HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
Konu Konu: cilbab Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

Dinî-ideolojik ya da cinsel tacizle ilgili önlemler

Allah’ı ve Elçisini incitenlere Allah dünyada ve ahirette lanet etmiş ve alçaltıcı bir ceza hazırlamıştır (57). İnanan erkekleri ve kadınları haksız yere incitenler açık açık iftira edip günaha giriyorlar (58).

Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle, cilbablarını sıkıca giysinler. Onların tanınması için ve incitilmekten kurtulması için uygun olan budur. Allah esirger ve bağışlar (59).

Münafıklar, kalplerinde çürük bulunanlar ve yalan haberlerle toplumu bulandıranlar eğer geri durmazlarsa seni üzerlerine salarız. Artık çevrende çok az kalabilirler (60). Kovulur, görüldükleri yerde yakalanıp öldürülürler (61).

Öncekiler için de yasamız bu idi Bizim. Sen Allah’ın yasasında bir değişme bulamazsın (62).  

1. Cilbab onu giyeni, tanıtmak suretiyle, korur

Peygamber! Eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle, cilbablarını sıkıca giysinler. Onların tanınması için ve incitilmekten kurtulması için uygun olan budur.

Diyanet İşleri Başkanı ve ailesi hacda bizimleydi. 59 ncu ayetteki cilbab hükmü devlet tarafından ona zımnen yapılan şu tavsiyeye benziyor:

Başkan! Eşine, kızlarına ve Türkiye’li hanımlara söyle, hac giysilerini giysinler. Onların tanınması için ve incitilmemesi için uygun olan budur.

Bunun anlamı: ay yıldızlı giysi, bayan hacılarımızı Türkiye’li olarak tanıtacak ve onları rahatsız etmeye kalkanlara Türk Dışişlerinin hesap soracağını hatırlatacaktı. Türkiye’li bayan hacılar sahipliydi yani; örneğin Afrika’lı hacılardan farklıydılar.

Bunu kendi başımıza gelenden anladım:


Mescid-i Haram’da sabah namazı öncesi. Müezzinin kametini bekliyoruz. Eşim, önümdeki safta iki bayanın arasında oturuyor.

Orda namazlar kadın erkek bir arada kılınıyor çünkü tavaf bir arada yapılıyor ve kamet okunur okunmaz herkes olduğu yerde namaza duruyor; harem selamlık yapacak vakit yok. Ayrıca o yabancı ülkede tek başımıza kalmaktan ödümüz kopuyor; birbirimizden ayrılmaya razı değiliz.


Bir polis "Pakistan, yallah! Malezya yallah!" diye kadınları kova kova eşime kadar geldi. "Turkiya yallah!" İtiraz ettim. Anlamadı. "Turkiya yallah!" Bu kez "Eşimi rahat bırak!" diye avazım çıktığı kadar bağırdım. Kısa kesiyorum. Gitti; başka bir polisle döndü. Her halde üstüydü.

"Sen Turkiya?"
"Evet. Ve eşimin burda kalmasını istiyorum."
"Halas, Turkiya halas." (Tamam, Türkiye tamam.)


Elleriyle, eşin burda kalabilir, dediler. Sonra öteki kadınları kovmaya devam ettiler.


Bakın son derece açık ve net. Bizim ayyıldızlı cilbabımız kadınlarımızı Türkiye’li olarak, dolayısıyla sahipli kadınlar olarak tanıtıyordu; namuslu kadınlar olarak değil.

Yoksa hacca tek başına gelen, örneğin Afrika’lı kadınlar da kendilerine özgü cilbablar içindeydiler ve en azından bizim kadınlarımız kadar namusluydular. Ama Suudi polisin
dinî-ideolojik tacizine uğradılar çünkü sahipli değillerdi.

Cilbab ayetinde anılan kadınlar da sahipliydi. Cilbab giyip kendilerini nisâi’l müminîn yani müminlerin kadınları olarak tanıtacaklardı. Çünkü sahip, o müminlerin devleti idi. Emîri peygamber olan bir devlet ama sınırları henüz belirsiz bir ülke. Henüz herkese sahip çıkacak kadar örgütlü değil. Düzenli ordusu yok; polisi, karakolu yok. Ama dinî-ideolojik ya da cinsel tacize uğrayanlar, müminlerin kadınları olunca mazeret öne sürülemezdi.


Devlet, görevini yapacaktı:


Münafıklar, kalplerinde çürük bulunanlar ve yalan haberlerle toplumu bulandıranlar eğer geri durmazlarsa seni üzerlerine salarız... (33:60)

Cilbabın gerekçesi işte bu. İnananların kadınlarını inananların kadınları olarak tanıtmak ve dinî-ideolojik ya da cinsel tacizi önlemek –en yu’rafne ve lâ yu’zeyn.

Cilbabın namusla, namussuzlukla, tesettürle ilgisi yok.

***

 

2. İslam, suçu kim işlerse cezayı ona keser

 

Bir tanıtma giysisi olan cilbab, tesettür giysisi diye çarpıtılıp kadınlara dayatılıyor. İyi de erkeklere niye dayatılmıyor? Bakın Yüce Allah erkek görüntüsünün kadınları tahrik ettiğini Yusuf sûresinde bir güzel açıklamış:

Şehirde bir takım kadınlar, "Falan kişizadenin karısı genç kölesinin gönlünü çelmeye kalkmış!" diye dedikodu etmeye başladılar. "Yüreğini paralayan bir tutkuya kapılmış; yolunu şaşırmış."

Kişizadenin karısı bu kötü konuşmaları duyunca güzel bir yemek hazırlayıp kadınları evine çağırdı ve ellerine birer bıçak tutuşturdu. Sonra Yusuf’a "Çık önlerine!" dedi. Kadınlar onun yakışıklı görüntüsü karşısında kendilerini kaybettiler ve ellerini doğradılar ...
(Ayet no 30-31)

Bu kadar. Kadınlar erkeklerden o kadar etkilenir ki onları görünce nerdeyse büyülenirler ve meyve niyetine ellerini doğrarlar.

O halde eğer bir insan alımlı olduğu için karşı cinsi etkiler diye tesettüre girmeliyse her biri en azından Yûsuf kadar alımlı olan erkekler neden tesettüre girmiyor?   

Öykü dikkatli okunursa bir de şu görülecektir: Yûsuf ancak öteki erkekler kadar alımlıdır; daha fazla değil. Kadınlar onu gözlerinde büyüttü -Felemmâ ra’aynehû ekbernehu. Tıpkı Müslüman erkekler, kadınları nasıl gözlerinde büyütüyorsa.

Yanlış tecelli eden adaletle ilgili bir kıssadır bu: cinsel tacize uğrayan, Yûsuf’tur; taciz edense bir kadın. Ama kadın kuşlar kadar özgür bırakılır; Yûsuf zindana atılır.

Müslümanlar kendi kutsal kitaplarındaki bu kıssadan hisse alsaydı tacizci coşkunları özgür bırakıp taciz edilen kadınları tesettür zindanına tıkarlar mıydı? 

Cilbab ayetinin siyakı olan 58. ayeti dikkatli okusalardı suratlarında şu ilahî sözlerin tokat gibi şakladığını hissederlerdi: İnanan erkek ve kadınları haksız yere taciz eden müfteriler büyük günaha batıyor…. Vellezîne yü’zûne’l müminîne vel müminati bigayri ma’ktesbû fekadihtamalû buhtanen ve ismen mübîna.

Bu kadar açık. Büyük günaha batan müfteriler tacizci coşkunlardır. Ayetin sibakı olan 33:60’ta Yargıçların yine onları uyarıyor: Fesadı bırakmazlarsa, ey Peygamber, seni üzerlerine salarız – Lein lemyentehi… lenuğriyenneke bihim

Yani Allah’ın dininde suçu kim işlerse cezayı o çeker. Hür için hür, köle için köle, kadın için kadın – el hürrü bil hürri ve’l abdü bil abdi ve’l ünsé bi’l ünsé (2:178).

Hür bir insan zina işlerse ceza olarak kendisine yüz celde vurulur, kölesine değil (24:2). Bir adam iffetli bir kadına iftira ederse ceza olarak kendisine seksen celde vurulur, karısına ya da kızına değil (24:4).

Şimdi lütfen düşünün. Kadınlar meyve yerine ellerini doğrayacak kadar erkeklerden etkileniyor ama kendilerini tutuyorlar. Erkeklere sarkıntılık etmiyorlar. Ne güzel.

Ama erkekler kadınlara hemen sarkıntılık edecek kadar nefislerine uyuyorlar. Fütursuzca taciz suçu işliyorlar.

Taciz suçunu işlemek durumunda olanlar kim? Erkekler. Ceza olarak tesettür zindanına atılanlar kim? Kadınlar....

Yargıçların Yargıcı bunu onaylar mı? "Benim kadın için kadın, erkek için erkek diyen Kuran’ımı niye inkar ettiniz?" demez mi?

***

3. Cilbab, ancak tanınma ihtiyacı belirince farz olur

Bugün Türkiye’de yaşayan müslüman bir hanım için bir cilbab modeliniz var mı?

Önce bir düzeltme yapayım. Cilbab, "müslüman bir hanım"la sınırlanamaz. Çünkü Yüce Allah 33:59'da cilbabı "inananların hanımları"na öneriyor; inananların inanan hanımlarına değil. O hanımların arasında henüz İslama geçmemiş olanlar var çünkü bir geçiş dönemidir o.


İşte henüz Müslüman olmayan o hanımlar da cilbab giyecek; cilbab müminlerin gayrimüslim hanımlarına da farz.

Kur’anî kanıt için Nisa 25'e bakın. Orada İslamı kabul edip İslamın koruması altına girdikten sonra (iza uhsinne) uygunsuz davranan yeminle sahip çıktığınız kızlardan söz ediliyor. Demek ki ilkin gayrimüslimedir onlar ve inananların kadınlarıdır (nisâi'l müminîn), tıpkı Ahzab 59'da anılan hanımlar gibi:

Ey Peygamber eşlerine, kızlarına ve inananların kadınlarına söyle: cilbablarını giysinler.

Henüz
İslamı kabul etmemiş ama Peygamberin ve sahabelerin hanımları tarafından yeminle sahip çıkılan kızlar niçin cilbab giyemesin? Onlar dfa aile kızıdır; onların cilbab giymesine engel olunup haytaların şehvetli kucaklarına itilmiş olduğu hakkı
ndaki rivayetler sizi ikna ediyo mu?

Konuya günümüz aç
ısından bakarsak bir müminin gayrimüslim eşi cilbab giyip kendisini niçin tanıtamasın, örneğin, dinler arası diyalog toplantısında?

Üstelik e
ğer topantıya yalnızca dinlemek üzere değil farklı dinlerden olanların evliliği hakkında konuşmak üzere katılıyorsa?

Hangi ulustan olduklar
ını göstermek üzere Suudi Arabistan'lı hanımların üzerinde abaye, Afganistan'lı hanımların üzerinde burka, İran'lı hanımların üzerinde kara çarşaf bulunup dururken Türkiye'li gayrimüslim hanımın üzerinde ayyıldızlı cilbab niçin bulunamasın?

Düzeltilmesi gereken başka bir iddia da cariyelerle ilgili. Cariyelerin gûya cilbab giymesi yasakmış. Şu rivayetlere bakın:

Halife Ömer tesettüre bürünen cariyelere "Siz hürler gibi mi görünmek istiyorsunuz?!" diye çıkışıp dayak atardı (İbnu'l-'Arabî, Ahkâmu'l -Kur'an: 3/1575)

Cariyelerin cilbab giymesi yasaktı çünkü hür kadınlar gibi görünmemeleri gerekiyordu. (Ibn Kesîr, Tafsîr: 3/519)

Bu rivayetlerde cariye diye geçen ifadenin Kuran'daki karşılığı "ma meleket eyman..."dır. Bakın, Hz Peygamberin hanımları da edinmiş oları: Ahzab 55'te ma meleket eyman ühünne deniyor. Yani Hz Peygamber'in ailesinde de varlar; aileden onlar, Hz Peygamberin kızları... Siz şimdi ihtimal verir misiniz ki Allah'ın Elçisi, o ahlak anıtı, kızlarına tanınma cilbabını yasak edecek te haytaların cinsel tacizde bulunmasına çanak tutacak?

Hz Peygamber'e çirkin bir iftirad
ır bu.

Neden iftira ediyorlar? Çünkü asl
ında bir tanınma aracı olan cilbabı tesettür yani örtünüp saklanma aracı diye çarpıtmak zorundalar. Tesettür pisliğini Allah'ın dinine başka türlü sıvaştı
ramazlar ki.

…cilbab modeliniz var mı?

Yok. Olması da mümkün değil çünkü cilbab yalnızca tanınma ihtiyacı ortaya çıkınca farz niteliği kazanır; ihtiyaçlar ise zamana ve yere göre değişir. Ve onlarla birlikte cilbabın şekli.

Örneğin bayan hacılarımızın Mescid-i Haram'daki cilbabı ayyıldızlı giysidir. Çünkü orası çok uluslu bir toplanma yeridir; hacılarımız kendilerini (Türk kadınları olarak) tanıtacak.

Ama bayan doktorlarımızın bir İstanbul hastanesinde giydiği önlük farklıdır; doktorlarımız kendilerini yalnızca (doktor olarak) tanıtacak; onların cilbabında ayyıldıza gerek yok.

Ne giyersek mümine üniforması olduğu anlaşılır?

Hiçbir şey. Çünkü cilbab sizi mümine olarak değil, cilbablı taifenin mensubu olarak tanıtır.

Bakın, sahilde yürüyorum bazan. Cilbablı cilbabsız kızlar görüyorum. Erkek arkadaşlarıyla el ele, kucak kucağa, dudak dudağa. Aynı davranış içindeki o kızların cilbablıları mümine de cilbabsızları kafire mi?

Türban sizi neden rahatsız ediyor?

Etmiyor. Neden etsin? Başık olmak ta başörtülü olmak ta Allah'ın dininde helal. Yüce Allah  inanan kadınları özgür bırakmış; ister başık olurlar ister başörtülü.

Ama "Ba
şörtülü olmak Allah'ın emri!" deyip baş açmanın haram olduğunu öne sürerlerse Allah’a iftira ederler çünkü bir insanın söylemediğini söyledi demek nasıl o insana iftira ise Allah'ın söylemediğini söyledi demek te Allah'a iftiradır. Allah, "İnanan kadınlar başörtülü olsunlar!" demiyor. Asla.

Yalan yanl
ış nitelendirip şu haram bu helal demeyin. Yoksa Allah'a iftira edersiniz. Allah'a iftira edenler iflah olmaz! -İnne'llezîne yefterûne alê'llahi'l kezibe lâ yuflihûn (16:116)


Sözde Müslüman dünyas
ı neden iflah olmuyor dersiniz?

***

 

4. Cilbabın evrenselliği

Cilbabın nesi evrensel? Ya da son peygamber Japonya’da yaşasaydı nolurdu? Cevap: eşleri kimono giyerdi.

Sonra?

Şimdilerde Arap cilbabını tesettür diye dayatan gardrop müslümanları o zaman da aynı inatla Japon kimonosunu dayatırlardı.

Oysa evrensellik Arabın cilbabında, Japonun kimonosunda ya da Osmanlının türbanında olamaz. Evrensellik ihtiyaçtadır çünkü mekan ve zaman aşırı olan odur.

Her ulusun kadınları kendilerini tanıtma ihtiyacını örneğin hacda duyarlar ve o ihtiyacı karşılamak için kendilerine özgü giysilere bürünürler. Cilbab odur.

Cilbab, tanınma ihtiyacının ortaya çıktığı her yer ve zamanda Allah’ın emri olup farzdır. Hacda, kışlada, hastanede, karakolda…

O halde cilbab ayyıldızlı hac giysisidir; asker, polis üniformasıdır; doktor önlüğüdür; hattâ piyango biletçisinin güvercinli şapkasıdır. Biletçi o şapkayı giymezse insanlar, "Ya sahte bilet satıyorsa?" diye kuşkulanacağı ve zabıta işlem yapacağı için.

Bakın, bunların tesettürle ya da namusla hiçbir ilgisi yok. Zira subay üniformalı bir kadının namuslu olması yüzde kaç ihtimalse abayeli kadının namuslu olması da yüzde ancak o kadar muhtemeldir.

Buna rağmen Allah’ın tanınmaları için anlamına gelen sözlerini (en yu’rafne) namuslu kadınlar olarak tanınmaları için diye çarpıtıp ilahî muradı daraltıyorlar ve evrensel  olmaktan çıkarıyorlar.

 

***

 

5. Cilbab kişiyi saklamak suretiyle korumaz

 

Suudi Arabistan’da yayınlanan İngilizce bir gazetede okludum: Medine’li haytalar bir Suudi hanıma tecavüz etmişler. Polise yakayı ele verince "Giyim tarzı bizi tahrik etti," demişler.

 

İyi mi?

 

Suudi hanımlar baştan ayağa tesettürlüdür. Gözlerini dahi örtüp dünyaya peçenin arkasından bakarlar. O giyim tarzının neresi tahrik eder haytayı? 

 

Tahrik olmak haytaya tanınan bir hak olduğu sürece bal gibi eder, efendim.

 

Saçı tahrik eder; kadıncağız saçını örtünce yüzü, yüzünü örtünce gözleri, gözlerini örtünce vücudunun çizgileri, çizgileri ortadan kaldıran bol bir giysiye bürününce de giysinin kumaşı tahrik eder.

 

Çünkü tahrik olma hakkı kötü huylu bir ur gibidir. Yayılır, yayılır; değil İslamı, dünyayı kaplar.   

 

Oysa Kuran biraz daha dikkatle okunsa Yüce Allah’ın önerisi tam odur: kötü huylu uru kesip atmak.

 

(Ey Peygamber!) İnanan erkekleri ve kadınları haksız yere taciz edenler (33:58) eğer fesadı bırakmazlarsa seni üzerlerine salarız (33:60).

 

Ne anlaşılıyor?

 

(1)Yalnızca inanan kadınlar değil erkekler de taciz ediliyor.  Erkeklere cinsel tacizde bulunulamıyacağına göre, söz konusu olan yalnızca cinsel taciz değil. İnanan kadınlar, tıpkı inanan erkekler gibi, taşa tutuluyor; küçük düşürülüyor.

 

Taciz edenlerin üzerine yürünerek önlenebilir bunlar; örtünüp saklanarak yani tesettüre girilerek değil.

 

(2)Hiç kimseye hiçkimseyi taciz etme hakkı verilemez. Medine’de İslam Devleti kurulma aşamasında iken münafıklar, çürük kalpliler ve yalan haberlerle toplumu bulandıranlar da (33:58) inananları taciz etme hakkına sahip değildi; onları haksız yere taciz ediyorlardı -bigayri ma’ktesebû.

 

Yani cilbab önerisi, tacizi hak gören bir teslimiyetin ifadesi değil, "Biz onların inananların kadınları olduğunu bilmiyorduk ki!" mazeretini tacizcilerin elinden alan bir cezalandırma uyarısıdır.

 

İslam Devleti şimdilik gücünü bir avuç inanandan alıyor. Yalnızca o bir avuç inanırın bir avuç kadınını koruyabilyor. O kadınlar sahiplidir; ayrıcalıklıdır; cilbab giyip kendilerini tanıtacaklar. Sonra inananlar çoğalıp devletin gücü arttıkça resmî koruma şemsiyesi de büyüyecek.

 

(3)İnananların değil kafirlerin kadınları oldukları için şimdilik sahip çıkılamıyan kadınlar var. Onlar da mümine. Örneğin Mümtehine 10’da sözü edilenler:

 

İnananlar! İnanan kadınlar size gelip sığınınca onları sınayın… Eğer gerçekten iman etmiş iseler onları kafirlere geri yollamayın… Mehirlerini verip onlarla evlenebilirsiniz…

 

Sınanmaları vakit alacak; sınavı geçtikten sonra münasip müminler bulup evlenmeleri ve böylece inananların kadınları konumuna girmeleri de vakit alacak. Bakın, onların cilbab giymesi beklenmiyor ama giysi bakımından belki cilbab giyenlerden daha kapalılar.

 

Eğer örtünüp saklanmak yani tesettür tacizi önleseydi o kadınlar

cilbablılardan daha bi  güven içinde olurdu. Yok. Bu da gösterir ki cilbab tesettür değil, tanınma aracıdır.

 

Cilbab sayesinde kendilerini inananların kadını olarak tanıtanlar güvendedir. Dinî-ideolojik tacizden, fizikî tacizden, cinsel tacizden…

Baştan ayağa tesettüre büründüğü halde Medine’li haytalara dekolte (!) görünen ve onları fena halde tahrik eden garibemi düşünün.

 

***

 

6. Cilbab farzdır; türban ise hurafe

 

Sana kesinlikle düşman bir toplumda yaşıyorsan ve seni bir kaşık suda boğmaya çalışan bir toplum sürekli senin peşindeyse…

 

Hicretten sonraki Medine’de durum bundan farklı.  Medine’li Arapların ilkin birkaç yüz tanesi; sonra daha çoğu, daha çoğu İslama girmiştir. İslam Devletinin temelleri atılıyor.

 

Medine’li kafir Arapların ve Yahudilerin bir devleti yok. Müslümanları ancak tek tek yakalayınca taciz edebilirler; o da Müslümanın kafire karıştığı gece karanlığında. 

 

Mesela Nazi Almanyasında yaşayan bir yahudi kadın, tanınıp incitilmemek için koluna yahudi bandı takarak mı gezmeli, yoksa aksine koluna nazi amblemli bant takarak mı gezmeli.

 

Mekkî ayetlerde bulunmayan münafık sözünün Medenî olan cilbab ayetinin sibakında bulunmasına dikkat edin:

 

Münafıklar… fesadı bırakmazlarsa -Lein lem yentehi’l münafıkığne…

 

Neden münafık; neden kafir olduğunu saklıyor? Çünkü İslam Devleti palazlanıyor; kafirlere korku verecek duruma gelmiştir. Ama münafık münafıklığını, çürük kalpli çürük kalpliliğini, yahudi yahudiliğini yine de yapacak. İslam önlem alıyor:

 

(Ey Peygamber!) seni üserlerine salarız. –Lenuğriyen neke bihim

 

Örneğinizdeki pazu bandı ise cilbabdır; tamam. Ama cilbab yalnızca akşam karanlığı gibi insanları tanımanın ğüçleştiği ortamlarda giyilecek. Say ki Hz Peygamber ve eşi Ayşe gündüz çarşıdalar.  O durumda onları herkes tanır. Hz Ayşe’nin cilbablı olması gerekmez.

 

… anlamadım gitti.

 

Bir daha anlatayım:

 

Cilbab tanınma aracıdır; tanınma ihtiyacı ne zaman ve nerede ortaya çıkarsa orada  ve o vakit giyilir. Onun ötesinde farz değildir; giyilmez. Başörtüsü ise takıldığı yer göğüs yırtmacı olan altın zincirin örtülmesinden  söz edilirken anılır Nûr 31’de. O da yalnızca bir araçtır. Ama tanınma aracı değil; ziynetleri örtmr aracı. Ayrıca şart ta değildir; ziynetler başka araçlarla örtülebilir.

 

Cilbab farzdır ama onun farziyeti  tanınma ihtiyacına bağlıdır. Başörtüsü ise asla farz değil. Allah asla "Kadınlar başörtülü olsunlar!" demiyor. Başörtüsünün Allah’ın emri olduğunu iddia etmek Allah’a iftiradır.

 

"Nûr 31’de başörtüsü yok!" diye ter ter tepinip te Ahzab 59’daki cilbabı tesettür ilan edenlere gelince, sanki ikili oynuyorlar çünkü başörtüsü madem cilbabın içinde zaten 24:31’de  bulunmaması neyi değiştirir?

 

O yüzden sordum: Siz hiç tesettür niyetine cilbaba bürünmüş başaçık bir mümine gördünüz mü? 

Mümkün değil çünkü cilbab, himarın üzerine örtünülen bir giysidir ki Türkçede çarşaf dediğimiz bu giysiye Araplar abâye derler. Abâye baştan aşağıya salınan, iç giysiyi önden ve arkadan kapatan bir örtüdür. (Süleyman Ateş, Ahzab 59 tefsiri)

Hayır! 33:59’daki cilbab tesettür olamaz çünkü bir mümine onu içinde saklanmak için değil, kim olduğunu göstermek için giyer –en yu’rafne.

 

Sevgi ile, Hasan Akçay

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
ZoZaN
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 08 ekim 2006
Gönderilenler: 51
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ZoZaN

HASAN AKÇAY sen hac vazifesini yaparken karın başını mı örttü? neden hacda başörtüsü hurafedir diye çıkışmadın?:))...yada Allahın dinini açıklamaktan korktun mu...

mekke ve medinenin nufusu ne kadardı ki müminler tanınsın diye cilbablarını giymek zorunda kalsınlar...çok basit ve sıradan bir yorum olarak görüyorum...

Ayrıca cilbab takarak kimin kim olduğunu anlamak mümkünde değildir...yani tanınmak için değil tanınmamak için bugün örtüye bürünüp fahişelik yapanların sayısıda az değildir...dolayısıyla tanınmak için cilbab giymenin bir anlamı olmuyor...cilbabı bir tanınma aracı olarak değil allahın bir emri olarak değerlendirmek ve yöresel olarak kabul edilen örtü biçimlerinin hepsini kabul etmek gerekir(başörtüsüyle beraber)...cilbabın bir kol bandı vs. gibi yorumlamanda ayrı bir komedi...

Hayır! 33:59’daki cilbab tesettür olamaz çünkü bir mümine onu içinde saklanmak için değil, kim olduğunu göstermek için giyer –en yu’rafne.

hade düz ve basit bir mantıkla yurt dışına çıkmak için ülkeyi belirlemek gibi belirli bir elbise giyimeliyi kabul edelim ...pekii kendi mahallesinde nasıl giyinmeli...o zaman bu ayet sadece yurtdışı için mi geçerli oluyor(sadece tebessüm edilecek bir yorum olarak değerlendiriyorum)...

67 Mûsa, toplumuna dedi ki: "Allah size, bir inek boğazlamanızı emrediyor." Dediler ki: "Sen bizimle alay mı ediyorsun?" Dedi ki: "Cahillerden biri olmaktan Allah'a sığınırım."  

68 Şöyle konuştular: "Çağır Rabbine bizim için, açıklasın bize neymiş o!" Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim ne yaşlıdır ne de körpe. İkisi arası bir inektir." Hadi size emredileni yapın!  

69 Şöyle dediler: "Çağır Rabbine bizim için, neymiş onun rengi açıklasın bize." Cevap verdi: "O diyor ki, bahsettiğim, sarı, rengi parlak bir inektir; seyredenlere mutluluk verir."  

70 Şöyle dediler: "Dua et Rabbine, açıklasın bize neymiş o! Çünkü bu inek, bizim gözümüzde başkalarıyla karıştı. Ve biz, Allah dilerse, doğruya ve güzele elbette kılavuzlanacağız."  

71 Cevap verdi Mûsa: "Allah diyor ki, bahsettiğim, boyunduruk yememiş bir inektir; toprağı sürmez, ekini sulamaz. Salma hayvandır. Alaca yoktur onda." Dediler ki: "İşte şimdi gerçeği getirdin." Ve ardından onu boğazladılar, az kalsın yapmayacaklardı

kelimelerle bu kadar oynayanların halini bu ayetlerden daha iyi açıklayacak ne olabilir ki...




__________________
apaçık olan kitaba andolsun
Yukarı dön Göster ZoZaN's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ZoZaN
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

HASAN AKÇAY sen hac vazifesini yaparken karın başını mı örttü? neden hacda başörtüsü hurafedir diye çıkşmadın?:))...yada Allahın dinini açıklamaktan korktun mu...

Kişisel takılma senin bu yaptığın. Kara çalma. Sana içtenlikle cevap vermek isterim ama o zaman da müzakerenin orta yerine ben yerleşirim. Oysa beni değil,  Allah ne diyorsa onu müzakere etmeliyiz.

Müzakerenin selameti açısından sen benim hakkımda istediğini düşün. Örneğin, "Karısından korkmuş," de. Sineye çekeyim. Tamam?

Mekke ve Medine'nin nufusu ne kadardı ki müminler tanınsın diye cilbablarını giymek zorunda kalsınlar?

Benim hakkımda at, tut. Ama Kuran hakkında ölçülü ol ve doğruyu söyle.

Bak burada ne yaptın:

Nisâi'l-müminîne yani inananların kadınlarına kendilerini tanıtmak için giymeleri önerilen cilbabı  Mekke'ye götürdün. Oysa Mekke'yle ilgisi yok.

Nerden anlıyoruz? Cilbab ayetinin sibakındaki münafık kelimesinden: Münafıklar... fesadı bırakmazlarsa -Lein lem yentehi'l münafıkûne... (33:60) 

Mekke'de münafık yok. Çünkü münafık, Müslümanlardan korktuğu için kafir olduğunu saklayan kafirdir. Mekke'de kafirler Müslümanlardan korkmuyor ki kafir olduklarını saklasınlar. Tam aksine, Müslümanları işkenceden geçirip korkutuyorlar. O kadar ki Allah'ın Elçisi Mekke'den hicret etmek zorunda kaldı. İşkenceden, hattâ ölümden kurtulmak için.

Medine'nin Hicretten sonraki nüfusuna gelince, her halde beş altı bin kadardı. Bir kısmı Musevî Arap, bir kısmı yeni Müslüman. Müslümanlar topu topu iki üçbin kişiydi her halde çünkü çıkarabildikleri ordu 700 (yediyüz) askerden ibaret.  

Medine'li münafıkların, çürük kalplilerin ve yalan haberlerle toplumu bulandıranların inanan erkekleri yani müminîni ve inanan kadınları yani müminatı  haksız yere taciz ettiklerini cilbab ayetinin siyakında Allah söylüyor. Allah'ın sözlerine inanıyorsun, değil mi?

Ama İslam Devleti kurulma aşamasına girmiştir. İnananları taciz eden münafıklar işte o devletten korkuyorlar. İnananlara tek tek tesdadüf edince her halde taş atıyor, çimdik atıyorlar. Sonra yakayı ele verince her halde "Biz onların inananların kadınları olduğunu bilmiyorduk ki!" diyorlar.

İnananların yani İslam Devleti'nin kadınları onun için cilbab giyecek. Kendilerini tanıtacaklar ve "Bilmiyorduk ki!" mazeretini münafıkların ellerinden alacaklar.

Ayrıca cilbab takarak kimin kim olduğunu anlamak mümkünde değildir...

Cilbab ayetinin indiği ortamı düşün. "Ben Müslümanım," diyen herkes ordadır ve münafıklar ordadır çünkü onlar da "Ben Müslümanın," diyor. 

Allah'ın hükmü onlara da tebliğ ediliyor. Böylece münafıklar biliyor ki inananların kadınları bundan böyle cilbablıdır; eğer cilbablı kadınlara taş ve çimdik atar da yakayı ele verirlerse "Bilmiyorduk," mazeretine sığınamıyacaklar.

*

Şimdi de sen cevap ver. Lütfen:

...bir insan alımlı olduğu için karşı cinsi tahrik eder diye tesettüre girmeliyse her biri en azından Hz Yûsuf kadar alımlı olan erkekler tesettüre neden girmiyor?

Sevgi ile, Hasan Akçay  

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
muta
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 09 kasim 2006
Gönderilenler: 93
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muta

Cilbabın gerekçesi işte bu. İnananların kadınlarını inananların kadınları olarak tanıtmak ve dinî-ideolojik ya da cinsel tacizi önlemek –en yu’rafne ve lâ yu’zeyn.

Cilbabın namusla, namussuzlukla, tesettürle ilgisi yok.

Alıntı hasan akçay dan

............................................................ ............................................................

Cilbab ın gerekçesi inananların kadınlarını (inananların kadınları) olarak tanıtmak şimdi burada akla şu gelmezmi zaten ayet te belirtiliyor.

AHZAB-59.

 Ey peygamber! Hanımlarına, kızlarına ve müminlerin kadınlarına hep söyle de cilbablarından (dış elbiselerinden) üzerlerini sımsıkı örtsünler. Bu onların tanınmalarına, tanınıp da eziyet edilmemelerine en elverişli olandır. Bununla beraber Allah çok bağışlayıcıdır, çok merhamet edicidir.

cilbab inananların kadınlarını tanınıp ta korusun diye KUR,AN da

emrediliyor ne için (hasan akçay ın belirttiğine göre dini, ideolojik yada cinsel taciz) herşeyi bırak şimdi cinsellik namus

kavramına girmezmi burada inananların kadınları cilbab ile örtünmeleri biz böyle örtünüyoruz(cilbab) bize sataşmayın demek namuslarını korumak demek değilmidir. O zaman da akla

şu geliyor CİLBAB örtünme olduğuna göre TESETTÜR dür CİNSEL

tacizden koruduğuna görede NAMUS la alakası vardır Hasan Akçay ne der acaba.

muta.

 

Yukarı dön Göster muta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muta
 
muta
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 09 kasim 2006
Gönderilenler: 93
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muta

Bunu kendi başımıza gelenden anladım:

Mescid-i Haram’da sabah namazı öncesi. Müezzinin kametini bekliyoruz. Eşim, önümdeki safta iki bayanın arasında oturuyor.

Orda namazlar kadın erkek bir arada kılınıyor çünkü tavaf bir arada yapılıyor ve kamet okunur okunmaz herkes olduğu yerde namaza duruyor; harem selamlık yapacak vakit yok. Ayrıca o yabancı ülkede tek başımıza kalmaktan ödümüz kopuyor; birbirimizden ayrılmaya razı değiliz.


Bir polis "Pakistan, yallah! Malezya yallah!" diye kadınları kova kova eşime kadar geldi. "Turkiya yallah!" İtiraz ettim. Anlamadı. "Turkiya yallah!" Bu kez "Eşimi rahat bırak!" diye avazım çıktığı kadar bağırdım. Kısa kesiyorum. Gitti; başka bir polisle döndü. Her halde üstüydü.

"Sen Turkiya?"
"Evet. Ve eşimin burda kalmasını istiyorum."
"Halas, Turkiya halas." (Tamam, Türkiye tamam.)


Elleriyle, eşin burda kalabilir, dediler. Sonra öteki kadınları kovmaya devam ettiler.


Bakın son derece açık ve net. Bizim ayyıldızlı cilbabımız kadınlarımızı Türkiye’li olarak, dolayısıyla sahipli kadınlar olarak tanıtıyordu; namuslu kadınlar olarak değil.
HASAN AKÇAY DAN ALINTI.

............................................................ .........................................................

Öğrenmek bilgilenmek açısından soruyorum tavaf kadın erkek bir arada amenna ama KABE de yanlız kadınlara ait yer yokmu

illa namaz kılınırkende kadın erkek bir arada mı kılınıyor kamet beklerken insanlar tavaf etmiyormu yoksa tavaf edenler tavafı

yapıyor kameti bekleyenler de kendine bir yer bulmuş orada oturuyor sayın hasan akçay siz kadınlara ait yerdemi namaz kıldınız  olabilir siz yabancı bir ülkede siniz tur ile veya diyanet ile gitmediniz tek başınıza gittiğiniz için kayıp olabilirdiniz neyse

polis geliyor bu arada pakistan malezya lı kadınları kovalıyor fakat hasan akçaya sıra geldiği an uzatmayalım polisler ile arapça mı konuşuyor onuda anlayamadım arap polisin amiri hasan akçaya şöyle diyor dikkat" SEN "TURKİYA arap polis türk çe biliyor du?ne ise Türk kadınlarının CİLBAB ı Türk kadınlarını sahipli olarak tanıtıyordu" NAMUSLU" olarak değil. ŞAKA  değil

yukarıdaki alıntıda hasan akçay öyle yazıyor ha bu arada ay yıldız ı kurguya eklemek lazım ki hamaset in kralı olsun saygılar.

muta.

Yukarı dön Göster muta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muta
 
muta
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 09 kasim 2006
Gönderilenler: 93
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muta

Bakın son derece açık ve net. Bizim ayyıldızlı cilbabımız kadınlarımızı Türkiye’li olarak, dolayısıyla sahipli kadınlar olarak tanıtıyordu; namuslu kadınlar olarak değil.

Yoksa hacca tek başına gelen, örneğin Afrika’lı kadınlar da kendilerine özgü cilbablar içindeydiler ve en azından bizim kadınlarımız kadar namusluydular. Ama Suudi polisin
dinî-ideolojik tacizine uğradılar çünkü sahipli değillerdi.

Cilbab ayetinde anılan kadınlar da sahipliydi. Cilbab giyip kendilerini nisâi’l müminîn yani müminlerin kadınları olarak tanıtacaklardı. Çünkü sahip, o müminlerin devleti idi. Emîri peygamber olan bir devlet ama sınırları henüz belirsiz bir ülke. Henüz herkese sahip çıkacak kadar örgütlü değil. Düzenli ordusu yok; polisi, karakolu yok. Ama dinî-ideolojik ya da cinsel tacize uğrayanlar, müminlerin kadınları olunca mazeret öne sürülemezdi.


Devlet, görevini yapacaktı:

Alıntı Hasan akçay dan.

............................................................ .................................

Sayın hasan akçay ın da belirttiği gibi bizim hacıların CİLBAB ında olan olan ay yıldız bizim kileri sahipli olarak tanıtıyordu NAMUSLU olarak değil? yoksa hacca tek başlarına gelen Afrikalı

kadınlar da (nasıl öğrenmiş afrikalı kadınların tek başlarına geldiklerini oda başka) kendilerine özgü cilbab lar içinde en az bizim kadınlarımız kadar NAMUSLU? idiler fakat suudi polisinin dini ideolojik tacizine uğradılar onlar sahipli değildi hemde çift taraflı çünkü hem devletleri yoktu hemde kocaları. Şimdi işin püf

noktası geldi CİLBAB Ayetinde anılan kadınlar SAHİPLİ idi CİLBAB giyip kendilerini Müminlerin kadınları olarak tanıtacaklardı DİKKAT? SAHİP O MÜMİNLERİN DEVLETİ İDİ YİNE

DİKKAT EMİRİ? PEYGAMBER OLAN BİR DEVLET AMA SINIRI YOK

HERKESE SAHİP ÇIKACAK KADAR ÖRGÜTLÜ DEĞİL ORDUSU POLİSİ?YOK AMAAAAA? CİNSEL DİNİ İDEOLOJİK TACİZE UĞRAYANLAR MÜMİNLERİN KADINLARI OLUNCA "DEVLET" GÖREVİNİ YAPACAKTI MAZERET ÖNE SÜRÜLEMEZ Dİ PEKİ HANİ MÜMİNLERİN DEVLETİ YOKTU BU DURUMDA NE OLACAK BEN BİLMEM ŞAŞIRDIM AFRİKA TÜRKİYE SUUDİ 1400 KUSUR SENE EVVELKİ VARMI YOKMU TAM ANLAŞILAMAYAN BİR DEVLET ŞİMDİ

KADINLARIN DURUMU NE OLDU ONUDA HASAN AKÇAY ANLATIRSA

İYİ OLUR SAYGILAR.

muta.

Yukarı dön Göster muta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muta
 
muta
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 09 kasim 2006
Gönderilenler: 93
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muta

Münafıklar, kalplerinde çürük bulunanlar ve yalan haberlerle toplumu bulandıranlar eğer geri durmazlarsa seni üzerlerine salarız... (33:60)

Cilbabın gerekçesi işte bu. İnananların kadınlarını inananların kadınları olarak tanıtmak ve dinî-ideolojik ya da cinsel tacizi önlemek –en yu’rafne ve lâ yu’zeyn.

Cilbabın namusla, namussuzlukla, tesettürle ilgisi yok.

HASAN AKÇAY DAN ALINTILADIĞIM YUKARIDA Kİ YAZI BENCE DE DOĞRU YANLIZ CİLBAB IN NAMUS LA NAMUSSUZLUKLA  TESETTÜRLE İLGİSİ VAR ÇÜNKÜ KENDİ

YAZDI CİLBAB GİYEN İNANANLARIN KADINLARI DİNİ İDEOLOJİK VE CİNSEL TACİZİ ÖNLEMEK İÇİN CİLBAB GİYER. Burada cilbab ın tarifini yapmıyacağım isteyen sözlük anlamına bakar kısaca tesettür dür cinsel tacizi önlemek için giyildiğini

de Hasan Akçay yazdı ben söylemedim cinsel taciz demek te namusla

alakalı olmazmı CİNSEL+NAMUS .Demekki yukarıda ki ayet doğru

saygılar. 

muta.

 

 

 

Yukarı dön Göster muta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muta
 
Hasan Akcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 11 ekim 2005
Gönderilenler: 767
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hasan Akcay

Demekki yukarıda ki ayet doğru (muta)

Demek ki ayet doğru...   Sanki ben  yanlış demişim. Lütfen iletinizi denetleyin; ondan sonra yollayın; klavyenizden çıkanı gözünüz görsün. İftira etmeyin. Ya da benden cevap beklemeyin.

Size niçin cevap vermediğimi anlamanız için yazıyorum bunları.

DİNİ İDEOLOJİK VE CİNSEL TACİZİ ÖNLEMEK İÇİN CİLBAB GİYER.

Benim "her türlü taciz"den söz ettiğim apaçık ortada. "Her türlü"nün içinde elbet cinsel taciz de olacak. Ayette söylenen, o.

"Tacizden kurtulmaları için (ve la yü'zeyn)" deniyor, "cinsel tacizden" değil. 

Siyaka bakın. Allah'ı ve Elçisini taciz edenler var ya -İnnellezîne yü'zûne'llahe ve resûlehu (33:57). İnanan erkekleri ve inanan kadınları haksız yere taciz edenler -Vellezîne yü'zûne'l müminûne vel müminati (33:58).

Münafıklar hâşâ Allah'a cinsel tacizde mi bulundular? Allah'ın Elçisine cinsel tacizde mi bulundular? İnanan erkeklere cinsel tacizde mi bulundular?

Belli ki Allah ve Elçisi, İslam Devletinin önüne engeller konarak, mecazen taciz edilmiş; inanan erkeklere akşam karanlığında taş atılmış, "Müslüman oldunuz da başınız göğe mi erdi?!" diye laf atılmış.  İnanan kadınlara taş atılmış; laf atılmış. Ve denk düşürüldüyse çimdik atılmış.

Ama siz tacizin cinsellik dışındaki bütün türlerini gözardı edip ayetin anlamını bir tek cinsel tacize indirgiyor; daraltıyor daraltıyorsunuz.

Ve uçuk mu uçuk bir yorumla cilbabın cinsel tacizi önlediğini öne sürüyorsunuz. O kada dayanaksız bir iddia ki bu, tesettürü ölümüne dayatan Humeynî İran'ında bile kabul görmüyor:

İran'a giren her kadın, gayrimüslim bile olsa, başını örtmek zorundadır ama çarşaf yani cilbab zorunlu değil. Şurdan biliyorum: CNN muhabiri Christian Amanpour İran'a gitti; ona zorla başörtüsü giydirdiler ama çarşaf yani cilbab giydirmediler.

Cilbab: Himâr yani yazma, eşarp üzerinden örtülen bir giysidir ki Türkçede çarşaf dediğimiz bu giysiye şimdi Araplar abâye derler. Abâye, baştan aşağı salınan, iç elbiseyi örten ve arkadan kapatılan bir örtüdür. (Süleyman Ateş, Kur'ân-ı Kerîm Tefsîri)   

Hacda da çarşafsız, kendilerine has giysiler içinde kadınlar vardı. Örneğin Türkler, Tayvan'lılar, Malezya'lılar, Hintliler... Onlar cinsel tacize mi uğradı?

Hele Hintli kadınlar... Başörtüsüne hiç önem vermiyorlardı. Binlerce yabancı erkeğin önünde Hintli bir kadın başörtüsünü omuzuna indirdi; başını zemzemle uzun uzun sıvazladı. Sonra başını tekrar örttü.

Mescid-i Nebevi'nin 19 nolu kapısının önünde kadınlı erkekli bir grup hacı... Her halde orda buluşmayı planlamışlar; henüz gelmiyenleri bekliyorlar. Bir kadının başörtüsü sürekli omuzlarına düşüyor. Kadın onu kaldırıp başına kouyor; örtü yine düşüyor. Kimsenin aldırdığı yok. Giyimi onlara benziyen birine sordum: "Hangi ülkeden bunlar?" Cevap: "Hintli."

Cilbabsız ve nerdeyse başörtüsüz. Namussuz muydu o hacı analar? Kendilerine cinsel tacizde mi bulunuldu?

Türkiye'de milyonlarca hanım çarşaf giymiyor. Namussuz mu olar; sırf çarşafsız oldukları için cinsel tacize mi uğruyorlar? Öte yandan çarşaflı bir sürü hanım cinsel tacize uğruyor...

Fesübhanallah, Hasan Akçay 

Yukarı dön Göster Hasan Akcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hasan Akcay
 
mindar
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 kasim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 371
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı mindar

s.a arkadaşlar gerçekten büyük şeyler yazmışsınız siz şimdi müslüman bir kadının örtünme emri yokmu diyosunuz ziynetlerini kapattığı sürece istediği bi tip giyinmeyi tercih edermi diyosunuz. yani başı açık. etekli şortlu felan filan... bunumu diyosunuz anlamadım.....

Yukarı dön Göster mindar's Profil Diğer Mesajlarını Ara: mindar
 
yasemin64
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 10 kasim 2006
Gönderilenler: 14
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı yasemin64

Sevgili Hasan, öncelikle soruna cevap vereyim; Hangi babayiğit kadın hangi erkeğe eziyet edebilir sence.

Tanınma konusunu henüz tam olarak çözememekle beraber, senin yorumuna katılamıyorum.

Sebebine gelince, bu gün başörtü belli bir dünya görüşünün simgesi kabul edildiği için biliyorsun kadınlarımız eziyete maruz kalıyor

.Eğer tanınmak dünya görüşünün belli edilmesi ise böyle olmamalıydı. Böylesi durumlar için başka bir yol önermeliydi Yaratan Rabb.

Yok tanınmamaları  olarak anlarsak ilk önce yüzün kapalı olması gerekirdi.

Zira tv lerde suçluluar tanınmamak için yüzünü saklıyorlar dikkat ettiyseniz. Bir insanın yüzünü kapatıp kalan kısmını açıkta bıraksanız onu tanıyabilirmisiniz.

Şu halde tanınmak ne olabilir?

Yukarı dön Göster yasemin64's Profil Diğer Mesajlarını Ara: yasemin64
 

Sayfa 22 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats