HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da İnanç Konuları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da İnanç Konuları
Konu Konu: ANGARYA HALİNE GETİRİLEN IBADET Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 24 nisan 2005 Saat 16:03 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

İbrahim 37 Ey Rabbimiz! Ey sahibimiz! Namazı dosdoğru kılmaları için ben, neslimden bir kısmını senin Beyt-i Harem'inin (Kabe'nin) yanında, ziraat yapılmayan bir vadiye yerleştirdim. Artık sen de insanlardan bir kısmının gönüllerini onlara meyledici kıl ve meyvelerden bunlara rızık ver! Umulur ki bu nimetlere şükrederler."

İbrahim 40 Ey Rabbim! Beni ve soyumdan gelecekleri namazı devamlı kılanlardan eyle; ey Rabbimiz! Duamı kabul et!"

 

Meryem 54- Kur'ân'da İsmail'i de an; çünkü o, vaadine sadık bir kuldu ve gönderilmiş bir peygamberdi.

55- Ailesine ve çevresine namaz kılmayı ve zekat vermeyi emrederdi ve Rabbinin katında hoşnutluğa ermişti.

56- Kitapta İdris'i de an; çünkü o, çok sadık (özü, sözü pek doğru) bir peygamberdi.

57- Biz onun derecesini yükselttik.

58- İşte bunlar, Allah'ın kendilerine nimetler verdiği peygamberlerden, Âdem'in soyundan ve gemide Nuh ile beraber taşıdıklarımızın neslinden, İbrahim ve İsrail'in soyundan, hidayete erdirdiğimiz ve seçtiğimiz kimselerdir. Kendilerine Rahmân (olan Allah)ın âyetleri okunduğu zaman ağlayarak secdeye kapanırlardı.

59- Sonra bunların ardından öyle bir nesil geldi ki, namazı terkettiler, heva ve heveslerine uydular; onlar bu taşkınlıklarının karşılığını mutlaka göreceklerdir.

 

Maide 12.. Andolsun ki Allah, İsrailoğullarından söz almıştı. (Kefil olarak) içlerinden on iki de başkan göndermiştik. Allah onlara şöyle demişti: Ben sizinle beraberim. Eğer namazı dosdoğru kılar, zekatı verir, peygamberlerime inanır, onları desteklerseniz ve Allah'a güzel borç verirseniz andolsun ki sizin günahlarınızı örterim ve sizi, zemininden ırmaklar akan cennetlere sokarım. Bundan sonra sizden kim inkar yolunu tutarsa doğru yoldan sapmışolur.

Bakara 83 Vaktiyle biz, İsrailoğullarından: Yalnızca Allah'a kulluk edeceksiniz, ana-babaya, yakın akrabaya, yetimlere, yoksullara iyilik edeceksiniz diye söz almış ve "İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin" diye de emretmiştik. Sonunda azınız müstesna, yüz çevirerek dönüp gittiniz.

Bu ayetlerde görüldüğü gibi namaz ibadeti, ilk kaynak olarak İbrahim peygamberden bu yana, geleneksel olarak nesilden nesile aktarılagelmektedir.Her nekadar insanların büyük bir çoğunluğu bu ibadeti terketmiş olsalar bile azınlık olarak bu ibadeti sürdüren bir zümre daima var olagelmiştir.Hal böyle olunca Kur'an, binlerce yıldan beri süre gelen bu İbrahimi geleneği yeniden anlatma ihtiyacı duymaz. hani meşhur bir söz vardır.Lafın tamamı aptallara anlatılır diye.Bununla birlikte namazı ilgilendiren temel esaslar, yine de değişik ayetlerde zikredilir: (5:6), (4:43), (7:31), (2:144), (11:114, 17:78, 24:58, 2:238, 30:17-18, 20:130), (2:43,125, 3:42, 22:77, 48:29), (17:110), (72:18), (4:101,103).

Hac ibadetini de nasıl eda edileceği aynen namaz meselesinde olduğu gibidir. konuyu uzatmamak icin hacla ilgili ayetleri tek tek vermeyi gerkli görmüyorum

Bakınız İlk vahyolunan surede Rabbimiz ne buyurmaktadır

Alak 9-10- Namaz kıldığı zaman, bir kulu engelleyeni gördün mü?

Yine nüzül surasına göre üçünçü surede namaz ibadetinden bahsedilmektedir

Müzemmıil 20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar, yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin (Hayırlı işlere mal sarfedin). Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

 

 

Dolayısızla namazın nasıl kılınacağını Hz Muhammedin sünnetine dayandıranlar boş bir çaba içerisindedirler. Sünnet diye tarif edilen hadisler de namazın nasıl kılınacağını bulmak mümkün değildir.namaz ile ilgili hadisler, '' biz resulullahı namazda şöyle yaparken gördük'' diye başlamaktadır. Resulullahın kendine ait olupta namazı tekbirinden selamına kadar tarif eden bir tane hadis yoktur.

Namazın nasıl kılınacağını hadislere dayandıranlar bu iddalarında samimi iseler hayatında namazın nasıl kılınacağını bir kere bile olsun görmemiş bir insana namazla ilgili hadisleri versinler bakalım bu kişi on sene bile uğraşsa bu hadislere göre namazın nasıl kılınacağını anlayabilecekmi? Oysaki namaz kılan birinin yanında en fazla üç günde bu ibadeti çok rahat bir şekilde öğrenir.

Rabbimiz Hz Muhammedin de bu süregelen ibrahimi geleneğe uymasını emretmiştir.

Aliimran 67- İbrahim, ne yahudi, ne de hıristiyandı; fakat o, Allah'ı bir tanıyan dosdoğru bir müslümandı, müşriklerden de değildi.

68- Doğrusu onların İbrahim'e en yakın olanı, ona uyanlar, şu Peygamber ve iman edenlerdir. Allah da müminlerin dostudur.

 

84- De ki: "Allah'a, bize indirilen (Kur'ân)e, İbrahim'e, İsmail'e, İshak'a, Yakub'a ve torunlarına indirilene, Musa'ya, İsa'ya ve peygamberlere Rablerinden verilenlere inandık. Onların arasında hiçbir fark gözetmeyiz, biz O'na teslim olmuşlarız".

Nisa -125- İyilik yaparak kendisini Allah'a teslim eden ve İbrahim'in dinine dosdoğru olarak tâbi olan kimseden, din bakımından daha iyi kim olabilir? Allah, İbrahim'i dost edinmişti.

Enam 161- De ki: Rabbim, beni doğru yola iletti. Dosdoğru dine, hanif İbrahim'in dinine. O, ortak koşanlardan değildi.

Nahl 120 -İbrahim, Allah’a itaatkar hanif bir önderdir. Asla müşriklerden değildir.

(Nahl 123)Daha sonra sana şunu vahyettik: Bir hanîf olarak İbrahim'in milletine/şeriatına uy! O, müşriklerden değildi.

Bakara 130- İbrahim'in milletinden,(yolundan) kendine kıyan beyinsizden başka kim yüz çevirir? Biz onu dünyada seçkin birisi yaptık, hiç şüphesiz o, ahirette de iyilerden biridir.

 

Yüzyılardan beri süregelen bu ibrahimi gelenekte namaz kaç rekat kılınmıs ise, hz muhammedin de hiç bir değişiklik yapmadan bu şekilde devam ettirdiğini gayet haklı olarak çıkarmak mümkündür.

Peki öyleyse günümüzde neden bazı vakitlerin rekatları sayısında değişmeler vardır??

Allahu tealanın kulları için tanıdığı kolaylığı bir türlü hazmedemeyenler bu ümmetin başına bela olmaktan ve en temel ibadet olan namazı angarya haline getirmekten başka hiç bir şey yapmamışlardır.

Angarya şekline getirilen namaz ise ancak sahun ve yuraun olmaktan başka bir ile yaramaz .Veyl suresi.

Angarya haline getirilen bu ibadetide münafıkça eda edilmesinden başka çıkar bir yol yoktur.Nasıl münafıkça oluşunu ise izah etmeye çalışacağım.

Ayakların mesh edilmesini bir türlü hazmedemeyen gelenekçiler sıkıştıkları zaman nasıl mest (deri çorab) uydurmak zorunda kalmışlarsa,namahem vakit hemde rekat olarak angarya haline getirenler ister istemez

sıkıştıkları zamanlarda kaza namazı ve cem icad etmek suretiyle ikinci bir uydurmayla namazı oyuncak haline getirmişler ve böylece yaptıkları helvadan putları acıkınca yiyenlerin konumuna düşmüşlerdir.

Orucun kazasını emreden Rabbimiz,namazın kazasını veya cem edilmesini sözlemeyi unuttumu dersiniz? O Subhandır.Subhanallahi ve teala kazaya bırakılabilecek ve cem edilecek bir şeyi kullarına emretmez.

Bakara 286- Allah hiç kimseye gücünün yeteceğinden başka yük yüklemez.

Mademki Allah c.c. bize namazı emretmiştir,öyleyse bu namaz ibadeti kıyamete kadar hangi şartlar altında olursa olsun kazaya ve cem,e gerek duyulmaksızın eda edilir nitelikte olmalıdır.Aksini düşünmek asla mümkün değildir.

 

Gelelim namaz vakitlerine

 

 

 

11/114. Gündüzün her iki tarafında ve gecenin zülefinde namaz kıl!

Muhakkak ki, Hasenat/Güzellikler seyyiâtı/kötülükleri giderir. Bu bir öğüttür/ hatırlatmadır, öğüt/hatırlatma isteyenlere

Zülefa: ( زُلَفَا ) Kökü => (جنب = جانب وجه= جبهة = ناحية طرف = ضلع = ( زلف) Yaklaşmak/ilerlemek/cenab...

Seyyiât ( سيءات ) Kökü => ( سيء ) = رديء . فاسد . كري Kötülük/fenalık/ahlaksızlık...

Hasenat: ( حَسَنَات ) Kökü =>(حسن )S جيد = خصب = وسيم ، جذاب = ملائم = صالح = سليم = مفيد Güzel/iyi/selim/müfid /salih...

Öncelikle yukarıdaki grafiği iyice inceleyiniz. Yaz ve Kış mevsimlerinde gece ve gündüzün uzunlukları değişmekte ve güneşin tam tepe noktasındaki saatte ise farklılık gösterebilmektedir. Fakat biz ortalama üzerinden anlatmaya çalışacağız. Yukarıdaki grafikte de gördüğünüz gibi saat tam 12:00 da güneş tam tepe noktadadır. Yani günün TAM ORTASI ve Öğleden önce ile Öğleden sonrasını ayıran sınırdır. Yani günün iki tarafı (Taraf-en Nehar) için ayraçtır.

Böylece yukarıdaki Hud Suresi 114. ayette geçen Gündüzün her iki tarafında.... kılınması gereken namazı anlamış olduk. Bunlara sabah ve öğle namazı diyebiliriz. Fakat sabah namazı; gecenin bitmeye yüz tuttuğu ve günün aydınlanmaya doğru gideceği vakitten, tâ öğle dikmesi dediğimiz ayraca girmesine yaklaşılıncaya kadar olan zaman diliminde kılınabilir. Lakin güneş doğmadan önceki (fecr) sabah vaktinde kılınan namaz ile gün(eş) doğduktan, öğle ayracına kadar olan vakitte kılınan sabah namazı arasında kıymet/derece farkı vardır. Şöyle ki:

أَقِمِ الصَّلَا 77;َ لِدُلُوك 16; الشَّمْس 16; إِلَى غَسَقِ اللَّيْل 16; وَقُرْءَ 75;نَ الْفَجْر 16; إِنَّ قُرْءَان 14; الْفَجْر 16; كَانَ مَشْهُود 11;ا

17/78 Gündüzün güneş dönüp, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar(ki zamanda) namaz kıl; ve de fecrde (namaz içinde okunan) Kur'anı da... Muhakkak ki; fecr/sabah (namazı içinde) okunan Kur'an şahitlidir.

Geriye kaldı 24 saat içinde kılınması gereken 3. ve son namaza. Günün iki tarafında "Sabah" ve "Öğle" namazı vardı. Şimdi sıra "Akşam" namazında. 17/78. Ayette "Gündüzün güneş dönüp, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar..." 11/114. Ayette ise; "...ve gecenin zülefinde..." Bu iki ayet de yine aynı vakte, yani 3. ve son akşam namazı vakti anlatılıyor.

Nisa 103- O korkulu zamanda namazı kıldınız mı gerek ayakta, gerek otururken ve gerek yanlarınız üzerinde hep Allah'ı zikredin. Korkudan kurtulduğunuzda namazı tam erkanı ile kılın. Çünkü namaz müminlere belirli vakitlerde yazılı bir farzdır.

Hz Peygamberde namazı üç vakit kılmıştır.İşte isbatı

Yüzbin kişininin şahit olduğu bir ortamda yani hacda 3 vakit kılındığı halende günümüze kadar gelen mütevatir bir uygulamadır.Eğer namazlar beş vakit idi ise peygamberin bunu üç vakte indirmiş olması asla mümkün değildir.Hemde hiç bir endişenin korkunun ve zaruretin olmadığı bir ortamda.Bunun cem ile açıklanması ise namazı ne pahasına olursa olsun 5 vakte uyarlamak isteyenlerin zoraki bir yorumudur. Daha doğrusu açık bir aldatmadır.Herhang, bir mekana özel bir namazda kuranda yoktur.Her zaman kılınan namazlar ne ise, hacda da o namazlar kılnmıştır.

Nasılki iki günün orucunu bir günde istesenize tutamazsanız,beş vaktide üç vakitte kılamazsınız.Zamandan ve mekandan bağımsız Olan bir tek Allahtır.Siz sadece beş vakti üç vakitte kıldım diye kendi kendinizi aldatmış olursunuz

Hiç kimse bana en zor şartların savaş halinde daha ağır olabileceğini söylemeye kalkmasın. Böylesine ağır şartların olduğu ortamda bile subhanallah namazi cem,e değil o vaktin namazını kısaltmaya ruhsat vermiştir.Mademki peygamber cem yapmıştır böylesine ağır şartların olduğu savaş anlarında pek ala cem yapabilirdi. Niçin Allah peygambere cem değilde namazı kısaltmasına ruhsat vermiştir

Nisa 101- Yeryüzünde sefere çıktığınızda kâfirlerin size bir kötülük yapacağından korkarsanız namazı kısaltmanızda size bir vebal yoktur. Kuşkusuz kâfirler sizin apaçık düşmanınızdır.

102- Sen onların aralarında bulunup da onlara namaz kıldırdığında içlerinden bir kısmı seninle beraber namaza dursun. Silahlarını da yanlarına alsınlar.Diğer bir kısmıda arkanızda beklesin. Bunlar secdeye vardıklarında, sonra o namaz kılmamış olan diğer kısım gelsin seninle beraber kılsınlar ve ihtiyatlı bulunsunlar, silahlarını yanlarına alsınlar. Kâfirler arzu ederler ki, silahlarınızdan ve eşyanızdan bir gafil olsanız da size ani bir baskın yapsalar. Eğer size yağmur gibi bir eziyet erişir veya hasta olursanız silahlarınızı bırakmanızda bir vebal yoktur. Bununla beraber ihtiyatı elden bırakmayın. Kuşkusuz Allah kâfirlere alçaltıcı bir azap hazırlamıştır.

Namazın beş vakit olmadığına diğer deliller.

İstisnasız bütün fıkıh kitaplarında ikindi ve yatsı namazları hakkında ihtilaf vardır.Pe ki öyleyse sormak gerekmezmi; mademki bu namazlar peygamberden günümüze kadar uygulanagelmiştir niye ihtilaf olsunki?

Öyleya mademki bu namazlar ikindi va yatsı sürekli kılınyordu,dolayısıyla bu namazkarın belli bir vakti olmalıydı.İhtilafa ne gerek ver. Hergün mescitlerde kılınan namazların vaktinde ihtilaf mı olur.

 

 

Gelelim rekat meselesine

Nisa 102 de kıslatılmış namazdan bahsedilmekte.kıyamdan secdeye kadar olan bölüm 1 rekattır.Dolayısıyla tamamı 2 rekat eder.Şimdi birileri bu ayetten namazın 2 rekat olduğu çıkmaz diye itiraz edecekler

Öyleyse günümüze kadar gelen uygulamalara bakalım nasıl?

Sabah namazı iki rekat. Bu namaz uykudan kalkılan bir zamanda kılındığı hiç bir kimse böyle bir zamanda kolay kolay fazladan namaz kılma cesaretini göstermez. dolayısıyla bu namaza ekleme yapmak kimsenin işine gelmediği belli oluyor.

Öğle namazı niye 4 rekat? Peygamber bu namazın rekatı hususunda ayrı bir vahiymi aldı? Hani namazlar Hz İbrahimden geldiği gibi hiç bir değişikliğe uğramadan devam etmişti?

Aslında öğle namazı da 2 rekat ama birisi sonraları bunu 4 e çıkarmış

 

2880 - İbnu Ömer anlatıyor: "Resulullah  Mina'da bize iki rek 'at kıldırdı, arkasından Ebu Bekr de öyle kıldırdı, Ebu Bekir'den sonra Hz. Ömer ve hilafetinin başında Hz. Osman (radıyallahu anhümâ) da iki kıldırdılar. Sonra Hz. Osman dört rek'atli olarak kıldırdı. İbnu Ömer imamla kılarsa dört kılardı, yalnız kılınca da iki kılardı."

Buharî, Taksîru's-Salât 2, Hacc 84; Müslim, Salâtu'l-Müsafirin 17, (694); Nesâi, Taksîru's-Salât 3, (3, 121 ).

.''

2883 - Yine Ebu Dâvud 'un kaydına göre İbnu Mes 'ud (radıyallahu anh) (Mina' da) namazı dört kılmıştı. Kendisine:

"Sen, (daha önce dört kıldığı için) Osman 'ı ayıplamıştın, şimdi ise dört kılıyorsun! denilmişti. (Özür beyan ederek) şu cevabı verdi

"Muhalefet zararlıdır. ''

Ebu Dâvud, Menâsik 76, (1960).

Şimdi gelelim öğle namazınında 2 rekat oluşuna.Cuma halende günümüyde 2 rekat kılınıyor.Kuranda cuma namazı (salatıl cuma) adı altında tek bir ayet yoktur.Cuma namazı hergün kılınan öğle namazının haftada birgün cemaatle kılnmasından başka bir namaz değildir.Sürekli cemaatle kılndığı için artırma ve tahrif etmek zor.

Üçüncü halife osmanın siyasi konularda kendi kabilesi olan ümeyye oğullarına olan sevgisinin ifrat derecesinde olduğu için bir yığın siyasi hata yaptığını sanırım uzun uzun anlatmaya gerek yok.Demekki onun hataları sadece siyasi konularla sınırlı kalmamış namaz gibi en temel ibadetlere bile el uzatmış

Akşam namazı niye 3 rekat.

konunun başına Hz peygamberin namazların rekatları hakıında İbrahimi geleneğe tabi olduğunu ekstradan vahiy almadığını belirtmiştik.Demekki birileri akşam namazınında da zam yapıp ardına 1 rekat daha eklemiş

Yatsı ve ikindi namazları zaten kuranda yok.

24/58- Ey iman edenler! Ellerinizin altında bulunan ve içinizden henüz erginlik çağına girmemiş olanlar, sabah namazından önce, öğleyin soyunduğunuz vakit ve işaa (akşam)namazından sonra (yanınıza gireceklerinde) sizden üç defa izin istesinler. Bunlar mahrem halde bulunabileceğiniz üç vakittir. Bu vakitlerin dışında ne sizin için, ne de onlar için bir mahzur yoktur. (Birbirinizin yanına girip çıkabilirsiniz.) İşte Allah, âyetlerini size böyle açıklar. Allah her şeyi bilendir, hüküm ve hikmet sahibidir.

Bu ayetteki
işaa namazının günün son namazı olduğu kesin. Kesin diyorum çünkü bu namazdan sonra farz bir namaz olmadığı için anne ve babanın soyunup yatmaları ve ya ilişkide olabilmeleri söz konusu ki bu ayetin siyak ve sibakından çok net bir şekilde anlaşılıyor


Ali İmran 41 Rabbim, bana bir delil ver, dedi. Allah da:-Senin delilin, üç gün insanlarla işaretle anlaşmak dışında konuşamamandır. Rabbini çokça zikret ve
akşam, (aşiyyi) sabah tesbih et, buyurdu.

Enam 52 Hoşnutluğunu isteyerek sabah
akşam (aşiyyi) Rab’lerine dua edenleri kovma. Onların hesabından sana bir şey ve senin hesabından onlara bir şey yoktur ki onları kovup da zalimlerden olasın.

Kehf 28 Sabah,
akşam (aşiyyi) Rab’lerinin rızasını dileyerek O’na dua edenlerle beraber sen de sabret. Dünya hayatının süslerini isteyip, gözünü onlardan ayırma. Kalbini zikrimizden gafil kıldığımız, arzularına uymuş ve işi taşkınlık olan kimseye itaat etme!

Meryem 11 Mabedden, kavminin karşısına çıkınca onlara sabah
akşam (aşiyyen ) Allah’ı tesbih etmelerini işaret etti.

Meryam 62 Orada boş söz işitmezler; sadece barış... Rızıklarını da sabah
akşam (aşiyyen ) alırlar.


Sad 18 Biz, dağları ona boyun eğdirmiştik.
Akşam (aşiyyi ) sabah onunla tesbih ederlerdi.

Mümin 46 Onlar sabah
akşam (Aşiyyen ) ateşe sunulurlar: Kıyamet gerçekleştiği gün Firavun ailesini en şiddetli azaba sokun!

Mümin 55 Sen de sabret, kuşkusuz Allah’ın vaadi haktır. Günahların için bağışlanma dile, sabah
akşam (aşiyyi ) hamd ederek Rabb’ini tesbih/tenzih et.

Yusuf 16
Akşamleyin,(işaen) ağlaşarak babalarına geldiler.

Rum 18 Göklerde ve yerde hamd kendisine ait olanı
Akşam (aşiyyen ) ve öğleyin de (tesbih ve hamd edin)

Naziat 46 Onu gördükleri gün, sanki (dünyada) bir
akşam (aşiyyeten) veya kuşluk vakti kadar kalmışlardır

Bu ayetlerde görüldüğü gibi türevleriye geçen
işaa kelimesini akşam olarak tercüme eden meal yazarlarının Nur 58 e gelince hepbirlikte anlaşmışcasına yatsı diye yazmaları, bunların sünni mezhebin etkisinde kaldıklarını çok net bir şekilde göstermektedir

 

 

sabah vakti

"Fecir" gecenin karanlığında güneşin ilk ışıklarının çıkışını ifade eder. Bu bir süreçtir ki güneşin doğuşuna kadar devam eder. Nitekim varlığı adından belli olan bu namazın, 11Hud Suresi 114. ayette vakti de tam belli olmaktadır

Yani sabah ve akşam namazlarları, isimleri ile (salatul fecr,salatil işaa) Nur Suresi 58. ayette geçer. Bu isim (fecr) aynı zamanda sabah namazının vaktini de tarif eder. Ayrıca 11Hud Suresi 114. ayette sabah namazının vakti belirlenmiştir. Sabah namazı Kuran’daki ismiyle "Salatul Fecir" adından da belli olduğu gibi günün ilk ışıklarıyla başlar ve günün başlangıcı olan güneşin doğuşuyla biter.

 

 

öğle vakti

Cuma 9- Ey inananlar! Cuma günü namaz için çağrıldığınız zaman, Allah'ı anmaya koşun, alışverişi bırakın. Eğer bilirseniz, bu sizin için daha hayırlıdır.

Cuma 10- Namaz kılındıktan sonra yeryüzüne dağılın ve Allah'ın lütfundan (nasibinizi) arayın. Allah'ı çok anın ki kurtuluşa eresiniz.

 

Cuma namazıyla öğle namazının aynı namazlar olduğunu söylemiştik.Bu namaz ise Hz peygamberden günümüze kadar hiç bir tahrifata uğramadan uygulanagelmiştir.

Ayetten Cuma'nın çalışma vaktinde kılındığını anlıyoruz. Yani gündüz öğle vakti, sabah ile akşam namazının ortasındaki vakitte Cuma namazı kılınmıştır.

Konunun başında angarya haline getirilen namazın yuraun,ca ve münafıkça kılındığını söylemiştik.

 

Zariyat 56- Ben cinleri ve insanları ancak bana ibadet etsinler diye yarattım.

Rum 30..Öyleyse sen yüzünü bir hanif olarak dine, Allah'ın o fıtratına çevir; ki insanları bunun üzerine yaratmıştır. Allah'ın yaratışında hiç bir değişme yoktur. İşte dimdik ayakta duran din (budur). Ancak insanların çoğu bilmezler.

31- Başkasından geçerek hep O'na gönül verin ve O'ndan sakının. Namazı kılın ve müşrilerden olmayın

Her insanın yaratılışında bu kodlama mevcuttur.Hangi konuda olursa olsun Allahtan olmayıp kul katkısı olan herşey bu kodlamaya ters olduğundan dolayı fıtratı bozulmamış insanlara bir nevi alarm çalarak rahatsızlık verir. Tabiki belli bir süreye ve Allahın damgasını yiyinceya kadar.

Enam 46- De ki: "Söyleyin bakalım, eğer Allah kulaklarınızı ve gözlerinizi alır da kalblerinize mühür vurursa, Allah'tan başka onları size getirecek tanrı kimdir?". Dikkat et, âyetlerimizi nasıl türlü türlü açıklıyoruz, sonra da onlar yüz çeviriyorlar?

Enfal 87- Onlar, oturanlarla beraber oturmaktan hoşlandılar. Kalblerine mühür vuruldu. Bundan dolayı onlar anlayışsızdırlar.

Gelin namazı 5 vakit olarak kılan sahunlarla ve yuraunlarla beraber olmaktan hoşlanmayın

 

Angarya haline getirilen namazları kılanlar cesaret gösterip itiraf etmeseler bile bu rahatsızlığı içlerinden hissetmektedirler.bunun içinde sürekli namazı huşu ve huzur içinde kılabilmenin çarelerini ararlar.

Aynı rahatsızlık en koyu ateist insanlarda da mevcuttur.Onlar herne kadar dilleriyle allahı ve ahireti inkar ettiklerini söyleseler bile Allahın yaratılışlarına koyduğu bu fıtratı (Allaha kulluk) söküp atamadıkları için, hayatın eçinden çıkılmaz gibi görünen bazı prolemler karşısında gayriihtiyari çözülür ve inkar ettikleri Allaha sığınıverirler.

Namazları huşu ve huzur içinde kılmanın tek bir yolu vardır oda insan katkısı olmayan Allahın istediği ve Hz İbrahime öğrettiği namazı kılacaksınız.

Bakara 124- Şunu da unutmayın ki, bir zamanlar İbrahim'i Rabbi, birtakım kelimeler ile imtihan etti, o, onları sona erdirince, Rabbi ona, "Ben seni bütün insanlara imam yapacağım." buyurdu. İbrahim, "Zürriyetimden de yap!" dedi. Rabbi ona "zâlimler benim ahdime nail olamaz!" buyurdu.

Bakara.125- Biz ta o zaman bu Beyt'i, insanlar için bir sevap kazanma ve bir güven yeri kıldık. Siz de Makam-ı İbrahim'den kendinize bir namazgah edinin. Ayrıca İbrahim ile İsmail'e şöyle ahid verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem kıyama duranlar , hem de rükû ve secde edenler için tertemiz tutun!"

İşte namazın temel rükunları.Kıyam,rüku ve secde

Evet Hz İbrahimin namazını kılın işte o zaman içinizde ,kalbinizde namaza karşı en ufak bir sıkıntı duymayacaksınız, uflanmayacaksınız,üşenmeyeceksiniz. İşte o zaman namazlarınız münafık namazı olmaktan çıkacak

Nisa 142 Şüphesiz münafıklar Allah'a oyun etmeye kalkışıyorlar; halbuki Allah onların oyunlarını başlarına çevirmektedir. Onlar namaza kalktıkları zaman üşenerek kalkarlar, insanlara gösteriş yaparlar, Allah'ı da pek az anarlar.

Üşenme ve gösteriş

Şimdiye kadar bizlere riyanın kalbi bir niyet olduğu palavrasını yutturdular. Adı üstünde ''yuraun'' rüyet "

yani gözlerle görülen ve gösterilen şey.Hiç bir kimse sizin kaalbinizi göremez ama yaptığınızı görür. Allahtan olmayan bir namazı insanların arasında kılarsanız kalbiniz neye niyet ederse etsin bu riyadır gösteriştir.Aynı zamanda Allahtan olmadığı için bu namazı üşene üşene kılarsınız,kılmak zorundasınız. Zira fıtratınızda olmayan, kodlanmayan yabancı bir şeyi yapıyorsunuz

Sabah 2....Öğle 2..... Akşam 2

Az geldi dimi,azımsadınızmı? veya doyamadınızmı Allahtan olan namazların tadına, tadı damağınızdamı kaldı.

Daha fazlamı kılmak istiyorsunuz,sorun değil. Adres belli

İsra 79 - Gecenin bir kısmında sana mahsus bir nafile olmak üzere geceden böl, , Umulurki Rabbin seni değerli bir makama ulaştırır.

Hernekadar bu ayetin ilk muhatabı Hz peygamber olsa bile,kuranın evrenselliği açısından şimdiki muhatabıda bizleriz

İşte samimiyet testi.Gerçekten fazladan nafilemi kılmak istiyorsunuz gecenin an tatlı esnasında bölün uykunuzu Allah için kimsenin sizi görmediği bir anda istediğin kadar namaz kılın,kuran okuyun.

Hadi buyurun tadı damağınızda kalan namazdan istediğiniz kadar kılın.Kimse yok yanınızda Rabbinizle başbaşasınız.

Sakın ha sakın sünnet denilen o namazları gündüz vakti insanlar arasında kılmayın,

O namazlar peygambere tapınanların uydurduklarıdır.İnsanların içinde Allahtan en çok korkan o şerefli elçi Allahın emrine ters bir şey yapmaz.Peygamberde gündüz vakti insanların arasında farzların haricinde namaz kılmamıştır, kılamaz.Hz Peygamberinde nafile namazları kılacağı adres bellidir

İsra 79- Gecenin bir kısmında da sadece sana mahsus bir nafile olmak üzere geceden böl.Umulurki Rabbin seni değerli bir makama ulaştırır

 

Müzemmil 20-Rabbin, senin gecenin üçte ikisinden daha azında, yarısında ve üçte birinde kalktığını, seninle beraber bulunanlardan bir topluluğun da böyle yaptığını biliyor. Gece ve gündüzü Allah takdir eder. O, sizin onu sayamayacağınızı bildi de sizi affetti. Bundan böyle Kur'ân'dan size ne kolay gelirse okuyun. Allah, içinizden hastalar,(gündüz) yeryüzünde gezip Allah'ın lütfunu arayan başka kimseler ve Allah yolunda savaşan daha başka insanlar olacağını bilmiştir. Onun için Kur'ân'dan kolayınıza geldiği kadar okuyun, namazı kılın, zekatı verin ve Allah'a güzel bir borç verin . Kendiniz için gönderdiğiniz her iyiliği, Allah katında daha hayırlı ve sevapça daha büyük olarak bulacaksınız. Allah'tan bağış dileyin. Kuşkusuz Allah bağışlayandır, merhamet edendir.

 

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 24 nisan 2005 Saat 18:26 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam Hanif.

Bazi hususlarda fikrimi belirtmek istiyordum ama pek fazla vaktim olmadigindan ayrintilariyla deginemeyecegim.

Namaz vakitleri konusunda kafam karisti:

KurandakiDin websitesinden: http://www.kurandakidin.net/bolumler/36inanckonularinamaz.ht m


Gündüzün iki tarafında, gecenin yakınlarında namaz kıl. Güzellikler çirkinlikleri giderir.

11 Hud Suresi 114

Arapça'daki "nehar" "gündüz", "leyl" "gece" demektir. "Tarafeyinnehari" ifadesi gündüzün iki tarafını ifade eder. "Taraf" ise; "uç, dıştan bitişik bölüm” manalarına gelmektedir. Kuran'da geçtiği diğer ayetlerde de aynı anlamda kullanılır. Gündüzün başlangıcını güneşin doğuşu, günün bitişini güneşin batışı olarak alırsak günün iki tarafında sabah ve akşam namazları vardır. Bu zamanların tam anlaşılması için "zülefen minelleyl" ifadesi ile bu vakitlerin, aynı zamanda gecenin gündüze yakın zamanları olduğu vurgulanır.

Yani sabah namazı, ismi ile 24Nur Suresi 58. ayette geçer. Bu isim aynı zamanda sabah namazının vaktini de tarif eder. Ayrıca 11Hud Suresi 114. ayette sabah namazının vakti belirlenmiştir. Sabah namazı Kuran’daki ismiyle “Salatul Fecir” adından da belli olduğu gibi günün ilk ışıklarıyla başlar ve günün başlangıcı olan güneşin doğuşuyla biter.


Eger Fecr sadece Günesin ilk isinlarindan dogusuna kadar olan bir süre ise, nasil ögle vaktine kadar olan bir sürec olarak yorumlanabiliyor?

Ayrica:


Akşam namazının vaktinin anlaşıldığı ayet (11Hud Suresi 114) sabah namazında belirttiğimiz ayettir. Gündüzün iki tarafında kılınan namazlardan biri sabah namazı olunca, diğeri de bu namazın simetriği olan akşam namazıdır. Bu namazın vakti de aynı şekilde gecenin gündüze yakın olan zamanıdır. Bu ayet dışında akşam namazının vaktini belirleyen bir ayet daha vardır:

Güneşin sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namaz kıl. Fecir(sabah) vakti Kuran'ı, fecir(sabah) vakti Kuran’ına tanık olunur.

17 İsra Suresi 78

Gecenin kararması, akşamın bitiş vaktini vermektedir. Işığın alametlerinin tamamen yok olmasıyla akşam namazının vakti biter. Bu durumda da "güneşin sarkması" ifadesi güneşin ufukta batışını belirler. Böylece güneşin batımı ve gecenin kararmasının arasındaki vakit, namaz vakti olarak belirtilir. Bu ayetin devamında sürekli akşam namazıyla beraber geçen sabah namazının vaktinin vurgulanması da ilginçtir. Fakat bu ayette sabah namazı değil, sabah Kuran okumak vurgulanır. Demek ki sabah namazının vaktinin içinde veya namazın dışında Kuran okumaya özel bir önem vermek gerekir. Görüldüğü gibi akşam ve sabah namazları isimleriyle beraber Kuran'da geçerler. üstelik bu isimler namazın kılınacağı vakti de ifade ederler. İlaveten sabah ve akşam namazının zamanı da açıklanmıştır. üstelik 24 Nur Suresi 58. ayette sabahın günün ilk, akşamın günün son namazı olduğuna işaret vardır.


Sayet Aksam vaktinin süreci, bu kisilerin yorumu gibi, Ayette, günesin batisi ile gecenin kararmasina kadar dondurulmus ise, sabah vakti fecrden ögle vaktine kadar degil, ilk isinlardan günesin dogusuna kadar olmali diyorlar. Ayrica 17. Surede sözkonusu sabah namazi degil, sabah vakti okunan Kur'ana vurgu yapilmis diyorlar, bazi diger tercümelerdede ben parantezlerle namazda okunan Kur'ana degil, fecr vakti okunan Kur'an sahitlidir olarak tercümelere rastladim.

Bu konularda biraz yardimci olursan sevinirim.

Bu kisilerin yorumu ile degilde, o Hud Suresindeki 114. Ayeti senin anlattigin sekilde ele alirsak, üc vakti bir arada ifade ediyor sekilde yorumlayabiliriz o Ayeti. Sabah Ögle Aksam, ancak Aksam Namazi digerlerine göre kisa bir sürecin icinde eda edilecekken, Fecr vaktinin yorumu neden fecr ile ögle vaktine kadar olan bir sürec olarak yorumlayalim?

Benim görüsüm senin ortaya koyduklarina cok yakin, ancak bu sitedeki yorumlar benim kafami karistirdi, bunlarin söyledikleride mantikli geliyor sanki.

Oysa ben cahiliye döneminde yasamis olsam, uzaydan haberim yokki günesin dünyaya vuran gündüz kismindan yola cikarak Ayette ki gündüzün her iki tarafiyla sabah ve aksam vaktinin yorumunu cikarayim.
Öte yandan, günesin kaymasindan gecenin kararmasina kadar ifadesinden aksam Namazinin vakti saat 24´de kadar degil, karanligin etrafi sarip gecenin girmis olmasiyla bittigini anliyorum.

Saygilar.
Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 25 nisan 2005 Saat 01:45 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

Selam Sinan kardeş

Sabah ve Akşam vaktinin süreçleri hakkında sorularına ancak şöyle cevap verebilirm

Sabah yani fecr namazının süreci güneşin doğuşuna kadar. Bu konuda bende senin gibi düşünüyorum.Ancak namazın kazasının olmadığını göz önünde tuttuğumuzda bir insan ukuya kalmışssa bu kişi ne yapacak?

Bütün sorun burda düğümleniyor.

Asıl vakti; güneşin doğuşuna kadar olan süreç olarak kabul etmeme rağmen, ben bu kişilere vakit çıktı daha artık sabah namazı kılınamaz deme cesaretini kendimde bulamıyorum 

Birde şu var. Nasılsa güneş çıktıktan sonrada kılınır düşüncesiyle bunu alışkanlık haline getirilmesinede açıkça karşıyım.Bu tür bir davranışı namazla dalga geçmek olarak değrlendiriyorum.

 

Aynı şey akşam namazı içinde geçerli yani saat 24.00 e kadar değilde karanlığın çökmesine kadar olan süreç.En doğrusunu Allah bilir

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 25 nisan 2005 Saat 04:29 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam Hanif.

O cesareti bende kendimde bulamam. Sanirim Namaz vakitleri konusu bir cok kisiyi meskul ediyordur; Ayetlerin özelligindemi vardir birden fazla yorum cikarabilmek, yoksa tek sabit bir aciklamami anlayamiyorum. Arap arkadaslarla bu konulari irdelemistim, siz arapca biliyorsunuz, gercek yorumu ne yöndedir diye sordum, biri üc vakit dedi digeri üc vakitten fazla, bes vakit dedi.

11/114. Gündüzün her iki tarafında ve gecenin zülefinde namaz kıl!

Gündüzün her iki tarafinda.. Cahiliye döneminde yasamis olsam, aynen bugün gibi gündüz kelimesi benim icin günesin ilk görünmesinden batana kadar gecen süreci teskil eder, bir tarafta günesin yükselisi varsa diger tarafta alcalmasi var, iki tarafi birbirinden ayiran doruk noktasi olurdu.

KurandakiDin sitesindeki yapilan yorumda cok mantikli, sabah ve aksam vakitleri birbirinin simetrigidir deniliyor, her iki yorumu bir arada ele alirsak, fecr vaktinden sonrada günün bir tarafi oldugu icin serbest birakilmistir diye yorumlamak zorundayiz. Dedigin gibi, sonradan kalkan insan sabah namazini kiliyorsa Namazin vakti gecti kabul olmadi diyemeyiz.

17/78 Gündüzün güneş dönüp, gecenin karanlığı bastırıncaya kadar(ki zamanda) namaz kıl;

Bu Ayeti kimisi, ögle vaktinden sonra günesin batmasina kadar olan sürec olarak yorumluyor.

Aslinda bütün bu konuyu karmasik kilan, dünyanin atmosfere sahip olup ilk isinlarin gercekte atmosfere yansiyip kademe kademe atmosferden siyrilarak kaybolmasidir.  Nitekim dogrusunu Allah bilir.

Saygilar.
Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 26 nisan 2005 Saat 11:21 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam.

Tekrar Namaz vakitleri konusuna deginmek istedim. Son günlerde daha cok üzerine gittim bu konunun, dikkatimi ceken baska seyler oldu. Nihayetinde egrisi dogrusu nedir tartisabiliriz.

11:114    Gündüzün iki tarafında ve geceye yakın saatlerde namaz kıl. Güzellikler kötülükleri silip süpürür. İşte bu, Allah'ı ananlara bir öğüttür.

[011.114] [SY] Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir. Bu, düşünen ve ibret alanlara bir nasihattır.

Nahar, günesin dogmasi ile baslar günesin batisi ile biter. Leyl ise tam tersi, ilk isinlarin yansimasi ile biter ve isiklarin tamamen cekilmesi ile baslar. Nahar ile Leyl arasinda kalan Fecr ve I$a vakitleridir. Gecis sürecleri oldugu icin, ne "gecedir" nede "gündüz".
Bu 4 ana vakitlerin kil ayrimina girersek, Leyl'i Fecirden ayiran ilk isik yansimalari, Fecri Nahardan ayiran Günesin cikmasi, Nahari I$a'dan ayiran günesin tepesinin kaybolmasi ve I$a'yi Leyl'den ayiran günes isigin kesilmesidir, ki, bu dört ara hadise saniyelik gelisir. Böyle kisa sürelerde insan su icmeye bile vakti olmaz. Kisacasi, Günesin yuvarlak top gibi bir tepe basinda batmasi dogmasi degil, kil ayrimi tam batis/dogus anidir.


1. Yorum:

Yukardaki ilk tercümeyi oldugu gibi yorumlarsak, nahar'in(gündüzün) iki tarafinda diyerek ve baglaci ile yorumu sürdürüp ek olarak geceye/gecenin yakin saatler(in)de ifadesiyle anlam yüklersek toplam 4 vakit Namaz cikar ortaya. Neden?
Taraf kavramindan uc kisimlar degilde günesin dogup ve batmasi sinirlari icerisinde iki taraf anlaminda kabul edersek, haliyle Nahar=Gündüz, Günesin doruk noktasi ile ikiye bölünür, bir kismi günesin dogmasi ile günesin doruk noktasina kadar olan taraftir(sürec), digeri Günesin doruk noktasindan inmeye baslayip Günesin kaybolmasiyla sinirlanir. Etti 2 Vakit! Böylelikle 24:58'de ismi ile anilan Fecr ve I$a Namazlarin yani sira iki vakitlik Namaz daha ortaya cikar. Toplam 4 vakit.

Ama nasil olur? Dördün ortasi olmaz ki, ya 3'ün ortasi olur yada 5'in. 5 Vakitlik Namaza isaret olmadigi gibi 4 vakitlik Namazada isaret yok!

2. Yorum:

Fecr vakti kilinmasi gereken Namazi Fecr vaktiyle Nahar'i kaynastirip ögle öncesine kadar genisletirsek iki ayri vakit bir vakit haline gelir. Dolayisi ile, madem Fecr vaktini Nahar'in icine kadar genisletiyoruz, Naharin ikinci tarafinida I$a vaktiyle genisletebilirz, ki, buda olmaz. Isra Suresindeki 17:78'de böyle bir izlenim ciksada dogru degil.

Kurani Kerimde ismi ile anilan üc Namaz:
Salatul-Fecr, Salatul-I$a ve Salatul-Vusta.

Yukarda en basta naklettigim ikinci tercümeden yola cikarak farkli bir yorum yapalim.

Gündüzün iki tarafinda.. Siz yolda birine örnegin belediye binasini tarif ettiginizde, x caddenin sol tarafinda derseniz sadece istikamet belirtmesi yapmis olursunuz, daha fazla bilgi vermezseniz adam bu istikamette ne kadar sol tarafa dogru gidecegini bilemez, gide gide belki belediye binasini caddenin ta uc kisminda bulabilir.
Ancak belediye binasi degilde daha baska birseyi daha uzun bir yolda tarif ederseniz ne kadar gidecegini bilemez.

Gündüzün her iki tarafinda.....  Gündüzün iki ucundami yoksa her iki tarafin bütün ayrimindami? Gecenin gündüze yakin saatlerinde!

Farkli farkli tercümelere bakalim:


-Gündüzün iki ucunda ve gecenin gündüze yakın zamanlarında
-Gündüzün iki ucunda, gecenin de ilk saatlerinde namaz kıl
-Hem namaz kıl gündüzün taraflarından ikisinde ve gecenin gündüze yakın saatlerinde
-Gündüzün iki tarafında ve gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl!
-Gündüzün her iki tarafında ve gecenin saçaklarında (gündüze yakın olan saatlerinde)
-Gündüzün iki ucunda ve gecenin ilk saatlerinde
-Gündüzün iki tarafında ve gecenin de yakın saatlerinde
-Ve namazı gündüzün iki tarafında ve geceden de gündüze yakın saatlerde
-Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde
-Gündüzün iki ucunda, gecenin yakın kısmında namazı gözet.
-Gündüzün iki tarafında ve gecenin (gündüze) yakın saatlerinde
-Ve gündüzün başında ve sonunda, bir de gecenin erken saatlerinde


Gündüzün iki tarafi günesin dogusu ile batisi olamaz, zira böyle kisa bir sürede insan su icmeye bile vakit bulamaz, kaldi ki o sirada Namaz kilabilsin. Yani gündüzün iki ucu bu kisa sürec olamaz!
Günesin dogmasiyla baslayip batmasiyla biten Nahar'in bünyesinde de olamaz, o zaman Ayetin devamindan daha fazla vaktin mevcut oldugu anlasilirdi. Cünkü bir tarafta sabah ve öbür tarafta ögle yorumunu yaparsak, bir yandan sabah vaktini ögleye kadar genisletmis oluyoruz, diger yandan gecenin yakin saatlerinde ifadesinden sadece aksam vaktinin yorumunu yapmakla mana genisligini bir alanda dondurmus oluruz.
Tercümelerin geneline baktigimizda istisnalar gecenin ilk saatinde olarak yorumlamislar, halbuki cogunluk gecenin gündüze yakin, veya gecenin yakin saatlerinde/zamanlarinda yorumlamislar. Öyleki, gecenin gündüze yakin zamanlarinda fecr ve i$a vakti var(yani birden fazla!), sadece "geceye yakin saatlerde" ifadesi olsa bile, geceye yakin olan saatler hangileridir? Bundan gecenin öncesi i$a vaktinin yorumuda cikar, gecenin bitmesine yaklasan fecr vaktide yorumlanir.

Türkcenin yani sira Almanca ve Ingilizce tercümelerin bir cogunu karsilastirdim ve Araplarin kimiside Ayetteki "ve" kavraminin bir baglac manasinda degil, bir önceki ifadeyi aciklamaya götüren köprü niteliginde yorumluyorlar. Gündüzün her iki tarafinda.. Kastedilen vakittir, sürectir, günesin batis ani ile dogus ani sürec olarak degerlendirilemez, kanaatimce esas olan Ayette sabah ve aksam namazina vurgu yapilmis olmasidir. Önce gündüzün iki taraftindan bahsederek, sonraki ifade ile  hangi vakit oldugunu kesinlestiriyor Ayet. Cünkü:

Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.

Ben sahsen ikinci yorumu esas buluyorum. Her 2 vakit acik ve net belirlenmis görüyorum. Peki, Salatul-Vusta hangi vakittedir? Nahar=Gündüz arasi her hangi bir saattemi yoksa belirlenmis bir vakittemi?


17:78    Güneşin kaymasından/aşağı sarkmasından, gecenin kararmasına kadar namazı kıl. Sabah(=Fecr) Kur'an'ını da gözet. Çünkü sabah(=Fecr) okunan Kur'an tanıklarca izlenmektedir.

Bana göre bu Ayette iki ayri vakit bir arada ifade edilmis, cünkü Günesin kaymasi/asagi sarkmasi sadece son anlarinda degil, günes doruk noktasina ulastiktan sonra alcalmakta, asagi sarkmakta. Bu günesin alcalisi sarkmasi batimiyla son bulur.

Yine farkli tercümeleri bir arada degerlendirelim:


-Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar
-Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar
-Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar
-Güneşin kaymasından, gecenin kararmasına kadar
-Güneşin batıya kaymasından, gecenin karanlığına kadar
-Güneşin doruğu aşmasından gecenin çöküşüne kadar
-Ey Muhammed, güneşin batmaya yöneldiği andan, gece kararıncaya kadar
-Güneşin batıya yönelmesinden gecenin kararmasına kadar
-Namazı güneşin zevalinden gecenin karanlığına kadar
-Gündüzün güneş dönüp gecenin karanlığı bastırıncaya kadar
-Güneşin sarkmasından gecenin kararmasına kadar



Benim görüsümce bu Ayette ögle Namazi ile aksam Namazin vakti bir arada anilmis ve günesin batip kaybolmasiyla bu iki vakit bir birinden ayrilmakta.

Günesin doruk noktasi Zenit bölgedir, dogu ile bati arasinda dikilirsek tam üzerimizde Zenit yani doruk noktasini buluruz. Günes dogdungdan beri doruk noktasina kadar yükselmekte, Zenit'i gectigi an alcalmaya baslar.
Günesin batmasi sadece son batis süreci ile degil, zaten doruk noktasini gectikten sonra basli basina alcalip bir batis sürecine girer, nasilki dogdugundan beri yükselis sürecindedir. Dorugu gectigi an alcalmakta, kaymakta, sarkmakta; batmaya yüz tutmustur.

Normalde "batmaktan" iki türlü mana elde ediyoruz, ufukta batisi ve doruk noktasini gecmesi ile batisi. Bana göre Ayetteki vurgu son  (esas) batis ani degil, günesin doruk noktasindan assagi dogru sarkmasidir.

Tercümelerdeki ifadeler "günesin batiya yönelmesinden" "günesin batiya kaymasindan" "günesin sarkmasindan" bahsediyor. Mevzu sadece aksam vakti olsa idi, "günes battiktan gecenin karanligi bastirincaya kadar" bir ifade gecerdi.

Ayeti bütünüyle ele aldigimizda ifadelerden sadece aksam Namazinin vaktini yorumlamak yanlis olur, Aksam vakti günesin tamamen kaybolmasiyla baslar ve geri kalan isik yansimalarin tamamen cekilmesi ile biter ve gece vakti baslar. Oysa tercümelerde günesin hala ortalikta oldugunu anliyoruz. Günes kaybolmadiysa Aksam vakti girmez ve haliyle aksam Namazi vaktinde kilinacagi icin öncesinde kilinmaz, demek ki Aksam Namazindan önce baska bir Namazin vakti daha var. Günesin dönmesi, o anlamda batiya yönelmesi, kaymasi ve saire, bu gibi ifadeler doruk noktasina dikkat cekiyor, yükselen birseyin sarkmasi söz konusu olamaz, ögle öncesine degil ögle sonrasina acikca isaret var diyorum.

Benim cikarttigim sonuc bu, yorum gücümde bu kadar. Yaniliyorda olabilirim, dogrusunu Allah bilir.

Bazi arkadaslar, 11:114 ile 17:78 bir arada ele alip degerlendirmenin sonucunda sabah Namazini ögle öncesine kadar yorumlayabilirler. Gündüzün her iki tarafindan ifadesinden böyle bir mana cikmasi dogaldir. Her ne kadar iki yorum bir birine yakin olsada bana göre Namazlari vaktinde eda etmek daha dogrudur.

Öylede olsa böylede olsa Üc vakit Namaz var. Sabah, Ögle ve Aksam, hangi vakitlerde kilinacagida yaziyor.
Yineliyorum, dogrusunu Allah bilir.

Saygilar.
Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 26 nisan 2005 Saat 11:28 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


* Not *

Tercümelerin kaynagi:
-"Hayran 2.3"-Abdullah Ahmetoğlu. Admin kardes bu Sitede bu programi indirmek icin Link vermisti.
- KurandakDin websitesinden: http://www.kurandakidin.net/bolumler/36inanckonularinamaz.ht m
- Ve Edip Yükselin sitesinde bulunan Yasar Nuri Öztürk ve Muhammed Esed'in tercümelerinden yararlandim:
http://19.org/km/YNO/


Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
malazgirt
Yeni Uye
Yeni Uye
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2005
Yer: ABD
Gönderilenler: 1
Gönderen: 26 nisan 2005 Saat 12:15 | Kayıtlı IP Alıntı malazgirt

selam arkadaslar

Bende bu namaz konusunda kararsizim. Bu site dikkatimi cekdi. Su linkleri okuyordum. Mumkunse burda yazilanlar hakkindada fikriniz  belirtirmisinz. Bende bir turlu karar veremiyorum. Sinanin bahsettigi Kurandakidin.net deki namaz ile ilgili kismlari okudum.  Edip Yukselin aciklamaarini okudum. Simdi Aibergin yorumlarinida burda buldum.

 Simdi bunlari okuyorum sizin yazdiklariniz da takip ediyorum. Linki buraya kopyalayayim. Yandaki linkden. Her kafadan bir ses cikiyor. Burayi buldugum iyi oldu.

simdiden tesekurler

malazgirt


Namaz Vakitleri Namaz 3 Vakit'tir. Sabahtan Öğlene, Öğlenden Geceye, Sabaha Kadar Tüm Gece.
Namaz Vakitleri Kur'an'da Namazın 3 Vakit Olduğunu Söyleyen Ayet'in Değiştirilmesi. Nur-58, Nisa-103.
Namaz Vakitleri Namaz'da Kıble, Vakit ve Rekat. Namaz Kaza Edilmez.
Namaz Vakitleri Kur'an'da İkindi Namazı Yoktur. Ayetler Yanlış Tefsir Ediliyor.
Namaz Rekatları Namaz 2 Rekat'tır. Nisa 102'de Anlatılmıştır.
Namaz Rekatları Namaz 3 Vakit Farz'dır. Kur'an'da "Dua=Salat" ve "Kılsalardı" Dileği Yanlış Anlışılıyor.
Namaz Rekatları Namaz 3 Vakit X 2 Rekat Farzdır. 2 Rekat'tan İstediğin Kadar Vacip Kılabilirsin.
Namaz Rekatları Namaz Hiç 5 Vakit Olmadı. 55'den 5'e İnmedi. 40 Rekat Namaz'da Huşu Olmaz.
Namaz Rekatları Dini Zora Koşmayın. Gündüz İş Vaktidir. Daha Çok Gece İbadet Edin.
Namaz Kılınışı Namaz'da Sadece Kur'an'dan Okunur.
Namaz Kılınışı 2 Rekat Namaz'ın Ayrıntılı Anlatımı.
Namaz Kılınışı Namaz Hakkında Bazı Ayrıntılar.
Namaz Kılınışı 2 Rekar Namaz'ın Kılınışı.
Oruç Ramazan Ay'ının Zamanı, Oruç Saatleri, Kimler Tutar, Kadir Gecesi ve Bayram?
Hacc Vakti Nezaman, Hac ve Umre Nedir, Kimler Gider?
Hacc Hayvan Hakları, Hacc ve Hac'da Kesilen Kurban.
Hacc

Kurban bayramı, Hac’da Kesilen Kurban ve Hanif Din.

Zekat Kimler Verir, Hagi Oranda Verilir.
K. Şehadet Genel Kullanımı Doğrumu?
K. Tevhid Genel Kullanımı Doğrumu?

www.geocities.com\sancaktar38\islamin5sarti   dan alinti

Yukarı dön Göster malazgirt's Profil Diğer Mesajlarını Ara: malazgirt
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 26 nisan 2005 Saat 19:28 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam Malazgirt kardesim ve hosgeldin.

Her kafadan bir ses cikiyor, dogru. Insanin kafasi karisiyor, acaba dogrusu nedir diye.
Namaz vakitleri konusunda önceki sayfada ben kendi görüsümü belirttim. Dogrusunu Allah bilir kardes, sen baska sitelere bir göz atsan daha ne yorumlar var.

Kimisi Namaz seklen yok zihinde var diyor, kimisi iki kimisi üc vakit diyor kimisi bes kimiside yedi vakit diyor. Bizlerde 3 vakit diyoruz. Cünkü benim icin en saglam delil Kurani Kerimde 3 Namazin isimleri ile anilmasidir. Aktardigin siteye yazimin sonlarinda deginecegim.

Diger sayfanin devami olarak bir kac ekleme yapayim.

Gündüzün iki tarafinda ifadesi ile gündüz vaktinin iki tarafinda Namaz emrolunmus olsa, bunlardan biri Ögle Namazi olsa digeri hangi Namazin vakti olacak? Salatul-Fecr ve Salatul-Isa, ismi ile alinan Sabah ve Aksam Namazi 24:58'de gecmekte. Sabah Namazi fecr vaktinden günesin dogmasina kadar kiliniyorsa günes dogduktan sonra öglene kadar süren hangi Namazin vaktidir?

Bununla ilgili dikkatimi ceken bir Ayet daha var:

20:130 O halde, dediklerine sabret; güneşin doğmasından önce ve batmasından önce Rabbini hamd ile tesbih et. Gecenin bir kısım vakitlerinde ve gündüzün etrafında da tesbih et ki hoşnudluğa eresin.

Burada söz konusu Namaz degil, zikirdir. Bunun Namazla zorunlu olmadigi anlasiliyor. Dikkatimi ceken, Günesin dogmasindan önce ve batmasindan önce deniyor. Günesin dogmasindan önceki vakit Fecr vakti ise batmasindan önceki vakitte ögle vaktine isaret. Yani toplaminda bütün günü kapsayan ifadeler, vakitlere özel vurgular yapilarak aciklanmis.

Ayette diger dikkatimi ceken olay, attraf al nahar ifadesi gecmekte, oysa assagida ki Ayette taraf al nahar ifadesi kullanilmis.

11:114   Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir. Bu, düşünen ve ibret alanlara bir nasihattır.

(Ayetlerin orjinalini okumak isterseniz: http://19.org/km/A/1 "link veriyorum, ancak her aktardigim sitenin icerigindeki yorumlara yüzde yüz katiliyor degilim!, bazi arkadaslar kara calmakta cok meyilliler onun icin bunu bu arada belirtmekte yarar gördüm."

Attraf al nahar(atrafennahar) "gündüzün etrafinda"
Taraf al nahar(tarafynnahar) "gündüzün iki tarafinda"

Etraf ve taraf kavramlari icin bir odak noktasi belirlenmesi lazim, ki buda gündüzdür. Gündüzün etrafi, günesin dogup batmasiyla kapsayan bütün zaman dilimidir, taraf ise bütün gün degil günün sadece bir tarafina vurgu yapilir. Iki tarafinda diyerek gündüzün iki tarafina isaret ediliyor.

Evin etrafinda dediginiz zaman, 360 derece olarak her tarafi olabilir, etraf kavrami bir cok tarafi kapsiyor, oysa evin önünde dikilirde evin sag tarafinda dedigimiz zaman sadece bir noktaya isaret etmis oluruz.

11:114   Gündüzün iki tarafında, gecenin gündüze yakın saatlerinde namaz kıl. Zira böyle güzel işler insandan uzak olmayan günahları silip giderir. Bu, düşünen ve ibret alanlara bir nasihattır.

Uzaydan dünyaya baktigimiz zaman bir yüzü aydinlik diger yüzü karanlikta, günesin vurdugu istikametten dünyaya bakarsak:



Dünyanin üst kismini bas ve taban kismini ayak kismi olarak tanimlar ve böylece gündüzün iki tarafinda dedigimiz zaman sag ve sol kismina, iki uç bölgeye isaret etmis oluruz. Ancak önden baktigimiz zaman o iki uç bölge günesin dogusu ile batis anini yasadigi bölgelerdir, ki bunlar az zaman icinde gerceklesitigi icin vakit olarak degerlendirilemez,
farz edelim sol taraftan baktik:



Gece ile gündüzün kesistigi yer belirgin. Bu tarafa bakan yüzünde (dünya kendi etrafinda sol tarafa döndügü icin) Dünyayi ikiye ayirmis bir cizgi olarak Fecr vaktini görüyoruz. (Dünyanin diger tarafinda ise Aksam vakti)
gecenin gündüze yakın saatlerinde...

Ancak cahiliye dönemindeki bir insan bunlari nereden bilecek, dünyanin yuvarlak oldugunu dünyada kac kisi biliyordu ki o sira, sadece günesin nereden dogup nerede battigini biliyor, bunun ortasina bakip iki taraf olarak günesin dogus noktasi ile batis noktasini belirleyip günesin doruk noktasina dogru genisleterek yorumlar. Ayet, gecenin "gündüze yakin saatlerinde" seklinde ek olarak vurgulama yaparak bu iki vaktin tam olarak hangi vakitleri oldugunu kesinlestiriyor.

Orta namaz ise bu iki vaktin arasinda olmali, ama tam olarak ne zaman?
Elbetteki yine belirlenmis bir vakitte olmasi gerek.
17:78' den benim cikardigim sonuc, günes doruk noktasindan dönüp, o andan itibaren batmaya dogru yol alir.

17:78 Güneşin kaymasından gecenin kararmasına kadar...

Gecenin kararmasi (günesin batmasiyla) aksam vakti ile baslar, aksam vakti bitince gece tamamen hakimdir, gündüz yerini asama asama geceye birakiyor!

Bu bana göre Ögle Namazinin vaktidir, günesin doruk noktasini gecmesiyle baslar günes batana kadar sürer. Haftada bir gün Cuma (toplanti) Namazida bu sürec icerisinde ortaklasa belirlenmis bir vakitte kiliniyor.

2:238  Namazlara, özellikle orta namaza dikkat edin. Kendinizi tümüyle ALLAH'a vererek namaza durun.

"Namazları ve orta namazı koruyun.Tam bir saygıyla Allah'ın huzurunda kıyam edin."

Neden özellikle orta Namaza vurgu var? Belkide diger iki vakte göre günün az cok mesgalesinden daha cok aksatilmaya müsait durumda olmasindandir. Cuma Namazina ise daha özel bir vurgu var dikkat edersek.


4:103 .....Namaz, müminler üzerine vakti belirlenmiş bir farz olmuştur.

Kisi sabah Namazini su veya bu sebepten dolayi vaktinde kilamadiysa vakit varsa ögle vaktinden önce kilabilir diye düsünüyorum. Namazlari mümkün mertebe vaktinde kilmak daha hayirlidir. Insanin durumu el verisli degilse Allah zaten herseyi biliyor, bagislayandir.
Vakitlerin disinda eda eyleyip bunu aliskanlik haline getirmek hos olmasa gerek, samimiyetsizlige yol acar.

Dogrusunu Allah bilir.

Malazgirt kardes, sordugun soruyla ilgili Namaz vakitleri konusunda kismen yollama yaptim.
O sahis bazi gerceklere deginmis olsada verdigin linkte, ben o kisinin yazilari ile ilgilenmiyorum, sebebi bu forumun diger basliklarinda gündemde zaten.

Oruc Hacc ve Zekat gibi konulara sahsen henüz agirlik vermedim. Diger arkadaslar sagolsunlar bilgilerini eksik etmezlerse faydalaniriz insaAllah.

Namaz vakitleri konusunda da fikirlerini bildirmek isteyen arkadaslari buraya davet ediyorum, fikirlerimizi paylastikca konuyu süzgecten gecirir, olasi yanilgilari enazindan indirgemis oluruz.

Saygi ile
Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 30 nisan 2006 Saat 18:36 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

Selam arkadaşlar

Aslında ben bu forumda yazan biri değilim fakat umuma acık yapılan bir yanlışın yine umuma açık bir  şeklide düzeltilmesi gerektiğine inandığım için bu satırları yazmak gereği duydum. Sitenin sahibi arkadaşlardan bu konuda anlayış göstereceklerini umuyorum.

 

Namaz hakkındaki yazılarımın tamamı hükümsüzdür.Rabbime hamd olsunki bu zerdüşt tapınışını terk  ettim.Artık rabbimin kurandaki salat,ını icra etmemin mutluluğunu yaşıyorum

Allaha emanet olun

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 
Azure
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 28 mayis 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 80
Gönderen: 29 mayis 2006 Saat 19:04 | Kayıtlı IP Alıntı Azure

sözü fazla karıştırmaya, karasızlığa uğramaya, bilinemezcilik yapmaya gerek yok.

Gündüzün her iki tarafında denmiş, yani öğleden önce ve öğleden sonra.ama bu biraz genel oldu değil mi? o zaman daha belirginleşsin diye günün başladığı ilk saatler ve günün bittiği son saatlerde.güneşin sarkmaya başlaması da bu.yani ne zaman, sabah kalkıp kahvaltı etmeye başlamadan önce veya kahvaltı ettikten sonra ve akşam yemeği yedikten sonra veya önce.orta namaz ise işte zaten öğle vakti.insanlar vakitleri yemeklere göre saymazlar mı?aynı 5 kere yemek vakti olmadığı gibi 5 kere de namaz vakti olmaz.ancak bazen insanlar gece kalkıp bişeyler atıştırabilir işte bu da gece kalkıp yapılan ibadetin zamanı.

yani gece bitip güne başlamadan önce ilk namazı kılıyoruz, ondan sonra gün ortasına gelindiğinde ikinciyi, sonra gün bitip akşam başlarken de son namazı kılıyoruz.bir dinlenme ve uyuma zamanı olan gecede ise namaz zorunlu değil ama yapılınca güzel olur.

 

Yukarı dön Göster Azure's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Azure
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats