| Gönderen: 04 mayis 2008 Saat 20:22 | Kayıtlı IP
|
|
|
78:31-34 ayeti (hasakcay örneği)
Otoritelerin yorumu ve otoriter yorum
1.Giriş:
Bu, yazının amacı “hanifdostlar”da “hasakcay” nikli kardeşimizin 78:33 ayeti ile ilgili “yorumu” dan yola çıkarak, Kur’an’ı Kerim’i “anlama ve yorumlama”da yöntemin/usûlün/metedolojinin önemine ve bu başlıkta yapılacak tartışmalara bir “giriş” niteliğindedir. “hasakcay”ın ve “78:33”ün seçilmesi maksadımızı anlatacak “misal” teşkil emesi nedeniyledir. “hasakcay”ın yorumu ile birlikte seçilmiş altı çeviri karşılaştıralacak ve bunlar üzerinde kritik yapılacaktır.
2. 78:33-34 ayeti altı çeviri:
2.1. Prof. Dr. Süleyman Ateş, Kılıç kitabevi, Ankara, Tarihsiz:
“Tavka sahipleri için de başırı ödülü vardır. Bahçeler, bağlar, Göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar. Dolu dolo kadah(ler).” )
2.2. Prof. Dr. Yaşar Nuri Öztürk, Yeni Boyut, İstanbul, 1994:
“Takva sahipleri için bir kurtuluş ve bir zafer vardır. Sulak bahçeler, bağlar, üzümler, Göğüsleri turunç gibi yaşıtlar. Dopdolu kadehler.”
2.3. Prof. Dr. Tâlat Koçyiğit, Nükte, Konya, 2005:
“Allah’tan korkanlar için ise, kurtuluş vardır; bahçeler, bağlar, göğüsleri tomurcuklanmış yaşıt kızlar, dolu dolu kadehler vardır.”
2.4. Kur’an’ı Kerim ve Açıklamalı Meâli, Heyet, Medine, Suudi Arabistan Krallığı, 1987. (1982’ye ait Dr. Ali Özek’in takdim yazısı İstanbul):
“Şüphesiz muttakiler için kurtuluşa erme zamanı, (yeri) ve orada bahçeler, üzüm bağları, göğüsleri tomurcuk gibi kabarmış yaşıt kızlar, içki dolu kâseler vardır.”
2.5. Hasan Basri Çantay, Risale, tarihsiz, Neşre hazırlayan, Doç.Dr. M.A. Yekta Saraç.
“Şüphesiz takva sahipleri iin (her korkudan) selâmet (ve her arzuya) vuslat (kavuşma) vardır. (Ya o) bahçeler, üzüm bağları, memeleri tomurcuklanmış bir yaşıt kızlar, dolu kadehler.
2.6. Ömer Nasuhi Bilmen, Akçağ, Ankara, tarihsiz:
“Muhakak ki, müttakiler için necat bulacak yer vardır. Bahçeler ve üzümler- vardır- . ve nâr memeli, hep bir yaşta –cariyeler vardır-. Ve dopdolu kâseler”.
3. hasakcay (78:31-34) :
Sorumlu davrananlara ödüller var - İnne l-müttekıyne mefâzâ (78:31)
Bahçeler, asmalar –Hedâika ve e’nâbâ (78:32)
Birbiriyle uyumlu daneler –Ve kevâibe etrâbâ (78:33)
Dolu dolu kadehler –Ve ka’san dıhâkâ (78:34)
4. hasakcay’ın 78:31-34 ayetleri değerlendirmesi:
“Görüldüğü üzere bir önceki ayet olan 78:32’de bahçeler, üzüm asmaları anılıyor. 78:33’teki kevâib işte o asmalarla ilgili. Kevâib, çoğuldur; üzüm daneleri demek. Tekil hali olan ka’be ise "dane"dir.
Ka’betü e’nab: üzüm danesi
"Ka’be"nin üzüm danesi anlamına geldiğini anadili Arapça olan herkes bilir. Çoğulu "kevâib"dir; üzüm daneleri anlamına gelir. Ka’be nin bir başka çoğulu olan unkûd ise "üzüm salkımı"dır.
Sonra, şuna dikkat edelim: 78:33’te kız anlamına gelen bir isim yok; yaşıt diye algılanan atraban ise sıfattır; ayette bulunmayan "kız"ı değil bulunan "kevâib"i tanımlar.
Açıkça görülüyor ki 32, 33 ve 34 ncü ayetler arasında mantıki bir anlatım ve anlam örgüsü var:
Bahçelerde asmalar (78:32)
Asmalardan devşirilen dane dane üzümler ki her biri ötekine denktir (78:33)
Ve üzümlerden yapılıp dolu dolu kadehlerde sunulan içecekler (78:34)
Bu üç ayetin üçü de bahçeleri, meyvaları ve içecekleri anlatıyor: son derece uyumlu bir bütünlük içinde. Araya sokuşturulan yaşıt (kızlar) ise bahçelerin, asmaların ve içki kadehlerinin uyumunu bozar; yaşıt (kızlar)ın bu anlatım ve anlam örgüsü içinde asla yeri olamaz.
Atraban kelimesine gelince, nedense hep yaşıt diye algılanmış bu kelime. Oysa denk anlamına da gelir. Ki bu içerikte meyvaların biribirine denk olduğunu vurguluyor. Örneğin her bir üzüm danesi ötekilere renk, boyut ve tad bakımından denk olup biri ötekine oranla biraz çürük, çelimsiz, tadsız değildir.”
5. Değerlendirme ve sonuç:
Yukarıda görüldüğü üzere “hasakcay”ın 78:31-34 ayetlere verdiği anlam farklıdır. Altı çevrinin kritiği yapılabilir sözü uzatmamak için ben buna gerek duymuyorum. Ben, “hasakcay”ın “Kur’an’ı Kerim”i anlarken ve yorumlarken kullandığı enstrümanlara dikkat çekerek bu konudaki fikrimi paylaşacağım:
a. Kelime: etrâbe/TeRaBe: akran, yaşıt, yaşdaş, çağdaş, denk, türbe, toz, toprak anlamlarına gelmektedir. Elbette kelime insan organlarından göğüs anlamında da kullanılıyor (terîbe(t), çoğ. terâib). Yine muhtaç olmak, yoksulluk, fakirlik anlamındada kullanılmaktadır.
b. Kelime (etrâbe) ve cümle bütünlüğü (78:31-34), siyak-sibak veya, metnin akışı. 31. ayet öncesi (ayn) durağı vardır. Metnin veya cümlenin bağlamı.
c. “Her kelime cümlede anlam kazanır” ve sözlükler anlam belirlemede yardımcı aletlerdir. "kelime anlamını cümlede kazanır/bulur" sözlüklerde değil. Aynı cümlede geçen (78:33) Kaf-Ayn-Be-kelime kökünün ikil/tesniye formunun bulunduğu ve “baş, yüz, el ve ayakla birlikte (aynı cümlede) kullanılan ve ayakta iki ‘dane’ veya "tomurcuk"a "benzer” olan şeylerde iki topuktur. (bak.5:6).
d. “Otoritelerin yorumu”, “otoriter bir yorum” karşısında tutarsız gözükmektedir.
e. Elbetteki metnin “tabi bağlamı/Arapça” “hasakcay” tarafından ikna edici bir yöntemle sunulmuştur.
f. “hasakcay” kardeşime bu vesile ile teşekür ediyorum ve ürünlerinin devamını bizimle paylaşmasını bekliyorum. Bu yazının yazılmasına vesile olan ali aksoy’a da yine teşekkür ediyorum.
Cehd bizden Te'vfik Allah(a.c)’den
__________________ Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
|