedi. Çünkü o petrolden Araplar hayır görmezdi ama Türklere hiç güven olmazdı.

Türkiye Askeri çözüm denedi, ama Şeyh sait isyanını çıkardı ingilizler. Bu isyan epey uğraştırdı. Ayrıca İngilterenin Orta doğunda bir milyon silahlı askeri vardı. Modern uçakları ve silahları vardı. Yunanla çarpışmaya benzemezdi. Çünkü İngiltere o zamanın en kuvvetli devleti idi. Bugünün Amerikasına benziyordu.

 

 

 

 



__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
Saffet Metin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 ekim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 672
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Saffet Metin

Sonuçta Atatürk bir an önce barışa kavuşup yapılması gerekenleri yapmaya koyuldu.

Osmanlı 19 yüzyıl boyunca sürekli batılılaşmayla uğraşıyordu.

Ama halktan ve Din adamlarından tepki çekmemek için halkı direk ilgilendiren evlenme, boşanma, miras gibi konularda batı kanunu alınmadı. Aslında Abdülaziz in Sadrazamı Ali paşa Doğrudan Code Civil adı verilen Fransız Medeni kanununu alacaktı ama Ahmet Cevdet Paşa başkanlığında bir grup padişaha baskı yaptı. Ali paşa yerine Cevdet paşanın dediği oldu. Ahmet Cevdet Paşa Mecelle adlı, İslam Hukuku medeni kanununu kodifiye etti. Bu kanun 1926 ya kadar Türkiyede uygulandı.

Ali paşanın dediği olsaydı 1926 da yapılan batı tipi medeni kanun alma işi 1860 lı yıllarda yapılmış olacaktı. Ama halk hazır değildi. Padişahlar halkın tepkisinden çekindiler.

Bizim Tanzimat devrimiz Halkı direkt ilgilendiren konularda Alaturkalık, halkı çok ilgilendirmeyen veya az ilgilendiren konularda da süper alafrangalık ile geçti.

Şimdi Cumhuriyet devrinde halkı doğrudan ilgilendiren konularda da batılılaşma ya gidildi. Halka rağmen halk içindi. Köylü halkın muhalefetine rağmen memlekette ne gerekliyse yapılacaktı. Bunlar çok zor ve riskli şeylerdi. Atatürkün karizmatik liderliğine, Atatürke minnettarlığa rağmen, yinede epey homurtu koptu.

Özellikle bu din konusunda halkın üzerinden geçinen bir sınıf vardı. BUnlar işte tarikat vb şeylerle halkı yönlendiriyor, din adına üzerinde baskı kuruyor ve dini kisve ile ondan menfaat sağlıyordu.

 

 

 



__________________
Allah Aklını kullanmayanların üzerine pislik yağdırır.
Yukarı dön Göster Saffet Metin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Saffet Metin
 
murat2007
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 25 mart 2007
Gönderilenler: 33
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı murat2007

 

Selam dostlar

 

Onlar gelip geçmiş bir ümmettir. Onların kazandıkları kendilerinin, sizin kazandıklarınız sizindir. Siz onların yaptıklarından sorumlu tutulacak değilsiniz. BAKARA suresi 134

 

İşte siz öyle kimselersiniz (ki, diyelim) dünya hayatında onları savundunuz. Ya kıyamet günü onları Allah’a karşı kim savunacak, yahut kim onlara vekil olacak? NİSA suresi 109

 

Allaha emanet olun

                                                                                          

 

Yukarı dön Göster murat2007's Profil Diğer Mesajlarını Ara: murat2007
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats