| Gönderen: 10 nisan 2007 Saat 16:42 | Kayıtlı IP
|
|
|
Zina yapan kadının ve erkeğin her birinin derisine yüz vuruş yapın. Allah’a ve ahret gününe inanıyorsanız Allah’ın cezasında acıyacağınız tutmasın. Ve bir bölük inanan o iki kişinin cezasını izlesin (2).
BİR ZİNA SUÇUNA İKİ CEZA
Zina yapanlar için Nûr 2’den bir değil iki ceza çıkarıla gelmiştir:
(1)suçluya yüz vuruş yapıp bedenî acı çektirmek
(2)bunu halkın önünde yapıp suçluyu utandırmak
ZİNANIN CIVIK CEZASI: DAYAK
onların her birinin derisine yüz vuruş yapın
feclidû külle vâhidin minhumâ miete celde
Ne var ki, uygulamada bedenî acı bir türlü ayarlanamaz ve infaz cıvır. Bunun üç nedeni var:
(1)vuruşun Arapça metindeki karşılığı
(2)vuruşların hangi araçla yapılacağı
(3)"Acıyacağınız tutmasın!" uyarısı
Bu konuda gelenekçi yaklaşımı temsilen Mevdudi’nin tefsirine bakalım (Tefhimu’l Kur’an).
Kamçılamanın niteliğiyle ilgili ilk değini, Kuran’ın feclidu emrindedir. Celd, deri anlamındaki "cild"den türemedir. O yüzden tüm dilciler ve yorumcular kamçılamanın etkisinin deriyle sınırlı kalıp alttaki ete geçmeyecek şekilde olması gerektiği anlamını çıkarmışlardır.
Vuruşların etkisi deri sığlığında olup deride kalacak. Bu demektir ki suçlu, acıyı derisinin altında hissettiği an infaz, haddi aşar; infazı yapanlar, acıyı deriyle sınırlayan Allah’a hesap veremez.
Ulema bu sorunu gidermek için vuruşların hangi araçla yapılacağına karar vermeye çalışır. Kamçıyla? Palaskayla? Copla? Ya da daha hafif bir araçla?
Gelenekçi yaklaşımın başka bir temsicisi Hayrettin Karaman 1 Nisan 2007 tarihli Yeni Şafak gazetesindeki köşe yazısında bununla ilgili şu açıklamayı yapıyor:
Bazı alimlere göre sopa semboliktir; vuruşlar, diş temizlemekte kullanılan misvak gibi bir şeyle dahi yapılabilir.
Misvak, diş fırçası... İyi de, Allah madem zina suçlusunun diş fırçasıyla fiskelenmesini istiyor neden "Acıycağnız tutmasın!" desin? Diş fırçasıyla adam dövme cıvıklığı yapılırken dövülene acınsa ne yazar, acınmasa ne yazar?
Mevdudi çareyi vuruş şiddetini ayarlamada arıyor:
Kamçılama da orta şiddette olmalıdır. Hz Ömer kamçıyı vurana, "Kendi koltuk altını göstermeden vur!" derdi. Yani tam bir güçle vurmak için kol alabildiğine kaldırılmaz. (Ahkâm’ü-Kur’an, İbn’ül-Arabî, II:84 ve Ahkâmül-Kuran, el-Cessas, III:332)
Orta şiddette deprem, hafif şiddette deprem ayarlarcasına orta şiddette kamçılama, hafif şiddette kamçılama... Yine de ilerleme var. Yiğidi öldür ama hakkını yeme: diş fırçasıyla evire çevire adam dövmekten biraz daha ciddi bu.
Bu arada Yüce Allah’ın "acıycağnız tutmasın!" uyarısı yine güme gidiyor. Zira infazcı kendi koltuk altını göstermeden, yani kolunu o kadarcık bile kaldırmadan, dirsekten hareketlerle, usul usul, utana utana yüz vuruşu yaparken suçluya acısa ne yazar, acımasa ne yazar?
Mevdudi bir hamle daha yapıp çıkış yolunu bir kerede yapılacak vuruş sayısında arıyor:
Fakihler en az günde yirmi kamçı vurularak kamçılama cezasının uygulanabileceğini belirtmişlerse... de cezanın tümü aynı zamanda uygulanırsa daha iyi olur.
Yüce Allah’ın "Acıycağnız tutmasın!" uyarısına inat, altışar ay arayla bir kerede yirmi vuruş... Daha neler.
Durum bu. En başta belirttiğim gibi "yüz vuruş"tan beklenen bedenî acı bir türlü ayarlanamıyor ve infaz cıvıyor. Oysa zina ciddi bir suç. Cezasının da ciddi olması gerekir.
__________________
|