HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Alıntılar, Makaleler
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Alıntılar, Makaleler
Konu Konu: İbrahim’ in Kuşları Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
savasen
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 24 eylul 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 331
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savasen

Bir büyük hac (bayram) mevsimine daha giriyoruz.

İnsanlar, bugünlerde, dört bin yıl önce eski temelleri üzerine Hz. İbrahim’in yeniden inşa ettiği Kabe’ye akıyorlar…

İnsanlığa kendi özünü; doğuş, varoluş ve ayağa kalkış yerini hatırlatan, bunun için de bir anma yeri/anıt (zikra) olan Allan’ın ve Adem’in evi Kabe’ye doğru akıyorlar…

İnsanlık tarihinde, yankısı çağlar boyu süren (mübarek) mekana doğru, gerek yaya, gerek binek hayvanlar üzerinde, gerek otomobil , gerekse de uçaklarla yürüyüş güzergahlarına (seyr-i sefer) çıkarak “Ev”in etrafında toplanıyorlar…

Bir buçuk milyona yakın Müslüman anmaya, hatırlamaya (zikr) koşuyor…

İslam dünyası bir büyük bayramı daha idrak ediyor.

Büyük toplanma günü 9 Zilhicce’de (30 Aralık Cumartesi) Arafat meydanında gerçekleşecek.

1427. kez…

Esas bayram budur. Kurban, onun arazıdır; yani ayrıntısıdır. Hatta çoğu mezhebe göre sadece bu büyük toplantıya katılanların kurban kesmesi yeterlidir. Herkesin kesmesine bile gerek yoktur. Hanefi mezhebinin, kurbanı genele yayarak bu toplantıya (hacca) katılmayanların da kesebileceğine dair içtihadı, hacca gelemeyenlerin de bu çoşkuya katılmaları sağlamak amacıyla geliştirilmiştir ve kimi tarihsel şartlara dayanmaktadır.

Ancak konumuz bu değil…

***

Demek ki ayette kullanılan metaforla, “İbrahim’in kuşları”, dünyanın dört bir köşesinden; tepelerden, ülkelerden onun çağrısına kulak vererek toplanıyor…

“İbrahim’in kuşları” birleşiyor, yekvucut oluyor…

Bulundukları tepelerden sökün ederek çağrıldıkları yere doğru hızla geliyorlar…

Bugünlerde dünya semaları, bulundukları tepelerden İbrahim’e (Kabe’ye) doğru, guruplar halinde süzülerek gelen kuş göçleri ile renkleniyor…

Göçmen kuşlar, mevsimi geldiği için akın akın yurtlarına dönüyorlar.

Gökyüzü kuşların kanat sesleriyle yankılanıyor…

İlk doğdukları, “tek bir topluluk” halindeyken parçalandıkları, “aralarındaki kin ve düşmanlık” sebebiyle dağıldıkları, dünyanın dört bir yanındaki tepelerden akın akın ilk “doğuş ve ayağa kalkış” (qıyamen li’nâs) mekanlarına doğru dalga dalga akıyorlar…

Bir hac mevsimine daha giriyoruz.

“İbrahim’in kuşlarının” toplanma mevsimini, belki de dörtbininci kez yeniden/yenilenerek (tekrar değil) yaşıyoruz.

***

“İbrahim’in kuşları” örneğinin anlatıldığı Bakara; 2/260. ayetinin bu mesajları verdiğini düşünüyorum. Zira bugünlerde tam da bu ayetin “yaşayan” örneğine şahit oluyoruz;

“Bir zamanlar İbrahim "Ey Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilteceğini göster" demişti. Allah "Yoksa inanmıyor musun?" diye sormuştu. İbrahim cevap vermişti; "Elbette inanıyorum, ama açıkça görmek, iyice tatmin olmak istiyorum. Öyleyse demişti Allah, dört kuş bul ve onları kendine alıştır. Sonra onları her bir tepeye ayrı ayrı koy, sonra da çağır; hızla sana gelecekler. Allah'ın her şeye gücü yeter, çok bilgedir; bundan hiç şüphen olmasın.” (2/260).

Yani: Ey İbrahim! Ölülerin nasıl diriltileceğini anlamak istiyorsan, işi kolayca anlaman için sana şu örnek yeterlidir: Dört tane kuş bul ve onları seslendiğinde sana gelecek hale getirene kadar alıştır. Bu alıştırmayı tekrar tekrar yap. Kuşlar iyice alıştıktan sonra her birini sağ olarak bir dağın tepesine koy, sonra onları çağır. Onların sana hızla geldiklerini göreceksin! İnsan ruhlarının içinde bir ömür geçirerek iyice alıştıkları bedenlerine tekrar geri dönmeleri de işte böyledir (Ebu Muslim)… Fıtrat olarak zaten Allah’tan gelen insan ruh ve bedenlerinin, öldükten sonra çağrıldıklarında kuşlar gibi “alışkın, ilgili, alâkalı” (alaq) oldukları Allah’a dönmek için dirilmeleri, hayat bulmaları da işte böyledir. Zaten bu ilâhi ilgi ve alâkadan (alaq) yaratılmışlardı…

Görüldüğü gibi bu örnek, ölümden sonraki dirilişin nasıl olacağına dair bir “metafor” (eğretileme, mecaz, anlam geçişmesi) olmaktadır. Yani bir örnek verip onun üzerinden ötesine taşıma (meta-phor) veya ötesini kavratmaya çalışma…

Aynı zamanda bu, yeryüzünde dağılmış, ölmüş bitmiş veya üzerine ölü toprağı serpilmiş bir topluluğun/milletin/ümmetin nasıl dirileceğini, nasıl hayata döneceğini gösterir çarpıcı bir örnektir de.

Şöyle ki: Parçalanmış, her biri yeryüzünün bir köşesine dağılmış bir ümmet de işte böyle yeniden dirilir; hayat bulur… Önce bütün bu parçalar ortak bir “ittihat (birlik) ülküsü içinde tek bir noktaya doğru alıştırılmalıdır. Bu nokta “vahdet” fikridir. Bir amaç ve ülkü etrafında toplanmanın şart olduğu düşüncesidir. Buna duyulan derin inanç ve sarsılmaz umuttur. Bunun tekrar tekrar üzerinde durulmasıyla zihinler bu fikre alışacak; “büyük ülküye” derin bir inanç ve sarsılmaz bir umut bağlamaya başlayacaklardır. Ancak bu biraz zaman alabilir… Sonra bir gün gelip de “Ey ümmetin kuşları, gelin, birleşin!” diye bir çağrı duyduklarında, göçmen kuşları gibi bulundukları dağlardan, tepelerden, ovalardan, parça parça edildikleri ülkelerden, sökün ederek bir noktaya doğru akacaklardır.

İşte “İbrahim’in kuşları” böyle toplandığı gibi “İbrahim milleti” de böyle birleşecektir…

İbrahim’in kuşları meselinin, hayatta ve tabiatta, çağlar boyu “yaşayan” mesajı bundan başkası olabilir mi? Örnek, hala yaşayan/yaşamakta olan bir olaydan seçiliyor. Kafanızı kaldırın; martılara, güvercinlere, kuzeyden güneye, doğudan batıya giden göçmen kuşlarına bakın…

Bir güvercinin, şehrin ta öbür ucundan sahibine nasıl geldiğini, nasıl olup da “alıştırıldığı” yuvasının yolunu bulduğunu araştırın. Bu örnekle ne denmek istendiğini o zaman anlarsınız.

Bu ayet ve örnek “Allah’ın kuşları” olan tüm insanların, bir gün gelip güvercin sadakati ile nasıl onun çağrısına icabet edeceklerini ve de “İbrahim’in kuşları” olan Millet-i İbrahim’in, yurtlarına/yuvalarına dönen göçmen kuşları gibi nasıl toplanıp birleşeceklerin mesajını veriyor.

***

Bunun için “toplanma merkezi” (yuva/yurt) olarak Kabe’yi gösteriyor.

Hz. İbrahim’in dört bin yıl önce, Babil’in Zigguratları ile Mısır’ın Piramitlerine nazire olurcasına, çölün içinden yükselttiği o dört duvardan ibaret Ev’i…

İnsanlığın ilk doğuş ve yayılış merkezinde yeniden inşa ettiği Allah’ın ve Adem’in Ev’ini; en eski anıtı (Beyt-i Atik), insanlar için ilk yapılan, en önce olan Ev’i (Evvelu’l-Beyt)…

Peki neden Kabe?

Kabe’nin Müslüman bilinç ve insanlık tarihi açısından önem ve anlamı nedir?

Bunu dört maddede özetlememiz mümkündür;

1- Antropolojik anlamı: Kâbe insan soyunun ilk ortaya çıktığı veya göründüğü yerdir. Öyle görünüyor ki ilk çekirdek aile/aileler Kâbe’de veya civarında yeryüzünde görünmeye başlamıştır. Oradan çoğalarak yeryüzüne dağılmışlardır. Bu nedenle her yıl insanlık, hac mevsiminde, ilk çıktıkları insanlık köküne dönmeye, haccetmeye çağırılırlar.

2- Sosyolojik anlamı: Her yıl hac mevsiminde insanlar atalarının yeryüzünde göründükleri, ilk yurtlandıkları yerlerde toplanırlar. Aralarında sonradan oluşmuş her tür statü, ırk, cinsiyet, dil ve sahte din ayrılıklarını bir kenara bırakarak beyaz kefenlere bürünürler. İlk doğal hallerine dönerler. Tam bir eşitlik içinde insanlık gösterisi yaparlar.

3- Kozmolojik anlamı: Evrende maddî bir merkez bulunmamaktadır. Kâinat Allah’ın yed-i kudreti (kozmik gücü) ile ayakta durmaktadır. Allah’ın kozmik gücü evrenin potansiyelliğine sinmiştir. Bu anlamda Allah yerlerin ve göklerin nurudur (enerjisi, ruhu, canlılığı). Bütün evren Allah’ın sınırsız ve boyutsuz gücü etrafında dönmektedir. Kâbe etrafında dönme (tavaf) işte bu kozmolojik döngüye sosyolojik katılımdır. Evrenin sahibi değil mensubu olduğumuzun ilânıdır. Burada tavaf sembolizmi ile tevhidi dünya görüşünün birlik (ehad) ve bütünlük (samed) merkezli muazzam mesajı verilmektedir.

4- Teolojik anlamı: Kâbe, Kuran’da geçtiği gibi, aynı zamanda, Allah’ın sembolik evidir (beytullah). İnsanlar için yapılmış en eski evdir (evvelu’l-beyt, beytu’l-atik). İnsanların ilk göründüğü, etrafında toplaştığı yere Allah’ın evi denmesi, Allah ile insanın ontolojik buluşmasını sembolize eder. Allah’ın bütün varlığa yayılan sevgi ve merhametini (rahmet), kendi vicdanımızda bulup yakaladığımız an (vecd/vicdan) Allah ile buluşmuş oluruz. Buradan Allah ile kozmik bir yolculuk halinde olduğumuzu anlarız. İşte Kâbe bu buluşmanın sembolik olarak gerçekleştiği yerdir. Kâbe, aşağıdan yukarıya doğru (antropoloji) Âdem’in, yukarıdan aşağıya doğru (teoloji) Allah’ın evidir…

Bu anlamda Kâbe üç kez yeniden ayağa dikilmiştir. Âdem ve Havva (Adem ve Havvalar; ilk insanlar) ilk kez yapmış, İbrahim eski temelleri üzerine yeniden inşa etmiş, Muhammed (s.a.v) de asıl fonksiyonuna tekrar kavuşturmuştur.

Bunun için Kâbe insanlık tarihinin merkezidir.

Tevhit, adalet ve özgürlük mücadelesinin, çağlar boyu sürmüş ve sürecek basit fakat görkemli anıtı, “orada öylece durarak” zaman zaman yolunu şaşırmış insanlığa yol gösteren (huda) bir hatırlatma, anma (zikra) ve titreyip kendine gelme yeridir.

Orası sadece, o ada ismen “Müslümanlığın” değil “insanlığın” merkezidir. Bir dine değil bütün insanlığa aittir. Kâbe’nin bulunduğu şehir (Mekke) bu nedenle bir anlamda “Evrensel Barış ve Adalet Yurdu’nun” (Dârus-selâm) kalbidir. Bu nedenle ortak bir ümmet plâtformu tarafından yönetilmesi ve buna bağlı bir barış gücü tarafından korunması gerekir…

***

“İbrahim’in Kuşları” işte böylesi bir anıtın etrafında toplanmaya çağrılıyor. Orayı “kıble” yaparak insanlıkta öncü ve önder bir ümmet olmaya çağrılıyor.

Bugünlerde gökyüzü akın akın Ev’i doğru giden “İbrahim’in kuşlarının” kanat sesleriyle yankılanıyor. Bunlar, yaklaşmakta olan Allah’ın günlerinin (Eyyamullah) muştularıdır aslında.

İbrahim’in kuşlarının, bir gün, konuldukları tepelerden sökün ederek, akın akın toplanacağı günler yakındır.

Yeter ki buna sarsılmaz bir şekilde inanın, umudunuzu kaybetmeyin.

Böylesi bir büyük ülkünün; yani Dâru’s-Selam’ın insanlığın şafağında doğacağı günlerin yakın olduğuna dair inancım ve umudum tamdır. Çünkü Allah günleri insanlar üzerinde döndürür. O, her an bir iş ve oluştadır. Dipdiri yaşam kaynağı ve yarattıkları üzerinde titreyendir (Hayyu Qayyum).

Göklerden süzülüp gelen özgür kuşlar gibi, bir gün, yeryüzünden de böyle özgürce yürüyüp yekvucut olacağız.

Yeter ki alıştırın kuşları…

Millet-i İbrahim’in parça parça edilmiş, dağılmış, dağıtılmış, ürkütülmüş, korkutulmuş, zincire vurulmuş, ayrı ayrı tepelere, dağlara, ovalara, vadilere, ülkelere mahkum edilmiş kuşlarını…

Yeter ki alıştırın, uzlaştırın, yakınlaştırın, ittihad ve vahdet, sevgi ve merhamet yumağı haline getirin…

“Bir gün” çağrılınca koşup geleceklerdir…

Küçük bayramlar, böylesi büyük bayramın temrini (alıştırması)dır. Hepinize hayırlı bayramlar diliyorum.

“Kardeşlerim diyeceğim,

Bakın yaklaşıyor yaklaşmakta olan

Yaklaşıyor yaklaşmakta olan.”

Recep İhsan Eliaçık



__________________
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir.
Birbirini anlamayan...
Can Yücel
Yukarı dön Göster savasen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savasen
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Savaşen Yazdı:

“İbrahim’in kuşları” örneğinin anlatıldığı Bakara; 2/260. ayetinin bu mesajları verdiğini düşünüyorum. Zira bugünlerde tam da bu ayetin “yaşayan” örneğine şahit oluyoruz;

“Bir zamanlar İbrahim "Ey Rabbim! Bana ölüleri nasıl dirilteceğini göster" demişti. Allah "Yoksa inanmıyor musun?" diye sormuştu. İbrahim cevap vermişti; "Elbette inanıyorum, ama açıkça görmek, iyice tatmin olmak istiyorum. Öyleyse demişti Allah, dört kuş bul ve onları kendine alıştır. Sonra onları her bir tepeye ayrı ayrı koy, sonra da çağır; hızla sana gelecekler. Allah'ın her şeye gücü yeter, çok bilgedir; bundan hiç şüphen olmasın.” (2/260).

Yani: Ey İbrahim! Ölülerin nasıl diriltileceğini anlamak istiyorsan, işi kolayca anlaman için sana şu örnek yeterlidir: Dört tane kuş bul ve onları seslendiğinde sana gelecek hale getirene kadar alıştır. Bu alıştırmayı tekrar tekrar yap. Kuşlar iyice alıştıktan sonra her birini sağ olarak bir dağın tepesine koy, sonra onları çağır. Onların sana hızla geldiklerini göreceksin! İnsan ruhlarının içinde bir ömür geçirerek iyice alıştıkları bedenlerine tekrar geri dönmeleri de işte böyledir (Ebu Muslim)… Fıtrat olarak zaten Allah’tan gelen insan ruh ve bedenlerinin, öldükten sonra çağrıldıklarında kuşlar gibi “alışkın, ilgili, alâkalı” (alaq) oldukları Allah’a dönmek için dirilmeleri, hayat bulmaları da işte böyledir. Zaten bu ilâhi ilgi ve alâkadan (alaq) yaratılmışlardı…

Görüldüğü gibi bu örnek, ölümden sonraki dirilişin nasıl olacağına dair bir “metafor” (eğretileme, mecaz, anlam geçişmesi) olmaktadır. Yani bir örnek verip onun üzerinden ötesine taşıma (meta-phor) veya ötesini kavratmaya çalışma…

Aynı zamanda bu, yeryüzünde dağılmış, ölmüş bitmiş veya üzerine ölü toprağı serpilmiş bir topluluğun/milletin/ümmetin nasıl dirileceğini, nasıl hayata döneceğini gösterir çarpıcı bir örnektir de.

Şöyle ki: Parçalanmış, her biri yeryüzünün bir köşesine dağılmış bir ümmet de işte böyle yeniden dirilir; hayat bulur… Önce bütün bu parçalar ortak bir “ittihat (birlik) ülküsü içinde tek bir noktaya doğru alıştırılmalıdır. Bu nokta “vahdet” fikridir. Bir amaç ve ülkü etrafında toplanmanın şart olduğu düşüncesidir. Buna duyulan derin inanç ve sarsılmaz umuttur. Bunun tekrar tekrar üzerinde durulmasıyla zihinler bu fikre alışacak; “büyük ülküye” derin bir inanç ve sarsılmaz bir umut bağlamaya başlayacaklardır. Ancak bu biraz zaman alabilir… Sonra bir gün gelip de “Ey ümmetin kuşları, gelin, birleşin!” diye bir çağrı duyduklarında, göçmen kuşları gibi bulundukları dağlardan, tepelerden, ovalardan, parça parça edildikleri ülkelerden, sökün ederek bir noktaya doğru akacaklardır.

İşte “İbrahim’in kuşları” böyle toplandığı gibi “İbrahim milleti” de böyle birleşecektir…

Selam Savaşen Kardeş,

ellerine, yüreğine sağlık.

evet bende kesinlikle inanıyorum ki, İbrahim'in Milleti , İbrahim'in Dini (Kur'an ) üzerinde birleşip bir araya toplanacaktır inşaAllah .bizim bunu görüp görmememiz önemli değil.önemli olan bu konuda Yüce Rabbimizin gösterdiği şekilde sa'y ( mesai / çaba/ gayret ) de bulunmamızdır.

Yüce Allah'a emanet ol.

Saygı ve Sevgilerimle

 

 

 

Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats