HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: Hz Isa Yeniden Gelecek mi? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Akik
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 25 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 450
Gönderen: 30 nisan 2005 Saat 12:38 | Kayıtlı IP Alıntı Akik

Selam! Dostlar. Konuları rastgele değil de belirli konulara göre işlersek forma uğrayanlar için daha faydalı olur diye düşünüyorum. Peki konu seçimi hangi kritere göre yapılmalı. Bu soruya benim cevabım şudur:

Kur'anın onay vermediği ama Kur'an haricindeki nas  ve diğer kaynakların olur dediği ve inanan halkın çoğunun da bu şekilde inandığı konuları belirli sıraya göre işleyelim derim. Bizce hanifliğin tanımı bitmiştir. Şimdi sıra yukarıda bahsettiğim konuların ilki olanına. Yani:

Hz İsa yeniden yeryüzüne inecek mi?

Açılımımızı sağlayacak birkaç kilit soru sorayım.

1- Kur'anda böylesine önemli bir konu Kur'anın tanımıyla mübin midir? Ya da mübin(en ufak şüpheye yer bırakmaksızın/apaçık) olması gerekmez mi?

2- Bütün kurtuluş reçetesi Kur'anda olduğuna göre ve Kur'anda TEFRİT şeyden bırakılmadığına göre Hz İsa gelip ne yapacak?

3- Peygamber Efendimize atfedilen ilgili hadisleri Efendimizin söylemiş olması mümkün mü?

4- Bu hadisleri Efendimizin söylemiş olması onun önem ve anlamını zayıflatmış olmaz mı?

5- Hz İsa öncesinden bu yana kadar bir kurtarıcı bekleyenler hep yahudiler olmuştur. Zaten gelmiş olan Hz İsa yı beklentilerine uymadıkları hasebiyle öldürmeye kalkışmamışlar mıdır? 21. Asırda olmamıza rağmen zaten gelmiş olan ama kendi şablonlarındaki kurtarıcıya uymaması nedeniyle öldürmek istedikleri Hz İsa yı neden yeniden bekliyorlar?

6- Yahudilerden hristiyanlara geçen bu kurtarıcı beklentisi islama da geçmiş midir? Geçmemiş midir?

7- yahudi ve hristiyanları anladık da müslümanların da aynı beklentide olmaları....yani üç ayrı din mensuplarının da aynı beklentiyi paylaşmaları düşündürücü değil midir?

Konu işlendikçe sorular incelerek devam edecektir.Tek referansımız olan Kur'an-ı Hakim baz alınarak özgün yorumlarınızı bekliyorum. İnşaAllah islama sonradan sirayet eden bu hurafeyi ortadan kaldırmak ve samimi inananları bu konuda aydınlatmaya vesile oluruz. 

 



__________________
Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan. Bilmez insan kadrini alemde, İNSAN olmayan.
Yukarı dön Göster Akik's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Akik Ziyaret Akik's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 nisan 2005 Saat 15:05 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam

İnternette turlarken rastladım ve ilgimi çekti. Ve sizinle paylaşmak istedim. Galiba müslümanların dünyasına bu -Hz.İsa’nın Nüzülü- konusunun nasıl girdiğini tartışmadan önce incelenmesi gereken bir konu var gibi;

Bu -tekrar nüzül- konusu İncil’e nasıl girmiş?

Gökten gelecek bir kurtarıcı (sanki tanrıcık) beklentisi Pagan kültürün etkisiyle İncil’in içine sızmış olabilir mi? İncil’den de bize.

Kısacası kök paganizmde olabilir mi?

 

Aykırı bir bakış açısı ama,

Hristiyanlığın gerçek kurucusu kim??

Gerçek İsa Tyanalı pagan Apollonius'mu yoksa Yahudi asıllı İsa’mı?

Hangisi “Gerçek İsa”? Hangisi “Tarihsel İsa?”

 

Bu konuda Aytunç Altındal’ın bir çalışması var. İlgilenen arkadaşlar için;

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/04/11/yazidizi/yazi dizi1.html

 

Daha geniş araştırma yapmak isteyenler için:

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/04/12/yazidizi/yazi dizi1.html

http://www.aksam.com.tr/arsiv/aksam/2005/04/13/yazidizi/yazi dizi1.html

 

Saygılar

Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 30 nisan 2005 Saat 15:08 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

Konuyla ilgili delil olarak ileri sürülen ayetlerin degerlendirilmesi:

Birinci ayet:
Kitap ehlinden hiçbir kimse yoktur ki, ölmeden önce ona (isa'ya) iman etmis olmasin. Kiyamet gününde o, onlara sahitlik edecektir. 4/155-159

Bu ayetle ilgili iki görüs bulunmaktadir:
1. Ayetteki ‘bihi:ona’ ve ‘mevtihi:ölümü’ ifadelerindeki zamir isa’ya aittir. O zaman anlam söyle olmaktadir: ‘Yahudi olsun, Hiristiyan olsun Kitap Ehli’nden hiç kimse yoktur ki isa’nin ölümünden önce isa’ya iman etmis olmasin.’ Halbuki onlar su ana kadar kendilerinden istenildigi biçimde O’na inanmamislardir.

2. Ayetteki ‘bihi: ona’ zamiri isa’ya ‘mevtihi: ölümü’ zamiri de Ehl-i Kitap’tan olan kisiye aittir. Bu durumda da anlam su sekilde olur: ‘Ehl-i Kitap’tan hiç kimse yoktur ki kendi ölümünden önce isa’ya iman etmemis olsun’. Ayetin vermek istedigi anlam Ehl-i Kitab’in, ölüm sirasinda isa’nin Allah’in nebisi olduguna iman edecekler, seklindedir.
.
Sonuç olarak:
1. Bu ayet, farkli yorumlarin yapilabildigi bir ayet oldugundan delaleti zanni bir mahiyet arzeder, dolayisiyla tartisilan görüse delil olarak getirilemez. Zira ayetin içinde ‘isa kiyamete yakin bir zamanda gelecektir/ isa gökten inecektir / isa tekrar dünyaya gelip islam’in dünya hakimiyetini kuracaktir’ vb. AÇIK iFADELER bulunmamaktadir. Bu ayetten ancak AKLi ÇIKARIM (ince düsünce) yoluyla bir sonuç çikarilabilir. Akli çikarimin delaleti zanni bir mahiyet arzetmemesi için mantiki ve zorunlu olmasi gerekmektedir. Baska çikarimlar mümkün olmamali. ilgili ayette ise mesaji daha farkli anlamanin pek ala mümkün oldugunu gördük.


Yani bu ayetten zorunlu olarak Hz. isa’nin tekrar kiyamete yakin bir zamanda gelecegine dair hiç bir mesaj çikarmak mümkün degildir. Zanni yorumlar yapilabilir, ancak bunlar zann mertebesinden ilim mertebesine çikamazlar, dolayisiyla bir iman esasini ispatlayamazlar.

2. ikinci görüs sahiplerinin; ‘Ehl-i Kitap’tan kimse yoktur ki...’ ayetindeki APAÇIK GENELLiK; Übeyy b. Kab’in ‘Kendileri ölmeden önce O’na iman edeceklerdir.’ seklindeki kiraati ve herkesçe kabul edilen ölüm anindaki imanin sahibine fayda vermeyecegi ilkelerine dayali metodlarini inceleyen kisinin birinci görüse muhalefet etmekten ve ikinci görüs hakkinda Nevevi ile bir olup ‘Bu görüs en baskin görüstür.’ demekten baska çaresi yoktur.
Bütün bunlarin kesin sonucu, ayetin isa’nin inisine iliskin kesin bir delil olmasi bir yana, bu konuda zahir de degildir.

ikinci ayet:
Gerçekten o (isa/Kuran/Muhammed(a.)) saat için bir ilimdir. Onun için sakin kiyametin geleceginden süpheye düsmeyin de bana uyun, iste tek dogru yol ancak budur. 43/61

Bu ayette de ayni sekilde müfessirlerin farkli görüsleri vardir.
Bu görüslerden olarak;
‘O, kiyametin kopacagini bildirir.’ ayetindeki zamir ("O")
1. Hz. Muhammed’e (a.) ya da Kuran’a gitmektedir.
2. Hz. isa’ya gitmektedir; dolayisiyla onun ahir zamanda inisi kiyamet alametlerinden bir alamettir.
3. Hz. isa’ya gitmektedir; O’nun babasiz dünyaya gelisi kiyametin mümkün olduguna bir delildir.
4. Hz. isa’ya gitmektedir; O’nun ölüleri diriltmesi, öldükten sonra tekrar dirilmenin bir delilidir.
Müfessirlerin belirttikleri bu olasi anlamlar, isa’nin inisi konusunda kesin bir nass olmadigini göstermesi bakimindan yeterlidir. Zira ‘O’ zamiri Hz. isa’ya raci olsa bile, bunun anlami konusunda da üç tane görüs olabilmektedir. Yani buradaki siralamaya göre 2. görüs mümkün olabildigi gibi, 3. ve 4. görüs de pekala mümkün olabilir. Halbuki delaleti zanni bir durumla ispat getirilemez. Yukaridaki birinci delille ilgili delaleti zannilik baglaminda yazdiklarim bu ikinci delille ilgili de geçerlidir.

Ayetin dogru anlasilmsi açisindan siralamadaki 2. görüsün dogru olmadigini güçlendiren durumlar:
1. Kuran ifadelerini anlamak için siyak-sibak çerçevesinde anlamak gerekmektedir. Yani konu, ilgili ayetten önceki ve sonraki ayetlerle beraber mütaala edilmeli. Böylece sözün gelisi ve kontekstin içinde ayeti dogru anlayabiliriz. Sözün öncesinin ve sonrasinin dikkate alinmamasi yanlis anlamalara yol açabilir. Kuran’i dogru anlamaya yönelik bu usuli bilgiye dayanarak sunlar söylenebilir:
Kuran’daki bu ifadeler kiyameti inkar eden ve bununla ilgili sözleri tuhaf bulan Mekke ehline müteveccihtir. Kuran’i Kerim bir çok sure ve ayetlerinde onlara karsilik vermeye ve kalplerinden süpheyi söküp atmaya çalismistir. Kuran’in BU KONUDAKi METODU, bakislari, fiili olarak gözlemledikleri ve inandiklari nesnelere çevirmektir:

Ey insanlar, eger öldükten sonra dirilmekten süphede iseniz, su muhakkak ki, Biz sizi topraktan, sonra nutfe (sperma) den, sonra alaka (yapiskan bir madde)dan, sonra da uzuvlari görünen ya da görünmeyen bir et parçasindan yaratmaktayiz ki, size (ne oldugunuzu) anlatalim... (22/5)
...Yeryüzünü de sönmüs kül halinde görürsün; ama üzerine su indirdigimiz zaman harekete geçer, kabarir ve her dilber çiftten bitkiler bitirir. (22/5)
simdi bak Allah'in rahmetinin eserlerine! Yeryüzünü ölümünden sonra nasil diriltiyor? süphe yok ki, O mutlaka ölüleri diriltir. Daha da her seye gücü yetendir O! (30/50)
O ki bir ölçü ile yukaridan su indirmekte ve onunla Ölü bir beldeye hayat nesretmekteyiz, iste siz de (kabirlerinizden) öyle çikarilacaksiniz. (43/11)

Bu metod, süpheyi ortadan kaldirmak için verimli ve sapasaglam bir metoddur. Fakat isa’nin inisi gibi birtakim haberlere dayali olaylara bakislari çevirmege gelince bu zaten onlarin(Mekke’lilerin) yaninda ayri bir süphe konusudur. Bu da ONLARDAN sÜPHE iLE sÜPHEYi iZALE ETMELERiNi iSTEMEK demektir. Bu yol dogru bir yol olamaz. Çünkü BU, iNKAR EDiLEN BiR sEYE DAYANILARAK BiR BAsKA iNKAR EDiLEN sEYiN VARLIgINA iLisKiN iSTiDLALDE BULUNMAK demek olur.
2. Allah’u Teala’nin Hz. isa’yi(sayet zamiri bu sekilde anlarsak) kiyametin alameti olarak ayette belirtmis olmasidir. ‘O (kiyamet)ten kusku duymayin.’(Zuhruf 61). Bu ayet bize göstermektedir ki konusma (kelam) kiyametin bizzat kendisinden kusku duyan toplulugadir.

Sonuç:
1. isa’nin inecegini haber vermek, kiyameti inkar edenlerin gönüllerindeki süpheyi izale etmede saglikli bir delil degildir. Durum bu olunca devaminda ‘O (kiyamet)den süphe etmeyin’ gibi bir ifadenin de gelmesi dogru olmaz.
2. isa’nin ahir zamanda inisini kiyamet alametlerinden bir alamet saymak dogru olamaz. Çünkü ayetteki konusma kiyameti inkar eden bir toplulugadir. Onlarin kiyametin kopacagina dair bir delile ihtiyaçlari vardir. Çünkü, KURAN’IN BU HiTABI KIYAMETE iMAN ETMis BiR TOPLULUgA DEgiL Ki, ONLARA KIYAMETiN ALAMETLERi ANLATILSIN (hatirlatilsin).
3. Dolayisiyla ayetin yüklenebilecegi en yakin mana ikinci siktaki olamaz.
insafli okuyucu bunlari böyle bir incelemeye tabi tuttugunda ve burada izahi yapilan usuli ilkeleri bu ayetlere uyguladiginda sundan emin olur ki; isa’nin inmesi konusunda Kuran’da zann-i galip ifade eden bir ayet yoktur. Nerede kaldi ki itikadi olusturan kesin bir nass bulunsun.

Hz. isa’nin eceliyle vefat ettigine dair ayetler:

Ve Allah demisti ki: "Ey Meryemoglu isa, sen mi insanlara: 'Beni ve annemi, Allah'tan baska iki tanri edinin' dedin?". "Hâsâ, dedi, sen yücesin, benim için gerçek olmayan birseyi söylemem bana yakismaz. Eger demis olsam, sen bunu bilirsin, sen benim nefsimde olani bilirsin, ben ise senin nefsinde olani bilmem, çünkü gayblari bilen yalniz sensin, sen!".
"Ben onlara sadece, senin bana emrettiklerini söyledim. Benim ve sizin Rabbiniz olan Allah'a kulluk edin, dedim. Aralarinda oldugum müddetçe onlara sahit idim, FAKAT SEN BENI VEFAT ETTIRINCE ONLARI GÖZETLEYEN YALNIZ SEN OLDUN. Sen herseyi görensin 5/116-117

Son ayetteki ifadeye dikkat edin. Beni vefat ettirince onlari gözetleyen sendin.’cümlesinden bu vefat olayinin kiyamete yakin bir zamanda inip ondan sonra gerçeklesmeyecegini anliyoruz. ‘vefat ettikten sonra, onlari(n sirkini, küfrünü vs.) gözetleyen sendin’ deniyor. isa’nin kiyamete yakin bir zamanda gelmesinden sonra vefat etmesinden sonra bir gözetleme olayinin anlami olmazdi. Çünkü zaten is bitmis. Fakat isa vefat ettikten sonra ona tabi oldugunu söyleyenler bu hak yoldan sapiyorlar, ayette kasdedilen durum budur, ve bu sapma olayiyla ilgili Hz. isa konusuyor, kendisini savunuyor...
Ayetin ifadesi bu kadar AÇIK olmasina ragmen insanlar neden baska düsüncelere kendilerini kaptirabiliyorlar anlamakta zorluk çekiyorum. Bizim için belirleyici olan Allah’in kelami degil midir ?

O zaman Allah söyle dedi: "Ey isa, süphesiz ki SENi ÖLDÜRECEgiM(VEFAT ETTiRECEgiM), SENi KENDiME YÜKSELTECEgiM ve seni inkârcilardan temizleyecegim. Hem sana uyanlari, kiyamete kadar o küfredenlerin üstünde tutacagim. Sonra dönüsünüz banadir, ayriliga düstügünüz hususlarda aranizda hükmedecegim". "inkâr edenlere gelince, onlara dünyada da, ahirette de siddetli bir sekilde azab edecegim, onlarin hiçbir yardimcilari da olmayacaktir". "iman edip iyi isler yapanlara gelince, Allah onlarin mükafatlarini tastamam verecektir. Allah zalimleri sevmez". 3/55-57

Bu ayette de dikkat edilirse, önce vefat ettirecegim deniliyor SONRA kendi katima yükseltecegim denmektedir. Dolayisiyla burada Hz. isa’nin canli olarak göge çekilmesi sözkonusu degildir. Ve ‘katima yükseltecegim’ifadesi Allah’in onun derecesini yükselttigi seklinde anlasilmali.

Katina yükseltme(Ref’) ifadesi:

Ref’ (yükseltme)den amaç O’nu (isa’yi) düsürmeyi amaçladiklari seye engel olmak suretiyle isa’nin derecesinin ve konumunun yükseltilmesidir. Böylece mana söyle olmaktadir:
Allah isa’yi onlardan korumustur. Onlar onu öldürmeyi gerçeklestirememislerdir. Hatta Allah onlarin tuzaklarini bosa çikarmis ve onu kurtarmistir. Ve onu eceliyle vefat ettirmis; böylece onun derecesini yükseltmistir.
Bu açiklama ‘Ey isa, süphesiz ki SENi ÖLDÜRECEgiM, SENi KENDiME YÜKSELTECEgiM’ ayetiyle uyusmaktadir. Bu ayet isa’nin cismiyle, diri olarak ref’i konusundaki tezleri çürütmektedir.


imam Razi tefsirinde söyle demektedir: ‘Seni tertemiz kilacagim: Yani seni onlarin arasindan çikaracak, seninle onlarin arasini ayiracagim. Kendisine ref’(yükseltme) lafziyla saninin büyüklügü anlatildigi gibi, tertemiz kilma (tathir) lafziyla da arindirma manasi bildirilmistir. Tüm bunlar onun saninin ve derecesinin yüceltilmesi ve yükseltilmesindeki mübalagaya isaret etmektedir.
Allah Teala’nin su sözünün manasi hakkinda da söyle demektedir: ‘Sana tabi olanlari küfreden kimselerin üstünde kilacagim.’ ikinci söz: Buradaki ‘üstünde’likten kastedilen hüccet ve burhan ile olmasidir. Sonra söyle demeye devam ediyor: Bil ki ayeti kerimedeki ref’ine delalet eden bu ayet ‘seni bana yükseltecegim’ DERECENiN VE sANIN YÜKSELTiLMESiDiR. YOKSA YÖN VE MEKANLA iLGiLi DEgiLDiR. ‘Üstünde’ kilmada oldugu gibi mekanla ilgili bir durum degil, tamamen derece ve sanin yükseltilmesi ve yüceltilmesidir.

Ref kelimesinin diger peygamberlerle ilgili kullanimi:

Kitab’ta idris’i de an. Çünkü o çok dogru bir peygamberdi. Onu yüce bir makama yükseltmistik. 19/56-57.

Bu ayette de Hz. idris’in ref edildiginden bahsedilmektedir. simdi ayni mantikla O’nun da kiyamete yakin bir zamanda tekrar dönecegi neden savunulmuyor ? Niye onunla ilgili ayni sonuca ulasilmiyor. Yani o da vefat etmemistir, göktedir, beklemektedir, (acaba neyi bekliyor ???) (gelecektir ??) denmiyor.

Gelenekçilerden hiç bir kimse Hz idris,inde göge çekildigini ve kiyamete yakin tekrar yeryüzüne inecegine inanmaz. Ancak bizim hans baya kurnaz birisi çikarda itiraz ederse çeliskiye düsmemek için idriside göge çikarivermis.

gelenekçiler bir kurtarici beklerken o iki bekliyor.simdi kim daha gelenkçi ???

hadisciliermi bizim hansmi??


Kisacasi REF kelimesi
mecazi bir anlatimdan baska bir sey degildir.Allahin sünnnetinde insanlarin göge kaldirilmasi diye bir sey yoktur vesseam

su soruyu da sorabiliriz:
insanlar neden bazi ayetleri hep isa’nin inecegi seklinde anlamislar.
Cevap: ilgili ayetlere daha önceden hadislerden edindikleri bilgilerle yaklastiklarindan ayetlerde de dogal olarak buna delalet edecek seyler aramislar. Yani bir yönden dogal karsilanmali. Fakat hadislerin usul bakimindan delil olamayacagi üzerinde durulmus olsaydi kimse bu ayetleri bu tarzda anlamazdi. Kuran’a önyargili yaklasimlarin ne kadar hatali oldugunun en güzel örneklerindendir bu konular.

ikinci soru:
Yüce Allah neden Hz. isa’yi tekrar dünyaya göndersin ? Allah dinini kemale erdirmedi mi ? Son Nebi gelmedi mi ? Görevi hakkiyla yerine getirmis bir peygamber neden tekrar ve bu sefer daha düsük bir dereceyle (Peygamber sifatiyla degil) gönderilsin. Allah’in bu sekilde bir sünneti var midir ? Buna ihtiyaç var mi ? su an içinde bulundugumuz sefil durumun müsebbibleri biz kendimiz degil miyiz ? Rad suresinde belirtildigi gibi ‘bir toplum kendi nefislerindekini degistirirse Allah da onlari degistirir.’ Biz kendimizi degistirmeye bakalim, kalifiye bir toplum olalim, liderimiz de içimizden çikar merak etmeyin.

Üçüncü soru:
Bir peygamberin 2000 yildir canli olarak gökte bekletilmesinin izahini yapabilir misiniz ? Böyle abeslikleri Yüce Allah’a izafe ettiginizin farkinda misiniz ? Sözlerimizin sonucunun nereye varacagini düsünürek hüküm verelim.

1. Kuran’dan dogru bir hüküm çikarabilmek için konuyla ilgili ayet gurublarini UYUMLU bir sekilde anlamak zorundayiz. Yani bir ayetten çikarttiginiz sonuç bir baska ayetle çelismemeli.
2. Bu cümleden olarak ayetlerde açikça Hz. isa’nin vefat ettirildigi (eceliyle vefat ettigi) kaydedilmektedir. O’nun ref edilmesi ise tamamen mecazi anlamdadir. Aksi takdirde bir çeliski sözkonusu olurdu.
3. Sivrisinekten bahseden Kur’an Hz. isa’nin kiyamete yakin bir zamanda tekrar dönecegini islam’in dünya hakimiyetini saglayacagindan bahsetmiyor. Bu kadar önemli bir konu neden sarih bir sekilde ifade edilmiyor. Hiç düsündünüz mü ? Böyle bir sey yokta o yüzden.
4. Müslümanlarin hastalik haline gelen isa ve Mehdi bekleme histerisinden kurtulup Allah’in Kitabina ve Resulünün sünnetine sarilmalarinin zamani gelmedi mi ? Sorumluluklarimizi ileride gelecegi beklenen hayali sahislara devrederek hesabimizi ahirette veremeyiz.

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 
Akik
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 25 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 450
Gönderen: 30 nisan 2005 Saat 15:25 | Kayıtlı IP Alıntı Akik

Önemli olacak bir ayeti paste ediyorum. Daha önceden de belirttiğim gibi; şayet İsa (AS) gelecek ise, bu Kur'anda apaçık belirtilmiş olmalıydı ki, inanlar, tereddütte kalmasın. Bakın bu konuya, yani açıklık konusuna Kur'andan bir örnek:

وَإِذْ قَالَ عِيسَى ابْنُ مَرْيَمَ يَابَنِي إِسْرَائ 16;يلَ إِنِّي رَسُولُ اللَّهِ إِلَيْكُ 05;ْ مُصَدِّق 11;ا لِمَا بَيْنَ يَدَيَّ مِنَ التَّوْر 14;اةِ وَمُبَشّ 16;رًا بِرَسُول 13; يَأْتِي مِنْ بَعْدِي اسْمُهُ أَحْمَدُ فَلَمَّا جَاءَهُم 18; بِالْبَي 17;ِنَاتِ قَالُوا هَذَا سِحْرٌ مُبِينٌ

 

61/6- Meryem oğlu İsa da: "Ey İsrailoğulları! ben size Allah'ın elçisiyim. benden önce gelen Tevrat'ı doğrulayıcı ve benden sonra gelecek adı Ahmed olan bir peygamberi müjdeleyici olarak (geldim)." demişti. Fakat onlara apaçık delillerle/beyanat ile gelince "Bu, apaçık bir büyüdür." dediler.

Burada görüldüğü gibi, Hz İsa'dan sonra bir Elçi geleceğini Allah özellikle belirtmiş ki; sonraki zamanda bir elçinin gelip gelmeyeceği tartışma konusu olmasın.... Üstelik isim de belirterek ( اسْمُهُ أَحْمَد ) belki de Tevrat'ın orijinalinde de yani muharref olmadan önceki halinde İsa (AS)'ın geleceği bildirilmiştir.



__________________
Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan. Bilmez insan kadrini alemde, İNSAN olmayan.
Yukarı dön Göster Akik's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Akik Ziyaret Akik's Ana Sayfa
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 30 nisan 2005 Saat 15:45 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam Akik Dost,

Mesih Mehdi adi altinda, ki bazilarina göre Hz. Isa (Selam olsun) ile Mehdi ayni kisi bazilarina göre ayri ayri kisi, nitekim bir bekleyis var. Hz. Isa gelecek Islam Dünyasini kalkindiracak, altin cag yasayacagiz; ve bunun öncesinde oldugu gibi kiyisinda kösesinde de türlü türlü hadiseler ceryan edecekmis.

Dinimize bu asilanma ne zaman kimler tarafindan yapildi kesin olarak bilemiyorum, ama öyle tahmin ediyorum ki, bazi konularda oldugu gibi bu Mesih arzusuda Yahudilikten bizlere sicramis. Böyle bir bekleyis pasiflige götürür, nasilsa birisi gelip birseyleri yoluna sokacak... Yahudiler daha cok beklerler, bizler beklemeylim kardeslerim.

Sadece bana göre degil, farkli Ayetleri bir arada ele aldigimiz zaman,  "Hz. Isa gelmeyecek" sonucuna götürüyor.

Hz. Isa'nin tekrar geri dönecegine dair su Ayetleri delil olarak görüyorlar:


4:157    "Biz, Allah'ın resulü Meryem oğlu İsa Mesih'i öldürdük!" demeleri yüzünden. Oysaki onu öldürmediler, onu asmadılar da; sadece o onlara benzer gösterildi. Onun hakkında tartışmaya girenler, onunla ilgili olarak tam bir kuşku içindedirler. Onların, ona ilişkin bir bilgileri yoktur; sadece sanıya uymaktalar. Onu kesinlikle öldürmediler.


Bu Ayetten ben, öldürülen kisinin Hz. Isa degil, onun seklini alan baska birisi oldugunu anliyorum.

4:158    Tam aksine, Allah onu kendisine yükseltti. Allah, Aziz'dir, Hakim'dir.

Delil olarak ortaya sürülen bu Ayet. Simdi diger bir Ayetle karsilastirma yapalim:

3:55    Allah şunu da demişti: "Ey İsa, senin canını alacağım, seni kendime yükselteceğim; seni, inkar edenlerden uzaklaştırıp arındıracağım. Ve sana uyanları, inkar edenlerin, kıyamete kadar üstünde tutacağım. Sonra bana olacak dönüşünüz; tartışıp durduğunuz şeyler hakkında aranızda ben hüküm vereceğim."

Hz. Isa'ya uyanlari kiyamete kadar inkar edenlerin üzerinde tutacagini söylüyor, demek ki Hz. Isa tekrar gelmeyecekki, ona uyanlar inkar edenlerin üzerinde tutulacak! Ayrica, Hz. Isa tekrar Dünyaya gelmis olsa, inkar edenler inkarlarindan vazmi gececek? Acik delillerle gelen Peygamberlere "bu apacik bir büyüdür" diyorlarsa, bir Peygamber ikinci kez gelse inanmak yerine daha da azarlardi.

Son iki Ayette de Hz. Isa'nin bir yerden bir yere gidecegi anlatiliyor. Yükselis olarak tercüme edilmis. Oysa söz konusu yükselis gercek anlamda degil mecazi anlamda, cünkü bakin:

36:71    Görmediler mi, ellerimizin yapıp ettiklerinden, kendileri için nice hayvanlar yarattık da onlar, bu hayvanlara sahip oluyorlar.

Ha$a Allah'in elleri ayaklarimi var...

Birseyi biryerden yükseltmek/kaldirmak mekan tarifine girer; biliyoruz ki, Allah zamandan mekandan münezzeh olduguna göre, Hz. Isa nereye yükseliyor/kaldiriliyor? Allah'in katimi var? Ha$a.
Benim cikarttigim yorum, Hz. Isa'nin Ecelinin yetmesidir. Allah onu öldürmek isteyenlere firsat vermeyip Hz. Isa'nin yasamina son vermekle korumus. Canini almasiyla beraber bedeninide mi ortadan kaybetti yoksa topragin icinemi saldi bilemiyorum, istese oldugu yerde de yok eder. Allah icin "Ol" demek yeterli.

Hz. Isa diyorki:

19:33    "Selam bana, doğduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak kaldırılacağım gün!"

Dogdugu gün, ölecegi gün ve tekrar kaldirilacagi gün. Kaldirilmaktan maksat tekrar dirilecegi gündür, Dünya hayatinda tekrar dirilecek manasina gelseydi bu Ayet 21:34 ve 23:100 ile celisirdi!

Ben ölmeyip Allah beni bir yerlerde muhafaza edip tekrar Dünyaya salacak demiyor.
Ölenin Dünya ile ilgisi bitmistir. Allah elcilere bile torpil gecmiyor:

21:34 Senden önce hiçbir insana ölümsüzlük vermedik. Şimdi sen ölürsen, onlar ölümsüz mü olacaklar?

Peygamberlerde birer Insan, dogar yasar ölür. Peygamber efendimizde öncekileri gibi ölmüstür.
Hz. Isa 4:157'deki o sürec icerisinde ölmememisse bile, sonucta bir zaman sonra mutlaka vefaat edecekti.

Benim her zaman sordugum, Hz. Isa dünyaya tekrar hangi sifat ile gelecek? Peygamber sifati ile gelemez, cünkü son Peygamber geldi, e Peygamberlik sifati ile gelmeyecekse siradan bir Insan niteliginde olur, o zaman da gelmesinin bir manasi kalmaz.

Allah Elcilerine torpil gecmedigi icin, ölen kisi tekrar dünyaya gelemez, yoksa su Ayetler celiskiye yol acardi:

23:99     Sonunda onlardan birine ölüm geldiğinde şöyle der: "Rabbim, beni geri döndürün;

23:100    Döndürün ki, o arkada bıraktığım yerde iyi bir iş yapayım." Hayır, bir kelime ki bu, o söyler onu. Ötelerinde, dirilecekleri güne kadar bir berzah/engel/set vardır.



Akik Yazdı:
3- Peygamber Efendimize atfedilen ilgili hadisleri Efendimizin söylemiş olması mümkün mü?


Bence Hayir. Yoksa Peygamber efendimiz Kurani Kerimde yazmayan birseyi öne sürmüs, Kurani Kerimin disinda konusmus olurdu ki, buna zaten müsade yoktu.

Saygilar.
Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 01 mayis 2005 Saat 03:04 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Arkadaşlar

Ben konuya daha farklı bir açıdan yaklaşmaya çalışacağım. Hz. İsa’nın risalet görevini icra ettiği dönemde Yahudilerin 4 mezhebi varmış. Bunlar Saddukiler, Ferisiler, Zeolotlar ve Esseniler. Bunların kimi Hz. İsa’nın mesajını dikkate bile almazken kimisi savaşçılıklarıyla öne çıkmış kimisi de aşırı dindarlıklarıyla sivrilmiş.

Hz. İsa’ya karşı çıkanlar da bu özellikle koyu dindar olan Yahudiler. Bir peygamber, bir kurtarıcı bekleyen, dörtgözle bu nebinin yolunu gözleyenler Hz. İsa’ya en fazla zulüm yapan Ferisiler.

Sizler peygamber gelmesini dörtgözle bekliyorsunuz ama sizin kafanızda çizdiğiniz şablona uymayınca bu peygamber, biranda ona düşman kesiliveriyorsunuz. Siz size gelen dininizi zamanla bir güzel yamultmuşsunuz. Dünyevi çıkarlarınıza bir güzel uydurmuşsunuz. Toplum içinde bu yamultulmuş dini kullanarak bir güzel şöhret ve itibar elde etmişsiniz. Bu çarpıtılmış din ve kitap sayesinde sizin politik ve ekonomik çıkarlarınız sağlama alınmış. Sizin beklediğiniz kurtarıcı, peygamber gelip sizin bu çıkarlarınıza çomak soksa ne yaparsınız? Çarmıha germeye çalışırsınız değil mi? Adamlarının dini imanı para, itibar, çıkar olmuş. Haliyle adamlara bu dümenlerini devam ettirecek bir peygamber lazım.

Hz. İsa yeryüzüne tekrar gelse ne olur?

-Yahudilerin umurunda olmaz. Ekonomik ve politik nedenlerden ötürü derhal ortadan kaldırmaya çalışırlar. Mossad anında devreye girer ve sonra…

-Hristiyanların umurunda olur mu peki? Hristiyanların çoğunun da dini imanı para, itibar olmuş. Din indirgenmiş kültürel düzeye. Boş zaman uğraşı, can sıkıntısına çözüm olarak görülmüş, bir hobi olmuş  kilise muhabbetleri. Ayrıca Hristiyan sandığımız birçok Avrupa ülkesinde ateistlik dizboyu. Dindar hristiyanlar da İsa’yı Tanrının oğlu kabul etmiş. Onlara göre o bir süperman. Gelecek ve elindeki sihirli asasıyla şipşak tüm yanlışları düzeltecek. Tüm din düşmanlarını anında gebertecek. Böyle bir ultra kahraman. Sağlığında canını Allah’ın yardımıyla kurtaran Hz. İsa bu sefer geldiğinde sihirli güçlere sahip olacak. Ya Hz. İsa tekrar geldiğinde önceki hayatındaki gibi birçok sıkıntılarla karşılaşırsa, ya doğal süreçler eşliğinde mücadele ederse  bu Hristiyanlar bir anda onu inkar etmeyecekler mi? Sağlığında ancak 12-1=11 dostu olan ve birkaç düzine insanı ancak hak yola çekebilen -İnsan İsa- yeryüzüne tekrar geldiğinde nasıl ve neden milyonları şipşak hidayete kavuşturacak. -Tanrı İsa-’yı karşılarında göremeyen Hristiyanlar ne halt yiyecek o gün. Allah’ın sünnetinde asla değişme olmaz. Peygamber bile olsan doğal süreçler devam eder. Ve sıkıntı dert bela peşini bırakmaz. Elinde sihirli bir değnek hiçbir zaman olmaz. Ölüleri bile diriltsen seni öldürmeye çalışırlar.

Şimdi Amerika ve İngiltere tutmuş Irak’a saldırmış. Petrolü kapmak için barbarca oradaki yüzbinlerce insanı katletmiş. Şu an Hz. İsa gelse onları oradan çıkarabilecek mi? Nasıl anında ikna edeceksin parayı tanrı edinmiş bu insanları? Nasıl ve hangi güçle adaleti tesis edeceksin aniden ? Hristiyan Avrupa Ülkeleri dümenlerini kurmuşlar. Para adamların İlahı olmuş, Tanrı ise sadece çıkarlarının devamını sağlayan bir araç. Takarlar mı Hz. İsa’yı?

Hz. İsa gelse ve başlasa çalışmaya kaç yüzyıl sonra tesis edebilir şu altınçağı??? Süperman olarak gelecekse neden daha önce süpermanler gelmedi? Neden bunca sıkıntı dert çekildikten zulüm şiddet barbarlık olduktan sonra? Şimdi mi Allah’ım demeyecek miyiz?

Bizim Müslüman geçinen takım ne halt yer acaba Hz. İsa’yı karşılarında görünce. Gelenekçi takım, kıla tüye, şekil şemaile takılan tarikatçı kesim Hz. İsa’yı peygambere benzetemez öncelikle. Çünkü kafalarındaki Hz. İsa cübbeli, şalvarlı falan olmalı. Neyse bunları geçelim, Her cemaatin her mezhebin kafasındaki İsa imajı farklı. Herkesin beklentisi başka başka. Herkesin kafasında bir İsa var. Ya bu gelen İsa bizim mezheplerimize laf atarsa, ya bu İsa bizim yamulttuğumuz dinimize çomak sokmaya kalkarsa neler yapmayız o İsa’ya? Bizim dinde temel kaynaklar saydığımız hadis, icma, kıyasa ellerse, bunlara aykırı laflar ederse elimizden kim kurtarabilir o İsa’yı?

Hangi dindar kesim peygamber beklemiş de onlara peygamber geldikten sonra onu inkar etmemiş onu öldürmeye çalışmamış???

Allah’ım ne olur Hz. İsa gelmesin. İnsanların elinden, dindarların elinden nasıl kurtarırız onu. İnsanlar bu sefer mutlaka çarmıha gererler onu. Şartlar aynı, paganizmse paganizm, çıkarları tanrı edinmekse evet o da var. Resulüne yapacakları zülümlerden dolayı azap gelir de biz de yanarız arada. Dertsiz başımıza dert almayalım aman…

Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Akik
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 25 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 450
Gönderen: 01 mayis 2005 Saat 05:10 | Kayıtlı IP Alıntı Akik

Hz. İSA GELECEK Mİ?

Tenevvür ve Tanassur’ başlığıyla başladığım yazıyı bu başlıkla sürdürüyorum.

Meselenin özü şu soruda: Hz. İsa geri gelecek mi?

Hiçbir peygamber geri gelmeyecektir. Peygamberlik, Kur’an’ın açık ifadesiyle bitmiştir. Hz. Muhammed ile noktalanmıştır. Kur’an’ın bu temel kabulünü çeşitli maskeler altında, çeşitli kaypak söylemlerle saf dışı etmek için çeşitli gayretler sergilenmiştir.

‘Biten nebiliktir, resullük bitmemiştir; resul gelebilir, bizim efendi de resuldür.’ diyerek yeni peygamberler türeten bedbahtlara rastlamışızdır. Onlarla uzun uzun mücadelelerimiz olmuştur. Anımsatalım ki, biz o mücadeleleri verirken bugünün ‘hızlı İsacılar’ı sessiz, sedasız keyiflerine bakıyorlardı. Bizim sakalsızlığımızı, bıyıksızlığımızı dillerine dolayarak bizi ‘sünnete aykırılık’la suçlayıp ‘sosyete hocası’ ilan ediyorlardı. Daha birkaç gün önce Ödemiş’te verdiğim bir konferansa çağrılanların bunlara mensup olanları, tertip heyetine şöyle söylemişlerdir: ‘Biz o sosyete hocasını dinlemeyiz...’

Bunlara sormak lazım: Sosyete dediğimiz insanların Allah’ı başka bir Allah mı? Yoksa sizin Tanrınız mı başka bir Tanrı?

Daha ilginci, bunların tarîkatinden olmayanların konuştukları yer neresi olursa olsun, dinleyenler toptan ‘sosyete’ oluveriyor. Dinleyenler ‘sosyete’, konuşanlar ‘sosyete hocası’ ... Ödemiş, Hasankale, Biga, Bayburt, Çaykara... fark etmiyor.

Ben, böyle bir zihniyeti tarihin ve halkın önünde nasıl adlandıracağımı bilemiyorum!

Sakal, bıyık yoksa ve hele Beniisrail uydurmalarına karşı iseniz, bunların lügatinde ‘sünnete aykırı’sınız.

Sünnete aykırılık ha! Şu yaptığınızın neye aykırılık olduğunu da söyler misiniz?

İSLAM’A İFTİRADIR

Hz. Muhammed’in son peygamber olduğu gerçeğini bulandırmak için bir yalan da Hz. İsa gibi muazzez bir peygamber kullanılarak sergilenmiştir. ‘Hz. İsa geri gelecektir’ deniliyor.

Biz de yıllardır şunu söylüyoruz:

Hz. İsa’nın tekrar geri gelceğini söylemeye kalkanlar Kur’an’a ve İslam’a iftira etmiş olurlar. Kur’an’da asla böyler bir şey yoktur. Bu iddia Hz. Peygamber’den sonraki zamanlarda İslam’ın içine sokulmuş ve bugün dünyanın her tarafında İslam’ı, devri tamamlanmış ilkel bir din olarak itham etmenin aracı halinde kullanılmaktadır.

İslam’a sokulan bu Pavlus hurafesini dillerine dolayan Hıristiyan misyonerler, açık veya örtülü biçimde diyorlar ki:

‘Sizin inancınızın içinde Hz. İsa’nın tekrar geleceğine ilişkin kabul var. Siz niye ‘Hz. Muhammed son peygamberdir’ diye ısrar ediyorsunuz? Hz. Muhammed de büyük ve önemli bir insandı. Geldi, İsa Mesih’in gelişine hazırlık olarak bir görev yaptı. Buna saygı duyuyoruz. Fakat bu hazırlama dönemi bitti. Şimdi esas kurtuluşu ve barışı getirecek olan Hz. İsa gelecektir. Bunu sizin dininiz, dini cemaatleriniz de söylüyor. Siz niye buna karşı çıkıyorsunuz? Nitekim dünyanın bugünkü manzarasına bakarsanız bunda şaşılacak bir şey yok. İşte bakın, devri bitmiş İslamiyeti ve Hz. Muhammed’i öne çıkarmada ısrar ettiğiniz içindir ki dünyaya İslam adına kan ve şiddet dışında hiçbir şey veremiyorsunuz. Hiçbir ilerlemede imzanız yok, hiçbir üretimde imzanız yok, hiçbir barışta imzanız yok. Olduğunuz her yerde kan huzursuzluk, şiddet ve kavga var.’

 GAK-GUK EDİYORLAR

Söyle misiniz, misyonerlerin şu günlerde aralıksız tekrarladıkları şu sözlerle, anılan derginin söyledikleri aynı kapıya çıkmıyor mu? Yoksa yine, malum bahane ile kıvırma yoluna mı gidilecek: ‘Yanlış anlaşıldı, biz onu demek istemedik...’

Yani gak-guk, gak-guk... Bu gak-guk şarkısını yutacak birileri hâlâ var mı?...

Burada bir şeyi daha irdelemek lazım. Senelerce ‘nur’ ve ‘tenevvür’ diye velvele koparanlara bu ‘özel sayı’ münasebetiyle sormak gerekiyor.

Tenevvür mü, tanassur mu arkadaş?

Açık konuş. Tenevvürse, Hz. Muhammed tenevvüre muktedir değil mi?

Siz yıllarca, Hz. Muhammed için káinat onun hürmetine yaratıldı, o áhir zaman peygamberidir, varlığın efendisidir, insanın en mükemmel şeklini bulması onun sayesinde olacaktır diye konuşmadınız mı? Şimdi ne oldu da, Hz. Muhammed unutuldu, kilisenin tanıttığı İsa figürü son kurtarıcı olarak Müslümanların önüne çıkarılıyor? Anlaşılan o ki, bugün insanımız misyonerlerin çağırdığı tanassura çağrılır bir duruma getirilmiştir.

Anılan dergi kapağı bir tenevvür simgesi değil, bir tanassur simgesidir.

SONRADAN UYDURMA

Bu ‘özel sayı’yı esefle karşılıyorum. Kur’an’a ve İslam’a aykırı olduğunu söylüyorum. Tövbeyi gerektiren bir günah olduğu kanaatini taşıyorum. Ben bunun Anadolu’yu Hıristiyanlaştırma gayretlerine tarih içinde verilmiş en büyük desteklerden biri olduğunu düşünüyorum. Kınıyorum, protesto ediyorum. Müslümanların da akıllarını başlarına almalarını diliyorum.

Tam bu noktada şunu da söylemek gerekiyor: Hz. İsa’nın geri geleceğine ilişkin hadis diye öne çıkarılan sözlerin tümü sonradan uydurulmuştur. Kur’an, Hz. İsa konusuna çeşitli bağlamlarda sayfalarca yer vermiştir. Hz. İsa’nın tekrar geri gelmesi gibi konuda neden sessiz kalsın?

Kur’an herhangi bir peygamberin tekrar dünyaya geleceği şeklinde bir fikre asla onay vermez. Hz. Peygamberin de Kur’an’ın onay vermediği bir şeyi söylemesi mümkün değildir. Hz. Peygamber ‘Hz. İsa tekrar geri gelip dünyayı düzeltecektir’ deseydi kendi anlam ve önemini inkár etmiş olurdu. Nitekim bugün Hz. Muhammed’in son peygamber olduğunu kabul etmeyenlerin dayandıkları ve öne çıkardıkları en büyük söylem Hz. İsa’nın tekrar dünyaya geleceği uydurmasıdır.

Bu söylem Kur’an’a ve Hz. Muhammed’e açık bir iftira, Müslümanlara açık bir kötülüktür.
04.01.2004/yasarnuriozturk.com



__________________
Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan. Bilmez insan kadrini alemde, İNSAN olmayan.
Yukarı dön Göster Akik's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Akik Ziyaret Akik's Ana Sayfa
 
Akik
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 25 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 450
Gönderen: 01 mayis 2005 Saat 05:13 | Kayıtlı IP Alıntı Akik

TENEVVÜR VE TANASSUR(1)

Tenevvür, nur (ışık) kökünden bir sözcük. Işıklanma, aydınlanma demek. Aynı kökten gelen tenvîr ise ışıklandırma, aydınlatma anlamında...

Günümüzde aydın sözcüğüyle karşılanan münevver ise kendisi aydınlanmış ve başkalarını da aydınlatan bilim ve düşünce mensubu demek...

Nur,
Kur’an’ın adlarından biridir. Kur’an Allah’ı da ‘göklerin ve yerin nuru’ olarak tanıtır.

Tüm peygamberler ‘münîr’ yani aydınlatan, ışık veren benliklerdir. Ben benliklerin sonuncusu Hz. Muhammed’dir. Hz. Muhammed’in bu ‘son temsilci’ niteliğine bizzat Hz. İsa da tanıklık etmekte ve kendisinin taşıdığı mesaj ve misyonu, kendisinden sonra gelecek olan ‘Ahmed’ adlı bir nebiye devredeceğini söylemektedir. (Saf Suresi, 6)

İncil olarak Barnabas versiyonunu esas alırsak, orada Ahmed’in (Faraklit’in) özelliklerinin uzun uzun anlatıldığını görebiliriz. Bu özellikler, Hz. Muhammed’in hayatını anlatan İslamî kaynaklardakilere büyük ölçüde uymaktadır.

GÖRÜLMEMİŞ OLAY

Tanassur kelimesine gelince, nâsranî (Hıristiyan) kökünden türeyen bu sözcük hıristiyanlaşma, hıristiyanlaştırma, Hıristiyanlığa çağırma demektir. İslam’dan çıkıp Hıristiyanlığa girenlere tanassur etti denir.

Ben bu sözcüğü bugünkü yazımda sadece Hıristiyanlığa çağırma anlamında kullanacağım.

Bu yazıyı kaleme almamın sebebi, duyduğum bir üzüntü ve yaşadığım bir hayal kırıklığıdır. Başka bir ifadeyle sebep şu: Ülkemizin en büyük din cemaati sayılan bir ekibin en önemli yayın organı sayılan haftalık Aksiyon Dergisi, 8 Aralık 2003 tarihli ‘özel sayı’ olarak hazırlanmış nüshasını İslam ülkelerinde bugüne kadar görülmemiş bir kapakla çıkarmış. Kapak Hz. İsa’nın ikonu. Kapaktaki ikonun üstüne bindirilen yazı ise şu:

‘Hz. İsa: İnsanlık onu bekliyor!’

İçeride bu mesaja ise tam 8 sayfa ayrılmış. O 8 sayfanın özeti de şu:

İnsanlık bunalmış, barış bozulmuş, huzursuzluk doruğa çıkmıştır. Denenen tüm çareler, yürünen tüm yollar sonuçsuz kalmıştır. İnsanlığın kurtuluş, huzur ve barış için tek reçetesi, Hz. İsa’nın dünyaya gelip insanlığı kurtarması, barış ve esenliği yeniden kurmasıdır... Bunun için çalışmalı, bunun için yalvarıp yakarmalı, bunun için güç ve eylem birliği yapmalıyız...

Ne Türkiye’de, ne de herhangi bir Müslüman ülkede bugüne değin bir benzerine rastlanmamış bir mesajdır bu. Bir Müslüman cemaatin, Kur’an ve İslam mirası tarafından Hz. Muhammed’e yüklenen son kurtarıcılık, son nebilik misyonlarını bir başkasına yükleyen ve Müslümanlar’ı bu yolda gayret ve eyleme çağıran bu yayın son derece şaşırtıcı ve derinden düşündürücüdür.

Bu mesaj bize bazı noktaları irdeleme, bazı hatırlatmalar yapma ve insanımızın dikkatini bazı noktalara çekme görevi yüklüyor.

ZARARI TÜRKİYE’YE

Her şeyden önce şunu görmek zorundayız:

Irak istila altında, Irak halkı aç, bî ilaç, perişan. Hıristiyan dünyanın süper güçleri. Müslüman kültürün ana merkezi, teknesi olan Bağdat’ı işgal edip bin yıllık İslam kültür mirasını Moğollar’a rahmet okutacak bir yıkımla tarümar etmiştir. İslam kültürünün en seçkin birikimlerini saklayan kütüphaneler talan edilmiş, mahvedilmiş.

Ortadoğu haritası yeni bir şekil almak üzere. Kuzey’de bir Kürt devleti fiilen oluşturulmuş, resmiyet kazanması için gerekenler ustalıkla sergileniyor. İran, Türkiye, Suriye gibi Müslüman ülkelerin bütünlükleri tehdit altında... Bütün bunları yapan süper güçler demokrasi, barış, Müslümanlar’ı kurtarma, özgürleştirme adına iş yaptıklarını iddia ediyor, Müslüman dünyadan ádeta teşekkür bekliyorlar.

Bu olup bitenlerden en büyük zararı görecek olanlardan birisi de Türkiye...

Müslümanlık, kanı ve şiddeti öne çıkaran bir din olarak itham edilip onun yerine Hıristiyanlığın sevgi ve barışa yönelik mesajının getirileceği ve bunun İslam ülkelerine demokrasiyi ve barışı getirmede araç yapılacağı söyleniyor. Kiliseler aylardır bunu duyuruyor, uluslararası kamu oyu bu propaganda ile şartlandırılıyor. Hıristiyan liderler, açık veya örtülü biçimde bu mesajın altını çiziyor.

Tam böyle bir zamanda İslam dünyasının en büyük ülkelerinden birinde en büyük cemaat diye bilinen bir ekip en önemli yayın organlarından birinin kapağına Hz. İsa’ya ‘Gel, insanlığı kurtar, başka çare kalmadı!’ çağrısını yerleştiriyor.

DALÂLET VESİKASI

Bu, gerçekten ürperticidir. Hıristayanlık, misyonerlik adına bizim topraklarımızdan bugüne değin yükselen en etkili ses budur. Ben bu kapağın, ‘Anadolu’da misyonerliğin en büyük zaferi’ olarak tescil ve ilan edilebileceğine inanıyorum. Görüştüğüm birçok insanın ‘bu kapağı bir utanç ve dalálet vesikası olarak kayda geçirmek gerekir’ şeklindeki yaklaşımını ise sadece nakletmekle yetiniyorum.

Neresinden bakarsanız bakın, nasıl yorumlarsanız yorumlayın Müslümanlar’ı çok derinden sarsan bir mesajdır bu.

Ve Hıristiyan dünyaya, işgalci Hıristiyan güçlere verilebilecek eşsiz bir Noel hediyesidir.

Burada deşifre edilmesi gereken ikiyüzlülükler de var. Birtakım zihniyetler senelerce yılbaşı münasebetiyle, alışveriş ettiği kasapta gördüğü hindilerden bir parça alıp evinde pilav pişiren adama ‘Hıristiyanlaştın. Cehenneme gideceksin’ diyebilmişlerdir. Müslümanlar’ı her yılbaşında yayınlarıyla, söylemleriyle Hıristiyanlaşmaya karşı mücadeleye çağıran, yılbaşı kutlamayı İslam’a ádeta ihanet gibi gösteren yaklaşımların temsilcileri içinde yeni söylemin sahiplerinin bulunduğunu görmezlikten gelmek ikiyüzlülük olur.

TERS PROPAGANDA

Bu ekipler, yine yıllardan beri, kendileri gibi düşünmeyen fikir adamlarını, ‘sosyete hocası, Hıristiyan ve Mûsevîler’i cennete koymak için uğraşan reformistler’ diye çok ağır ve çirkin saldırılara máruz bırakanların ta kendileridir.
02.01.2004/yasarnuriozturk.com



__________________
Asaf'ın miktarını bilmez Süleyman olmayan. Bilmez insan kadrini alemde, İNSAN olmayan.
Yukarı dön Göster Akik's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Akik Ziyaret Akik's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 01 mayis 2005 Saat 11:40 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Nisa 159. Ehlikitap'tan her biri ölümünden önce ona mutlaka inanacaktır. Kıyamet günü de o, onlar aleyhine bir tanık olacaktır.

 

İsa aleyhisselamın tekrar geleceğini söyleyenler buradaki "o" zamirinin İsa aleyhisselama gönderirler. Arapça'da zamir en yakınını gösterir, uzağı göstermesi için karine gerekir. Zamirin yakını ehli kitaptır.

 

Zamiri oraya gönderince mana ise şöyle olur: "Kitap ehlinden İsa'ya, ölmeden önce inanmayacak kimse yoktur". Burada sözü edilen kitap ehli, Yahudilerdir. Onlar, ölünceye kadar, İsa aleyhisselam ile ilgili bir kanaate varacaklar, demek olur. Yani her bir Yahudi ölmeden önce ona inanacaktır.


Ona inanmaları, bu inancı yaşayacaklar demek olmaz. Kur'an-ı Kerim'i incelerseniz görürsünüz ki, bütün kafirler, zamanla inanmaları gereken şey konusunda tam bir kanaate varırlar. Sonra ona göre davranmadıkları için Allah'ın huzurunda kendilerini savunma imkanları kalmaz. İşte Yahudiler de bu konuda kendilerini savunma imkanı bulamayacaklardır. Çünkü ayetin devamı bunu ispatlamaktadır. "Kıyamet günü onların aleyhine şahit olacaktır." Onlar İsa aleyhisselamın Peygamber olduğu kanaatine varmadan ölürlerse aleyhte şahitlik için bir gerekçe bulunmaz. Çünkü hiç kimse gücünün yetmediği şeyden sorumlu olmaz.

Buradaki zamirin İsa aleyhisselama gönderilmesini gerektirecek karine olmadığı gibi önemli bir engel de vardır. O da şudur: İsa aleyhisselam kıyametten önce yeniden dirilip, sonra bütün ehli kitap ona inanacaksa; ehli kitabın tamamının da ona inanmak için yeniden dirilmesi gerekir. Çünkü ayet, inanmayacak bir tek kişinin kalmayacağını göstermektedir. Eğer sadece yeniden dirileceği gün yaşayanlar inanacaktır denirse, ondan önce yaşayanlar ona inanmadan ölmüş olacaklardır. Bu, zamirin İsa aleyhisselama gönderilmesini engelleyen önemli bir karinedir.

 

http://www.suleymaniyevakfi.org/modules/fetvalar/index.php?c at_id=49

Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Sinan_B
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 95
Gönderen: 01 mayis 2005 Saat 11:43 | Kayıtlı IP Alıntı Sinan_B


Selam Arkadaslar.

Bu arada benim ayri bir sorum olacak, Kurani Kerimde hristiyanlar yanilmiyorsam Nasraniler olarak aniliyor. Nasraniler Israilogullari icinde ayri bir zümreyimi teskil ediyor? Ve Yahudilik nedir? Sadece bir Irk mi yoksa Israilogullari ile es degermi, yoksa, Israilogullari icinde ayri bir zümremi?

Aslinda bir fikrim var ama sabitmi degilmi görüslerinizi almak istedim.



Yukarı dön Göster Sinan_B's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Sinan_B
 

Sayfa 16 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats