HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Hükümleri ve Kavramları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Hükümleri ve Kavramları
Konu Konu: Kuranda EL Kesme Cezasi Var mi ? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
nuri72
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 21 nisan 2005
Yer: ABD
Gönderilenler: 311
Gönderen: 17 kasim 2005 Saat 23:07 | Kayıtlı IP Alıntı nuri72

Hirsizlik Yapanin elinin kesilmesi ile ilgili ayet dikkatimi cekdi. Sizlerin fikirlerini almak icin Kuranda kesme kelimesinin gectigi ayetleri bir arada yazayim. Simdi Kuranda gercekden el kesme cezasi varmidir. Yoksa aslinda Hadislerdeki anlami ile elin kesilmesi, hirsizi cezalandirmak icin elin yaranlmasi anlamina mi geliyor. Simdi Yusuf Suresinde Kesme kelimesi elin cizilmesi anlamina da geliyor . Bu konuda bir calismasi olan var mi ?


(MÂİDE suresi 38. ayet)
 
  وَالسَّا 85;ِقُ وَالسَّا 85;ِقَةُ فَاقْطَع 15;واْ أَيْدِيَ 07;ُمَا جَزَاء بِمَا كَسَبَا نَكَالاً مِّنَ اللّهِ وَاللّهُ عَزِيزٌ حَكِيمٌ   ; 
Okunuş Ves sariku ves sarikatü faktau eydiyehüma cezaem bima keseba nekalem minellah vallahü azizün hakim    
Diyanet Vakfı Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah izzet ve hikmet sahibidir. 
(EN'ÂM suresi 45. ayet)
 
 فَقُطِع¡ 4; دَابِرُ الْقَوْم 16; الَّذِين 14; ظَلَمُوا 18; وَالْحَم 18;دُ لِلّهِ رَبِّ الْعَالَ 05;ِينَ   
Okunuş Fe kutia dabirul kavmillezine zalemu vel hamdü lillahi rabbil alemin    
Diyanet Vakfı Böylece zulmeden toplumun kökü kesildi. Hamd, âlemlerin Rabbi Allah'a mahsustur. 

(YÛSUF suresi 31. ayet)
 
 فَلَمَّا سَمِعَتْ بِمَكْرِ 07;ِنَّ أَرْسَلَ 78;ْ إِلَيْهِ 06;َّ وَأَعْتَ 83;َتْ لَهُنَّ مُتَّكَأ 11; وَآتَتْ كُلَّ وَاحِدَة 13; مِّنْهُن 17;َ سِكِّينً 75; وَقَالَت 16; اخْرُجْ عَلَيْهِ 06;َّ فَلَمَّا رَأَيْنَ 07;ُ أَكْبَرْ 06;َهُ وَقَطَّع 18;نَ أَيْدِيَ 07;ُنَّ وَقُلْنَ حَاشَ لِلّهِ مَا هَـذَا بَشَرًا إِنْ هَـذَا إِلاَّ مَلَكٌ كَرِيمٌ   ; 
Okunuş Felemma semiat bi mekrihinne erselet ileyhinne ve a'tedet lehünne müttekeev ve atet külla vahidetim minhünne sikkinev ve kaletihruc aleyhinn felemma raeynehu ekbernehu ve katta'ne eydiyehünne ve kulne haşe lillahi ma haza beşera in haza illa melekün kerim    
Diyanet Vakfı Kadın, onların dedikodusunu duyunca, onlara dâvetçi gönderdi; onlar için dayanacak yastıklar hazırladı. Onlardan herbirine bir bıçak verdi. (Kadınlar meyveleri soyarken Yusuf'a): «Çık karşılarına!» dedi. Kadınlar onu görünce, onun büyüklüğünü anladılar. (Şaşkınlıklarından) ellerini kestiler ve dediler ki: Hâşâ Rabbimiz! Bu bir beşer değil... Bu ancak üstün bir melektir! 
(YÛSUF suresi 50. ayet)
 
 وَقَالَ الْمَلِك 15; ائْتُونِ 10; بِهِ فَلَمَّا جَاءهُ الرَّسُو 04;ُ قَالَ ارْجِعْ إِلَى رَبِّكَ فَاسْأَل 18;هُ مَا بَالُ النِّسْو 14;ةِ اللاَّتِ 10; قَطَّعْن 14; أَيْدِيَ 07;ُنَّ إِنَّ رَبِّي بِكَيْدِ 07;ِنَّ عَلِيمٌ   ; 
Okunuş Ve kalel melikü'tuni bih fe lemma caehür rasulü kalerci'ila rabbike fes'elhü ma balün nisvetillati katta'ne eydiyehünn inne rabbi bi keydihinne alim    
Diyanet Vakfı (Adam bu yorumu getirince) kral dedi ki: «Onu bana getirin!» Elçi, Yusuf'a geldiği zaman, (Yusuf) dedi ki: «Efendine dön de ona: Ellerini kesen o kadınların zoru neydi? diye sor. Şüphesiz benim Rabbim onların hilesini çok iyi bilir.» 

(BAKARA suresi 27. ayet)
 
  الَّذِين 14; يَنقُضُو 06;َ عَهْدَ اللَّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِ 07;ِ وَيَقْطَ 93;ُونَ مَا أَمَرَ اللَّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِ 83;ُونَ فِي الأَرْضِ أُولَـئِ 03;َ هُمُ الْخَاسِ 85;ُونَ   
Okunuş Ellezine yenkudune ahdellahi mim ba'di misakih, ve yaktaune ma emerallahü bihi ey yusale ve yüfsidune fil ard, ülaike hümül hasirun    
Diyanet Vakfı Onlar öyle (fâsıklar) ki, Allah'a kesin söz verdikten sonra sözlerinden dönerler. Allah'ın, ziyaret edilip hal ve hatırının sorulmasını istediği kimseleri ziyaretten vazgeçerler ve yeryüzünde fitne ve fesat çıkarırlar. İşte onlar gerçekten zarara uğrayanlardır. 
(BAKARA suresi 166. ayet)
 
 إِذْ تَبَرَّأ 14; الَّذِين 14; اتُّبِعُ 08;اْ مِنَ الَّذِين 14; اتَّبَعُ 08;اْ وَرَأَوُ 75;ْ الْعَذَا 76;َ وَتَقَطّ 14;عَتْ بِهِمُ الأَسْبَ 75;بُ   
Okunuş İz teberraellezinet tübiu minellezinettebeu ve raevül azabe ve tekattaat bihimül esbab    
Diyanet Vakfı İşte o zaman (görecekler ki) kendilerine uyulup arkalarından gidilenler, uyanlardan hızla uzaklaşırlar ve (o anda her iki taraf da) azabı görmüş, nihayet aralarındaki bağlar kopup parçalanmıştır. 
(ÂLİ IMRÂN suresi 127. ayet)
 
 لِيَقْط¡ 4;عَ طَرَفًا مِّنَ الَّذِين 14; كَفَرُوا 18; أَوْ يَكْبِتَ 07;ُمْ فَيَنقَل 16;بُواْ خَآئِبِي 06;َ   
Okunuş Li yaktaa tarafem minellezine keferu ev yekbitehüm fe yenkalibu haibin    
Diyanet Vakfı (127-128) Allah, kâfirlerden bir kısmının kökünü kessin veya onları perişan etsin, böylece bozulmuş bir halde dönüp gitsinler -ki bu işte senin yapacağın bir şey yoktur- yahut (müslüman olsunlar da) tevbelerini kabul etsin, ya da (ısrar ederlerse) onlara azap etsin diye (Allah Bedir'de size yardım etti). Çünkü onlar zalimdirler. 
(MÂİDE suresi 33. ayet)
 
 إِنَّمَا جَزَاء الَّذِين 14; يُحَارِب 15;ونَ اللّهَ وَرَسُول 14;هُ وَيَسْعَ 08;ْنَ فِي الأَرْضِ فَسَادًا أَن يُقَتَّل 15;واْ أَوْ يُصَلَّب 15;واْ أَوْ تُقَطَّع 14; أَيْدِيه 16;مْ وَأَرْجُ 04;ُهُم مِّنْ خِلافٍ أَوْ يُنفَوْا 18; مِنَ الأَرْضِ ذَلِكَ لَهُمْ خِزْيٌ فِي الدُّنْي 14;ا وَلَهُمْ فِي الآخِرَة 16; عَذَابٌ عَظِيمٌ   ; 
Okunuş İnnema cezaüllezine yüharribunellahe ve rasulehu ve yes'avne fil erdi fesaden ey yükattelu ev yüsallebu ev tükattaa eydihim ve ercülühüm min hilafin ev yünfev minel ard zalike lehüm hizyün fid dünya ve lehüm fil ahirati azabün aziym    
Diyanet Vakfı Allah ve Resûlüne karşı savaşanların ve yeryüzünde (hak) düzeni bozmaya çalışanların cezası ancak ya (acımadan) öldürülmeleri, ya asılmaları, yahut el ve ayaklarının çaprazlama kesilmesi, yahut da bulundukları yerden sürülmeleridir. Bu onların dünyadaki rüsvaylığıdır. Onlar için ahirette de büyük azap vardır. 
(EN'ÂM suresi 94. ayet)
 
 وَلَقَد¡ 8; جِئْتُمُ 08;نَا فُرَادَى كَمَا خَلَقْنَ 75;كُمْ أَوَّلَ مَرَّةٍ وَتَرَكْ 78;ُم مَّا خَوَّلْن 14;اكُمْ وَرَاء ظُهُورِك 15;مْ وَمَا نَرَى مَعَكُمْ شُفَعَاء 03;ُمُ الَّذِين 14; زَعَمْتُ 05;ْ أَنَّهُم 18; فِيكُمْ شُرَكَاء لَقَد تَّقَطَّ 93;َ بَيْنَكُ 05;ْ وَضَلَّ عَنكُم مَّا كُنتُمْ تَزْعُمُ 08;نَ   
Okunuş Ve le kad ci'tümuna furada kema halaknaküm evvele merrativ ve teraktüm ma havvelnaküm verae zuhuriküm ve ma nera meaküm şüfeaekümüllezine zeamtüm ennehüm fiküm şüraka' le kad tekattaa beyneküm ve dalle anküm ma küntüm tez'umun    
Diyanet Vakfı Andolsun ki, sizi ilk defa yarattığımız gibi teker teker bize geleceksiniz ve (dünyada) size verdiğimiz şeyleri arkanızda bırakacaksınız. Yaratılışınızda ortaklarımız sandığınız şefaatçılarınızı da yanınızda göremeyeceğiz. Andolsun, aranız açılmış ve (tanrı) sandığınız şeyler sizden kaybolup gitmiştir. 
(A'RAF suresi 72. ayet)
 
 فَأَنجَ¡ 0;ْنَاهُ وَ الَّذِين 14; مَعَهُ بِرَحْمَ 77;ٍ مِّنَّا وَقَطَعْ 06;َا دَابِرَ الَّذِين 14; كَذَّبُو 75;ْ بِآيَاتِ 06;َا وَمَا كَانُواْ مُؤْمِنِ 10;نَ   
Okunuş Fe enceynahü vellezine meahü bi rametim minna ve kata'na dabirallezine kezzebu bi ayatina ve ma kanu mü'minin    
Diyanet Vakfı Onu ve onunla beraber olanları rahmetimizle kurtardık ve âyetlerimizi yalanlayıp da iman etmeyenlerin kökünü kestik. 
(A'RAF suresi 124. ayet)
 
 لأُقَطّ¡ 6;عَنَّ أَيْدِيَ 03;ُمْ وَأَرْجُ 04;َكُم مِّنْ خِلاَفٍ ثُمَّ لأُصَلِّ 76;َنَّكُمْ أَجْمَعِ 10;نَ   
Okunuş Le ükattianne eydiyeküm ve ercüleküm min hilafin sümme le üsallibenneküm ecmeiyn    
Diyanet Vakfı Mutlaka ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama keseceğim, sonra da hepinizi asacağım!» 
(A'RAF suresi 160. ayet)
 
  وَقَطَّع 18;نَاهُمُ اثْنَتَي 18; عَشْرَةَ أَسْبَاط 11;ا أُمَمًا وَأَوْحَ 10;ْنَا إِلَى مُوسَى إِذِ اسْتَسْق 14;اهُ قَوْمُهُ أَنِ اضْرِب بِّعَصَا 03;َ الْحَجَر 14; فَانبَجَ 87;َتْ مِنْهُ اثْنَتَا عَشْرَةَ عَيْنًا قَدْ عَلِمَ كُلُّ أُنَاسٍ مَّشْرَب 14;هُمْ وَظَلَّل 18;نَا عَلَيْهِ 05;ُ الْغَمَا 05;َ وَأَنزَل 18;نَا عَلَيْهِ 05;ُ الْمَنَّ وَالسَّل 18;وَى كُلُواْ مِن طَيِّبَا 78;ِ مَا رَزَقْنَ 75;كُمْ وَمَا ظَلَمُون 14;ا وَلَـكِن كَانُواْ أَنفُسَه 15;مْ يَظْلِمُ 08;نَ   
Okunuş Ve katta'nahümüsnetey aşrate esbatan ümema ve evhayna ila musa izisteskahü kavmühu enidrib bi asakel hacer fembeceset minhüsneta aşrate ayna kad alime küllü ünasim meşrabehüm ve zallelna aleyhimül ğamame ve enzelna aleyhimül menne ves selva külu min tayyibati ma razaknaküm ve ma zalemuna ve lakin kanu enfüsehüm yazlimun    
Diyanet Vakfı Biz İsrailoğullarını oymaklar halinde oniki kabileye ayırdık. Kavmi kendisinden su isteyince, Musa'ya, «Asanı taşa vur!» diye vahyettik. Derhal ondan oniki pınar fışkırdı. Her kabile içeceği yeri belledi. Sonra üzerlerine bulutla gölge yaptık, onlara kudret helvası ve bıldırcın eti indirdik. (Onlara dedik ki) «Size verdiğimiz rızıkların temizlerinden yeyin.» Ama onlar (emirlerimizi dinlememekle) bize değil kendilerine zulmediyorlardı. 
(A'RAF suresi 168. ayet)
 
  وَقَطَّع 18;نَاهُمْ فِي الأَرْضِ أُمَمًا مِّنْهُم 15; الصَّالِ 81;ُونَ وَمِنْهُ 05;ْ دُونَ ذَلِكَ وَبَلَوْ 06;َاهُمْ بِالْحَس 14;نَاتِ وَالسَّي 17;ِئَاتِ لَعَلَّه 15;مْ يَرْجِعُ 08;نَ   
Okunuş Ve katta'nahüm fil erdi ümema minhümüs salihune ve minhüm dune zalike ve belevnahüm bil hasenati ves seyyiati leallehüm yarciun    
Diyanet Vakfı Onları (yahudileri) gurup gurup yeryüzüne dağıttık. Onlardan iyi kimseler vardır, yine onlardan bundan aşağıda olanları da vardır. (Kötülüklerinden) belki dönerler diye onları iyilik ve kötülüklerle imtihan ettik. 
(ENFÂL suresi 7. ayet)
 
 وَإِذْ يَعِدُكُ 05;ُ اللّهُ إِحْدَى الطَّائِ 01;َتِيْنِ أَنَّهَا لَكُمْ وَتَوَدّ 15;ونَ أَنَّ غَيْرَ ذَاتِ الشَّوْك 14;ةِ تَكُونُ لَكُمْ وَيُرِيد 15; اللّهُ أَن يُحِقَّ الحَقَّ بِكَلِمَ 75;تِهِ وَيَقْطَ 93;َ دَابِرَ الْكَافِ 85;ِينَ    
Okunuş Ve iz yeidükümüllahü ihdet taifeteyni enneha leküm ve teveddune enne ğayra zatiş şevketi tekunü leküm ve yüridüllahü ey yühikkal hakka bi kelimatihi ve yaktaa dabiral kafirin    
Diyanet Vakfı Hatırlayın ki, Allah size, iki taifeden (kervan veya Kureyş ordusundan) birinin sizin olduğunu vadediyordu; siz de kuvvetsiz olanın (kervanın) sizin olmasını istiyordunuz. Oysa Allah, sözleriyle hakkı gerçekleştirmek ve (Kureyş ordusunu yok ederek) kâfirlerin ardını kesmek istiyordu. 
(TEVBE suresi 110. ayet)
 
 لاَ يَزَالُ بُنْيَان 15;هُمُ الَّذِي بَنَوْاْ رِيبَةً فِي قُلُوبِه 16;مْ إِلاَّ أَن تَقَطَّع 14; قُلُوبُه 15;مْ وَاللّهُ عَلِيمٌ حَكِيمٌ   
Okunuş La yezalü bünyanühümlezi benev ribeten fi kulubihim illa en tekattaa kulubühüm yallahü alimün hakim    
Diyanet Vakfı Yaptıkları bina, (ölüp de) kalpleri parçalanıncaya kadar yüreklerine devamlı olarak bir kuşku (sebebi) olacaktır. Allah çok iyi bilendir, hikmet sahibidir. 
(TEVBE suresi 121. ayet)
 
 وَلاَ يُنفِقُو 06;َ نَفَقَةً صَغِيرَة 11; وَلاَ كَبِيرَة 11; وَلاَ يَقْطَعُ 08;نَ وَادِيًا إِلاَّ كُتِبَ لَهُمْ لِيَجْزِ 10;َهُمُ اللّهُ أَحْسَنَ مَا كَانُواْ يَعْمَلُ 08;نَ   
Okunuş Ve la yünfikune nefekaten sağiyratev ve la kebiratev ve la kebiratev ve la yaktaune vadiyen illa kütibe lehüm li yecziyehümullahü ahsene ma kanu ya'melun    
Diyanet Vakfı Allah onları, yapmakta olduklarının en güzeli ile mükâfatlandırmak için küçük büyük yaptıkları her masraf, geçtikleri her vâdi mutlaka onların lehine yazılır. 
(YÛNUS suresi 27. ayet)
 
 وَ الَّذِين 14; كَسَبُوا 18; السَّيِّ 74;َاتِ جَزَاء سَيِّئَة 13; بِمِثْلِ 07;َا وَتَرْهَ 02;ُهُمْ ذِلَّةٌ مَّا لَهُم مِّنَ اللّهِ مِنْ عَاصِمٍ كَأَنَّم 14;ا أُغْشِيَ 78;ْ وُجُوهُه 15;مْ قِطَعًا مِّنَ اللَّيْل 16; مُظْلِمً 75; أُوْلَـئ 16;كَ أَصْحَاب 15; النَّارِ هُمْ فِيهَا خَالِدُو 06;َ   
Okunuş Vellezine kesebüs seyyiati cezaü seyyietim bi misliha ve terhekuhüm zilleh ma lehüm minellahi min asim keennema uğşiyet vücuhühüm kitaam minel leyli muslima ülaike ashabün nar hüm fiha halidun    
Diyanet Vakfı Kötülük yapanlara gelince, kötülüğün cezası misli iledir. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah’a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır. 
(HÛD suresi 81. ayet)
 
 قَالُوا¡ 8; يَا لُوطُ إِنَّا رُسُلُ رَبِّكَ لَن يَصِلُوا 18; إِلَيْكَ فَأَسْرِ بِأَهْلِ 03;َ بِقِطْعٍ مِّنَ اللَّيْل 16; وَلاَ يَلْتَفِ 78;ْ مِنكُمْ أَحَدٌ إِلاَّ امْرَأَت 14;كَ إِنَّهُ مُصِيبُه 14;ا مَا أَصَابَه 15;مْ إِنَّ مَوْعِدَ 07;ُمُ الصُّبْح 15; أَلَيْسَ الصُّبْح 15; بِقَرِيب 13;   
Okunuş Kalu ya lutu inna rusülü rabbike ley yesilu ileyke fe esri bi ehlike bi kid'im minel leyli ve la yeltefit minküm ehadün illemraetek innehu müsiybüha ma esabehüm inne mev'idehümüs subh e leyses bi karib    
Diyanet Vakfı (Melekler) dediler ki: Ey Lût! Biz Rabbinin elçileriyiz. Onlar sana asla dokunamazlar. Sen gecenin bir kısmında ailenle (yola çıkıp) yürü. Karından başka sizden hiçbiri geride kalmasın. Çünkü onlara gelecek olan (azap) şüphesiz ona da isabet edecektir. Onlara vâdolunan (helâk) zamanı, sabah vaktidir. Sabah yakın değil mi? 
(RA'D suresi 4. ayet)
 
 وَفِي الأَرْضِ قِطَعٌ مُّتَجَا 08;ِرَاتٌ وَجَنَّا 78;ٌ مِّنْ أَعْنَاب 13; وَزَرْعٌ وَنَخِيل 12; صِنْوَان 12; وَغَيْرُ صِنْوَان 13; يُسْقَى بِمَاء وَاحِدٍ وَنُفَضّ 16;لُ بَعْضَهَ 75; عَلَى بَعْضٍ فِي الأُكُلِ إِنَّ فِي ذَلِكَ لَآيَاتٍ لِّقَوْم 13; يَعْقِلُ 08;نَ   
Okunuş Ve fil erdi kitaum mütecaviratüv ve cennatüm min a'nabiv ve zer'uv ve nehiylün sinvanüv ve ğayru sinvaniy yüska bi maiv vahidiv ve nüfaddilü ba'daha ala ba'din fil ükül inne fi zalike le ayatil li kavmiy ya'kilun    
Diyanet Vakfı Yeryüzünde birbirine komşu kıtalar, üzüm bağları, ekinler, bir kökten ve çeşitli köklerden dallanmış hurma ağaçları vardır. Bunların hepsi bir su ile sulanır. (Böyle iken) yemişlerinde onların bir kısmını bir kısmına üstün kılarız. İşte bunlarda akıllarını kullanan bir toplum için ibretler vardır. 
(RA'D suresi 25. ayet)
 
 وَ الَّذِين 14; يَنقُضُو 06;َ عَهْدَ اللّهِ مِن بَعْدِ مِيثَاقِ 07;ِ وَيَقْطَ 93;ُونَ مَآ أَمَرَ اللّهُ بِهِ أَن يُوصَلَ وَيُفْسِ 83;ُونَ فِي الأَرْضِ أُوْلَئِ 03;َ لَهُمُ اللَّعْن 14;ةُ وَلَهُمْ سُوءُ الدَّارِ   
Okunuş Vellezine yenkudune ahdellahi min ba'di misakihi ve yaktaune ma emarallahü bihi ey yusale ve yüfidune fil erdi ülaike lehümül la'netü ve lehüm suüd dar    
Diyanet Vakfı Allah'a verdikleri sözü kuvvetle pekiştirdikten sonra bozanlar, Allah'ın riayet edilmesini emrettiği şeyleri (akrabalık bağlarını) terk edenler ve yeryüzünde fesat çıkaranlar; işte lânet onlar içindir. Ve kötü yurt (cehennem) onlarındır. 
(RA'D suresi 31. ayet)
 
 وَلَوْ أَنَّ قُرْآنًا سُيِّرَت 18; بِهِ الْجِبَا 04;ُ أَوْ قُطِّعَت 18; بِهِ الأَرْضُ أَوْ كُلِّمَ بِهِ الْمَوْت 14;ى بَل لِّلّهِ الأَمْرُ جَمِيعًا أَفَلَمْ يَيْأَسِ الَّذِين 14; آمَنُواْ أَن لَّوْ يَشَاء اللّهُ لَهَدَى النَّاسَ جَمِيعًا وَلاَ يَزَالُ الَّذِين 14; كَفَرُوا 18; تُصِيبُه 15;م بِمَا صَنَعُوا 18; قَارِعَة 12; أَوْ تَحُلُّ قَرِيبًا مِّن دَارِهِم 18; حَتَّى يَأْتِيَ وَعْدُ اللّهِ إِنَّ اللّهَ لاَ يُخْلِفُ الْمِيعَ 75;دَ   
Okunuş Ve lev enne kur'anen süyyirat bihil cibalü ev kuttiat bihil erdu ev küllime bihil mevta bel lillahil emru cemia e fe lem yey'esillezine amenu el lev yeşaüllahü le heden nase cemia ve la yezalüllezine keferu tüsiybühüm bi ma saneu kariatün ev tehullü karibem min darihim hatta ye'tiye va'düllah innellahe la yuhlifül miad    
Diyanet Vakfı Eğer okunan bir Kitapla dağlar yürütülseydi veya onunla yer parçalansaydı, yahut onunla ölüler konuşturulsaydı (o Kitap yine bu Kur'an olacaktı). Fakat bütün işler Allah'a aittir. İman edenler hâla bilmediler mi ki, Allah dileseydi bütün insanları hidayete erdirirdi? Allah'ın vâdi gelinceye kadar inkâr edenlere, yaptıklarından dolayı ya ansızın büyük bir belâ gelmeye devam edecek veya o belâ evlerinin yakınına inecek. Allah, vâdinden asla dönmez. 
(HİCR suresi 65. ayet)
 
 فَأَسْر¡ 6; بِأَهْلِ 03;َ بِقِطْعٍ مِّنَ اللَّيْل 16; وَاتَّبِ 93;ْ أَدْبَار 14;هُمْ وَلاَ يَلْتَفِ 78;ْ مِنكُمْ أَحَدٌ وَامْضُو 75;ْ حَيْثُ تُؤْمَرُ 08;نَ   
Okunuş Fe esri bi ehlike bi kit'im minel leyli vettebi' edbarahüm ve la yeltefit minküm ehadüv vemdu haysü tü'merun    
Diyanet Vakfı Gecenin bir bölümünde aile fertlerini yola çıkar, sen de arkalarından yürü. Sizden hiç kimse, sakın dönüp de ardına bakmasın, istenen yere gidin.» 
(TÂHÂ suresi 71. ayet)
 
 قَالَ آمَنتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِير 15;كُمُ الَّذِي عَلَّمَك 15;مُ السِّحْر 14; فَلَأُقَ 91;ِّعَنَّ أَيْدِيَ 03;ُمْ وَأَرْجُ 04;َكُم مِّنْ خِلَافٍ وَلَأُصَ 04;ِّبَنَّك& #1615;مْ فِي جُذُوعِ النَّخْل 16; وَلَتَعْ 04;َمُنَّ أَيُّنَا أَشَدُّ عَذَابًا وَأَبْقَ 09;   
Okunuş Kale amentüm lehu kable en azene leküm innehu le kebirukümüllezi allemekümüs sihr fe le ükattianne eydiyeküm ve ercüleküm min hilafiv ve le üsallibenneküm fi cüzuin nahli ve le ta'lemünne eyyüna eşeddü azabev ve ebka    
Diyanet Vakfı (Firavun) Şöyle dedi: Ben size izin vermeden önce ona inandınız öyle mi! Hakikat şu ki o, size büyü öğreten ulunuzdur. Şimdi elleriniz ile ayaklarınızı tereddüt etmeden çaprazlama keseceğim ve sizi hurma dallarına asacağım! Böylece, hangimizin azabının daha şiddetli ve sürekli olduğunu iyice anlayacaksınız. 
(ENBİYÂ suresi 93. ayet)
 
  وَتَقَطّ 14;عُوا أَمْرَهُ 05; بَيْنَهُ 05;ْ كُلٌّ إِلَيْنَ 75; رَاجِعُو 06;َ   
Okunuş Ve tekattau emrahüm beynehüm küllün ileyna raciun    
Diyanet Vakfı (İnsanlar) kendi aralarında (din ve devlet) işlerinin birliğini bozdular. Halbuki hepsi bize döneceklerdir. 
(HAC suresi 15. ayet)
 
 مَن كَانَ يَظُنُّ أَن لَّن يَنصُرَه 15; اللَّهُ فِي الدُّنْي 14;ا وَالْآخِ 85;َةِ فَلْيَمْ 83;ُدْ بِسَبَبٍ إِلَى السَّمَا 69; ثُمَّ لِيَقْطَ 93;ْ فَلْيَنظ 15;رْ هَلْ يُذْهِبَ 06;َّ كَيْدُهُ مَا يَغِيظُ   
Okunuş Men kane yezunnü el ley yensurahüllahü fid dünya vel ahirati felyemdüd bi sebebin iles semai sümmelyakta' felyenzur hel yüzhibenne keydühu ma yeğiyz    
Diyanet Vakfı Her kim, Allah'ın, dünya ve ahirette ona (Resûlüne) asla yardım etmeyeceğini zannetmekte ise, (Allah ona yardım ettiğine göre) artık o kimse tavana bir ip atsın; (boğazına geçirsin); sonra da (ayağını yerden) kessin! Şimdi bu kimse baksın! Acaba, hilesi (bu yaptığı), öfke duyduğu şeyi (Allah'ın Peygamber'e yardımını) gerçekten engelleyecek mi? 
(HAC suresi 19. ayet)
 
 س هَذَانِ خَصْمَان 16; اخْتَصَم 15;وا فِي رَبِّهِم 18; فَ الَّذِين 14; كَفَرُوا قُطِّعَت 18; لَهُمْ ثِيَابٌ مِّن نَّارٍ يُصَبُّ مِن فَوْقِ رُؤُوسِه 16;مُ الْحَمِي 05;ُ   
Okunuş Hazani hasmanihtesamü fi rabbihim fellezine keferu kuttiat lehüm siyabüm min nar yüsabbü min feki ruusihimül hamim    
Diyanet Vakfı Şu iki gurup, Rableri hakkında çekişen iki hasımdır: İmdi, inkâr edenler için ateşten bir elbise biçilmiştir. Onların başlarının üstünden kaynar su dökülecektir! 
(MÜ'MİNÛN suresi 53. ayet)
 
  فَتَقَطّ 14;عُوا أَمْرَهُ 05; بَيْنَهُ 05;ْ زُبُرًا كُلُّ حِزْبٍ بِمَا لَدَيْهِ 05;ْ فَرِحُون 14;   
Okunuş Fetekkatau emrahüm beynehüm zübüra küllü hizbim bima ledeyhim ferihun    
Diyanet Vakfı Ne var ki insanlar kendi aralarındaki işlerini parça parça böldüler. Her gurup kendilerinde bulunan (fikir ve davranış) ile sevinip böbürlenmektedirler. 
(ŞUARA suresi 49. ayet)
 
 قَالَ آمَنتُمْ لَهُ قَبْلَ أَنْ آذَنَ لَكُمْ إِنَّهُ لَكَبِير 15;كُمُ الَّذِي عَلَّمَك 15;مُ السِّحْر 14; فَلَسَوْ 01;َ تَعْلَمُ 08;نَ لَأُقَطّ 16;عَنَّ أَيْدِيَ 03;ُمْ وَأَرْجُ 04;َكُم مِّنْ خِلَافٍ وَلَأُصَ 04;ِّبَنَّك& #1615;مْ أَجْمَعِ 10;نَ   
Okunuş Kale amentüm lehu kable en azene leküm innehu le kebirukümüllezi allemekümüs sihr fe le sevfe ta'lemun le ükattianne eydiyeküm ve ercüleküm min hilafiv ve la üzallibenneküm ecmeiyn    
Diyanet Vakfı Firavun, (kızgınlık içinde) dedi ki: Ben size izin vermeden ona iman ettiniz ha! Demek ki size sihiri öğreten büyüğünüzmüş o! Ama şimdi (size yapacağımı görecek ve) bileceksiniz: Andolsun, ellerinizi ve ayaklarınızı çaprazlama kestireceğim, hepinizi astıracağım! 
(ANKEBÛT suresi 29. ayet)
 
 أَئِنَّ  3;ُمْ لَتَأْتُ 08;نَ الرِّجَا 04;َ وَتَقْطَ 93;ُونَ السَّبِي 04;َ وَتَأْتُ 08;نَ فِي نَادِيكُ 05;ُ الْمُنكَ 85;َ فَمَا كَانَ جَوَابَ قَوْمِهِ إِلَّا أَن قَالُوا ائْتِنَا بِعَذَاب 16; اللَّهِ إِن كُنتَ مِنَ الصَّادِ 02;ِينَ    
Okunuş E inneküm le ta'tuner ricale ve taktaunes sebile ve te'tune fi nadikümül münker fema kane cevabe kavmihi illa en kalu'tina bi azabillahi in künte mines sadikiyn    
Diyanet Vakfı (Bu ilâhî ikazdan sonra hâla) siz, ille de erkeklere yaklaşacak, yol kesecek ve toplantılarınızda edepsizlikler yapacak mısınız! Kavminin cevabı ise, şöyle demelerinden ibaret oldu: (Yaptıklarımızın kötülüğü ve azaba uğrayacağımız konusunda) doğru söyleyenlerden isen, Allah'ın azabını getir bize! 
(MUHAMMED suresi 15. ayet)
 
 مَثَلُ الْجَنَّ 77;ِ الَّتِي وُعِدَ الْمُتَّ 02;ُونَ فِيهَا أَنْهَار 12; مِّن مَّاء غَيْرِ آسِنٍ وَ أَنْهَار 12; مِن لَّبَنٍ لَّمْ يَتَغَيّ 14;رْ طَعْمُهُ وَ أَنْهَار 12; مِّنْ خَمْرٍ لَّذَّةٍ لِّلشَّا 85;ِبِينَ وَ أَنْهَار 12; مِّنْ عَسَلٍ مُّصَفًّ 09; وَلَهُمْ فِيهَا مِن كُلِّ الثَّمَر 14;اتِ وَمَغْفِ 85;َةٌ مِّن رَّبِّهِ 05;ْ كَمَنْ هُوَ خَالِدٌ فِي النَّارِ وَسُقُوا مَاء حَمِيمًا فَقَطَّع 14; أَمْعَاء 07;ُمْ   
Okunuş Meselül cennetilleti vüidel müttekun Fiha enharum mim main ğayri asin ve enharum mil lebenil lem yeteğayyer ta'müh ve enharum min hamril lezetil liş şaribin ve enharum min aselim musaffa ve lehüm fiha min küllis semerati ve mağfiratüm mir rabbihim ke men hüve halidün fin nari ve süku maen hamimen fe kattaa em'aehüm    
Diyanet Vakfı Müttakîlere vâdolunan cennetin durumu şöyledir: İçinde bozulmayan sudan ırmaklar, tadı değişmeyen sütten ırmaklar, içenlere lezzet veren şaraptan ırmaklar ve süzme baldan ırmaklar vardır. Orada meyvelerin her çeşidi onlarındır. Rablerinden de bağışlama vardır. Hiç bu, ateşte ebedî kalan ve bağırsaklarını parça parça edecek kaynar su içirilen kimselerin durumu gibi olur mu? 
(MUHAMMED suresi 22. ayet)
 
 فَهَلْ عَسَيْتُ 05;ْ إِن تَوَلَّي 18;تُمْ أَن تُفْسِدُ 08;ا فِي الْأَرْض 16; وَتُقَطّ 16;عُوا أَرْحَام 14;كُمْ    
Okunuş Fe hel aseytüm in tevelletüm en tüfsidu fil erdi ve tükattiu erhameküm    
Diyanet Vakfı Geri dönerseniz, yeryüzünde bozgunculuk yapmaya ve akrabalık bağlarını kesmeye dönmüş olmaz mısınız? 
(HAŞR suresi 5. ayet)
 
 مَا قَطَعْتُ 05; مِّن لِّينَةٍ أَوْ تَرَكْتُ 05;ُوهَا قَائِمَة 11; عَلَى أُصُولِه 14;ا فَبِإِذْ 06;ِ اللَّهِ وَلِيُخْ 86;ِيَ الْفَاسِ 02;ِينَ    
Okunuş Ma kata'tum min liynetin ev terektumuha kaimeten 'ala usuliha febiiznillahi ve liyuhziyelfasikiyne.    
Diyanet Vakfı Hurma ağaçlarından, herhangi birini kesmeniz veya olduğu gibi bırakmanız hep Allah'ın izniyledir ve O'nun yoldan çıkanları rezil etmesi içindir. 
(HÂKKA suresi 46. ayet)
 
 ثُمَّ لَقَطَعْ 06;َا مِنْهُ الْوَتِي 06;َ   
Okunuş Summe lekata'na minhulvetiyne.    
Diyanet Vakfı Sonra onun can damarını koparırdık (onu yaşatmazdık). 

 



__________________
A'raf 194 Allah dışındaki yakardıklarınız sizin gibi KULLARDIR , eğer iddianızda haklıysanız , hadi çağırın onlarıda size cevap versinler
Yukarı dön Göster nuri72's Profil Diğer Mesajlarını Ara: nuri72
 
sailamasr
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 23 nisan 2005
Gönderilenler: 543
Gönderen: 17 kasim 2005 Saat 23:47 | Kayıtlı IP Alıntı sailamasr

selam selam

hansın "el değil parmak boğumu kesiliyor..." yorumu vardı.

edipte ise "sadece parmağın kökünden..." şeklinde yorumu vardı

selam selam

 

Yukarı dön Göster sailamasr's Profil Diğer Mesajlarını Ara: sailamasr
 
Abdullah16
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 21 eylul 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 727
Gönderen: 18 kasim 2005 Saat 09:36 | Kayıtlı IP Alıntı Abdullah16

    Selam arkadaşlar.Kuranın bazı ayetlerini anlamak ve uygulamak bize ürkütücü gibi gelse de,kesin hüküm bildiren ve muhkem olan bu ayetleri sağa sola çekiştirip yok şöyle yok böyle demek bana pek sağlıklı gelmiyor.Ben bu ayetleri şöyle anlamaya çalışıyorum:

     Bir toplum öncelikle Kurana teslim olacak şekilde aşama aşama eğitilir.Eğer bu toplumda hırsızlık olayları yaygınsa hırsızlığı önlemek için sosyal ve ekonomik bütün tedbirler alınmaya çalışılır.daha sonra bu toplumda yine hırsızlık önlenemez ise,mahkemeler yoluyla  hırsızlara çaldıklarını geri ödeme yada parası yoksa hapsetme cezası verilip onlara özel ıslah evleri açılır.Yine bunlara rağmen hala hırsızlığa eğilim duyanlar var ise bu durumda en ağır ceza olarak bu kişilerin şahitler önünde elleri kesilerek toplumdaki huzursuzluk ve endişenin ortadan kaldırılması sağlanır.

    Bu bize Allahın dünyada verdiği bir cezalandırma yöntemidir.Ahirette ise affedip bağışlamak Ona aittir.Bilmem yeterince izah edebildim mi?



__________________
''Eğer biz bu Kur'anı bir dağın üzerine indirseydik,kesinlikle onun,Allah korkusuyla baş eğerek parça parça olduğunu görürdün..''Haşr:21
Yukarı dön Göster Abdullah16's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Abdullah16
 
ilahibilgi
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 18 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 214
Gönderen: 18 kasim 2005 Saat 13:54 | Kayıtlı IP Alıntı ilahibilgi

Abdullah16 Yazdı:

    Selam arkadaşlar.Kuranın bazı ayetlerini anlamak ve uygulamak bize ürkütücü gibi gelse de,kesin hüküm bildiren ve muhkem olan bu ayetleri sağa sola çekiştirip yok şöyle yok böyle demek bana pek sağlıklı gelmiyor.Ben bu ayetleri şöyle anlamaya çalışıyorum:

     Bir toplum öncelikle Kurana teslim olacak şekilde aşama aşama eğitilir.Eğer bu toplumda hırsızlık olayları yaygınsa hırsızlığı önlemek için sosyal ve ekonomik bütün tedbirler alınmaya çalışılır.daha sonra bu toplumda yine hırsızlık önlenemez ise,mahkemeler yoluyla  hırsızlara çaldıklarını geri ödeme yada parası yoksa hapsetme cezası verilip onlara özel ıslah evleri açılır.Yine bunlara rağmen hala hırsızlığa eğilim duyanlar var ise bu durumda en ağır ceza olarak bu kişilerin şahitler önünde elleri kesilerek toplumdaki huzursuzluk ve endişenin ortadan kaldırılması sağlanır.

    Bu bize Allahın dünyada verdiği bir cezalandırma yöntemidir.Ahirette ise affedip bağışlamak Ona aittir.Bilmem yeterince izah edebildim mi?

Diyanet Vakfı Hırsızlık eden erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık bir ceza ve Allah'tan bir ibret olmak üzere ellerini kesin. Allah izzet ve hikmet sahibidir. 
(EN'ÂM suresi 45. ayet)

Selam!

Abdullah kardeş, mantıklı bir yaklaşım! Zira her hırsızın elini kesemezsiniz! Kuran, neden müminlerden bahsederken hep namaz ile zekatı yanyana kullanır? Eğer zekat vermiyorsanız hiçbir hırsızın elini kesemezsiniz! Ayetler birbiriyle bağıntılıdır diyorum! Allah bir şeyi yasak etmişse bunun açıklaması mutlaka muhtelif ayetlerle verilmiştir.

Kendisine yardım edilen, gözetilen, sahip çıkılan, sayılan biri, varlık sahibi olduğu halde, başkasının malını gasp etmeyi alışkanlık haline getirmişse o eşkiyanın ellerini kesmek icab eder! Bu gaddarlık değildir! Adalettir. Bu tür hükümleri yerine getirmekte insana, acıma hissi üstün gelmemelidir! Aynı zina hükmünde olduğu gibi! (24/2) Zinanın cezasını halk içinde uygulamıyorsan; kızıma, bacıma tecavüz ettiler diye yaygarayı koparamazsın!

Yada çağdaşlık (?) maskesinin altına gizlenip, namusunu, elalemin gavuruyla paylaşmak zorunda kalırsın! Veya itiraz edip ya o puştu öldürürsün - yada o seni öldürür!!! Bu ağır bir söz/örnek değil, gerçeğin ta kendisidir! Ecnebi ülkelerde yaşayan dostlarımız benim bu sözüme hak vereceklerdir!

İnananların arasından hayasızlığın yaygınlaşmasını arzulayanlar, dünya ve ahirette acı verici bir cezayı hakketmişlerdir. ALLAH bilir, siz bilmezsiniz. (24/19)

Allah'ın yasasını uygulamayanlar, kendi yasaları ile amel ederler ki bu da demokratik bir yaklaşım sayılmaz! Zira her ülkenin/toplumun lideri ve/veya önde gidenleri, bağımsız/tarafsız olamıyorlar malesef!

Sözün özü, zaten hiçbir Allah yasasının uygulanmadığı arzda, iblis ve izleyicilerinin şaklabanlığına alkış tutturan insanımıza, siz Allah'ın yasasından bahsetseniz ne? Bahsetmeseniz ne? Allah'a değil Şeytan'a teslimiyeti seçmiş na-müslümana, Allah'ın sözü/hükmü tesir eder mi? Sizin bunu Kitaptan okumuş olmanız gerek !!!

Herşeye rağmen Allah'ın hükümlerini, insan hükümlerinden üstte tutan ve bunu ortaya koymaktan çekinmeyen müminlere Selam olsun!



__________________
16/4 İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.
Yukarı dön Göster ilahibilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ilahibilgi Ziyaret ilahibilgi's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 18 kasim 2005 Saat 17:18 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Maide 38. Hırsızlık yapan erkek ve kadının, yaptıklarına karşılık Allah'tan bir ceza olarak ellerini kesin. Allah Azîz'dir, Hakîm'dir.

 

 

Diyanetin Açıklaması:

İslâm’ın hırsızlık suçuna karşı koyduğu ceza üzerinde öteden beri söz edilmiş, bunun ağır ve ilkel olduğundan bahsedilmiştir. Ancak başka sistemlerin hırsızlığa karşı uyguladıkları cezaların hiçbir fayda vermediği, cezaevlerinde sanatın inceliklerini öğrenen hırsızların çıktıktan sonra aynı işe devam ettikleri görülmektedir. Eğer bu suç kesin olarak önlenmek isteniyorsa iki yoldan gidilecektir: Eğitim ve ceza. İslâm insanları ıslah için eğitim metodlarının en mükemmelini getirmiştir. Buna rağmen hırsızlık eden kimse ya açlık zarureti ile bunu yapmıştır, yahut da böyle bir zaruret yoktur. Birinci halde el kesme cezası bahis mevzuu değildir. İkinci halde de durum mahkemeye intikal etmeden hırsızın tevbe ederek malı iade etmesi, bazı ictihadlara göre mal sahibinin affetmesi, ceza hükmünden önce hırsızın, çaldığı mala, meşru bir yoldan mâlik olması gibi sebeplerle ceza (had) düşmektedir. Buna göre mezkûr cezasının uygulanması hayli nadir olacak, fakat hırsızların ensesinde bekleyen bir kılıç gibi suçu engelleyecektir. http://www.diyanetvakfi.org.tr/reklam/meal/Maide.htm

 


Edip Yükselin Konuya Yaklaşımı:

5:38 Ayette "kesin" diye çevirdiğimiz kelimenin benzer formu olan "QaTaA'" Kuran'da 19 ayette geçer. 5:38 ayetinin dışındaki yerlerin hemen hepsinde "ilişkiyi kesme" veya "son verme" gibi fiziksel olmayan veya mecazi anlamlarda kullanılır (2:27; 3:127; 6:45; 7:72; 8:7; 9:121; 10:27; 11:81; 13:4; 15:65; 15:66; 13:25; 22:15; 27:32; 29:29; 56:33; 59:5; 69:46). Bunlardan sadece 13:4'teki kullanımı fiziksel anlamda olup 69:46 ise tartışmalıdır.

Söz konusu kelimenin bir başka formu olan QaTTaA' ise Kuran'da 17 kez geçer. Bu şeddeli form, hem fiziksel olarak kesip atmak (5:33; 7:124; 20:71; 26:49; 13:31) hem mecazen ilişkiyi kesmek (2:166; 6:94; 7:160; 7:167; 9:110; 47:15; 47:22; 21:93; 22:19; 23:53) ve hem de fiziksel olarak kesip yarma/çizme anlamında kullanılır (12:31; 12:50).

12:31 ayetinde Yusuf peygamberin yakışıklığına hayran kalarak heyecanlanan kadınların meyve bıçağıyla "ellerini kestiği" anlatılır. Kuşkusuz, kadınlar ellerini kesip koparmadılar. 5:38 ayeti ile 12:31 ayeti arasındaki anlam ilişkisi, matematiksel ilişkiyle de destekleniyor gibi. "El kesme" ifadesinin geçtiği her iki ayetin sure ve ayet numaralarını topladığımızda her ikisinden de 43 rakamını elde ederiz. Bu matematiksel ilişki, 19 koduyla da desteklenir. 12:31 ayetinden tam 19 ayet sonra "el kesme" ifadesine bir kez daha rastlıyoruz. Bu matematiksel ilişkileri bir delil olarak değil, sadece ilginç bir gözlem olarak sunuyoruz.

Böylece, hırsızların ellerinin kesilmesini emreden ayeti, (1) ellerinin kesilip koparılması, veya (2) ellerinin çizilerek ve yarılarak kesilmesi, veya (3) mecazi anlamda, yani hırsızlıkla ilişkilerini kesecek önlemlerin alınması gibi üç değişik biçimde anlamak mümkün. Bu seçeneklerden birini veya suçun ağırlık derecesine göre kombinasyonunu tercih etmek topluma kalmıştır. (Bak: 7:52).

Hırsızlık olayını sadece bireysel bir suç olarak kabul etmek doğru olmaz. Aile yapısı, toplum normları, sosyal kurum ve değerleri de bu suçun işlenmesinden sorumludur. Aile bağlarının güçlü, sosyal yardımlaşmanın yaygın, gösteriş ve savurganlığın az olduğu bir toplum hırsızlık olayını minimuma indirebilir. Kuran'ın öngördüğü cezalar böyle bir toplumda caydırıcı olur. http://19.org/km/EY/5

 

 

 

El Kesme Emri Mutlak Bir Emir mi?

 

Yaşar Nuri Öztürk’ün Konuya Yaklaşımı:

 

Soru: Kur’an’da muamelâtla ilgili hükümlerin yerine başka uygulamalar (örneğin el kesme yerine hapis, eşler çalışıyorsa mehir almaya ihtiyaç duymamaları, bunu bir fakire vermeleri gibi) konulduğu zaman Kur’an hükümleri inkâr mı edilmiş olur?

 

Cevap: Muamelâtla ilgili konularda makasıt denen amaç hükümler zedelenmemek şartıyla başka uygulamalara da gidilebilir. Ancak amaç hükümler örselenirse insan dinden çıkmış olur. Başka bir ifadeyle araç hükümlerin zamana ve şartlara göre yenilenmesi din açısından haram değildir.

http://www.yeniboyut.com/

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
erdalaltin
Groupie
Groupie
Simge

Katılma Tarihi: 15 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 51
Gönderen: 20 kasim 2005 Saat 17:01 | Kayıtlı IP Alıntı erdalaltin

Yaradan net bi şekilde kesin diyor bunda amiyane bi tabirle hiç kıvırma payı yok. Ancak asıl düşünülmesi gereken bankaların içini boşaltıpta milletin paralarını çalan şerefsizler nasıl cezalandırılacak buradaki çalma olayının Kuran'daki karşılığı ne olsa gerek? 1 sene hapis yatıp sonra Amerikada paşalar gibi yaşamak mı? El kesilmesi cezasında bile kıvırmaya çalışıyosak peki Müşrikleri gördüğünüz yerde öldürün emrinde kimbilir ne ayetler buluruz dimi? :))

__________________
17;9 - Şüphesiz en doğru yolu Kuran gösterir.
Yukarı dön Göster erdalaltin's Profil Diğer Mesajlarını Ara: erdalaltin Ziyaret erdalaltin's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 20 kasim 2005 Saat 19:44 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

peki Müşrikleri gördüğünüz yerde öldürün emrinde kimbilir ne ayetler buluruz dimi? :)) (Erdal Altın)

Desdur ustam:)) Serin gel Hocam:))

"Sakının bre gavurlar" demeden önce hele bi otur, sakinleş. Hele bi bardak soğuk su iç.

Aman Mesele "namaza yaklaşmayın" misalindeki gibi olmasın...

Bu mesele hakkında Hanif dostumuzun güzel bir araştırması vardı. Hem bu vesileyle okumayan arkadaşlar da faydalanmış olur.

http://63.231.71.139/forum_posts.asp?TID=348

Vesselam



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 20 kasim 2005 Saat 20:09 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

s.a kardeşler geçenlerde bu konu üzerinde bir kardeşle konuşurken ayette geçen el kelimesinin ikiden fazla el anlamına geldiğini bu sebepten kişinin kaç eli var iki ve uygulamanında bu işin yolunu ve önünü kesin tarzında olduğuyönünde bir tez ileri sürmüştü il bakış ta sağlıklı bir görüş

 

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
ilahibilgi
Ozel Grup
Ozel Grup
Simge

Katılma Tarihi: 18 nisan 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 214
Gönderen: 20 kasim 2005 Saat 21:17 | Kayıtlı IP Alıntı ilahibilgi

Selam!

5/38 Erkek hırsızın ve kadın hırsızın ellerini, yaptıklarına karşılık kesin. Bu ALLAH'ın öngördüğü bir caydırma yöntemidir. ALLAH Güçlüdür, Bilgedir.

Ayete bakalım! Ne diyor? Kadının (2 eli) ve erkeğin (2 elini) yaptığı gaspa/zulme karşılık ellerini kes diyor! 2+2=4

Keyfi hırsılık yapan, ister kadın olsun, ister erkek olsun her iki elini de kes! Erkeğinkini kesip kadınınkini bırakırsan (yada tam tersini yaparsan) ve/veya tek ellerini kesip bırakırsan, o zaman ayete çelişkili dersin! Oysa ayet yeterince açık!


__________________
16/4 İnsanı küçük bir damladan yarattı, fakat buna rağmen o, apaçık bir düşman kesildi.
Yukarı dön Göster ilahibilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ilahibilgi Ziyaret ilahibilgi's Ana Sayfa
 
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 20 kasim 2005 Saat 22:50 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

Yaradan net bi şekilde kesin diyor bunda amiyane bi tabirle hiç kıvırma payı yok. Ancak asıl düşünülmesi gereken bankaların içini boşaltıpta milletin paralarını çalan şerefsizler nasıl cezalandırılacak buradaki çalma olayının Kuran'daki karşılığı ne olsa gerek? 1 sene hapis yatıp sonra Amerikada paşalar gibi yaşamak mı? El kesilmesi cezasında bile kıvırmaya çalışıyosak peki Müşrikleri gördüğünüz yerde öldürün emrinde kimbilir ne ayetler buluruz dimi? :)) (erdalaltın)

 

Selam

Erdal kardeş çok aceleci davranıyorsun.Bura hiç bir kardeş kıvırmaya filan çalışmıyor.Bunların ne demek istediğini anlamaya çalışmadan bu şeklide bir itham bize yakışmaz.Hortumculara olan kinimiz bizi kuranı doğru anlama yaklaşımımızda etkillememeli. Aksi halde kuran dışı namus anlayışı yüzünden kadınları katleden canilere prim vermiş oluruz. 

Net meselelesi konusunda o kadar emin olma.Arapça bir çok kavram esnek olduğu için bir çok anlama geliyor.

Örneğin daraba kelimesi

daraba; vurmak

daraba;uzaklaştırmak

daraba;misal vermek

Ayetn siyak ve sibakını ve kuranın bütüünlüğünüde devre dışı bırakarak bir ayetteki daraba kelimesini vurmak diye alırsak bu bizi yanıltır.Bu takdirde kadınları dövmeyi din sayan cahiliye mantıığını farkında olmadan nisa 34 te kurana sokmuş oluruz

Öyle hemen el keselim demekle bu iş bitmiyor

yumurta çalanla banka soyana aynı cezamı uygulanacak. O takdirde bu adaletsizlik olmaz mı ? Hatta ihtiyacı için ekmek çalanlar ne olacak

Bir kere çaldı 1 elini kestik. İkinci kere çalarsa ikinci elinimi keseceğiz.Üçüncüde dördüncüde ne olacak ayaklarını mı kesecez ?

Varsayalım ki adamın elini kestik. Peki bu adam ailesine nasıl bakacak.Devlet mi bunun ailesini geçimini sağlayacak.Bu takdirde devlete gereksiz yere külfet gelmiş olmazmı.Ayrıca ben o kadar tembel adam biliyorum ki sırf çaılşammak için elinin kesilmesine bile razı olur Nasıl olsa devlet bana bakacak diye.

Niçin ayette bu ayrıntılar yok.

Hiç kimse kusura bakmasın ama bu ayrıntılarıda biz belirleriz diyemez. Niye diyemez.Zira Allah teala buna fırsat vermiyor.

Bakara 178  Ey iman edenler! Öldürülenler hakkında üzerinize kısas yazılmıştır. Hür kişiye karşılık hür, köleye karşılık köle, dişiye karşılık dişi... Kim kardeşi tarafından herhangi bir şekilde affa uğrarsa, bu durumda örfe göre ve affedene en güzel biçimde bir ödeme yapmak gerekir. İşte bu, Rabbinizden size bir hafifletme ve bir rahmettir. Kim bundan sonra azgınlık ve düşmanlık ederse onun için korkunç bir azap vardır.

Nur 2- Zina eden kadın ve zina eden erkekten her birine yüz sopa vurun; Allah'a ve ahiret gününe inanıyorsanız, Allah dini(ni tatbik) hususunda sizi sakın acıma duygusu kaplamasın! Müminlerden bir grup da onlara uygulanan azaba şahit olsun.

Şimdi düşünelim ? El koparmak 100 değnekten daha az bir azab mı ?Madem el koparmak uygulanacaksa neden aynı nur 2 de olduğu gibi milletin ortasında uygulanması istenmiyor. Niçin Allah acıyacağınız tutmasın demiyor

Ayetin devamını nereye koyacağız

39- Kim yaptığı haksızlıktan sonra tevbe eder, halini düzeltirse, şüphesiz Allah, onun tevbesini kabul eder. Çünkü Allah bağışlayan, merhamet edendir.

Adamın elini kestik attık. Tevbe etme şansımı kaldı ?

Kuran'da yed kelimesini incelersek bunun maddi gücü simgelediğini görebiliriz. Hem de yine beşinci surede:

05:64 Bir de Yahudiler: "Allah'ın eli ( YEDÜLLAHİ ) bağlıdır." dediler ve dedikleri yüzünden elleri bağlandı ve la'netlendiler. Hayır, O'nun iki eli de açıktır, dilediği gibi nimet veriyor. Andolsun ki, sana Rabbinden indirilenler, onlardan birçoğunun azgınlığını küfrünü artıracaktır. Bununla birlikte, aralarına kıyamete kadar sürecek olan bir düşmanlık ve kin bıraktık. Her ne zaman savaş için bir ateş tutuşturdularsa, Allah onu söndürdü. Onlar yeryüzünde bozgunculuk için koşarlar; Allah ise bozguncuları sevmez.

Ellerin açık olması cömert olmak demektir. Ellerini kesin hükmü de birçok anlam içerebilir: hırsızların çalmasını engelleyin, çaldıklarından harcayın veya çaldıklarını iade edin.

Tebbet yeda ebiy lehebiv ve tebb
111:01 MALİ GÜCÜ YOK OLSUN Ebru Leheb'in; zaten YOK OLDU!
111:02 Ne MALI kurtardı onu ne de KAZANDIĞI.

تب (tebbe) : kesmek, kısaltmak; yok olmak; kaybolmak.

Yok olan da Ebu Leheb'in eli değil mali gücüdür.

       5:38 ayetinde Diyanet'in çevirdiği gibi ibret kelimesi geçmemektedir. Bazı çevirmenlerin de kelepçek olarak çevirdiği "nekale" kelimesi "örnek" anlamına gelir. Kuran'da bir ayette daha geçer:

Fe cealnaha nekalel li ma beyne yedeyha ve ma halfeha ve mev'ızatel lil müttekıyn
02:66 Biz bunu, hadiseyi bizzat görenlere ve sonradan gelenlere bir ibret dersi, müttakîler için de bir öğüt vesilesi kıldık.

Ceza kelimesi ise bir şey karşılığında yapılan BENZER karşılıklar için kullanılır. Ödül, ceza, karşılık anlamlarına gelir.

fe in kateluküm (SİZİNLE SAVAŞIRLARSA / SİZİ ÖLDÜRÜRLERSE) faktüluhüm (ONLARLA SAVAŞIN / ONLARI ÖLDÜRÜN) * kezalike ceazül kafirın
02:191 Eğer onlar size karşı savaş açarlarsa siz de onlara savaş açın. İşte kâfirlerin CEZASI böyledir.

Vellezıne kesebüs seyyiati cezaü seyyietim bi misliha
10:27 KÖTÜLÜK YAPANLARA GELİNCE, KÖTÜLÜĞÜN CEZASI MİSLİ İLEDİR. Onları zillet kaplayacaktır. Onları Allah'a karşı koruyacak hiç kimse yoktur. Onların yüzleri sanki karanlık geceden bir parçaya bürünmüştür. İşte onlar da cehennem ehlidir. Onlar orada ebedî kalacaklardır.

Ve cezaü seyyietin seyyietüm mislüha
42:40 BİR KÖTÜLÜĞÜN CEZASI, ONA DENK BİR KÖTÜLÜKTÜR. Kim bağışlar ve barışı sağlarsa, onun mükâfatı Allah'a aittir. Doğrusu O, zalimleri sevmez.

مٿل (mislun) : benzerlik; benzer, benzeş; müşabih, birbirine yakın; benzerlik; eşit, musavi.

5.38inci ayette yapılan suça karşılık olarak hırsızın mali gücünü keseceğiz. Hırsızlık el kesiminin cezası olamaz çünkü bunlar birbirine denk değil. El kol kesmek 42:40 ve 10:27 ayetlerini dikkate almamaktır.

 

 

       Aslında Kuran'da örnek bir hırsızlık hadisesi de geçmiş, bakalım cezası neymiş:

12:74 (Yusuf'un adamları) dediler ki: Peki, siz yalancıysanız bunun (HIRSIZLIĞIN) cezası nedir?
12:75 "Onun cezası, kayıp eşya, kimin yükünde bulunursa işte o, onun cezasıdır. Biz zalimleri böyle cezalandırırız" dediler.

Bu kıssalar Kuran'a boş yere konulmamıştır:

12:07 Andolsun ki Yusuf ve kardeşlerinde, (almak) isteyenler için ibretler vardır.
12:111 Andolsun onların kıssalarında akıl sahipleri için pek çok ibretler vardır.

Hırsızlık ayetinin doğru çevirisi şöyle olmalı:

Ves sariku ves sarikatü faktau eydiyehüma cezaem bima keseba nekalem minellah vallahü azızün hakım
05:38 Hırsız erkek ve kadının KAZANDIKLARINA CEZA / KARŞILIK ( bi ma keseba ), ALLAH'TAN DERS OLSUN DİYE MALİ GÜÇLERİNİ KESİN ve Allah izzet ve hikmet sahibidir.

07:28 Onlar bir kötülük yaptıkları zaman: "Babalarımızı bu yolda bulduk. Allah da bize bunu emretti" derler. De ki: ALLAH KÖTÜLÜĞÜ EMRETMEZ. ALLAH'A KARŞI BİLMEDİĞİNİZ ŞEYLERİ Mİ SÖYLÜYORSUNUZ?

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats