HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: ALLAH’IN MESAJININ ADI "KELAMULLAH" Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
ibrahimim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 17 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 506
Gönderen: 21 kasim 2006 Saat 14:22 | Kayıtlı IP Alıntı ibrahimim

ALLAH’IN MESAJININ ADI KELAMULLAH


96/1 Yaratan Rabbinin adıyla oku!


Allah’ın takdiri: Allah insanlara kitaplar ve elçiler göndermiştir, elçilere iman etmemizi ve tâbi olmamızı, kitaplara iman etmemizi ve okuyup anlamamızı, elçilerine nasıl tâbi olunacağını, yine elçileri ve mesajı vasıtasıyla bildirmiş, kitabı nasıl okumamız ve anlamamız gerektiğini, yine kitabında bizlere açık açık bildirmiştir.


İnsanın yaptığı:  İnsanlık pek azı müstesna çoğunlukla gönderilen resullere iman etmemiş, onlara haksızlık etmiş, ya öldürmüş yâda öldürmeye kalkışmışlardır. Resullere iman edenlerin bir kısmı veya onlardan sonra gelen nesil, resullerin ölümünden sonra ihtilaf etmeye başlamış, onlara indirilen kitapları ya yanlış okumuşlar, yâda işlerine nasıl geliyorsa öyle anlayıp, ya bozmuşlar yâda pratik hayattan koparıp soyutlayarak, tahrif etmişlerdir.


Gerçekle yüzleşme:    Akla bir yığın soru yumağı geliyor, ya bizler ne durumdayız? Ya iman edip doğru okuyanlardan değilsek? Ya Allah’ın mesajını tahrif edenlerden biri veya tahrif edenlerin destekçileriysek? Ya onca amel, ibadet, uğraş boşuna ve ahretimiz berbatsa?  Öyleyse ne olur halimiz? Bu soruları çoğaltmak yerine, vakit kaybetmeden, henüz can bedende iken, tövbe edip gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Durumumuz konumumuz ne olursa olsun, zengin yada fakir, ünlü yada popüler, nüfuslu yada sıradan, siyasetçi yada politikacı, iyi bir bürokrat veya apoleti fazla bir asker, ne olursak olalım bunlar bize bir ayrıcalık vermediği gibi, hakkımızdaki uhrevi gerçeğide  değiştirmiyor.

Bu hayatımızdan ve hayatımızdaki yaratılmış olanlardan ne varsa, her şeyden, hepsinden daha önemli, hayati öneme sahip değil, uhrevi öneme sahiptir.

Kur’an, Allah kelâmıdır: 


2/Bakara75 Onların size inanacaklarını mı umuyorsunuz? Hâlbuki onların bir kısmı, Allah'ın kelamını/sözünü işitip kavradıktan sonra, bile bile onu değiştirirlerdi.


 9/Tevbe 6 Eğer müşriklerden biri senden güvence dilerse/senin yanına gelmek, sana komşu olmak isterse, ona güvence verip yakınlaşma isteğini kabul et ki, Allah'ın kelamını dinleyebilsin…


48/Fetih 15 Geri bırakılanlar, ganimetleri almak üzere gittiğiniz zaman şöyle diyecekler: "İzin verin, biz de size uyalım!" Onlar Allah'ın kelamını değiştirmek istiyorlar…


Yukarıdaki ayetlerden de anlaşıldığı gibi, Allah (cc) resullerine gönderdiği mesajın adını; “KELAMALLAH” diye adlandırmaktadır.


Allah’ın gönderdiği vahiy, Allah’ın kendi lisanı/sözü/kelamı değil, insanların bir birleriyle kurdukları iletişim araçları neyse, onunla kurduğu irtibatı/kelamıdır, yani mana itibarıyla Allah’ın kelamıdır.


Zaten bu yönüyle de, vahiy bütün diller lisanlar üstüdür, aslolan manadır.


Allah ilk resulden son resule kadar, hep ayrı ayrı dillerde vahiy indirmiş olmasına rağmen, Kuran’da o’resullerden kıssalar aktarırken, arıya, Musa (a.s) ın annesine ve Hz. Meryem’e vahyettiğinden bahsederken, kurduğu irtibatın nasıllığından değil, mana itibariyle neye delalet ettiğinden bahseder. Kuran’daki bu tür kıssalara ve geçmişlerin haberlerine baktığımızda, sanki hepsi kureyiş kabilelerine ait lehçeyle konuşmuşlar ve onların lisanını/dilini kullanıyorlarmış gibi nakletmektedir. 


Bir söylemin hangi harflerden oluştuğunun önemi yok, hangi manaya delalet ettiğinin önemi vardır. Bugün kur’an’ın orijinal hali Arapça harflerden oluşmuştur, çünkü yukarıdan aşağıya ilk muhatap aldığı o’prototip toplumun kullandığı kelamıyla inmiştir, yatay olarak ta orijinalliği öylece korunmuştur.

Şunu da ilave edecek olursak, lafız olarak orijinalliği korunmazsa zaman içerisinde  mânasıda korunamaz hale gelir. 


26/Şuara 192..195 Kesin olan şu ki o, alemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.  Onu Güvenilir Ruh (Cebrail) indirmiştir. Senin kalbine... Uyarıcılardan biri olasın diye. Apaçık Arapça bir dille.


“KELAMALLAH” olduğu iddia edilen bir kitabın/mesajın, Allah’tan olup olmadığını ve kitabın dışında başka vahyin gelmediğini anlamak için, nasıl bir yol izlemeliyiz?


1-Aklımızı kullanarak (akletmek)

2-Gönderilen mesajı inceleyerek ve içeriğine bakarak

3-Gönderilen Resulü izleyerek

4-Fıtrata yatkınlık/uygunluk yönünü düşünerek

5-Fizik kurallarına, bilme ve teknolojik gelişmeye ters olup olmamasına bakarak

1-Aklımızı kullanarak (akletmek)


31/lokman 6 İnsanlar arasında diğerlerini Allah'ın yolundan saptırmak için hiçbir temeli olmayan "Hadis"'e, boş yere bağlananlar var. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.


Uçsuz bucaksız, sınırları belli olmayan, süratli ve sürekli genişleyen, sayılarının ve mahiyetlerinin yalnız Allah tarafından  biline bilecek olan, belki evrenler yada evrenin, galaksilerin, güneş sistemlerinin ve ona ait olan gezegenlerin/dünyaların yaratılıp mili metrik sapma olmadan sevk ve idaresinin kimin hakimiyeti altında olduğunu düşünüp akletmek.


7/Araf185 Onlar göklerin ve yerin hükümranlığının kime ait olduğunu ve Allah'ın yarattığı herşeyi görmüyorlar mı? Ecellerinin onlara yakın olabileceği akıllarına da mı gelmiyor? Onlar bunun dışında başka hangi Hadis'e inanırlar?


Nereden geldiğimizi, yaradılış amacımızın ne olduğunu, bir gün ölümün o soğuk yüzüne yakalanacağımızı ve akabinde ne olacağımızı düşünüp akletmek.


Bir takım insani zafiyetlerle hazırlanmış beşeri ideolojilerinin ne getirip ne sağlayacağının hesabını yapmadan, bize din diye teklif edilen şirk düzenlerinin nasıl bir şey olduğunu anlamadan şirk içinde yaşamamak için,uyanarak düşünüp akletmek.  


12/Yusuf 111 Onların tarihinde, bilinç sahipleri için bir ders vardır. Bu, uydurma bir hadis değil; fakat kendisinden öncekilerin doğrulayıcısı, her şeyin detaylı açıklaması ve inananlar için bir hidayet ve Rahmettir.


Önceden gönderilen resullerin mücadelelerini, onlara gelen vahyi inceleyip bakmak geçmişi/tarihi irdelemek olup biteni tahlil edip geleceğe düşünüp akletmek.


6/Enam 114..116  Allah, size Kitabı açıklanmış olarak indirmiş iken O'ndan başka bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, O Kur'an’ın, gerçekten Rabbin tarafından indirilmiş olduğunu bilirler, hiç kuşkulananlardan olma! Rabbinin sözü hem doğruluk, hem de adâlet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek hiç kimse yoktur. O, işitendir, bilendir. Yeryüzünde bulunanların çoğuna uyarsan, seni Allah'ın yolundan saptırırlar.Onlar sadece zanna uyuyorlar ve onlar sadece saçmalıyorlar.”


2/Bakara 164 Göklerin ve yerin yaratılışında, gecenin ve gündüzün birbiriyleyer değiştirmesinde, insanların yararı için okyanusta akıp giden gemilerde, Allah'ın gökten su indirip ölümünden sonra yeryüzünü diriltmesinde ve orada yaydığı her çeşit canlıda, rüzgarları ve gök ile yer arasında hazır bekleyen bulutları evirip çevirmesinde aklını kullanan bir toplum için elbette ayetler (dersler ve kanıtlar) vardır.


Bir ateş topunu güneşin yörüngesine oturtup, bir emirle vazifesini belleterek yerine getirtip atmosferini oluşturan, sonra bulutları toplatan ve yıllarca  yağmurları yağdıran, ateşi söndürüp okyanusların oluşuna meydan veren ve o masmavi gezegeni ortaya çıkaran, milyarlarca yıl hiç şaşırmadan döndüren, bu dönme sonucu gece gündüz ve mevsimlerin oluşuna neden olan, akabinde yaşam koşullarını oluşturan,derken canlı organizmaların oluşumunu başlatan ve her türlü canlıyı yayıp büyütenin besleyenin neyin olduğunu düşünüp akletmek.


10/Yunus 99..101 Eğer Rabbin dileseydi, yeryüzündeki insanların hepsi toptan iman ederdi. Hal böyle iken, mümin olmaları için insanları sen mi zorlayacaksın! Allah'ın izni olmadıkça hiç kimse iman edemez. Allah, pisliği, aklını kullanmayanlar üzerine bırakır.  De ki: "Göklerde ve yerde neler var/neler oluyor, bir bakın! O ayetler ve uyarılar iman etmeyen bir toplumun hiçbir işine yaramaz.


2-Gönderilen mesajı inceleyerek ve içeriğine bakarak


53/Necm 1..5  Düşerken yıldızlara andolsun. Arkadaşınız (Muhammed) ne sapmıştır, ne de azmıştır. Ne de kendi kişisel arzusundan konuşmaktadır. O (Kuran) ancak ve ancak bildirilen bir vahiydir.  Onu, büyük güce sahip olan öğretmiştir.


4/Nisa 82 Kuran'ı incelemiyorlar mı? Allah'tan başkasının olsaydı onda birçok çelişki bulacaklardı. Kûr'an'ı düşünmezler mi? Ve eğer Allah Teâlâ'dan başkası ta-rafından olsa idi elbette birçok ihtilâf bulurlardı.


Kur’an, Levhi mahvuz’dan Cebraili emin tarafından resule, ondanda insanlığa Allah’ın kontrolünde nazil olmuştur. Şimdi Kuran’ın nereden geldiğini, kimin getirdiğini ve kime getirdiğini, başı sonu belli, kayıt altına alınarak, korunmasıyla ilgilide Allah’ın garantisi altında, bizden öncekilerle bizlere ulaştırılmıştır ve bizden sonrakilerede aynı şekilde ulaşacaktır.


Peki kuran dışı vahiyden bahsedenlere soruyorum? Söz konusu vahiy nereden, kim, kime, getirmiş ve Allah’tan bir buhranı varmı? nerede bahsi geçiyor. Neden kayıt altına alınmamış? alınmışsa nerede? Başı sonu bellimi? Allah’ın koruması altında mı? Allah aşkına Lütfen bizlere bildirsinler kim bilir söylediklerinde haklıysalar? biz ondan sorumluyuz!. Maalesef koca bir balon böyle hakikat iğnesini batırınca patlayıp kayboluyor. İşte ey insanlar! bizden önceki muvahidler, ben ve benim gibilerin kanaati odur ki, Kur’an Allah’ın gönderdiği biricik ve tek vahiydir. Onun dışında (kuran’dan önceki kitaplar hariç) vahiy yoktur. 


Mesajın içeriğinde tek bir ilaha iman edilmesi, yalnız ona kulluk edilmesi ve duanın/yardımın sadece ondan dilenmesi gerektiği emredilirken, yeryüzünde adaletin, iyiliğin, yardımlaşmanın ve paylaşmanın tesis edilmesi emredilmiş, münker, habis, haksızlık, adaletsizlik ve çirkin işleri yasaklanarak, ahlaki ilkelere vurgu yapılmıştır. Bu ahlaki ilkelerin ayakta ve dinamik kalması içinde ibadet emredilmiştir. Gerek bu yönüyle gerek çelişkisiz oluşuyla bu kitabın Allah’tan olduğuna şüphe edenlere de diyecek bir şey bulamıyorum.


18/Kehf 1 Hamd Allah olsun ki, kulunun üzerine kitabı indirdi ve ona hiçbir eğrilik koymadı.


39/Zumer 28 Bir eğriliği olmayan Arapça bir Kûr'an ki, belki sakınırlar.

39/Zumer 23,24 Allah, “Hadisi”'in en güzelini, birbirine benzer, ikişerli bir Kitap halinde indirdi. Rablerinden korkanların, ondan derileri ürperir, sonra derileri ve kalpleri Allah'ın zikrine yumuşar. İşte bu (Kitap) Allah'ın rehberidir. Dilediğini bununla doğru yola iletir. Ama Allah, kimi sapıklığında bırakırsa artık ona yol gösteren olmaz. Kıyâmet günü, yüzüyle o en kötü azâp tan korunmağa çalışan (ile güven içinde bulunan bir olur) mu? (O gün) Zâlimlere: "Kazandığınız(ın tadın)ı tadın!" denmiştir. İşte şunlar, Allah'ın âyetleridir, onları sana gerçek ile okuyoruz.

3-Gönderilen Resulü izleyerek


21/Enbiya 107 Ve biz seni ancak alemlere bir rahmet olarak gönderdik.

33/Ahzab 21 Ey inananlar! And olsun ki, sizin için, Allah'a ve ahiret gününe kavuşmayı umanlar ve Allah'ı çok anan kimseler için Resulullah en güzel örnektir.


Eğer bu kitap/Kur’an resul (a.s) tarafından uydurulmuş bir şey olmuş olsaydı;

A)      Herkesten daha samimiyetsiz olurdu, çünkü bu davanın yalan olduğunu en iyi o’bilir. Bu işin başında neyi hedefe koymuşsa, hangi amaçla başlamışsa, yolu oraya kadardır. Hedefine varınca bu davadan sıyrılır ve keyfini çıkarırdı.

B)       Zaman zaman kendisine yapılan cazip tekliflere (kadın, para, makam, saltanat vb.. şeylere) hayır demez, üstüne hiç tereddüt etmeden balıklama atlardı.

C)       Herkesin derdiyle dertlenmez, sıkıntılarıyla ilgilenmez, ölümü göze almaz ve savaşlara girmezdi. Dünyadaki hiçbir nimet, hiçbir insanı böylesi bir davaya böylesine sahiplendiremezdi. Ancak ve ancak, alemleri yaratan Allah sevgisi ve korkusu, cennet nimeti böle bir işe kalkışmasına neden olabilirdi.

D)      Risaletin devamını ve kitabın tamamlanmasını nereden bilebilirdi, ömrü daha kısa yada çok uzun olabilirdi, Kırk yaşında değilde, otuz yaşında böylesi bir işe kalkışabilirdi, çünkü insan gençken daha cahil ve cesur olur.

E)       Ümmi olduğu halde geçmiş kavimlerden, kıssalardan, resullerin isimlerinden ve hikayelerinden bahsedemezdi. Oysa önceki kitaplarda bahsi geçen tarihten alıntılar yapmaktadır.


7/Araf 158 De ki: "Ey halk, ben, hepiniz için, göklerin ve yerin egemenliğine sahip olan Allah'ın elçisiyim. O'ndan başka tanrı yok. Diriltir, öldürür." Allah'a ve ümmi olan elçisine inanın, nitekim o da Allah'a ve sözlerine inanmaktadır. Ona uyun ki doğruyu bulasınız.


Ha Birde şuna temas etmeden geçemeyeceğim. Ümmi kelimesinin manası ((okuma yazma bilmeyen)) değil, önceden gönderilmiş kitaplardan (Tevrat, Zebur ve İncil’den) haberi olmayan demektir.


4-Fıtrata yatkınlık/uygunluk yönünü düşünerek


7/Araf 172, Ve senin Rabbin, her ne zaman Âdemoğullarının sulblerinden onların soylarını çıkaracak olsa, onları kendileri hakkında tanıklık etmeye çağırır: "Ben sizin Rabbiniz değil miyim?" Onlar, cevaben: "Elbette!" derler, "Buna tanıklık ederiz!" (Bunu, böylece hatırlatıyoruz ki) Kıyamet Gününde, "Doğrusu, bizim bundan haberimiz yoktu" demeyesiniz.


Bu sanıldığı gibi ((ruhlar aleminde Allah’ın ruhlarımızı toplayıp söz aldığı)) bir hadise değildir. Zaten kur’an ruh kavramını insanın canı şeklinde (insanın yaratılırken bedenine giren öldüğünde bedenini terk eden) bir şey olarak değil, vahiy, vahyi getiren melek, bilgi, anlamında ifadelendirmiştir.

Yukarıdaki ayeti kerimede işlenen konu, insanın hamurunda/yaratılışında yani fıtratında Allah’ı rab olarak tanıma özelliği olduğunu beyan etmektedir.


Zaten temelde bütün mahlukat yaratıcısını biliyor, tanıyor, isteyerek ve severek itaat ediyor. İnsanında ihtiyarı/iradesi ne bırakılanların dışındaki (organlarının faaliyeti, duygularının tepkisi, yorulması acıkması vb..) her şeyi insan istemese de Allah’a itaat etmektedir.


41/Fussilet 11 Sonra duman halindeki göğe yönelerek ona ve yere, "İsteyerek veya istemeyerek gelin," dedi. Onlar da, "İsteyerek geldik," dediler.


Rad15 Göklerde ve yerde olan herkes ister istemez Allah'a secde eder. Gölgeleri de sabah akşam.


3/Ali-imran 83 Allah'ın dininden başkasını mı arıyorlar? Oysa göklerde ve yerde ne varsa ister istemez O'na teslim olmuştur ve hepsi O'na döndürülecektir.


Rahatlıkla şunu anlıyoruz ki, insan yaradılışı itibarıyla kendinden üstün bir güce sığınma ihtiyacı duyar. İnsan fıtratından gelen bu çağrıya/sese kulak verirse doğruyu bulmadaki ilk adımı atmış olur, çünkü insanın vicdanı hep doğruyu telkin eder, işte “kıyamet gününde doğrusu, bizim bundan (hamurumuzdaki Allah’ı rab olarak tanıma özelliği ve vicdanımızın doğru telkinlerinden) haberimiz yoktu" demeyesiniz” ifadesi yerini buluyor.


5-Fizik kurallarına, bilme ve teknolojik gelişmeye ters olup olmamasına bakarak


13/Rad 12 Korku ve ümide düşürmek için size şimşeği gösteren, yağmurla yüklü bulutları meydana getiren O'dur.


7/Araf 57 Rahmetinin önünde, müjdeci olarak rüzgarları gönderen Allah'tır. Rüzgarlar, yağmur yüklü bulutları taşıdığında, onu ölü bir memlekete gönderir, su indirir ve onunla her türlü ürünü yetiştiririz; ölüleri de bunun gibi diriltip, çıkarırız; belki bundan ibret alırsınız.


Eğer bu kitap bir beşer kelamı olsaydı, fizik kurallarına ters bir yığın şey bulurduk. Zaten resulullah (a.s) a atfedilen içinde bir yığın uydurma dolu olan hadis kitaplarında (ki onlar kur’an dan daha yakın bir tarihte ortaya çıkmış olmasına rağmen) fizik kurallarına ters ve kendi kendine çelişen saçmalıklarla doludur.


Aşağıda birkaç tane saçma örnek vereceğim.


>> hadis kritiği Cemal AKTAŞ

"Peygamber (a.s) : "Biliyor musunuz, sema ile arz arasındaki uzaklık ne kadardır?" diye sordu. "Hayır, vallahi bilmiyoruz!"diye cevapladılar. "Öyleyse bilin, ikisi arasındaki uzaklık ya yetmiş bir, ya yetmiş iki veya yetmiş uç senedir. Onun üstündeki sema (nın uzaklığıda) böyledir." Resulullah (a.s) yedi semayı sayarak her biri arasında bu şekilde uzaklık bulunduğunu söyledi. Sonra ilave etti: "Yedinci semanın ötesinde bir deniz var. Bunun üst sathi ile dibi arasında iki sema arasındaki mesafe kadar mesafe var. Bunun da gerisinde sekiz adet yabani keçi (suretinde melek) var. Bunların sınnakları ile dizleri arasında iki sema arasındaki mesafe gibi uzaklık var, sonra bunların sırtlarının gerisinde Arş var, Arş'ın da alt kısmı ile üst kısmı arasında iki sema arasındaki uzaklık kadar mesafe var. Allah, bütün bunların fevkindedir." Tirmizi, Tefsir, Hakka, (3317) ; Ebu Davud, Sunnet 19, (4723) ; İbnu Mace, Mukaddime 13, (193).


"İmam Malik'in bir rivayetinde (Resulullah'ın şöyle buyurduğu rivayet edilmiştir) : "Cehennem, Rabbine (ey Rabbim! bir kısmım, diğer bir kısmımı yiyor diye) şikayet etti. Bunun üzerine Rab Teala ona yılda iki kere teneffüs etmesine izin verdi: Kışta bir nefes, yazda bir nefes. (iste, hararetten en şiddetli hissedilen ve soğuktan en şiddetli hissedilen şey bu soluklardır)." Buhari, Mevakit 8; Muvatta, Vukut 27, (1, 15). 

el-Hudri radiyallahu anh anlatıyor: "Resûlullah (a.s) buyurdular ki: "Kıyamet günü arz, tek bir çörek olacak. Cebbâr (olan Allah Teâla hazretleri), onu, cennetliklere azık olarak elinde çevirecektir, tıpkı sizin sefer sırasında çöreğinizi çevirdiğiniz gibi Buhari, Rikak 44; Müslim, Münafikûn 30, (2792). "Dünya baliğin üzerindedir. Balık başını sallayınca dünyada depremler olur." (Ibn-i Kesri, 2:29,68/1 ayetlerinin tefsiri) 

                                                                                                              hadis kritiği Cemal AKTAŞ <<

Resulullah (a.s) ı bu tür saçmalıklardan tenzih ederiz. İşte beşerin uydurmasında böyle, zamanla bilimsel çalışmalar hız kazanınca, teknoloji geliştikçe, saçmalığı gün gibi ortaya çıkıyor, çünkü insan yarının ne getireceğini tahmin edip bilemez. Kur’an da Allah kelamı olmamış olsaydı, zamanla bilime, teknolojiye ve fizik kurallarına ters şeyler ortaya çıkacaktı. Oysa Kuran’ı inceledikçe nekadar mükemmel bir kitap olduğunu, bunu bir insanın yada insanların bir araya gelseler bile böyle bir kitabın bir benzerini bile ortaya koyamayacaklarını kur’an okuyan herkes bilir.  


24/Nur 42,43,44 Göklerin ve yerin hükümranlığı Allah'ındır. Dönüş Allah'adır.


Bilmez mısınız ki, Allah bulutları sürer, sonra onları bir araya getirir; üst üste yığar, sen de onların arasından yağmur yağdığını görürsün. Gökten içinde dolu bulunan dağlar gibi bulutlar indirir, dilediğini ona uğratır, dilediğinden de uzak tutar. Bu bulutların şimşeğinin parıltısı nerdeyse gözleri alır!. Allah geceyi gündüze, gündüzü geceye çevirir. Doğrusu, görebilenler için bunda ibretler vardır.


41/Fussulet 37 Gece ve gündüz, Güneş ve Ay onun ayetlerindendir. Eğer Allah'a kulluk ediyorsanız, Güneş'e, Ay'a secde etmeyin; onları yaratan Allah'a secde edin!

 

 Herkese saygılar sunuyorum.




__________________
Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allâh büyük lutuf sâhibidir
Yukarı dön Göster ibrahimim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ibrahimim
 
erdem36
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 15 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 9
Gönderen: 23 kasim 2006 Saat 01:15 | Kayıtlı IP Alıntı erdem36

s.a Kardeş yüreğinesağlık gerçekten güzel bir çalışma yapmışsın gerçekten  Allah bizlere anlamamız amel etmemiz için bir mesej göndrrmiş  ama malesef bizlere o mesejın kelamullahın içeriğini anlamını değil sadece arap harflerle yazılışına ve arapca okunuşuna önem verdirmişler.arapça harflere saygı gösttermekten kuranın   içeriğinianlayamamışız,  Allalh sizlerden razı olsun bizlleri aydınlattınızda kuranı okuduk  baktıki  ön yargısız kuranı okuduğun zaman  anlaşılıyormuşuz.

  Biz onu Arapça bir Kur'ân olarak indirdik ki anlayasınız.yusuf 2   Hakaza peygamberide aynışekilde  kuranın dışında okadar söz fil davranış atvetmişlerki peygambern geliş amacını bile anlayamamışız .öyle bir peygamber potresi çizmişlerki anlamak mümkün değil.oysa allah kuranda  peygamberin vazifesi kuranı açıklasın diye göndermiş.  inşallah yazılarınızın devamını bekliyoruz.vahiyle kalın  

Yukarı dön Göster erdem36's Profil Diğer Mesajlarını Ara: erdem36
 
prenses
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 24 kasim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 21
Gönderen: 24 kasim 2006 Saat 03:24 | Kayıtlı IP Alıntı prenses

selamun aleyküm.gerçekten okurken ne kadar etkilendiğimi anlatamam.okadar doğruki inşalla biçok farkında lmyan müslüman arkadaşlar okuyup bu bilgilerden fadalanıp artık gerçekleri görme aşamasında ikna olurlar.yazınızı okurken şu soruyu sormadan edemedim:kuranın kendine has dili vardır diyorsunuz.o zamanki toplumun dilinden örfüne adetine ve yaşam tarzına hitaben o arapça kullanılmış ve bu zamana kadar bozulmadan gelmiştir.fakat bugün baktığımızda günümüz arapçassı çok aşıma uğrayıp farklılaşmıştır.mealini çevirirken nasıl bozuma uğramamıştır? vereceğiniz cevap için şimdiden çok teşekkürler.yüreğinden gelip kalemine dökülen düşüncelerine sağlık.yazılrınızın devamını büyük bir sabırsızlıkla bekleyeceğim.selamun aleyküm

 

 



__________________
ttp://ibadetleriniz olmasa Allah sizin neyinize değer versin!!!
Yukarı dön Göster prenses's Profil Diğer Mesajlarını Ara: prenses
 
ehlisunnet
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 25 kasim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 46
Gönderen: 03 aralik 2006 Saat 09:35 | Kayıtlı IP Alıntı ehlisunnet

ALLAH EN DOĞRUSUNU BİLENDİR

 

Bismillahirrahmanhirrahim

 

Sevgili Din Kardeşim,

 

Öncelikle bu yazınızdan akla gelen soru işaretlerini paylaşmak , yalnızca doğruya ulaşmak gayret ve hedefi ile nefsi düşüncelerimi bir kenara bırakmaya çalışmakla yazınıza cevap vermek istedim.

 

Yazınızda Diyorsunuzki ;

 

Allah’ın takdiri: Allah insanlara kitaplar ve elçiler göndermiştir, elçilere iman etmemizi ve tâbi olmamızı, kitaplara iman etmemizi ve okuyup anlamamızı, elçilerine nasıl tâbi olunacağını, yine elçileri ve mesajı vasıtasıyla bildirmiş, kitabı nasıl okumamız ve anlamamız gerektiğini, yine kitabında bizlere açık açık bildirmiştir.

 

        Bu açıklamada anlatılmak istenen gayet açıktır ve bu görüşte hemfikiriz.

 

İnsanın yaptığı:  İnsanlık pek azı müstesna çoğunlukla gönderilen resullere iman etmemiş, onlara haksızlık etmiş, ya öldürmüş yâda öldürmeye kalkışmışlardır. Resullere iman edenlerin bir kısmı veya onlardan sonra gelen nesil, resullerin ölümünden sonra ihtilaf etmeye başlamış, onlara indirilen kitapları ya yanlış okumuşlar, yâda işlerine nasıl geliyorsa öyle anlayıp, ya bozmuşlar yâda pratik hayattan koparıp soyutlayarak, tahrif etmişlerdir.

 

         Bu açıklamalarda zaman farklarını aynı zaman içinde oluşum gibi görünmesini sağlamışsınız. Yani resullere tabi olanlarda vardır inkar edenlerde var. Günümüzde de aynı şekilde devam etmektedir. Hatta daha kötüsü ; ateistler bile vardır.

        Yüce Allah Kuran dan öncede gönderdiği kitaplar vardı. Bu kitaplar kuranda belirtildiği gibi ve sizinde tastik ettiğiniz gibi bozulmuş  veya çıkarlarına uydurmuşlardır.

        Bunu nasıl yapmışlardır?

                 Yüce Allah burada insanı imtihana tutmuş ve insanoğlu yine Rabbinin yardımı olmadan bişey yapamayacağını anlamıştır. Allah’u teala bu işten de bir şeyleri murat etmiştir. Yani bu insanların Bu kitapları bozmasına müsaade eden de ALLAH’tır. Fakat yapan İnsandır.

       

Gerçekle yüzleşme:    Akla bir yığın soru yumağı geliyor, ya bizler ne durumdayız? Ya iman edip doğru okuyanlardan değilsek? Ya Allah’ın mesajını tahrif edenlerden biri veya tahrif edenlerin destekçileriysek? Ya onca amel, ibadet, uğraş boşuna ve ahretimiz berbatsa?  Öyleyse ne olur halimiz? Bu soruları çoğaltmak yerine, vakit kaybetmeden, henüz can bedende iken, tövbe edip gerçeklerle yüzleşmeliyiz. Durumumuz konumumuz ne olursa olsun, zengin yada fakir, ünlü yada popüler, nüfuslu yada sıradan, siyasetçi yada politikacı, iyi bir bürokrat veya apoleti fazla bir asker, ne olursak olalım bunlar bize bir ayrıcalık vermediği gibi, hakkımızdaki uhrevi gerçeğide  değiştirmiyor.

Bu hayatımızdan ve hayatımızdaki yaratılmış olanlardan ne varsa, her şeyden, hepsinden daha önemli, hayati öneme sahip değil, uhrevi öneme sahiptir.

Kur’an, Allah kelâmıdır: 

 

         Şimdi Yukarıda aktara geldiğiniz 2 maddelik yazıda akla soru yumağı falan gelmiyor. Zaten 1madde herkes tarafından kabul edilen zaten edilmezse müslüman  olmaktan uzak kalan biri olur. İkinci madde de anlattığınız gibi peygamberleri öldürmek istemişler ve hadiseler olmuş bunlarlada ilgili pek bir sorun yok sadece ben birkaç ekleme yaptım ve tasdiklemiş olduğumu bildirmiş oldum.

 

        Yumak Dediğiniz Sorulara Cevaplar;

 

        Öncelikle insan kendi aklı ve yaşadığı gördüğü okuduğu ve bildiği kadarıyla yani kısaca yaşantısında olduğu kadarıyla hesaba çekilecektir. Zengine malının neden zekatını vermedin diye sorulurken , fakire aynı soru sorulmayacaktır.

        İnsan bir şeyi yaparken dini tahrif mi ediyor yoksa ihya mı etmeye çalışıyor bunu bilir. Yani ben dine düşmansam hedefim onu tahrif etmekse bunu bilirim. Eğer böyle bir niyetimiz yoksa korkmanın manası yoktur. Allaha böyle olanlardan olmadığımız için şükür etmeliyiz.

        Her şeyden önce Allah’ımız hiç kimsenin yaptığı hardal tanesi kadar bir iyiliği bile heba etmeyeceğini kuranı kerim de bildiriyor.

 

        Biz, kıyamet günü için adalet terazileri kurarız. Artık kimseye, hiçbir şekilde haksızlık edilmez. (Yapılan iş,) bir hardal tanesi kadar dahi olsa, onu (adalet terazisine) getiririz. Hesap gören olarak biz (herkese) yeteriz (Enbiya 47)

 

         Bunun için benim düşüncem her kim olursa olsun hedefi Allahın kendinden razı olmasını istemek ise  merhametlilerin en merhametlisi olan Allah ona hem doğru yolu gösterir hem de onun yapmış olduğu hayırları boşa çıkarmaz. Yani din kardeşim sen ibadetlerinde sahih ol , gerçekten Allahın razı olacağı gibi kul olmak istiyorum de kalben , Allah doğru yolu gösterecektir. İnşallah.

 

 

>>>>>>> Buraya kadar olan kısımda itikadi yönden ayrı düştüğümüz herhangi bir nokta yok. Şimdi aşağıdaki bildirmiş ve mealini vermiş olduğunuz ayeti inceleyelim.

 

        31/lokman 6 İnsanlar arasında diğerlerini Allah'ın yolundan saptırmak için hiçbir temeli olmayan "Hadis"'e, boş yere bağlananlar var. İşte alçaltıcı azap bunlar içindir.

        Sevgili din kardeşim, en başta belirttiğim gibi bir anlatım yaparken nefis savaşı vermemek gerekir. Bu ayeti mealen lanse ettiğinizde siz anlamış olabilirsiniz fakat araştırma gereği duymayan bir kardeşimiz bu ayeti okuyunca HADİS diye tabir ettiğiniz ki akla peygamber efendimizin hadis i şerifi gelecektir , bunların boş bir laf olduğu (haşa) bunlara bağlananlarında cehennemlik olduğu anlaşılmaktadır.

 

        TEZAT – 1 --- Şimdi aklına gelen soru yumaklarını gidermek yerine iyice karmaşalığa meydan vermiş olmuyor musunuz?

 

        Bakın eğer bu ayet meali böyle olursa ben ne anlam çıkaracağım size;

 

        Yüce Allah islamiyeti resulu vasıtası ile yeryüzüne yaymış duymayan kimse bırakmamıştır. Bunları yaparken yeri gelmiş 100 kişilik başında resulu olan ordu ,300 kişilik müşriklerle savaşmıştır. Ve galip gelmiştir. Bunları yaparken bazı savaşlarında Allah resulunu melekleriyle desteklemiştir.

        Allah islamın yayılmasını resulu aracılığı ile sağlamış ama NE TEZAT Kİ Allah resul unude devreden çıkarıp onun hadislerine uyanlar cehenneme gidecek diyor.

 

        ** Şayet burada ifade etmek istediğiniz hadis manasında olup boş sözler anlamını taşıyan kelime manası ise bunu belirtmelisiniz. Belirtmez iseniz bunu okuyanın yanlış anlamasından da mesul olacağınızı bildirmek isterim.

 

        Ayetin açıklaması ve kelime manası aşağıdaki gibidir.;

 

        31/6 İnsanlardan öyleleri vardır ki , bilgisizce Allah ‘ın yolundan saptırmak ve onu bir eğlence konusu edinmek için sözün boş ve amaçsız olanını satın alırlar. İşte onlar için aşağılatıcı bir azab vardır.

 

                 Sizin boş ve amaçsız meali ni hadis diye çeviri yapmanız baya bir düşündürücü ?

                 Kuran da levhe’l-Hadis diye geçmekte olan bu kelime ; İstek ve tutkuları kışkırtan ,oyalayan , Allah’a itaatten uzaklaştıran, boş, gereksiz, yararsız, anlamdan ve amaçtan yoksun söz anlamına gelmektedir tam karşılığı ve anlamı budur.

 

                 Ayetin nuzül sebebi ;

 

        Nadr b.Haris ticaretle İran’a gidiyor. Acemlerin hikayelerini , efsane kitaplarını getiriyor ve bunları kureyş’e okuyarak “ Muhammet , size Ad ve Semut hikayelerini söylüyor gelin ben size Rüstem’in i İsfendiyar’ın , Kisraların hikayelerini anlatayım.” Diyor. Bu şekilde bir çoklarının kuran dinlemesine engel oluyordu. Ayet bu çoğul olan şahıslara nisbeten inmiştir.

 

        7/Araf185 Onlar göklerin ve yerin hükümranlığının kime ait olduğunu ve Allah'ın yarattığı herşeyi görmüyorlar mı? Ecellerinin onlara yakın olabileceği akıllarına da mı gelmiyor? Onlar bunun dışında başka hangi Hadis'e inanırlar?

 

 

Yazılarınızı okumaya devam ettiğimde yukarıda yenilenen 7/185 ayetini gördüyorum.

 

Ayeti okurken inanın kanım dondu.

Sevgili din kardeşim bu ayeti bu şekle nasıl çevirebiliyorsunuz? Amaç ve gayenizin bir ayeti kendinizce yorumlama serbestliği tanıması beni olanca düşündürüyor. Hemen akabinde aklıma şu ayet geldi.;

 

…………….Allah'ın kelâmını işitirler de iyice anladıktan sonra, bile bile onu tahrif ederlerdi. 2/75

 

        7/185 Ayetin Açıklaması

 

Allah’u teala bu ayette kullarına düşünmelerini hatırlatmaktadır.

Nitekim , Göklerin ve yerin memleketini yaratan ve yöneten hayret verici rablık ve saltanat gücüne bakmazlar mı?. Allah’ın yarattığı herhangi bir şeye bir kere olsun hiç bakmadılar mı? Bakıp ta bunun ne büyük bir kudret olduğunu , bütün varlıkları ve her şeyi yaratan , ayakta tutan ve yöneten Allah ın kudretinin ne büyük bir kudret olduğunu düşünmezler mi? Olabilir ki kendilerinin ecelleri yaklaşmıştır. Başlarına kıyamet kopmak üzeredir. Artık bundan “ bu ayetleri de inkar ettikten veya ecelden” sonra, hangi söze inanacaklar?

 

        Görüyoruz ki Allah diyor ki ; Ey ayetlerimizi inkar edenler (bakın ayetleri inkar edenlerden bahsediliyor , onlara imanlarının kuvvetlenmesi için Allah , yeryüzüne bakın , akıp giden sistematik bir düzen var onu kim yapıyor diye kullarını uyandırıyor. ) Peki ölüm gerçeğine demi inanmıyorsunuz, belki çok yakındır size ölüm. Her an ölebilirsiniz!

Artık bunlarla anlamayan kullarına Allah , artık hangi söze inanacaklar ki buyuruyor.

 

 

        Şimdi kardeşim sen bu ayetin manasındanmı yazılışındanmı Allah aşkına nereden çıkardın hadis’e  inanırlar cümlesini?

 

        Hadis diye nitelendirdiğin, sözler anlamını taşıyorsa burada da senin bu yazında hiçbir samimiyet göremiyorum. Çünkü bende yanlış yolda olabilirim sende, o zaman birbirimizi kandırmamalıyız. İçi zehirle dolu bir helva yedirme bize. Dıştan güzel görünen ama tadınca öleceğimiz yiyeceklerden olmasın. Nefsimizi bir kenara bırakıp idolojilerimizi baskın hale getirmeyelim. Allah rızasına hizmet edelim.

 

 

Yazmışsınki ;

 

Kur’an, Levhi mahvuz’dan Cebraili emin tarafından resule, ondanda insanlığa Allah’ın kontrolünde nazil olmuştur. Şimdi Kuran’ın nereden geldiğini, kimin getirdiğini ve kime getirdiğini, başı sonu belli, kayıt altına alınarak, korunmasıyla ilgilide Allah’ın garantisi altında, bizden öncekilerle bizlere ulaştırılmıştır ve bizden sonrakilerede aynı şekilde ulaşacaktır.


Peki kuran dışı vahiyden bahsedenlere soruyorum? Söz konusu vahiy nereden, kim, kime, getirmiş ve Allah’tan bir buhranı varmı? nerede bahsi geçiyor. Neden kayıt altına alınmamış? alınmışsa nerede? Başı sonu bellimi? Allah’ın koruması altında mı? Allah aşkına Lütfen bizlere bildirsinler kim bilir söylediklerinde haklıysalar? biz ondan sorumluyuz!. Maalesef koca bir balon böyle hakikat iğnesini batırınca patlayıp kayboluyor. İşte ey insanlar! bizden önceki muvahidler, ben ve benim gibilerin kanaati odur ki, Kur’an Allah’ın gönderdiği biricik ve tek vahiydir. Onun dışında (kuran’dan önceki kitaplar hariç) vahiy yoktur. 

 

 

       Şimdi anlıyorum ki konuyu nereye getirmek istediğinizi;

Yukarıdaki kuranın levhi mahvuz’dan Cebrail vasıtası ile resule indirildiği konusuna aynen şek ve şüphe olmadan katılıyorum.

 

        Kuran dışı vahiyden bahsediyorsunuz? Bu konuyu bir daha fırsat bulabilirseniz açmanızı isteyeceğim. Genelde yazılarınızda fikirlerinizi empoze etmek çabası sezdiğimden bu yazınızı tam şekilde anlamadan cevaplamak yanlış olacağı kanaatindeyim. Velev ki kuran dışı bir vahiy ehli sünnet ve cemaatinin iddiası değildir.

 

Vahiy ile ilgili şunları da eklemekte fayda görüyorum.

 

        Şimdi vahiy sahibi Allah, Vahiy yapacak zat kendi seçtiği ve karar verdiği bizimde peygamberimiz. Bize ne oluyor ki Allah’ın işine karışalım , Allah istediği kişiye vahiy eder. EDEMEZMİ? Fakat sizin kesin konuşmalarınız hakikaten ürkütücü. Allah’a sınır mı koyacağız? Allah ister ise istediği kuluna vahiy eder.

 

        42/51 kendisiyle Allah’ın konuşması , bir beşer için olacak şey değildir;ancak bir vahiy ile ya da perde arkasından veya bir elçi gönderip kendi izni ile dilediğine vahyetmesi durumu başka.Gerçekten O , yüce olandır, hüküm ve hikmet sahibidir.

 

 

        42/35 Ayetlerimiz hakkında mücadele edenler, kendileri için hiçbir kaçacak yer olmadığını bilip öğrensinler.

 

Mesajın içeriğinde tek bir ilaha iman edilmesi, yalnız ona kulluk edilmesi ve duanın/yardımın sadece ondan dilenmesi gerektiği emredilirken, yeryüzünde adaletin, iyiliğin, yardımlaşmanın ve paylaşmanın tesis edilmesi emredilmiş, münker, habis, haksızlık, adaletsizlik ve çirkin işleri yasaklanarak, ahlaki ilkelere vurgu yapılmıştır. Bu ahlaki ilkelerin ayakta ve dinamik kalması içinde ibadet emredilmiştir. Gerek bu yönüyle gerek çelişkisiz oluşuyla bu kitabın Allah’tan olduğuna şüphe edenlere de diyecek bir şey bulamıyorum.

 

 

        TEZAT – 2 ---    Yukarıda ki mesajınızda gayet güzel açıklama yapılmış. Fakat  Peki kuran dışı vahiyden bahsedenlere soruyorum? Cümlesi ile başlayan yazı o kadar şüpheci bir yaklaşım sergiliyor ki kendi inandığınız bir değeri kendiniz karşıdaki okura soru işaretini bıraktırıyor?

        Bakınız üstü kapalı ve bazı yerleri süslü cümle ve kelimelerden anladığım ,sünnet diye bize bildirilen şeylerin nereden geldiği kayıt altında olmadığı ben görmeden inanmam edasını sergilemektedir. Bu zamana kadar yetişmiş alimler , İslam ulemaları hep yanılmış hepsi şirk içinde hepsi cehennem demi? Allah bu kadar anlaşılması zor bir din mi göndermişte bu zamana kadar hayatlarını medreselerde ilim ve tahsile adamış  insanlar çözememiş. Siz mi çözeceksiniz? Çözülecek ne var ? Tartışılacak ne var ki?

 

Allah Yahudilere bir inek boğazlamasını emret tide onlar bunu az daha yapmayacaktı. Yapmak istemedikleri içinde inek nasıl olsun ?, rengi ne olsun ? gibi kendilerinden istenmeyen  sorular sordular. Halbuki Allah onlara bir inek kesin dedi? Onlar ne Yaptı , Yok rengi ne , nasıl bişi olsun , semiz mi olsun , çifte koşulmuş mu olsun gibi dengesiz ve üstlerine düşmeyen soruları sordukça Allah ta onlara cevaben bildirmiş ve ineğin seçilmesi de haliyle zorlaşmıştır. Yani israiloğulları Allah’ın emriyle sorgu yağmuruna girmeden oradan herhangi bir ineği kesmiş olsalardı bu sorunlar olmayacaktı.

 

Şimdi sevgili kardeşlerim bizde israiloğulları gibi olmayalım. Yahu neyi paylaşamıyoruz. Allah , Kitap , Peygamber , bunların hiçbiri birbirinden ayrılmaz. Allah’ı kitaptan , kitabı peygamberden ayıramazsınız. Neyin kavgasını veriyoruz. Allah birdir , bizi yarattı , Gayemiz Allaha kulluk etmek, peygambere itaat etmek, gideceğimiz yolu nasıl bileceğiz , Kuran la , Nasıl yapıldığını nasıl göreceğiz Resulallah la. Tek gayemiz Allah’ın bizden razı olmasına çalışmak.

  Biz ise burada oturmuş bilgisayar başına yok bu gerçek mi bu nereden gelmiş ler le uğraşıyoruz.

        Yeni bir din mi yoksa Yeni bir akım mı oluşturmaya çalışıyoruz ? Hiç düşündük mü? Dikkat edin kendimi, sizden ayırmıyorum. Sorduğum bu sorular kendim dahil bütünümüze. Yargılama olarak algılamayın.

 

        Yalnız bunları konuşurken elimiz vicdanımızda olsun. Peygamberimizden 200 yıl sonra çıkan ve kitap haline gelen bu hadisi şeriflere (mevzuu hadisler hariç) dil uzatıyorsunuz. Kuranı bırakıp hadis kitapları okuyalım demiyoruz. Ama hadis i şeriflerin olması sizi neden rahatsız ediyor. ? bir Mezhebin olmasından neden rahatsız oluyorsunuz. Bakın şu an ki savunduğunuz ve yazıya döktüğünüz bu tür yazılar sizin görüşlerinizi ve araştırmış olduğunuz kaynakların özetlerini ortaya koymaktadır. Farkında olmadan karşı olduğunuz yollara sizde bir yol eklemekte olduğunuzun farkında mısınız.?

 

        Sizin bu şüpheci yaklaşımınız kuran içinde aynı yaklaşımı doğurmaktadır. Aynı şüpheleri kuran içinde duymuyor musunuz? Bundan emin misiniz? Bakın Sonuçta kuran da Allah tarafından Cebrail vasıtası ile resule indi . Kuran 1 gündemi indi. Yoksa 20 yılda mı. Peki kim getirdi kitap haline?

 

        Bakınız görüdünüz mü? Bu soruların cevabı var elbette. Ama sizin şüpheyle yaklaştığınız aynı konulara takabül ediyor. Kim yaptı, kim yaptırdı , hani, nerede, kim getirmiş  gibi dalalete ve sapıklığa sürükleyecek sorular üzerinde dönüp dururuz ve bir neticeye varamayız. Tek olacak olan şey Şeytanın kale olan kalbimize bir giriş kapısı daha açmak ve vesveselere zemin hazırlamak olur.

 

 

Buradan aşağısına yazma ihtiyacı duymadım, yazınızın ana temasına buraya kadar olan satırlar da cevap verdiğimi düşünüyorum. BAŞARI ALLAH TAN’dır.

 

 



__________________
De ki: «Allah Teâlâ'ya ve Peygambere itaat ediniz, eğer iraz ederlerse şüphe yok ki Allah Teâlâ kâfirleri sevmez.»..... Ve Allah Teâlâ'ya ve Peygambere itaat ediniz ki, rahmete erdirilesiniz.......
Yukarı dön Göster ehlisunnet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ehlisunnet
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats