HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: İslamda delil sorunu! Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
ibrahimim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 17 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 506
Gönderen: 29 aralik 2006 Saat 17:10 | Kayıtlı IP Alıntı ibrahimim

İslam’da delil sorunu!:

 

6/Enam 38 Yerde debelenen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar! Biz kitapta HİÇBİR EKSİK  BIRAKMAMIŞIZDIR. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.


11/Hud 1,2 Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da AYRINTILI OLARAK AÇIKLANMIŞ bir Kitaptır. Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.

 

İslam’da delil konusunda üç ana görüş vardır, bu görüşleri tek tek ele alıp, hangisinin hakikat olduğunu Kuran’ın ışığında tahlil edip ortaya çıkarmaya çalışalım.

 

1. Görüş “edilleyi şeriye (kaynak) 4 tür kitap, sünnet, icma ve kıyas tır” diyenler.

2. Görüş “kur’an tek kaynak değil ana kaynaktır” diyenler

3. Görüş “tek kaynak kur’an dır” diyenler.

 

“Edilleyi şeriyye (kaynak) 4 tür kitap, sünnet, icma ve kıyas tır” diyenler.

 

Edilleyi şeriyye (şeraitte delil olan anlamındadır) bu görüş ehli sünnet in referans aldığı ana ilkedir.

 

Kitap (kur’an),

Sünnet (resulün söz,uygulama ve takrirleri),

İcma (ümmetin ortak görüşü)

Kıyas (emsal teşkil edecek delillerden esinlenme) anlamına gelir.

 

KİTAP

Birincisine Kuran’a sözümüz yoktur iman ederiz, Allah’ın koruması altında tevatür’en gelmiş, içeriğiyle mükemmel bir kitaptır.   

Eğer bir şüphe olsaydı, insanların onu tahrif edebilme ihtimali olsaydı ve az bir beşer sözü girseydi, Allah’ın öteden beri koyduğu yasa işlerdi ve tekrar kitap ve resul gönderirdi. Çünkü alemlerin rabbi insanlığı hiçbir zaman yalnız bırakmamıştır.


15/Hicr 9 Doğrusu Kitap'ı Biz indirdik, onun koruyucusu elbette biziz.


33/Ahzab 40 Muhammed içinizden herhangi bir adamın babası değil, Allah'ın elçisi ve peygamberlerin sonuncusudur. Allah her şeyi bilendir.


Aradan tam on dört asır geçmiş, şu iki ayet ve bu geçen zaman, nasılda tanıklık ediyor Kuran’ın Allah’ın kelamı oluşuna. (Bu sözü ancak hakkıyla Allah’tan hayşiyet duyanlar anlar)

 

 

SÜNNET

İkincisine Resulullah’ın (a.s) sözlerine, uygulamalarına ve takrirlerine de hiçbir sözümüz yoktur, yeter ki Resule kadar gidebilsin, işte sorunda burada!.


Bu mesele bize kadar iki şekilde intikal etmiştir.

1 Uygulana gelen gelenek (siret)

2 Rivayet yoluyla gelen (hadisler)


İlki pek sorunlu değil, çünkü her hal ve durumda Kuran’dan onay alarak gelmiştir.


Asıl sorun rivayet yoluyla gelen hadislerde, bu rivayet edilenler Resulullah (a.s) a kadar gidiyor mu gitmiyor mu?


Önce hadis savunması yapanların sözlerine kulak verelim.


Hadis savunması yapanların savunmasını dikkatinize sunuyorum.


Hadis Savunması                                                                                                                                 >>Mustafa akyol.org

Üstteki yorumlar üzerine "madem hadis literatürü sorunlu, bu literatüre neden gerek var, sadece Kur'an'ı dikkate alalım" denebilir. Zaten denmektedir de. Bazı Müslümanlar, sadece Kur'an'ı temel alıp hadisleri ve genel olarak sünneti tamamen terk etmeyi savunmaktadırlar. Bu anlayışı savunanların bir kısmı, hadislerin ortaya çıkışını adeta İslam'a karşı bir komplo olarak görmekte ve muhaddisleri ağır şekilde suçlamaktadırlar da.  Bu yaklaşıma da katılmadığımı belirtmeliyim. Çünkü başta belirttiğim gibi, Kur'an'ı doğru anlamak için hadis literatürüne ve genel olarak sünnete ihtiyacımız olduğu kanaatindeyim. Bunun nedeni de, kanımca, bizzat Kur'an'ın içeriğinin bunu gerekli kılmasıdır. Her şeyden önce şunu belirtmek lazım: Bize Kur'an'ı ulaştıran kaynak, İslami geleneğin kendisidir Kur'an'ın nasıl vahyolunduğunu, nasıl toplandığını ve çoğaltıldığını, hadisler, siret ve İslami geleneğin diğer kaynaklarından öğreniyoruz. Hiç bir geleneği kabul etmeyen bir anlayış, Kur'an'ın bize nasıl ulaştığını da açıklamakta zorlanacaktır.  

Dahası "sadece Kur'an" görüşünü savunan Müslümanlar, Kur'an ayetlerinin kendi başına anlaşılır olduğunda ısrar etseler de, dikkatli bir okuma, Kur'an'daki bazı ayetleri anlamak için o ayetlerin indiği ortama (sebeb-i nuzüle) ve ayetin peygamber tarafından nasıl yorumlanıp uygulandığına (sünnete) da bakmak gerektiğini gösterir. Sözgelimi Nur Suresi'nin 11-18. ayetlerinde "uydurulmuş bir yalanla gelenler"den söz edilir ve cinsel içerikli bir iftiraya itibar eden Müslümanlar eleştirilir. Eğer "sadece Kur'an" ilkesini kabul edersek, burada sözü edilen iftiranın ne olduğunu bilme şansımız yoktur. Oysa Kur'an vahyedildiğinde sahabe bu iftiranın ne olduğunu biliyordu ve böylece ayetlerde uyarılan hatanın ne olduğunu açık bir şekilde kavramıştı. Ama biz orada değiliz, ayetin nasıl bir ortamda vahyolunduğunu, hangi olaydan bahsettiğini görmüyor, nasıl uygulandığına şahit olmuyoruz. Aradaki "bilgi boşluğu"nu kapatabilmenin — ki bu tam olarak mümkün değildir — tek yolu, hadis ve siret (peygamberin hayatı) gibi kaynakların bize ulaştırdığı sünnete müraacat etmektir.

Bu "bilgi boşluğu"na pek çok örnek verilebilir. "Hani siz vadinin yakın kenarında, onlar uzak yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aşağıdaydı, eğer sözleşseydiniz, kaçınılmaz olarak sözleşme yeri hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz" (Enfal, 42) ayetini daha iyi anlayabilmek için, sözü edilen olayın nasıl cereyan ettiğini, kast edilen vadinin ve kervanın ne olduğunu da bilmek gerekir. Bunu bize öğreten, "Bedir Savaşı" diye bir olay yaşandığını anlatan kaynak, hadisler ve sirettir. Veya "Mescid-i Haram yanında kendileriyle anlaştıklarınız" (Tevbe, 7) dendiğinde, kiminle yapılmış nasıl bir anlaşmadan söz edildiğini anlamak için de yine hadislere ve sirete bakmak zorunludur. "Ebu Leheb"in kim olduğunu, namaz kılma fiilinin nasıl gerçekleştirileceğini, tavafın nasıl yapılacağını, haram ayların hangileri olduğunu ve daha pek çok detayı anlamak için de, hem sünneti hem de o dönemde Arabistan'da egemen olan kültürü bilmek gerekir; bunu bize aktaran en zengin kaynak da yine hadisler ve sirettir.

                                                                                                                                                               Mustafa akyol.org<<

 

Sayın Mustafa AKYOLUN bu yazısından bazı bölümlerin altını çizerek cevap vermeye çalışalım.

 

Mustafa AKYOL yazdı “muhaddisleri ağır şekilde suçlamaktadırlar da”

 

Kitaplarındaki hadislerin birbiriyle olan çelişkisini mi,  zaman içerisinde saçmalığı gün yüzüne çıkan hadislerimi, Resulullah tan (a.s) iki yüz yıl sonra yazılmasından mı, "Kütüb-ü Sitte"   denen altı hadis kitabını yazanların hepsinin de Arap olmayışları (Arap olmayışları o dönemde hadis toplamada dezavantajdır) ve aynı dönemde neredeyse yaşıt yaşamış ve bir birlerinden ders almış olmaları mı, topladıkları hadis sayısını büyük bir titizlikle topladıklarını ifade etmelerine rağmen bir insanın ömrünün yetmeyeceği kadar olması ve üstelik hadis toplamaları binek hayvanlarla günlerce yol almalarına rağmen imkansız olmasına mı, o iki yüz yıl boyunca başta Allah Resulü (a.s)  halifeler, sahabeler ve sonra gelenler hadislerin yazılmasına karşı olmasına rağmen yazılmış olmasına mı ve her şey bir yana kur’an la çelişmesine mi Neye kızmayalım?


Mustafa AKYOL yazdı “bizzat Kur'an'ın içeriğinin bunu gerekli kılmasıdır.”

Nasıl gerekli kılıyormuş, neye dayandın? Kuran’dan tek bir tane delil sunmamışsın, Hem diyorsunuz hadisler Kuran’dan onay alması gerekli, hem diyorsunuz  kur’an ’ın içeriği hadislere muhtaç, bu ne çelişki kur’an mı hadisten onay alacak yoksa hadis mi kur’an dan onay alacak? karar verin.

Mustafa AKYOL yazdı “Bize Kur'an'ı ulaştıran kaynak, İslami geleneğin kendisidir.” 

Kur’an ilk indiği toplumun dilini, geleneklerini, tarihi arka planını, vb. olanları kendisiyle birlikte evrenselleştirmiştir. Bizim Resulullah (a.s) dan bu güne kadar, ümmetten aktarıla gelene bir sözümüz yok, onlar tevatür dür çünkü yaşanarak gelmiştir.

Bizim itirazımız rivayet yoluyla islami geleneğe sokulan hurafeyedir.

 

Mustafa AKYOL yazdı “Kur'an'ın bize nasıl ulaştığını da açıklamakta zorlanacaktır.”  

Zaten tarihte hiçbir şey gizlenemez ör:Resul den sonra halifelerin kimler olduğu, ne kadar zaman bu görevde kaldıkları, nereleri fetih yaptıkları, Hz Ali ye muaviye nin yaptığı tuzaklar, aralarındaki savaşlar, halifelerin uygulamalarındaki hatalar, halifelikten saltanata dönüşün olması, (kaldı ki emeviler bir çok şeyi saptırmış ve yasaklamış olmalarına rağmen) Hz Hüseyin in katledilmesi, yeri ve zamanı, katledenlerin kimler olduğu vs.. Tarih yalan kaldıramaz, yeter ki sağlam kaynağa dayandırılsın.

Bizim itirazımız, İslam tarihinin bize (ki bu Allah’ın kitabının  peşinden sürükleye getirdiği) şeylere değil, tarihe uzanıp bir şeyler alıp bize kadar gelmiştir demeleridir. Sözgelimi siz şimdi diyorsunuz ki tarih bana kadar getirmemiş ama ben gider alırım, böyle şey olmaz ki tarih size bırakmamışsa, siz geçmişe kadar uzanıp onu alamazsınız, yani tekerlek icat olmamış olsaydı, sen bugün modern havalı teker yapamazdın, eğer teker yapacağım diyorsan, ilk tekeri keşfeden nereden başlamışsa, sende oradan başlayacaksın ve senden sonrakiler modern havalı teker yapsınlar.İşin özeti hadis kitaplarına baktığımızda, hadisleri kendileri yazıyor, senetlerini delil diye kendileri koyuyor, Resulullah (a.s) dan iki yüz sene sonra, o döneme uzanıp bilgi alıyorlar.

O zamana kadar kimse böyle bir kayıt tutmamış, onlar birilerini buluyor, konuşturuyor ben dedemden duydum, oda babasından duymuşmuş diyorlar, onlarda bu sağlam hadistir diyip, kayıt altına alıyor, ki çok titiz davranarak herkesten hadis almazlarmış, mesela köpeğini aldatan adamdan hadis almamışlar, ya peki köpeğini aldatmayanların, dedesi veya onun dedesi, beklide babası, kufuryoklerini kedilerini etrafındakileri aldatan, sahtekar biriyse, nasıl anlayacaksın? Onların torunu sıka/sağlamsa bütün sülalesi sağlamı oluyor?

Aradan tam iki asır geçmiş, oraya kadar uzanıp haber alamazsın, onlar neyi getirmişse onu alırsın. Bu gün bizim yaptığımız gibi, İslam dini tarihiyle her şeyiyle ortada Kur’an’ın kendisi bizlere tevatür yoluyla gelmiştir. (Resulullah (a.s) ın kendiside biliyor olmakla beraber (75/16,17,18,19 - 2/97 - 26/194), talimatıyla sahabeleri yazmışlar ezberlemişler, surelerin sırasını, ayetlerin yerlerini belirleyerek, Mushaf olarak bırakmış ve ümmet hep aynı geleneği günümüze kadar getirmiştir.)

Arapça evrensel bir dil mi diye bir soru yöneltsek, her dil gibi hayır cevabını alırız, doğrudur yer yüzünde hiçbir dil evrensel değildir zaman içinde değişikliklere maruz kalır, Ama bugün Kur’an ın  dili Arapça’dır ve evrenseldir, çünkü Kur’an kendisi evrenseldir.

Kur’an ilk indiği dönemdeki olayları, o toplumun dilini, sosyal yapısını ve psikolojisini, tarihi arka planını evrensel hale getirmiştir, hatta Tevrat’ı İncili araştırın geçmişteki bir takım kıssaları da evrenselleştirmiştir. Meselenin aslı bugüne kadar gelen geleneği akli selim ve samimiyetle Kur’an’a bakıp tetkik ve tenkit etmeliyiz.


Mustafa AKYOL yazdı    

“Nur Suresi'nin 11-18.  (Enfal, 42) (Tevbe, 7) "Ebu Leheb"in”kim oduğunu

 

Birincisi hangi sebepten nazil olunmuşsa olsun, kur’an o olayı arkasından sürükleyip getirmiştir. İkincisi ayetlerin hususi olması umumi olmasına engel değildir, yani bu ayetlerdeki iftira olayının, nasıl olduğu bilinmese bile ne demek istendiği herkes tarafından anlaşılır. (mesela 2/Bakara 259 Ya şu kişi gibisini görmedin mi?Çatıları çökmüş, duvarları-damları yere inmiş bir kente uğramıştı da şöyle demişti: "Allah şurayı ölümünden sonra nasıl hayata kavuşturacak?Bunun üzerine Allah, o kişiyi yüz yıllık bir süre için öldürmüş, sonra diriltmişti. "Ne kadar bekledin?" demişti. "Bir gün veya günün bir kısmı kadar bekledim." dedi. "Hayır, dedi, aksine sen, yüz yıl kaldın.Yiyeceğine, içeceğine bak!Henüz bozulmamış.Eşeğine bak!Seni insanlara bir ibret yapalım diyedir bu.Kemiklere bak, nasıl yerli yerince düzenliyoruz onları ve sonra et giydiriyoruz onlara." İş kendisi için açıklık kazanınca şöyle dedi o: "Allah'ın herşeye kadir olduğunu biliyorum.)”  şimdi bu ayette geçen kişinin kimliği, hangi şehirde olduğu ve bu olayın ne zaman vukuu bulduğu, tarafımızdan bilinmiyor olması, bu ayeti ve buna bezeyen kıssaları anlayamayız anlamına mı gelmektedir.

 

Mustafa AKYOL yazdı “Namaz kılma fiilinin nasıl gerçekleştirileceğini”


Namaz o toplumda bilinen ve yapılan ibadetlerdendi, yani o toplumda insanlardan namaz kılanlar vardı. 107/ maun suresi  Dini yalanlayanı gördün mü? İşte, öksüze kötü davranan  odur. Yoksulları doyurmaya da yanaşmaz. Yazıklar olsun o namaz kılanlara, Onlar ki namazlarından tümüyle habersizdirler. Onlar ki gösteriş yaparlar. Ve yardımı da engellerler.


Bu ve buna benzer ibadetler, onlara İbrahim (a.s) dan kalmıştı, sure açık ve net olarak müşriklere hitap etmektedir yani buda gösteriyor ki, o toplum namazın ve bazı ibadetlerin ne anlama geldiğini biliyor.

 

Ancak, resule atfedilen sözler/hadisler insanlar tarafından kaleme alınmış, yine insanlar tarafından senetleri düzenlenmiş ve bizlere sunulmuştur. Bizlerin de buna inanmamızı salık vermektedirler, bizler buna inanırsak, resulün sözleri diye inanacağız, fakat bunlar resulün sözleri değil, muhaddislerin (hadis alimlerinin!) sözleridir, hatta onlarda başkalarından, başkaları da diğerlerinden ve böle devam ede geldiği sözleridir.

 

Resule inanacağız diye, kaynağı bile belli olmayan, sözlere/hadislere inanmaya çağırılıyoruz. Bizi buna  çağıranlar, büyük bir risk almış oluyorlar, onlara cevabım şudur bir daha bir daha düşünün. Benimde onlara çağrım şudur, sizlere ve bizlere rivayet yoluyla gelen, yada rivayet edildiğini sandığınız, hadisin metnini inceleyin yani önce metin tetkiki ve tenkidi yapın, sonra ravi zincirini senedini inceleyin, hadisten Kuran’a değil, Kuran’dan hadise gidin, ondan onay alırsa sizinde bizimde kabulümüzdür, lütfen bizi Resulullah’ın sözü diye başkalarının sözüne çağırmayın.

İçindeki çelişkileri, vahiye uymayan mantık dışı şeyleri, nereye koyacağız? Resule iftira etmiş olmuyor muyuz.


 

İCMA

Üçüncüsü; icma hangi konuda ümmet ortak görüş ortaya koymuş? İcma etseler bile bunun İslam da delil niteliği taşıyacağını nereye dayandırıyorlar?


6/Enam115,116 Rabbinin kelimeleri doğruluk ve adaletle tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirebilecek yoktur. O, İşitendir, Bilendir. Yeryüzündekilerin çoğuna uyarsan seni ALLAH'ın yolundan saptırırlar. Onlar ancak zanna uyuyorlar ve onlar sadece tahminde bulunup saçmalıyorlar.

 

 Allah’ın kitabı aramızda olmasına rağmen,mezhepler, meşrepler,hizipler,guruplar, tarikatlar, tasavvuflar,şehler,imamlar,vd.. İcma bumu? Bunlar mı ortak görüş ortaya koyacaklar? Bunların kendileri bir değil ki, görüş ve düşünceleri de bir olsun.


   

KIYAS

Dördüncüsü; neyi neyle kıyaslayacaksınız kitap ayrıntılıyken başka bir şey mi arayalım


6/Enam 38 Yerde debelenen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar! Biz kitapta HİÇBİR EKSİK  BIRAKMAMIŞIZDIR. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.   

                    

11/Hud 1,2 Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da AYRINTILI OLARAK AÇIKLANMIŞ bir Kitaptır. Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.

  

Kur’an geçerli, şüphesiz, açıklayıcı ve ayrıntılı tek ve yegâne kaynaktır. Bazı kimseler değişik yorumlar yaparak, “kur’an tek kaynak değil ana kaynaktır” demiş olsalar da,  Kuran’ın dışındaki kaynak diye sundukları şeyler, Kuran’ın yanına koyduklarında ancak o zaman bir şeyler ifade ediyor, yani öyle bile olsa sıfır mesabesinde bir konuma sahipler, sıfırı birin yanına koyarsan bir değeri olur, biri kaldır sıfır yine sıfır. İşin özeti; Kur’an nazil oluncaya kadar, iç kimsenin din adına bir değeri yoktu, vahiy geldikten sonra bu insanların isimlerinin yanına (s.a) (Hz) (r.a) gibi sıfatlar konuldu, geçmiştekilerin, bizim ve bütün müminlerin eserleri sözleri yaptıkları ne varsa vahiy den dolayı değerlidir. Ör; hatapoğlu Ömer vahiy gelmeden önce, kızını diri diri torağa gömen biriyken, Müslüman olduktan sonra adaletin timsali oluyor, buna bu değeri her halde babası vermedi, alemlerin rabbi olan Allah verdi.


   

6/Enam 106 Rabbinden SANA VAHYOLUNANA UY. O'ndan başka tanrı yoktur. Müşriklerden yüz çevir.


6/Enam 155 İşte bu (Kur'an), bizim indirdiğimiz mübarek bir kitaptır. BUNA UYUN ve Allah'tan korkun ki size merhamet edilsin.


7/Araf 2,3 Bu, sana indirilen bir kitaptır. Onunla uyarman ve inananlara öğüt vermen konusunda göğsünde bir kuşku ve sıkıntı olmasın. Rabbinizden SİZE İNDİRİLENE (Kur'an'a) UYUN. O'nu bırakıp da başka dostların peşlerinden gitmeyin. Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz!

 

“Kur’an tek kaynak değil ana kaynaktır” diyenler

 

Kur’an’a ana kaynaktır diyenler, diğer kaynakları yine kur’an dan onay alarak kaynaklık özelliği vermektedirler, aksi takdirde bunu savunacakları bir tarafı kalmaz.


Bir şeyin kaynak olabilmesi için:

1)    Doğruluğunda şüphe olmaması,

2)    İlk doğduğu zaman sağlam temiz güçlü varlıklar ve doneler tarafından ifade edilmesi,

3)    Olayın kendi, içeriğiyle, bütünlük arz etmesi

4)    Çelişkisiz olması,

5)    Muhatap aldığı kimseler tarafından bağlayıcılığı olması

6)    Ondan mükellef olanların sorumlu olması gerekir.

 

Doğruluğundan şüphe olmaması;


Bütün hukuk sistemlerinde de, delilin/kanıtın doğruluğunun şüphe götürmeyen mesnetlere dayanması gereklidir. Ör; bir insan öldürmekle suçlanan birinin, suçunu ispatlayamazlarsa, o zanlı hakkında direk suçlamada bulunamıyorlar, eğer ki suç aletini bulup getirirler, kime ait olduğunu, olayda kullanıldığını, aletteki parmak izinin zanlıya ait olduğunu ve  maktulden bazı kalıntıları da  zanlının üzerinde bulup ortaya koyarlarsa, artık bunu zanlı bile itiraf etmek zorunda kalır “katil benim” Bir şeyin delil olabilmesi için kanıtlarının sağlam olması gerekir.


 

6/ Enam 114,115 Allah size Kitap'ı ayrıntılı kılınmış bir halde indirmişken, Allah'ın dışında bir hakem mi arayayım? Kendilerine Kitap verdiklerimiz, onun, Rabbinden hak olarak indirildiğini biliyorlar. Sakın kuşkuya düşenlerden olma.

Rabbinin sözü hem doğruluk hem de adalet bakımından tamamlanmıştır. O'nun sözlerini değiştirecek hiçbir kuvvet yoktur. En iyi işiten, en iyi bilendir O.


 

İlk doğduğu zaman sağlam temiz güçlü varlıklar ve doneler tarafından ifade edilmesi haberi getiren elçilerin dürüst olması;


 

Mesela; Bir bebek üzerine iki kadın kavga ediyor, birisi diyor ki “bebek benim hastanede karıştı sen aldın” öteki kadın “hayır bebek benim ben doğurdum hiç karıştırırmıyım?” diyor.bu iş mahkemeye intikal eder ve hakimin yapacağı ilk iş laboratuar’a sevk edip d.n.a larına baktırıp meseleyi açığa çıkarmak olacaktır. Yani hakim sağlam temiz güçlü dürüst bir delil ile ispatlamak suretiyle ihtilafı çözmüş olur. İşte, Kur’an’ı Levhi Mahfuz dan resule ve bize kadar getiren delil tıpkı d.n.a gibi temiz, sağlam ve güçlü kanıtlardır. Hepsini (D.N.A. yıda Kur’an’ı ulaştıran yolları da) gönderen deruhte eden çekip çeviren alemlerin rabbi olan Allah’tır.    

   

56/Vakıa 77,,80 O, kesinlikle şerefli bir Kur'an'dır. Titizlikle saklanan bir Kitap'tadır. Ona, arındırılmışlardan başkası dokunamaz. Alemlerin Rabbi'nden indirilmiştir.


81/Tekvir 19,,23 Ki o, çok değerli bir elçinin sözüdür.  Çok güçlüdür o elçi. Arş sahibinin katında saygındır.  İtaat edilir orada kendisine, emindir.  Ve arkadaşınız bir cin çarpmış değildir.  Andolsun ki o, onu apaçık ufukta gördü.


 

Olayın kendi,(mesajın) içeriği, bütünlük arz etmesi ve çelişkisiz olması


 

Şimdi yukarıda ki örneklerle yola çıkacak olursak,bir zanlıya ait alet var, o alet suç aleti ve parmak izi tutuyor, ama zanlı kendisinin olay anında orada olmadığını, başka delilerle ileri sürüyor ve işin içinden çıkılamaz hale geliyor, olay faili meçhul oluyor, çünkü iddia makamı da,  savunmada da, ortaya koydukları delileri bir biriyle çelişiyor, bu da zanlıyı suçlamaya yetmiyor, yani böyle kanıt olmaz.


   

6/Enam 38 Yerde debelenen hiçbir hayvan ve iki kanadı ile uçan hiçbir kuş yoktur ki, sizin gibi birer ümmet olmasınlar! Biz kitapta HİÇBİR EKSİK  BIRAKMAMIŞIZDIR. Sonra hepsi Rablerinin huzurunda toplanırlar.


11/Hud 1,2 Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da AYRINTILI OLARAK AÇIKLANMIŞ bir Kitaptır. Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.


4/Nisa 82 Kuran'ı incelemiyorlar mı? ALLAH'tan başkasının olsaydı onda bir çok çelişki bulacaklardı.

 

Muhatap aldığı kimseleri bağlayıcılığı olması;


Yine yukarıdaki örneklerle yola çıkalım, bu olay katilin ve maktulün yakını olmayan hiç kimseyi, bağlamaz ve ilgilendirmez, yani bu delilin onlar için hiçbir önemi yoktur ve ne canları yanar ne üzülürler nede intikam hırsı tutar, onları uzaktan yakından ilgilendiren hiçbir şey yoktur.Kur’an’ın gelişi delileri ne kadar ilgilendirirse bu olayda onları o kadar ilgilendirir. 

 

 16/Nahl 89 O gün her ümmetten bir kişiyi onlara şahit tutarız. Seni de ümmetine şahit getiririz. Sana her şeyi açıklayan ve Müslümanlara doğruyu gösteren bir rehber, rahmet ve müjde olarak Kuran'ı indirdik.


 

10/Yunus 37 Bu Kuran, Allah'tandır, başkası tarafından uydurulmuş değildir. Ancak kendinden öncekini doğrular ve O Kitap'ı açıklar. Alemlerin Rabbinden geldiğinden şüphe yoktur.

 

Ondan mükellef olanların sorumlu olması gerekir;

 

Hesap günü hepimiz, sadece inandık demekle bırakılmayacağımızı biliyoruz.


29/Ankebut 2-3 And olsun, biz kendilerinden öncekileri de denemişken, insanlar, "İnandık" deyince, denenmeden bırakılacaklarını mı sanırlar? Allah elbette doğruları ortaya koyacak ve elbette yalancıları da ortaya çıkaracaktır.

 

Allah’ın huzurunda,inanmamız gerekirken inanmadıklarımızdan, inanmamamız gerekirken inandıklarımızdan, yapmamız gerekirken yapmadıklarımızdan yapmamamız gerekirken yaptıklarımızdan hesaba çekileceğiz.O zaman işte büyük bir titizlikle Allah’ın verdiği akılla gerçeği arayıp bulmak ve onunla amel etmek bütün iman sahiplerine bir zorunluluktur. ((farzı ayındır))

 

7/Araf 6,7 Yemin olsun, kendilerine elçi gönderilenleri muhakkak hesaba çekeceğiz; gönderilen elçileri de mutlaka hesaba çekeceğiz. Onlara bir ilmin tanıklığında bütün serüveni mutlaka anlatacağız. Biz olup bitenlerden habersiz değildik.


16/Nahl 56 Tutuyor, kendilerine sunduğumuz rızıklardan hiçbir şeyin farkında olmayanlara pay çıkarıyorlar. Allah'a andolsun ki, iftira edip durduğunuz şeylerden kesinlikle hesaba çekileceksiniz.


18/Kehf 58 O affedici, o rahmet sahibi Rabbin, onları, kazandıkları yüzünden hesaba çekseydi, kendileri için azabı mutlaka çabuklaştırırdı. Böyle olmamıştır, ama onlar için, hiçbir kaçıp kurtulma imkanı bulamayacakları bir hesap sorma zamanı öngörülmüştür.





__________________
Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allâh büyük lutuf sâhibidir
Yukarı dön Göster ibrahimim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ibrahimim
 
ŞiaRıM-KuRaN
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 26 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 124
Gönderen: 29 aralik 2006 Saat 19:59 | Kayıtlı IP Alıntı ŞiaRıM-KuRaN

abı allah sen ve senın gıbı düşünen tum muslumanları en yuksek mertebeye ulaştırsın

     Hadıslerı,şeyhleri,tarıkatları,alımlerı,hacıları,hocaları v.s kendılerıne yol gösterıcı edınenlere aşagıdakı ayetler yetmıyomu? ama maalesef toplum olarak okuyup anlamak yerine dinleyip anlamak işimize gelıyo

 11/Hud 1,2 Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da AYRINTILI OLARAK AÇIKLANMIŞ bir Kitaptır. Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.

 Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.ZüMER-27

 



__________________
ZÜMER-2739/27 Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.
Yukarı dön Göster ŞiaRıM-KuRaN's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ŞiaRıM-KuRaN
 
ibrahimim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 17 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 506
Gönderen: 30 aralik 2006 Saat 14:37 | Kayıtlı IP Alıntı ibrahimim

ŞiaRıM-KuRaN Yazdı:

abı allah sen ve senın gıbı düşünen tum muslumanları en yuksek mertebeye ulaştırsın

     Hadıslerı,şeyhleri,tarıkatları,alımlerı,hacıları,hocaları v.s kendılerıne yol gösterıcı edınenlere aşagıdakı ayetler yetmıyomu? ama maalesef toplum olarak okuyup anlamak yerine dinleyip anlamak işimize gelıyo

 11/Hud 1,2 Elif, Lam, Ra. Bu, hikmet sahibi ve herşeyden haberdar olan Allah tarafından ayetleri sağlamlaştırılmış, sonra da AYRINTILI OLARAK AÇIKLANMIŞ bir Kitaptır. Ki ALLAH'tan başkasına tapmayasınız. Kuşkusuz ben, O'ndan size bir uyarıcı ve bir müjdeciyim.

 Andolsun, biz bu Kur'an'da insanlara her türden örnekler verdik ki düşünüp öğüt alabilsinler.ZüMER-27

 

Allah razı olsun sevgili kardeşim.

Allah sizin gibi basiretli kardeşlerimizin de derecelerini yükseltsin.

Basiretinizin açık oluşu verdiğiniz ayetlerden belli. 

Yukarı dön Göster ibrahimim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ibrahimim
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 31 aralik 2006 Saat 09:38 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

 Selam ibrahimim kardeş,

  Gerçekten çok faydalı bir çalışmaya daha imza atmışsınız.Tek kaynak olan Hudaya rağmen kendilerine yeni kaynaklar arama şaşkınlığına düşenler,haşa Allahın kendisini ve emirlerini yeterince açıklamak aczinde olduğunu zımmen kabul eden olurlarki bunun ne kadar büyük zulüm olduğunu aklı olan herkes anlar vesselam.


__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
ibrahimim
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 17 ekim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 506
Gönderen: 01 ocak 2007 Saat 02:44 | Kayıtlı IP Alıntı ibrahimim

adalet Yazdı:
 Selam ibrahimim kardeş,
  Gerçekten çok faydalı bir çalışmaya daha imza atmışsınız.Tek kaynak olan Hudaya rağmen kendilerine yeni kaynaklar arama şaşkınlığına düşenler,haşa Allahın kendisini ve emirlerini yeterince açıklamak aczinde olduğunu zımmen kabul eden olurlarki bunun ne kadar büyük zulüm olduğunu aklı olan herkes anlar vesselam.

Allah razı olsun Adalet kardeşim, sizlerden esinleniyoruz.

Dün bunlarla doğruyu anlamaya çalışıyorduk.

Bugün bunlarla.

Yarın kimbilir hangi araç/vasıta ile doğruyu anlamaya çalışacağız, Yüce Allah'tan sizi ve sizin gibi müminleri araçlar ne olursa olsun, hep doğrunun savunucuları kılmasını yakarıyorum. 

Allah azmini, ilmini, basiretini ve şecaatini arttırsın.



__________________
Ey inananlar, Allah'tan korkarsanız O size iyi ile kötüyü ayırdedici bir anlayış verir, kötülüklerinizi örter ve sizi bağışlar. Allâh büyük lutuf sâhibidir
Yukarı dön Göster ibrahimim's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ibrahimim
 
zeygue
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 10 kasim 2006
Gönderilenler: 4
Gönderen: 23 ocak 2007 Saat 15:05 | Kayıtlı IP Alıntı zeygue

 

Bütün insanlar ve cinler bir araya gelip bir benzerini yazamadığımız Kuran , Allahın kitabı ise kendinden başka hiç bir şeye ihtiyaç duymadan kendi kendini ispat ve ifade etmek zorundadır.


Kendinden başka bir kaynak tarafından doğrulanmak,açıklanmak ihtiyacı duyuyorsa bu Allahın kitabı olamaz.


Dolayısı ile Kuranda atıfta bulunulmayan hiç bir şey delil,bilgi kaynağı olamaz.Kuranda atıfta bulunulan bilgi kaynakları:

5 duyu+akıl+Kurandır.Toplam 7 adet bilgi kaynağımız var.


MÜ'MİNÛN SÛRESİ


(17) Andolsun, biz sizin üzerinizde yedi yol yarattık.3 Biz yarattıklarımızdan habersiz değiliz. 

 

Bu kaynaklar arasında hadis... gibi kavramlar yoktur.Tam tersine


Casiye


(6) İşte bunlar, Allah'ın ayetleridir ki, onları sana hak olarak okuyoruz. Hal böyle iken Allah'tan ve onun ayetlerinden sonra hangi hadise/söze inanıyorlar?!

 

Araf


(185) Göklerin ve yerin melekûtuna, Allah'ın yarattığı herhangi bir şeye bakmadılar mı; ecellerinin gerçekten yaklaşmış olabileceğini düşünmediler mi? Peki, bu Kur'an'dan sonra hangi hadise/söze iman ediyorlar?

 

Yukarı dön Göster zeygue's Profil Diğer Mesajlarını Ara: zeygue
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 24 ocak 2007 Saat 12:47 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

 Zeygue yazdı:
 

  "Bütün insanlar ve cinler bir araya gelip bir benzerini yazamadığımız Kuran , Allahın kitabı ise kendinden başka hiç bir şeye ihtiyaç duymadan kendi kendini ispat ve ifade etmek zorundadır.


Kendinden başka bir kaynak tarafından doğrulanmak,açıklanmak ihtiyacı duyuyorsa bu Allahın kitabı olamaz.


Dolayısı ile Kuranda atıfta bulunulmayan hiç bir şey delil,bilgi kaynağı olamaz.Kuranda atıfta bulunulan bilgi kaynakları:

5 duyu+akıl+Kurandır.Toplam 7 adet bilgi kaynağımız var."


   Eline sağlık kardeş.Hoş geldin.Güzel tespitlerinin devamını bekleriz inşallah.




__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
MSER1
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 17 kasim 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 199
Gönderen: 24 ocak 2007 Saat 15:52 | Kayıtlı IP Alıntı MSER1

Selam ibrahim

Çalışman güzel olmuş kardeş, Allah şevkini artırsın, işte bu kadar; yani Peygamberden geldiği söylenilen bir söz Kur'an'a uymuyorsa körü körüne bu hadistir peygamber sözüdür demenin ve savunmanın bir mantığı elbette olamayaçağı gibi mütevatir yolla gelen sünnetlerinde tümüyle reddinin bir mantığı yoktur.

Selam ve dua ile



__________________
Yanlız sana ibadet eder ve yanlız senden yardım bekleriz.
Yukarı dön Göster MSER1's Profil Diğer Mesajlarını Ara: MSER1
 
anafikir
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 26 aralik 2006
Gönderilenler: 112
Gönderen: 24 ocak 2007 Saat 19:29 | Kayıtlı IP Alıntı anafikir

selam

Gerçekten güzel bir konu delil.

İnsanlığın en büyük sorunu delilsiz dayanaksız her düyduklarına inamalarıdır. Geleneksel söylemleride din halıne getımiştır insanlar. Hacı ve hocaların sözlerinide delilsiz dayanaksız kabul edip din haline getirmişlerdir. Halbuki söylenenlerden sorumludurlar.Onlar öldükten sonra diyeceklerki keşke dinleseydik veya akletseydik. ama bu çok geç olacak.

Allah bu konu hakkında şoyle der:8/42-Hani siz vadinin yakın kenarında, onlar uzak yamacındaydılar; kervan ise sizden daha aşağıdaydı. Eğer sözleşseydiniz, kaçınılmaz olarak sözleşme yeri (veya konusu) hakkında anlaşmazlığa düşerdiniz; ancak Allah, olacağı olan işi gerçekleştirmek için (böyle yaptı). Böylece, helak olacak kişi apaçık bir delilden sonra helak olsun, diri kalacak kişi apaçık bir delilden sonra hayatta kalsın. Şüphesiz Allah, gerçekten işitendir, bilendir. 

 

31/6-İnsanlardan öylesi vardır ki, bilgisizce Allah yolundan saptırmak ve o yolu eğlenceye almak için, eğlencelik asılsız ve faydasız sözleri satın alır. İşte onlar için aşağılayıcı bir azap vardır.

 

Yukarı dön Göster anafikir's Profil Diğer Mesajlarını Ara: anafikir
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 24 ocak 2007 Saat 19:37 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

İlgili Konu: İSLAM DİNİNİN ÖĞRENİLMESİNDE KAYNAK SORUNU







__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats