HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: KADINA YÖNELİK ŞİDDET Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
nora
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 09 aralik 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı nora

KADINA YÖNELİK ŞİDDET

 

Erkek eşine neden şiddet uygular?..

“Erkeğin kadınını dövmesi, güçlü olduğunu değil, güçsüz olduğunun göstergesidir.”

 Çünkü, güçlü ve kendinden emin beyefendiler,  tüm işlerinde olduğu gibi, kadınıyla da konuşarak anlaşırlar. Kuran iffetsiz kadınlar için dahi, önce konuşmalarını, daha sonra başka yöntemlere başvurmalarını ve bunlar da yetmeyince, “hafifçe” vurmalarını söyler. Pişman olup dönüş yaparlarsa, geçmişi unutup affetmelerini emreder.   ”Nüşunuzdan korktuğunuz kadınlara (önce) öğüt verin, (sonra onları) yataklarda yalnız bırakın, (bu da yetmezse hafifçe) vurun. Size itaat ederlerse aleyhlerinde bir yol aramayın. ” (Nisa Suresi.34)

 

Oysa günümüzdeki dayak olaylarına baktığımızda,  kadını dövmek için türlü bahaneler aradıklarını görmekteyiz..  Kendi iç dünyalarındaki yaşadıkları fırtınaları, iş hayatında yaşadığı olumsuzlukları, trafikte yaşadığı stresi, hatta çok acıktığında yemeğin biraz gecikmesi, tuzunun eksik olması dahi,  kadını dövmek için yeterli bahanelerdir. Bu dayaklar da “hafifçe” değil de, neredeyse falakaya çekip kafa göz kırmaktır…

 

Bu durum sadece ülkemize has bir olay değildir. Dünyanın bir çok ülkesinde kadınlar dayak yemektedirler. Gelişmiş ülkelerde çok az olmasına rağmen, gelişmekte olan ülkelerde ve ülkemizde dayak, hat safhadadır… Zengin-fakir, eğitimli-eğitimsiz her kesimde dayak olayına rastlayabilirsiniz. Hatta istatistiklere göre, kırsal ve eğitimsiz kesimlerden çok, kentli ve eğitimli beylerin kadınlarını daha çok dövdüğü görülmüştür. Çünkü kadınlarda eğitim yükseldikçe, doğal olarak haklarını aramaya başlamaktadırlar. Özellikle ekonomik özgürlükleri olan hanımlarımız eşlerine bazı haklarını hatırlattıklarında, nedense bazı eğitimli beyefendiler bu özel hakları reddederek, eşlerini dövmektedirler. Hatta sadece dayak değil, hakaret dolu sözler, aşağılayıcı davranışlar, toplum karşısında küçümsemeler, evde yapılan baskılar gibi yüzlercesi sıralanabilir.

 

Tarih boyunca “kadını aşağılamak, küçümsemek, yaşadığı tüm olumsuzluklarda, hatta dışarıda amirinin-patronunun yanında sus-pus olup ta, evini ve kocasını bekleyen, suçsuz ve masum eşinden hırsını almak, ezmek, baskı yapmak” bazı hasta ve kendini eksik gören erkeklerin en büyük ortak noktaları olmuştur.

 

Dayak olayını sadece kadınlarda görmemekteyiz. Hatta dayağı yiyen kadın da, çocuklarını döverek kendileri de dayak atmaktadırlar. Dolayısıyla kadınlar farkında olmadan, dayakçı bir nesil yetiştirmektedirler.  Bu duruma eğiticileri ve diğerlerini de ilave edebiliriz. Basında çok sık duyduğumuz “dayakçı öğretmenler,” dili olmayan hayvanları döverek işkence yapanlar.

Hatta trafikte el frenini çekip de, şehrin orta yerinde meydan dayağı çekenler bile vardır. Anlayacağınız insanların çoğu, Allah’ın tüm canlıların içinde, insanlara verdiği konuşma mucizesi yerine, nefislerine uyarak kaba kuvvet kullanmayı tercih etmektedirler…

 

Dayak cennet’ten çıkmamıştır

İslam’da hadisler, en çok kadınlara yönelik yazılmıştır. Bu yazıları da nedense, hep erkekler yazmıştır. Tarih boyunca Müslümanlar dayak olayını, İslam’ın emri sanmışlardır. Oysa Kuran bu konuya açık ve net bir şekilde açıklık getirmesine rağmen, nefsi olan insanların yazdığı bazı hadisler, kadının dayak yemesini ve ezilmesini, sanki Allah’ın emriymiş gibi İslam’da kadına lanse edilmiştir...  Bunlardan bazıları şöyledir:

 “Kadının en makbulü koyun cinsidir, Dayak cennet’ten çıkmıştır, Cennet kocalarınızın ayağının altındadır, Kadının dini ve aklı yarımdır, Namaz kılan birinin önünden eşek, kara kufuryok ve kadın geçerse namazı bozulur, Evlilik, kadın için bir çeşit köleliktir, Cehennem halkı bana gösterildi; çoğunluğu kadındı.” Bu hadisleri İslam’ın kuralları sanan zavallı kadınlar da, tarih boyunca kocalarının yaptığı haksız hakaretlere, koyun misali boyun eğmişlerdir...

 

Halk arasında kadını küçümseyen sıfatlar

"Eti benim kemiği senin, Eksik etek, Kadının sırtından dayağı eksik etmeyeceksin, Vurduğun yerde gül biter, Kızını dövmeyen dizini döver, Kadının saçı uzun aklı kısadır” gibi ifadeler kadına yakıştırılmıştır. Fakat her nedense kadınlarımız da, bu yakıştırmalara çok azı dışında tepkisiz kalıp, sanki kabul etmiş imajı vermişlerdir. Diğer İslam ülkelerinde olmayan kadın haklarını, Atatürk Türk kadınına, “seçme-seçilme” hakkını vererek onurlandırmış ve kadını hak ettiği yere koymuştur. Fakat kadınlarımız bu hakka sahip çıkamayıp, meclisteki yerini bulamamıştır. Dolayısıyla tüm kadın haklarıyla ilgili kanunların çıkmasını da, erkeklerin ellerine bırakmışlardır.  www.nuranyelkenci.com

 

“Allah'ın, bazısını bazısına üstün kılması ve onların kendi mallarından harcaması nedeniyle erkekler, kadınlar üzerinde 'sorumlu gözeticidir…”(Nisa Suresi.34)'

Oysa Kuran kadın erkek ayırmaksızın eşit muamele yapmıştır. Erkek üstünlüğünü sadece vücut ve kas bakımından olduğunu belitmiş ve bundan dolayı kadını korumasını ve gözetmesini istemiştir. Diğer taraftan üstünlüğün sadece takvayla olduğunu söylemiştir.

 ”…Şüphesiz Allah katında en üstün olanınız takvaca en ileride olanınızdır.”(Hucurat Suresi.13)

 

Dayağın küçüğü büyüğü olmaz

Eşler arasında sevgi, saygıyla beraber oluşur. Saygıyı bitiren tek olay,“atılan tek bir tokattır.”  Ruh sağlığı yerinde olan bir koca, eşine tokat atmaya yeltenecek kadar kendinde bu cesareti bulduysa, artık o evlilikte saygı bitmiştir. En azından kocanın kadınına karşı olan saygısı azalmıştır. Çünkü, insan psikolojik olarak kendinden üstün, güçlü ve saygı duyduğu insana karşı el kaldıramaz, hatta bu davranışı düşünmesi bile söz konusu olamaz. Bu hangi kesimden olursa olsun durum böyledir. Diğer taraftan sebepsizce kadınına el kaldıran hasta ruhlu erkekleri ise, burada anlatamayacağım. Çünkü onlar artık Psikiyatri vakadırlar.  

 

Dayakçı erkekleri bekleyen son

Erkekler kadınlarına yıllarca yaptığı hakaretler ve dayaklar sonucu, farkında olmadan kendi düşmanlarını,  kendileri yetiştirmiştir. Kadın bir ömür boyu mecbur bırakılarak sabrettiğinden, için-için kocasına karşı kin beslemiştir. Yaşlılık kapıya dayandığında, eli kolu kalkmaz duruma gelen erkeğin, uzun uğraşlarla yetiştirdiği düşmanının eline, kendi eleriyle düşmüştür. Sonuç olarak hem kendi dünyasını, hem de eşinin dünyasını karanlığa çevirmiştir.

 

Nuran Yelkenci

www.nuranyelkenci.com

 



__________________
www.nuranyelkenci.com
Yukarı dön Göster nora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: nora Ziyaret nora's Ana Sayfa
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

EŞ DÖVÜLÜR MÜ: http://www.kurandasevgi.gen.tr/kkadin/bolum4/baslik4.htm

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
kehf17
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 07 ocak 2006
Yer: Bahrain
Gönderilenler: 7
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kehf17

bundan 15-20 yıl önce gazetede bir haber okumuştum yaşar nurinin eşi(galiba ilk eşi,kaç eşi var bilmiyorum) ilkokul mezunu olduğu için yaşar nurinin kendini sürekli aşağıladığını ve kötü muamele ettiğini yazmıştı.

kadın haklarını yaşar nuriden öğrenmeye kalkanlara duyrulur.

Yukarı dön Göster kehf17's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kehf17
 
safbilgi
Yasaklı
Yasaklı
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 841
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı safbilgi

SEVGİLİ KEHF 17

Küçük insanlar kişileri,büyük insanlarsa fikirleri tartışır.Kişilere çamur atmak yerıne fikirlerini tartışın yada eleştirin.

 

 



__________________
şu an hyp Yasar nuri özturkun partisine üyeyım aydın gnçlere ihtıyacımız var .partıde rant peşınde koşan kımse yok ev kadınları ve emeklı ağırlıklı.lütfen seçımlere az kaldı ulke için
Yukarı dön Göster safbilgi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: safbilgi
 
Mircan
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1277
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mircan

Selam,

Kadına yönelik şiddetin eskiye nazaran iyice azaldığını düşünüyorum.Şimdiki erkeklerden iyi koca oluyor:)

inşaAllah bir gün ülkemizde KADIN hakettiği yere gelir.

İddialı bir cümle olacak belki ama "Onlar dünyanın en güzel varlıkları" Onlar eşlerimiz,onlar annenlerimiz,onlar bacılarımız,herşeyimiz....

Sevgilerimle

Yukarı dön Göster Mircan's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mircan
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Kuran'da "Kadınları Dövün" Buyruğu Yok

Kur’anda Kadin DOVMEK Var mi ?

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
savana
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 30 nisan 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1235
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savana

selam

Kuranda kadın dövmek yok.Ama kültürümüzde var.

Kültürümüzde benimsenmiş "televizyon izleyip çekirdek yemek" ten sonra en populer ev sporarından biride kadın  dövme sporudur.Bildiğim kadarıyla türk kadınlarının %85i bu spora iştirak etmiş bulunuyormuş;)



__________________
O, yaratıp şekillendiren, âhenk veren ve düzene koyandır
Yukarı dön Göster savana's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savana
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

savana Yazdı:

Kuranda kadın dövmek yok.Ama kültürümüzde var.

Kültürümüzde benimsenmiş "televizyon izleyip çekirdek yemek" ten sonra en populer ev sporarından biride kadın  dövme sporudur.Bildiğim kadarıyla türk kadınlarının %85i bu spora iştirak etmiş bulunuyormuş;)

selam savana kardeş,

bu güzel tespitlerine, bir katkıda bulunabilir miyim?

'' Kur'an da kadın dövmek yok. ama kültürümüzde var.'' diyorsun , haklı olarak. bu cümledeki '' kültürümüzde '' kelimesini , hem dediğin gibi, hemde : '' ehl-i sünnet vel cemaat kültüründe '' şeklinde kullansak, yanlış olmaz ve sizinde dediklerinizin paralelinde olur, bence.ne dersiniz? 

selam ve saygı ile

Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
Mircan
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1277
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mircan

 

Uluslararası Af Örgütü Basın Açıklaması

Aşağıdaki istatistikler kadına yönelik şiddetin dünya çapında ne denli ağır ve yaygın bir sorun olduğunu ortaya koymaktadır. Ancak, bu rakamlar bu insan hakları ihlalinin gerçek boyutunu göstermemektedir. Kapsamlı ve ayrıntılı olamadıkları için ihtiyatlı bir biçimde ele alınmalıdır. Kadına yönelik şiddet sistematik olarak araştırılmamakta ve gerçek istatistikler veriler bulunmamaktadır. Birçok kadın, uğradığı şiddeti rapor etmemektedir – utanmakta, kendilerine şüpheyle yaklaşılmasından, inanılmamasından veya daha fazla şiddete maruz kalmaktan korkmaktadırlar. Bazı ülkelerde bu sorunla ilgili hiçbir bilgi olmaması ve bazı ülkelerde de kapsamlı bilgi bulunmaması, bu sorunun ülkeye özel olduğu anlamına gelmemektedir. Aksine, incelenmesi ve baş edilmesi için daha fazla araştırma yapılması gerektiğinin altını çizmektedir.

KÜRESEL KÖY

Kadına yönelik şiddet küçültülmüş bir dünyada, 1000 kişilik bir küresel köyde nasıl görünürdü? (rakamlar BM, WHO ve hükümetler ve hükümet dışı örgütlerin istatistiklerine dayanarak verilmektedir)

· Nüfusun beş yüzü kadın

· Aslında 510 olacaktı ama 10 bebek cinsiyet kökenli kürtaj nedeniyle hiç doğamadı veya ihmal sonucu bebekken öldü.

· 300 kadın Asyalı

· 167 kadın tüm hayatlarının bir noktasında dayak yemiş veya bir başka şiddet türüne maruz kalmıştır.

· 100 kadın tecavüz veya tecavüze teşebbüs kurbanı olacaktır.

KADINLAR VE NÜFUS

· Dünya nüfusunun %49.7’si kadın (3,132,342,000 kadın; 3,169,122,000 erkek) (BM Nüfus Dairesi)

· Normalde yaşıyor olması gereken en az 60 milyon kız çocuğu cinsiyet tercihli kürtaj veya erkek çocuklarından daha önemsiz olarak görüldükleri için yetersiz bakım nedeniyle çeşitli toplumlarda “kayıp”lar. (E, Joni Seager, 2003).

AİLE İÇİ ŞİDDET

Aile içi şiddet farklı biçimlerde görülmektedir – tokat, yumruk, tekme ve dayak gibi fiziksel saldırıdan sindirme, sürekli küçümseme ve aşağılama, ailesinden ve arkadaşlarından tecrit etme, hareketlerini izleme ve kısıtlama, bilgiye ve yardıma erişimini engelleme gibi kontrol amaçlı tavırları da içeren psikolojik tacize kadar geniş bir spektrumda görülmektedir.

Dünya çapında

· Her üç kadından en az biri, veya yaklaşık bir milyar kadın hayatlarının bir noktasında dayak yemiş, zorla seks yapmaya zorlanmış ya da farklı bir biçimde tacize uğramaktadır. Bunu yapan genellikle kendi ailesinden veya tanıdığı biri. (E, L Heise, M Ellsberg, M Gottemoeller, 1999).*

· Kadınların yaklaşık %47’si ilk cinsel ilişkilerinin zorla olduğunu bildirmektedir. (A, WHO 2002)

· Kadın cinayet kurbanlarının yaklaşık %70’I erkek partnerleri tarafından öldürülmüştür. (A, WHO 2002).

· Kenya’da haftada birden fazla kadının erkek partneri tarafından öldürüldüğü bildirilmektedir. (E, Joni Seager, 2003).

· Zambia’da haftada beş kadın erkek partneri veya aile bireyi tarafından öldürülmektedir (E, Joni Seager 2003).

· Mısır’da kadınların %35’I evliliklerinin bir noktasında kocalarından dayak yemiştir. (A, UNICEF 2000).

· Bolivya’da 20 yaş ve üzerindeki tüm kadınlar son 12 ay içinde fiziksel şiddete maruz kalmıştır. (A, WHO 2002).

· Kanada’da aileye yönelik şiddetin maliyeti, tıbbi bakım ve verim kaybı dahil yılda 1.6 milyar dolardır. (A, UNICEF 2000).

· ABD’de her 15 saniyede bir kadın, genellikle kocası/partneri tarafından, dövülmekte. (Dünya Kadınları hakkında BM Çalışması, 2000).

· Bangladeş’te tüm cinayetlerin %50’sini partnerleri tarafından öldürülen kadınlar oluşturuyor(E, Joni Seager, 2003).

· Yeni Zelanda’da kadınların %20’si erkek partnerleri tarafından dövüldüğü veya fiziksel tacize uğradığını belirtmekte(A, UNICEF 2000).

· Pakistan’da kadınların %42’si şiddeti kader olarak görüyor; %33’ü karşı koymak için çok çaresiz olduklarına inanıyor; %19’u karşı koymuş ve %4’ü buna karşı harekete geçmiş. (Hükümetin 2001 yılında Pencap’ta yaptığı çalışma).

· Rus hükümet dışı örgütlere göre, Rusya Federasyonu’nda 36,000 kadın her gün kocaları veya partnerleri tarafından dövülüyor. (D, OMCT 2003).

· İspanya’da 2000 yılında her beş günde bir kadın erkek partneri tarafından öldürüldü (D, Joni Seager, The Atlas of Women).

· Britanya’da haftada yaklaşık 2 kadın partnerleri tarafından öldürülüyor(E, Joni Seager, 2003).

CİNSEL ŞİDDET

Tecavüz cinsel şiddetin en şiddetli biçimidir. Ayrıca istenmeyen gebelik ve HIV/AIDS gibi cinsel yolla bulaşan hastalıklara da yol açmaktadır. Ancak, tecavüz, içinde damgalanmayı barındırdığı için, büyük oranda gerçeğin altında belgelenmekte ve nadiren cezalandırılmaktadır.

Dünya çapında

· Her beş kadından biri hayatlarında tecavüz veya tecavüz girişimi kurbanı olacaktır (WHO 1997).

· Güney Afrika’da her gün 147 kadın tecavüze uğramaktadır. (Güney Afrika Irk İlişkileri Enstitüsü 2003).

· ABD’de her 90 saniyede bir kadın tecavüze uğruyor (ABD Adalet Bakanlığı, 2000).

· Fransa’da her yıl 25,000 kadın tecavüze uğruyor (Avrupa Kadınlar Lobisi, 2001).

· Türkiye’de kadınların %35.6’sı bazen, %16.3’ü sık sık aile içi tecavüze uğruyor (2000 yılında yayınlanan taramalar, Müslüman toplumlarda kadın ve cinsellik, WWHR Yayınları: İstanbul, 2000).

KADIN VE SAVAŞ

Çatışmalar sırasında kadınlara yönelik şiddet salgın boyutlarına ulaştı. Kitlesel tecavüzler sistematik biçimde bir savaş silahı olarak kullanılmaya başladı. Üstelik çatışmalar sırasında kadınlar, bazen aileleri için temel ihtiyaçları karşılayabilmek için, fiziksel ve ekonomik zorlamalarla fahişelik yapmak zorunda kalıyorlar. Savaş kadınları başla yönlerden de etkilemektedir – mülteci ve yerinden edilmiş kişilerin çoğunluğunu kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır.

Dünya çapında

· Mültecilerin %80’inin kadınlar ve çocuklar oluşturmaktadır (BMMYK, 2001).

· Milyonlarca kadın ve çocuk tüm dünyada yaşanmakta olan 34 toplumsal, etnik, siyasi ve/veya uluslararası silahlı çatışmalarda kısılmışlardır (1 Ocak 2003 itibariyle aktif toplumsal silahlı çatışmalar, CSP – Sistemik Barış Merkezi).

· Kadın ve kız çocuklarının ticareti çatışma bölgelerinin %85’inde görülmektedir (Save the Children 2003).

· Kadın dernekleri Ekim 2002’den bu yana Demokratik Kongo Cumhuriyeti’nin Uvira bölgesinde 5,000 tecavüz vakası tespit etmiştir; bu da günde 40 vaka anlamına gelmektedir (a, BM 2003).

· Ruanda’da 1994 soykırımı sırasında 250,000 – 500,000 arası kadın, yani kadınların yaklaşık %20’si tecavüze uğramıştır (Uluslararası Kızıl Haç raporu, 2002).

· Sierra Leone’de yerlerinden edilmiş kişilerin %94’ü tecavüz, işkence ve cinsel kölelik gibi cinsel saldırılara maruz kalmıştır (C, İnsan Hakları için Doktorlar, 2002).

· Irak’ta Nisan 2003’ten bu yana savaş sırasında ve sonrasında, aralarında sekiz yaşında kız çocuklarının bile bulunduğu en az 400 kadının tecavüze uğradığı bildirilmiştir (İnsan Hakları İzleme Örgütü Araştırması, 2003).

· Kadınlar ve Silahlı Çatışmalar Çalışma Masasının 2001 raporuna göre, Kolombiya’da her 14 günde bir kadın zorla “kayıp” ediliyor (A, UNIFEM 2001)

· 1975 – 1979 yılları arasında Kamboçya’da yaklaşık 250,000 kadın zorla evlendirilmişti. Kızıl Kmerler rejimi sırasında ortalama olarak her Kamboçya köyünde iki grup arası evlilik gerçekleşmiş olabilir (UNIFEM).

· Bosna – Hersek’te, 1992 yılındaki 5 ay süren çatışmalar sırasında 20,000 – 50,000 arası kadın tecavüze uğradı. (IWTC. Küresel Kadın Ağı #212. 23 Ekim 2002).

· Kosova’daki bazı köylerde ergenliğe ulaşmış kadınların %30 - %50’si Sırp kuvvetlerinin tecavüzüne uğramıştır. (Uluslararası Af Örgütü, 27 Mayıs 1999).

ZARAR VEREN UYGULAMALAR

Dünyanın gerçek anlamda her kültüründe, “normal” veya “geleneksel” sayıldığı için görünmeyen kadına yönelik şiddet biçimleri bulunmaktadır.

Dünya çapında

· 135 milyondan fazla kadın ve kız çocuğu kadın sünneti olmuştur ve her yıl 2 milyon kız çocuğu ve kadın bu riskle karşı karşıyadır (her gün 6,000 kişi). (A, BM, 2002).

· Şu an 10 –17 yaş grubunda olan 82 milyon kız çocuğu 18 yaşına basmadan evlenecek (UNFP)

· Afrika’nın 28 üzerinde ülkesinde kadın sünneti uygulanmaktadır (D, Ulsulararası Af Örgütü, 1997).

· Nijer’de en yoksul genç kadınların %76’sı 18 yaşından önce evlenecek (A, UNFPA 2003).

· Mısır’da 15-49 yaş arası evli kadınların %97’si kadın sünneti olmuştur (WHO taraması, 1996).

· İran’da, çoğunluğu etnik Arap olan Kuzistan bölgesinde, 2003 yılında iki aylık bir süre içinde 20 yaşından küçük 45 kadın, yakın akrabaları tarafından “namus” cinayetine kurban gitmiştir (Middle East Times, 31 Ekim 2003).

· Kadın sünnetinin Hindistan, Endonezya, Malezya ve Sri Lanka gibi Asya ülkeleriyle Avustralya’daki göçmen topluluklarda görüldüğü bildirilmiştir (A, BM 2002).

· (Hindistan’da yılda yaklaşık 15,000 çeyiz cinayeti yaşanmaktadır. Bunların çoğu kaza süsü verilen mutfak yangınları sonucu olmaktadır (Injustices Studies. Vol. 1, Kasım 1997).

· Kadın sünneti Danimarka, Fransa, İtalya, Hollanda, İsveç, İsviçre ve Britanya’daki göçmen topluluklar arasında uygulanmaktadır (A, BM 2002).

KADINA YÖNELİK ŞİDDETTE DEVLETİN BAŞARISIZLIĞI

Kadına yönelik şiddet çoğunlukla bildirilmiyor. Kadınların şiddet olaylarını bildirmekten alıkoyan çeşitli unsurlar var: misilleme yapılacağı korkusu, ekonomik olanaklarının olmaması, duygusal bağımlılık, çocuklar için kaygı duyma ve giderim olanaklarına erişememe. Çok az ülkede polis, yargı ve tıbbi personele tecavüz vakalarıyla nasıl ilgileneceklerine dair özel eğitim verilmektedir.

Dünya çapında

· Şiddete uğrayan kadınların %20-70’I WHO çalışması için kendileriyle görüşülene kadar hiç kimseye bundan bahsetmemiş (WHO, Cenevre, 2002).

· Güney Afrika’da tecavüz nedeniyle mahkumiyet oranı ortalama %7. Bu, 2003 yılında rapor edilen tecavüz sayısının üçte biri (Mart 2003, Polis Yıllık Raporu)

· Mısır’da fiziksel şiddete uğrayan kadınların %47’si bunu hiç kimseye söylememiş (Nüfus temelli çalışma, 1999). (A, WHO 2002).

· Şili’de tecavüze uğramış kadınların sadece %3’ü olayı polise bildirmektedir (A, WHO 2002).

· ABD’de kadınların %16’sı tecavüzü polise rapor etmektedir; bildirmeyenlerin yaklaşık %50’si, isimlerinin ve özel ayrıntıların açıklanmayacağı garanti edilirse bunu yapacaklar (Ulusal Mağdur Merkezi/Suç Kurbanları Araştırma ve Tedavi Merkezi, 1992).

· Avustralya’da 12 ay içinde fiziksel saldırıya uğramış kadınların %18’i bunu hiç kimseye söylememiş (Nüfus temelli araştırma, 1999).

· Bangladeş’te kadınların %68’i dayak yediğini hiç kimseye hiçbir zaman söylememiş (A, WHO 2002).

· Avusturya’da 90lı yıllardaki tecavüz davalarının %20’si mahkumiyetle sonuçlandı (E, Londra Metropolitan Üniversitesi, 2003).

· İrlanda’da fiziksel tacize uğramış kadınların %20’si polise başvurmuş (Nüfus araştırması, 1999). (A, WHO 2002).

· Rusya Federasyonu’nda aile içi şiddet mağduru kadınların %40’ı kolluk kuvvetlerinden yardım talep etmiyor (Uluslararası İnsan Hakları Federasyonu, Kadın 2000: Rusya).

· Britanya’da tecavüze uğramış kadınların %13’ü saldırıyı polise bildiriyor (E, Joni Seager, 2003).

CEZASIZ KALAN ŞİDDET

Kadına yönelik şiddet sıklıkla kontrolsüz ve cezasız kalışor. Bazı ülkelerde bununla ilgili hiçbir yasa yok, başka ülkelerde ise yasalar bazı şiddet biçimlerini cezalandırabilirken bazılarını yasa dışı bırakıyor. Grekli yasaların bulunduğu durumlarda bile birçok ülkede yasalar tam olarak uygulanmıyor.

Dünya çapında

· 2003 yılında en az 54 ülkede kadınlara yönelik ayrımcı yasalar bulunuyordu (BM Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörü raporuna göre)

· BM Kadına Yönelik Şiddet Özel Raportörünün 1994-2003 incelemesinde, incelenen ülkelerin neredeyse tamamında kolluk kuvvetleriyle ilgili sorunlar olduğu görülüyor.

· 79 ülkede aile içi şiddete karşı hiç yasa yok (ya da bilinmiyor) (UNIFEM, Not a Minute More, 2003).

· Eldeki bilgilere göre aile içi tecavüz sadece 51 ülkede cezai bir suç olarak tanımlanıyor (UNIFEM, 2003).

· Sadece 16 ülkede cinsel saldırıyla ilgili özel yasa bulunuyor; sadece 3 ülkede kendi başına kadına yönelik şiddeti suç fiili kategorisi olarak tanımlıyor (Bangladeş, İsveç ve ABD) (A, UNIFEM 2003).

· Bolivya, Kamerun, Kosta Rika, Etiyopya, Lübnan, Peru, Romanya, Türkiye, Uruguay ve Venezuela’da, ceza yasası uyarınca tecavüzcü kurbanla evlenmeyi teklif eder ve kurban da kabul ederse serbest bırakılmakta. (D, Joni Seager, The Atlas of Women, 2003).

· Sözde “Namus” savunması (tamamen ya da kısmi olarak) Peru, Bangladeş, Arjantin, Ekvator, Mısır, Guatemala, İran, İsrail, Ürdün, Suriye, Lübnan, Türkiye, Batı Şeria ve Venezuela’nın ceza yasalarında yer almaktadır (A, BM 2002).

HIV/AIDS

Kadına yönelik şiddet giderek daha çok önemli bir kamu sağlığı sorunu olarak kabul edilmekte. Şiddet kadının doğurganlık sağlığının yanı sıra fiziksel ve zihinsel sağlığını da çeşitli biçimlerde etkileyebilir. Kadına yönelik cinsel şiddet, HIV/AIDS bulaşma oranının aynı yaş grubundaki erkeklerden daha çok kadınlarda görülmesiyle sonuçlanmaktadır.

Dünya çapında

· Dünya HIV/AIDS hasta nüfusunun %51’i (20 milyondan fazla) kadın (A, UNIFEM 2003).

· Dünya çapında HIV enfeksiyonlarının yarıdan fazlası 15-24 yaş grubundaki gençlerde görülmekte ve HIV pozitif 15-24 yaş arası gençlerin %60’ı kadın (UNAIDS, 2003).

· Hergün meydana gelen 15, 000 yeni enfeksiyonun %55’i kadın (UNAIDS, 2003).

· Avrupa, alt-Sahra Afrika ve Kuzey Amerika’nın birçok şehrinde artık AIDS 20 – 40 yaş arası kadın ölümlerinde önde gelen nedenlerden biri (UNAIDS, 2003).

· 2003 yılında üç milyon kişi AIDS bağlantılı hastalıklar nedeniyle öldü (UNAIDS, 2003).

 

 

Yukarı dön Göster Mircan's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mircan
 
Mircan
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1277
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mircan

Selam,

Yukarıdaki yazıdan anlaşılacağı gibi KADINA yapılan zulum ve şiddet dünyanın heryerinde benzer şiddette var.Artışın olduğu ülkeler bilinenin aksine müslüman ülkeler değil, gelişmemiş ülkeler.Müslüman ülkelerde gelişmemiş ülke statüsüne sahip olduğu için "şiddet" buralarda da yaygın.

Şiddeti tümüyle yeryüzünden silmek mümkün değil,insan varoldukça şiddet kavramı hep "güncel ve gündem" olacaktır.

Eğitim ve ekonomik açıdan gelişme ise bunu asgariye indirecektir.Ancak asgari tutarda malesef yeterli değil bunu gelişmiş ülkelerdeki istatistiki oranlardan anlıyoruz.

Peki ne yapmalı,nasıl dur demeli?

Bana göre çözüm KADIN'ın güçlenmesi, elbette spor yaparak,dövüş sanatlarını öğrenerek değil:)

Kadın'ın kendini ekonomik özgürlüğü kazanarak,okuyarak,devletin belli kademelerine gelerek geliştirmesi.

Kadınlar bu konuda asıl iş sizlere düşüyor,lütfen mücadele edin...

Sevgilerimle

 

Yukarı dön Göster Mircan's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mircan
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats