HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Hükümleri ve Kavramları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Hükümleri ve Kavramları
Konu Konu: Kur’an-da " ve + la " öbegi Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Sinan_25
Ozel Grup
Ozel Grup


Katılma Tarihi: 24 eylul 2005
Yer: Almanya
Gönderilenler: 333
Gönderen: 13 subat 2006 Saat 23:14 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_25



Selam.


Kur'an-da "ve+la" öbegi ne anlamdadir? Görevi nedir?


Bir zaman "Resul ve Nebi" konusunu irdelerken, "vela"  öbegi'ne farkli Ayetlerde denk gelmeme ragmen, ayriyeten üzerinde yogunlasamamistim. Ne zaman'dir "Salat" kavramini Kur'an-dan anlayip ögrenmeye calisiyorum, derken yine "vela" ... ile yüzlesiverdim.

Benim bu yazida ki cabalarim ve bundan cikarabilecegim sonuc/lar, herseyden önce bizzat beni baglayacagi gibi, yukarida sözünü ettigim iki ayri konuya, kendi acimdan yalnizca birer yaklasim olabilir. Eksikligim ne kadar ise, yanilma payimda en az bir o kadar olacaktir.

 
Öncelikle örnek bir Ayet:


88. Sure (Gasiye) - 7. Ayet:

- La yüsminü ve-la yuðniy min cu'in. 
- Ne besler ne(de) açlýktan kurtarýr

Vela, kisaca "ve + la", ve baglaci + olumsuzluk kelimesi'nin birlesimi'dir. Arapca'da "la"-nin, birden fazla islevi oldugu söylenir. Belki de en sýk rastlanan türü, olumsuzluk yükleyen bir koşaç görevini aliyor olmasidir, burada da oldugu gibi.
Bir önceki Ayet, " Dari' " adinda bir Diken'den söz etmekte, bu Diken "degildir(la) besleyici ve-degildir(vela) acligi giderici". Böylelikle: "Ne besleyicidir nede acliktan kurtarir/acligi giderir"

Yemek yiyen insan, doyar ve bir süreliginede olsa acliktan kurtulur. Oysa burada tek bir besin kaynagi var, ki, kisi bunu yesede yemesede sonuc degismeyecek.

Alternatif ceviriler:

"Beslemez, acliktan da kurtarmaz."
"Besleyici degil, acliktan kurtarici degil."
"Beslemedigi gibi acliktan da kurtarmaz."

Ve saire... Ceviri modeline göre -da -de gibi eklemelerin gereksinimi dogabilir. Bu noktaya daha sonra degincecegim insaAllah.


* *

Türkcemizde "ne-nede" kalibi var'dir. Ki, bu tür kaliplar sonuc bakimindan genelde olumsuz'dur, özellikle de ev-bark, yer-yurt gibi kavramlar bir arada kullanildiginda. Örnegin:

- "Ne param var ne pulum"
- "Ne ekmek var ne aþ"
- "Ne atim var ne sabanim"
- "Ne evim kaldi ne barkim" (ya da "ne evim var ne barkim")
- "Ne yerim var ne yurdum" ve saire...

Genelde ikili kavramlardan biri digerine göre daha genel, özel, ya da genis kapsamli diyelim, olabiliyor. Kavramlar bir birini güclendirici, bir biriyle dogrudan baglantili. Ikili kavramlar arasinda en az bir fark olmasina ragmen, ya islevi acisindan ya da (zaten) sonuc bakimindan es anlamli/es görevli
kavramlar'dir.

Yukarida ki örneklerden farkli denebilecek ayri bir örnek var, mesela "ne ölüyüm ne diri". Diriligin zitti, ölü olmaktir. Gercek anlamda ele alinsa, kisi, ara bir yerdedir ve sonuc bakimindan "ölü-diri" es anlamlilik arz eder.

Görüldügü gibi, agirlik ikili kavramlarin veya aralarinda ki farkin üzerinde durmuyor. Bu kismi kapatmadan önce, dikkat edilmesi gereken hususlardan biri:

Ne-nede türünde söylemlerde, "ne" edati zaten olumsuzluk yüklerken, ayriyeten olumsuz yüklemde bulunmak yanlistir, örnegin:

"Ne Ahmet, ne Mehmet gelmedi" (yanlis)

"Ne Ahmet, ne Mehmet geldi" (dogru)

Bu yanlisi bende bir cok yerde yaptim. Bir diger husus, kelime yüklemi ile mana bakimindan yapilan yüklemi ayirt edebiliriz. Örnegin:

"Ahmet canindan oldu."  Kelime yüklemi olumludur, fakat Ahmet ölmüstür.

Ahmet'in ölümüne üzülenler olabilecegi gibi sevinenlerde olabilir, hata birisi yalan söylemiste olabilir. Söylem icerigi kisiye göre farkli bir anlam tasiyabilir, fakat kelime yüklemi konu icerigi ile endeksli degil, düsmani söylesede Ahmet öldü diyecek, dostlarida söylese öldü/vefaat etti diyecek, dolayisiyle kelime yüklemi olumludur.

* *

Kur'an-da da "ne-nede" kalibina benzer kaliplar var, kalip yerine yöntem, stil diyebilirim. Tanimlamasi önemli degil, önemli olan hedef dilde, ki bu durumda Türkce, benzer bir yöntem'in varligi ve verilen mesajin aslina yaklasma cabasidir.

A'la Suresi, 13. Ayet:

- Sümme la yemütü fiyha ve la yahya.
- Sonra orada ne ölür ne de hayat bulur. (ya da) Orada ne ölür; ne de yaþar/Orada ölmez, yasamaz da.

Kisi, "en büyük ates" 'e yaslandiginda(ki bir önceki Ayetin cevirisinden), ne ölecek nede hayat bulacak.

 "ölü" ile "ölüm" bir birinden farkli'dir. Ölüm bir sürectir, "ölü olmak" ise bir olasilik/durum'dan ziyade ölüm sürecinin neticesidir/sonucudur. Örnegin "Yasiyorum" kelimesi bir cok anlam tasiyabilir. Ya genel anlamda yasiyorum, ya bir sýkýntý yasiyorum, ya güzel günler yasiyorum, ... ve saire, ya da "ölüm sürecini yasiyorum.
Ölümü yasamak, genel anlamda "yasiyorum" anlamini ters yüz eder. Kaba örnek, ölmeden önce 24 saat boyu ölüm süreci icinde olup ölümle pencelesen insanlar, artik yasamiyordur, hayatin icinde degildir, sýkýntýdadýr, azaptadir ama ölmüste degildir, iki durumun tam ortasina gelmistir. Dünya hayatinda, yine zaman süreci ile, ölüm süreci bir yere kadar sürüp noktalanmakta, fakat Ahiret hayatinda bu sürecin, Allah biliyor daha siddetli olasiligi ile, kimin neyi ne kadar cekecegini Allah bilir.

Konuyla ilgili:

"Orada ne ölür nede hayat bulur/yaşar"

ölmez, yasamaz/hayat bulmaz.... olumsuz yüklemdir.

"Ölü olmamak" ile "diri olmamak" arasinda bulunmak, icerik bakimindan da tabi ki olumsuzdur. Bu olumsuzlugu gidermen'in yolu, ya hayat bulmak ya da ölmektir. Her ikiside bir kurtulus yoludur, ne var ki Ayete göre her iki durumdan hic birisi gerceklesmeyecek. Yani burada da sonuc bakimindan, her iki kavram es anlamli'dir.

* * *

Ayri bir örnek, Kafirun Suresi:

Kul ya eyyühel kafirun
La a'büdü ma ta'büdun
Vela
entüm abidune ma a'büd
Vela ene abidün ma abedtüm
Vela entüm abidune ma a'büd

Leküm diynüküm ve liye din


-
De ki: "Ey kâfirler!
-
Ben sizin kulluk ettiðinize kulluk etmem.
-
Siz de benim kulluk ettiðime kulluk edenler deðilsiniz.
-
Ben sizin kulluk ettiðinize kulluk edecek deðilim.
-
Siz de benim kulluk ettiðime kulluk edecek deðilsiniz.
-
Sizin dininiz size, benim dinim bana!

Ceviri söylede olabilir:

- ne ben ...... ne/nede siz .... *  ne ben .... ne/nede siz ....

Bu örnekte "vela" cümle ortalarinda degil, Ayetlerin basinda yer aliyor. Buna dair ayri bir örnek Mürselat Suresi 36:


- Vela yu'zenu lehum feya'tezirune.
- Ve özür dilemeleri için onlara izin de verilmez.

ve bir önceki Ayet, 35:

-
Haza yevmu la yentikune.
- Bu, onlarýn konuþamýyacaðý bir gündür. (Bu, onlarin konusabilecegi bir gün degil'dir.)

Böylece: "Bu, (öyle) bir gündür ki ne konusabilecekler nede kendilerine özür dilemeleri icin izin verilir"

Her ceviri böyle mi olmasi gerekiyor? Tabi ki hayir, "vela" nin islevini daha net göz önüne getirebilmek icin, arti, icerigin tamamini daha iyi anlayabilmek icin bu sekilde cevirmek faydali olabilir.
Yukarida ki örnekte de durum ayni, konusamayan kisi zaten özür dilemek icin agzini acamaz, utanc icindedir, konusmaya yüzü yoktur ve saire, sonucta konusmasini engelleyen birsey olacak. Konusabilselerde izin verilmeyecek, izin verilsede konusamayacaklar. Sonuc bakimindan yine olumsuz ve es anlamli.

Peki Kafirun Suresin'de durum farkli midir?

Degil! Kafirun Suresinde, kalip icerisinde mesele kimin kime uyacak olmasi degil .. bana uymus olsalar (ya da tam tersi), zaten arada bir fark kalmaz, ihtimallerden biri gerceklesmis ve böylece sonuc olumlu olurdu. Kimsenin kimseye uymamasi acisindan her iki tavir es anlamlidir.


Son bir örnek, Nebe Suresi 35. Ayet:

- La yesme'une fiyha laðven vela kizzaben.
- Orada ne bir boþ söz duyarlar ne de bir yalan

Bos bos konusmak ve yalan söylemek, hayirsiz bir mesguliyettir/emeldir, bu bakimdan "bos konusmalar" ve "yalanlar" es anlamlidir.

Türkcemizden yine bir örnek vereyim:

"Ne eve geldin ne telefon actin!"

Bir yerden bir yere gitmek ile telefon acmak, bir birinin aynisi degil'dir, iki türlü fiil. Türkcemizde bile bu tür kalip yapisinda, iki durum arasinda ki farkliliga vurgu yapilmiyor, vurgu gereksinime/sonuca yönelik oldugu icin, iki deyim, fiil veya kavram arasinda fark olsa bile, es anlamlidir.

* * *


Buraya kadar verilen örneklerde, "vela" öncesinde hep olumsuz bir yüklem, öncü olarak mevcut idi. Örnegin Kafirun Suresinde ilk öncü "La", takiben ikinci olumsuzluk bir sonraki Ayette yer alan "vela", ikinci öncü ise dördüncü Ayette, yani ikinci "vela" ve devami yine bir sonraki, besinci Ayette yer aliyor.

Kalýp olarak: " La ... vela ... " = " vela .... vela .... " = " (ve-)ne ... ne/nede ... "

Ingilizce örnegi: " neither ... nor ... ",
Almanca örnegi: " weder ... noch ... "


1-Sonuc:

- "la", bir edat'tir, arapcada atif yapilan kelime'nin basinda/öncesinde yer alir ve "yoktur/degildir" gibi bir olumsuzluk yükler(negation/nefiy).
- "vela" öbegi, "ve" baglaci ile "la" edati'nin birlesimidir.

- ayni cümle icinde "vela" öncesi "la" gibi bir olumsuz yüklemi var ise, ya da, Kafirun Suresinde oldugu gibi, "la-vela" kalibi ayri Ayetlerde yer aliyorsa, "ne-nede" kalibiyla cevirmek mümkün.

_ _ _


Peki, "vela" öncesi bir olumsuzluk yüklemi yok ise ne sekilde anlayabilirim? Örnegin Nuh Suresi 24. Ayet:

-
Ve kad edallu kesiyren vela tezidizzalimiyne illa dalalen
- Ve birçoklarýný yoldan saptýrdýlar. Zalimlere kayýptan baþka bir þey artýrma.

Benzeri örnek, Bakara Suresi 119. Ayet:

-
Ýnna erselnake bil hakki beþirav ve nezirav vela tüs'elü an ashabil cehiym
-
Biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarýcý olarak gönderdik. Cehennem halkýndan sen sorumlu deðilsin.


Her iki Ayette de, vela öncesi bir olumsuzluk yüklemi yok, aksine olumlu yüklem var.

"Saptirdi-m, Saptirdi-lar..." olumlu yüklemdir. "Gönderdi-k" olumlu yüklemdir.
Fakat "artirma", "degilsin" olumsuz yüklemdir.

"vela" = "ve + la" olduguna göre, olumsuz yüklem görevi ile, vela ayni zamanda bir baglactir.

Türkcede, beklenen'in zitti "ve" ile baglanmaz. Örnek:

"Ahmet ve/ile Mehmet geldi ve Okan gelmedi." (... "ve-degil" Okan geldi...)

Dogrusu: "Ahmet ve/ile Mehmet geldi ama/fakat Okan gelmedi."

Peki yukarida ki Ayetlerde "vela"-yi ne sekilde anlayabiliriz? Uygunsuzluk yaratsada ilk akla gelen düsünce "ve-ama/ve-fakat" öbegi olabilir. Ama Türkcede zaten ve-fakat anlamiyla es deger haline gelmis, "ve-lakin" öbegi yer etmistir, ki buda arapca'dir.

Kur'an-da, "vela" ile "velakin" öbegi ayni anlamda kullanildigini henüz görmedim, ayni sonuca götürebilsede agirligi farkli olsa gerek.

"vela" ne "ve-lakin" -le nede "ve-fakat" ile es degerdir, cünkü "la" fakat/ama anlamlarina gelmiyor.

Her ne kadar dil kurallarimizca uygun olmasa da, "vela" öbegini birebir cevirmek "ve+olumsuz yüklemi" ile olabilir:

Nuh Suresi 24. Ayet:

-
Ve kad edallu kesiyren vela tezidizzalimiyne illa dalalen
- Ve birçoklarýný yoldan saptýrdýlar ve-artirma zalimlere kayýptan/sapikliktan baþka (bir þey).

Bakara Suresi 119. Ayet:

-
Ýnna erselnake bil hakki beþirav ve nezirav vela tüs'elü an ashabil cehiym
-
Biz seni, gerçekle, müjdeleyici ve uyarýcý olarak gönderdik ve-degilsin (sen) Cehennem halkýndan sorumlu.


Sonuc itibariyle, motamot ceviri genelde hedef dilde uygunsuzluk yaratabiliyor, bu yüzdendir ki, meal sonucunda cümlenin ayrilmasi ve/veya ayriyeten ek'lere gerek duyulmasi olagandir, örnegin:

- "
Çok kiþiyi saptýrdýlar. Öyleyse, sen de zalimlerin þaþkýnlýðýný arttýr ." (E. Yüksel meali)

- "
Biz seni müjdeci ve uyarýcý olarak hak ile gönderdik. Yoksa sen cehennemliklerden ötürü sorguya çekilecek deðilsin." (S. Yildirim meali)



2-Sonuc:

- "vela", bir baglac olmakla birlikte, beklenen'in zittini vurgulamakta.
- "vela", bazi Ayetlerde, özellikle siralama eyleminde yer alabiliyor, ki, ceviri yaparken virgül olarak degerlendirilebilir (örnek: 5/103, 9/29, 9/120, 11/31)
- "vela", yeni bir cümleye isaret ederek konu icinde konuya temas edebilir(43/62)


* * *

Kur'an bize, ben x Ayette su cümleyi su yöntemle kullandim, öylesi bir tarz'im var, bununla sunu demek istedim ve saire, demez, haliyle. Yani Kur'an-in öyle bir iddiasi yok, izlenim okuyucuda dogar. Ayni tarz/yöntem farkli yerlerde izlenim sonucu dogar. Edebiyatta bile yazar okuyucularina yazi yönteminin tarifini yapmaz, farkli yöntem ve boyut anlatimi ile mesajlar verir, derinlik kadar, acilimda bulunur ve saire. Okuyucular da ancak yorumda bulunur ve yorumlar farkli olabiliyor.
Kisacasi, Kur'an-in böylesi bir konuda ben x yerde y yöntem ile konustum gibi acikca bir iddiasi yok ise, okuyucunun hic bir iddiasi olamaz, ancak izleniminden söz edebilir. Dolayisiyle benimkisi de bir iddia degil, bir izlenimdir, yorumdur.




"... rasuliv vela nebiyyin ... "



Her ne kadar Rasul/Nebi konusunda kendi acimizdan bir yerer vardik, Peygamberler arasi ayrim yapmiyorsakta, konuyla ilgisi oldugu icin gerekli gördüm.

Hac Suresi 52. Ayet:

-
Ve ma erselna min kablike mir rasuliv vela nebiyyin illa iza temenna elkaþ þeytanü fi ümniyyetih fe yensehullahü ma yulkiþ þeytanü sümme yuhkimüllahü ayatih vallahü alimün hakim

-
Biz senden önce hiçbir resul ve nebi göndermedik ki, o bir þey dilediðinde, þeytan onun düþünce ve dileði içine bir þey atmýþ olmasýn. Ama Allah, þeytanýn attýðýný siler, sonra kendi ayetlerini muhkemleþtirir. Allah Alîm'dir, Hakîm'dir.

Buradaki "vela" ne anlamda'dir?

Bu Ayette "vela" ne yeni bir cümle öncüsü, ne dislama niteliginde bir sayim eylemi olarak görev almakta(mesela: ne ahmet ne ali ne veli ne haydar... ve saire), nede olumlu yüklem ile baslayan cümleyi olumsuz yükleme baglamakta, aksine cümle'nin basi olumsuz yüklem ile basliyor!

" la ... vela ..." kalibidir bu, bence! Cünkü "vela" öncesi zaten olumsuz bir yüklem var: "Ve ma".

Ancak, icerik bakimindan olumsuzluk kimin gönderilmis olup olmamasina yönelik degil, olumsuzlugun agirligi Ayetin devami üzerine, ki "illa" ile baglanip yönlendiriliyor, ücüncü asamada ise agirlik ortadan kaldirilyor. Bu bana bir tür mekanizmayi andiriyor. Ayetin devami'ni kapatsak, "Biz senden önce ne bir Resul nede bir Nebi gönderdik" anlamiyla sonuclanir, sadece kelime bazinda degil, icerik bakimindan da olumsuzluk tamamen Ayetin ilk kismina binerdi.

Böylelikle, Peygamberimizin ilk ve tek resul/nebi oldugu, ondan önce hic bir resul'ün/nebi'in gelmedigi mesajini alirdim. Farz edelim ki Ayetin yalnizca ilk kismini ele aldik ve sadece bu mesaji aldik ve farz edelim ki bu mesaj sadece Peygamberimiz'in yasadigi toplumuna yönelik söylendi, yinede bir kanit olamaz. Cünkü:

Kur'an-in neyi ne sekilde beyan ettigi önemlidir diyorsak buna cümle yapisida dahildir. Ayrica, 5. Sure 19'cu Ayete bakin, "bize ne bir müjdeci nede bir uyarici geldi demeyesiniz" diyor Allah. 5/19'da ki söylemin suanki konu baglaminda kime yönelik oldugu da mühim degil, benim ilgimi ceken, o Ayette de vela öbegi'nin, " ma ... vela ... " kalibi icinde yer aliyor olmasidir.

Kimler uyaricidir, kimler müjdeci?

Bakara Suresi 213: "...  Allah Nebileri müjdeci ve uyarýcý olarak gönderdi"

Kehf Suresi 56: " ...
Biz, resulleri sadece müjdeleyiciler ve uyarýcýlar olarak göndeririz"

"Müjdeci ve Uyarici" = Nebi

"Müjdeci ve Uyarici" = Resul


Yukarida ki soru böylelikle can verdi. Tekrar 5. Sure 19'cu Ayete bakiyoruz:

5. Maide - 19. Ayet: Y[a] ahla alkit[a]bi qad j[a]akum rasoolun[a] yubayyinu lakum AAal[a] fatratin mina a(l)rrusuli an taqooloo m[a] j[a]an[a] min basheerin wal[a] na[th]eerin faqad j[a]akum basheerun wana[th]eerun wa(A)ll[a]hu AAal[a] kulli shay-in qadeer(un)


Müjdeci ve Uyarici sifati "ma ... vela ..." kalibi ile ele aliniyor, yani bu Ayette bile her iki kavram es anlamlidir. Ve de Bakara-213 ve Kehf-56 ile, iki tür tanim, hem Rasullerde, hem Nebilerde toplaniveriyor. Bu bir. Ikincisi:


Allah ayni dislama kalibini Hac-52'de de kullanmis, ama ne sekilde kullanmis?

ALLAH diyebilirdi ki: "Biz senden önce de Rasul ve Nebi gönderdik, ne zaman bir dilekte bulunsa...." seklinde olabilirdi. Ama neden böyle dememiste, dislayici bir kalip icerisinde cümleye basliyor ve yönlendiriyor, diye merak ettim.

Eger "ma" ya da "la" seklinde bir öncü olumsuzluk yüklemi olmasa idi, "la-vela" kalibi meydana gelmeyecekti, dahasi, yine türkceden bir örnek vereyim:

"Senden önce ne amir nede memur gönderdik ki, birsey dilediginde, belde halki buna mani olmus olmasin."

Farz edelim ki amir ve memur iki tür, bir birinden ayri birer zümre. Söylemin devamina baktiginizda dikkatinizi ne cekiyor? Amirde gelmis olsa kasaba halki mani olacak, memurda gelse mani olacaklar. Halkin tavri/eylemi acisindan amir = memur!! Es görevli/es anlamlidir. Bakin kendi dilimizde dahi bu gibi örneklerde, agirlik amirin memurun üzerinde degil, halkin tepkisi/eylemi üzerine biniyor. Cümle arasinda ki "ki" yi ortadan kaldirsam, cümle kopup agirlik dengelenecek, ki bu ikinci önemli noktadir, buna birazdan deginecegim.

Hac-52'nin agirligi Rasul ve Nebi kavramlarinin ayrimi üzerinde degil, aksine, "la-vela" kalibi Ayetin ikinci kismina biniyor, odak nokta Seytan'in faaliyeti, en son agirlik ise, Allah'in, seytan'in kattigini ortadan kaldirip Ayetlerini saglamlastiriyor olmasidir.
Resul kimliginide ele alsak Seytan birseyler katacak, Allah geri ortadan kaldirip Ayetlerini saglamlastiracak, Nebi kimliginide ele alsak Seytan birseyler katacak.... kisacasi burada da es anlamlilik söz konusu: Resul = Nebi.

Hac-52'de ki "la-vela" kalibin'in bundan önceki (yazi basinda verdigim) örneklerden farki ise, bu Ayette ki kalibin agirligi kendi bünyesi üzerinde durmuyor, arti, önemli buldugum ikinci noktaya simdi deginiyorum, kalibin yer aldigi cümle bünyeside digerlerinden farkli. Ne acidan farkli?

Örnegin:

"Senden önce ne Resul nede bir Nebi geldi ki, biz ona uymus olmayalim!" ...  ne .... geldi nede ... geldi, ... uymus olmayalim, kisacasi her ücü de olumsuz yüklem, fakat aradaki "ki" baglaci ile toplaminda kelimelerin yüklemi ters dönüme aciktir, bu tipki matemetikte ki (-) + (-) = + islemine benzer.

Böylelikle cümleyi:

"Biz senden önce gelen resule de, nebi'ye de uyduk" seklinde bastan degistirebilirim. Söylemi ben bu sekilde degistirerek, 1. "ne-nede" kalibini ortadan kaldirdim, 2. agirlik Rasul ve Nebi ayrimi üzerine bindi. Halbu ki söylemi degistirmeden ele almis olsam, Resul ve Nebi kelimeleri söylemin devami üzerine binip es anlamlilik kazanacak.

Sonuc itibariyle, Hac-52'de ki kalip, kalip olarak diger örneklerden farkli degil, ancak buradaki kalibin icerik agirligi kendi üzerinden aliniyor, Ayetin devamina yönlendiriliyor, oradan tekrar ikili kavramin bütünlük arz ettigine gönderme yapiyor, ve nihayetinde olumsuzluk bertaraf edilip ortadan kaldiriliyor. Allah seytan'in attigini silip Ayetlerini saglamlastiriyor.

Elimde ki o kadar meal arasinda sadece "Emalili orjinal meali", "ne-nede" kalibiyla cevirmis, fakat "ne-nede" kalibina ragmen gönderdik yerine göndermedik diyerek, ayriyeten olumsuz bir yüklem var. "Fizilalil Kuran" meali ise, Ayetin ilk kismini tamamen olumlu yüklem'den hareket ederek tersine cevirmis(az önce bu konuya temas ettim), haliyle sonrada bütün resuller ve nebiler diyerek cevirmek zorunda kalmis, böylece agirlik tersine tepmis.

* * *

Kaliplarin neden kullanildigini neden bu kadar önemli buldugumu farkli yollardan kendimce izah etmeye calistim.

Es zamanli olarak Salat konusunuda bir noktaya kadar isledim, Salat'in ne anlama gelebilecegi konusunda da kendimce simdilik bir sonuc cikardim diyebilirim, Allah'a sükür. InsaAllah zamani gelirse yeterli buldugum kadariyla tamamlayabilirsem bu konuyuda asip paylasmak isterim.

Konu icinde orada burada hatalarim vardir, olabilir. Dikkatinizi cekerse bana da bildirin lütfen.

Allah razi olsun

Dua ile


___

Faydalandigim kaynaklar:

Yüzde 80% islenmis Kur'an sözlügü(malesef Türkce yok): http://www.emuslim.com/quran/English80.asp

Osmanlica sözlük: http://www.maxtr.com/icerik/

Furkan-1: http://www.furkan-1.org/

Hayran: http://www.gezginler.net/modules/mydownloads/singlefile.php? download=hayran&lid=1736

Quran Viewer 2.910:  http://www.soft32.com/download_4097.html

Türkce online sözlük: http://www.turkcesozluk.org/search.php?word=&kno=60554&a mp;a mp;a mp;a mp;record=0

Türk Dil Kurumu: http://www.tdk.gov.tr/tdksozluk/sozara.htm


Not: Ufak defek yazi hatalarini gidermeye calistim, yine de orada burada hatalar olabilir, mühim olan icerik hatasidir, yineliyorum, dikkatinizi ceken bir nokta olursa bana lütfen bildirin.


Yukarı dön Göster Sinan_25's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_25
 
Tunboga
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 03 haziran 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 66
Gönderen: 13 agustos 2007 Saat 21:28 | Kayıtlı IP Alıntı Tunboga

Hanif dostlara selam !

Kardeş emeğine sağlık , vakit bulsam da araştırma yapsam dediğim konulardan biri buydu !

Arabça bilmiyorum , Arabça kelimelerin karşılığı nı Türkçeye çeviren meal im var  fakat araştırmak için zaman zaiyatı oluyor.  ma eki beni düşündürür  , ilk zamanlar sanki Türkçe deki caydırıcı fiil olan , ma kelimesine benziyordu , hani onu yap-ma , bunu yap-ma gibi fakat ma kelimesi ile karşılaştıkça yokluk anlamında kullanıldığınıda fark etdim örneğin Ve ma - Ve yoktur , fakat bakıyorum Vel - ile , manası kalimesinide veriyor halbuki ma tekbaşına kullanıldığında şey anlamı verdiği de oluyor kısım anlamı verdiği de oluyor ... sanırım  kendime biraz vakit ayırdığımda veri kaynağımı çoğaltmalıyım.

Bilgisayardan okumak gözümü rahatsız etdiğinden , konuyu yazıcıdan çıkardım , kapsamlı okuyacağım teşekkür sunuyor ve Allah dan İlmini artırmasını diliyorum.

 



__________________
Cinn 20= Deki Şüphesiz ben ancak Rabbime ibadet ederim ve O'na hiç kimseyi ortak koşmam
Yukarı dön Göster Tunboga's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Tunboga
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats