HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: Bir uygarlık yalanı: İlerleme Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

cin13 Yazdı:

Selamlar.

Y.N. Öztürk�ün bahsettiğiniz kitabı bende mevcut. Bahsedilen çalışma açılımıma faydalı olmuştu. Tavsiyeniz için teşekkürler. Yoksa siz bir makale okudunuz ve bilim-teknoloji-sanayi karşıtı mı oldunuz?

Yaşar Hoca'ya yönelik ilginizden haberdar olduğum için onu tavsiye ettim.Karşıt olmamız yalnızca Kuran kaynaklıdır.

çoban Yazdı:
Bir şeyin zararı faydasından çoksa Kuran'dan onay alması düşünülemez. Dünya da aklı selim hiçbir kul teknolojinin faydasının zararından çok olduğunu söylemez.

Teknolojinin faydaları zararından fazladır. Böylece beni ve benim gibi düşünen yüzbinlerce bilim insanını da akl-ı selim olmamakla itham etmiş oldunuz. Bu başlığa cevap yazmamın nedeni ülkemizdeki bilim ve teknolojiye yönelik çalışmaları hor, anlamsız ve zararlı gören zihniyetin yansımalarını bu başlık altında da gördüğüm içindir. ABD ve Avrupa�yı niçin yüzyıl geriden takip ettiğimizi anlayamamış zihniyetin.

Çıkış noktanız yanlış değerli Dostum."İlerleme" tanımınız doğru değil.ABD ve Avrupa tarihin hiçbir döneminde "Muslim"lerden ileride olamadılar,Allah'ın imtihanına göre.

Bilim, kutsal bir zihinsel etkinliktir. İnsan aklının en yüce ürünlerindendir. Teknoloji ise bilimin somutlaşmasıdır. Teknoloji, daha keskin deneyler yapabilmek için geliştirilen yöntem, araçlar ve bunların yan ürünleridir. Teknoloji, bu döngü içerisinde bilimin gelişmesine yardımcı olur.

Teknoloji sadece Allah'ın izni ve gözetiminde 'kısıtlı-sınırlı'yapılabilir.(Nuh'un gemi yapması gibi)Onun dışında insan bu alana bulaşmamalıdır. 

Bilim sadece teknoloji üretmez. Bilim, aynı zamanda evreni, insanı, yaratılışı ve Yaradan�ı anlayışımızı geliştirir, ufkumuzu artırır. Teknoloji, bu amaç için gerekli araçları üretir.

Sadece korku üretir.Bununla birlikte Dünya'yı yaşanmaz kılar. 

Örnek vereyim: Evrenin genişlediğini keşfetmek, hem dini hem felsefi hem de bilimsel sonuçları olan önemli bir olaydır. Bu keşif ise zamanının teknolojik olarak en üstün teleskoplarıyla olmuştur.Başka bir örnek : Wilkinson  Mikrodalga Anizotropi Sondası, birkaç yıl önce, evrendeki arkaalan ışımasındaki küçük farklılıkların büyük patlama kuramını desteklediğini keşfetmiştir. Bu ve diğer kesiflerin felsefi,dini ve bilimsel devrimlere neden olduğunu burada yazmıştım.

Başka/Batıl kültürlerin "kusmuklarıyla" avunmak Hanif bir Mümine yakışmaz.Sözkonusu buluşların hiçbirisi Mümin'in ahiret sürecini etkilemez.Bize düşen Salih amel üretmektir. 

Dolayısıyla bilim ve teknoloji sadece kendi sahalarında kalmaz, insanın diğer ruhsal ve zihinsel ürünlerine de katkı yaparlar. Bilim-felsefe, bilim-din, bilim-sanat ilişkilerini « felsefeye giriş » kitaplarından ayrıntılı olarak öğrenebiliriz.

Teknoloji�nin zararının faydasından çok olduğunu iddia etmek için tüm bu verileri alt alta yazıp, eksilerini artılarından çıkarmak, daha sonra teknolojinin Kuran�dan onay almadığını iddia etmek lazımdır.

Yanlış önerme! Önce Kuran'a sormak lazım diye düşünüyorum.

Bu çok zorlu bir iddiadır. Burada,birbirimizle iletişim kurmamızı sağlayan, Kuran�dan onay almadığını iddia ettiğiniz teknolojidir.

Teknolojiyi yadsımak aslında mümkün de değildir. Teknoloji sözlük anlamı olarak uygulama ya da sanat bilimi demektir. Taştan oyma bıçak da, taş tekerlek de  zamanının teknolojisidir. Alet kullanmaya başlayan insan, teknolojiyi kullanmaya başlamış demektir. Bu bilim tarihinden de öncedir. İnsan ve teknolojiyi, diğerinden ayrı düşünmek bu yüzden mümkün değildir.

Teknolojisiz dünyanın fertleri olsaydık bugün dünya'nın kaplumbağaların ya da öküz başının üzerinde durduğunu sanıyor olacaktık. Ya da « Acaba, Allah bu söylediği ile ne demek istedi ? » diyecektik. Allah'ın yerleri ve gökleri incelememizi tavsiyesinde mutlaka bir hikmet vardır.

Atalarımız, İbrahim,İsmail,Davut,İsa,Musa,Muhammed'in sözünü ettiğin teleskoptan yoksun olmaları onların iman değerlerinde bir düşüşe sebep olur mu?

Güneşin nasıl ısı ve ışık yaydığını keşfetmek iyi, ama bunu hidrojen bombası yapmak için kullanmak kötüdür.

Tekrar edelim : Sorun, bilim veya teknoloji değil-asla olamaz, insanın bunu hangi amaçlar ile kullandığıdır.

Atom Bombasını Hak uğruna kullanacak bir zümre varmıdır acaba?Bunu nasıl başaracağını doğrusu çok merak ediyorum.Bilen söylesin. 

Y.N. Öztürk�e bir soralım. Sanayi ve teknoloji mi kötü diyecek yoksa bunları sömürü için araç edinen insanlar mı ?

Sor,ancak politik davranabilir!

Saygılar.Sevgiler.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

ÖZBEN YAZDI:

Sizin söylediklerinizden Allah'ın teknolojiyi kullanmamızı istemediğini  anlıyoruz o zaman neden bilgisayar kullanıyorsunuz?

 

Sevgili Özben,haklısın ancak hiç olmazsa benim koyunlarım da var.

Selametle.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
özden
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 11 mayis 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 97
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı özden

çoban Yazdı:

ÖZBEN YAZDI:

Sizin söylediklerinizden Allah'ın teknolojiyi kullanmamızı istemediğini  anlıyoruz o zaman neden bilgisayar kullanıyorsunuz?

 

Sevgili Özben,haklısın ancak hiç olmazsa benim koyunlarım da var.

Selametle.

 

Selamlar, yazımda dikkat çektiğim diğer noktalara bir cevap vermemişsiniz?

Karşıt olmanızın; Kuran'dan kanıtlardan kaynaklandığını söylüyorsunuz ama bir tane bile kanıt getirdiniz mi ya da ben fark etmedim?

 

Atomun parçalanması örneği ile anlatılmak isetenen ya atom bombası yapımı ya da enerji üretimi. Ve tabi atom bombası insan katletmek dışında da insanlar için bilimsel yarar sağlamak amaçlı kullanılabilir. Jeolojik çalışmalarda vs.

 



__________________
Yaşamak bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşcesine..
Yukarı dön Göster özden's Profil Diğer Mesajlarını Ara: özden
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

İstek Üzere konuya katkısı olur düşüncesiyle Hanif Düşünen Türkiye forumundan alıntılıyorum:

Naci ÇELİK

Sanayi ve teknolojiyi şiddetli bir şekilde eleştiren ve bulaşılmaması gereken alan olarak ilan eden Yüce Allah

Sevgili apolat.Bu tesbiti hangi kitaba dayanarak yaptın.Bir örnek ver de,biz de öğrenelim.

Selam ile.

 

Apolat

Selam Naci ÇELİK,

Sizinle 'Hanif Dostlar da'da epeyce uzun tartışmalarımız olmuştu,bazen 'övdüğünüz' bazen 'dövdüğünüz' cinsten..
Ancak yine de oradan ayrıldığınıza üzüldüğümü bilmenizi isterim.Kuran'la yetinip ondan olabildiğince fotoğraflar çıkarma çabanızı takdirle karşılamakla birlikte,yine aynı fotoğrafları hayata dokunur olmaktan çıkarmanızıda yadırgıyorum doğrusu.

Aslında sanayi konusu Kuran'da hemen anlaşılabilecek konular içerisinde en başlarda gelenlerdendir.Ancak çevirilerde taklitçi mantık işlediğinden görmesi gerekenler bile görememişlerdir bu yüzden.

Size Yüce Kuran'dan konuya ışık tutacak çok önemli bir ayeti yazıp,diğerlerini bu anlamda değerlendirmenizi rica edeceğim:

"Allah bir şehri örnek verdi:Güvenlik ve huzur içindeydi,rızkı heryerden bol bol gelmekteydi;fakat Allah'ın nimetlerine nankörlük etti,böylece Allah Sanayi (yeSNAun)olarak yaptıklarına karşılık,ona açlık ve korku elbisesini tattırdı."16/112


Selametle

 

 

HakSorgu

Sad-Nun-Ayn = yapmak/yaratmak/inşa etmek/bina etmek, bir şey çalışmak, beslemek, yetiştirmek/büyütmek.
sun'un - tamamlanan/bitirilen aksiyon/hareket,
masna'un (pl. masani) - sarnıç/havuz/su deposu, palas, hisar/kale, iyi/güzel inşaat, büyük kale/hisar.
san'atun - yapma, yapma/yaratma sanatı.

Ve darabellahü meselen karyeten kanet aminetem mutmeinnetey ye'tiha rizkuha rağadem min külli mekanin fe keferat bi en'umillahi fe ezakahallahü libasel cui vel havfi bima kanu yasneun

Ve verir Allah mesel şehri emin ve mutmain olan rızkları bol her mekandan gelen de nankördüler nimetine Allah'ın sonra tattırdı Allah giysisini açlık ve korku ile ne olmuşsa sanaat

Ve Allah Allah'ın nimetlerine nankör olan, rızıkları her mekandan gelen emin ve mutmain olan bir şehri mesel verir ki ne sanayi/yapıldı/sanat oldu onunla açlık ve korku elbisesini tattırmıştır.

Bence Allah insanları Rab sıfatıyla terbiye etmek istemekte ve insanoğlunu kendi özelliklerini yansıtan bir varlık biçimine yani ademe hazırlamaktadır. İnsan ademdi ve yine adem olacaktır. Daha evvelindeki ayetlere bakılırsa insanoğlu sürekli doğru yola çağırılmakta ve hatta bunun yöntemi açıklanmakta ancak insanlar yine de aldırış etmeyip, yeryüzünde kendi bildiklerine hareket etmektedirler. İnsan azla yetinmiyor...Aç gözlülük gani... Bu terbiye yavaşta olsa zamanla olacak ve müminler bu sürece dahil kalacaklardır. Ve bir gün insanlar Alalh'ın istediği kendi özelliklerini yansıtan yani taşıyan varlıklar olacaktır. Ancak bu vücud şeklinin mevcudiyeti nasıl olacaktır onu Allah bilir. İnsan sürekli evrim geçiriyor. Yamyam olan insan yamyamlığı bırakıyor. İnsan hayvani duygularını ilk önce terk edecek. Bir sonraki kuşak öngörümce Amerika'dan çıkacak. Azla yetinebilen bir nesil. Yani çağdaşlaşma devam edecek. Bu sürecin bölgemizdeki başlatıcısı Atatürk'tür... Bununla beraber bu ilerleyişte Allah bizleri üçe ayırıyor.

1. Öncüler: Bunlar vicdanın kendisi olup doğrudan Adem'e secde etmeyi becerebilmiş ve Adem olmuş kişilerdir. Bu kişiler terbiyeyi hızlı bir biçimde almışlardır ve özlerine dönmüşlerdir. Öncekilerden çok sonrakilerden ise sayıları çok azdır. "Hak erenler" de denir.

2. Sağın adamları: Bunlar iyi kötü ayrımındaki iyi kısımdır. Yani Allah'ın terbiyesini bir noktaya kadar aklederek ondan sonra ise vicdanlarının sesine kulak vererek icra etmeye çalışan. İyiliği emredip kötülüğü men eden. İnsanoğluna hizmet eden kısımdır. İnsanoğlunun daha çağdaş(çağdaşlığın anlamını iyi irdelemek gerekiyor) seviyeye gelebilmesi için mallarıyla canlarıyla çaba sarfederler. Bu kişiler yiyip-içmek, seks yapmak, boş işlerle uğraşmak, maddeye bağlı kalmak, mal üstüne mal yığmak gibi dünyevi cezbedici şeytan işi şeyleri bir kenara bırakıp evrimlerinin ilerlemesi için çaba gösterirler. Sanatkarlar, bilim adamları, erenler(hak eren değil) gibi ruhuna daha çok kulak veren kişilerdir. İşleri güçleri insanlığı ademe bir nebze daha yakınlaştırabilmeye çalışmaktır yani esma-ül hüsnaya doğru yol almaktır.

3. Solun adamları: Bunlar iyi kötü ayrımında kötü tarafı temsil eden, dünya bağımlısı, maddeye önem veren, insanın bu halde kalacağını sanan, yemek,içmek,seks, mal yığma gibi olguları hep ön planda tutan gruptur. Yeryüzünün çoğunluğu bu gruba yakındır. Bu gruptan kurtulmanın yolu insanın önce benliğini şeffaflaştırması ardından ruhuna kulak vermeye çalışmasıdır. Aksi durumda durumları seviyelere göre ölüm sonra çığlık sonrası cehennem ile arındırılmak ya da sonsuza dek yok olmaktır.

Ben böyle tahmin ediyorum ki apolatın sanayi ve teknolojiye karşı Allah tespitine katılmıyorum. Ayette bahsedilen ilerlemeyi sağlayan teknoloji ve sanayi men edilmelidir değil, o kendi ilerleyişlerinin kullanıldığı yöndür. Fark edilirse ne san'a ettilerse onunla tattırıldı diyor. İnsanoğlunun ilerleyiş sürecinde ayette geçen açlık ve korku giysisi müteşabihen insanoğlunun aymazlığına, aç gözlülüğüne, dünya zevklerine bağımlılığına karşılık getirilen kıtlık-felaket durumudur. Kaynakların inanılmaz bir hızda tüketilmesini, keşiflerin barışa yönelik değil savaşa yönelik kullanılmasını aksettirmektedir. Bu bir adalet dengesidir. Ben nükleer silahların ortaya çıkışın haksızlığa uğramışlar için bir denge unsuru olduğunu düşünüyorum örneğin. Ama kimileri için ise vaktiyle savaş malzemesi idi. Yeryüzünde ne olursa olsun bunun insanoğlunun evrimi için hiç bir önemi yoktur. İnsanoğlu adem olana kadar yani koruk üzüm gibi asil olana kadar bu evrim devam edecektir.

 

Apolat

Selam Haksorgu,

Genel itibarıyla yazını okuduğumda söylediğime muhalif bir bakış açısından ziyade, savımızı daha da kuvvetlendirici bir tarz gördüm yazınızda.sadece son paragrafın birinci cümlesindeki 'katılmıyorum' kelimesi hariç.

Ayeti senin de meallendirmenden anlaşılıyorki,Allah'ın her türlü rızıklandırmasına rağmen yöneliş sanayiye olursa, otomotiğe bağlanan İlahi sistem gereği toplumlar korkuya kapılacaklar.Bu gün yeryüzünün net fotoğrafı da budur.

Şöyle bir örnek verelim;

Bir köy düşünün,onların geçimini sağlayacak her şey zaten Allah tarafından gönderiliyor.Hayvanlar,bitkiler,su,barınak..Bir zaman sonra köye bir fabrika kuruluyor.Köydeki rençberliği zahmetli ve küçük gören köylü fabrikaya işçi olarak kaydoluyor.İşte Allah buna sapma diyor.Kendine ait olandan olmayana doğru bir yöneliş.Bunun karşılığı olarakta sanayi ve teknolojinin arkasına yüklediği 'korku ve açlık libasını'giydiriveriyor.Nerede sanayi varsa orada korku vardır.Hem işçide hem de patronda.Bundan kurtulmanın tek yolu Allah'a ait olanlarla iştigal etmektir.

Nasılki bir sürü kitabın içinden Allah'a ait olanı bulup yetindiğimizde kalplerimiz sukunet bulduysa, yeryüzündeki tüm varlıklar arasından da Allah'a ait olanları bulmak bize İlahi bir görev olarak yüklenmiştir.Başka türlü huzura varamayız.

Konuyla ilgili diğer 18 ayeti de okursanız (bakın şu işe bu da 19 çıktı!) sanıyorum bakış açılarımız kardeş olacaktır.


Selametle.

 

 

Naci ÇELİK

Sevgili apolat.Diğer adıyla Sultan.Burada olmana sevindim.İnşallah birbirimizden istifade ederiz.Uzun süre önce sizinle tanışmıştık.Bizim eve gelmiştiniz.Hanifdostlarda karşılaşınca sizi çıkartamamıştım.Ama neden sonra,benim sadık dostum ve her zaman yanıbaşımda olan Erol"un da yardımıyla sizi hatırladım.Bize geldiğinizde,sizinle konuştuklarımızdan,aklıma kalan ve hatırladığım tek şey,sizin çak samimi ve mütevazi bir hak aşığı olduğunuzdur.O görüşmemizden hatırımda kalan tek şey bu.Sizin fikriyatınızı,müslümanlık anlayışınızı,öğrenebildiğim kadarıyla,hanifdostlardan öğrendim.Bana göre,iyi bir düşünür,iyi bir okuma(Kur"an") ehlisiniz.Benim için önemli olanda olanda budur.

Bana göre siz,alemleri kapsayan,alemlere hitap eden Kur"an"ı,sadece bu dar ve kısa aleme indirgeyerek okumaya çalışıyorsunuz.Bundan dolayı da ayetleri budayarak düşünmek zorunda kalıyorsunuz,tüm müslümanlar ve tüm islam ve dinler dünyası gibi.

Hayat,sadece bu gezegende ortaya çıkıp,bu gezegende son bulmuyor ki,Kur"an sadece bu gezegene veya yaşamımızın,sadece bu safhasına hitap etsin.Yani müslümanlar veya dinler dünyası,Kur"an"ı,adeta ateist bir bakış açısıyla okuyor.

 

Selam Haksorgu,

Genel itibarıyla yazını okuduğumda söylediğime muhalif bir bakış açısından ziyade, savımızı daha da kuvvetlendirici bir tarz gördüm yazınızda.sadece son paragrafın birinci cümlesindeki 'katılmıyorum' kelimesi hariç.

Ayeti senin de meallendirmenden anlaşılıyorki,Allah'ın her türlü rızıklandırmasına rağmen yöneliş sanayiye olursa, otomotiğe bağlanan İlahi sistem gereği toplumlar korkuya kapılacaklar.Bu gün yeryüzünün net fotoğrafı da budur.Evet.Yeryüzünün net fotoğrafi budur.Ama bu fotoğraf bugün oluşmuş bir fotoğraf değil.Yeryüzüne ve insanlık tarihine hep korku,açlık,sömürü,kan ve göz yaşı hakim olmuştur,bundan böylede,böyle olacaktır.Bu durum,peygamberler döneminde de böyle idi.

Sizin sözünü ettiğiniz ilahi sistem burada yok.Ve olmayacaktır.Burada şeytani bir sistem var.Ve bu sistem kıyamete kadar geçerli olacaktır.Çünkü Allah iblise böyle söz vermiştir.Sizin sözünü ettiğiniz sistem,Allah"ın müminlere vadettiği çevresi mübarek kılınmış gökteki Mescidi Aksa"dadır.

Şöyle bir örnek verelim;

Bir köy düşünün,onların geçimini sağlayacak her şey zaten Allah tarafından gönderiliyor.Hayvanlar,bitkiler,su,barınak..Bir zaman sonra köye bir fabrika kuruluyor.Köydeki rençberliği zahmetli ve küçük gören köylü fabrikaya işçi olarak kaydoluyor.İşte Allah buna sapma diyor.Kendine ait olandan olmayana doğru bir yöneliş.Bunun karşılığı olarakta sanayi ve teknolojinin arkasına yüklediği 'korku ve açlık libasını'giydiriveriyor.Çok komik.Nerede sanayi varsa orada korku vardır.Yapma dostum.Taş devrinde veya sanayi öncesi dönemlerde korku,açlık,zorluk,çok daha fazla vardı.Çünkü o zamanlar,yeryüzündeki caydırıcı güçler,bugünki kadar güçlü ve örgütlü değildi.Hem işçide hem de patronda.Bundan kurtulmanın tek yolu Allah'a ait olanlarla iştigal etmektir.Seni anlıyorum dostum.Sen,insanlara ve insanlığa ötenazi yapmayı teklif ediyorsun.Neden anlamıyorsun.Bu dünyada Allah"a ait hiç bir şey yok.Allah bu dünyayı,insanın ve şeytanın hükümranlığına vermiştir,belli bir süreliğine.

Nasılki bir sürü kitabın içinden Allah'a ait olanı bulup yetindiğimizde kalplerimiz sukunet bulduysa, yeryüzündeki tüm varlıklar arasından da Allah'a ait olanları bulmak bize İlahi bir görev olarak yüklenmiştir.Başka türlü huzura varamayız.Dostum sen,eşinle beraber kovulduğun cenneti ariyor ve özlüyorsun.Çünkü burada huzur,muzur yok.Bu dünya hayatı bir fitnedir,okumadın mı?Yani bu dünya hayatı,bir işkence ve imtihandır.

Konuyla ilgili diğer 18 ayeti de okursanız (bakın şu işe bu da 19 çıktı!) sanıyorum bakış açılarımız kardeş olacaktır.

Yaptığın yorumla ilgili ayete gelince:

"Allah bir memleket halkını misal verir.Onlar emin ve nimet içinde idiler.onlar her taraftan rızıklanıyorlardı.Fakat Allah"ın nimetlerine nankörlük ettiler.Allah da yaptıklarından dolayı onlara korku ve açlık elbisesi giydirdi."

Dostum.Ayetin dikkat çektiği yerdeki insanların tümü,istisnasız,nimet ve mutluluk içinde idiler.Çünkü ayetin hitabı,söz konusu yerdeki insanların tümünü kapsar.Yeryüzünde böyle bir şehir veya böyle bir memleket var mı? Örneğinünyanın en zengin ve müreffeh devleti İsviçredeki tüm insanlar,mutlu ve nimet içindemidirler.Orada aidisli,kanserli,hatta yoksul mutsuz ve ümitsiz insanlar yok mu?Dostum.Kur"an"son derece realist bir kitaptır.Öyle genelleme veya faraza kabilinden konuşmaz.

Dostum.Ayetin dikkat çektiği yer,ilk yaratıldığın ve eşinle beraber şeytana kandığınız,sonrada kovulduğunuz yer olan cennettir.Yani siz en güzel bir şekilde ve en güzel bir ortamda yaratılmış ve yaşarken,şeytana uyarak nankörlük ettiniz.Sizin o yaptığınızdan dolayı da,Allah sizi,korku ve açlığın kol gezdiği bu dünyaya sürgün etti.Yani sen ve eşin,böylesine bir suç işlemiş,birer açık hapishane mahkümusunuz.Böylece ne adam olduğunuda öğrenmiş ol

Ayetin dikkat çektiği,yesneun kelimesi,yapmayi,meydana getirmeyi veya işlemeyi vurgulayan bir fiildir.Bina yapmayı da vurgular,fabrika yapmayı da vurgular.Bana göre,makine veya teknolojiyi veya sanayiyi sembolize eden,en güzel ayet,samirinin meydana getirdiği veya yaptığı,böğürmesi olan buzağıdır.

Selam ile.


Selametle.

 

 

Apolat

Muhterem Naci ÇELİK,

Şahsıma yönelik kıymetli ifadelerinizden dolayı çok teşekkür ederim.Beni hatırlamanıza sevindim.Sizi 1999 yılında en son deprem olduğunda arayıp hal-hatırınızı sormuştum.Ondan sonra bir daha görüşmek nasip olmadı.Üç akşam beni fuar'dan alıp daha sonra otelime bırakan yardımcınız Erol'a,osırada evinizde birlikte sohbet ettiğimiz yanılmıyorsam ismi Kadir olan arkadaşa,oğlunuza ve kızınıza ve de bize üç akşam hem sohbetiyle hem de konukseverliği ile ikramda bulunan değerli eşiniz Nedret Hanımefendiye saygı ve muhabbetlerimi iletiniz lütfen.


Sevgili Naci ÇELİK,

Size o yıllardada Kuran'dan hareketle Allah'ın tabiattaki ayetleriyle ilişki kurduğumuzu bu amaçla İnek ve koyun beslediğimizi kısada olsa anlatmıştım.Bilmelisinizki biz yapmadığımız şeyi söylemiyoruz.Şimdi de İneğimiz,koyunlarımız ve diğer hayvanlarımız var.Bunlar Allah'a ait olanlar.Tıpkı Kuran gibi.Onu insana ait olan hadislerden,uyduruk rivayetlerden nasıl ayırdıysak diğer insani üretimlerden İlahi üretimleri ayırmak zorundayız.Bizim imtihanımız budur ve bunun adı Kulluk/İbadettir.Sizin ve diğer dostların söylediği gibi basit bir şekilde geçiştirilemez.

Tartıştığımız konuları minder dışına taşırmanızı doğru bulmuyorum.Tıpkı çözemediği hesabı 'bilinmeyenlere'atan muhasebeci gibi.Bakın size çok net bir örnek vereyim;

NACİ ÇELİK YAZMIŞTI:
"Evet.Yeryüzünün net fotoğrafi budur.Ama bu fotoğraf bugün oluşmuş bir fotoğraf değil.Yeryüzüne ve insanlık tarihine hep korku,açlık,sömürü,kan ve göz yaşı hakim olmuştur,bundan böylede,böyle olacaktır.Bu durum,peygamberler döneminde de böyle idi.

Sizin sözünü ettiğiniz ilahi sistem burada yok.Ve olmayacaktır.Burada şeytani bir sistem var.Ve bu sistem kıyamete kadar geçerli olacaktır.Çünkü Allah iblise böyle söz vermiştir.Sizin sözünü ettiğiniz sistem,Allah"ın müminlere vadettiği çevresi mübarek kılınmış gökteki Mescidi Aksa"dadır."

Bu şekilde cevap veriyorsunuz.Bakalım Yüce Kuran kimi doğruluyor:

"Hepiniz oradan aşağı inin "dedik.Benden size bir HUDA ulaşırda kim bu yol bilgime uyarsa artık böylelerine hiçbir korku yoktur.(HAVFUN)Onlar kederlede yüzyüze gelmeyeceklerdir."2/38 Yani Allah'ın ayetlerine tutunanlara korku,morku yok.Olay nerede olacak?Aşağı inilen yerde,yeryüzünde."Mescidi Aksa"da değil.Çok net,çok anlaşılır biçimde.

Bizim Sanayi için kullandığımız 16/112'deki korkuda (HAVFİ).

Sonuç olarak:

Dünya da korkudan uzak durmak mümkün.Sanayi ve teknolojiden uzak durup yalnızca Allah'ın ayetlerine sarılmak şartıyla.Verdiğim bu örnek cevabi yazınızı yeniden gözden geçirmenizi gerektiriyor sanırım.

Dediğim gibi,bu konu gerçekten çok önemli bir konu.Bir ölçüde Hac'da,Salatı İkamede,buna bağlı.Çünkü,Muhlislerin merkezi Halis mekanlardır.


Selametle.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Mircan
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1277
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mircan

çoban Yazdı:

ÖZBEN YAZDI:

Sizin söylediklerinizden Allah'ın teknolojiyi kullanmamızı istemediğini  anlıyoruz o zaman neden bilgisayar kullanıyorsunuz?

 

Sevgili Özben,haklısın ancak hiç olmazsa benim koyunlarım da var.

Selametle.

Selam,

Koyun beslemek teknoloji kullanma günahını affettiriyormu? Eğer öyle ise teknolojiyi mümkün mertebe hayatında kullanan biri olarak (Bilgisayar,cep telefonu,elektrik, bilimum elektrik ve elektronik ev ve ofis aletleri) kaç adet koyun beslemem gerekiyor. Bu soruya cevap yazarken lütfen bir devenin kaç inek, bir ineğin kaç koyun ettiği gibi bilgileride yazınız.

Çoban oldum derken Allah dışında birilerinin sürüsüne koyun olmuşsunuz da farkında değilsiniz.Rab'bim yardımcın olsun...

Yukarı dön Göster Mircan's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mircan
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Selam Mircan,

Anlamaya çalışmaktan ziyade 'saldırgan' bir uslubu yeğliyorsun.Allah senden Koyun'u değil,Kul'u olmanı istiyor.O sebeple yanlış alanı derhal terket!

Ayrıca,şu misalimi dikkatlice düşün:

Bir insan eşyasını kamyona yükleyip Allah'a daha yakın olma adına sahih bir ortama doğru yönelirse Rahman ona :"Niye Kamyon'la gidiyorsun?" demez.

Teknolojiyi kullanmak 'haram'değil,Halis yolculuğa çıkmamak haramdır.

 

Selametle/ÇOBAN

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
adalet
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 02 ekim 2006
Gönderilenler: 1195
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı adalet

                            Gösterişin yeni simgesi

   New York ya da Los Angeles gibi, İstanbul da bir arabalar şehri haline geldi. İstanbul'da toplu taşıma araçlarıyla, yerin altındaki ulaşım sistemlerinin geliştirilmediği için, bir yerden bir yere gitmek, her gün tekrarlanan sürekli bir işkencedir. Ana yoldaki bir trafik kazası ya da bir yol yapımı, yolların saatlarca tıkanmasına sebeb olur. Her gün İstanbul trafiğine çıkan yüzlerce yeni araba, günlük hayatı kolaylaştırmaktan daha çok zorlaştırmaktadır.

Bangkok'ta yaşayanlar, trafik tıkandığında arabalarını bırakıp, gidecekleri yere zamanında varmak için, bisikletle giderlermiş. Bu yüzden, Bangkok'ta herkes arabasının bagajında, gerektiğinde yararlanmak için, bir bisiklet taşırmış. İstanbul'da da, toplu taşıma sistemleri geliştirilmez ve her gün yüzlerce yeni araba yollara dökülürse, herkes arabasının bagajında bir bisiklet taşımak zorunda kalacak. Yakında İstanbul'u, Ankara ve İzmir gibi, büyük Anadolu şehirleri izleyecek.

Genç ya da yaşlı herkesin rüyalarına giren arabalar, büyük şehirlerdeki günlük hayatı altüst ederek, yaşanmaz hale getiriyorlar. Şehirlerde yalnızca işe başlama ve işten çıkma saatlarında değil, günün her saatında cadde ve sokaklar, arabalarla dolup taşmaktadır. Arabalar şehirlerde olduğu gibi, insanların gönlünde de büyük yer tutuyorlar. Artık her ülkede arabalar, hayatın bütün boyutlarının vazgeçilmez bir parçası haline geldiler. İnsanların iç ve dış dünyaları, arabalar tarafından düzenli bir biçimde işgal edilmektedir.

Kültürel çoraklaşmanın büyük bir hız ve yoğunluk kazandığı ortamda, arabalar seküler insanın gözünde kutsal bir konuma yükselerek, dokunulmazlık kazandılar. Arabalar, bütün dünyada güç ve statü göstergesi oldular. İnsanların değerleri, sahip oldukları bilgilerden daha çok arabalarının marka ve modellerinden kaynaklanıyor. Bu yüzden, arabalar gösteriş yapmanın en etkili ve en önemli aracı haline geldiler. Artık hiç kimse tek arabayla yetinmiyor. Gücünü arabadan alan herkesin, mutlaka birden fazla arabası vardır.

Sosyologlar, araba (car), soğutucu (cooler) ve renkli televizyondan (colortelevision) oluşan bu üç c'ye Japon toplumunun, neredeyse taptıklarını gözlemlemişler. Japonlar gibi, bütün toplumların gözünde arabalar, derin bir kutsallık kazandıkları için, herkesin aklını başından alarak, insanlığı sonu gelmez bir gösteriş yarışına sürüklüyorlar. Bunun için, dünyadaki trafik kazalarında savaşlardan daha çok insan ölüyor. Arabalar her yıl yüzbinlerce insana tabut oluyorlar.

Kültürel çoraklaşma hız ve yoğunluk kazandıkça, arabaların kutsallığı akılalmaz boyutlar kazanmaktadır. Onlar kültürel zenginliğini yitirenlerin elinde ihtiyaçları karşılayan bir araç olmaktan çıkıp, istekleri karşılayan bir “sihirli lamba”ya dönüşüyorlar.

Güçlü insan, Necip Fazıl gibi: “Gökte çakıyor haber/Geber çelik put geber” diyebilen insandır.

Arabada yok olan, arabayla yok olur.

Gösterişte yarışan, ölümle yarışır.

Araba ölüme koşan tabuttur. (N.Gürdoğan Yeni Şafak)



__________________
"Bir kavme olan kininiz sizi adaletten ayırmasın.."
Yukarı dön Göster adalet's Profil Diğer Mesajlarını Ara: adalet
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

selam ile

 

sanayi toplumu araçlarla oluşan toplummu yoksa arçaları tüketime dayanan toplummu düşünmeye devam, kur'an da yapılan araçlar,

 

Dedi ki: "O, benim asamdır; ona dayanmakta, onunla davarlarım için ağaçlardan yaprak düşürmekteyim, onda benim için daha başka yararlar da var." (TAHA SURESİ / 18)

 

musanın asası, yaprak dökmek için kullanılan bir araç, musa bu asayı yaparken Rabbin bir ayeti olan ağacı değiştirmekle mi suçlanacak, musa yaprakları elleri ile daha yavaş dökerken asa ile daha kolay ve hızlı yapacak, peki, asa doğa da orjinali olan bir araç mı hayır,

 

Bizim gözetimimiz altında ve vahyimizle gemiyi imal et. Zulmedenler konusunda bana hitapta bulunma. Çünkü onlar suda- boğulacaklardır." (HUD SURESİ / 37)

 

nuh'un gemisi, gemi oğada orjinaliolmayan bir araç, gemi yapan nuh orjinali olmayanı yaptığı için ne durumdadır.Eğer Allah dediği içinsmazursa nuh'un gemisi o zaman musa asayı Allah'a sormadan yaptığı için hatada mı.

 

"Gerçekten Ben, Ben senin Rabbinim. Ayakkabılarını çıkar; çünkü sen, kutsal vadi olan Tuva'dasın." (TAHA SURESİ / 12)

 

ayakkabı doğada orjinali olmayan bir araç yüryüşümüzü daha da kolaylaştırır.

 

Dağlardan güvenli evler yontuyorlardı. (81)hicir,

 

orjinali olan dağa ev yapmak kınanırken,

Allah, size evlerinizi (içinde) "güvenlik ve huzur bulacağınız yerler" kıldı; ve size hayvan derilerinden hem göç gününde, hem yerleşme gününde kolaylıkla taşıyabileceğiniz evler; yünlerinden, yapağılarından ve kıllarından bir zamana kadar giyimlikler-döşemelikler ve (ticaret için) bir meta kıldı. (NAHL SURESİ / 80)

 

bu tarz evlerse övülmüş, aynı araç ama kullananların ellerinde kınana ve övünen halinde şekil değiştiren.yünü kesmek için bir araç, yünü eğirmek için bir araç, yünü dokumak için bir araç, hepsi de birbrileri ile bağlantılı,

 

  • "Geniş zırhlar yap, (onları) düzenli bir biçime sok ve hepiniz salih ameller yapın. Gerçekten ben, sizin yaptıklarınızı görenim" (diye vahyettik). (SEBE' SURESİ / 11)

  • doğa da orjinali olmayan bi raraç zırh, doğadan demir madenini sökerek doğadaki ayet mi bozulmuş, yoksa Rabb ondan doğada tesbih/ilinti/bağlantı kurmasını mı istemiş, petrolü çıkarmak kötü, demiri çıkartmak ii mi,Ve ayet davuta zırhın ne olduğunu tarif etmiyor, davuta bildiği şeyi emrediyor.

     

    Andolsun, biz Süleyman'ı imtihan ettik, tahtının üstünde bir ceset bıraktık. Sonra (eski durumuna) döndü. (SAD SURESİ / 34)

     

    taht doğada orjinali olmayan bir araç, oturmayı kolaylaştırır, rahat ettirir.Bu tahtı yapan ve yaptıran orjinali mi bozdu yoksa tesbih mi etti,

     

  • Ona: "Köşke gir" denildi. Onu görünce derin bir su sandı ve (eteğini çekerek) ayaklarını açtı. (Süleyman:) Dedi ki: "Gerçekte bu, saydam camdan olma düzeltilmiş bir köşk-zemindir." Dedi ki: "Rabbim, gerçekten ben kendime zulmettim; (artık) ben Süleyman'la birlikte alemlerin Rabbi olan Allah'a teslim oldum." (44)
  • köşk, parlak zemindeki parlak taşlar,

     

    velhasılı kelam bu meseleyi bir kardeşle konuştuktan sonra kur'anda geçen araçları ve araçların yapım aşamasını incelemeye aldım, şu an gördüğüm odur ki, açlık elbisesinin nedeni araç değil araçları kullanan insanlardır, ki sanayi toplumu da budur.

    aynı araçlar birilerinin elinde infak, adalet ve ıslaha dönüşürken birilerinin elinde sömürüye dönüşür,

    inşallah bir sonraki yazımda bunu örneklendirmeye çalışacağım, yalnız şu unutulmasın ki,Musa, fravun ve israil oğulları ne ise şu anda durumumuz odur, ve tek çıkar yol evleri kıbleler edinmektir,

     

    selam ve dua ile

    Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
     
    cin13
    Uzman Uye
    Uzman Uye


    Katılma Tarihi: 23 ocak 2007
    Gönderilenler: 385
    Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı cin13

    Selamlar.

    cin13 Yazdı:
    Teknolojinin faydaları zararından fazladır. Böylece beni ve benim gibi düşünen yüzbinlerce bilim insanını da akl-ı selim olmamakla itham etmiş oldunuz. Bu başlığa cevap yazmamın nedeni ülkemizdeki bilim ve teknolojiye yönelik çalışmaları hor, anlamsız ve zararlı gören zihniyetin yansımalarını bu başlık altında da gördüğüm içindir. ABD ve Avrupa’yı niçin yüzyıl geriden takip ettiğimizi anlayamamış zihniyetin.

    çoban Yazdı:
    Çıkış noktanız yanlış değerli Dostum."İlerleme" tanımınız doğru değil.ABD ve Avrupa tarihin hiçbir döneminde "Muslim"lerden ileride olamadılar,Allah'ın imtihanına göre.

    Siz ve sizin gibi düşünenler sırf müslim etiketi taşımayı üstünlük olarak gördüğü, bilimi,teknolojiyi aşağı gördüğü  sürece bilim sahibi ülkelerin sömürgesi olmaya devam ederiz elbette. Bırakalım bu dünyayı onlara, ahiret nasılsa bizimdir, değil mi?

    cin13 Yazdı:
    Bilim, kutsal bir zihinsel etkinliktir. İnsan aklının en yüce ürünlerindendir. Teknoloji ise bilimin somutlaşmasıdır. Teknoloji, daha keskin deneyler yapabilmek için geliştirilen yöntem, araçlar ve bunların yan ürünleridir. Teknoloji, bu döngü içerisinde bilimin gelişmesine yardımcı olur.

    çoban Yazdı:
    Teknoloji sadece Allah'ın izni ve gözetiminde 'kısıtlı-sınırlı'yapılabilir.(Nuh'un gemi yapması gibi)Onun dışında insan bu alana bulaşmamalıdır. 

    Artık, başka peygamber gelmeyeceğine göre o halde teknoloji yapamayacağız. O halde kitlesel “mağaramıza dönüş” hareketi başlasın. Hadi gelin mağaramıza geri dönelim!

    cin13 Yazdı:
    Örnek vereyim: Evrenin genişlediğini keşfetmek, hem dini hem felsefi hem de bilimsel sonuçları olan önemli bir olaydır. Bu keşif ise zamanının teknolojik olarak en üstün teleskoplarıyla olmuştur.Başka bir örnek : Wilkinson  Mikrodalga Anizotropi Sondası, birkaç yıl önce, evrendeki arkaalan ışımasındaki küçük farklılıkların büyük patlama kuramını desteklediğini keşfetmiştir. Bu ve diğer kesiflerin felsefi,dini ve bilimsel devrimlere neden olduğunu burada yazmıştım.

    çoban Yazdı:
    Başka/Batıl kültürlerin "kusmuklarıyla" avunmak Hanif bir Mümine yakışmaz.Sözkonusu buluşların hiçbirisi Mümin'in ahiret sürecini etkilemez.Bize düşen Salih amel üretmektir. 

    Demek ki size göre bilim, salih amel kapsamına girmiyor. Vah vah! Küçümsediğiniz bilim sayesinde kazanılan ya da kuvvetlenen, o ilmi dayanaklı inanç mı değerlidir yoksa oturduğunuz yerden  ilmi "kusmuk" olarak nitelendiren sizinki mi? Bilmeye,araştırmaya yönelik onca ayet manasızmış oysa.

    Bilgisayar,internet, otomobil,uçak,tren vs.. hepsi senin “kusmuk” olarak adlandırdığınız bilimin ürünleri. İmanınızın gereği olarak hemen şimdi bilgisayarı kapatın, kıyafetlerinizi çıkarın, (kıyafetlerimiz de makine teknolojisi ürünü), dağa çıkıp bir mağaraya yerleşin. Gerekirse duman ya da güvercinle haberleşirsiniz. Çünkü,hayatınız batıl kültürlerin kusmuklarıyla dolu.

    cin13 Yazdı:
    Dolayısıyla bilim ve teknoloji sadece kendi sahalarında kalmaz, insanın diğer ruhsal ve zihinsel ürünlerine de katkı yaparlar. Bilim-felsefe, bilim-din, bilim-sanat ilişkilerini « felsefeye giriş » kitaplarından ayrıntılı olarak öğrenebiliriz.

    Teknoloji’nin zararının faydasından çok olduğunu iddia etmek için tüm bu verileri alt alta yazıp, eksilerini artılarından çıkarmak, daha sonra teknolojinin Kuran’dan onay almadığını iddia etmek lazımdır.

    çoban Yazdı:
    Yanlış önerme! Önce Kuran'a sormak lazım diye düşünüyorum.

    Buyrun, Kuran’dan kanıtınızı getirin. Ayrıca böyle “önerme” gibi kelimeler kullanmayın. “Mantık” bilimi formel bir bilim dalıdır. Aman dikkat.

    cin13 Yazdı:
    Bu çok zorlu bir iddiadır. Burada,birbirimizle iletişim kurmamızı sağlayan, Kuran’dan onay almadığını iddia ettiğiniz teknolojidir.

    Teknolojiyi yadsımak aslında mümkün de değildir. Teknoloji sözlük anlamı olarak uygulama ya da sanat bilimi demektir. Taştan oyma bıçak da, taş tekerlek de  zamanının teknolojisidir. Alet kullanmaya başlayan insan, teknolojiyi kullanmaya başlamış demektir. Bu bilim tarihinden de öncedir. İnsan ve teknolojiyi, diğerinden ayrı düşünmek bu yüzden mümkün değildir.

    Teknolojisiz dünyanın fertleri olsaydık bugün dünya'nın kaplumbağaların ya da öküz başının üzerinde durduğunu sanıyor olacaktık. Ya da « Acaba, Allah bu söylediği ile ne demek istedi ? » diyecektik. Allah'ın yerleri ve gökleri incelememizi tavsiyesinde mutlaka bir hikmet vardır.

    çoban Yazdı:
    Atalarımız, İbrahim,İsmail,Davut,İsa,Musa,Muhammed'in sözünü ettiğin teleskoptan yoksun olmaları onların iman değerlerinde bir düşüşe sebep olur mu?

    Bize düşen evreni,insanı öğrenmektir. Umulur ki bu imanımızı artırır.

    Bilgi, imanı taklit ve gelenek olmaktan çıkarır. Benim, yaşamımın beyyine üzerine olmasından anladığım budur.

    cin13 Yazdı:
    Güneşin nasıl ısı ve ışık yaydığını keşfetmek iyi, ama bunu hidrojen bombası yapmak için kullanmak kötüdür.

    Tekrar edelim : Sorun, bilim veya teknoloji değil-asla olamaz, insanın bunu hangi amaçlar ile kullandığıdır.

    çoban Yazdı:
    Atom Bombasını Hak uğruna kullanacak bir zümre varmıdır acaba?Bunu nasıl başaracağını doğrusu çok merak ediyorum.Bilen söylesin. 

    Bravo. Nasıl da yakaladınız yanlışımı..Bir gol de bana atmış oldunuz.

    Kastettiğim şu: Güneş, enerjisini hidrojen atomlarını helyum atomlarına dönüştürerek sağlar. Hidrojen bombası da aynı prensiple çalışır.Ancak bombada kontrolsüz füzyon vardır. Yani, bu füzyon bilgisini ilmimizi artırıp, evreni daha iyi anlamak için de kullanabiliriz, bomba yapmak için de..Kötü olan bu bilgi değildir. Belirleyici olan insan niyetidir. Anladınız?

    cin13 Yazdı:
    Y.N. Öztürk�e bir soralım. Sanayi ve teknoloji mi kötü diyecek yoksa bunları sömürü için araç edinen insanlar mı ?

    çoban Yazdı:
    Sor,ancak politik davranabilir!

    Y. N.Öztürk’ü referans siz gösterdiniz, ben değil. Referansınızdaki çelişkiyi gösteriyorum. Referansınız sizin gibi düşünmüyor. O halde neden gösteriyorsunuz?

    Saygılar.Sevgiler.

     

     



    __________________
    Dinin bakış açısına göre,tüm bu fantastik harikulade evren,tüm bu karmakarışık şeyler, ancak, Tanrı’nın, insanların iyi ve kötü için çabasını gözlediği bir sahnedir.. Bu sahne,bu oyun için çok büyük!
    Yukarı dön Göster cin13's Profil Diğer Mesajlarını Ara: cin13
     
    Guests
    Guest Group
    Guest Group


    Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
    Gönderilenler: -259
    Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

    Selam CİN13,

    'Sadece Kuran'ortak paydamıza rağmen yeryüzündeki duruşumuz maalesef birbirine oldukça uzak.Allah'ın gücünü Bilim ve Teknolojinin altında gören mantığınızı hayretle izliyorum.

    Dostum, siz Allah'ın taraftarı olmanın ne demek olduğunu bilmiyorsunuz.Biz,Bedir'de taraftarlarını 5000 melekle destekleyen Yüce Allah'ın bizi de aynı şekilde dilerse 5 Milyar Melekle destekleyeceğine iman ediyoruz,sadece Muslim'ler olarak.

    Söylenenleri anlamaya çalışma yerine kızgınlığınızı ve nefretinizi yansıtmışsınız cevabi yazınızda.Konuyu uzatma yerine sizi sukunete ve yeniden düşünmeye davet ediyorum.

    Selametle.

     

     

    Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
     

    << Önceki Sayfa Sonraki >>
      Yanıt YazYeni Konu Gönder
    Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

    Forum Atla
    Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
    Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
    Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
    Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
    Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
    Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

    Powered by Web Wiz Forums version 7.92
    Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
    hanif islam

    Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

         Sayfam.de  

    blog stats