HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Alıntılar, Makaleler
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Alıntılar, Makaleler
Konu Konu: MUCİZE NEDİR Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
ebu muharrem
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 11 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 77
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu muharrem

Deve, belirlenmiş bir ayetti ve kesildi (Mucizeleştir-
meler III)

Semûd kavmi ve sonrakiler, elçilerin getirdikleri belgeler karşısında, “Bizi çağırdığınız şeyden kesin bir kuşku içindeyiz!” demişlerdi. Elçiler onlara: “Bu kuşku, gökleri ve yeri yaratan, sizi bağışlanmanız için çağıran ve belirli bir süreye kadar sizi erteleyen Allah hakkında mı?” deyince, toplumlar inkâr gerekçelerini şöyle dile getirmişlerdi: “Siz de bizim gibi birer beşersiniz. Öyleyse bize bir “sultan” getirin!”
 
Bunun üzerine elçilerin onlara cevabı şöyle olmuştu:
 
“Evet, biz de sizin gibi birer beşeriz ama Allah, kullarından dilediğine ihsanda bulunur. Allah’ın izni olmadan size bir “sultan” getirmemiz ise bize yaraşmaz.” (1)
 
Semûdlar, Kuzey Arabistan’da, eskiden Hicr denilen kente bağlı yerlerde yaşamış ve Arapça konuşmuş bir toplumdu. Rabiğ, Akabe, Medine, Hayber, Teyma ve Tebük topraklarında harabeleri bulunmaktadır.
 
Onlara Hz. Salih elçilik etmiş, kendisinden “sultan” istediklerinde ise; bir deveyi işaret etmiş, yayılmasına ve sulanmasına özen göstermelerini, ona kötü davranmamalarını, aksi takdirde kendilerine elemli bir azabın dokunacağını bildirmişti:
 
“Ey kavmim! Allah’a kulluk edin, O’ndan başka bir tanrınız yok. İşte size Rabbinizden bir “beyine” geldi, bu, Allahın devesi, size bir ayet, bırakın onu Allah’ın Arzında otlasın, ona bir fenalıkla dokunmayın yoksa elemli bir azaba uğrarsınız.” (2)
 
Onun, erkek ve dişi birleşmesinden doğmamış, dağdaki cansız kayalıktan yetişkin bir deve olarak çıkmış harikulade bir deve olduğu anlatıla gelir. Oysa Kur’ân’ın gündeminde, mahiyet olarak kendi türünden hiç de farkı bulunmayan bir hayvan olarak yer alır.
 
Evet, ona Kur’ân’da “Allah’ın devesi” denmiştir. Ancak onun otlağına da “Allah’ın yeri” denmiştir. Bu deyim, o yerin harikulade özelliklere sahip bir mekân olduğunu değil, insanların ekip biçmediği, kamu malı bir yer olduğunu gösterir. Allah’ın devesi deyimi de, onun salıverilmiş, sahipsiz bir deve olduğuna işaret eder.
 
Kur’ân üslubunda; Allah’tan başka sahipleri bulunmadığından; salıverilmiş deveye “nâkatullah”, insanların ekip biçmediği meraya “ardullah”, babası bilinmeyen çocuğa “Abdullah”, dünyadan hiç kimseye ait olmayan saraya da “beytullah” denmiştir.
Kur’ân’da “Abdullah” tesmiye edilen Hz. İsa’nın babası Allahu Teâlâ değildir. Onun bedeni de bizimki gibi et, kemik ve kandandır. Kur’ân’da “beytullah” tesmiye edilen Kâbe’de Allah oturmamaktadır. Taş ve tuğla yapısı da kullandıklarımızdan farklı değildir. Hz. Salih’in işaret ettiği “nakatullah” da, üzerine insanların oturduğu diğer develerden farklı değildir.
 
Onun diğer develerden tek farkı vahiyle belirlenmiş bir ayet (sultan) olmasıdır. İsra Suresinin 59. ayetinde bu hususa şöyle temas edilmektedir:
 
“(Peygamberleri) ayetlerle göndermekten alıkoyan, öncekilerin onları yalanlamasıdır. Semud’a açıkça deveyi verdik de onunla zulmettiler, hâlbuki sadece korkutmak için ayetlerle göndeririz.”
 
Dikkat edilirse Kur’ân bu devenin, diğer bütün varlıklardaki gibi sadece ayet olma cihetine işaret etmiştir. Onun herhangi bir ikna edici harikuladeliği olduğunu belirtmemiştir. Aksine onu, evlat ve mal türünden (3) bir “fitne” olarak nitelemiştir. (4)
 
Nitekim Semud toplumu, bu deveyi kesmekten de aciz kalmamıştır. Yani devenin kendisinde onları acze düşüren bir harikuladelik tecelli etmemiştir. Fakat belirlenen bu ayeti hafife alarak peygamberi inkâr etmeleri üzerine ilahi ceza gelip onları bulmuştur:
 
“Fakat onu (peygamberi) yalanladılar, nitekim onu (deveyi) da devirdiler. Rableri de günahlarını başlarına geçirdi, o yeri düzleyiverdi!” (5)
 
-----------------------
1) Bkz. İbrahim 14/9-11
2)  A’râf 7/73.
3)  Enfâl 8/28.
4)  Kamer 54/27.
5)  Şems 91/14.
Yukarı dön Göster ebu muharrem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu muharrem
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

 

Sayın Ebumuharrem.Boşuna ayetleri budamaya çalışma.Zira,bu mızrak bu çuvala sığmaz.Yahu siz,bu tasafvufcuları,ataları,ne kadar ciddiye alıyorsunuz?

Tasafvurcular,aşırı yorumlar yapmışlar diye,son derece açık ayetleri,tasavfufculara benzemek korkusuyla,neden budamaya çalışıyorsunuz?

Yani insanlar,ben peygamberim diyen herkese inanmak zorunda mı idiler?

Bugünde elçi olduğunu,Hatta Hz.İsa olduğunu iddia eden insanlar var.Bu insanlara inandınız mı,inanıyormusunuz? Öyle ya,size göre peygamberler sıradan insanlardırlar.Kendilerie özgü ve muhataplarınca açıkca farkedilecek hiç bir farkları yoktu,değil mi?

Komik,çok komik.

Selam ile.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
ebu muharrem
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 11 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 77
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu muharrem

  çarpık bir mucize anlayışı kuran mesajını,peygamber örnekliğini gölgelemiştir.Cebraili vahiy, başlı başına o peygamberi meşrulaştıran,ispatlayan bir vahiydir.Aslında yanlış anlaşılan mucize,peygamberlerin gösterdiği sabrı,metaneti,örnekliği,yaşadıkları olumsuzluklara rağmen gösterdikleri ıslahatı gölgelemektedir.

selametle

Yukarı dön Göster ebu muharrem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu muharrem
 
hakka dogru
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 04 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 78
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hakka dogru

   Selam ebumuharrem

   Yorumlarınız çok güzel.Devamını sabırsızlıkla bekliyorum.

   Saygılarımla...



__________________
İlim Çinde de olsa alınız.
Yukarı dön Göster hakka dogru's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hakka dogru
 
ebu muharrem
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 11 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 77
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu muharrem

Virüsler, Kuşlar ve Fil Ordusu (Mucizeleş-
tirmeler IV)

Dini-Tarihi eserlerde nakledildiğine göre; Miladî XI. asırda, Yemen valisi Ebrehe, büyük bir filin rehberlik ettiği orduyla Kâbe’yi yıkmak için yola çıkar. Ordu, Tâif ile Mekke arasındaki Mugammes denilen yere geldiğinde beklenmedik bir hadiseyle karşılaşır. Deniz tarafından sökün eden tuhaf bir kuş sürüsü, gaga ve ayaklarında taşıdıkları pişmiş taşları ordunun üzerine fırlatır. Askerlerin tepesinden girip topuklarından çıkan bu taşlar hepsini helak eder.
 
Müfessirler, klasik kaynaklardaki bu haberleri esas alarak Kur’ân’daki Fil Suresini şöyle anlamlandırırlar:
 
“Görmedin mi, Rabbin fil sahiplerine neler etti? Onların planlarını boşa çıkarmadı mı? Onların üzerlerine pişmiş taşlar atan “ebâbil” kuşlarını gönderdi. Böylece onları yenilmiş ekine çevirdi.”
 
Bu anlamlandırma, yukarıdaki mucizevî nakillerle örtüşmektedir. Ancak bu durumda Kur’ân’ın, olayı tahkiye formunda resmedilen birbirini izleyen üç sahnede önemli bir husus dikkatlerden kaçmış görünmektedir.
 
Ordunun planının bozulduğunu resmeden ilk sahne, bir ve ikinci ayetlerde yer alır. Burada sadece planın bozulduğu açıklanmış, ama bunun nasıl tahakkuk ettiğine değinilmemiştir. Ebrehe’nin planının, siyasi bir karşı hareketle mi, hava muhalefetiyle mi yoksa bir kum fırtınasıyla mı bozulduğu açıklanmamıştır.
 
“Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine neler etti? Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı?”
 
İkinci sahne üç ve dördüncü ayetlerde resmedilir. Burada ordunun üzerine sürülerle kuşların sevk edilmiş olduğu ifade edilir. Kuşların sevki, bölümü başlatan “vav” (1)  harfinden açıkça anlaşıldığı gibi, ordunun planının bozulmasından sonra olmuştur:
 
“Ve üzerlerine, sürülerle kuşlar gönderdi.”
 
Üçüncüsü sahne ise beşinci ayette resmedilir. Mugammes denilen yerde, mağlubiyetin anlatıldığı bu bölüm “fe” harfiyle başlar:
 
“Böylece onları yenilmiş bir ekin gibi yaptı.”
 
İşte klasik yorumda, harflerle ayrılan bu bölümler dikkatlerden kaçmış görünmektedir.
 
Fil vakasının, nakillerdeki şiirlere de yansıyan detaylarına bakılırsa, kuşlar dışında olayın seyrini etkileyen önemli bazı unsurların da bulunduğu görülecektir. Bunlardan birisi, askere göz açtırmayan, çakıl kaldıran bir kasırga (hâsıben) dır. O kadar ki din bilginleri bu kasırgaya karşı orduyu direnmeye teşvik etmişler ama başarılı olamamışlardır. (2)
 
Bir diğer husus ise, daha önceleri yöre halkı tarafından hiç bilinmeyen çiçek hastalığının (cüderî) ilk defa bu olayla birlikte görüldüğüdür. (3) Kuşların attığı taşların, askerlerin bedenine isabet ettiği yerlerden “çiçek” çıktığı şeklindeki tefsiri rivayet (4) ise olayın seyrindeki etkeni dile getirir gibidir.
 
Çiçek, çok çeşitleri görülen, çok kolay bulaşan, hemen bütün hayvanlarda izlenebilen, insanlarda ölüm dışında felaket sayılabilecek bedensel tahribata sebep olan bir hastalıktır.
 
Nitekim Taifliler, Ebrehe’ye dostane duygularını iletmiş, Lât tapınağına ilişmemesi koşuluyla, kendisine Mekke’ye kadar, Ebû Rigâl adlı bir rehber vermişlerdi. İşte bu rehber Mugammas denilen yerde ansızın ölmüş ve oraya gömülmüştü. Mekkeliler, ona duydukları nefretin bir göstergesi olarak, mezarını taşlamayı bir gelenek haline getirmişlerdi. (5)
 
Burada zikredilmesi gereken önemli bir husus da Mugammes denilen yerin fiziki yapısıdır. Eserlerde; buranın örtülmüş bir yer olduğuna dikkat çekilmektedir. Örten şey de sert ve kızgın kayalardır. (6)
 
Bütün bunlar göz önüne alınırsa, vakanın şöyle tahakkuk etmiş olduğu düşünülebilir. Birinci sahnede, çakıl taşlarını bile havalandıran kasırga, çiçek virüsünü fil ordusuna bulaştırmış ve ilk defa görüldüğü için tedbiri bilinmeyen bulaşıcı hastalık hızla yayılmıştır. Gözle görülemeyen küçük yaratıklar, bitkin hale düşürdüğü askerin planını bozmuş ve dönmeye mecbur bırakmıştır.
 
İkinci sahnede ise, ordudan perişan vaziyette geride kalan yaralıların üstlerine akın eden sürülerle yırtıcı kuş, cesetleri taşlık araziye çarparak yemeye başlamıştır.
 
Üçüncü sahne ise parçalanmış giysilerin ve etinden soyulmuş kemiklerin, saman irisi gibi göründüğü sahnedir.
 
Eğer Kur’ân’ın tahkiye üslubuna ve aklın temel ilkelerine uygun olan bu ise, o zaman Sure’ye, metni hiç zorlamadan şöyle bir mana verilmesi gerekli olacaktır:
 
“Görmedin mi Rabbin fil sahiplerine neler etti? Onların kötü planlarını boşa çıkarmadı mı? Ve üzerlerine, onları pişmiş taşlara atan sürülerle kuşlar gönderdi. Böylece onları yenilmiş bir ekin gibi yaptı.”
 
Bu olay, işaret dilinden anlayanlar için elbette belirlenmiş bir ayet olmaya yeterlidir. Bunu yeterli görmeyerek, ayeti daha da mucizeleştirme çabasına girenler ise, virüsün işini kuştan, kuşun işini de virüsten beklemeye başlarlar.
 
Ahmet Baydar
Yukarı dön Göster ebu muharrem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu muharrem
 
ebu muharrem
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 11 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 77
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu muharrem

Hz. Yusuf’un Gömleği ve Babasının Gözleri (Mucizeleştirmeler V)

Klasik eserlerde nakledildiğine göre: Yusuf (a.s.) Mısır’da bakanlık makamına geçtiğinde, gömleğini babasına gönderir.
 
Gömlek daha yolda iken saba rüzgârı Rabb’ından izin alıp kafileden önce Yusuf’un kokusunu babasına müjdeler. Daha sonra da gömleğe bizzat kavuşan baba, onu yüzüne sürer ve oğlu için ağlamaktan kör olan gözleri açılır.
 
Bu eserlere bakılırsa; babanın ağlamaktan gözlerinin kör olduğu ve Yusuf’un gömleğini yüzüne sürünce görmeye başladığı Kur’ân’ın üslubundan anlaşılmaktadır.
 
Oysa bunlar sarih değildir. Kur’ân’ın, babanın çok ağladığını tasvir ederken sadece “Gözleri aklaştı” demesinden “körleşti” anlamı çıkarılamaz. Bu, olsa olsa çok ağlamaktan, görme kuvvetinin zayıflamasından kinaye olabilir. Nitekim gerçek körlüğü ifade eden “a-m-y” kökü bile, Kur’ân’da sözün akışına göre mecaz olarak basiretsizliği ifade etmektedir.
 
Babanın: “Yusuf’un kokusunu buluyorum” sözünün de rüzgârla taşınabilecek fiziki bir koku algısı ifade ettiği düşünülemez.
 
Çünkü rivayetlerde tasrih edilen sekiz-on günlük mesafe bunu imkânsız kılar. Öte yandan “Koku bulmak” da bağlamına göre, güçlü tahminlerle bilinmesi, olması yaklaşan bir işin emarelerinin alınması için kullanılan bir deyimdir. (1)  Baba, oğlunun hayatta olduğunu yahut gömleğinin yola çıktığı bilgisini, ilham veya vahiyle (2)  almış olabilir. Nitekim kıssanın anlatıldığı bölümde buna açıkça işaret edilmektedir:
 
“Dememiş miydim ben bilmediklerinizi Allah’tan bilirim…”
 
Babanın gözlerinin görür hale geldiği şeklindeki yoruma ise, Kur’ân’da Hz. Yusuf’un ağzından nakledilen “Ye’ti basiran” sözünden ulaşılır. Oysa bu ifadenin açılımı, “ye’ti ileyye ve huve basîr” şeklindedir. (3) Bu da, “Gömleği babama ulaştırın ki görerek bana gele” demek olur. Yani “gele” fiilinin öznesi babadır. “Görerek” sözcüğü de, gözün görmesini değil, öznenin gelişini nitelemektedir. Hz. Yusuf’un devamla söylediği “Ailenizi de bana getirin” sözü bu anlamı doğrulamaktadır. Nitekim gömlek babanın teveccühüne ulaştırılınca, hemen döndüğü ifade edilmiştir. (4)
 
Ne var ki bazı tefsirlerde, konuyu mucizeleştirme çabasıyla; döndü anlamındaki “irtedde” fiili, yardımcı fiil sayılarak “dönüştü” anlamı verilmiş ve “basîran” kelimesi de ona haber yapılmıştır. (5) Oysa “irtedde” fiili Kur’ân’da hep tam fiil olarak ve hem de “döndü” anlamında kullanılmıştır. (6) Buradaki kullanımda fiilin öznesi, yukarıdaki gibi babadır. Bir kez daha tekrarlanan “basîran” kelimesi ise önceki ayette olduğu gibi yine öznenin dönüş durumunu bildirmektedir.
 
Kısaca, Kur’ân’ın bu ifadelerinin; Yusuf’un babasının gözlerinin kör olmasıyla, oğlunun kokusunu günlerce mesafeden koklamasıyla ve Yusuf’un gömleğinin kör gözleri açmasıyla bir alakası yoktur. Kaldı ki kıssanın bağlamında, böyle bir manaya delalet etmesinin hikmeti de anlaşılabilir değildir.
 
Aksine Kur’ân, Hz. Yakub’un kuyuya atılan oğlunun yokluğunda çok ağladığını ama hiçbir zaman ondan umut kesmediğini, gömleğini alıp hayatta bulunduğunu öğrenince de buluşmak için ailesiyle birlikte bilerek yola çıktığını dile getirmektedir.
 
 Ahmet Baydar
Yukarı dön Göster ebu muharrem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu muharrem
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

 Sayin ebu muharrem, ilistirdiginiz yazi dogru iddialari cok karmasik hale getirmis. 

Halifullah'in  mutlaka okunulmasi gereken , Misirda olaylar yaratmis tezi, "Kuran anlatim sanati"  bu konuda yazilmis  cok guzel bir eser.

Kissalar ile ilgili teknik yontemler, Kuran'i anlamakta zorluk  cektiren tikanikliklarin ortadan kalkmasina yardimci oluyor. Kuran'in hitap tarzini anlamak gayesine kendilerini adamis arkadaslar ertelemeden bu kitabi incelemelidir. 

Saygiyla.

 

 

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 
ebu muharrem
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 11 ocak 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 77
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu muharrem

  Sayın muhliskul,eleştirin için teşekkür ederim.Bu yazı dizilerinin amacı mucize anlayışına yöneliktir.Kıssalar, yazıların esas konusu değildir.

  Muhammed Ahmed Halefullah,edebi yönü güçlü,kanaatimce kuran mesajını anlamış bir büyüğümdür.Yazmış olduğu eserde okunmalı kitaplar içerisindedir.

selamlarımla

Yukarı dön Göster ebu muharrem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu muharrem
 
savasen
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 24 eylul 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 331
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savasen

Kur'an'da Anlatım Sanatı adlı kitap için bakınız:

http://63.231.71.139/forum_posts.asp?TID=2830&PN=1



__________________
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir.
Birbirini anlamayan...
Can Yücel
Yukarı dön Göster savasen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savasen
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

 Sayin Ebu muharrem amacim sizi elestirmek degil. Mucize konusunda sahip oldugum kanaat sizin ilistirdiginiz  yaziya  paralel diyebilirim.Ne varki  konunun ele alinis sekli karmasik bir alt yapiya sahip. Benim size bahsettigim kitap  Kuran'in ifade sanatinin   kavranilabilmesi  hususunda basarili bir girisime sahip. Mucize seklinde algilanan olaylari bu edebi anlatim  biciminin bir parcasi olarak ele aliyor. Ornegin Hz Musa'nin asasinin yilana donusmesini ifade eden mucizede  yilanin farkli kelimelerle ifade edilmesi ve bunun nedenleri uzerine yaptigi  izahlar. Sizin alintiyi yaptiginiz sahis bu kelimelerin seciminin kissanin olustugu toplum acisindan yapildigini ifade ediyor oysa bu  durum tam tersidir,     bunlar ayetlerin inis ortami acisindan incelenmelidir.

 Saygiyla

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 

<< Önceki Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats