HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da İnanç Konuları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da İnanç Konuları
Konu Konu: Yalnız Kuran diyenler müslüman mı? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
hira
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 22 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 85
Gönderen: 12 eylul 2008 Saat 19:54 | Kayıtlı IP Alıntı hira

selamlar allah aşkına şu alttaki yazıyı okuyun allah hamt olsun ben yanlız ve yanlız peygamberimizin bizlere allah tarafından indirilen kurana tüm kalbimle bağlanıyor ve muslümanım  diyorum o kuran ışığında hayatım  aydınlandı                                                                                                               

zehirli org zehrini saçmış heryere

 

                                                                                                                                                         Yalnız Kur'an" diyenler Müslüman değildir        

 

 

 

İmam-ı Beyheki Delail kitabında şöyle rivayet eder:

"Eshab-ı kiramdan İmran bin Husayn (Radıyallahü anh), şefaatle ilgili bazı hadisler nakleder. Oradakilerden biri der ki:

- Siz hadisler bildiriyorsunuz, fakat biz bunlarla ilgili Kur’anda bir şey bulamıyoruz.

İmran bin Husayn hazretleri buyurur ki:

- Sen Kur’anı okudun mu?

- Evet.

- Kur’anda sabah namazının farzının iki, akşamınkinin üç, öğle, ikindi ve yatsının farzının ise dört rekat olduğuna rastladın mı?

- Hayır.

- Peki bunları kimden öğrendiniz? Bizden [Eshab-ı kiramdan] öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Peki Kur’anda kırk koyunda bir koyun, şu kadar devede şu kadar, şu kadar paraya şu kadar dirhem zekat düştüğüne rastladın mı?

- Hayır.

- Öyleyse bunları kimden öğrendiniz? Bizden öğrenmediniz mi? Biz de Resulullahtan öğrenmedik mi? Hac suresinde (Eski evi [Kabe’yi] tavaf etsinler) âyetini okumadınız mı? Peki orada Kabe’yi yedi defa tavaf edin diye bir ifadeye rastladınız mı?

- Hayır.

- Allahü teâlânın Kur’anda şöyle buyurduğunu duymadınız mı? (Peygamber size neyi verdiyse onu alın, size neyi yasakladıysa da ondan kaçının.) [Haşr 7]

Hz. İmran daha sonra buyurur ki: Sizin bilmediğiniz bizim Resulullahtan öğrendiğimiz daha çok şey vardır."

Bir âyet-i kerime meali: (Size, âyetlerimizi okuyacak, sizi her kötülükten arıtacak, size kitabı ve hikmeti öğretecek ve bilmediklerinizi bildirecek aranızdan, bir resul gönderdik.) [Bekara 151]

İmam-ı Şafii hazretleri, (Bu âyetteki hikmetten maksat, Resulullahın sünnetidir. Önce Kur’an zikredilmiş, peşinden hikmet bildirilmiştir) buyuruyor.

Kur’an-ı kerim açıklamasız öğrenilseydi, Peygamber efendimize, (tebliğ et yeter) denilirdi, ayrıca (açıkla) denmezdi. Halbuki, açıklanması da emredilmiştir. İki ayet meali şöyledir:

(Kur’anı insanlara açıklayasın diye sana indirdik.) [Nahl 44]

(Biz bu Kitabı, hakkında ihtilafa düştükleri şeyi insanlara açıklayasın ve iman eden bir kavme de hidayet ve rahmet olsun diye sana indirdik.) [Nahl 64]

Bu âyet-i kerimeler, açıklamayı gerektiren âyetlerin bulunduğunu gösterdiği gibi, bunu açıklamaya Resulullah efendimizin yetkisi olduğunu da göstermektedir. Kur’an-ı kerimde her bilgi açık değildir. Peygamber efendimiz bunları vahiy ile öğrenmiş ve ümmetine bildirmiştir. İki hadis-i şerif meali de şöyledir:

(Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed]

(Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirdi.) [Darimi]

İmam-ı Şarani diyor ki:

Ma'lûmdur ki, Sünnet Kitâb üzere kaziyedir. Aksi değildir. Zira sünnet, Kur'ân-ı kerîmdeki icmallerin açıklanmasıdır. Müctehid imamlar, sünnetteki icmalleri bize açıklıyan âlimler olduğu gibi, onlara uyan âlimler de, onların sözlerindeki icmalleri bize açıklarlar ve bu kıyamete kadar böyle devam eder.Üstadım Aliyyülhavas'dan (rahimehullah) duydum. Buyurdu: Sünnet bize Kur'ândaki icmalleri bildirmeseydi, âlimlerden hiçbiri, fıkıhdaki sular ve abdest bahislerindeki hükümleri çıkaramaz, sabah namazının farzının iki, öğle, ikindi ve yatsının farzlarının dört, akşam namazının farzının üç olduğunu, bilemezdi. Aynı şekilde hiçbir kimse kıbleye dönüldükte yapılan düâda, iftitahda ne söyleneceğini bilemezdi. Tekbîrin nasıl olduğunu, rükû' ve sücûd tesbihlerini, ta'dili erkânı, teşehhüde oturdukta ne okunacağını bilemezdi. Aynı şekilde bayram namazlarının nasıl kılınacağını, ay ve güneş tutulması namazlarını, cenaze, yağmur duası namazları gibi daha çok şeyleri kimse bilemezdi. Bunun gibi, zekâtın nisabını, orucun ve haccın şartlarını, alış veriş, nikâh, yaralama, kadılık ve fıkhın diğer bâblarının hüküm ve esaslarını bilen olmazdı. İmrân bin Husayn'e bir kimse, bizimle yalnız Kur'ânla konuş dedikte, İmrân ona: (Sen tam ahmaksın. Kur'ân-ı kerîmde farzların rek'atlarının sayısı açık olarak var mı? Yahud bunda sesli okuyun, diğerinde sessiz deniyor mu?) buyurdu. O kimse hayır dedi. İmrân bu sözü ile onu susturdu.Yine Beyhakî Sünen'inde Müsâfir namazı bölümünde, hazreti Ömerden (radıyallahü anh) bildirir: Hazret-i Ömere yolculukta namazın kasr edilmesi, ya'nî dört rek'atlı farzları iki rek'ât olarak kılmaktan soruldu ve: «Biz, azîz kitabda korku namazını buluyoruz, fakat seferî namazı bulamıyoruz» denildi. Sorana: «Ey kardeşimin oğlu [yeğenim], Allahü teâlâ bize Muhammed aleyhisselâmı gönderdi. Biz bir şey bilmeyiz. Ancak biz, Resûlullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) yaptığını gördüğümüz şeyi yaparız. O, seferde, 4 rekatlı farzları iki kılardı. Onu teşrî' eden Resûlullahdır (sallallahü aleyhi ve sellem)» buyurdu. Bu sözü iyi düşün. Çünkü çok güzeldir.

İmam-ı Süyuti diyor ki:

"Şunu bilesiniz ki, usül ilminde maruf olan şartları taşıyan -kavlî olsun fiilî olsun- hadisler hüccetdir. Resulullahın (sallallahü aleyhi ve sellem) bu hadislerini inkar eden kimse küfre girer ve İslam dairesinden çıkar, yahudilerle, hıristiyanlarla veya Allahü teâlânın murad ettiği diğer kâfir fırkalarla beraber haşrolunur." (Miftahu'l-cenne, s.18)

Mehazlar:

1. İmam-ı Süyuti, Miftahu'l-cenne fi'l-ihticac bi's-sunne (Sünnetin İslamdaki Yeri), Rağbet Yayınları, İst. (Tercüme: Doç Dr. Enbiya Yıldırım)
2. İmam-ı Şarani, Mizan-ül Kübra (Dört Hak Mezhebin Büyük Fıkıh Kitabı), Berekat Yayınevi, İst. (Tercüme: A. Faruk Meyan).

 

Yukarı dön Göster hira's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hira
 
aliaksoy
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 05 subat 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 989
Gönderen: 12 eylul 2008 Saat 20:43 | Kayıtlı IP Alıntı aliaksoy

Selam;

Bir hikaye de ben anlatayım (uydurayım).

Ahaliden biri, müşriklik inadında ileri giden bir müşrike demiş ki, "Siz bize ne bir faydası ne de bir zararı olmayan şeylere tapmamızı söylüyorsunuz. Oysa biz bunu pek akıllıca bulamıyoruz. Üstelik kitaplı dinlerde de bulamıyoruz." 

Müşrik şöyle cevap vermiş: "Develerin ikiz yavrularının biri erkek biri dişi olduğunda bunların yenmesinin haram olduğunu da aklınla bilebilir miydin ? Kitap ehli dediğini Allah'a dayandır mıyor mu? Biz, bunları atalarımızdan öğrendik. Onlar da atalarından öğrendiler. Atalarımızın atalarına bunları Allah bildirmedi mi ?" 

Son sürat yoldan çıkmak hatta mümkünse o yola hiç girmek istemeyen için bahane mi yok !!!

Muhabbetlerimle...


__________________
"(Onu size indirdik ki) <Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)> demeyesiniz."(En'am,156)
Yukarı dön Göster aliaksoy's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aliaksoy Ziyaret aliaksoy's Ana Sayfa
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 13 eylul 2008 Saat 01:01 | Kayıtlı IP Alıntı asım

bu işin bir orta yolu olmalı arkadaşlar...
yani her fırsatta birbirimizi küfürle şirkle itham edip durmayalım...
ben sünni  hanefi sıradan bir müslümanım...
kuran bana yeter diyen kardeşime ne diyebilirim...ne güzel rabbimin kitabına sımsıkı yapışmış hiç bırakmıyo her meselesini ondan çözmeye çalışıyor ...allah razı olsun...şahsen birçok faydalandığımız görüşler var...hepsini kabul etmesekte ufuk açıcı fikirlere raslıyor ve almaya çalışıyoruz...
çok katı ve itici görüşlerin her iki taraftada olduğunu görüyorum ...bunlar sürekli birbirini besliyor ve arayı açıyor...ben kendimi bu keskin ötekileyici bakıştan uzak tutmaya ve ortak noktaları tesbit etmeye çalışıyorum...çünkü fanatik duruşun kimseye bir faydası yok...sadece kuran diyen kardeşimde sünnetide isterim deyen kardeşimde aslında birbirinden cokta uzakta degiller...ben aradaki farkların çok büyütüldüğünü ortak noktaların neredeyse kaybedilecek kadar küçümsendiğini düşünüyorum...
ilk adım olarak ne ehli kuran nede ehli sünnet birbirini küfürle şirkle itham edip durmasın...en dogru benim yolum deyin ama tek dogru benim yolum demeyin...ben ise en dogru yolda olmak istemiyorum zaten....dogru olsun yeter...en iyi başkası olsun ben orta iyi biri olayım yeter....

Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
efrayim58
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 13 subat 2007
Gönderilenler: 1098
Gönderen: 13 eylul 2008 Saat 10:07 | Kayıtlı IP Alıntı efrayim58

 

        Efrayim

        Sevgili asım

        AMİN; Kuran- Kerim'de yer almayan bu terim, hadislerle namazlarımıza, dualarımıza girmiştir.Kuran- Kerim'de yer almıyor ama Tevrat ve İncil'in birçok yerinde yer alıyor...

        Habil Kabil, havva, efrayim, vaiz, sela da Kuran- Kerim'de yer almıyor ama Tevrat ve İncil'in birçok yerinde yer alıyor...

         Bulun orta yolu...

         Sevgi ile,

Yukarı dön Göster efrayim58's Profil Diğer Mesajlarını Ara: efrayim58
 
hira
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 22 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 85
Gönderen: 13 eylul 2008 Saat 13:54 | Kayıtlı IP Alıntı hira

                          selamlar asım kardeş

bu işin orta yolu derken inançta akidede bir orta yol bulmak çok saçmadır, bir olan allaha şeksiz süphesiz inanacağız, ve onun peygamberimiz aracılığı ile bizlere indirmiş olduğu kurana kati birşekilde inanıp yaşayacağız. Peygamberimiz bizim baş tacımız onun adıyla bize gelen ona atfedilen sünnet diye, hadis diye,zoraki iman meselesi gibi gösterip inanacaksınız inanmazssanız olmaz olmazlarına inanmıyorum. Din adına uydurdukları efsanelere uydurdukları masallara uydurdukları hikayelere sünnet diye hadis diye kuran da yer almayan binlerce sanki, yanlarında olmuş gibi aktardıkları uydurma sözlere inanmıyorum, bunun orta yolu neresi hakikat bir güneş gibi 1400 yıl önce günümüze kadar korunmuş gelmiş bu yüce allahın ayetleri dururken birçok çelişkilerle dolu birinin haram dediği birine helal sayılıyor bunun nerde orta yolu bir müslüman nasıl namaz kılacak, yıllarca mezhep hurfeleriyle insanları camilere ayırdılar, sünni cami şafi cami yok şucu yok bucu bunun hangisi orta yol bugün günümüzde en çok revaç gören kendilerine kul yapılan tarikatlar yok nahşi yok kadiri yok mevlevi yok rufai efendiye şeyhe bağlılığın şeksiz şüphesiz olacak bunun orta yolu nerde, birileri çıkıyor kendini seyyit ilan ediyor kimi kutup kimi gavs bunun orta yolu neresi, bugün allah dostu diye okadar mezarlık varki yığınlarca bugün oralar birer ekmek teknesi olmuş, gelir kapısı buralarda şifa umut şefaat dağıtılır olmuş bunun orta yolu neresi allah aşkına adam çıkıyor enel hak diyor, adam çıkyor ete kemiğe büründün yunus gibi göründüm, adam çıkıyor bazen o bana ibadet eder bazen ben ona, adam çıkyor ve bunu savunuyor bu tarikatta sekir haliymiş ya şuna sekir deme şirk hali de. Bunun orta yolu neresi allah aşkına  adam gecesini gündüzüne katıyor ibadet ettiğini düşünüyor hegün beş vakite beş vakit daha ekliyor ve başına küçük bir kaza geldğinde ve o kazadan kurtulduğunda bana evliyalar himmet etti diyor, veya sıkıştığında yetiş sultanım diyor, yetiş baba himmet et diyor neresinde bunun orta yolu bulacağız allah aşkına lütfen biraz allahın indirmiş olduğu kurana peygamberimize çilelerle dolu bir hayatı olan açlık susuzluk içinde geçen bir peygambere tayifte taşlanan başında pislikler atılan ayaklarının altına tikenler konan günlerince açlığa susuzluğa katlanan, ambargo uygulanan hicretlere kadar zorlanan, peygamberimize sımsıkı bağlanalım. Uyduruk hadislerle  hikaye türü masallaşmış efsanelerle, sahip çıkmayalım. O bizim için en güzel varlıktır onun getirmiş olduğu kurana sımsıkı sarılarak sahip çıkalım saygılarımla.         ;                                                  

Yukarı dön Göster hira's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hira
 
ASsLAN
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 26 kasim 2006
Yer: Bolivia
Gönderilenler: 31
Gönderen: 13 eylul 2008 Saat 16:21 | Kayıtlı IP Alıntı ASsLAN

insan neden noktalama işareti kullanmazki? yazdığınızı anlamak için 3 kat enerji sarfetmek zorunda bırakıyorsunuz.

 

Yukarı dön Göster ASsLAN's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ASsLAN
 
hira
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 22 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 85
Gönderen: 13 eylul 2008 Saat 17:01 | Kayıtlı IP Alıntı hira

selam arsslan

haklısın fazla yazı yazma üzerinde bilgim yok kusura bakma düzeltmeye çalışayım

 

Yukarı dön Göster hira's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hira
 
iman
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 16 haziran 2006
Gönderilenler: 751
Gönderen: 14 eylul 2008 Saat 07:12 | Kayıtlı IP Alıntı iman

selam

asım yazdı

----------
sadece kuran diyen kardeşimde sünnetide isterim deyen kardeşimde
aslında birbirinden cokta uzakta degiller...ben aradaki farkların çok
büyütüldüğünü ortak noktaların neredeyse kaybedilecek kadar
küçümsendiğini düşünüyorum...
----------

bende senin gibi düşünüyorum kardeş.

küçük bir farkla
ifrat ve tefrit noktasında

bu noktadan bakarsan
daha büyük bir ortak nokta

ikisininde pek az ilgisinin olduğu

biri anladığını din yaparak,
diğeri anlamak ihtiyacı duymayarak

islamla


sevgiyle
Yukarı dön Göster iman's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iman
 
Muhtar
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 mart 2006
Gönderilenler: 63
Gönderen: 15 eylul 2008 Saat 04:15 | Kayıtlı IP Alıntı Muhtar

Kur'an Yetmez Diyen Uydurukçular

 

Mezhepliler, dindeki tek kaynağı kabul etmeyip Kitap, sünnet, icma ve kıyas diyorlardı. Bir de mezheplileri geride bırakanlar türediler. Tek kaynak Kur’an tabirine saldırarak Kuran artı damıtılmış  Sünnet anlayışını yayarak insanları “Allah katında makbul olan İslam” dininden soğutmaya çalışmaktalar.   Kimin damıttığına inanacağız? Ali’nin mi? Veli’nin mi? Yoksa oylama mı yapacağız? En çok hangisi oy alırsa ona mı itimat edeceğiz? 

 

Kur’an yetmez diyenler kesinlikle Kur’an’ı Kerim’e inanmıyorlar.  İslam’ı bilerek ya da bilmeyerek dejenere etmek için inanmış gibi görünüyorlar.  Kısaca  Doğan görünümlü Şahin rolü oynuyorlar.  Bunların başını;  her köşe başına oturmuş, dinin sahipliğine soyunmuş, bir oturuşta yüzünüze karşı binlerce yalanı uydurabilen insanlar çekiyor. Bir de utanmadan sıkılmadan, pişkin pişkin insanlardan kendilerine karşı saygı duyulmasını bekliyorlar.  Bu toplum yalancılara itibar ettiği müddetçe de bu saygıyı görecekler merak etmesinler.

 

Adam çıkmış TV’lere, bir saatlik programına  bin yalan sığdırıyor bir de “hoca” sıfatıyla  anılmaya başlıyor. Hele bir de salya sümük birbirine karışıyorsa tadından yiyemezsiniz. Peki ne hocası bunlar? Ne hocası olacak yalan hocası.  Şöyle elin gavuru iyi bir yalan makinesi icat etse, bunları da o makineye bağlasa var ya,  makine biiplemekten iflas eder. İki saniyede makinenin bütün bilyaları dağılır.  

 

Zaten devir her zaman bu uydurukçuların devri oldu. Ne kadar çok yalan söylersen, ne kadar çok haram üretirsen, ne kadar çok masal anlatırsan bu toplumda o kadar çok saygınlık kazanırsın. İtibarın artar, makamın pekişir, otoriten sağlamlaşır. Ama toplumun nezdinde tabiki. Allah’ın nezdinde ise “çukur” bir adam oluverirsin, lanetlenirsin. 

 

Yalnız Kur’an yetmez diyenler, Yalnız İncil yetmez diyen, yalnız Tevrat yetmez diyen  kitap ehlinin varisleridirler. Nasıl ki onlar dinlerini ekleme-çıkarmalarla tahrif etmiştir, bu uydurukçular da ekleme ve çıkarmalarla bu dini tahrif etmeye yeltenmişlerdir.

 

Ama gözden kaçırdıkları bir faktör var. Nedir o?  Zikrin koruma altına alınma faktörü.  Bunu her zaman göz ardı etmişlerdir.  Bilmiyorlar ki hakkın kapısı her zaman aralıklıdır. Güneş sürekli içeri sızmaktadır.  Bu rahmetin önüne geçmek için var güçleriyle, örümceğin ağ dokuması gibi bunlar da habire perde örmektedir rahmetin önüne.

 

Dinde dört delil varmış? Kim icad ettiyse bu delili?  4 delilli dinin ne halde olduğu ayın ondördü gibi ortada durmaktadır.  Sefillik, perişanlık, miskinlik, tembellik, çarpıklık, zulüm, üçkağıt, yalan/dolan, masal, düzmece bir yapı ortada işte.  Bugün 4 delilli şu dine bakıp da bu Müslümanlar yüzünden İslam’dan soğuyan onca Müslüman var. Bırakın elin gavurunu, onlar zaten gavur. İslam’ın sahipliğine soyunan bu dört delilliler Müslümanları bile buhrana sürüklemektedirler.

 

4 kaynaklı (ilahlı) bir dinde asla  rahat yüzü göremezsiniz. Yeryüzünde Allah’tan başka ilahlar olsaydı bozgunculuk alır başını giderdi. Birinin ak dediğine diğeri kara derdi. Peki yok mu yeryüzünde ilahlar. Olmaz olur mu? Tonlarca hemde. Ondan değilmidir ki, yeryüzü zulme gark oluyor.  Birileri kendi elleriyle uydurdukları ilahlarına tapmamızı istiyor.  Yani yedi kocalı hürmüz’e benzememizi istiyorlar.  Dinin yapıcılığına soyunurken, dini yolunmuş ekin tarlasına çeviren bu uydurukçu takımı, insanları ne idüğü belirsiz dipsiz bir kuyuya çağırıyorlar. Bu noktada herkes dikkatli olsun ve bu örümcek tuzağına düşmesin.

 

Ağızlarıyla Allah’ın nurunu söndürmeye çabalıyorlar. Halbuki kafirler istemese de Allah nurunu çoktan tamamladı.  Kıyamet’e kadar bozulmayacak bir kaynakla hem de. Kur’an’la.  Haydi söndürün bu yanan ateşi söndürebiliyorsanız.  Değil 3 kaynaklı barikat, 40 kaynaklı barikat da kursanız Kur’an’ın önüne yine de barikatlarınız yerle bir olacak.

 

Kendi uydurmalarına, Samiri gibi davranarak bir de Allah’ın ayetlerini cımbızlayarak alet ediyorlar. O sureden bir kelime, bu sureden bir kelime alarak ayet montajına soyunarak kelimelerin yerlerini değiştiriyorlar. İnsanları Allah ile kandırıyorlar.   Allah ile Resul’lerinin arasını açmaya çalışıyorlar.

 

İşte bir örnek:

 

Haşr 7: (Resulümün verdiğini alın, yasakladığından da sakının!) [Haşr 7]

 

Daha düne kadar Kur’an’dan nasibini alamamış nasipsizler, bu ayeti sadece yukarıdaki cümleden ibaret sanıyorlardı. 

 

Niye öyle sanıyorlardı? Adam hayatında kitaba kovulmuş şeytanın şerrinden Allah’a sığınarak yaklaşmamış ki. Hem şeyhlerinin, hocalarının, efendilerinin kitaplarında geçen, cümle arası ayetleri okumuş. Kur’an’ı o kitaplarda yazılan kadar sanmış.  Bre gafil, bir baksan ne olur ayet ne diyor ne demiyor?   Şimdi Haşr 7. ayetin tam metnini aşağıda yazıyorum. Bu yazıyı okuyan pek çok insan belki de daha yeni okuyacak Haşr 7. ayetin tamamını.  Hele bir de öncesi ve sonrasıyla okursa, üstüne üstlük şeytandan da Allah’a sığınarak okursa, neyin ne olduğunu anlayacak inşallah.

 

59/7 ALLAH'ın o ülkelerin halklarından elçisine ganimet bıraktığı şeyler ALLAH'ın ve elçisinindir. Yani akrabalara, yetimlere, yoksullara ve yolda kalmışlara verilmelidir ki zenginlerinizin arasında tekelleşmesin. Elçinin size verdiğini alın; ancak onun size vermediğinden uzak durun. ALLAH'ı dinleyin. ALLAH'ın cezalandırması çetindir.

 

Bir örnek de şu:

“Allah’a ve Resulüne” diye başlayan bütün ayetler.

 

Bu 4 ilahlı yapı öyle bir düzen kurmuş ki, (şunu da unutmasınlar, onlar düzen kurarken Allah'ta bir düzen kuruyor. )  balığı baştan kokutmuş. Nasıl mı?  Allah eşittir Kur’an, Resul eşittir sünnet+hadis. Böyle olunca, gariban köylü bu tür ayeti görünce hemen Kur’an+hadis+sünnet teslisini devşirmeye koyuluyor.

 

Bilseler ki bu Kur’an bir çağrıdır, davettir..  Yahudisine, hristiyanına, budistine, müşriğine, inkarcısına, ateistine. Herkese davettir. Bunlar Kur’an’ı sadece Müslümanların kitabı sanıyorlar.  Şimdi bir yahudiyi davet edin bakalım bu dine.. Nasıl davet edeceksiniz?  Adam zaten Allah’a inanıyor. Peygamber inancı da var. Yalnız Muhammed peygamberle araları bozuk. O’nu ve O’na verilen kitapla problemliler. Şimdi ne diyecek Allah. Allah’a ve Resulü’ne itaat edin diyecek tabiki.

 

Allah’a itaat edin dese, adamlar zaten Allah’a inanıyorlar.   Müslüman biri zaten Muhammed peygamber’e ve Kur’an’a inanmış ki Müslüman olmuş.  İnanmayan nasıl Müslüman olur zaten. Ben Muhammed peygamber’e itaat etmem diyor, dolayısıyla Kur’an’a itaat etmem diyor. Benim de elimde kitabım var,  ben de Allah’a inanıyorum diyor.

 

4 kaynaklı bir dine adam niye gelsin ki. Onlarda da en az bu kadar kaynaklı bir din var zaten.  Hristiyanlarda 4 incil var(barnabayı'da sayarsak 4 çeyrek ediyor) gün yüzü görmüyorlar, başlarından pislik akıyor, Yahudilerde gamara-mişna-tevrat üçlüsü var halleri ortada, kendilerine müslümanım diyenlerde de kuran+sünnet+icma+kıyas dörtlüsü var ve onların da acınası halleri ortada.

 

Rabbim Allah’tır diyeni,  peygamberle birlikte gelen Kitab’a sarılanı, Yani “La ilahe illallah” diyeni, gerisini koyver gitsin diyenleri bir de kafirlikle itham ediyorlar.  Bunların anlayışına göre haşa peygamber de kafirdi.  O da sadece ve sadece  “vahyedilene” uymuyor muydu?  

 

Peki yalnız Kur’an diyen insanları neye göre kafirlikle itham ediyorlar.  Uydurulan bir takım yalanlaraa göre. Evet, kocaman kocaman yalanlara göre.  Şu açıdan bakarsak da aslında doğru söylüyorlar. Bizler bu yalan/dolan dininin inkarcılarıyız. 

 

(Cebrail aleyhisselam, Kur’an ile beraber açıklaması olan sünneti de getirmiştir.) [Darimi] İşte bu yalana göre.  Ve bu (Bana Kur’anın misli kadar daha hüküm verildi.) [İ. Ahmed], ve de bu. (Bir zaman gelir, beni yalanlayanlar çıkar. Bir hadis söylenince, “Resulullah böyle şey söylemez. Bunu bırak, Kur’andan söyle” der.) [Ebu Ya’la]

 

Kaynaklara bak hizaya gel.   Yalancılarla korkutuyorlar insanları. Peygamber bunların isnad ettikleri yalanlardan çok çok uzaktadır. Ey Müslüman, titre ve kendine gel. Yalancılara tamah etme, bu uydurukçular seni ateşe çağırıyor. Oysa peygamber insanları aydınlığa çağırıyordu. Karanlıklardan aydınlığa. Sakın bu yalancılara kanma.

Vakit varken vahye teslim olmalı.  Allah’ın sözünün üstüne söz olmaz. İnsanları Allah’tan başkalarıyla korkutuyorlar. Peygamberle korkutuyorlar. Ne oldukları belli olmayan “mit” lerle korkutuyorlar. Efsanelerle korkutuyorlar.

 

Baktılar birileri hep Kur’an diyor, al sana köstek Darimi, birileri kuran diyor al sana Ahmet, birileri kuran diyor al sana ebu ya’la, birileri kuran diyor al sana buhari.  Al sana ali al sana veli.   Korkmuyoruz bu öcülerinizden. Korkmuyoruz bu sanal kahramanlarınızdan.  Biz vahye teslim olmuşuz.  Kininizden çatlasanız da patlasanız da, ayı yardırdığınız gibi ortadan ikiye yarılsanız da,  bizi tapmaya çağırdığınız o ilahlara tapmayacağız.  Biz özümüzü Allah’a teslim etmişiz.  Gelin siz de edin. Hatalarımızla günahlarımızla O’na tevekkül etmişiz. O merhametlilerin en merhametlisidir.  İnsanları korkuttuğunuz o ilahların alayını bir araya toplayın ve gösterin, ne yaratmışlar onlar.  Bir sivrisineği yaratmaya kadir olamayanlara  mı tapacağız? Gökten yağmuru indiren onlar mı yoksa? Bize rızık veren? Dertlere deva gönüllere şifa olan onlar mı yoksa Allah mı?

 

İnsanlar artık doğruları anlamaya başladı. Kur’an’a teslim olan, hayatını sadece Kur’an’a göre yaşamaya çabalayan insanların sayısı hızla artmaktadır. Bu ise birilerini rahatsız etmekte, birilerinin otoritesini sarsmaktadır.  Otoriteleri sarsılmasın diye de Allah’ın kitabını bile tanımaz hale gelmişlerdir. Bunlar için Kur’an her zaman son plandadır.

 

Çünkü bu uydurukçularla, var güçleriyle ellerinde Kur’an ile mücadele  edecek nesil çoktan yeşermeye başladı bile.   Telaşları bu yüzden.

 

Allah’ın rahmetiyle çorak topraklar artık yeşeriyor. 

 

Uğur Erzincan



__________________
Onlar, iman etmiş ve kalbleri Allah zikriyle yatışmış olanlardır. Evet, iyi bilin ki, kalbler Allah'ın zikri ile yatışır. (Rad 28)
Yukarı dön Göster Muhtar's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Muhtar
 
hira
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 22 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 85
Gönderen: 15 eylul 2008 Saat 12:01 | Kayıtlı IP Alıntı hira

selam muhtar

yazın çok güzel allah razı olsun umudum daha çoğalıyor  hakikat güneş gibi kuran ışığı ile aydınlanıyor gaflete bürünen ey insanlar kuran deniyor başka birşey denmiyor saygılarımla

Yukarı dön Göster hira's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hira
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats