HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da İnanç Konuları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da İnanç Konuları
Konu Konu: Kuran’da Oruç Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
HanifUlus
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 29 nisan 2005
Yer: Antarctica
Gönderilenler: 357
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı HanifUlus

Iraklı Şiiler bayrama bugün başladı
Irak'ta Sünni Araplar ve Şii lider Mukteda el Sadr taraftarları, çoğu İslam ülkesinde olduğu gibi Ramazan Bayramı'nı dün kutlarken, Irak'taki en etkin Şii lider Ayetullah Ali Sistani'nin takipçileri ise bayrama bugün girdi.
04 Kasım 2005 

 

Hele şükür bayramda yalnız değilmişim :)) bayramı şii dostlarla kutlamak da varmış kısmette :)) 



__________________
EûzûBillahimineşşeytanirracim&BismillahirRahmanirRahiym..
Yukarı dön Göster HanifUlus's Profil Diğer Mesajlarını Ara: HanifUlus
 
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

Ya hanifulus kardeş sen hangi dağdaki adamdam bahsediyorun.Onlar tarihte kalde beya.Artık çobanların bile cep telefonları var.Yakında leptopları bile olacak uydudan internete girecek garibanlar

           

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 
savasen
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 24 eylul 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 331
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savasen

Güncelleme

__________________
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir.
Birbirini anlamayan...
Can Yücel
Yukarı dön Göster savasen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savasen
 
Tunboga
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 03 haziran 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 66
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Tunboga

Hanif dostlara selam !

Açıkçası Kur'an daki anlatılan Oruç ile , bizim yılda bir Ay / 30 gün tutduğumuz Oruç'un aynı olduğundan tam emin değilim. Tabi bu , Oruç tutmadığım anlamına gelmez. Allah biliyor ki tutuyorum ve tutamadığım eksik günlerimi de Allah biliyor. Oruç hakkında Size anlatmayı arzuladığım iki ayet var. Meryem 26 ve Nisa 92

Bu ayetlerde ki aklıma takılan kelime Meryem 26 daki_ Fe külli veşrabi - Artık ye ve iç.     Diğeri Nisa 92 deki _ Şehrayni mütetabiayni - İki ay Peşpeşe / Ardısıra / Kesintisiz.

 
Aradığınız kelime : oruç
 Aranan Meal : Diyanet Vakfı Meali
 SONUÇ : İçinde oruç kelimesi geçen 13 adet ayet bulunmuştur

13 ayetten bazı tesbitlerim oldu.  Güç yetirmek , Hacc , oruç tutan erkekler ve oruç tutan kadınlar , Kurban kesmeyen kimse hac günlerinde üç , memleketine döndüğünde yedi olmak üzere oruç tutar ki, hepsi tam on gündür , oruç tutmaya güçleri yetmeyenlere bir fakir doyumu kadar fidye gerekir ,  Bununla beraber kim gönüllü olarak hayr yaparsa, bu kendisi için daha iyidir. Eğer bilirseniz oruç tutmanız sizin için daha hayrlıdır. Nedense yaşlı ve cocuklar oruç eylemine teşvik edilmiyor , hastalık ise Bakara 196 'da anlatılıyor _  Sizden her kim hasta olursa yahut başından bir rahatsızlığı varsa, oruç veya sadaka veya kurban olmak üzere fidye gerekir.

 

Oruç - Sıyam    (12 Takvim periyodu) Ay - Şehru     Gün -Yevm       Adamak _ NEZERTÜ  

Nezertü kelimesinin Oruç ile yakın bağı olduğunu düşünüyorum. Burdaki nezertü kelimesi Ali-İmran süresi 35. ayetde'de var. Bu bağlamda anlamadığımız veya benim anlamadığım hadsafha daki diğer 2 ayet  Mücadele 4  ve Bakara 187. Her iki ayetde cinsellik ile ilgili.  Nitekim A.İmran 35. ayetde olduğu gibi.....  

A.İmran 35 _ inni nezertü leke , ma fi badni  , muharraran fe tegabbel minni      - ben adadım sana , karnımda olanı  , kayıtsız olarak( Allah' hizmet için) hemen kabul buyur benden

A.İmran 36 _ Ve leysel zekeru kel ünşa - Halbuki değildir Erkek , Dişi gibi       

Gıda anlamında yemeyin , içmeyin uslubunda bir caydırıcılık ben bulamadım. Üstelik  Meryem 26. ayetde Artık ye ve iç diyor. Aynı ayet de oruç - sıyam kelimesi ile  içiçe olmasının sebebi başkabir şey de olabilir. Bu bağlamda başka bir şeyin ne olduğu konusunda sadece 1 düşüncem var, onuda emin olursam açıklarım. Sizlere şüphe sunmak gibi maksadım yok , koca koca insanlarsınız zaten ..      



__________________
Cinn 20= Deki Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam
Yukarı dön Göster Tunboga's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Tunboga
 
muvahhit
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 24 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 669
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muvahhit

selam

benim zannımca oruç yemek içmek ve cinsellikten alıkonmanın yanında ruhende bir uyanmadır,uyanık olmadır

sadece cinsellik olarak düşünmemi engelleyen ise;onların oruçları boşadır,onlar hayvanların aç kaldığı gibi aç kalırlar''ayetidir.Şimdi tam olarak sure noyu falan hatırlayamadım ama aklımda kalan şekliyle böyleydi

burada orucu sadece cinsellik olarak alırsak;o zaman o kişiler neredeyse üstün duruma getirilmiş olur çünkü hayvanlar uzun bir zaman çiftleşmez sadece günü gediğinde fıtratları gereği çiftleşirler

bu durumda senenin sadece bir ayında gündüzleri eşlerinden o manada ayrı kalanlar ile senenin neredeyse 6 yada 8 ayı hem gece hem gündüz eşlerinden ayrı kalanların kıyaslanması söz konusu olur

hal böyle olunca sabreden takvada daha ileri gider vs mantığıyla o hayvanlar gibi aç kalanlar ayetine muhatap olanlar kuranın tersine üstte  görünür.

selametle


__________________
Herkes kendi ameliyle Allah’ın huzuruna gider
Yukarı dön Göster muvahhit's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muvahhit
 
Muhsin
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 subat 2007
Gönderilenler: 401
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Muhsin

selamin en güzeli ile sizleri selamlarim,
surda oruca 2gün kala,söyle bir ilerleme kayd edebildikmi diye düsündüm:
bizler yol almakdayiz,ama, Medya,DIYANET,vs, kurumlardan,Müslümanlara yapilan duyurular dan 1tanesi buraya asmaya karar verdim.
bu da gösterirki, Kuran dan uzakdayiz,cogunluk olarak.
http://dosyalar.hurriyet.com.tr/ramazan2007/orucubozanhaller .asp
ben aileme hernekadar ,misal anne ve babama, desem,orucu bozarsen,bunun kefareti su, Kuran da böyle yaziyor vs.
Onlar yine diyeceklerki sen, ALIM lerden daha mi fazla biliyorsun.EVET!!
Annecigim babacigim EVET,elimde KURAN var,orda hicbirsey eksik degil,diyor rabbimiz!!!Bunu artik kabul edin!!yanlislari düzeltmek cok zor.
Allah im bizlere sabir yagdir,bizleri affet,bizlerin hurafalarla aramizi ayirt,
senin GÜCÜN herseye yeter.Diyerek dualarimizi eksik etmeyelim,diye düsünüyorum.
Yukarı dön Göster Muhsin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Muhsin
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

Muvahhid yazdı:
  "onların oruçları boşadır,onlar hayvanların aç kaldığı gibi aç kalırlar''ayetidir.Şimdi tam olarak sure noyu falan hatırlayamadım ama aklımda kalan şekliyle böyleydi"

 selam kardeş,Kuranda böyle bir ayet yok.bu söz peygamber adına uydurulmuş bir sözdür.Bu tür sözleri yazmadan önce google'dan arattırma yapmak en iyisi.


__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
mindar
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 kasim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 373
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı mindar

Selam Arkadaşlar uzun süredir yoktum herkese selamlar.

Oruç ile ilgili bi düşüncem var. şimdi Allah kuran o ayda inmiştir diyor. peygamber döneminde kuranın indiği ayı biliyorlardı örneğin yazın en sıcak ayı idi. tamam buraya kadar ama seneler geçtikçe ay takvimi güneş takvimi allem kullem oruç zamanı yer değiştiriyor geri gidiyor bişeyler oluyor. eğer kuran indiğinde türkiyede yaz ise yazın kış ise kışın hep ramazan ayı olması gerekmezmi hac içinde avlanma yasağı deniyor avlanma yasağı seneden seneye geri mi geliyor saçma bence.

düşüncem şudur ki ramazan hep aynı zamana denk gelmeli

yanlışsam niye yanlış olduğunu söyleyin mesela ben 26 ağustosda doğdum her yıl doğum tarihim aynı zamana denk geliyor.

 

Yukarı dön Göster mindar's Profil Diğer Mesajlarını Ara: mindar
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Mindar yazdı:

düşüncem şudur ki ramazan hep aynı zamana denk gelmeli. yanlışsam niye yanlış olduğunu söyleyin mesela ben 26 ağustosda doğdum her yıl doğum tarihim aynı zamana denk geliyor. (Mindar)

Selam, düşüncene aynen katılıyorum. Tunboğa'nın söyledikleri de yabana atılacak sözler değil. Üzerinde düşünüp dikkatle araştırmak gerekir.

Ben bu yıla kadar kılasik Ramazan Orucu'nu kesintisiz (iki defa yaz aylarına denk gelmek üzere) tuttum. Ancak "yeme- içme"den tamamen kesilmeye ben bir anlam veremiyorum. Hele gün boyu, sıcak günlerde  su kaybının çok fazla olduğu, dolayısıyla bol sıvının alınması vucut için çok gerekli olduğu bu sıcak günlerde susuz kalmanın faydasına aklım ermiyor. Yememeği bir derece anlayabilirim belki; yemediğiniz yemeği yemek bulamayana fidye olarak verirsiniz. "Ona gücü yetene miskini yedirme fidyesi gerekir" emri gereğince. ("Gücü yetmeyene / zor yetene" demediğine dikkat!), sıcak gün boyu susuz kalmayı bir türlü aklım almıyor. Bunun ne gibi faydası/faydaları olabilir, belki benim aklım ermiyor? Bilenlerin beni aydınlatmalarını ıstirham ediyorum kendilerinden.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
MuhammedHanif
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 3
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı MuhammedHanif

“ORUC”

"Ramazan" ayı diye bildiğimiz ayda “oruc”lu olmak, sağlığı yerinde olan her müslümanâ; yani "İslâm"ı farketmiş, idrâk etmiş, kabul etmiş her kişiye zorunlu!. İdrak etmemiş, anlamamış, kabul etmemiş kişiye zorunlu değil!.

Ermeni, Yahudi, Museviye “oruc” zorunlu değil... Onlar “oruc”lu olmayabilir!... Çünkü "Allah"ı anlayıp, İslâm’ı anlayıp, gereğini idrâk edene zorunlu hâle geliyor “oruc”!.

Peki “oruc” nedir?

Kaç türlü “oruc” vardır?

Orucun da "avam"a dönük yönü var…

"Havas"a dönük yönü var...

"Mukarreb"lere yani "hass-ül havas"a dönük yönü var!.

"Avam"a dönük olan yanını "İNSAN ve SIRLARI" isimli kitabımızın ilgili bölümünde açıkladığımız üzere, “oruc”lu olunan sürede, beyin dışarıdan alınan hammaddenin, tüketilmesi, sindirilmesi, ve çeşitli organlarda değerlendirilmesi yönünde enerji harcamasını çok alt düzeye indiriyor.

Daha evvelde söylediğimiz gibi insan bedenine iki tür enerji giriyor.

Birinci tür, yiyip içtiklerimiz. Dünyanın ağırlıklı elektrik potansiyeli negatiftir. Gıdalarla vücuda giren, yenilen ve içilen nesnelerde de çoğunlukla hâkim olan enerji yükü negatiftir!. Buna karşılık solunum yoluyla aldığımız havadaki oksijen vasıtasıyla vücuda giren enerji yükü de pozitiftir.

Bu pozitif ve negatif enerji yükleri beyinde değerlendirilerek eskilerin ruh adını verdikleri dalga(wave) bedene yüklenir. Böylece ölümötesi bedenimiz, şekillenir ve güçlenir!..

Bizim tesbitlerimize göre...

Beynin ruha yüklediği pozitif ağırlıklı enerjiyi mümkün olabildiğince artırabilmek; ruhtaki negatif yüklü dünyanın yapısı türünden olan enerjiyi de asgariye indirmek amacıyla, asgari sınır, limit olan, senede bir aylık “oruc” zorunlu kılınmıştır!.

Orucun başlama saati, gecenin, alaca aydınlığa dönüşü vaktidir!.. Bu saate kadar, sahûr denilen “oruc” öncesi yemeği yenebilir!..

İftar vakti ise, güneşin gözden kaybolması ve kızıl ışığının görülmez olmasıdır!..

Rasûlullah döneminde saat olmadığı gibi; daha sonra da uzunca bir müddet saat bulunmamıştır!. Şu saat şu dakikada sahur kesilecek; şu saat şu dakikada iftar eçılacak tarzındaki dakik komutlar tamamiyle uydurmadır!.

Keza namazlar için dahi bu böyledir!..

Diyelim ki öğle namazı... Bakarsınız, güneşin bulunduğunuz yere en dik hale gelmesine, sonra da namaza durursunuz!. Ya da akşam namazı; bakarsınız güneş gözden kaybolmuştur, namaza durursunuz; veya orucunuzu açarsınız!..

Akşam namazı ya da iftar saati "18.32"dir gibi bir tanımlama tamamiyle şekilcilik ve uydurmadır!.. Burada iki-üç ya da beş dakikanın evvel ya da sonra olmasının hiç bir önemi yoktur!.

Bu, dini tamamiyle şekilcilik ve maddecilik noktasına sürükleyen ve bâtınî değerlere yönelmeyi kesen derinliksiz bir uygulamadır!..

Evet, şimdi gelelim orucun hikmetlerinden bazılarına... Şimdiye kadar üzerinde pek durulmamış yanlarına...

“Oruc” niçin güneş batımından, ertesi gün güneş doğumuna kadar olan bir süre içinde konmamış?

Sen, günde üç öğün yiyorsun, ve beynin bunları değerlendirmeye dönük enerji tüketiyor.

Beyinin enenrji tüketimine, sindirimine az enerji sağlayarak enerjisini kendisinde muhafaza etmesi ve bunu olduğu gibi ruhuna yükleyebilmesi için, güneşin parazit yayınından daha az zarar görecek bir biçimde güçlü kalmasını temin etmek gayesine matuf...

“Oruc”ta üzerinde öncelikle durulan kısıtlamalar, yeme-içme, sekstir!.

Yeme içmede vücuda giren hammadde sözkonusu!... Sekste ise bünyenin elektrik boşalımı söz konusu.! Yani, her iki halde de bedenin ve beynin enerji yitirimi söz konusu!.

İşte birinci gaye bunu olabildiğince önlemek!. Bunu önleyebildiğimiz zaman, beyinde mevcut olan güçlü potansiyeli, bu “oruc”luluk denen zaman içinde daha da güçlendirerek ruha yüklemek mümkün olacaktır.

“Oruc”lu birinin yaptığı zikir ve çalışmalarla, yani beyin çalışmalarıyla; “oruc”suz birinin yaptığı çalışma arasında muazzam fark vardır!. Biri %50 kapasite ile yükleme yaparken, öteki %100 kapasite ile yükleme yapıyor.

“Oruc”la ilgili bir Kudsî hadiste şöyle buyuruluyor:

"Orucun ecrini ve sevabını vermek bana düşer"!.

Kişinin yaptığı bütün hayırlı amellerin karşılığı bire ondur!.

Ama hadis-i kudsîye göre, orucun ecri ve sevabı belli bir miktar değildir.. Yani, herhangi bir kıyasa girmeyecek şekilde orucun insanlara kazandırdıkları var.

Orucun en zor süresi ilk iki gündür..

Bünye düzenli sürelerle belirli gıdaları almağa programlandığı için, özellikle şeker düşmesi sonucunda, birinci gün genellikle baş ağrısı olur.. Migreni olanlarda, migren tutar; migreni olmayanlarda akşam saatlerinde, baş ağrısı tutar. Fakat, en fazla iki gün sonra, bünye adapte olur; ve baş ağrıları geçer; ve orucunu gayet istikrarlı bir biçimde devam ettirebilir kişi!. Orucun zâhirdeki faydası bu!.

“Oruc”, Hz. Muhammed Mustafa Aleyhisselâm’dan önce gelmiş olan Nebilerin zamanlarında da değişik şartlarla vardı.

“Oruc” esası itibariyle sadece yemek-içmek ve seksten kesilmek değildir!. “Oruc”lu iken özellikle dikkat edilecek bir husus var.

Bunun en başında Allah için “oruc” tutmayı idrâk ederek, gıybeti, dedikoduyu insanları kandırmayı, insanları kandırarak menfaat temin etmeyi kesmek!. Orucun bedensel yanının ötesinde, düşünsel yanındaki en önemli unsurlar bunlar!..

Gıybet eden bir kimseye:

-Oruc”lusun, et yiyorsun!. Bu nasıl iştir?

denmiştir...

Çünkü Kur’ân da "gıybet etmek", "ölmüş kardeşinin çiğ etini yemek" diye târif edilmiştir... Bu yüzdendir ki “oruc”lu bir insan, falanca şöyle yaptı, filanca şöyle yaptı dediği zaman; bu ister arkadaşın olsun, ister politikacı olsun, kim olursa olsun; yanında olmayan, arkasından konuştuğun kişi hakkındaki, o davranışın, senin “oruc”lu iken ölmüş kardeşinin çiğ etini yemendir!.

Hakkında konuştuğun kişi, duyduğu zaman, senin söylediğinden memnun kalmayacaksa; sen o sözlerinle onun çiğ etini yiyorsun!. İstediğin kadar, ben “oruc”luyum, de!... Hem de, pirzola değil, çiğ ölü eti yiyorsun!. Orucun ne hâle geldi bir düşün!.

Bu orucun "avam"a hitap eden yönü...

Bunun ötesinde bir de "havas"ın orucu var.

"Havâs"ın orucu ise, varlıkta mutlak tasarruf sahibi olan Hak'kı farketmek ve kavramak suretiyle; "Allah" dışında bir varlık, "Allah"ın tasarrufu dışında tasarruf görmekten "imsak"tır.

“Oruc”lu kişi, senden bir fiil gördüğünde bu fiili senden bilirse, onun orucu bozulmuştur!. Ama bu havas için geçerli, bizim için değil. Bizimle alâkası yok bu olayın.

Ebrâr denilen ve Havâs durumunda olan Allah'a ermeyi dileyen, nefsi mülhime, nefsi mutmainne durumunda olanlarla ilgili bir olay..

Ne zamanki sen herhangi bir fiilden, herhangi bir davranıştan dolayı o fiili meydana getiren o varlığı hor görürsen; eksik, kusurlu, hatalı görürsen, ona hor gözle bakarsan; sen eğer havâs isen işte o anda senin orucun sakatlanmıştır!. Veya düşünceye, fikre göre orucun bozulmuştur... Kazası gerekir!.

Saydıklarımıza ilâveten, "havâs" durumunda olan kişinin orucunda, kimden ne fiil görürse görsün, "bu fiilin fâili Hak`tır!. Hak'kın her fiili yerli yerindedir. Bİr hikmete dayalı olarak meydana gelmektedir" görüşü sürecek; kızmayı, üzülmeyi ve sinirlenmeyi yaşamayacaktır!.

Kızıp, üzülüyorsa, sinirleniyorsa, bir takım oluşları yersiz görüyorsa o kişi orucunu kaza etmek zorundadır!. Elbette bizler için söylemiyorum bunu, havâs düzeyindekiler için söylüyorum. Havâsın orucunda bu böyledir. Falanca, filanca böyle yaptı demek yok!. Her an müşahede halinde değilsen ebrâr sınıfından olarak, bu böyle!.

"Fâili hakiki Allah'tır. Allah dilediğini yapandır. Yaptığından sual olmaz!" müşahedesi "havâs"ın orucunda esastır!.

Bu müşahedeyi kaybettiği anda bulunduğu mertebenin orucunu bozmuş olur!

"Has-ül havas" orucuna gelince ise...

Beşerî değerlendirmelerden “oruc”tur!.

Mahlûku görmeden “oruc”dur!.

"Samediyyet" sıfatının “oruc”luda açığa çıkışıdır!.

Bunu ancak yaşayan bilir!.

Açıklanması, kavrayamayacaklar arasında sorun oluşturur..

http://www.ahmedhulusi.org/kitap/islamintemel.htm



__________________
Gerçekler Hayaldir, Hayallerse Gerçek.
Ama Tek Bir HAKİKAT vardır.
Yukarı dön Göster MuhammedHanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: MuhammedHanif
 

<< Önceki Sayfa 25 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats