HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: kabe tarihi... Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam,

Kabe ve İbrahim(a.s) arasındaki ilişkide "kabe" ayağı yok farzedildiğinde; 

İbrahim(a.s) tarihsel kişiliğide ve "İbrahim diye biri yaşada mı?" sorusu tartışmaya açık hale gelir,

İbrahim'in yaşadığına dair elimizdeki kayıtlar nedir? (isa(a.s) tarihsel kişiliği tartışıldığı gibi)

Tora, İncil ve Kur'an' mı?

Kadir'in kanaatine katılmıyorum,

(Dr. Ahmet susa "Araplar ve Yahudiler" adlı kitab'ta (çeviri, selenge, 2005) bunların bir kısmına açıklık getiriyor).

 



__________________
Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam bir ilave daha;

"Tüm evrensel din kurucuları içinde, yaşam öyküsü ana hatlarıyla bilinen tek kişi Muhammed'dir" (Micea Eliade, Dinsel inançlar ve düşünceler tarihi, 3.cilt, Kabalcı, 2003, s.79)

selam ve dua ile

rıdvan



__________________
Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

Tarihte Ka'be ve Mekke


Edward Gibbon kitabinda Hristiyanlik’tan önce Ka'be ve varligi hakkinda sunlari yazar;

..... barbarlarin kör mitlerinde-yerel ilahlarin, yildizlarin, hava ve topragin, cinsiyet ve ya ünvanlarinin, onlarin vasiflarinin ve ya baglarinin bulundugu yillarda. Her kabile, her aile, hatta bagimsiz her savasçi, kendi fantastik inançlarini yaratip degistiriyordu; ama biri hariç, her çagda,dinine oldugu kadar diline de sadik olan, Araplar. Ka’be’nin tarihi Hiristiyanlik`in dogusundan çok öncelere dayanir: Kizildeniz’in kiyisini tarif ederken Yunanli tarihçi Diodorus bildirir ki,

Thamudi’lerin(Semudlular) ve Sebeli’lerin arasinda, üstün kutsalligi tüm Arabistanlilarca kabul edilen meshur bir tapinak bulunur.
Ipek kumasli, Türk Hanlarinca belirli araliklarla onarimi yapilan, ilk defa Hz. Muhammed’den 700 yil önce tarihçi Homerce bahsedilmistir.
[1]

 

Diodorus Sisulus(Sicilyali Diodorus),M.Ö.1.y.y.’da Bibliotheca Historica (Tarih Kitabi) adli kesfedilmis dünyanin farkli yerlerini tarif eden kitabi yazmistir. Iste bunlar Gibbon’un Ingilzce çevrisinden alintidir.

 

“Ve orada bir tapinak var ki tüm Araplarca çok kutsal sayilip saygi görür.” [2]

 

Iskenderiyeli Klaudius Batlamyus, matematikçiye bir astronom oldugu halde eski Arap sehirlerini tarihçi Pliny’den bir asir sonra haritaya dökmüstür. M.Ö.500 lü yıllardan Teyma, Dumaetha, Hicr, Medayin Salih adli sehirler bunlardan bazılarıdır. [3]

 

Bunlardan en önemlisi Makoraba (Mekke) ‘de haritada kayitlidir. G.E. von Grunebaum der ki:

"Mekke Batlamyus tarafindan saptanmis ve ona verdigi Makoraba ismiyle oranin bir tapinagin etrafinda kurulu oldugu anlasiliyor. [4]

 

                                           Kutsal Metinlerde Mekke

 

Kur’an-i Kerîm: Âl-i Imran, 96-97

96. Süphesiz ki âlemlere bereket ve hidayet kaynagi olarak insanlar için kurulan ilk ev (mâbet), Bekke'deki (Kâbe)dir.
97. Orada apaçik nisâneler, (ayrica) Ibrahim'in makami vardir. Oraya giren emniyette olur. Yoluna gücü yetenlerin o evi haccetmesi, Allah'in insanlar üzerinde bir hakkidir. Kim inkâr ederse bilmelidir ki, Allah bütün âlemlerden müstagnîdir.

 

Mezmurlar, (Eski Ahit’in içindeki Zebur Kitabi) 84’üncü bapta (Incil’in Yeni Çeviri versiyonu, NIV) da Hacc’dan Ibranice "Higga" diye; Mekke’den de Kur’andaki gibi Bek’a (Bekke) diye bahsedilir.

 

Yaradılış 28, 12-19'da bahsi geçen Hz.Ibrahim'in torunu Hz.Yakub'un Padon-Aram'a giderken rüyasinda bir merdiven gördügü ve üzerinde yattigi tasi yagla kutsayip adini "Beyt-el" (Tanrının evi - Beytullah) koydugu ayrica kayin pederi Laban ile Gal'ead adi verilen ve Yaradilis'taki adiyla Misfa (üzerinde tas bulunan yer, Hacer'ül-Esvet'in özdesi) denen tas yiginlari üzerine bir anit dikilmis oldugu ve önemli toplantilarin burada yapildigi (Hakimler XX,XXI; 1Samuel, X) ilgi çekicidir. Ayrica Israil'de bulunan iki tepe, Sion ve Moria Mekke'deki Sefa ve Merve tepelerinin hem anlamca hem görevce ikizleridir.


Mezmurlar 84


1 .Senin evin ne yücedir Ey Kadir Rabb’im!
2 .Ruhum özlem duyar,bayilir, Rabb’in Saraylari için; kalbim ve bedenim Hayy olan Tanri için haykirir.
3 .Serçe b
ile kendine ev, kirlangiç bile yavrulari ve kendi için bir yuva buldu-kurban tasinin yaninda, Ey Kadir Rab, Kral’im,Tanrim!
4 .Mukaddes olan senin evinde ikamet edendir; onlar hep seni anarlar.
5. Mukaddes olanlar kalplerini hacca vermis ,gücünü senden alanlardir.
6.Bekke Vadisinden geçerken ,orayi pinarlarla doldururlar; Güz yagmurlari da havuzlari doldurur.
7 .Onlar Sion’daki Tanri’nin önünde yer almadan güçten güce sahip olurlar.
8 .Duami isit , Ey yüce Kadir Tanrim;Beni dinle Yakup’un Tanrisi.
9 .Zirhimiza bak Ey Yüce Tanrim; seçtigin kisiye iyilikle bak.
10. Senin saraylarinda bir gün digerleri gibi binlerden iyi; Ey Allah’im senin evinde kapici olsam günahkarlarin çadirinda ikamet etmekten iyidir 11. Çünkü Rab bir günes, bir zirhtir; Rab iyilik ve onur ihsan eder; hiçbir iyi seyi o masumlardan esirgemez.
12 .Ey Kadir Rab, sana dayanan kisi mukaddestir.

 

Eski Ahit; aya 60, 6-18:


6. Medyen ve Efah’in kervanlari, çok sayida deve sana gelecektir; Tüm Sebeliler gelecektir: Altin ve tütsü getirecekler; ve onlar iste böyle Rabb’i övecekler.
7.Kedar’in taslari senin için toplanacak, Nebaioth’un sahmerdanlari seni yönetecek:onlar sana biat edip ana mabede gelecekler ve Ben izzetimin evini yüceltecegim.
10. Ve yabancilar duvarlarini yükseltecek ve krallari sana sahip olacak: öfkemde gazap ve iyiligimde sana merhamet etttim.
11. Böylece kapilarin sürekli açik olacak;gündüz ve ya gece kapanmayacak; ki insanlar sana Yahudî olamayanlarin güçlerini getirsin, onlarin krallari getirilsin.
12. Sana hizmet etmeyen ulus ve
krallik harab olur; evet, o uluslar tamamen helak olur.
18 .Ne vahset, ne talan ne de yikim artik sinirlarinda duyulmayacak; Ancak sen duvarlarini magfiret , kapilarini hamd diye çagiracaksin.


Bekke’nin ,The Jewish Encylopedia(Yahudî Ansiklopedisi)’ne gör
e anlami Arapçadaki “Baka'a” yani kurak yerdir. Buna kanit, (Tevrat, Sayilar XIV:14) da bahsedilen kurak yerlerde yetisen balsam agaci türü bir agaçtir. Bu bitki çok kurak yerlerde yasar. [5]

Kuraklik ise Zem Zem’in çikis sebebidir. (Tevrat’a göre) Jewish Encyclopedia ‘da yine kelime açiklanirken [Ibranice 'emeq habakka'], Zebur’da bahsedildigi üzere derin hüzünden geçerken” ifadesinden yararlanilir. Yunanca çeviride de “Aglama vadisi” diye çevrilmistir.

 

Bir hadis her iki anlami da açiklamistir.Ibn-i Abbâs'dan söyle rivâyet olunmustur:

 

"Ibrâhim Hâcer'le evlenip Ismâil dogduktan sonra emzirmekte oldugu bu ogliyle berâber (Sâre'nin taarruzundan korunmak için Sam'dan çikip Mekke'ye) geldi. Nihâyet Hâcer'le Ismâil'i Mescid-i Harâm'in (bugün bulundugu) yerin, ve Mescidin yüksek bir mahallindeki Zemzem kuyusunun yukarisinda büyük bir agacin yanina birakti. O târihte Mekke'den hiç bir kimse yoktu. Hattâ içecek su da yoktu. Iste Ibrâhîm bu ana ve ogulu buraya birakti. Yanlarina içi hurma dolu (mesin) bir dagarcik, içi su dolu bir kirba birakti. Sonra Ibrâhîm kendi (Sam'a) gitmek üzere döndü. Artik Ismâil'in anasi, oglu Ismâil'i emziriyor ve (kendisi) kirbadaki sudan içiyordu. Nihâyet kirbadaki su bitince hem Hâcer, hem de çocugu susadi. Hâcer çocugun susuzluktan toprak üstünde sizlanarak yuvarlandigina bakmaga basladi. Fakat çocugun bu elîm hâline bakmaktan fenâlasarak onun yanindan kalkip biraz öteye gitti. Ve o mintakada Kâ'be'ye en yakin dag olarak Safâ tepesini buldu. Ve bunun üstüne çikti. Sonra vâdîye karsi durup bir kimse görebilir miyim? diye bakmaga basladi. Fakat hiçbir kimse göremiyordu. Bu defa Safâ tepesinden indi. Vâdîye varinca (ayagina dokunmamak için) entârisinin etegini topladi. Sonra müskül bir isle karsilasan bir insan azmiyle kostu. Nihâyet vâdîyi geçti. Sonra Merve mevkiine geldi. Orada da biraz durdu. Ve bir kimse görebilir miyim? diye bakti. Fakat hiçbir kimse göremedi. Hâcer bu sûretle (Safâ ile Merve arasinda) yedi def'a gitti, geldi. Nebî : bunun için nâs (hacilar) Safâ ile Merve arasinda sa'yederler, buyurmustur. Son def'a Merve üzerine çiktiginda bir ses isitti. Ve kendisi nefsine hitâb ederek: sus, iyice dinle! dedi. Sonra dikkatle dinledi. Bu sesi evvelki gibi bir daha isitti. Bunun üzerine Hâcer: ey ses sâhibi, sesini duyurdun!. Eger sen bize yardim etmek kudretine mâlik isen, bize yardim et! dedi. Ve böyle der demez hemen Zemzem kuyusunun yerinde bir melek göründü. O Melek ayaginin topugiyle, yâhut kanadiyle yeri kaziyordu. Nihâyet su göründü."

Hindu Kutsal Metinleri'nde

Atharva Veda (10-28)

                   

"Ister yüksekçe insaa edilmis olsun ister olmasin, ister duvarlari güçlü olsun ister olmasin ister duvarlari düzgün olsun ister olmasin, Tanri onun her kösesinden görülür. Tanri'nin evini bilen, Tanri'yi bilir çünkü O evinde anilir.
"

Kabe tam küp şeklinde ve düzgün bir geomteride degildir. Ama Allah orada anılır.
      
              
Atharva Veda (10-2-31)

                      


"Bu melek yurdunun 8 dolasim mekani ve 9 kapisi vardir.Orasi isgal edilemez
.. Orada ebedî isik ve ebedî hayat vardir.

Kabe'nin 8 dolasim mekani ve 9 kapisi vardir.Orasi isgal edilemez çünkü Allah tarafindan korunmaktadir.Habes krali Ebrehe'nin girisimi Allah tarafindan engellenistir.
(Bkz.Fîl Suresi.)

Atharva Veda (10-2-33)

                   


"Brahma (Hz.Ibrahim) ilahî isikla aydinlatilan ve ilahî mukaddesatla örtülü bu mekanda oturdu.Burasi insanliga ruhî yasam verir.Asla isgal edilemez.


Hindu kutsal metinlerinde geçen isimlerin karsiliklari ise sunlardir:
Brahma = Hz.Ibrahim
Saraswati = Hz.Ibrahim'in karisi Sara (Sâre)
Hanuh (Tufan peygamberi
ve yari tanri
) = Hz.Nuh (as)
Earnst Rennan'a göre tarihte büyük insanlarin tanrilastirilmasi sikça görülür. Saygi görülen kisilerin bir süre sonra tanrilastirilmasina örnek Hz. Yunus (as), Hz. Isa (as), Buda, Nuh (as) vs.. Ayni görüsleri Fahruddin Razi ve Ibn-i Kesir de paylasir.



Referanslar:

[1] Edward Gibbon (Christopher Daws
on tarafindan tanitm), Gibbon’un Düsüsü ve Latin imparatorlugunun yikilisi: cilt V, Everyman's Library, London, pp. 223-224.
[2] C H Oldfather tarafindan çeviridir, Diodorus Of Sicily: cilt II, William Heinemann Ltd., London & Harvard University Press, Ca
mbridge, Massachusetts, MCMXXXV, pp. 217.
[3] D G Hogarth, Arabistan’a Giris: Alston Rivers Limited, London, 1905, pp. 18.
[4] G E Von Grunebaum, Klasi Islam: A History 600-1258: George Allen & Unwin Limited, 1970, pp. 19.
[5] The Jewish Encylopedia: cilt I
I, Funk & Wagnalls Company, MDCCCCII, pp. 415.
[6] David Noel Freedman (Editor-in-Chief), The Anchor Bible Dictionary: cilt I, Doubleday, pp. 566.

Kabe Hz.Ibrahim tarafindan dikilmistir.

1-) Her seyden önce bir milletin tarihinden habersiz olmasi beklenemez. Böylece Arap’larin da tarih bilgileri kesinlikle güvenilirdir. Çünkü Araplar her seyden önce soylarina önem verirler idi.
Bir kabilenin en çok övündügü sey nesebi yani soyuydu.

2-) Hz.Ibrahim ile soy akrabaligi’ni Tevrat da tasdik eder. Örnegin;Tevrat’in Yaradilis kisminda (Yaradilis, 21; 17-21) Hz.Ismail’in annesi Hacer’le Faran (Mekke) Çölünde birakilisi ayrintili bir biçimde anlatilir. Dahasi yine (Yaradilis, 25; 12’nci ayetten 15’nci ayete dek) bize verilen Hz.Ismail’in soy zinciri bizlere çok güzel ipuçlari verir. Hz.Ismail’in ilk oglu Nebayot, sonrakiler, Kedar, Adbîl, Mibsam, Misma, Dumah, Messa, Hazar, Tema, Yetur, Nefis, ve Kedemah’dir ki bunlar dagildiklari çevrelere kendi isimlerini vermislerdir. Su an Ibranice’de aktif bir sekilde Mekke civarindaki sehirleri belirtmek için kullanilirlar.


3-)Yine Tevrat'in Yaradilis kisminda Hz.Yakup'un tastan bir mabet insaa ettirip burada Hagag denen ibadeti gerçeklestirdigini biliyoruz.
Hz. Davut' a atfedilen Hac ilahileri de meshurdur. (Bkz. Mezmurlar)


Hz.Ibrahim’in ülke ülke dolasip ilahî mesaji insanlara bildirdigini Tevrat söylüyor.
Iste böyle bir gezide Hz.Ibrahim Kabe’yi ogluyla insaa etmistir.



__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

Merhaba,

 Kabe'nin Muhammed'den uzun sure once insa edilmis oldugu zaten apacik ortadir. Hatta tarihi Ibrahim soz konusu ise onun    zamanindaki mevcudiyeti bile mumkundur. Benim izahlarimin bunlarla bir iliskisi yok.

Benim sozlerim apacik ortada ne demek istedigimin anlasilmamasi mumkun degil. Anlayisima gore,Ibrahim ve kabe iliskisinin yapay oldugunu belirtmeye calisiyorum. Hac ibadetinin,orucun,namazin semavi olmadigini soyledigim gibi. Kuran metinlerindeki mevcut olan ifadelerin hepsinin farkinda olarak bunlari soyluyorum.  Kuran'da Kabenin ibrahim tarafindan yapildiginin, kiblenin, namazin, zekatin,haccin, orucun, kurbanin    vb.ifade edildiginin bilincindeyim. Benim dikkat cektigim Kuran'da anlatilanlarin  tespitlerinin dogru bir sekide yapilmasi ile iliskilidir. Kuran  muhataplarin genel kulturleri ile kavga yapmamistir. Onlarin sahip  olduklarini dogruya sevkedici araclar olarak kullanmistir.

Isa'nin babasiz dogumundan tutunda bilinen butun efsanelerin tevhidi zedeleyici nitelikleri etkisiz hale getirilmis bir sekilde konu edilmislerdir. Kendisine  yonelik olan tanrisal tanimlamalar siddetli bir sekilde reddedilerek mahluk bir kul seviyesine indergenen Isa'nin dogumuna dair ayrintilarda takilip kalinmamistir.

Vahyin ilk donemlerinde fazla konu edilmeyen hac ve  kabeye yonelik ifadelerle, mumin ve yahudi anlasmazliklari sonrasi ifadeler karsilastirilirsa gelisim cok guzel bir sekilde farkedilir.

Eski ahidden  Ibrahim ve kabe iliskisine  yonelik oldugu iddia edilen ifadeler epey zorlamalar sonucu ortaya cikmaktadir.

Dusuncelerime katilmadigini soyleyen arkadaslari saygiyla karsiliyorum. 

Allah'a emanet

Kadir  

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

muhataplarının genel kültürünün her noktasındaki yanlışlarıyla uğraşılmamış...

sadece şirk unsuru yada zalimce olan unsurlarla mücadele edilmiş...


gerçeğe aykırı bile olsa muhatabın sahip olduğu kanaatler eğer tevhide ve adalete zarar verici değilse ilişilmemiş hatta onaylanmış...

yani sayın muhliskul...

kitabın amacını peygamberin gayesinin özünü yüce allahın esas bizden isteği şeyi farkettiğimizde bunu göreceksiniz diyorsunuz...

söylenen den çok söylenmek istenene odaklanmayı yüce allahın en sevgili yaratığı olan insandan beklediğini anlamaya çalışınca bunlar görünüyor diyorsunuz...

allah iyiliğinizi versiiin...





__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

cin 13  der ki...
Tektanrıcı dinlerde bulunan kutsal kitaplarda yer alan bazı metinlerin bilimsel bilgiler ile çelişebildiği görülmektedir.  Bu ifadelerin sembolik bir anlama sahip olduğunu, ya da Spinoza’nın söylediği gibi kutsal kitapların birer fizik,biyoloji kitabı değil de birer ahlak,ibret, öğüt kitabı olduğunu kabul edersek bilim ile din çatışma içine girmezler.


ne demek şimdi bu...

kuranda incilde ve tevratta bazı bilgiler tarihi gerçeklerle uyuşmayabilirler...

ama bu o kadar önemli değildir...

çünkü bu kitapların amacı insanların tarihi bilgilerindeki yanlışlıkları düzeltmek değildir...

insanlar bu konuda yanlış veya doğru bilgi sahibi olmakla iyi veya kötü olmazlar...

onları iyi insan ahlaklı birer kişi yapan davranış ve görüşleri pekiştirmektir ana amaç....

mesela kabe belki ibrahimle hiç alakası olmayan biri tarafından yapılmış olabilir...

yüce allah bunu bildiği halde insanlar onu ibrahim yaptı diye bildikleri için bu bilgilerinin yanlışlığını gidermeye çalışmamış varsın sizin bildiğiniz gibi olsun diyerek bu bilgiyi onaylamış olabilir...


amaç kabenin kimin yapıldığını onlara öğretmek değil insanları kabenin rabbine yöneltmektir...







__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam asım kardeş,

son iletinize kısmen katılıyorum,

Kadir'in bahsettiği son konuyada kısmen katılıyorum,

Kur'an'ı Kerim'in amacı kıssa anlatırken tarihi anlatmak değildir,

bu nedenle bazen yer, zaman ve kronoloji es geçilir,

Tarihen bilinen bir olayın ör. Yahudi diasporası, hem tevratta hem de Kur'an'da yer alır ve hemde muhatabları bu olayları detaylıca bilirler.

Musa(a.s) ve mısır'dan çıkış "mısır kayıtlarında belirgin yer almaz" hem tevrat hemde kur'an bu çıkışa yer verir. Burada akla ya böyle bir olay tarihen olmadı, yada mısırlılarca "bir sansür" olduğu sonucuna varabiliriz.  

kıssaları değerlendirirken "tamamının" sembolik olduğunu düşünmüyorum ve bazılarının tarihsel gerçekliğe atıf taptığını "inanıyorum" 

 "Truva"nın nasıl bulunduğu bize bir ipucu verebilir. 

selam ve dua ile,

rıdvan   



__________________
Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

MEKKE kenti, O EV ve HAC iç içe görünüyor. Örneğin Kureyş aşireti Mekke'lidir. Ve onları kış (şita) ve bahar (sayf) yolculuklarına "o ev"in Rabbi alıştırdığına göre Kureyş'in "o ev"in Rabbina kulluk etmesi gerekir (Kureyş sûresi). 

Kureyş o ticarî yolculuklardan birini de neden 22 Haziran'dan sonraki 0-30 gün içinde ortaya çıkan "kavurucu dolunay" anlamındaki "ŞeHRu ramazan"dan sonra yapmaz? Çünkü ŞeHRu ramazan, DÖRT AYLAR anlamındaki "erba'atun eşhur"un ilki olup kavurucu yaz aylarının habercisidir. "Dört dolunay"ın her birinin ilk on gününde bir MEKKE PANAYIRI var. Kureyş uzak ülkelerden topladığı malları o panayırlarda kârına satıp ekmek parası kazanacak.

Mekke'lilerin tek gelir kaynağı bu. Ama Müşriklerin, Mescidi Harâm'a yaklaşması yasaklanıp panayırlar fiilen iptal olunca o kaynak kurur. O yüzden ayetin devamında Mekke'lilere güvence veriliyor: fesavfe yuğnîkum ullahu min fadlih (9:28). Ve konusu DİNÎ HAC olan Bakara 198: Leyse aleykum cünâhun en tebtagû fadlen min rabb ekum.

Başa dönelim. HAC ibadetine inanmayanlara göre "hacc"ın anlamı neydi? Dinin tanıtımında ve müzakeresinde İslamı SAVUNMAK. Oysa panayırlarda yapılan bu değildi.    

İlginç bir ipucu Kasas 27'de Musa'ya yapılan öneride görülebilir (Y N Öztürk): İhtiyar dedi ki: "Bana sekiz yıl çalışman şartıyla şu iki kızımdan birini sana nikahlamak istiyorum."  

Arapça metinden çeviriye YIL diye aktarılan HİCAC "hac"cın çoğulu olup PANAYIRLAR demek. O ihtiyar, Musa'yı SEKİZ PANAYIR (semâniye hicac) için hizmetçi tutmak istiyor. Aile panayırlara hangi mallarını çıkarıyorsa Musa onları üretecek, pazarlamasını her halde birlikte yapacaklar. Bir yılda dört panayır kurulduğuna göre İKİ YIL.

HAC ibadetine inanmayan kardeşlerimizin "hac"cı ve "o ev"i buna göre yeniden tanımlaması gerekiyor. 

Sevgi ile,

Hasan Akçay



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
muhliskul
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 26 nisan 2007
Yer: Australia
Gönderilenler: 854
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı muhliskul

 Sayin Hasan Akcay konu hac ibadetine inanmak veya inkar degildir. Kuran vahyi esnasinda mevcudiyetine binaen konu edilen hususlarin illaki semavi kapsama alinmasi gerekmez. Kuran butunlugundeki tanimina uygun olarak yapilacak olan haccin herhangi bir mahzuru oldugunu sanmiyorum. Bunun yanisira Kuran bilincine ulasmis kimselerinde tabulasmis bir dinin tesirinde kalmak icin diretmelerine de anlam veremiyorum. Bence  ancak gozumuzde buyuttugumuz hendeklerin ne kadar kucuk oldugunu farkettigimizde adimlarimizi ileriye dogru atabilecegiz.

Bir zamanlar stratejik  hesaplar sonucu, dinin bunyesinde olmalarina izin verdiklerini dinin ozu gibi gormek aliskinliklarimizi degistirmeden, cagimiza uygun Kuran'i sunumlar gelistirmek mumkun degildir.

Kabe'nin kible yon edinilmesinin ardindan kazandigi degerini, ilk vahiylerde goremeyisimiz bu konuyu anlamamizda epey yardimci olacaktir.

 Tarihsel bulgularimiz olmaksizin sirf kissa anlatimlarindan yola cikarak  Ibrahim ve kabe iliskisini  kabullenmek pek dogru degildir.

Yahudilerin babil esareti esnasinda yasadiklarini, Babil idaresinin hismina ugramamak icin  Misir olarak kayda gecmis olduklari iddiasi eger dogru cikarsa, bu durumda   Kuran'in bu kisayi yahudi kaynaklaridaki dis goruntuyu esas alarak islemesini nasil degerlendirecegiz?

 Musa'nin bir yahudi degil Misirli oldugu iddialari dogru cikarsa Kuran'in bu yanlis olan bilgiyi kullanmasina nasil bakacagiz? Kuran'da bahsedilen mucizelerin fiziksel tahakkukuna dahi inanmayanlarin, diger hususlardaki izahlarda imani ilke gibi diretmeleri bana  cok anlamsiz gorunmektedir.

Allah'a emanet

Kadir

Yukarı dön Göster muhliskul's Profil Diğer Mesajlarını Ara: muhliskul
 
baybora
Ayrıldı
Ayrıldı
Simge

Katılma Tarihi: 06 eylul 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 547
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı baybora

selam kadir,

Sevgili dostum, tüm "önasya ve ortadoğu" (ki bu batılı beyazın coğrafi ayrımıdır) halklarının mitolojilerini, inançlarını, ritüellerini, tarihlerini "Türkçe yayınlanmış" litaratürün %95'ini okumuş biri olarak,

Bahsettiğin tezlerden haberim var, 

Tevrat, İncil ve Kur'an'ın orijininin "sümer mitoloji/söylencelerine" dayandığı tezlerinden,

Tufan mitoslarına, "sargon"un sudan gelen kral ünvanına, istiridyeden doğum/bakireden doğum, venüs/meryem benzeşmelerine vs.

Mısırlıların domuz yemediği, erkeklerin sünnet olduğu, güneş kültüne uygun ritüellerine vs.

Ölü deniz parşömenlerinin(kumran yazıtları) bulunuşu 60 küsür yıllık bir hikaye ve uzun süre sansür uygulanmasına (arkeolojiyi tetikleyen şeyde "kitab-ı mukaddes tarihçiliği değilmidir?").  

Bütün bunlara rağmen elimizde tuttuğumuz Kitab'ın bahsettiklerini tekzib eden kanıtlara varsa ben rastlamadım.

Şimdilik bu şekilde inanmak bana makul geliyor.

istersen bu bahsi kapatalım.

selam ve dua ile,

kardeşin rıdvan

      



__________________
Tanrı'ya inanan adam olmak kolay, ve fakat Tanrı'nın inanacağı adam olmak zor!
Yukarı dön Göster baybora's Profil Diğer Mesajlarını Ara: baybora
 

<< Önceki Sayfa 10 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats