HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
Konu Konu: Haremlik-Selamlık Uygulaması Kimin Emri? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 24 kasim 2005 Saat 00:32 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

HAREMLİK-SELAMLIK UYGULAMASI ALLAH’IN BİR EMRİ DEĞİLDİR

 

 

Haremlik - Selamlık uygulaması Kur’andışı bir uygulamadır

 

Hiçbir Kur’an ayetinde Rabbimiz Haremlik-Selamlık uygulamasını emretmemektedir.

Bırakın emretmemeyi Rabbimiz hiçbir ayetinde bu mevzuya en ufak bir gönderme bile yapmamıştır. Durum bu olduğu halde nasıl oldu da bu cahiliyye adeti güzel dinimizin önemli bir ruknü gibi anlaşıldı?

 

 

Örflerin Dinleştirilmesi

 

Bu sapkın inancın dinleştirilmesindeki birincil etken birilerinin örflerini din sanmamızdır. Örflerin dinleştirilmesi bizim başımızın belasıdır.

 

Birilerinin kadına bakışını dinleştiren bizler kendi ellerimizle “erkek egemen” bir din yarattık. Bu erkek egemen dinde kadınlar ikinci sınıf yaratıktırlar. Bu dine göre Allah erkeği muhatap almakta ve ona seslenmektedir, din yalnız erkekler için vardır. Kadınlar yan unsurdurlar.

 

Bu “erkek egemen” din anlayışında kadın kapkara çarşaflara sokulur ama o kadının eşi yada kardeşi istediği tarz kıyafeti rahatça giyebilmektedir. Erkeğin adeta Tanrı olduğu bu dinde erkek kısa paça pantolonlu, kısa kolu gömlekli, spor ayakkabılı takılabilir ama kadın simsiyah bir çuvalın içine hapsolmak zorundadır. Bu bakış açısı erkeğin kıskançlığının mutlak referans alındığı bir bakış açısıdır.

 

 

Haremlik-Selamlık uygulamasının kökeninde hangi eğilimler var?

 

Erkeğin kıskançlığının, kaprislerinin ve hatta şehvetinin baz alındığı bir diğer uygulama da bu haremlik-selamlık uygulamasıdır.

 

Kur’andaki islam’da olmayan bu çarpık uygulamanın kökeninde ne var acaba? Erkeklerin birbirlerini cinsi sapık görme eğilimleri olabilir mi? Erkeklerin kendi arkadaşlarını, tanıdıklarını yada tanımadıklarını kendi kadınlarına her an yan gözle bakabilecek tıynette potansiyel sapık varlıklar olarak görme eğilimleri olabilir mi?

 

Bence Haremlik-Selamlık uygulamasının kökeninde erkeklerin birbirlerini potansiyel sapık görme eğilimi yatıyor.

 

Haremlik-Selamlık Uygulaması Hangi Ayete Dayandırılıyor?

 

Erkek egemen din anlayışının mensupları bu sapkın inançlarını Kur’ana dayandırmak istemişlerdir. Ama nafile… Kur’andaki islamda böyle bir şey yok. O halde bu zümre için çarpıtma yapmaktan başka bir yol da yok.

 

Şimdi Ahzab Suresindeki bir  nasıl çarpıttıklarına ve böylece bu ayeti nasıl kendi anlayışlarına malzeme etmeye çalıştıklarına bakalım:

 

Perdeli Konuşmanın ve davranmanın haremlik-Selamlıkla Alakası Var mı?

 

AHZÂB 53. Ey iman edenler! Size bir yemek için izin verilmedikçe Peygamber'in evlerine girmeyin. Vaktini bekleyip durmaksızın çağırıldığınızda girin, ancak yemeği yiyince hemen dağılın. Söze dalıp lafı koyulaştırmayın. Çünkü böyle davranmanız Peygamber'i rahatsız eder. Fakat o size bir şey söylemekten utanır. Allah ise hakkı dile getirmekten çekinmez. Peygamber'in eşlerinden bir şey istediğinizde, onlardan perde arkasından isteyin. Bu, hem sizin kalpleriniz hem de onların kalpleri için daha temiz bir yoldur. Allah'ın resulüne rahatsızlık vermeniz ve kendisinden sonra onun eşleriyle nikâhlanmanız, size helal kılınmamıştır. Böyle bir şey Allah katında büyük bir vebaldir.

 

Bu ayetteki “peygamber eşlerinden bir şey istediğinizde perde arkasından isteyin” emrinden yola çıkılarak haremlik-selamlığın Allah’ın bir emri olduğu hükmüne varılıyor.

 

Halbuki bu konunun Haremlik-selamlıkla uzaktan yakından alakası yok. Zira peygamberimizin arkadaşları Resulullahın evine geliyor, oturuyor, yiyiyor, içiyor. Bu husus bazen abartılıyor ve peygamberimiz rahatsız oluyor ama inceliğinden ötürü “artık kalkın gidin” diyemiyor. Eşleri de rahatsız oluyor. Birilerinin kalpleri eğriliyor ve ölümünden sonra peygamberin eşleriyle evlenmenin hesabı yapılıyor. Bu yüzden Rabbimiz bu insanları uyarıyor. Ve mecazi bir ifade kullanarak “peygamber eşlerinden bir şey istecekken perde arkasından isteyin” diyor. Ortada bir perde yok, perdeli davranış sergileme emri var. Haddini bilme, ayağını denk alma hususiyeti var. Peygamberin evine ve ehline saygı duyma gerekliliği var. Sözün özü perdeli konuşma ve davranıştan kasıt mesafeli duruştur.

 

Perdeli söz söylemek sadece peyganberimizin erkek arkadaşlarına has bir direktif değildir. Peygamberimizin eşleri de aynı uygun tavrı sergilemek mecburiteindedirler. Bu gerçek şu ayette bildirilmektedir:

 

Ahzab 32. Ey peygamber hanımları! Siz, kadınlardan herhangi biri gibi değilsiniz. Eğer korunup takvaya sarılıyorsanız sözü kırıtarak söylemeyin ki, kalbinde maruz bulunan biri ümide kapılmasın. Örfe uygun söz söyleyin.

Ahzab 33. Evlerinizde de vakarlı oturun. İlk cahiliye teşhirciliği gibi kendinizi teşhir etmeyin. Namazı kılın, zekâtı verin, Allah'a ve resulüne itaat edin. Allah sizden kiri/lekeyi gidermek istiyor ey Ehlibeyt, sizi tam bir biçimde temizlemek istiyor.

Ahzab 34. Evlerinizde Allah'ın ayetlerinden ve hikmetten okunanları hatırlayın. Kuşkusuz, Allah Latîf'tir, Habîr'dir.

 

İşin bir diğer önemli tarafı da şu: Resulullahın eşleri öldü. Bu emirde açıkça peygamberin eşlerine sesleniyor. Allah “siz konum itibarıyle herhangi bir kadın gibi değilsiniz” diyor ve sadece onlara has, onları ilgilendiren emirler veriyor. İlkeler her ne kadar genelgeçer ilkeler olsa da bizzat muhatap peygamberin eşleridir. Rabbimiz zaten diğer birçok ayetinde peygamberimizin eşi olmayan, kıyamete kadar gelip geçecek olan hanımlara genel bir dil kullanarak seslenmektedir.

 

Bu açıdan da bu ayet haremlik-selamlık uygulamasına malzeme edilemez.

 

 

Haremlik-Selamlık uygulaması Kur’andışı bir uygulamadır

 

Erkek egemen din anlayışının aksine Allah’ın dininde haremlik-selamlık uygulaması yasaktır. Kur’andaki İslamda bu çarpık ve sapkın uygulamaya geçit yoktur.

 

NÛR 61. Köre güçlük yoktur; topala güçlük yoktur, hastaya güçlük yoktur. Sizin için de gerek kendi evlerinizden gerekse şu kişilerin evlerinden yemek yemenizde bir sakınca yoktur: Babalarınızın evleri yahut annelerinizin evleri yahut kardeşlerinizin evleri yahut kızkardeşlerinizin evleri yahut amcalarınızın evleri yahut halalarınızın evleri yahut teyzelerinizin evleri yahut anahtarı size teslim edilmiş olan evler yahut arkadaşlarınızın evleri. Hep birlikte yahut ayrı ayrı yemenizde sizin için hiçbir sakınca yoktur. Evlere girdiğinizde, Allah katından bir esenlik, bir bereketlilik, bir temizlik dileği olarak kendinize de selam verin. Allah size ayetleri işte böyle ayan-beyan bildiriyor ki, aklınızı çalıştırabilesiniz.

 

Ayette görüldüğü gibi bizler akrabalarımızın evlerinde o evdeki tüm fertlerle birlikte yemek yiyebiliriz. “Amcanızın yada teyzenizin kızı yada oğlu varsa sakın aynı ortamda yemek yemeyin yani bulunmayın” denmiyor. Allah neden “hep birlikte” diyor? Neden buna özellikle vurgu var? Amcamızla, teyzemizle, halamızla birlikte yemek yememiz zaten doğal ama onların çocuklarıyla ve sair yakınlarıyla birlikte yemek yememiz yani bir arada bulunmamız da gayet doğal. Hatta arkadaşlarımızın evlerinde hep beraber, bir arada bulunmamız ve yemek yememiz de gayet doğal. Rabbimiz arkadaşlarınızın ve sizin eşleriniz ve kızlarınız bir yerdesizler de başka bir yerde bulununuz ve öylece yemek yiyiniz demiyor. Diyemez miydi? Ama dememiş? Demek ki Allah haremlik-selamlık uygulamasını emretmiyor hatta yasaklıyor.

 

Yemek konusu tabiki sadece bir örnektir. Allah burada bir örnekle neyin ne olduğunu bizlere bildirmektedir. Buradan anlaşılmaktadır ki bizler iş arkadaşlarımızla, okul arkadaşlarımızla, tüm tanıdıklarımızla  hepbirlikte aynı ortamda bulunabiliriz.

 

İşin bir diğer tarafı da bu haremlik-selamlık uygulamasının aslında hiç de uygulanabilir ve hayata geçirilebilir bir uygulama olmadığıdır. İnsanın doğasına, toplumun şartlarına, yaşam koşullarına aykırı bir uygulamadır. İşte, okulda, çarşıda, pazarda, otobüste, minibüste her zaman hep birlikteyiz ve öyle de olmak zorundayız. Bu yapıştırılmış yada tutturulmuş uygulama ne akla ne mantığa ne de yaşam standartlarına uygun olmayan kıytırık bir uygulamadır.

 

Sözün özü haremlik-selamlık dinin değil örfün bir emridir. Bastırılmış duyguların neticesidir. Bastırıldıkça azacak dürtülerin tetikçisidir. Meselenin özünde erkeklerin kaprisleri ve birbirlerine çarpık bakışları yatmaktadır.

 

Saygılar

 

 

Erkek egemen din anlayışında ayetler nasıl şehvetlere kurban ediliyor?

http://63.231.71.139/forum_posts.asp?TID=974&PN=1

http://63.231.71.139/forum_posts.asp?TID=960&PN=1

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
sönmez
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 17 kasim 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1
Gönderen: 27 kasim 2005 Saat 14:34 | Kayıtlı IP Alıntı sönmez

diline sağlık alperen kardeşim
yıllarca bu saçma uygulamanın sıkıntısını yaşadık
ben ta ankaralara bursalara bilmem nerelere arkadaşları ziyaretlere gittiğimizde bu saçmaliği uyguluyorlardı
arkadaşlara:oğlum ben kilometrelerce yol katedip seni ziyarete geliyorum yenge hanımın bana bir hoşgeldini neden çok görüyorsunuz yenge hanımlar bakkala gidip sakkır sakkır alışveriş yapmıyorlarmı manava gitmiyorlarmı peki tanımadıkları o kişilerle neden konuşuyorlar neden neden? tabi cevap veremiyorlar cünkü allahın dininde böyle saçmalık yokda ondan.

__________________
sönmez
Yukarı dön Göster sönmez's Profil Diğer Mesajlarını Ara: sönmez Ziyaret sönmez's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 27 kasim 2005 Saat 17:52 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Sönmez

 

Sevgili Kardeşim, bedevi terzilerin biçtiği gömlek günümüzün koşullarında artık dar geliyor. Hatta dar bile gelmiyor, hiç olmuyor.

 

Bedeviliği İslam ahlakıyla özdeş gören insanlar bile büyük bir açmaz içinde bocalayıp duruyor.

 

Senin de değindiğin gibi arkadaşımın eşi sokakta, çarşıda, pazarda hep erkeklerle yüzyüze olduğu halde hele hele işyerinde erkeklerle birlikte çalıştığı halde bilinmez bir sebepten dolayı ben ziyaretlerine geldiğimde benden sapık görmüş gibi kaçıyor. Gel de anla.

 

Başka bir örnek; Adına “İslami Düğün” denilen ucube faaliyetlerde ortaya bir perde geriliyor ve karı koca ayrı, erkek-kız kardeş ayrı oturuyor. Halbuki düğüne gelenlerin tamamı dışarıda gayet normal olarak hayat sürüyor. İşyerinde, okulda, çarşıda sürekli herkes karşı cinsiyle muhatap oluyor. Fakat konu müslümanca(!) bir faaliyet olunca bilinmez bir nedenden dolayı anormal davranışlar sergileniyor. “İslamcı(!)” kesim bir araya geldiğinde birden karılarını ve kızlarını kem gözlerden (diğer İslamcılardan) sakındırmaya çalışıyor.

 

Kadını aşağılamayı, onları kendi şahsi malları gibi görmeyi ve onları yalnızca birer seks kölesi olarak algılamayı terk edemeyen bedevi zihniyetli zavallılar kendi Müslüman kardeşlerini de birer saldırgan sapık olarak görme eğilimindedirler.

 

Sözlerimin ağır olduğunun farkındayım. Yıllar öncesinde ben de bugün kınadıklarım gibiydim. Fakat yalın gerçek bu tespitten başkası değil.

 

Siz eşinizle birlikte bir arkadaşınızı ziyarete gidiyorsunuz. Kapıdan önce siz giriyorsunuz ve arkadaşınız sizi karşılıyor. Sonra ardınızdan eşinizi de arkadaşınızın eşi karşılıyor. Arkadaşınız ve siz birbirinizden tırsıyorsunuz çünkü birbirinizi namussuzluk yapabilecek karakterde görüyorsunuz, birbirinize bu bağlamda zararınızın dokunabileceğini fikri bilinçaltınızda kazınmış. Eşinizin arkadaşı çay getiriyor ama seslenmiyor bile. Zira siz arkadaşınızın eşinin sesinden tahrik olabilecek bir yapıya sahipsiniz. Değilseniz bile muamele böyle. Kadın ses çıkarmıyor, sadece kapıyı tıklıyor. Bunun adına da samimiyet, kardeşlik deniliyor. Sergilenen rezillik de hassasiyet, takva, zühd sanılıyor.

 

Her an “malına” tecavüz edebileceğim endişesi taşımayandan başka kim bana böyle bir muamelede bulunur?

 

Bir başka örnek; Yirmi yıldan beri tanıdığım babam yaşındaki bir adam. Sohbetlerde, seminerlerde, derslerde hatta cehri zikir meclislerinde (eskiden tabiki) beraber olduğum bir insan. Karşılaştığımızda duran, hal hatır soran, mutlaka tokalaşan bir kişi. Annem yaşındaki eşiyle birlikte yolda yürürlerken beni gördüğü halde selam bile vermiyor, yüzünü çeviriyor. Bu adam bana bu tavrıyla ne anlatmaya çalışıyor? Benim aslında ne olduğumu yada olabileceğimi ima etmeye çalışıyor?

 

Son örnek; Kiracımız 30 yaşlarında bir arkadaşımdı. Tarikat ehli ve hızlı Erbakancı bir şahıstı. Babaannemin yaşı da 75 falandı. Birgün koridorda karşılaşmışlar ve bu arkadaş sırtını dönmüş, geçmiş gitmiş. Ne adına? Sözde takvası adına… Bunu yaşlı ve hasta olan babaannem ağlayarak anlatmıştı. Onun beklentisi sadece “anneciğim nasılsın” denmesi, sırtının okşanması, elinin öpülmesi falandı. “Şehir Bedevisi” arkadaşım farkında değildi ama  okuma yazması olmayan bir köylü kadın olan ninem din adına sergilenen bu kepazeliğin bırakın İslamlığa, insanlığa bile sığmadığının farkındaydı.

 

Örnekler çoğaltılabilir. İslamlığın temelinde insanlık yatar. Temel insani değerleri din adına ayaklar altına alanlardan, bu rezilliği din sayanlardan ne köy olur ne de kasaba…

 

Vesselam

 

 

Bir Alıntı: 

Bunlari bu millet bilmiyor diye niye yalan soyluyorsun sen? Kur'an-i Kerim kadin , erkek birlikte veya ayri ayri yemek yemenizde bir beis yoktur diyor. Eeee, sen niye insanlari haremlik-selamliga tabi tutupta putperest Bedevi orfunu getirip satiyorsun Hz. Peygamber'in burada hassas oldugu bir tek sey var. Diyor ki: 'birbirine mahrem olmayan, bir erkekle bir kadin -ozellikle gencler- tohmete, saibeye,ithama vesile olur diye; tohmet yaratacak sekilde uzun sure basbasa halvet halinde bir yerde kalmasin.' Bunu soylemeyen bir terbiye var midir? Ne diyecekti yani peygamber? 'cekilsinler bir merdiven altina, orada kalsinlar' mi diyecekti?

Birbiriyle gorusen musluman aileleri arasinda niye boyle bir maskaraligi sergiliyorsun? Nerden cikariyorsun bunlari? Butun bunlar dinin ulkemizi ve insanimizi nasil manipule etmek icin kullanildiginin delilleridir. Bunlari anlamak icin profesor dinlemeye gerek var mi Allahaskina!? rica ediyorum sizden! Kur'an'i okursaniz goreceksiniz. Muezzin dinlemeye bile gerek yoktur bunlar icin.

Yaşar Nuri Öztürk

http://www.turkiye.net/dkbt/soylesi/yno4.htm



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
ilahibilgi
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 18 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 214
Gönderen: 27 kasim 2005 Saat 18:19 | Kayıtlı IP Alıntı ilahibilgi

Alperen Yazdı:

Başka bir örnek; Adına “İslami Düğün” denilen ucube faaliyetlerde ortaya bir perde geriliyor ve karı koca ayrı, erkek-kız kardeş ayrı oturuyor. Halbuki düğüne gelenlerin tamamı dışarıda gayet normal olarak hayat sürüyor. İşyerinde, okulda, çarşıda sürekli herkes karşı cinsiyle muhatap oluyor. Fakat konu müslümanca(!) bir faaliyet olunca bilinmez bir nedenden dolayı anormal davranışlar sergileniyor. “İslamcı(!)” kesim bir araya geldiğinde birden karılarını ve kızlarını kem gözlerden (diğer İslamcılardan) sakındırmaya çalışıyor.

 

 

Selam!

 

Düğün dedin de bak aklıma ne geldi! Bazı modernisitlerin(!) düğününü görmüşsünüzdür. Bir düğün salonuna bir org kurarlar, koskoca hoperlörler vs. ve başlarlar insanlar tepinmeye/oynamaya! Ben bunda bir mantık göremiyorum. Lakin ayılar da bir çalgı önünde oynatılıyor, sakın bu uygulama oradan kopye edilmiş olmasın!

 

Ben Nasrani değilim ama, adamların nikah töreni daha mantıklı. Şahitler huzurunda kilisede (Tanrılarının önünde(?)) birbirilerine bağlılık sözü veriyorlar! Sade ve anlaşılır! Gerisi fasa fiso! 

Alperen Yazdı:

Son örnek; Kiracımız 30 yaşlarında bir arkadaşımdı. Tarikat ehli ve hızlı Erbakancı bir şahıstı. Babaannemin yaşı da 75 falandı. Birgün koridorda karşılaşmışlar ve bu arkadaş sırtını dönmüş, geçmiş gitmiş. Ne adına? Sözde takvası adına… Bunu yaşlı ve hasta olan babaannem ağlayarak anlatmıştı. Onun beklentisi sadece “anneciğim nasılsın” denmesi, sırtının okşanması, elinin öpülmesi falandı. “Şehir Bedevisi” arkadaşım farkında değildi ama  okuma yazması olmayan bir köylü kadın olan ninem din adına sergilenen bu kepazeliğin insanlığa sığmadığının farkındaydı.

O kadar cahil bir milliyette yaşıyoruz ki, sen çık orta asyadan (göktanrı inancından başlayarak), sonra gerçek müslüman ol ta Kanuni'ye kadar, sonra engizistlere kapıl ve gerilemeye başla, Yahudiler localarını işletsin (kendi ülken) içinde, sonra TC diye bir laik(?) cumhuriyet kur, sonra yine diyanet ve/veya şeriata dayalı siyasi partilerin öğretileriyle koyu bir mezhepli ol ... Ve nihayet İNŞALLAH HANİF OL(-abilesiniz)!

Görüyorsunuz değil mi? Ne kadar uzun ve çetrefilli bir yol! Hanif olmak kolay değil! Birden olmuyor! Tüm tağutları/tabutları birden yıkmak kolay bir iş değil! Ama bunun sonunda ATEŞE ATILMAK DA VAR!

Bu kadar dönek milletin içinde yaşıyorken ben, asla milliyetçiliği savunamam! Kimse kızmasın! Kafa yapısı değişecek! Aklın yolu birdir! Bir'e gidilecek! TEK'E GİDİLECEK! TEK'DEN EMİR ALINACAK! Başka çare yok! Ayrımcılık yapmak ve/veya bunu savunmak şirkçilerin işidir!



__________________
16/4 İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.
Yukarı dön Göster ilahibilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ilahibilgi Ziyaret ilahibilgi's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 27 kasim 2005 Saat 18:37 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam İlahibilgi

Bazı modernisitlerin(!) düğününü görmüşsünüzdür. Bir düğün salonuna bir org kurarlar, koskoca hoperlörler vs. ve başlarlar insanlar tepinmeye/oynamaya! Ben bunda bir mantık göremiyorum. Lakin ayılar da bir çalgı önünde oynatılıyor, sakın bu uygulama oradan kopye edilmiş olmasın! (ilahibilgi)

Düğün ayrı nikah ayrı. Nikah akitleşmedir, düğün ise bu işin eğlencesidir. Düğün düğün gibi yapılmalıdır. İnsanlar eğlenmelidir. Düğün evleri ceneze evlerine benzememelidir.

Düğünde neşelenmeyi, şarkı türkü eşliğinde oynamayı, kısacası güzel günün hatırına dostlarla birlikte eğlenmeyi ayıların çalgı önünde oynamasına benzetmen gayet isabetsiz ve kötü bir değerlendirme bence. Daha dikkatli yazman temennisiyle...

Aslolan Kur'ana aykırı davranmamaktır. Hakkında Kitabımızda negatif herhangi bir beyan bulunmayan bir hususta nasıl olur da insanları kınarız? Hele hele ayılara benzetiriz?

Saygılar

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
ilahibilgi
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 18 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 214
Gönderen: 27 kasim 2005 Saat 19:41 | Kayıtlı IP Alıntı ilahibilgi

44/38. Biz gökleri, yeri ve bunlar arasındakileri eğlenmek için yaratmadık.

47/36 Dünya hayatı bir oyun ve eğlenceden ibarettir. İnanıp erdemli davranırsanız, ödüllerinizi verir. O sizden paralarınızı istemiyor.

29/64 Bu dünya hayatı bir eğlence ve oyundan başka bir şey değildir. Ahiret yurdu ise gerçek hayattır; bir bilselerdi.

6/32 Dünya hayatı ancak bir oyun ve eğlence. Erdemliler için ahiret yurdu daha hayırlı. Düşünmez misiniz?

2/15 ALLAH da, taşkınlıkları içinde bocalar durumda bırakarak onlarla alay eder.

10/23 Onları kurtarınca da yeryüzünde haksız yere taşkınlık yapmaya başlarlar. Ey insanlar, taşkınlığınız kendinize karşıdır. Dünya hayatının geçici zevkine düşkünsünüz; halbuki dönüşünüz bizedir ve yapmış olduğunuz her şeyi size haber veririz.

16/117 Kısa süren bu zevkten sonra onlar için acı bir azap vardır.

51/43-45. Semûd'da da bir ibret var. Onlara şöyle denmişti: "Bir vakte kadar yiyip içip eğlenin."  Daha sonra onlar, Rablerinin emrine kafa tuttular da gözleri baka baka yıldırım kendilerini yakaladı. Ne kalkıp kaçabildiler ne de kendilerine yardım eden oldu.

46/20. Gün olur, inkâr edenler ateşe arz edilirler. Onlara denir ki: "İyiliklerinizi/nimetlerinizi, o iğreti dünya hayatınızda silip süpürdünüz, onlarla zevklenip eğlendiniz. Bugünse alçaltıcı azapla cezalandırılacaksınız. Çünkü siz, yeryüzünde haksız yere büyüklük tasladınız ve gerçeğe ters düştünüz."

7/51.Onlar kendi dinlerini eğlence ve oyun haline getirdiler, iğreti hayat onları aldattı. Onlar bugüne kavuşacaklarını unutmuşlardı. Ayetlerimize karşı direniyorlardı. Bugün de biz onları unutuyoruz.

7/98.Yoksa o kentler halkının, bir kuşluk vakti oynayıp eğlenirken azabımızın yakalarına yapışmayacağına ilişkin bir garantileri mi vardı?

...

Eğlenin anam! Eğlenin! Eğlenebildiğiniz kadar eğlenin! Hiç ölmeyecekmiş gibi eğlenin! Ölünceye kadar eğlenin! Düğünü filan bahane etmeye ne gerek var! 7 gün 24 saat 365 gün eğleninnnnnnnnnnnnnnn!



__________________
16/4 İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.
Yukarı dön Göster ilahibilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ilahibilgi Ziyaret ilahibilgi's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 27 kasim 2005 Saat 20:02 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Verdiğin ayetlerin konuyla zerre kadar alakası yok kardeşim. Ayetlerde bahsi geçen eğlence nerede iki insanın hayatlarını birleştirirken dostlarıyla yaptığı düğün eğlencesi nerede?

Bu bakış açın ne yazık ki; Biber acıdır, hayat da acıdır. O halde hayat biberdir, önermesinden ve çıkarımından farksız...

Örneğin 7/51.Onlar kendi dinlerini eğlence ve oyun haline getirdiler, iğreti hayat onları aldattı. Onlar bugüne kavuşacaklarını unutmuşlardı. Ayetlerimize karşı direniyorlardı. Bugün de biz onları unutuyoruz.

Her türlü eğlenceyi haram ettin çıktın.

Neyse... Bu mevzuda seninle tartışacak değilim.

Saygılar

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
abdullah63
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 27 ekim 2005
Yer: Bosnia Hercegovina
Gönderilenler: 30
Gönderen: 28 kasim 2005 Saat 14:47 | Kayıtlı IP Alıntı abdullah63

   Selam arkadaşlar.yine iki aykırı düşünce ortaya çıkmış.Ama öncelikle Alperen'in hakkını vermek lazım.Takvalı(!)olacağız derken,tamamen kurana aykırı olan gelenekleri,örf ve adetleri kitabına uydurup benimsemişiz.Ben eşimle birlikte misafir karşılmaya çıkıyorum,ama misafir bey girmeden hanımı içeri girmiyor.Bizi aynı anda kapıda görenler de eski köye yeni adet mi banallığıyla bize bakıyor.Kısacası bu yanlışlıkları öncelikle kendi içimizde düzeltmeye çalışmalıyız,çok zorlamadan ve güzel üslupla da diğerlerine doğru olanı benimsetmeliyiz.

    Düğünlerde eğlenme olayına gelince.Ben şahsen bu saçmalığı çözebilmiş değilim.İki insan biraya geliyor,evleniyor diye ben niye eğleniyorum anlamıyorum.Tamam mutluluklarına ortak olalım deniyor ama bunun başka yolu yokmu?.Örneğin evlendiklerinde güzel bir hediye alır,bir ihtiyacını karşılar,mutluluklarını ikiye katlarsın.Ben şimdi düğününde eğlenmemiş olsam,bunlar mutlu olmayacakmı?Yani bu tek tip dayatmacılık beni memnun etmediği gibi seyirci olmak bile beni mutlu etmiyor.Eğlenmenin de yolu,usulü belirsiz.Kimisi hacılığına(!)bakmadan içki dahil her kepazeliğe onay verirken,kimi de cenaze evindeymiş gibi mevlitvari düğünler yapıyor.

     Bence aşırılıklardan kaçınıp orta yol bulunmalı,düğünü sade yapmak isteyen kınanmamalı,oyun-eğlence isteyenler de harama bulaşmadan ve cenaze evine çevirmeden bu işi yapmalıdır vesselam.




__________________
Allah'tan başkasına ibadet yapmamak için bize ayrıntılı olarak açıklanan Kur'ana gönül verenlere selam olsun.
Yukarı dön Göster abdullah63's Profil Diğer Mesajlarını Ara: abdullah63
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 14 temmuz 2007 Saat 13:26 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Nur Suresi Çeviri-Yorum İsimli Kitaptan;

Hasan AKCAY Yazdı:

HAREM SELAMLIK?  PES.

Şu evlerde körün, topalın, hastanın yemesinde sakınca yok; sizin de yok: kendinizin, babanızın, ananızın, erkek ve kız kardeşlerinizin, amcalarınızın, halalarınızın, dayılarınızın evleri; anahtarı sizde olan evler, arkadaşlarınızın evleri. Topluca ya da ayrı ayrı yemenizde hiçbir sakınca yok. Evlere girince kendinize Allah’dan barış, esenlik, helalından bolluk dileyin. Aklınızı işletin diye Allah ayetlerini işte size böyle açıklıyor (61).

Topluca yemek yemenizde sakınca yok.

Leyse aleykum cünahun ente’kulû cemîan

Yüce Allah’ın bir bu hükmüne bakın bir de bazı "müsrifûn"un (36: 19) kestiği ahkama.

Abdalla Hakim Murad, İngiltere’de hızlı bir dinci. Konferanslar veriyor. Türkiye’deki 1999’daki 17 Ağustos depreminin hemen ardından onun Londra’da "Oh olsun!" dercesine verdiği konferanstan*:

Osmanlının çöküşü, Müslümanı Müslümana düşüren dar bir İslam anlayışı yüzünden değil, yöneten sınıfların düşüncesizce kapıldığı Batılılaşma yüzünden oldu. Osmanlı seçkinleri sünneti bıraktılar; Batı Avrupa’nın maddeciliğini aldılar.

Türban ortadan çekilmeye başladı ve onu İslamî giysiden arta kalanlar izledi. Ve evler kadın ve erkekleri ayırmak için değil kaynaştırmak için yapılır oldu. 

Başlıkta niçin pes dediğim anlaşıldı mı?

Efendim, 17 Ağustos depremini Allah bize gecekondularımızda harem selamlık bulunmadığı için yollamış. Vay bakla salon nohut oda kondularda oturan kafirler vay. Yaktınız bizi.

Ama durun. Elin hızlısı böyle ahkam keserken bizimkilerin eli armut toplamıyor ya. Onlar da alırlar sazı eline. Tıngır da mıngır, tıngır da mıngır:

Efendiler! Dört senede dört defa dehşetli zelzeleler, tam tamına dört defa Risale-i Nûr şakirtlerine şiddetli bir surette taarruz ve zulüm zamanlarına  gelmesi ve hücumun durmasıyla zelzelenin durması işaretiyle... (Said Nursî’nin mahkemedeki savunmasından)

Pes?

Depremin henüz dumanı tütüyorken Nur cemaatinin bir önderi, "Allah bize bu depremi kadınlar açık saçık giyindiği için ikaz olarak yolladı" diye demeç verdi. Halkı bir birine karşı kışkırtmaktan mahkemeye verildi ve hapse mahkum oldu.

Pes?

Karasu’da bir akrabam vardı. Deprem sabahı ona ulaşmaya çalıştım. Kuşluk vakti Adapazarı’na vardım.

Koskoca kent yerle bir olmuştu. İnsanlar yıkıntıların arasında beyni alınmış kuşlar gibi dolanıyordu. Erkekler ağlamaz demedim; hüngür hüngür ağladım.

Arabamın camından bir genç uzattı başını. "Anamı gördün mü? "

Arabam İstanbul plakalıydı; dışardan geldiğim belliydi. Ama onun gözünde Adapazar’lıydım ben ve aileden. Anamız bakkala gitmişti de sanki; dönmemişti. Onu soruyordu bana.

"Kadınlar açık saçık giyindiği için Allah bu depremle bizi ikaz etti!" diyen zat acaba benim yerimde olsa ve o gence şöyle çıkışsaydı:

"Bak delikanlı, bu deprem başımıza o anan yüzünden geldi. Çünkü harem selamlığı olmayan bir evde oturuyo. Ve de türbanı yok!"  

Genç ona nasıl bakardı, ne ederdi? Abdalla Murad Hakim’i eline geçirse ona ne der; ne ederdi?

______________________________

*The Ottoman demise resulted not from the adoption of a narrow definition of Islam that set Muslim against Muslim, but from a thoughtless Westernisation among the ruling classes. Adopting the materialism of Western Europe, the Ottoman nobilty and middle classes begen to abandon the Sunna.

The turban began to dsappear, followed by the remainder of Muslim dress. Houses began to be designed to bring the sexes together, rather than separate them.

(Reflections on the Turkish earthquake by Abdallah Hakim Murad, London, August 28 1999)





__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"

Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
efrayim58
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 13 subat 2007
Gönderilenler: 1098
Gönderen: 14 temmuz 2007 Saat 16:51 | Kayıtlı IP Alıntı efrayim58

 

        Efrayim

        Sevgili Alperen..

        İyi, güzel, hoş yazmişsinda ;

        Bize pratik uygulamalar, bu uygulamalar hakkında fikirleriniz bizi daha memnun edecektir.

       Aşağıda madde madde yazdığım konular hakkında, madde madde görüşlerinizi beklerim.

         1-Birbirlerine nikah düşen iki kişi, bir evde başbaşa bir akşam yemeği yiyip, müzik eşliğinde dans etmiş,daha sonra ayrılmışlar. Aralarında cinsel yakınlaşma olmamış.

       Bu durum. çağdaş yaşamın gereğimidir? yoksa "Zinaya yaklaşmayın" ayetine aykırımıdır?

      2-Birbirlerine nikah düşen iki kişi, giymişler mayolarını başbaşa bir ay boyunca,arkadaşca tatillerini denizde geçirmişler,daha sonra ayrılmışlar. Aralarında cinsel yakınlaşma olmamış.

      Bu durum. çağdaş yaşamın gereğimidir? yoksa "Zinaya yaklaşmayın" ayetine aykırımıdır?

      3- Eğitimini tamamlamak amacıyla 20 yaşındaki genç, dul teyzesinin yanında beraber yaşıyorlar. Birbirleri arasında  nikah haram olduğundan, cinsel yakınlaşma zaten söz konusu değil

      Bu durum. çağdaş yaşamın gereğimidir? yoksa "Zinaya yaklaşmayın" ayetine aykırımıdır?

      4-Bilimsel çalışma gayesi ile ıssız bir adada 2 ay devamlı kalan ikiside evli olan erkek ve bayan öğretim görevlileri, görev sonu adayı terk ediyorlar.Bilimsel ilişki dışında başkaca ilişki yok

      Bu durum. çağdaş yaşamın gereğimidir? yoksa "Zinaya yaklaşmayın" ayetine aykırımıdır?

      5-Kadın gidiyor masaj salonuna, kendine güzel bir masaj yaptırıyor.Amaç temizlenmek, sağlık v.s olduğundan, cinsel yakınlaşma sözkonusu değil burada

       Bu durum. çağdaş yaşamın gereğimidir? yoksa "Zinaya yaklaşmayın" ayetine aykırımıdır?

        Not:Bu maddeler, direkt haremlik selamlık konusu ile ilintili değil ancak sorulara vereceğiniz katkılar,haremlik selamlık konusunun özünün daha iyi anlaşacağı düşüncesindeyim.

        Sevgi ile,

Yukarı dön Göster efrayim58's Profil Diğer Mesajlarını Ara: efrayim58
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats