HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: Hadis Kalburcuları ve Kalburları - 1 Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
savasen
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 24 eylul 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 331
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savasen

HADİS  KALBURCULARI VE KALBURLARI - 1


Hadis Kalburcuları ve Kalburları - 2



Hadis mecrası kör bir kuyudur. Yusuf’u attıkları kuyu gibidir. Bekle biri kovayı salsın ve narâlar patlatarak: “evreka, evreka ahanda size bir çocuk buldum” desin.  Yoksa bu dipsiz kuyuda kim öle kim kala.  Sağ kalanların sayısı oldukça az. Çoğunluk maalesef dipsiz kuyuya asfalt oluyor. Üstünden ne vasıtalar geçiyor.!


Şükür ki, Rahman’ın sonsuz rahmeti, Yusuf’u bir kovayla kuyudan çıkardı. Su bazen gerçekten rahmet oluyor. Umulur ki hadis kuyusunda canhıraş çırpınanların da aralarından kurtulanlar olur. Tabi düşük bir değer karşılığında satılmazlar ise.


Şimdi bu kuyunun başında kalburcular oturuyor.  Kova artık bunların elinde, kuyudan ne çıkarsa insanlara “bu rahmettir” diyerek az bir bedel karşılığında satıyorlar.  Nasıl olsa kuyu onların. Oturmuşlar başına, kuyudan ne çıkarsa bahtınıza artık.  Şans oyunları gibi hatta ve hatta şaka gibi.


“Şu su iyi değil, şu su her derde deva, şu su hakkında ihtilaftayız babo, çözünce gel olur mu?” tarzında kuyu işletmeciliği yapıyorlar.


Hele bir de suya susamış olanlar var ki, kuyudan ne çıkarsa yüreği yanmışçasına içiyor gariban. Ne de olsa susamış. Utanmasa kuyuya atlayacak. Atlamayanları da yok değil hani!  Az susamış olanlar daha seçici. Onlar istiyor ki billur billur az bulanık görünsün, içenlerin içini birazda olsa ferahlatsın, o tarzda istiyor suyunu.


İyi de aynı kaynaktan besleniyorsunuz. Suyun size sunuluş şekli farklı. Biri bardakta öbürü yalakta sunuluyor. fark etmiyor ki, su aynı su, kaynak aynı kaynak. Değişen ne? Değişen sadece pazarlama tekniği.


Kendilerine “İslam ümmeti” adını takan kalabalık, maalesef 1400 yıldır bu kuyunun başında kalburcuların kendilerine sundukları su görünümlü irinle avutulmaktadır.


Bunlar söylenincede bazı uyanıkları(!) :"Ama olmaz ki, siz kuyudan çıkanın hiçbirini kabul etmiyorsunuz. Bari bir yudum alın,  İyide aralarında hiç mi temiz su yok."  Vardır ya da yoktur, önemli olan bu kısmı değil ki. Kalburcu muyuz biz? Hangisi su temiz hangi su kirli, bunları mı eleyeceğiz?. Bunlar 73 haraminin işi. Biz diyor muyuz şu ayet sahihtir, bu ayet mevzudur diye. Haşa ve kella. Kötü dürtülerden Allah’a sığınırız. Mushafın tamamını kabul ediyor ve de ona göre iman ediyoruz. 

Peki bu kalburcuların derdi ne?


Bunlar, Ne İsa’dan yanalar ne de Musa’dan. Hem Hak’tan yana gözüküyorlar hem de batıldan yana. Bir çeşit yemeğe dayanamayan "israiloğulları" gibiler. Soğanı, mercimeği ve hıyarı hakka tercih ediyorlar. Hele bir de yanında bıldırcın etiyle maden suyu oldu mu iş tamamdır.


Tam bir serkeşlik hali, gidip gidip geliyorlar.  Bir o yana bir bu yana.  Bir de toplum mühendisi olacaklar (kalbur mühendisi  mı demeliydik).  Ellerine almışlar kalburu, eleyip duruyorlar.  Şu essah şu mevzu, şu essah şu mevzu. Kalburun altı uydurma, üstü essah. Kıstasa bakar mısınız?.  Bunu da bize din diye satıyorlar. Kimisi bu iş için rüyaya yatıyor kimisi de çamura batıyor.  Yani bizim ipliğimiz; bir adamın rüyasında pürü pak bir dededen alacağı cevaza bağlı. O salık verirse yırttık, vermezse yandık.


Kalbur kimin elindeyse onun borusu ötüyor.  Bunu neye göre yaptıklarının detaylarıyla uğraşmayacağım. Uğraşsak ne ali cengizler çıkar altından.  Kalbur ile zihniyet arasında düz bir mantık manzumesi kurmuşlar. 

İşin kötüsü şu. Çoğu kalburcunun gözünden kaçan meselenin esası da bu zaten. Nedir o esas?  Bunlar ellerinde yazılmış olan bir takım hadis kitaplarındaki sözlerin doğruluğuna bakıyorlar. Söz doğruysa peygamberindir, değilse değildir. (Doğru yanlış kıstasları da akıllarını ne kadar çalıştırdıklarıyla doğru orantılı (10/100) . Bunlar hadis neşriyatlarında yazan tüm doğruları peygambere izafe ediyorlar.  Sakat olan anlayış bu.  "Peygamber dedi" demeleri. Mesele, sözün doğruluğu veya yanlışlığı değil. Dünyada ne kadar doğru varsa hepsini peygambere fatura edecekler. Bunlara bir filozofun herkes tarafından kabul gören bir sözünü peygamber dedi deseler hemen yutacaklar. Ah bunu bir anlasalar ama zor…


Şimdi doğru olan bir sözü, Allah'a havale etmekle peygambere havale etmek arasındaki fark nedir? Var mı farkı?  Gerçi bunlar bu haltı da yediler. Kutsi hadisler adı altında Allah'a da hadis isnad etmediler mi?  Aştılar artık. Kuran'ın bir benzerini getirebileceğini iddia edenlerle ne farkları kaldı ki? Allah'a meydan okurcasına, bırakın peygamberi Allah'a bile söz isnad ettiler.  Hala bu sapanlara ve gazaba uğrayacaklara itimat edenler var ona yanıyorum. 


Bir örnekle gidelim. Belki daha rahat kavrar bazıları.


“Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık icin savaşan bizden değildir. Irkçılık uzere olen de bizden (muslumanlardan) değildir.”  (Kırk hadis’ten)


Evet, benden de değildir. Böyle bir adamı tanımam. Çünkü; faşisttir, ırkçıdır, gafildir, zalimdir, psikolojisi iyi değildir,  hasta ruhludur, algılama organları çalışmıyordur ve bilinçsizdir.. Bu adam nasıl benden olsun ki.


Yukarıdaki söz hakikaten doğru bir sözdür. Buna paralel pek çok söz söylemek de mümkündür.  Buraya kadar bir problem var mı? Yok.  Bu söz ilk defa söyleyen ben değilim. Yani bu söz bana ait değil. Eminim bu sözü ilk defa söyleyen siz de değilsiniz. Ama sen tut bu söze “peygamber” söylemiş gibi muamele et. Bu sözü söylerken bile “besmele” çek.  İşte sakat olan yanı bu.  Söz doğru bile olsa peygambere izafe etmek sakattır.   O yüzden anonim gözüyle bakmak en karlısıdır.


Bu sözü peygamberden önce de niceleri söylemiştir, peygamber de söylemiş olabilir. (Bakın hep zanni konuşuyorum görüyorsunuz.. Kimin söylediği araştırması ortaya girince zan doğuyor. Zannın da çoğu haramdır bilirsiniz.)


Çünkü kimse orada değildi. Peygamber o sözü söylerken aranızda işiten var mıydı? Ve ordamıydınız?   Bir kalburcunun "dedi" demesiyle, demiş mi oluyor?


Eğer öyle olsaydı; en sağlam diye niteledikleri, bir vaha dolusu insanın şahit olduğu (!) hadisin bile üç türlü rivayeti olmazdı. Diyanet gibi bir kurum bile bunun farkına varıp eline kalburu aldıysa farkına varamayanların haline acırım doğrusu.


Kur’an’a göre yaşamaya başlayan, O’nun buyruklarına göre hareket eden, Kur’an’dan başka gözü hiçbir kaynağı görmeyen insanlara en kolay çamur atma mantığıdır, “Siz hepsini toptan reddediyorsunuz” mantığı .  Evet öyle, ama dikkat edin. Hepsi uydurmadır veya uydurma değildir demiyoruz.  Bizim dinimizin, haramını-helalini, ibadetini-muamelatını, kul ile Allah ilişkisini, insan ve toplum ilişkisini, saygı-sevgi dengesini, hak-hukuk ilkesini v.s. belirleyici yegane ve tek kaynağı Kur'an'dır.  Onun haricinde din adına herhangi bir "kalem-kağıt" ilişkisine dayanan başka kaynak yoktur. 


Zararsız gibi görünen bu kalburcuların asırlardır yeryüzünü nasıl bilerek veya bilmeyerek fitneye boğduğunu görün artık.


İnsanlığa zararlarını da yazının II. Kısmında anlatmaya çalışacağız Allah dilerse.


(Belkide III, IV, V diye devam eder, bitmez ki bu filim)

Şimdilik kalbursuz ve kalburcusuz bir dünya dileğiyle.

 

Uğur ERZİNCAN

 

http://www.satirbasi.com/?a=214




__________________
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir.
Birbirini anlamayan...
Can Yücel
Yukarı dön Göster savasen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savasen
 
barış
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 13 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 339
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı barış

savasen yazdı.

Kur’an’a göre yaşamaya başlayan, O’nun buyruklarına göre hareket eden, Kur’an’dan başka gözü hiçbir kaynağı görmeyen insanlara en kolay çamur atma mantığıdır, “Siz hepsini toptan reddediyorsunuz” mantığı .  Evet öyle, ama dikkat edin. Hepsi uydurmadır veya uydurma değildir demiyoruz.  Bizim dinimizin, haramını-helalini, ibadetini-muamelatını, kul ile Allah ilişkisini, insan ve toplum ilişkisini, saygı-sevgi dengesini, hak-hukuk ilkesini v.s. belirleyici yegane ve tek kaynağı Kur'an'dır.  Onun haricinde din adına herhangi bir "kalem-kağıt" ilişkisine dayanan başka kaynak yoktur.  

Çok güzel bir çalışma. Yazandan da bizlerle paylaşandan da Allah razı olsun.

Yukarı dön Göster barış's Profil Diğer Mesajlarını Ara: barış
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Kur’an’a göre yaşamaya başlayan, O’nun buyruklarına göre hareket eden, Kur’an’dan başka gözü hiçbir kaynağı görmeyen insanlara en kolay çamur atma mantığıdır, “Siz hepsini toptan reddediyorsunuz” mantığı . Evet öyle, ama dikkat edin. Hepsi uydurmadır veya uydurma değildir demiyoruz. Bizim dinimizin, haramını-helalini, ibadetini-muamelatını, kul ile Allah ilişkisini, insan ve toplum ilişkisini, saygı-sevgi dengesini, hak-hukuk ilkesini v.s. belirleyici yegane ve tek kaynağı Kur'an'dır. Onun haricinde din adına herhangi bir "kalem-kağıt" ilişkisine dayanan başka kaynak yoktur

selam savesen kardeş,eline sağlık, uğur kardeşimizin de yüreğine sağlık, dinin alibabanın çiftliğine çevrildiği, dönemlerde vahyin temiz suyuna ne kadar da ihtiyacımız var, bir çoban kardeşimin verdiği bir örnek de ben alıntılayım, koyunları dağa çıkarıp ay ışığında, vahiyle yoğrulan ümmi bir kardeş,

kur'an ve diğer kitapların ilişkisini, köyleinde bulunan çeşmelere benzetiyor, hepinzi bilirsiniz, köy yerlerinde, bileğiniz kadar akan bir bulak( çeşme) ve onun aktığı yerde de bir arık olur, insanlar gider o bilek kalınlığında olan kaynapa ağızlarını dayarlar ve susamışlıklarını gideririler, fakat, hayvanlar, ağızlarını çeşmeye dayamaz, suyun döküldüğü arıktan, kirli sudan içerler, işte vahy ve diğer kitapların durumu, vahy ve diğer kitapların kaynaklıklarından bahseden insanların durumu,


selam ile

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
iblissavar
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 06 subat 2007
Gönderilenler: 363
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iblissavar

 Alıntı:
    Kur'an ve diğer kitapların ilişkisini, köylerinde bulunan çeşmelere benzetiyor, hepiniz bilirsiniz, köy yerlerinde, bileğiniz kadar akan bir bulak( çeşme) ve onun aktığı yerde de bir arık olur, insanlar gider o bilek kalınlığında olan kaynağa ağızlarını dayarlar ve susamışlıklarını giderirler, fakat, hayvanlar, ağızlarını çeşmeye dayamaz, suyun döküldüğü arıktan, kirli sudan içerler, işte vahy ve diğer kitapların durumu.
 
  Suyu esas kaynağından içenler her zaman gürbüz ve sağlıklı olurken,kirlenmiş yerlerden içenlerin niçin şirk hastalığına bulaştığı şimdi daha iyi anlaşılyor.


__________________
ŞEYTANDAN VE ONUN EVLİYASINDAN KAÇINMANIN EN İYİ YOLU,ŞEYTANA KÜLAHINI TERS GİYDİRMEKTİR!
Yukarı dön Göster iblissavar's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iblissavar
 
erdemli
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 06 temmuz 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 96
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı erdemli

slm,

" Mesele, sözün doğruluğu veya yanlışlığı değil. Dünyada ne kadar doğru varsa hepsini peygambere fatura edecekler. Bunlara bir filozofun herkes tarafından kabul gören bir sözünü peygamber dedi deseler hemen yutacaklar. Ah bunu bir anlasalar ama zor…


Şimdi doğru olan bir sözü, Allah'a havale etmekle peygambere havale etmek arasındaki fark nedir? Var mı farkı?  Gerçi bunlar bu haltı da yediler. Kutsi hadisler adı altında Allah'a da hadis isnad etmediler mi?  Aştılar artık. Kuran'ın bir benzerini getirebileceğini iddia edenlerle ne farkları kaldı ki? Allah'a meydan okurcasına, bırakın peygamberi Allah'a bile söz isnad ettiler.  Hala bu sapanlara ve gazaba uğrayacaklara itimat edenler var ona yanıyorum. 


Bir örnekle gidelim. Belki daha rahat kavrar bazıları.


“Irkçılığa çağıran bizden değildir. Irkçılık icin savaşan bizden değildir. Irkçılık uzere olen de bizden (muslumanlardan) değildir.”  (Kırk hadis’ten)


Evet, benden de değildir. Böyle bir adamı tanımam. Çünkü; faşisttir, ırkçıdır, gafildir, zalimdir, psikolojisi iyi değildir,  hasta ruhludur, algılama organları çalışmıyordur ve bilinçsizdir.. Bu adam nasıl benden olsun ki.


Yukarıdaki söz hakikaten doğru bir sözdür. Buna paralel pek çok söz söylemek de mümkündür.  Buraya kadar bir problem var mı? Yok.  Bu söz ilk defa söyleyen ben değilim. Yani bu söz bana ait değil. Eminim bu sözü ilk defa söyleyen siz de değilsiniz. Ama sen tut bu söze “peygamber” söylemiş gibi muamele et. Bu sözü söylerken bile “besmele” çek.  İşte sakat olan yanı bu.  Söz doğru bile olsa peygambere izafe etmek sakattır.   O yüzden anonim gözüyle bakmak en karlısıdır.


Bu sözü peygamberden önce de niceleri söylemiştir, peygamber de söylemiş olabilir. (Bakın hep zanni konuşuyorum görüyorsunuz.. Kimin söylediği araştırması ortaya girince zan doğuyor. Zannın da çoğu haramdır bilirsiniz.)


Çünkü kimse orada değildi. Peygamber o sözü söylerken aranızda işiten var mıydı? Ve ordamıydınız?   Bir kalburcunun "dedi" demesiyle, demiş mi oluyor?


Eğer öyle olsaydı; en sağlam diye niteledikleri, bir vaha dolusu insanın şahit olduğu (!) hadisin bile üç türlü rivayeti olmazdı. Diyanet gibi bir kurum bile bunun farkına varıp eline kalburu aldıysa farkına varamayanların haline acırım doğrusu.


Kur’an’a göre yaşamaya başlayan, O’nun buyruklarına göre hareket eden, Kur’an’dan başka gözü hiçbir kaynağı görmeyen insanlara en kolay çamur atma mantığıdır, “Siz hepsini toptan reddediyorsunuz” mantığı .  Evet öyle, ama dikkat edin. Hepsi uydurmadır veya uydurma değildir demiyoruz.  Bizim dinimizin, haramını-helalini, ibadetini-muamelatını, kul ile Allah ilişkisini, insan ve toplum ilişkisini, saygı-sevgi dengesini, hak-hukuk ilkesini v.s. belirleyici yegane ve tek kaynağı Kur'an'dır.  Onun haricinde din adına herhangi bir "kalem-kağıt" ilişkisine dayanan başka kaynak yoktur. 


Zararsız gibi görünen bu kalburcuların asırlardır yeryüzünü nasıl bilerek veya bilmeyerek fitneye boğduğunu görün artık. "

 

Uğur Erzincan

 

http://www.satirbasi.com

 

Slm,

 

Kesinlikle doğru bir yaklaşım ..

Aralarına doğruları katarak kendi ürettiklerini bilzre kakalıyorlar resmen...

Ve bunu her türlü pervasızlıkla beraber icra ediyorlar...

 

Kuran zaten egrektiği kadar ayrıntıya giren, her türlü açıklamayı yapan bir kitap,

Kimsenin Allah'ın dinini zorlaştırmaya hakkı yok..

Selam ile

 

 

 





__________________
Allah temiz akıl sahiplerini sever!
Yukarı dön Göster erdemli's Profil Diğer Mesajlarını Ara: erdemli
 
Hamiyet
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 21 agustos 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 18
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Hamiyet

Kuran ayetlerini, kelimelerini, Allah kendi elçisine öğretmiş ve o da kendi
sözleri ve eylemleri ile bu talimleri ümmete aktarmıştır. Bizim elimizde
Kuranı öğrenmek için başka birşey yoktur. Hadis ten, maksat; Allah
Rasulünün kavli ve fiili rivayetlerinin öncekiler tarafından isnad ile sonra
gelenlere aktarılmasıdır. Sünnet ise, Allah Resulünün sözleri ile tebliğ
etmiş olduğu ya da eylem olarak birey ve toplum bazında uyguladığı,
takip ettiği yoldur. Bunun tafsilatı da nesilden nesile güvenilir rivayetler ile
gelmektedir. Sonra gelenler, önce gelenlerden uygulamayı görmüşlerdir.
Bu şekilde gelen bir ilmi reddeden kimse, maazallah, Allah ın, "Onun
açıklaması bize aittir". Sözünü reddetmiş yani Rasulün açıklama
sorumluluğunu yerine getirmekte başarılı olmadığını zannetmiş olur. Bu
sorumluluk sadece Rasulün şahsı ile ilgili değildi. Bunun maksadı Rasul
vasıtasıyla Allahın kitabını ümmete anlatmak idi. Öyleyse hadis ve sünneti
teşri kaynaklarından saymamak demek, Allahın bu yükümlülü yerine
getiremediğini ileri sürmek demektir. Buna karşılık eğer bir kimse, birçok
hadisin (mevzu) uydurma olduğunu söylerse, ona şöyle cevap veririz; Bu
da kendiliğinden göstermektedirki İslamın ilk döneminde bütün ümmet
Allah Rasulünün söz ve eylemlerini kanun olarak kabullenmişti ve bu
yüzden sapıklığa yol açmak isteyenler yalan hadisler uydurmak gereğini
duymuşlardı. Çünkü ancak değerli paranın sahtesi basılır, zira güvenilir ve
sağlam paradır. Geçmeyen ve değersiz bir paranın sahtesini hangi bir
zekalı basar ki. Hadisler konusunda böyle iddialarda bulunanlar
bilmiyorlar ki bu ümmet başlangıçtan beri, o zatı Pak ın sözleri ve
eylemlerinin kanun hükmünde olduğunu bilmişler ve dolayısı ile onun
uydurma ve tahrifi karşısında bir dizi tedbirler almışlardır. Bu gibi kişiler
ne kadar Allah Rasulüne karşı yalan yanlış şeyler nispet etmeye
çalışmışlarsa ümmet bir o kadar da tedbirler almıştır. Doğru ve yanlış
haberleri temyiz etmek için ve rivayetlerin dürüstlük ve güvenirliğini
kontrol etmek için muhteşem bir ilim dalı oluşturmuşlardır. Dünyada
müslümanlardan başka hiçbir millette böyle bir ilim yoktur. Bu ilmi
bilmeden bazı Batılı oryantalistlerin oyunlarına gelip hadise ve sünnete
itimatsızlık iddia ederek, itibar olunamaz olduklarını ileri süren
nasipsizler bilmezlerki bu cahilane hareketleriyle İslama ne kadar zarar
vermekteler.

Vesselam.
Yukarı dön Göster Hamiyet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Hamiyet
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet


   "Doğru ve yanlış haberleri temyiz etmek için ve rivayetlerin dürüstlük ve güvenirliğini kontrol etmek için muhteşem bir ilim dalı oluşturmuşlardır.

 Aman sevsinler bu ilim dalını,yeni yetme bir çocuğun bile yüzünün kızarmadan aktaramayacağı uyduruk rivayetler değilmi bu ulemanın titiz! davranışının ödülü!!!(Aslında bu uyduruk kitapların başına "yetişkin olmayanların okuması sakıncalıdır." yazısının yazılması acilen gereklidir.)

 Dünyada müslümanlardan başka hiçbir millette böyle bir ilim yoktur.
  
    Atma reco,din kardeşi(mi)yiz?.Hristiyanlar ve hatta her düşünceden insanlar kendi önderlerinin sözlerini ayırt etmek ve aktarmak için az mı çabalıyorlar? Türkiyedeki Atatürk Araştırma merkezleri ne iş yapıyor,biliyonmu?
?

Bu ilmi bilmeden bazı Batılı oryantalistlerin oyunlarına gelip
 (kimin oyuna geldiğini isterseniz tartışalıma ama önyargısız yaklaşmak şartıyla)
  hadise ve sünnete itimatsızlık iddia ederek,(olay sadece itimat etme değil,ondan olsa bile bu dinin kaynağı asla olamaz,çünkü din Allahındır,kul ve resül muhammedin değil)
  itibar olunamaz olduklarını ileri süren nasipsizler (Ne tumturaklı ve itici bir cümle böyle!)
bilmezlerki bu cahilane hareketleriyle İslama ne kadar zarar vermekteler.
  Böyle asılsız yaftalar üreterek zamanınızı boşa harcamak yerine,bu dinin tek kaynağını anlamak ve yaşamak için çabalasanız ne kaybedersiniz ey azizan!!


__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
elmuh
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 07 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 435
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı elmuh

Selam Hamiyet,

Gördüğüm kadarı ile sana yazılanlara cevap vermek yerine buraya alıntılar asıp geçiyorsun. Niyetin tartışıp doğruları bulmak ise, öncelikle başkalarının aklını değil, kendi aklını kullanmanı tavsiye ederim. Yapmış olduğun alıntıların hemen hepsinin bu sitede cevabı var. Öncelikle sabırla okuyup araştırmanızı tavsiye ederim. Sonra da forum ilkelerimize uymanızı, forumu gereksiz alıntılara boğmamanızı ve alıntılarınızı kaynak göstererek yapmanızı.

Selam ile.

 



__________________
O, odur ki, sizi karanlıklardan aydınlığa çıkarsın diye kulu üzerine, gerçeği apaçık gösteren ayetler indiriyor. Allah size karşı gerçekten çok şefkatli, çok merhametlidir.
Yukarı dön Göster elmuh's Profil Diğer Mesajlarını Ara: elmuh
 
misafir123
Newbie
Newbie
Simge

Katılma Tarihi: 15 ekim 2007
Gönderilenler: 30
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı misafir123

Kuran iman ve itikatta tek kaynaktır. Hadisten ise sünnet çıkar, ilmihal çıkar. Sünnetsiz olmaz çünkü sünnet kuran'ı pratik hayata aktarmayı öğretir. Dahası ayetlerin sebeb-i nüzulü bilinmezse ayetlere yanlış mana verilebilir. Hem sünnet düşmanı olarak Kur'an dostu da olunmaz. Kuran'a uyan, isnadı olan hadisleri alarak yanlış yorumlardan kendimizi koruyabiliriz. Bizim eleştirmemiz gereken hadislere iman edilmesi olmalı diye düşünüyorum.

Yukarı dön Göster misafir123's Profil Diğer Mesajlarını Ara: misafir123
 
Mircan
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1277
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mircan

Kepazettin Yazdı:

Kuran iman ve itikatta tek kaynaktır. Hadisten ise sünnet çıkar, ilmihal çıkar. Sünnetsiz olmaz çünkü sünnet kuran'ı pratik hayata aktarmayı öğretir. Dahası ayetlerin sebeb-i nüzulü bilinmezse ayetlere yanlış mana verilebilir. Hem sünnet düşmanı olarak Kur'an dostu da olunmaz. Kuran'a uyan, isnadı olan hadisleri alarak yanlış yorumlardan kendimizi koruyabiliriz. Bizim eleştirmemiz gereken hadislere iman edilmesi olmalı diye düşünüyorum.

Bu nasıl çelişki kepazettin? Hem eleştirmemiz gereken hadislere iman konusu olmalı de hemde yazdıklarınla hadislere iman etmenin olmazsa olmaz olduğunu ima et.

Selam  

Yukarı dön Göster Mircan's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mircan
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats