HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
Konu Konu: Mahrem, Avret, Ziynet Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:12 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Hasan Akcay Yazdı:

Alperen kardeşimden ricam:

Mahrem, avret ve ziynet kavramları hakkındaki yazıları yasemin kardeşimizin okumadığı anlaşılıyor; başkaları da okumamış olabilir. Forumdaki o yazılar bir araya getirilip bir de topluca asılamaz mı? Lütfen.



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:12 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.


Bizi yalnızca Kur'an bağlar, diyoruz ya. Sözümüzde duralım. "Avret"in fıkıhtaki beşerî tanımları bizi bağlamaz. 

Kur'an'dan benim anladığıma göre avret bir inanırın, vücudunun örfen açabileceği  parçalarıdır; nur31 deki zinet/süs bölgeleri değil. Çünkü onlar "takı"dır; vücudun parçaları değil.

Örneğin halhal, bilezik,gerdanlık ve taç değil. Çünkü inanan kadınlar bunları eşlerinin dışındaki bazı kimselere de açabilirler. Örneğin onların erkek köleleri sanılan ama ayette "ma meleket eyman ühünne" diye geçen kimselere.

Bu, insanların aklını epey karıştırmış görünüyor. Üstüne bir de, ayetteki ziynet ve avret kelimelerinin eşanlamlı olması eklenince akıllar hepten arapsaçına dönmüş.

İş, "erkek köleler sahibelerine mahremdir"e kadar vardırılmış. "Evin içinde bunlardan kaçmak güçtür. O halde erkek köle, hanımının her yerine bakabilir." Bu suretle İslama fuhuş boca edilmiş.

Ben bundan rahatsız oldum.

Keşke ulema da rahatsız olsaydı da Nur 31'deki avret kelimesini daha yakından inceleme ihtiyacını duysaydı; örneğin onu başka ayetlerdeki avret kelimeleriyle karşılaştırsalardı.

Nur 31'deki avret, tıpkı Ahzab 13'teki avret gibi, tehlikeye açık şeyler anlamına geliyor:

...evlerimiz tehlikeye açıktır - inne buyûtena avretün. 

Savaşa gitmek istemiyen münafık sahabeler bahane uyduruyor. Evleri tehlikeye açıkmış. Eğer savaşa katılmak için uzaklaşırlarsa düşmanlar evlerini yağma edecekmiş.  

Nur 31'deki ziynetler yani avretler de tehlikeye açık: imrenmeye, kıskanmaya, hattâ eğer teşhircilik yapılırsa, iğrenmeye açıktır.

Avretler bir de Nur 58'de geçiyor:

İnananlar! Bakımını üstlendiğiniz kimseler (yani ma meleket eyman üküm) ve yaşına ermemiş olanlarınız üç vakitte odanıza girmek için izin istesinler: sabah namazından önce, giysilerinizi çıkardığınız öğlen vakti ve akşam namazından sonra. Bunlar sizin üç avret vaktinizdir...

Üç avret vaktiniz -selésü avrâtin leküm

Ayette bu "avretler"in tanımı da var: giysilerinizi çıkardığınız vakit - hıyne siyâb eküm.

Bu kadar açık.

Nur 58'deki avretler insanın vücuduyla ilglilidir; yatak odasında giyimsizken ortaya çıkarlar. Yaşına ermemiş olan çocuklara bile açılamazlar; yalnızca kocaya açılabilirler.

Nur 31'deki avretler ise giyimliyken apaçık ortadır; insanın vücuduyla ilgileri yoktur; kocanın dışındaki güvenilen kimselere, örneğin yaşına ermemiş olan çocuklara açılabilirler.

Yaşına ermemiş olan çocukların, bakımı üstlenilen kimselerin, kadınlara bağlı ihtiyaçsız erkeklerin ve öteki güvenilen kimselerin Nur 31'deki avretleri yani tehlikeye açık takıları görmesinde bir sakınca yoktur.

Ama inanan kadının örneğin memelerini yani vücudunun örfen kapalı bulundurulması gereken yerlerini? İyi düşünün...

"Fercler"e yani cinsel organlara gelince, onlar hem Nur 30'da hem 31'de geçer; hem erkekleri hem kadınları kapsar ve yalnızca eşlere açılabilir.  

Sevgiyle, Hasan Akçay




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:15 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.


Avret kelimesi 24:58'de geçiyor:

İnananlar! Ant içip sahip çıktıklarınız ve yaşına ermemiş olanlarınız üç vakitte odanıza izinle girsinler: sabah salâtından önce, giysilerinizi çıkardığınız öğlen vakti ve akşam salâtından sonra. Bunlar sizin üç avret vaktinizdir. Bunun dışında onlar için de sizin için de sakınca yok; bir arada olabilirsiniz. Allah size ayetlerini işte böyle açıklıyor. Bilir O, bilgedir.

Buradaki "avret"in vücut olduğu kesin çünkü giysilerinizi çıkardığınız vakit ortaya çıkıyor: hıyne tedaûne siyâb eküm.

24:58'de o yüzden özçocuklarınız ile ant içip sahip çıktıklarınız aynıdır: ikisi de izin alacak; avret yerleriniz ikisine de yasaktır.

Avret Ahzab 13'te de geçiyor:

Bazıları "Evlerimiz tehlikeye açık (avret un)" deyip izin istiyordu. Oysa hiç te açık değildi. Kaçmak istiyorlardı.

"Avret"in burada tehlikeye açık anlamına geldiği kesin. Münafıklar savaştan kaçmak için "Evlerimiz tehlikeye açık," diyorlar -inne büyûtena avretün. Savaşmak için uzaklaşırlarsa evleri yağma edilecekmiş.

24:31'deki "avret"e gelince:

İnanan kadınlar kendiliğinden görünenler dışındaki ziynetlerini (kimseye) açmasınlar. Ama şunlara başka: kadınların ant içip sahip çıktıkları, kadınlara bağlı ihtiyaçsız erkekler, kadın avretinden anlamıyan çocuklar...

Buradaki avretin ziynetler anlamına geldiği kesin. Bu konuda görüş birliği tam. Görüş ayrılığı, "ziynetler"in ne anlama geldiğinde.

Tesettürcü ulemaya göre ziynetler, ziynet yerleridir; yani ziynetlerin takıldığı yerler: kolyenin takıldığı yer olan gerdan, zincirin takıldığı yer olan memeler, halhalın takıldığı yer olan ayak bilekleri...

Ama bu mümkün değil. Çünkü ziynetlerinizi açıp göstereceğiniz kimseler arasında ma meleket eyman üküm var. Kim onlar? Aslında ant içip sahip çıktıklarınız. Ama beşerî şeriatçı ulemaya göre ellerinizin altında bulunan (köleler)miş onlar. Ve size mahrem imişler. Tıpkı erkek kardeşiniz ve babanız gibi.

Tesettürlü hanımlar! Açar mısınız memelerinizi erkek kölenize?

Ulema bu imkansızlığı gidermek için kölelerin iğdiş edilmiş ya da şehvetinden emin olduğunu varsayar (Bkz. Bursevî). Aslında Allah'ın sözlerinde öyle bir kayıt yok. Ama hadi öyledir diyelim.

Tesettürlü kardeşlerimize sordum: İğdiş edilmiş kölenize başınızı, memelerinizi açar mısınız?

Cevapı:

Hayır! Çünkü önemli olan onun bana nasıl baktığı değil, benim ona nasıl baktığımdır.

O halde 24:31'deki avretle eşanlamlı olan ziynetler, ziynetlerin yerleri o-la-maz. Ziynetlerin kendileridir onlar. Kolye, zincir, halhal... Ve avret tehlikeye açık demek, tıpkı Ahzab 13'teki gibi: evlerimiz tehlikeye açık -inne büyûtena avretün.

İnanan bir kadın olarak güvendiğiniz kimselere, örneğin kölenize ve size bağlı ihtiyaçsız erkekler olan işçilerinize açabilirsiniz altın zincirinizi. Hattâ o zincir, işçilerinizin size aldığı doğum günü armağanı ise açmak zorundasınız. Yoksa "Beğenmedi," derler; kendilerini aşağılanmış hissederler.

Ama memelerinizi kocanızdan başka hiç kimseye açamazsınız.

İşçilerinize açamazsınız; ant içip sahip çıktığınız (ma meleket eyman üküm)e yani himayeniz altına aldığınız çocuklara açamazsınız; emme yaşını geçmiş özçocuklarınıza, yaşına ermemiş olsalar bile, açamazsınız

Mahremlik- namahremlik başka, avret yerlerinizi açmanız bambaşka.

Allah'ın dininde tesettür yok. İnanan kadınlar özgürdür; ister başaçık olurlar ister başörtülü. Ama tesettür dinine bağlanıp "Başörtüsü Allah'ın emri!" derlerse "Köle, sahibesinin her yerine bakabilir," diyen tesettürcü ulemaya uyup memelerini işçilerine açacaklar; (iğdiş) köleleriyle sevişecekler.

Ve kendileriyle ant içip sahip çıktıkları kimsesiz evlatlarının arasına harem-selamlık denen duvarı örecekler; dışlayacaklar o garibanları; zulme uğratacaklar.

Sevgiyle, Hasan AKÇAY

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.


Nur 31’deki ziynetler kadın vücudunun bazı parçaları anlamına gelseydi örneğin göğüsler anlamına gelseydi ayette listelenen müstesna kişiler, tesettür dinindeki gibi, inanan kadına  mahrem olurlardı. Kadının o kimselere memelerini açması sakıncasız olurdu. Çünkü Yüce Allah illa diyor yani  onlar hariç.

 

MAHREM, "evlenilmesi yasak" demek.. Örneğin abi ablaya mahremdir; ana oğula mahremdir.

 

Tanımlamak gerekirse mahremler, bir kimsenin karşı cinsten birinci derece akrabalarıdır.

 

Buna göre 24:31’de anılan müstesna kimseler, tesettürcülerin öne sürdüğü gibi, inanan kadına mahrem olabilir mi; mümkün mü bu?

 

Örneğin

kadınlara bağlı ihtiyaçsız erkekler 

it tabi’îne gayri ûli’l ırbati min er ricâl

 

Hayır! Çünkü, kadına akraba değiller.

 

Yine örneğin

kadının hemcinsleri – nisâ ihinne?

 

Hayır! Çünkü karşı cinsten değiller.

 

Bunu daha kolay görmeniz için bir tablo sunuyorum. Tablonun solundaki sütunda inanan erkeğe akraba olan kadınlar var. Yüce Allah 4:23’te onları tanıtırken şöyle diyor:

 

sana mahrem olanlar

hurrimet aleyküm.

 

O halde bunda kuşku yok – la raybe fih. Onlar mahremdir.

 

Sağdaki sütunda ise 24:31’de anılıp ta tesettür dininde inanan kadına mahrem ilan edilen kimseler var. Ama bu mümkün değil çünkü ya karşı cinsten değiller ya da akraba değiller.

 

Lütfen inceleyin.

 

4:23'e göre////////////////////////////////24:31'e göre
erkeğe mahrem olanlar////////////////////kadına mahrem olanlar

(erkeğin cariyeleri YOK)----------------kadının erkek köleleri
(avretten anlamayan çocuklar YOK)----avretten anlamayan çocuklar
(erkeğe bağlı ihtiyaçsız kadınlar YOK)---kadına bağlı ihtiyaçsız erkekler
(erkeğin karısı YOK)--------------------kadının kocası
(erkeğin kendi erkekleri YOK)-----------kadının kendi kadınları –nisâ ihinne

erkeğin ağabeyinin kızı-----------------(kadının amcası YOK)
erkeğin ablasının kızı-------------------(kadının dayısı YOK)
erkeğin süt kardeşi--------------------(kadının süt kardeşi YOK)
erkeğin üvey kızı----------------------(kadının üvey babası YOK)
erkeğin gelini--------------------------(kadının damadı YOK)

erkeğin süt annesi------------------------------------------------------ ---------
iki kız kardeş bir arada------------------------------------------------------- --

erkeğin anası--------------------------kadının oğlu
erkeğin kızı----------------------------kadının babası
erkeğin ablası-------------------------kadının ağabeyi
erkeğin halası-------------------------kadının ağabeyinin oğlu
erkeğin teyzesi------------------------kadının ablasının oğlu
erkeğin kaynanası---------------------kadının kayın babası

 

Sorun kendinize:

 

Kadına bağlı ihtiyaçsız erkekler ona mahrem midir; örneğin Bayan Sabancı kendisine bağlı fabrika müdürlerinden biriyle evlenemez mi ki memelerini müdürlerine açabilsin?

 

Kadının erkek kölesi ona mahrem midir; yani kadın kölesiyle evlenemez mi ki inanan bir kadın memelerini kölesine açabilsin?

 

Gerçek şu:

 

İnanan bir kadın o kimselere takı anlamına gelen ziynetlerini açabilir ama vücudunun göğüs, memeler ve eğer saç baş avret ise saç baş gibi avret yerleri anlamındaki ziynetlerini açamaz Yoksa iş fuhuşa varır..

 

Yüce Allah 24:31’de ziynetler derken kadının asla saçını başını, memelerini kastetmiyor; gerdanlığını, altın zincirini kastediyor.

 

"Memeler de bazı istisnai durumlarda açılıversin canım," demek "Kadın da birazcık gebe oluversin!" demeye benzer. Gebeliğin birazı olmaz. Biraz gebelik bal gibi tam gebeliktir.

 

Nur 31’deki ziynetler ya kolye ve zincir gibi "takı parçaları"dır ya da gerdan ve memeler gibi vücut parçaları.

 

İkisinden birini seçmek zorundasınız.

 

Ya tesettürü seçip fuhuşa varan edepsizliğe batacaksınız ya da takıları seçip İslamın istediği gibi ahlaklı insanlar olacaksınız.

 

Sevgiyle, Hasan Akçay




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.

"Ant içip edinlenler"in 24:31'deki "ziynetler"le ilgisi ise ayette onların da anılmasından kaynaklanıyor. Tesettürcülerin iddiasına göre ziynetler, bir müminenin avret yerleridir. Saç, gerdan, memeler gibi: 

ziynetlerini kimseye açmasınlar - la yübdîne ziynet ehünne

fakat "ant içip edindikleri"ne hariç - illa ma meleket eyman ühünne

Demek ki onlara açılabilir. Kim onlar? Tesettürcüler iddia ediyor ki onlar inanan bir kadının cariye ve köleleridir yani dişi ve erkek kulları.  

İşte köleler inanan kadına mahrem ilan edilmek suretiyle İslama fuhuş böyle boca ediliyor. Çünkü mahrem, evlenilmesi yasak demek; oysa köle, sahibesine mahrem değildir; kadın isterse kölesiyle evlenebilir.

Rûhu'l-Beyân müfessiri İsmail Hakkı Bursevî'nin açıklamasına bakın:

"Ellerinin altında bulunanlara, cariyelere... Kadının sahip olduğu eğer köleyse kendisine yabancı erkek hükmündedir. Bu köle ister iğdiş edilmiş olsun ister cinsî temas gücüne sahip olsun, aynıdır. Nitekim Ebu Hanife'nin görüşü bu olduğu gibi çoğu ulemanın görüşü de bu doğrultudadır. Bu sebeple, kadının o köle ile hacca gitmesi veya yolculuğa çıkması câiz değildir.  Fakat kölenin kendisini şehvetten emin hissetmesi durumunda hanımına bakması câizdir."

Gördünüz mü tesettürcünün aklı ne kadar karışık!  Câizdir diyor; câiz değildir diyor! Yani ne diyor; câiz midir, değil mi?

Kölenin kendisini şehvetten emin hissetmesi durumunda...

Hanımıyla sevişmeyi aklına  koyan hangi köle "Ben kendimi şehvetten emin hissetmiyorum; hanımıma bakmıyayım!" der?

Ve Süleyman Ateş'in açıklaması... Lütfen düşüne düşüne okuyun:

"Malikesi, kölenin mahremidir. Evin içinde bunlardan kaçmak güçtür..." (Ahzab 55'in tefsiri).   

"Âyette anılan mahremler, kadının her yerine bakabilirler." (Nur 31'in tefsiri)

Nasıl; yüzünüz kızarmadı mı? Ve sanır mısınız ki "türban"lı tesettür uğruna fuhuşu İslama boca edenler yalnızca bunlardır? Hayır. "Ziynetler örtülmesi gereken yerlerdir!" diyen herkes, örneğini Hayrettin Karaman*, birer fuhuş tellalıdır.

Hattâ hattâ bu tesettürcüler iddialarını ispat etmek için şunu rivayet ederler:

Hz Peygamber ve kölesi bir gün Fatıma'nın evine gelmiş; Hz Fatıma panik içinde başını entarisiyle örtmeye çalışırken apışarası dahil vücudunu beline kadar açınca Hz Peygamber onun utandığını görmüş, "Zararı yok; yalnızca baban ve kölen var!" demiştir. (Enes b malik'ten Ebu Davud, Ahmed, Beyhaki'den aktaran Mevdudi: Tefhimu'l Kur'an, Nur 32 tefsiri)

Yani bu zevat kölelik ve tesettür pisliğini İslama sıvaştırmak için Allah'ın Elçisini, kızını kölesine peşkeş çeken bir pzvnk yapıp çıkarlar. Gözleri öylesine dönmüştür.

Devam edeyim mi; bu kadar yeter mi?

Hasan Akçay


Moderatör Notu:  BİR TÜRBAN SORUSU



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:28 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.

24:31 ve 33:55'te ma meleket eyman ühünne diye anılan kimselerden kastın köleler olduğunu tesettürü İslama yamamak için fuhuşçu ulema öne sürüyor. Gerçekte onlar bakımı üstlenilen garibanlar. Bunu Kuranî kanıtlarıyla birlikte ayrıca müzakere edebiliriz.

Yalnızca 24:31'de anılan "ıt tabi'iyne gayri ûlil ırbeti min er ricâl"in lafzî karşılığı ise "kadınlara bağlı ihtiyaçsız erkekler"dir ve meallerde kadınların ihtiyaçsız erkek hizmetçileri diye geçiyor. Bunlar:

(1)erkektir (min er-ricâl )
(2)inanan kadına namahremdir; yani kadın isterse onlarla evlenebilir.

O yüzden ulemanın erkek köleler (?) için verdiği fuhuş ruhsatı bu ihtiyaçsız erkek hizmetçiler için de geçerlidir.

Bu fuhuş pisliğini İslamdan kazıyıp atmanın bir tek yolu var: "Allah ne diyorsa o!" demek. Allah 24:31'de ziynetler diyor. O halde ziynettir onlar; ziynet yerleri ya da avret yerleri değil.

İnanan kadın kendisi için çalışan erkeklere örneğin altın zincirini açabilir ama onun yeri olan memelerini açamaz. Gerçek bu kadar basit. Allah'ın dediğini Allah'a bırakabilene.

Fuhuşçu ulemanın uyduruk dininde kadınların gûya alın yazısı olan zulüm var; tesettür zindanı var ama kadınların ırzı yok. Allah'ın dininde ise zulüm ve tesettür zindanı yok ama kadınların ırzı var.




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:32 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.

Fuhuşçu ulemanın uyduruk dininde kadınlara zulüm var; tesettür zindanı var ama kadınların ırzı yok. Allah'ın dininde ise zulüm ve tesettür zindanı yok ama kadınların ırzı var.

Gerçek bu değil mi?

Ziynetler kadının avret yerleri sayılınca kadın oralarını kendisine bağlı ihtiyaçsız erkeklere açıp ırzından olmuyor mu?

Bu uyduruk dinde kadınların ırzdan yoksun olduğunu gösteren başka bir rezalet te çok karılı evliliktir. Çok karılı fuhuşun içinde debelenelere "Çok eşlilik iyi bir şeyse çok kocalılık ta iyidir," diye itiraz edilince şöyle cevap verirler:

Bir adam karısını başka kimselerle paylaşamaz; yoksa boynuzlanır. Adamın koruması gereken bir ırzı var.

Yani?

Bir adam eşini başkalarıyla paylaşınca boynuzlanırmış ama bir kadın eşini başkalarıyla paylaşınca boynuzlanmazmış çünkü adamın ırzı varmış ama kadının ırzı yokmuş...

Sevsinler sizin İslam diye yutturduğunuz erkekler klübünüzü.



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:34 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.

Hasan'ın başörtüsü ayetiyle ilgili çarpıtmalarına çok daha önce tatmin edici cevaplar verilmişti, (idris)

Cırcır böceği gibi böyle kendiniz çalar kendiniz oynarsanız kendi cevabınızı elbette tatmin edici bulursunuz. Hep kendinizi hep kendinizi dinleyeceğinize bir de başkasını dinleyin, be mubarekler.

Orada Hasan'a verebildiğiniz hiç bir tatmin edici cevap yok. Çünkü tesettür uğruna İslama sıvaştırılan fuhuş pisliği gûya tatmin edici cevap kaçamaklarıyla temizlenemez. Fuuhuşu reddedeceksiniz.

"Ziynet kadının saçıdır, memeleridir" demişsiniz bir kere. "Kadın o avret yerlerini namahremlere açamaz ama erkek kölelerine ve kendisine bağlı ihtiyaçsız erkeklere açabilir," demişsizin. Tutarsızlığın dik âlâsını üretmişsiniz:

Bir yandan "İnanan kadın avret yetlerini namahremlere açamaz," demişsiniz; bir yandan da "Ama erkek kölelerine açabilir!" demişsiniz. Erkek köleler o kadına namahrem değil mi? Yani kadın isterse onlarla evlenemez mi?

Bir yandan "İnanan kadın avret yerlerini namahremlere açamaz," demişsiniz bir yandan da "Ama ihtiyaçsız erkek hizmetçilerine açabilir," demişsiniz. Kadının erkek hizmetçileri ona namahrem değil mi? Yani kadın isterse onlarla evlenemez mi?

Tesettür uğruna ulemanın yediği nanelere bakın:

Köle malikelesine mahremdir; kadının her yerine bakabilir çünkü evin içinde bunlardan kaçmak güçtür. (Ateş)

Köle kendisini şehvetinden emin hissediyorsa malikesine bakabilir. (Bursevî")

Hz Fatıma babasıyla kölesini görünce başını entarisiyle kapattı; vücudu beline kadar açıldı. Hz Peygamber "Zararı yok ; yalnızca baban ve kölen var!" dedi. (Mevdûdi)

...

Siz Hasan'a cevap verdiğinizi zannetmeyi bırakın da biraz utanmayı öğrenin. Allah'ın dini sizin tesettür saplantınız uğruna bu pisliği hak etmiyor.

Sübhanallah,
Hasan




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:36 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir. 

Hz Ayşe'nin gerdanlığı yüzünden hakkında çıkarılan bir ifk olayı var. Ziynetlerin saklanması emri, o özel olayın gerektirdiği geçici bir önlemdir diye yorumlanabilir.

Ziynetlerin saklanması ziynet teşhirciliğini önlemek için gereklidir; dolayısıyla asıl haram olan, ziynetleri örfe uygun bir şekilde takınmak değil ziynet teşhirciliği yapmaktır, diye düşünülebilir.

Bunlar başka, "24:31'deki ziynetlerden maksat "ziynet yerleri"dir, örneğin memelerdir! İnanan kadının oralarını ihtiyaçsız erkek hizmetçilerine açmasında bir sakınca yoktur!" deyip İslama fuhuşu davet etmek başka.

Bu ahkalsızlığın başörtüsü-çarşaf-burka zindanına bahane uydurmak için İslama yamandığı ise gün gibi ortada. Sen de söyledin. Başörtüsü farz değildir, kadın isterse gerdanlığını başörtüsünden başka bir araçla da örtebilir.



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 22 kasim 2006 Saat 19:37 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Aşağıdaki yazı Hasan Akçay'a aittir.

Gizlenenen bu zinetler takı ise ayaklar yere vurulunca nesi anlaşılır sesi mi? Senin mantığına göre Allah zinetlerin görülmesini yasakladığı gibi sesini bile yasaklıyor öylemi?

Cevap, Süleyman Ateş'ten (Kurân-ı Kerîm Tefsîri):

"Ve lâ yadribne biercülihinne - Ve ayaklarını vurmasınlar!" cümlesi şöyle açıklanır: Arap kadınları, gezerken ayak (bilek)lerindaki halhalları şakırdasın diye ayaklarını birbirine vurulardı. İşte mü'min kadınlara böyle yapmamaları buyurulmuştur.

Bu açıklamanın yedi satır altında aynı Süleyman Ateş şunu da söylüyor:

Âyette sayılan mahremler, kadının her yerine bakabilirler. Ve açıklamasını 33:55'te de anılan aynı mahremler münasebetiyle şöyle tamamlıyor: "Ev lâ ma meleket eymanühünne - Ellerinin altunda bulunanlar" cümlesinde bazıları mahrem olanların yalnızca câriyeler olduğunu, bazıların da hem (erkek) kölelelerin hem de câriyelerin sâhiplerine mahrem olduklarını söylemişlerdir. Doğrusu bu son görüştür. Çünkü evin içinde bunlardan kaçmak güçtür.

Yani Hz Peygamberin eşleri ellerinin altındaki (erkek) kölelere vücutlarının her yerini açarlarmış. Bu ilmî (?) hükmü Mevdudi'nin naklettiği şu sünnet perçinliyor: Hz Fatıma köleleri babasıyla birlikte odasına girince saçını entarisiyle kapattı. Hz Peygamber (sa), "Zararı yok ; yalnızca baban ve kölen var," dedi. Yani bedenî bir ziynet olan saçını kapattı ama büyük olasılıkla, hanif'in deyimiyle apışarası dahil, vücudunu beline kadar açtı.

Hanif beni şaşırtmaya devam ediyor. Acaba sahiden gırgır mı geçiyor; Yüce Allah'ın ziynetler derken memeler misillu avret yerlerini kastettiğini açıklayıp bu ulemanın fuhuşçu olmadığına hükmederken gırgır mı geçiyor?

Selam,
Hasan




__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats