HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: Hz.İsa’nın mucizevi doğumu... Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

21 ENBİYA 91 :

Hakkı Yılmaz :

91-  Ve o, ırzını titizle koruyan kadın; işte Biz, ona ruhumuzdan üfledik. Ve kendisini ve oğlunu âlemler için bir ayet [mucize] kıldık.

Meryem’in iffetine ve Allah’ın ona lütfettiği konuma değinilen bu ayette, dolaylı olarak İsa (as) peygambere de işaret edilmiştir. Meryem hakkındaki “ırzını titizle koruyan kadın” ifadesiyle, babasız çocuk doğurması üzerine Meryem’e isnat edilebilecek suçlamalar reddedilmiştir.
Meryem ile ilgili daha evvel Meryem suresinin tahlilinde detaylı bilgi verilmiştir. (Tebyinü’l Kur’an; c.1,  s. 487-490) Burada kısa bir hatırlatmayla yetiniyoruz:

Kitap’ta Meryem’i de an! Hani o, ehlinden [ailesinden, yakınlarından] ayrılarak doğu tarafında bir yere çekilmişti.
Sonra ehliyle kendisi arasına bir perde edinmişti de Biz ona ruhumuzu gönderdik, sonra o [ruhu getiren elçi], ona [Meryem’e] mükemmel bir beşeri örnek verdi.
O [Meryem]: “Ben senden Rahman’a sığınırım. Eğer sen takiyy [takva sahibi birisi / Takiyy] isen...” dedi.
O [Elçi, Zekeriyya]: “Ben sadece, sana tertemiz bir delikanlı bağışlamam / bağışlamak için, Rabbinin elçisiyim” dedi.
O  [Meryem]: “Benim nasıl delikanlım olabilir? Bana hiçbir beşer dokunmamıştır. Ben bir bağiy [iffetsiz biri] de değilim” dedi.
[Elçi]: “Öyledir! Rabbin buyurdu ki: Bu [babasız çocuk vermek], Bana pek kolaydır. Hem Biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacağız.” Ve o gerçekleştirilmiş bir iş oldu.
Sonunda o [Meryem], ona [delikanlıya] gebe kaldı. Sonra da onunla uzak bir yere çekildi.
Sonra doğum sancısı onu bir hurma dalına tutunup dayanmaya zorladı. “Keşke bundan önce ölseydim ve büsbütün unutulan biri olsaydım!” dedi.
Sonra ona aşağısından / aşağısındaki kişi seslendi: “Sakın üzülme, Rabbin alt tarafında bir su arkı akıttı. Hurma dalını kendine doğru silkele, üzerine olgunlaşmış taze hurmalar düşsün. Sonra ye, iç, gözün aydın olsun. Sonra eğer beşerden birini görürsen, ‘Ben Rahman’a bir oruç adadım, onun için bugün hiçbir kimseyle konuşmayacağım’ de.”
Sonra o [Meryem], onu [çocuğunu] yüklenerek kavmine getirdi. Onlar [kavmi] dediler ki: “Ey Meryem! Doğrusu sen görülmemiş bir şey yaptın. Ey Harun’un kız kardeşi! Senin baban kötü bir kişi değildi, annen de bağiy [iffetsiz] bir kadın değildi.”
Bunun üzerine o [Meryem], ona [çocuğa] işaret etti. Onlar “Biz beşikte bir sabi olan kimseyle nasıl konuşuruz?” dediler.
O [Beşikteki çocuk] dedi ki: “Şüphesiz ben Allah’ın kuluyum. O bana kitabı verdi ve beni bir peygamber kıldı [yaptı]. Beni, ben nerede olursam olayım mübarek kıldı. Hayatta bulunduğum müddetçe bana namazı / sosyal desteği ve zekâtı tavsiye etti. Ve beni, anneme iyi davranan bir kimse [kıldı]. Ve beni bir zorba, bir mutsuz kılmadı. Ve doğurulduğum gün, öleceğim gün ve diri olarak ba’s olacağım [yeniden diriltileceğim] gün, selâm benim üzerimedir. Ve şüphesiz Allah benim Rabbimdir, sizin de Rabbinizdir. O hâlde ona ibadet edin, işte bu, dosdoğru yoldur.”
İşte bu, hakk söze göre, hakkında ihtilâf edip durdukları Meryem oğlu İsa’dır.
Allah için çocuk edinmek diye bir şey yoktur. O, bundan münezzehtir. O, bir şeye hükmederse, ona sadece “ol” der, o da oluverir. (Meryem/16-35)

 “Meryeme ruh üfürülmesi” konusunu Meryem suresindeki açıklamamızdan kısaca naklediyor, konunun detayı için ilgili bölümün (Tebyinü’l-Kur’an; c: 3, s: 486, 487) okunmasını öneriyoruz.

Kur'an’da Meryem’e ruh üflendiği şu iki ayette de ifade edilmiştir:

Ve Allah, ırzını bir kale gibi koruyan Imran kızı Meryem'i de örnek verdi. Biz onun içine ruhumuzdan üfledik. O da Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdikledi ve içten bağlananlardan oldu. (Tahrim/12)         

Ey ehlikitap! Dininizde aşırılığa gitmeyin. Ve Allah hakkında gerçek dışı bir şey söylemeyin. Meryem oğlu İsa Mesih, Allah'ın elçisi ve kelimesidir. Ki Meryem'e ilka ettiği  [ulaştırdığı] kelimesi ve kendisinden bir ruhtur. Artık Allah’a ve elçilerine inanın. “Üçtür” demeyin. Son verin, sizin için daha iyi olur. Allah Vahid'dir, tek ve biricik ilâhtır. Kendisi için bir çocuk olmasından arınmıştır O. Yalnız O'nundur göklerdekiler ve yerdekiler. Vekil olarak Allah yeter. (Nisa/171)

“Ruh üfürme”nin “az bir bilgi ile bilgilendirmek” anlamına geldiği daha evvel açıklanmıştı. (Tebyinü’l-Kur’an; c: 1, s: 487-490)  Bu ayetlerden, Meryem valideye bazı özel bilgilerin lütfedildiği anlaşılmaktadır. Ancak bu konunun teferruatı Âl-i Imran, Meryem ve Enbiya surelerindeki ilgili pasajlardan alınmalı ve bu olay Kur'an'daki pasaj bütünlüğü içinde, Zekeriya’nın (as) durumunu açıklayan ayetler ile birlikte ele alınmalıdır. Çünkü yaşlı bir adam olan Zekeriya’nın (as) ve kısır eşinin çocuk sahibi olması ile Meryem'in erkeksiz çocuk doğurması, birbirini takip eden dönemlerde meydana gelmiştir.
Enbiya/91 ve Tahrim/12’de geçen “ruh üfürme” tabiri, Nisa 171'de “ilka [bırakma, ulaştırma]” tabiri ile açıklanmaktadır. “Ruh üfürme” tabirinin “az bir bilgi ile bilgilendirmek” anlamına geldiği artık bilindiğine göre, Meryem’e üflendiği bildirilen ruhun da onun hamile kalması için rahmine [dölyatağına] yapılan fizikî bir üfürük değil, mabette Zekeriya’nın (as) himayesinde bulunduğu sırada Meryem’e lütfedilen bilgi olduğu anlaşılmaktadır. Kur'an'a göre aynı tür bilgi daha önce Zekeriya’ya (as) verilmiş, onun hem yaşlı hem de kısır olan karısı da bu bilgi ile Yahya'yı doğurmuştur. Daha sonra bu kutsal bilgiyi/mesajı Meryem'e iletmekle görevlendirilen Zekeriya (as), Allah'ın elçisi olarak görevini yapmış ve kutsal bilginin doğruluğuna kanıt olarak da bu bilgi sayesinde “sapasağlam” bir insan olarak doğan Yahya'yı göstermiştir.
 “Meryem’in ailesini terk etmesinin sebebi olarak “hayız gördüğü için utanmıştı” veya “hamileliği bahanesiyle uzaklaşmıştı” tarzında yapılan yakıştırmalar, ayetin orijinal anlamını bozmaktan başka bir şey değildir. Bizim kanaatimize göre Meryem sorunludur ve sorunları sebebiyle yakın çevresinden uzaklaşmıştır. Meryem’in sorununun ne olduğunu anlama konusunda Âl-i Imran suresinin 36, 37, 42 ve 43. ayetlerindeki bazı ifadeleri birer ipucu olarak değerlendirmek mümkündür:

Bir zaman İmran’ın karısı: “Rabbim! Kesinlikle ben karnımdakini tam hür olarak Senin için adadım Sen de benden kabul et, şüphesiz Sen en iyi işitensin, en çok bilensin” demişti.
Onu doğurunca da: “Rabbim, onu kız doğurdum; -hâlbuki Allah onun doğurduğu şeyi daha iyi bilir- erkek, kız gibi değildir. Ve ona Meryem adını verdim. Ve ben onu ve soyunu şeytan-ı racimden Sana sığındırırım” dedi.
Bunun üzerine Rabbi onu güzel bir kabul ile kabul etti. Ve onu güzel bir bitki olarak bitirdi. Ve ona Zekeriyya kefil oldu. Zekeriyya ne zaman onun üzerine, mihraba girse, onun yanında bir rızk bulurdu. O [Zekeriyya]: “Ey Meryem! Bu sana nereden?” dedi. O [Meryem] da: “O, Allah katındandır” dedi. Şüphesiz Allah, dilediğine hesapsız rızk verir. (Âl-i Imran/35–37)                                                

Ve hani melekler “Ey Meryem! Şüphesiz Allah seni seçti, seni tertemiz kıldı ve seni âlemlerin kadınlarına seçti. Ey Meryem! Rabbine gönülden kul ol, ona boyun eğ ve rükû edenlerle [rükû eden erkeklerle] beraber rükû et!” demişlerdi. (Âl-i Imran/42, 43)         &am p;am p;nb sp;         

Yukarıdaki ayetlerde yapılmış olan vurgulardan hareket edilerek olayların gelişimi ve Meryem’in sorunları hakkında bazı tahminler yürütülebilir:
Meryem, erkek çocuk isteyen ve bekleyen, çocuk kız olunca da pek sevinmeyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Imran’ın karısının “Onu kız doğurdum” ifadesinin hemen arkasından gelen Rabbimizin “-hâlbuki Allah onun doğurduğu şeyi daha iyi bilir-” şeklindeki ifadesi, Meryem’in Imran’ın karısının zannettiği ve ayette dile getirdiği gibi olmadığını göstermektedir.
Diğer taraftan Âl-i Imran suresinin 37. ayetindeki “Ve onu güzel bir bitki olarak bitirdi” ifadesi de, Meryem’in normal bir insan özelliğinden çok, bir bitki özelliği taşıdığını düşündürmektedir. Bir insanın bitki özelliğinde olması Rabbimizin yaratılış kanunlarına ters değildir. Çünkü insanın yaratılış aşamalarından birisi de bitkilik evresidir:

Ve Allah sizi yeryüzünde bitki olarak bitirdi. (Nuh/17)        & ; ;nbs p;   

Meryem’in daha sonra erkeksiz hamile kaldığı da göz önüne alınırsa, bitki özelliğinde olması onun tıpkı çiçekli bitkilerin çoğunda görüldüğü gibi “erselik” yapıda olduğu, yani vücudunda hem erkek hem dişi üreme organı bulunduğu ihtimalini ortaya çıkarır ki, bizim kanaatimiz de bu yöndedir.
Bu kanaatimizi doğrulayan bir husus da Âl-i Imran/42’deki “… seni âlemlerin kadınlarına seçti” ifadesidir. Çünkü bu ifade ile belirtilen seçkinlik, Meryem’in meziyetleri dolayısıyla diğer kadınlardan üstünlüğünü değil, onun biyolojik farklılığını, fazlalığını, fizikî bakımdan diğer kadınlarla aynı yapıda olmadığını anlatmaktadır.
Meryem’in erselik yapıda olması, ehlini terk edip uzak bir yerde tek başına yaşamaya gitmesinin sebebini de izah etmektedir. Yani Meryem, her problemli insanın yapabileceği gibi, bünyesindeki bu farklılığın meydana getirdiği psikolojik sıkıntı ile evini terk etmiştir.
Ayrıca Meryem’in “Bana bir beşer dokunmamıştır” şeklindeki ifadesi de, onun erselik yapıda olmasına uygun bir ifadedir. Çünkü Meryem “Bana bir erkek dokunmamıştır” dememiş, hem erkek hem kadın için söz konusu edilebilecek bir ifade kullanmıştır.
Bütün bunlardan başka, Meryem’den rükû eden erkekler ile beraber rükû etmesinin istenmesi de çok ilginçtir. Yani Meryem’e haniflik konusunda erkek olarak görev yapması bildirilmiştir. Ayetteki “er-Rakiîn” ifadesinin müzekker getirilmesi herhâlde sadece seci’ [kafiye] olsun diye değildir.
Bir dikkat çeken nokta da, Enbiya/92’de Meryem’e işaret eden zamirler müennes [dişil], Tahrim/12’de zamirlerden biri müzekker [eril], diğeri müennes [dişil] olarak yer almıştır.
Tamamen Kur’an ayetlerindeki ifadelere dayandırdığımız bu tahminler, bilimsel gerçeklerle de hiçbir çelişki göstermemektedir:

Erdişilik hermafroditlik ya da erseliklik olarak da bilinir. Aynı bireyde erkek ve dişi üreme organlarının birlikte bulunması. Çiçekli bitkilerin çoğunda … erdişilik görülür. (Ana Britannica; c:11, s:313)
Yalancı Erdişilik: … Dişi tipi yalancı erdişilikte yumurtalıkların olmasına karşın ikincil eşey özellikleri ve dış üreme organları erkeğinkilere benzer. Genellikle ergenlik döneminde kadına özgü ikincil eşey özellikleri de gelişir. … Erkek tipi yalancı erdişilikte erbezleri olduğu hâlde ikincil eşey özellikleri ve dış üreme organları kadınınkilere benzer. Bu durumda dölütte erbezlerinin salgıladığı testosteron hormonu bilinmeyen bir nedenle vücuttaki gerekli değişiklikleri gerçekleştirememiştir. En sık rastlanan tipinde dış üreme organları tümüyle kadın üreme organları görünümündedir; ergenlik döneminde kadına özgü ikincil eşey özellikleri belirir. Buna karşılık eşey bezleri [erbezleri] ve eşey kromozomları kişinin erkek olduğunu gösterir. Bu tip bozukluk genellikle kız olduğu sanılan çocuğun ergenlik dönemine girdiği hâlde âdet kanamasının başlamamasıyla tanınır. Vücuttaki dokular erkek eşey hormonlarına çok az ya da hiç yanıt vermediklerinden ve dış üreme organları kadınınkilere benzediğinden çocuk kız çocuğu olarak yetiştirilir. …   (Ana Britannica; c:32, s:74



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Değerli Malik Kardeşim,

konu ile ilgili :

1- ırzını titizle koruyan kadın

nihayetinde ve sonuç olarak fercini korumuş demektir...( burada toplumun değer yargıları, Allah'ın değer yargıları diye ayırmak ile de ilgisi yok bence...)bu cümleye aykırı düşecek herhangi bir yorum, Ayet'e aykırı düşmüş olacaktır. mutlaka bir yorum veya bir tevil yapılacaksa, bunun mutlaka Ayet'in orjinali ile çakışan bir yorum olması gerekir. Ayet'in orjinali ile çatışıyorsa, o yorumda bir yanlışlık var demektir, diye düşünüyorum.

şöyleki:

19/28 :

 

Ya uhte harune ma kane ebukimrae sev'iv ve ma kanet ummuki beğiyya.

27. (Meryem) onu taşıyarak kavmine getirdi: "Ey Meryem, dediler, sen tuhaf bir iş yaptın."

 

28. Ey Harun'un kızkardeşi, baban kötü bir adam değildi, annen de fahişe değildi (sen ne yaptın böyle)?

 burada toplumun değer yargıları, Allah'ın değer yargıları diye ayırmak ile de ilgisi yok...görülen/ yani sahne bu değil bence... bilakis, açıkça görülüyor ki, o günkü ma'ruf ile bugünkü ma'ruf arasında bu konuda bir fark görülmüyor...ve daha da önemlisi Meryam'in toplumun haberdar olmadığı bu haline sev'in ( kötü, çirkin) , beğiyya ( ileri gitme, azgınlık, serkeşlik) şeklindeki tanımlamalarına ( yani bu görüntünün tanımına) Yüce Allah'ın red vermediği, bu görüntünün karşılığının bu tanım olacağını ve bu haliyle bu tanımların kendisini onadığını görüyoruz. yani bu şekilde bir fiilde bulunanın bu tanımlamaları hakketmeyeceğini söylemiyor Yüce Allah...bunun yerine mehed = beşik içindeki Hz.İsa'yı konuşturup duruma müdahale ediyor Yüce Allah...

 

2-Biz, ona ruhumuzdan üfledik.

bu ruh üfürmenin, cinsel birliktelik olarak yorumlanabilmesi için, ( üfürme ile cinsel birlikteliğin alakasını ilişiklendirebilmenin imkan/ imkansızlık boyutunun dışında...) bir kere, Hz.Meryem'in fecr'ini korumaktan vazgeçmiş olması gerekir...böyle bir yorumun yukarıdaki Ayet ile açıkça çeliştiğini düşünüyorum.

3-O [Meryem]: “Benim nasıl delikanlım olabilir? Bana hiçbir beşer dokunmamıştır. Ben bir bağiy [iffetsiz biri] de değilim” dedi.

bu ifadenin aksinin meydana geldiğini, veya sonradan Hz.Meryem'i bağy'lik bir fiil işlettirecek ( Yüce Allah'da yukarıda söylediğim gibi bu kelimeyi onaylıyor...) bir cinsel birleşmenin meydana geldiğini bize gösterecek hiçbir ifadeyi göremiyoruz...

4-[Elçi]: “Öyledir! Rabbin buyurdu ki: Bu [babasız çocuk vermek], Bana pek kolaydır. Hem Biz onu nezdimizden insanlara bir mucize ve rahmet kılacağız.” Ve o gerçekleştirilmiş bir iş oldu.

bu ifadelerden, bu olayın alelade bir durum olmayıp, Allah için kolay ( demek ki burada çok farklı bir durum var...)bir Rahmet, bir işaret, bir Ayet , bir Mucize'lik durum var ki, bu şekilde bahsedilmektedir. üstelik bu bir hükme de bağlanmış.

Muhabbetle 



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Hakkı Yılmaz:

"Ve hani melekler “Ey Meryem! Şüphesiz Allah seni seçti, seni tertemiz kıldı ve seni âlemlerin kadınlarına seçti. Ey Meryem! Rabbine gönülden kul ol, ona boyun eğ ve rükû edenlerle [rükû eden erkeklerle] beraber rükû et!” demişlerdi. (Âl-i Imran/42, 43) Yukarıdaki ayetlerde yapılmış olan vurgulardan hareket edilerek olayların gelişimi ve Meryem’in sorunları hakkında bazı tahminler yürütülebilir:

Meryem, erkek çocuk isteyen ve bekleyen, çocuk kız olunca da pek sevinmeyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Imran’ın karısının “Onu kız doğurdum” ifadesinin hemen arkasından gelen Rabbimizin “-hâlbuki Allah onun doğurduğu şeyi daha iyi bilirşeklindeki ifadesi, Meryem’in Imran’ın karısının zannettiği ve ayette dile getirdiği gibi olmadığını göstermektedir.
Diğer taraftan Âl-i Imran suresinin 37. ayetindeki “Ve onu güzel bir bitki olarak bitirdi” ifadesi de, Meryem’in normal bir insan özelliğinden çok, bir bitki özelliği taşıdığını düşündürmektedir. Bir insanın bitki özelliğinde olması Rabbimizin yaratılış kanunlarına ters değildir. Çünkü insanın yaratılış aşamalarından birisi de bitkilik evresidir:

Ve Allah sizi yeryüzünde bitki olarak bitirdi. (Nuh/17) Meryem’in daha sonra erkeksiz hamile kaldığı da göz önüne alınırsa, bitki özelliğinde olması onun tıpkı çiçekli bitkilerin çoğunda görüldüğü gibi “erselik” yapıda olduğu, yani vücudunda hem erkek hem dişi üreme organı bulunduğu ihtimalini ortaya çıkarır ki, bizim kanaatimiz de bu yöndedir.
Bu kanaatimizi doğrulayan bir husus da Âl-i Imran/42’deki “… seni âlemlerin kadınlarına seçti” ifadesidir. Çünkü bu ifade ile belirtilen seçkinlik, Meryem’in meziyetleri dolayısıyla diğer kadınlardan üstünlüğünü değil, onun biyolojik farklılığını, fazlalığını, fizikî bakımdan diğer kadınlarla aynı yapıda olmadığını anlatmaktadır.
Meryem’in erselik yapıda olması, ehlini terk edip uzak bir yerde tek başına yaşamaya gitmesinin sebebini de izah etmektedir. Yani Meryem, her problemli insanın yapabileceği gibi, bünyesindeki bu farklılığın meydana getirdiği psikolojik sıkıntı ile evini terk etmiştir.
Ayrıca Meryem’in “Bana bir beşer dokunmamıştır” şeklindeki ifadesi de, onun erselik yapıda olmasına uygun bir ifadedir. Çünkü .Meryem “Bana bir erkek dokunmamıştır” dememiş, hem erkek hem kadın için söz konusu edilebilecek bir ifade kullanmıştır
Bütün bunlardan başka, Meryem’den rükû eden erkekler ile beraber rükû etmesinin istenmesi de çok ilginçtir. Yani Meryem’e haniflik konusunda erkek olarak görev yapması bildirilmiştir. Ayetteki “er-Rakiîn” ifadesinin müzekker getirilmesi herhâlde sadece seci’ [kafiye] olsun diye değildir."

Bu yazıdaki yanlışlar o kadar çok ki! Neresinden başlıyacağımı şaşırmış vaziyetteyim.Yapılan hatalı ayet çevirileri ve bunların üzerine bina edilen o kadar çok yanlış yapılmış ki!

Meryem'i doğuran anası "ben kız doğurdum" derken, Meryem'in kızlık organını görmüş ama hemen yanı başındaki erkeklik organını görememiş! Hayret doğrusu! Ama sayın Hakkı Yılmaz onun erselik /çift cinsiyetli /çift organlı olduğunu binlerce yıl sonra da olsa Kuran'dan tesbit edebilmiş! Bravo Hakkı Yılmaz'a!

Ayette, "halbuki Allah ne doğurduğunu (ondan) daha biliyor" ara cümlesi, Hakkı Yılmaz'ın tesbitine kesin bir delil olamaz. Çünkü Allah her şeyi her kesten daha iyi biliyor. İnanan her kes bununun böyle olduğunu bildiği halde yine de "Allah'ım ben şunu, şunu yaptım, afet!" dediği gibi Meryem'in annesi de bir erkek beklerken kız doğurunca "erkek olmasını istemiştim ancak kız oldu Allahım.." diyor, Allah'ın ne onun ne doğurduğunu bildiği halde.

Hakkı Yılmaz "Meryem'in erselik olduğu" tezine getirdiği bir delil de Meryem'in "Bana bir BEŞER dokunmadı" sözüdür. Hakkı Yılmaz'ın tesbitine göre "Beşer" sözcüğü özel olarak seçilmiş oluyor. Ona göre "bir ERKEK dokunmadı" denmeliydi! "Deki: Ben de sizin gibi bir beşerim" derken, Allah'ın elçisi Muhammed de bir erselikmiş! Hatta Allah'ın bütün resulleri erselik oluyor bu anlayışa göre. Çünkü Kuran onların hepsi için beşer sözcüğünü kullanıyor.

Diğer bir delil de "Ey Meryem, Ruku' edenler (râkiin) ile beraber ruku' et" ayeti oluyor. "Râkiin" kalıbının eril olmasından yola çıkarak Hakkı Yılmaz râiinin sadece erkekleri içerdiğini söylüyor. Bu anlayışın çok vahim sonuçlar doğurduğunun farkında mıdır acaba Hakkı Yılmaz? Bütün inananları kapsaması gereken o kadar çok bu kalıpta terim var ki! Yüzlerce örnek sayabilirim. Mesela, bunlardan sadece bir örnek vereyim: İnnemé elmu'minûne ixvetun" cümlesindeki elmu'minun erildir. Hakkı Yılmaz'ın mantığıyla, bunun anlamı, "Sadece inanan erkekler kardeştir".

Bir başka delili de "Seni âlemlerin kadınlarına seçti" çevirisi ve buna getirdiği yorumudur. Yani diğer kadınlardan farklı çift cinsiyetli yapması... Hakkı Yılmaz'ın farklılığı burada da kendini belli etmiş. Bu yorum da ilk defa sadece Hakkı Yılmaz Bey'e aittir. Halbuki, Allah Meryem'i insanların kadınlarına tercih ediyor; onu İsay'a babasız anne yapıyor, onu ve oğlunu yaratıcı kudretine bir âyet yapıyor.

Bir başka ilginç buluşu da "Ve onu güzel bir bitki olarak bitirdi" çevirisi, buna destek olarak da "Ve Allah sizi yeryüzünde bitki olarak bitirdi" şeklinde yaptığı çeviri.

Halbuki Allah insanı yerden (topraktan) bir bitki olarak bitirmedi, insanı yerden/toraktan yarattı. Enbete fiili insan için kullanılınca, "yaptı, yarattı, adam etti/buluğa erdirdi anlamına gelir.

Buna göre 3/37 ile 71/17 âyetleri şöyle çevlirse daha uygun düşer:

3/37- .. ve onu güzel bir yaratışla yarattı/ gizel bir şekilde yetiştirdi/ vs.

71/17- Ve Allah sizi yerden/topraktan bir yaratış yarattı/ Ve Allah sizi topraktan adam yaptı.

Bu kadar yeter sanırım.

 

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
malik bin nebi
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 24 kasim 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 439
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı malik bin nebi

Selam Hasan Oktem abim,

Anladıklarımı yazdım metnin bende uyandırdıkları bunlardır yazacaklarım tekrar niteliği taşıyacak, sen de metinden anladıklarını yazdın, o güzel yüreğinden taşanları dinlemeye her zaman hazırım sen meryemin mucizevi doğum yaptığına inanan dürüst, erdemli, sağlam bir dostsun, bir başkası da tersine inanarak doğru ve düzgün biri oluyor, bilgiler, inanışlar, anlamalar değişir, ama esas olan istikamet, rota, güzergah, kıbledir,

Ben senin kıblenden razıyım, umarım Rahman da razı olur,

 

Yiğenim selamı ile de neşelendim, kendinize çok ii bakın,

Tüm kardeşlere  selamlar,

 

Esen kalasın

Sevgi ve saygılarımla



__________________
bildiklerimizle değil yaptıklarımızla, ellerimizin neleri ile değil hayatlarımızın nasılları ve nedenleri ile,,,

Beni bir yere oturtmaya çalışmayın,çünkü ben bir yerde oturmuyorum, sadece yürüyorum
Yukarı dön Göster malik bin nebi's Profil Diğer Mesajlarını Ara: malik bin nebi
 
ebu ömer
Ayrıldı
Ayrıldı


Katılma Tarihi: 26 temmuz 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 117
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı ebu ömer

Merhabalar

Hakkı Yımaz:

Meryem, erkek çocuk isteyen ve bekleyen, çocuk kız olunca da pek sevinmeyen bir ailenin çocuğu olarak dünyaya gelmiştir. Imran’ın karısının “Onu kız doğurdum” ifadesinin hemen arkasından gelen Rabbimizin “-hâlbuki Allah onun doğurduğu şeyi daha iyi bilir-” şeklindeki ifadesi, Meryem’in Imran’ın karısının zannettiği ve ayette dile getirdiği gibi olmadığını göstermektedir.

Haktansapmaz:

Meryem'i doğuran anası "ben kız doğurdum" derken, Meryem'in kızlık organını görmüş ama hemen yanı başındaki erkeklik organını görememiş! Hayret doğrusu! Ama sayın Hakkı Yılmaz onun erselik /çift cinsiyetli /çift organlı olduğunu binlerce yıl sonra da olsa Kuran'dan tesbit edebilmiş! Bravo Hakkı Yılmaz'a!

Abdurrahman abi;

Sayın Hakkı Yımaz; Meryem'in iki cinsel organı vardı da annesi bunu göremedi demiyor ki. Yaptığınız biraz boyutu uzun bir eleştri değil mi? Yani annesi fiziki görüntü olarak kız olduğunu görüp, kız doğurdum diyor. Lakin devam eden cümlede ise Allah'ın beyanı geliyor.

İlaveten 3/36 ayeti içinde geçen "...ve leysezzekeru kel unsa.." ifadesinin size düşündürdüklerini alabilir miyiz? Yani bahsi geçen bu pasajda neden kız erkek olgularından bahsediliyor?

Selam ile...

 

   

 



__________________
Teselli ararsan teselli mi yok...
Yukarı dön Göster ebu ömer's Profil Diğer Mesajlarını Ara: ebu ömer
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

gerçekten böyle garip bir durum olmuş olsa...

yani hunsa yada hunsai müşkil bir çocuk olsa...

annesi  bunu açıkca diyemez mi...

bu ne kız ne oğlan demek çok mu zor...

açıkça kız doğurdum diyor...

yok anası anlamamış ta burdan biz anlamışız...

helal olsun...


__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Malik Bin Nebi :

Anladıklarımı yazdım metnin bende uyandırdıkları bunlardır yazacaklarım tekrar niteliği taşıyacak, sen de metinden anladıklarını yazdın, o güzel yüreğinden taşanları dinlemeye her zaman hazırım sen meryemin mucizevi doğum yaptığına inanan dürüst, erdemli, sağlam bir dostsun, bir başkası da tersine inanarak doğru ve düzgün biri oluyor, bilgiler, inanışlar, anlamalar değişir, ama esas olan istikamet, rota, güzergah, kıbledir,

Ben senin kıblenden razıyım, umarım Rahman da razı olur,

 

düşündüklerin( teveccühlerin...), tamamen yüreğinin güzelliği...

klavyesini yüreğinde taşıyan, yüreğinde klavyesinin tuş'ları ile sanal âlem de , sanallıktan çıkabilecek kadar yakın durabilen, yakınlığı / samimiyeti/ erdemi / halisliği yakinen hissedilebilen Değerli Malik Kardeşim...

Yüce Rabbim, seni/ bizi/ hepimizi sırat-ı müstakim üzerinde klavuzlanan, yol alan, yol almaktan asla yılmayan, murad ettiği kıblesinden şaşmayan, şaşırtmayan, şaşırtılamayan güzel akibetlilerden/ ebedi saadete müstahaklardan kılsın.

ben de senin bu güzel istikametin ve " Müstakim " liğinden razıyım, Yüce Allah'ın da razı gelmesini ve liyakatden dolayı - her dâim-razı gelecek salih ameller işlettirmesini hem sen/ hem kendim ve hem de hepimiz için niyaz ediyorum...

 

Değerli Kardeşim, Dostum,

benim inandığım durum, insanların açıklamakta zorlandığı ( hele o gün için tam mucize...), fakat bugün için, sanırım bilimin açıklayabileceği veya en azından bu yolda büyük ilerlemelerin katedildiği bir durumdur...yani, bugün için tamamen izah dışı bir durum da olmayabilir...( sanırım açıklanabiliyor gün geçtikçe...)bir sonraki iletimde çok nadir rastlanan " Hermafrodit " durumu  ve erkeksiz yani "Bakire doğum", bilim dünyasında "döllenme olmadan doğum" (partogenez) " ile alakalı bir iletim olacak. bu durumun 3/36 ile ve babasız doğum ile alakalı olduğunu düşünüyorum.

Muhabbetle

 



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Hermafroditlik
izafet.Com - Cİnsel Hastaliklar-hermafrodİtlİk
Hermafroditlik cinsel gelişmeyi etkileyen ender görülen durumlardan biridir. Hem dişi hem erkek organlarının bulunması anlamına gelir. Tıpta hermafroditlik olarak adlandırılan durum oldukça ender görülür ve tedavisi ancak tıbbın çeşitli dallarının işbirliği ile gerçekleştirilebilir. Hermafroditler (erdişiler) cinsiyetleri belirsiz ya da dış organlarının görünüşünden cinsiyetlerine ilişkin bir karara varılması güç olan kişilerdir. Kişinin cinsiyeti, sahip olduğu birincil cinsel organlarına bağlıdır. Bunlar erkekte erbezleri, kadında yumurtalıklardır. Çoğu insan bu birincil cinsel organlarına uygun dış cinsel organlara sahiptir: Erkeklerde penis, kadınlarda da vulva bulunur.

Nedenleri
Hem gerçek hermafroditlik hem de yalancı hermafroditlik, doğum öncesi cinsiyet gelişimi sırasında oluşan yanlışlıklar sonucu ortaya çıkar. Nedenlerini ve sonuçlarını anlayabilmek için, normal cinsel gelişme sürecini gözden geçirmek gerekir. Dölüt geliştirecek olan döllenmiş yumurta, cinsiyet kromozomları denilen iki kalıtsal zincir içerir. Bunlardan X kromozomu annenin yumurtasında baştan beri vardır, öteki ise babanın sperminden gelir, ya X ya da Y koduyla anılan daha küçük bir kromozomdur. Bir X ile bir Y kromozomu içeren ve XY koduyla belirtilen döllenmiş yumurta, erkek bebeğe dönüşür.

Büyüyen dölütte, iki cinsteki cinsel organların kökeni de aynıdır. Bunlar daha sonra Y kromozomunun varlığına ya da yokluğuna bağlı olarak erkek ya da dişi organlara dönüşürler. Erkeklerde Y kromozomunun bulunması dölütün karın boşluğunda erbezlerinin biçimlenmesine neden olur. Bunlar, ilk cinsel orgnaların penis ve skrotum (erbezi torbası) biçimini almasını sağlayan "testosteron" adlı bir hormon salgılarlar. Ergenlik dönemi sırasında erbezleri daha fazla testosteron salgılarlar, bu da penisin büyümesine, sesin kalınlaşmasına ve öteki erkeklik özelliklerinin (ikincil cinsel özellikler) oluşmasına neden olur.

Dişilerde Y kromozomu olmadığı için yumurtalıklar oluşur ve klitoris ile vulvanın gelişmesini sağlarlar. İçeride de rahim ve vajina gelişir. Ergenlikle yumurtalıklar dişi hormonları salgılarlar ve böylece göğüsler gelişir, adet çevrimi ve öteki kişi özellikleri ortaya çıkar. Gerçek hermafroditlerin çoğu yani dişi cinsiyet kromozomu taşıyan Y kromozomlarının olmamasına karşılık, yumurtalık dokusu ile birlikte olup da erbezi dokusuna da sahip olabildikleri tam olarak anlaşılmış değildir. Bir açıklama, Y kromozomunun parçasının, kişinin bazı hücrelerden X'lerden birine yapışmış olarak bulunmasıdır. Bazı gerçek hermafroditlerin, bazı hücrelerinde XX, bazı hücrelerinde XY kromozomları bulunur; bu da büyük olasılıkla bir yumurtanın biri X, öteki Y kromozomu taşıyan iki ayrı sperm tarafından döllenmesinden kaynaklanır.

Gerçek hermafroditlerde, genellikle erkek dış cinsel organları baskındır; penisi ve erbezini de içerebilen skrotumları vardır. İçeride ise, bir ölçüde gelişmiş bir rahim ve penisin altında, skrotumu kısmen bölen küçük bir yarık biçiminde bir vajina olabilir. Eğer gerçek hermafroditler doğumda cinsiyetleri ayrılıp uygun bir tedavi görmezlerse, ergenlik çağnıda, iki cinse ilişkin (yüzde kıllanma ve göğüsler gibi) özellikler birden gelişebilir. Bu da, çocuk ister kız ister erkek olarak yetiştirilmiş olsun, büyük sorunlara yol açar.

Dişi tipinde yalancı hermafroditliğin nedeni genellikle "doğuştan böbreküstü bezi hiperplazisi" denilen bir bozukluktur. Dişi dölütte yumurtalık, rahim ve vajinanın üstteki üçte ikilik bölümü normal oluşur. Ancak böbreküstü bezi en önemli hormonu olan kortizolu gerekli biçimde salgılamaz. Bu da onun çok fazla çalışmasına ve erkeklik hormonlarının aşırı salgılanmasına yol açar. Bunların erkekteki testosterona benzer etkileri vardır ve klitorisin büyüyüp penise benzer bir biçim almasına ve vulvanın benzeri bir keseye dönüşmesine neden olur. Bu durum erken fark edilmez ve tedavi edilmezse çocuk, yumurtalıklarının bulunmamasına ve XX kromozom (dişi) cinsiyeti taşımasına karşın, günden güne erkeksi bir görünüş kazanarak büyür.

Erkek tipinde yalancı hermafroditlikte neden, ya dölüt erbezlerinin yetersiz testosteron salgılaması, ya beden dokularının testosterona yanıtsız kalması ya da yetersiz yanıt vermesidir. Sonuçta dış erkek organları tam olarak gelişemez ve kişinin erbezlerinin bulunmasına ve XY kromozom yapısının olmasına karşın, vajina ile küçük bir rahim gibi dişi cinsel organları da oluşabilir.

Erkek tipinde yalancı hermafroditlerin dış cinsel organlarının yapısı vulva ve içinde küçük bir penis ile dişi görünümünün baskın olduğu durumdan, genellikle küçük ya da hafifçe biçim bozukluğu olan bir penisle erkek görünümünün baskın olduğu duruma kadar uzanan, çeşitli değişiklikler gösterir. Dişi olarak belirlenip dişi cinsel hormonları verilmediği sürece, erkek tipinde yalancı hermafroditlerin ergenlik döneminde göğüslerinde gelişme olmaz ve kaslı, erkeksi bir fizik görünüm ağırlık kazanır. Yüz hatları da tam bir erkekten hafifçe dişi görünüşü arasında değişebilir. Çoğu vaka erbezleri hiçbir zaman skrotuma inmeyeceği ve sperm üretmeyeceği için kısır olur.

Erkek tipinde yalancı hermafroditliğin en sık görülen biçimi, "testiküler feminizasyon" adını alır. Nedeni, beden dokularının testosterona karşı olan tam yanıtsızlık halidir. Bu kişiler, XY koromozom yapısına ve erbezlerine sahip olmalarına karşılık dış görünüş olarak hiçbir erkeksi özellik geliştiremezler. Doğumda normal bir dişi olarak görünürler ve hepsi kız çocuk olarak yetiştirilirler. Cinsel organlarının çevresinde ve bedenlerinin başka yerlerinde kılların bulunmaması dışında, normal görünümlü, hatta genellikle çekici kadınlar olurlar. Klitorisleri ve ucunun kör olmasına karşın normal cinsel ilişkiye izin veren bir vajinaları vardır. Ancak, yumurtalık yerine erbezlerinin olması ve rahimlerinin bulunmaması nedeniyle adet görmez ve hamile kalmazlar.

Belirtiler
Hermafroditler hem erbezi hem de yumurtalık dokusu taşırlar. Sözgelimi, bedenin bir yanında erbezi, öteki yanında yumurtalık bulunabilir ve buna bağlı olarak da hem dişi hem de erkek dış cinsel organlarına sahip olabilirler. Yalancı hermafroditlerde dış cinsel organ birincil cinsel organların cinsiyetine tam olarak uygunluk göstermez. Sonuç olarak erkek tipinde yalancı hermafroditlerde iki erbezi de normal yerde değil de büyük olasılıkla karın içine yerleştirilmiş ve dışarıda kadın cinsel organı bulunur. Dişi yumurtalıkları da olmasına karşılık, penis görünümünde bir dış cinsel organa sahiptirler

http://www.izafet.com/saglik/143408-cinsel-hastaliklar-herma froditlik.html



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Hermafroditler (erdişiler) cinsiyetleri belirsiz ya da dış organlarının görünüşünden cinsiyetlerine ilişkin bir karara varılması güç olan kişilerdir.

Erkek tipinde yalancı hermafroditliğin en sık görülen biçimi, "testiküler feminizasyon" adını alır. Nedeni, beden dokularının testosterona karşı olan tam yanıtsızlık halidir. Bu kişiler, XY koromozom yapısına ve erbezlerine sahip olmalarına karşılık dış görünüş olarak hiçbir erkeksi özellik geliştiremezler. Doğumda normal bir dişi olarak görünürler ve hepsi kız çocuk olarak yetiştirilirler. Cinsel organlarının çevresinde ve bedenlerinin başka yerlerinde kılların bulunmaması dışında, normal görünümlü, hatta genellikle çekici kadınlar olurlar. Klitorisleri ve ucunun kör olmasına karşın normal cinsel ilişkiye izin veren bir vajinaları vardır. Ancak, yumurtalık yerine erbezlerinin olması ve rahimlerinin bulunmaması nedeniyle adet görmez ve hamile kalmazlar.

Hermafroditler hem erbezi hem de yumurtalık dokusu taşırlar. Sözgelimi, bedenin bir yanında erbezi, öteki yanında yumurtalık bulunabilir ve buna bağlı olarak da hem dişi hem de erkek dış cinsel organlarına sahip olabilirler. Yalancı hermafroditlerde dış cinsel organ birincil cinsel organların cinsiyetine tam olarak uygunluk göstermez. Sonuç olarak erkek tipinde yalancı hermafroditlerde iki erbezi de normal yerde değil de büyük olasılıkla karın içine yerleştirilmiş ve dışarıda kadın cinsel organı bulunur. Dişi yumurtalıkları da olmasına karşılık, penis görünümünde bir dış cinsel organa sahiptirler

3/36 :

Diyanet Vakfi : Onu doğurunca, Allah, ne doğurduğunu bilip dururken: Rabbim! Ben onu kız doğurdum. Oysa erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Kovulmuş şeytana karşı onu ve soyunu senin korumanı diliyorum, dedi.

Edip Yüksel : Onu doğurunca, 'Rabbim, onu kız doğurdum,' dedi -ALLAH onun ne doğuracağını biliyordu- 'Erkek kız gibi değil. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu, kovulmuş şeytandan koruman için sana yalvarırım.'
Muhammed Esed : Fakat, çocuğu doğurunca, "Ey Rabbim!" dedi, "Bak, bir kız çocuk doğurdum." Halbuki Allah, neyi doğuracağını ve (onun istediği) erkek çocuğun hiçbir zaman bu kız gibi olamayacağını bilmekteydi; "ve ona Meryem ismini verdim. Lanetlenmiş Şeytana karşı onu ve soyunu korumanı diliyorum."

Elmalılı Hamdi Yazır : Derken vaktaki hamlini vaz' etti «Ya rabbi onu dişi vaz' ettim» dedi, Allah daha iyi bilirken ne vaz'ettiğini, halbuki erkek dişi gibi değildi, bununla beraber ben onun adını Meryem kodum ve işte ben onu ve zürriyyetini o recîm şeytanın şerrinden sana ısmarlıyorum

Süleyman Ateş : Onu doğurunca Allâh onun ne doğurduğunu bilirken yine şöyle söyledi: "Rabbim, onu kız doğurdum, erkek, kız gibi değildir. Ona Meryem adını verdim. Onu ve soyunu kovulmuş şeytânın şerrinden sana ısmarlıyorum."

Ali Bulaç : Fakat onu doğurduğunda -Allah onun ne doğurduğunu daha iyi bilirken- dedi ki: "Rabbim, doğrusu bir kız (çocuğu) doğurdum. Erkek ise, kız gibi değildir. Ona Meryem adını koydum. Ben onu ve soyunu o taşa tutulmuş (kovulmuş) şeytandan Sana sığındırırım."

Muhabbetle



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Bilim adamları, DNA testleriyle dişi bir köpekbalığının erkek köpekbalığı olmadan "bakire doğum" yaptığını ikinci kez gösterdi.
ABD'nin Virginia eyaletinde bulunan Virginia Akvaryum ve Deniz Bilimleri Merkezi yetkilisi Beth Firchau, Tidbit adı verilen köpekbalığının doğal ortamda doğduktan sonra Deniz Bilimleri Merkezine getirildiğini ve erkek bir köpekbalığı olmadan burada 8 yıl yaşadığını söyledi.
Firchau, 1,5 metre uzunluğundaki köpekbalığının daha sonra öldüğünü ve otopside tam gelişmiş, doğmak üzere olan bir yavru köpekbalığı taşıdığının anlaşıldığını kaydetti.
New York'taki Stony Brook Üniversitesinden köpekbalığı uzmanı Demian Chapman'ın yaptığı DNA testlerinin, yavru köpekbalığının babasız olduğunu ortaya çıkardı. "Bakire doğum", bilim dünyasında "döllenme olmadan doğum" (partogenez) olarak adlandırılıyor.
Chapman'ın 2002 yılında Omaha'daki bir hayvanat bahçesinde çekiçbaşlı köpekbalığının doğurduğu bir yavru üzerindeki testler, onun da eşeysiz üreme sonucu doğduğunu kanıtlamıştı. Virginia'daki olay, bilinen ikinci eşeysiz köpekbalığı üremesi örneği oldu.
Demian Chapman, eşeysiz üremenin Komodo ejderi ile yılan, kuş, balık gibi bazı cinslerde görüldüğünü belirtti.

http://www.webhatti.com/hayvanlar-alemi/273872-kopekbaligini n-bakire-dogumu.html

Çocuk yapmak için erkeğe gerek yok!

Bitkiler Aleminde Sırlar.



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 

<< Önceki Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats