HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Hükümleri ve Kavramları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Hükümleri ve Kavramları
Konu Konu: ŞEFAAT Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım


Okurum İlhan Orta, “Peygamberimizden şefaat dilemek doğru mu” diye soruyor. Cevabım şudur: Şefaat; tek olan, desteksiz kalan kimseye destek sağlamak, onun tekliğini, yalnızlığını gidermek ve dolayısıyla ona yardımcı olmak demektir. Şefaat vardır ama klasik anlatımda olduğu gibi değildir. Yani Yüce Divan’da hiç kimse suçluyu savunamaz veya ona iltimas edemez. Çünkü Nebe Suresi’nde o mahkemede hiç kimsenin Allah’ın huzurunda konuşmaya cesaret edemeyeceği vurgulanmaktadır. Pek çok ayette de hesap gününde şefaatin, dostluğun, iltimasın kabul edilmeyeceği belirtilmektedir. Şefaat yalnız kalan kimseye arkadaş olmak, tek kalanı çift yapmaktır. Çünkü “vetr” tek, “şe” ise çift demektir. Şefaat, ahiretteki ödül evi olan cennette salih kimselere peygamberlerin arkadaş olması demektir. Nisa Suresi’nin 69’uncu ayetinde, “Kim Allah’a ve Elçi’ye itaat ederse işte onlar, Allah’ın nimet verdiği peygamberler, sıddıklar, şehitler ve salihlerle beraberdir. Onlar da ne güzel arkadaştır” buyurulmaktadır.

__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım


SORU: Bir parkta arkadaşımı bekliyordum. Yandaki bankta üç yaşlı beyefendiden ikisi arasında şöyle bir sohbete tanık oldum:

- Kadınlar Müslüman değildir. Erkekler için yaratılmışlardır. Onlar insan olmadığından Müslüman olamazlarmış?

- Olur mu öyle şey, nerden duydun?

- Büyük bir evliyanın lafı bu.

- Hz. Fatma kadınların şefaatçisi. Hem

kadın, hem Müslüman?

- Peygamberimiz dışında kimsenin şefaati kabul edilmeyecek ki? Hz İsa bile Peygamberimizin şefaati için ümmetten olacak. Ayet var.

- Hz. Fatma kadınları etrafına toplayacak, onlara şefaat edecek. Sonra Peygamberimiz hepsine şefaat edecek. Hocaya sorabilirsin?

Bu yaşlı beyler bu bilgileri sorgulamadan alıyorlar. Biz sanırım şeytan ve tayfasını hep yanlış yerlerde aramışız. (Serdar Seyhan)

CEVAP: İşte halka yutturulan bu rivayet Müslümanlığı. Hepsi yalan, hepsi iftira. Bu dediğiniz kişiler de Kur’ân’dan habersiz, çoğu ümmi insanlar. İşte onların anlayışı bu kadar. Böyle hayaller kurmuş, kendi annelerini aşağılamış, bilmeden İslâm dışına düşmüş zavallı insanlar. Eğer bilseler, Peygamber’in cenneti ayaklarının altına serdiği anne adaylarını, kahramanları doğuracak kadınları böyle aşağılarlar mı? Peygamberimiz ise onları hep övmüş, Kur’ân kadın erkek insanların hep birbirinden olduğunu vurgulamıştır. Bu uydurma sözler, nasıl Müslümanların arasına sızdırıldı bilemem.


__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım


SORU: Zümer Suresi 43-44. ayetlerde şefaat yetkisinin sadece Allah�ta olduğu vurgulandığı halde camilerde hocalar sürekli Peygamber�den şefaat dilemeyi öğütlüyorlar. Sadece Allah�a dua edilmesi gerekirken Allah�tan çok Peygamber�in adı anılıyor. Bunlar İslâm�ın tevhit inancına uyar mı? Camilerde hocalar, cemaati Peygamberimize salavat getirerek namaza kaldırıyorlar. Kuran, mescitlerin Allah�ın olduğunu söylediğine göre neden sadece yaratıcımızın yüceliği, ayetleri, insani-ahlaki öğütleri anlatılmıyor? Dinde tek hüküm kaynağı Allah değil midir? (Yasemin Çin)

CEVAP: Peygamber�den şefaat dilemek hatadır ama ne yapalım ki hadislere yansıyan bu düşünce, Müslümanların ortak inancı haline getirilmiştir. Kuran, şefaati reddetmiyor ama ancak Allah�ın izin verdiklerinin, Allah�ın razı olduğuna şefaat edebileceklerini belirtiyor. Allah�ın razı oldukları da cehennemlik günahkârlar veya suçlular değildir. Peygamber dostluğunu kazanmış olan arınmış ruhlardır. İşte cennete gidecek olan bu insanlara Peygamberimiz başta olmak üzere cennette arkadaş olacaklardır. Şefaatin asıl anlamı tek olan kişiyi çift yapmak, ona destek olmaktır. İşte Hak dostları cennette yalnız kalmayacaklar, peygamberler onlara arkadaş (şefî) olacaklardır.

oru: Kuran-ı kerim'de namazın 17 rekât olduğu belirtiliyor. Siz de köşenizdeki bir yazınızda, "Peygamberimiz namazın sünnetini bazen kılar bazen kılmazdı" demiştiniz. Sünneti kılmasam olur mu? Dua ederken, "Peygamberimizin şefaatine nail eyle Allahım" diyorum. Bu söylem doğru mu?

Cevap: Kuran'da namazın 17 rekât olduğu şeklinde bir ifade yoktur. Peygamberimizin cemaatle kıldırdığı namazların rekât sayısı 17'dir ama Kuran'da böyle bir belirleme söz konusu değildir. Yalnız Nisa Suresi 102'nci ayette Hz. Peygamber'in cephede askerlere kıldırdığı namazların, ikişer rekât olduğu anlaşılmaktadır. Sünnet denilen şey, Peygamberimizin kendiliğinden kıldığı, daha açık bir ifadeyle yalnız başına kıldığı namazlardır. Bunları kılan sevap alır. Kılmayan günahkâr olmaz çünkü zorunlu değildir.

Diğer sorunuza gelince, ahirerte Yüce Divan'da insanı hesaptan kurtarma anlamında şefaat düşüncesi Kuran'a aykırıdır. Ancak şefaat arkadaşlık anlamına gelir. Peygamberler, cennetliklere arkadaş olurlar. Daha doğrusu cennete gitmiş olanlar, peygamberlere, sıddıklara, şehitlere (Hakkı bilen, gerçeğin tanığı olan bilginlere) ve salihlere arkadaş olurlar. İşte Peygamberimizle cennette beraber olmak, ona arkadaş olmak anlamında Peygamberimizin şefaatini, yani arkadaşlığını dilemek çok güzel bir duadır.





__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
muvahhit
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 24 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 669
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muvahhit

Şefaat; tek olan, desteksiz kalan kimseye destek sağlamak, onun tekliğini, yalnızlığını gidermek ve dolayısıyla ona yardımcı olmak demektir.

Süleyman Ateşe helal olsun,işte şefaat hakkıyla bu.Sağol Asım.


__________________
Herkes kendi ameliyle Allah’ın huzuruna gider
Yukarı dön Göster muvahhit's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muvahhit
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım


Hiç kuşkusuz Hz. Muhammed, Allah'ın razı olduğu kulların başında gelir.

Ama adeta şimdiden planlı bir şekilde insanların, bütün peygamberlere başvurup hiçbirinin şefaate cesaret edemeyeceğini anladıktan sonra Hz. Peygamber'e başvuracakları ve Peygamber'in, bütün insanlığa şefaat edip hesabın başlamasını Allah'tan niyaz edeceği, bunun üzerine hesabın başlatılacağı şeklindeki sözleri, gerçekten Hz. Peygamber'in söylemiş olduğu, bu ayetler karşısında çok kuşkuludur. Ayrıca Kur'ân, Peygamber'e, başkalarının değil, kendisinin sonucunu dahi bilmediğini söylemesini emretmektedir:

"De ki: Ben türedi bir elçi değilim. Bana ve size ne yapılacağını da bilmem. Ben sadece bana vahyedilene uyuyorum ve ben apaçık bir uyancıdan başka bir şey değilim" (Ahkaf: 9). Nitekim Hz. Peygamber'in, Osman ibn Maz'ûn'un vefatı üzerine söylediği şu söz de bunu açıkça ortaya koymaktadır: "Osman ibn Maz'ûn öldüğü zaman karısı, 'Cennet sana kutlu olsun ey Maz'ûn oğlu Osman 'demiş. Allah'ın Elçisi (s.a.v.) kızgınca baktığı o kadına, 'Ne biliyorsun (cennete gideceğini)?' demiş. Kadın, 'Ey Allah'ın Elçisi, senin şövalyen ve sahabindir' demiş. Allah'ın Elçisi, Vallahi ben Allah'ın Elçisiyim, ben bile bana (ve ona) ne yapılacağını bilmem' demiş. Halk Osman'ın durumuna acımıştır" (Buhârî, Cenaiz: 3, Ta'bir: 13; el-Fethu'r-Rabbani: 7/129).

Büyük bir bahtiyarlık
Bakara Suresi'nin, "Şu günden sakının ki, o gün Allah'a döndürüleceksiniz, sonra herkese kazandığı tastamam verilecek ve onlara haksızlık edilmeyecektir" mealindeki 254. ayetinde, ahiret mahkemesinde fidyenin ve şefaatin olmadığı, hiç kimsenin fidye veya iltimas yoluyla canını kurtaramayacağı vurgulanmaktadır. Bu ayette de şefaat olmadığı vurgulanmaktadır.

İlahi mahkeme esnasında peygamberler tanıklık yapacaklardır. Sadece Allah'ın izin verdiği, doğru sözlü Hak dostlarına şefaat yetkisi verilir. Bunlar da ancak Allah'ın razı olduğu kullara şefaat edebilirler. Şefaat, ilahi mahkeme esnasında herhangi bir suçluyu kurtarmak için yapılmaz. "Allah'ın razı olmadığına kimse şefaat edemez" (Necm: 26). Şefaat, ancak ilahi mahkemede beraat eden yahut hiç muhakeme edilmeden cennete giren, Allah'ın razı olduğu kullara yapılacaktır. Bunlara yapılan şefaat, peygamberlerin ve Allah dostlarının, onları yalnız bırakmayıp, onlara arkadaş olması şeklindedir. Cennet yurdunda böyle ulu kişilerle beraber olmak ne büyük bahtiyarlıktır.


__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım


SORU: "Şefaat ya Resulallah" diye dua etmek yanlış mı? Bu şekilde dua edersek Fatiha Suresi'ne aykırı hareket etmiş olur muyuz? Bir başka sorumda şu: Evde köpek besleyenlerin sevaplarından her gün bir dağ kadarının eksileceği yönünde bir hadis nakledildiğini duydum, doğru mu? (Lütfü Önder)

CEVAP: Ra'd Suresi'nde Allah'tan başkasına yalvarmanın nankörlük olduğu, bu tür duaların kabul edilmeyeceği vurgulanmaktadır. "Gerçek dua ancak O'na yapılır. O'ndan başka dua ettikleri ise kendilerinin hiçbir isteklerini karşılayamazlar. (Onların durumu) tıpkı ağzına gelsin diye suya avuçlarını uzatan kimse gibidir. Oysa (uzanıp suyu avuclamadıkca su) on(un ağzın)a gelmez. İşte kâfirlerin duası, öyle boşa gider" (Ra'd: 14) ayetinde Allah'tan başkalarına yalvaranların dualarının boşa gideceği, dua edene yarar sağlamayacağı vurgulanmaktadır.

Aynı surenin 16'ncı ayetinde de değil başkasına, kendi kendilerine dahi yarar ve zarar vermekten aciz şeylere tapmanın anlamsızlığı vurgulanmaktadır. Ayrıca Cin Suresi'nde, "Mescitler Allah içindir. Allah ile beraber başka birine yalvarmayınız" buyurulmaktadır. Allah'tan başkasına yalvarıp ondan herhangi bir şey istemek Kur'ân'a göre şirktir. Yalvanlan kişi peygamber de olsa, melek de olsa fark etmez.

Çok yaygın bir söylem
"Şefaat ya Resulallah" ifadesi Hz. Peygamber'den kendisine aracı olması isteğidir. Oysa Allah katında şefaat (aracı olmak), hiç kimsenin haddi değildir. Yüce Divan'da şefaat olmaz. Buna göre Peygamber'den, kendisine yardımcı olmasını, kendisini sıkıntıdan kurtarmasını dilemek, Kur'ân'ın tevhit prensibine aykırıdır.

Bununla beraber İslâm ümmeti içinde sözünü ettiğiniz "Şefaat ya Resulallah" söylemi yaygındır ve asırlardan beri böyle nida edilmektedir. Kanaatime göre bu sözü, kendisine Yüce Divan'da aracı olmak amacıyla değil de cennette Peygamber'in kendisine arkadaş olması, kendisini orada yalnız bırakmaması anlamında söylemekte bir sakınca yoktur. Elbette Peygamber'in ruhaniyeti, kendisiyle sevgi iletisi kuranlara yakın olur, cennette onlarla beraber olur.

Gelelim diğer sorunuza. "Evde köpek besleyenin sevabından her gün dağ kadar bir bölüm eksilir" şeklinde hadis olamaz. Tam tersine Hz. Peygamber, hayvanlara acımayı, köpeklerin de diğer hayvanlar gibi sosyolojik bir toplum oluşturduklarını, susuzluktan bunalmış bir köpeği sulayan bir günah kadınının, Allah tarafından affedildiğini buyurmuştur.

Allah'ın yaratılış yasasına, doğaya aykırı sözler, hadis olamaz. Bunlar maalesef yüreklerinden merhamet duygusu silinmiş bağnaz kişilerin Peygamber'e iftiralarından ibarettir. O tür uydurmalardan Allah'a sığınırız.


__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

Merhaba

Suleyman Ates  cok dogru izahlari yapmakla birlikte klasik anlayisin etkisinde olarak konuyu hep ayni alanda tahlil etmektedir.

 Buna ragmen cok yanlis olan gunumuz sefaat inancina karsi ciktigi icin   Allah kendisinden  razi olsun.

Sefaat kavraminin , 

Yargi gunune inanmayanlar ile iliskili olarak kullanimlari;

   10/15 te bulusmayi inkar edenler 18 de sefaatten bahsetmektedirler.    

74/46-48(din-yargi  gununu yalanlayanlara, edindikleri sefaatcilerin   inkar ettikleri yargi gununde de , hic bir faydalarinin dokunmayacagi anlatilir.)7/53(36 -53) 

43/86  ( Musriklerin Allah'tan baska olarak edindikleri sefaatcilere yalvarmalari ...)

53/26,27...( Allah'a ortak kildiklari meleklerin sefaatini beklemeleri ...)

34/22,23,24   Uc ayet birlikte ele alindiginda konu cok net bir sekilde anlasilmaktadir. Daha sonraki ayetlerde (34/26,27) bu sahte inanc ahiret ortaminin testine tabi tutulmaktadir.

6/94,100,101

39/43,45( Musrikler  sefaatci edinmektedirler)

19/87(konunun anlasilmasi icin 77 den 95 'e kadar olan kismi  bir butun olarak ele alinmalidir)

Yukarida ki ayetlerin cogu yargi gunu sefaatin olduguna dair delil olarak kullanilmaktadir. Oysa bu ayetler ozellikle ahiret inanci olmayan kimselere, dunya hayatinda meded umduklari    ilahlarin,  Allah katinda  tasdikli olmadiklarini belirtmektedir. Kuran'in her zamanki yontemine uygun olarak bu konuyu  ahiret ortaminda da degerlendirmis olmasi   bizleri yaniltmamalidir. Bu sekilde Kuran Allah'tan gayri  ilah edinilenlerin  bu dunyada   sefaat sahibi  olmadigi gibi ahirettede olmayacagini onlarin bu kimseleri inkar edeceklerini anlatir.

    

Allahtan baska sefaatci yoktur;

32/4

39/44( Sefaatin hepsi Allah'indir-Allah'a aittir..)

6/51,70,94

40/18,19,20

2/48(kimseden sefaat kabullenilmez....)

2/123(kimseye sefaat fayda vermez.......)

2/254( sefaatin olmadigi gun.........)

 Insallah vaktim oldugunda konuya iliskin bazi tespitlerimi belirtmeye calisagim.

Allah'a emanet

 

 Kadir

 

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 
öğrenci98
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 21 kasim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 432
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı öğrenci98

Merhabalar

Tartışılan konuya ilişkin, belki de meselenin özü niteliğinde olan, kısa ve öz olarak en güzel şekilde din gününün/borçlandırmaya karşılık zamanının (ahiretin) tanımı:

"Din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?"

"Evet, din gününün ne olduğunu sana bildiren nedir?"

"Bir gündür ki o, bir benlik bir başka benlik için hiçbir şeye güç yetiremez. O gün buyruk yalnız Allah’ındır." 82/17-19 (y nuri öztürk)

Muhabbetle...



__________________
Benliğin galebe çaldığı hiçbir yerde, vahiyden, adaletten ve merhametten bahsedilemez.
Yukarı dön Göster öğrenci98's Profil Diğer Mesajlarını Ara: öğrenci98
 
savasen
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 24 eylul 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 331
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı savasen

bembeyaz Yazdı:

Hz. Peygamber’in nasıl şefaat edeceğini teşbihte hata olmazsa bir ödül törenine benzetebiliriz…

Şöyle ki; ödülü takdir eden esas makam yüce Allah’ın bizzat kendisidir… Bu ödülü sahibine takdim eden ise Hz. Peygamber’dir…

Bu bir nebi, sıddık, şehit veya salih bir kul da olabilir…

Yani şefaate karar veren esas merci bizzat Allah’ın kendisidir.… Kulun affedildiği bilgisini ona ulaştıran ise Peygamber olabilir…

 

bunu çok iyi ayırt etmek gerekmektedir...



Özetle peygamberlere verilecek şefaat hakkı ya da yetkisi, Allah’ın bu günahkarları bağışlamasının bir ifâdesi olarak değerlendirilebilir. Burada esas unutulmaması gereken husus;

şefaati takdir edenin Allah, takdim edenin ise peygamber olduğudur...

 

Dolayısıyla böyle bir şefaati kazanmaya hazır hâle gelmek için de, çok ciddî çabalar sarf edilmesi gerekmektedir.

Selam ve dua ile...

 

(öte yandan; yahudilik tahrif edildiği için Hırıstıyanlık geldi....

o da tahrif edildiği için islam geldi...

dolayısıyla Allah katında geçerli olan din İslam dır...

biz tevhid e çağırıyoruz....

ahirete imana çağırıyoruz...

seçkin geçinen yahudileri ve Allah üç diyen bütün hırıstiyanları....

 

gelin son dine inanın...

kur an a gelin...

yoksa ahiretinizi kaybeceksiniz....

 

selam ve dua ile....

Selam,

Yukarıda tarif ettiğiniz şefaat anlayışına göre soruyorum:

1. İnsan için ahirette Allah tarafından bağışlanıp bağışlanmadığı mı yoksa bağışlandı bilgisinin peygamber tarafından verilmesi mi daha önemlidir?

2. Ciddi çaba sarfedilmesi gereken şey böyle bir şefaate erişmek midir yoksa Allah tarafından bağışlanmak mıdır?



__________________
En uzak mesafe iki kafa arasındaki mesafedir.
Birbirini anlamayan...
Can Yücel
Yukarı dön Göster savasen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: savasen
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

hesabını vereceğim hayatımın yaptıklarımın cezasını yüce rabbim en iyi ve adil şekilde verir...

bana ondan daha yakın kim var ki..

ödül verecekse kimin eliyle verdiğinin hiç bir önemi yok...

önemli olan o büyük kurtuluşa ulaşmak...

o da yüce rabbimin dilemesiyle ancak gerçekleşir...

eğer kurtulabilirsem...


kurtuluş diyarındaki komşularımı da o belirler...

hesap günü hiç bir haksızlık yapılmayacak...

rabbimden daha şefkatli adil birini nerden bulayım...


da gideyim rabbime karşı ondan şefaat isteyeyim...






__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 

<< Önceki Sayfa 10 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats