HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Tasavvuf -Din Felsefe- Bilim Kurgu
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Tasavvuf -Din Felsefe- Bilim Kurgu
Konu Konu: Tasavvuf: Ayrı Bir Din Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
asd123
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 18 ekim 2005
Gönderilenler: 85
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asd123


  Selam Alperen

   isaret ettiginiz bölümleri okumustum, bilmenizi isterim. Sorularimin cevabini ne yazik ki alamadim. Yani yaziniz benim sorularima yanit niteligi tasimiyor. Tekrar soruyorum:
   ...kendi ruhundan üfledi..." Burdaki kendi ruhundan  derken kim veya ne kastedilmistir? 
Sizin anlayisinizla bu mecazi anlatimdan ibarettir diyorsaniz, bu anlayisinizin dayanagi hangi Kuran
ayetiyle sabit kilinmistir? Baska bir deyisle mecazi olduguyla ilgili anlayisinizi neye dayandiriyorsunuz?

...öz ruhumdan... anlatimdaki öz kimin özü? Birseyin özü aslindan ayri degerlendirilebilinir mi?

 Bu ayetlerdeki üflemeden ne kastedilmistir ? Allahin esi benzeri olmadigi anlayisindan yola cikarak burda
 sözkonusu olan üflemenin, mekanizmanin baslangicina isaret ettigini Allah mi bize acikliyor?
Acikliyorsa nerde ve nasil acikliyor? Üflemenin mekanizma görevi gördügüne iliskin ayetleri belirtir misiniz?


Vurgu yapilan kelimeleri göz önünde bulundurarak cevaplarsaniz sevinirim

Saygilarimla
 
Yukarı dön Göster asd123's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asd123
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Asd

Ben söylemek istediklerimi söyledim. Bu söylediklerimin yanlış olduğunu iddia ediyorsan buyur doğrusunu yaz sevgili kardeşim. Böylece nerede yanlış yaptığımı görmüş olayım.

Üflemenin mecazi olmadığını iddia ediyorsan o halde bana "neden mecazi olsun ki" deme yerine sen Allah'ın üflemesinin nasıl olduğunu açıklamalısın.

Kur'anda buna benzer daha bir sürü mecaz var. Örneğin Allah'ın eli, yüzü gibi ifadeler.

"Kendi Ruhundan" denilerek tabiki Allah'ın Ruhundan bahsedilmektedir. Bundan açık ne var? Bunu göremediğimi ve değerlendirme yaparken hesaba katmadığımı sanman çok ilginç.

"Birşeyin özü aslından ayrı değerlendirilebilir mi?" diye sormuşsun. Allah'ın özü ne? Aslı ne? Allah'ın bir zatı bir de Ruhu mu var?

Bu mevzularda indirgenemez komplekslik benzeri bir durum mevcut. Kendi dünyamıza indirgeyerek algılamaya çalışınca, mevzuyu bizim terimlerimizle ifadelendirmeye uğraşınca bizcilleştirilmiş bir değerlendirme ortaya çıkmış oluyor.

Bir görüşe yada değerlendirmeye 'yanlıştır' demek yerine neden yanlış olduğunu gösterirsen bunun yanırısa doğrusunun ne olduğunu da ortaya koyarsan daha hayırlı bir iş yapmış olursun. Bunu defaten yazdım. Eğer bu şekilde devam edeceksen -ki edebilirsin- bu son iletim olacaktır. Zira neye, neden karşı çıktığını ortaya koymadığından ve özgün fikrini belirtmediğinden ötürü bu tartışmayı yararlı görmüyorum.

Saygılar

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
asd123
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 18 ekim 2005
Gönderilenler: 85
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asd123


  Selam Alperen
 
  Sonuc:

  Siz veya bir baskasinin  belirtilen ayetlere; örnegin Allahin  üflemeden kastettiginin mecazi anlam geregi  mekanizmanin baslangicini ifade ettigi yorumu yapiliyor. Ben size üflemenin mekanizma görevi yaptigina iliskin ayeti israrla göstermenizi  istemistim. Ayeti  gösterme lütfunda bulunmadiniz vaya bulunamadiniz.Kabul edersinizki  böyle bir ayet de zaten mevcut degil. Allah ruhundan üfledi
meselesine mekanizma görevi anlayisiyla bakarsaniz, Allah´i biryerlerde tasvir etmis olursunuz. Oysaki Allah yerden ve zamandan münezzehtir.
Madem Allah yerden ve zamandan münezzehtir, Allah´i sinirlamanin akli dayanagi olabilir mi?
  Allah kendi ruhundan insana da vermedi!  Insani kendi ruhundan yaratti!  Burda vermek ayri yaratmak ayri mesele. Bizler bagimsiz  yaratiklar degiliz. Bir bütünün yansimasindan ibaretiz.Aklimiz ölcüsünde yaratilmis , Ruh manasi itibariyle de  Allah´in zatinin yansimasindan mütesekkil varliklariz.
   
Bir yazimda da deginmistim:
                Kisacasi; hersey O hicbirsey O degil.

     
Benim, ...kendi ruhundan üfledi... , veya ...öz ruhumdan...  ayetlerine getirecegim aciklik bundan ibarettir.

  Saygilar
 
 


Yukarı dön Göster asd123's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asd123
 
blindpoint
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 05 mayis 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 275
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı blindpoint

slmslm;

asd123

İnsanlarla kasıtlı-şartlı sorular sorararsan cvb ta bulamazsın. Zaten bulmak isteseydin çoktaan bulurdun.İnsanlara altında fırıldaklar yatan sorular sorarsan yant bulamazsın. Ayrıca demekki burada seni kaale alan yok muhatapa alan yok.yazanda diğerleri hakkı için yazıyor.

İlle de oturduğun yerden hiç düşünmeden gelip kuranda şu var mı hadi bulun diyorsun.Neden kendin ilk olarak bakmıyorsun?Baksaydın zaten bu soruyu sormazdın ya da şu şekilde bu ayetlerden sorabilirdin.Ama senin niyetin fitne yapmak.

Secde 9
Elmalılı Orijinal Sonra onu tesviye edib içine ruhundan nefh buyurdu ve sizin için o işitmeyi, o görmeleri ve gönülleri yaptı, siz pek az şükrediyorsunuz
Y.N. Öztürk Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz!
A. Bulaç Sonra onu 'düzeltip bir biçime soktu' ve ona ruhundan üfledi. Sizin için de kulak, gözler ve gönüller var etti. Ne az şükrediyorsunuz?

HİCR 29

Elmalılı Orijinal Binaenaleyh onu tesviye ettiğim ve içine ruhumdan nefheylediğim vakıt derhal onun için secdeye kapanın
Y.N. Öztürk "Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın."
A. Bulaç "Ona bir biçim verdiğimde ve ona ruhumdan üfürdüğümde hemen ona secde ederek (yere) kapanın."

 


(NEBE suresi 38. ayet)
S. Ateş O gün Rûh ve melekler, sıra sıra dururlar. Ancak Rahmân'ın izin verdiği konuşabilir, o da doğruyu söyler.
Y.N. Öztürk O gün, Rûh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler. Rahman'ın izin verdiği dışındakiler konuşamazlar. O izin verilen, doğruyu söyler.
A. Bulaç Ruh ve meleklerin saflar halinde duracakları gün; Rahman'ın kendilerine izin verdikleri dışında olanlar konuşmazlar. (Konuşacak olan da,) Doğruyu söyleyecektir.

 


(KADİR suresi 4. ayet)
S. Ateş Melekler ve Rûh, o gece Rab'lerinin izniyle her iş için iner de iner.
Y.N. Öztürk Melekler ve Rûh, Rablerinin izniyle o gecede her iş için iner de iner!
A. Bulaç Melekler ve ruh, onda Rablerinin izniyle her bir iş için inerler.

 

(MÜ'MİN suresi 15. ayet)
S. Ateş (O,) Dereceleri yükselten; Arş'ın sâhibi (Allâh), buluşma gününe karşı uyarmak için, emrinden olan ruhu, kullarından dilediğine indirir.
Y.N. Öztürk O Refî'dir, dereceleri yükseltendir; arşın sahibidir. Buluşma günü hakkında uyarmak için emrinden olan Rûh'u kullarından dilediğine indirir.
A. Bulaç Dereceleri yükselten Arş'ın sahibi (Allah), 'toplanma ve buluşma' günü ile uyarıp-korkutmak için, kendi emrinden olan ruhu kullarından dilediğine indirir.

 

(SÂD suresi 72. ayet)


Okunuş Fe iza sevveytühu ve nefahtü fihi mir ruhiy fekau lehu sacidin
S. Ateş "Onu biçimlendirip ona ruhumdan üflediğim zaman derhal ona secdeye kapanın!"
Y.N. Öztürk "Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!"
A. Bulaç "Onu bir biçime sokup, ona ruhumdan üflediğim zaman siz onun için hemen secdeye kapanın."

 

İSRÂ suresi 85. ayet)
Okunuş Ve yes'eluneke anir ruh kulir ruhu min emri rabbi ve ma utitüm minel ilmi illa kalila
S. Ateş Sana ruhtan sorarlar. De ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir. Size ilimden pek az bir şey verilmiştir."
Y.N. Öztürk Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: "ruh, Rabbimin emrindendir. Ve size, ilimden sadece az bir şey verilmiştir."
A. Bulaç Sana ruh'tan sorarlar; de ki: "Ruh, Rabbimin emrindendir, size ilimden yalnızca az bir şey verilmiştir."

 

İlk ayete bakılınca ruh İnsanın yapınında yaratılışında ve mekanizmasında görünüyor.

Nebe 38'e bakılınca Ruh un cebrail olmadığı anlaşılıyor. O gün Ruh ve melekler saf bağlayıp kıyama geçerler... Yani ruh net olarak melek değil

melek de değil cebrail de

Cebrail melek değil mi?

Evet melek;

O zaman ruh ve melekler..... demekki ruh cebrail değil  melek te değil

yoksa neden Ruh ve melekler densin

Kadir ve diğer bir çok ayetlere de baktığımızda

Ruh olarak geçiyor. Ruhlar değil sadece ruh.Tekillik/tek/bir ruh gibi....

Sad 72 de ise ona ruhumdan üflediğimde....

Allah ruhundan üflüyor.,

isra 85 e de bakınca
Y.N. Öztürk Ve sana ruhtan sorarlar. De ki: "ruh, Rabbimin emrindendir. Ve size, ilimden sadece az bir şey verilmiştir."

Ruh Allah ın emrinde olduğu görülüyor. Ayetlere baktığımız zaman ruh ve özbenlik aynı kapıya çıkıyor.

1*Ruh Rabbinin emrinde

2*Ruh melek değil

3*Ruh Cebrail değil

4*Allah dilediğine indirir.

slmslm



__________________
Yukarı dön Göster blindpoint's Profil Diğer Mesajlarını Ara: blindpoint Ziyaret blindpoint's Ana Sayfa
 
asd123
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 18 ekim 2005
Gönderilenler: 85
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asd123


 Burdan bir tren gecti!

Yukarı dön Göster asd123's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asd123
 
sailamasr
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 23 nisan 2005
Gönderilenler: 543
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı sailamasr

sen kafanı takma

ayetler yerine beyitleri kılavuz edinirsen olacağı bu.

ayetle gel beyitle değil

 

Yukarı dön Göster sailamasr's Profil Diğer Mesajlarını Ara: sailamasr
 
hanif
Yasaklı
Yasaklı


Katılma Tarihi: 31 mart 2005
Yer: Germany
Gönderilenler: 380
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hanif

asid bey

Aynı beyti iki yere birden asarsan biri fazla olduğundan elbette silinecektir

mesnevi islami bir esermidir başlıklı bölümde yazın hala duruyor.

Yazılarım siliniyor burası faşist bir forum gibi duygu sömürüsü ayaklarına yatmanın hiç gereği yok

ok

Yukarı dön Göster hanif's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hanif
 
Alperen
Admin Group
Admin Group
Simge

Katılma Tarihi: 09 nisan 2005
Gönderilenler: 2974
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Alperen

Selam Asd

 

Nasıl Bir Yanlışlama Yapmanı Beklerdim?

 

Malum yazımda konuyu ayetler eşliğinde incelediğim halde ve sonrasında SUR MEKANİZMASININ işler hale getirilmesini örnek verdiğim halde ısrarla ayet vermelisin, sistemin fonksiyonel hale gelmesini ayetten göstermelisin diyorsun. Daha ne yapabilirim seni ikna etmek için?

 

“Üfleme tabiri mecazidir” diyorum, sen “hayır değildir” diyorsun. “O halde mecazi değilse buyur açıkla da öğrenelim” diyorum, soruyu es geçiyorsun.

 

Açıkçası amacını anlamış değilim.

 

Hele hele “Allah ruhundan üfledi meselesine mekanizma görevi anlayisiyla bakarsaniz, Allah´i biryerlerde tasvir etmis olursunuz. Oysaki Allah yerden ve zamandan münezzehtir” demen ve sanki benim böyle bir isnada yolveren bir anlayış ortaya koymuş olduğumu iddia etmen gayet ilginç. Rabbimizin işleri düzenlemesi, her an kontrolü altında bulundurması, canlılara hayat vermesi ve diğer tüm yapıp ettikleri sözkonusu olduğunda nedense mekan isnadına kapı aralanmıyor ama her nedense herhangi bir sistemi fonksiyonel hale getirmesi, mekanizmayı işler hale sokması denilince mekan isnad edilmiş oluyor. Bu nasıl bir mantıktır böyle?

 

Sadece eleştirmiş olmak için mi yazıyorsun asd?

 

Aşağıdaki yazımda ben iddiamı ayetler eşliğinde kendimce delilleriyle ortaya koydum. Sen de yine bu “üfleme” kavramının geçtiği ayetler eşliğinde benim yanlış çıkarımlarda bulunduğumu ve sence işin gerçeğinin ne olduğunu yazımdaki her bir paragrafın altına açıklama yazmak suretiyle buyur göster.

 

Hakkında “az bir bilgi” verilen bu konuda kesin bir neticeye varamayacağımız ve ortaya koyduğumuz görüşlerimizi “mutlak doğru budur”  şeklinde sunamayacağımız muhakkak ama biz yine de bu konudaki görüşlerimizi yazalım. Ayetler ışığında konuyu incelemeye çalışalım. Tabiki en doğrusunu Allah bilir.

Allah’ın kendi Ruhundan üflemesi konusundaki kilit kavramlardan birisi de “üfleme” kavramıdır. Bu “üfürme/üfleme” kavramlarını incelemenin konuyu inceleme ve anlama adına faydalı olabileceği açıktır.

Şimdi ayetlere bakalım. Rabbimiz bu “üfürme/üfleme” kavramını başka yerlerde acaba nasıl kullanmış? “Üfürme/Üflenme” ile kastedilen bir parçanın bütünden kopması, ayrılması ve sonra ayrı bir birime nakledilmesi mi demek yoksa bir mekanizmanın işler hale getirilmesi mi demek?

Aşağıdaki ayet pasajı Sur Borusu (!)’na üflenmesiyle alakalı. Gerçi borudan falan bahsedilmiyor. Bu “boru” lafını kim çıkarmış, o da başka bir konu. İnsanlar neye üfler? Boru gibi olan nesnelere. Buradan da üflenecek olan Surun boru tipinde olduğu gibi ilkel bir kanaat ortaya konmuş olabilir. Şimdi bunu geçelim ve Ayetlere beraberce bakalım.

Gökleri ve yeri hak olarak yaratan da O'dur. "Ol!" dediği gün, hemen oluverir. Sözü haktır O'nun. sûra üfleneceği gün de mülk ve yönetim O'nundur. Âlim'dir, görünmeyeni de görüneni de bilen O'dur. O'dur Hakîm, O'dur Habîr. (En am 73)

O gün onları bırakmışızdır, birbirleri içinde dalgalanırlar. sûra da üflenmiştir; hepsini bir araya toplamışızdır. (Kehf 99)

O gün sûra üfrülür ve günahkârları o gün gözleri gömgök bir halde haşrederiz. (Taha 102)

Sûra üfürüldüğünde, aralarında artık soy-sop/şuna-buna mensup olmalar söz konusu edilemez. Birbirlerini soruşturamazlar da. (Muminun 101)

Sûra üfürüleceği gün, Allah'ın dilediği dışında herkes, göklerdekiler, yerdekiler dehşet içinde kalacaktır. Hepsi boynunu bükmüş bir halde O'nun huzuruna gelir. (Neml 87)

Sûra üfürülmüştür! Bak, işte kabirlerden, Rablerine doğru akın akın gidiyorlar. (Yasin 51)

Ve sûra üflendi. İşte bu, geleceği vaat edilen gündür. (Kaf 20)

Sûra bir üfleyişle üflendiğinde. (Hakka 13)

Sûra üfürüldüğü gün, bölükler halinde geleceksiniz. (Nebe 18)

Rabbimiz Sur İsimli Mekanizmanın işler hale getirilmesi sözkonusu olduğu an “üflemek” tabirini kullanıyor. Bu ayetlerde görüldüğü gibi üflemek demek bir bütünden bir parçanın kopup/ayrılıp da bir birime nakledilmesi demek değil. Burada üflemek tabiri mekanizmayı, sistemi, planı yürürlüğe koymak, harekete geçirmek veya işler hale getirmek demektir. Yada düğmeye basmak demektir. Görüldüğü üzere Üflemek tabiri tamamen mecazi bir kavramdır.

Dikkat edilirse, Hayat verirken üflemek kavramı var ve hayat alırken de üflemek kavramı var. İnsan yaratılırken Allah Ruhundan üflüyor, insanın ve evrenimizin canını alırken de üflüyor. Sadece mekanizmalar farklı ama her ikisinde de Allah’tan kopup ayrılan ve başka birisine nakledilen bir parça sözkonusu değil. Her iki durumda da “düğmeye basma” gerçeği var.

Şimdi de “üflemek” teriminin geçtiği başka iki ayete bakalım. Bu iki ayette Hz. İsa çamurdan kuş benzeri bir şey yapıyor. Ve ona üflüyor. O çamurdan yapılmış nesne birden canlanıyor ve kuş oluveriyor.

Onu, Beniisrail’e şöyle konuşan bir resul yapacak: “Şu bir gerçek ki, ben size Rabbinizden bir mucize getirdim: Ben, çamurdan, kuş görünümünde birşey yapar, ona üflerim de Allah’ın izniyle kuş oluverir... (Ali İmran 49)

Hani, Allah şöyle demişti: "Ey Meryem'in oğlu İsa! Senin ve annenin üzerindeki nimetimi hatırla. Seni Ruhulkudüs'le desteklemiştim, beşikte iken ve erginlik çağında insanlarla konuşuyordun. Sana Kitap'ı, hikmeti, Tevrat'ı, İncil'i öğretmiştim. Benim iznimle çamurdan kuş görünümünde bir şey yaratıyor, içine üflüyordun da o benim iznimle kuş oluyordu…. (Maide 110)

Bu iki ayette de aynı gerçeği görüyoruz. Hz. İsa çamurdan yapmış olduğu o nesneye kendisinden bir parça nakletmiyor. Sadece Allah’ın izniyle onun canlanması için düğmeye basıyor. Böylece çamur kuş olarak hayat buluyor.

Sur mekanizmasını işler hale getirmede nasıl üflemek terimi kullanılmışsa burada da üflemek terimi kullanılmış. Demek ki üflemek ile kastedilen şey bir birimin Canlanmasını, Hayat Bulmasını, Fonksiyonel Hale gelmesini temin etmek yada bu fonksiyonel hali sonlandırma adına bir sistemi devreye sokmak. Hayat vermek ve Almak. Canlandırmak ve Öldürmek.

Şimdi konumuzla ilgili olan asıl ayetlere bakalım. Rabbimiz biz insanlara Ruhunu üflememiş, Ruhundan (minel Ruhi) üflemiş. Bu ikisi arasında çok fark var. İlki iddia edilirse, allah’ın kendi Ruhunu her birim için parçalara ayırıp birimlere tahsis ettiği söylenmiş olur. Ama ikinci durum göz önünde bulundurulursa Rabbimizin biz insanlara Hayatından hayat bağışladığı, Canlılığından Can verdiği gerçeği ortaya çıkar. Şimdi ayetlere bakalım: 

"Onu, amaçlanan düzgünlüğe ulaştırıp öz ruhumdan içine üflediğim zaman, önünde hemen secdeye kapanın." (Hicr 29)

Sonra ona bir biçim verdi ve onun içine kendi ruhundan üfledi. Sizin için, işitme gücü, gözler ve gönüller vücuda getirdi. Ne kadar da az şükredersiniz. (Secde 9)

"Onu kıvama erdirip içine ruhumdan üflediğimde, önünde secde ederek eğilin!” (Sad 72)

Ve Allah, ırzını bir kale gibi koruyan İmran kızı Meryem'i de örnek verdi. Biz onun içine ruhumuzdan üfledik. Ve o, Rabbinin kelimelerini ve kitaplarını tasdikledi de içten bağlananlardan oldu. (Tahrim 12)

Ve o, cinsiyet organını/ırzını titizlikle koruyan kadın. Onun bağrına ruhumuzdan üfledik de kendisini ve oğlunu âlemler için bir mucize yaptık. (Enbiya 91)

Bu ayetlerde geçen “üfürme”, “üfleme” terimleri de diğer ayetlerde geçtiği gibi tamamen mecazi. Ne üfleyen var ne de üflenen. Mecazi bir anlatım tercih edilmiş. Simge Dili kullanılmış. Çünkü bizim terimlerimiz bizim dünyamızdaki hadiselerle alakalı. Algı sınırlarımızı aşan bu tip konularda mecazi anlatıma başvurulması anlaşılmaz bir şey değil.

Bu son ayetlerde de Rabbimiz kendi Ruhunu her bir birime özel parçalara ayırıp, birime özgü bir ruh parçası haline getirip, herkes özgü ayrı bir mini ruh durumu oluşturduğu gibi bir konu asla yok. Böyle bir durumu, neticeyi üstteki incelemeden ve bu ayetlerden çıkarabilmek mümkün değil. Bu ayetlerden de görmekteyiz ki Rabbimiz bizim CANlanmamız ve HAYat bulmamız, ŞUURlanmamız ve BİLİNÇlenmemiz adına düğmeye basıyor.

Bu canlanmada kaynak Allah. Allah’ın HAY sıfatı. Bu Allah’ın HAY sıfatının birimler üzerinde tesir icra etmesini temin ederken kullanılan terim “üflemek”, “üflenmek”.

Sonuçta, Ruh bir vahiy, bir ilahi emirdir görüşü var. Ruh Allah’ın zatıyla direkt alakalı olmayan ama O’ndan kaynaklanan ve Canlılık veren ilahi Bir akımdır şeklindeki kanaat var. Hakkında “az bir bilgi” verilen bu konuda başka farklı görüşler de mevcut. Tabiki en doğrusunu Allah bilir. Ama Hiçbir ayette Ruhun Allah’a ulaştırılması gereken bir şey olduğu konusu asla yok. Ayetlerin hiçbirisinde Nirvanacılık anlayışına delil yok.

17:85 Sana ruhtan soruyorlar. De ki: "Ruh Rabbimin bildiği bir iştir ve size ilimden ancak az bir şey verilmiştir."

 

 

 

Eleştirmek kolaydır. Üretmek ise zor. Derinliksiz Eleştirilerin sonu gelmez ve kısırdöngüye mahkum olmak mukadderdir. Üşenmeyerek bir örnek vereceğim. Küçük harfli yazılar sana ait olanlar, parantez içleri benim tenkitlerim.

 

Ayrıca Allah kendi ruhundan insana da vermedi!  Insani kendi ruhundan yaratti! (KENDİ RUHUNDAN YARATTIĞINA VE RUHUNU VERMEDİĞİNE GÖRE DEMEK Kİ RUH TEKTİR VE BÖLÜNEMEZ.  O HALDE HER İNSANIN KENDİSİNE ÖZGÜ BİR RUHU YOKTUR) Burada vermek ayri yaratmak ayri mesele. (BU İDDİANA, RUH KONUSUNDA VERMEK VE YARATMANIN AYRI OLDUĞUNA DAİR HANGİ AYETLERE BAKARAK HÜKME VARDIN?) Bizler bagimsiz  yaratiklar degiliz. Bir bütünün yansimasindan ibaretiz. (BU BÜTÜN NEDİR? ALLAH MI? BİZ ALLAH’IN YANSIMASI MIYIZ? İNSANLARIN ALLAH’IN YANSIMASI OLDUĞUNA DAİR HANGİ AYETLER VAR?) Aklimiz ölcüsünde yaratilmis (AKLIMIZ ÖLÇÜSÜNDE YARATILMAK NEDİR? BU KANAATE HANGİ AYETLERİ İNCELEYEREK VARDIN?), Ruh manasi itibariyle de (RUH ALLAH’IN ZATINDA OLDUĞUNA VE TEKİL=PARÇALANAMAZ BİR BÜTÜN OLDUĞUNA GÖRE NASIL OLUYOR DA İNSANA ÖZEL BİRİMSEL ANLAMDA AYRIK YADA BÜTÜNLE BİRLEŞİK AMA ÖZEL BİR RUHTAN BAHSEDEBİLİYORUZ? HEM ALLAH’IN RUHUNDAN ÜFLEMESİ SADECE ADEM SÖZKONUSU OLDUĞUNDA MEVZUBAHİS. SAİR İNSANLARA DA ALLAH’IN RUHUNDAN ÜFLEDİĞİNE DAİR HERHANGİ BİR DELİL YOK. KUR’ANDA ADEM HARİÇ BAŞKA HANGİ İNSAN SÖZKONUSU OLDUĞUNDA RUHUN ÜFLENMESİ KONUSU VAR? SAİR İNSANLARIN NEFSİNDEN BAHSEDİLİYOR AMA RUHUNDAN ASLA) Allah´in zatinin yansimasindan mütesekkil varliklariz. (ALLAH’IN ZATI AYRI RUHU AYRI MI? YOKSA ZATI İLE RUHU BİR BÜTÜN MÜ YADA AYNI ŞEY Mİ? CEBRAİL SÖZKONUSU OLDUĞUNDA DA RUH DENİLİYORSA –Kİ ÖYLE- O HALDE CEBRAİL HAŞA ALLAH MI? YOKSA ONUN BİR FONKSİYONU MU? RUH KAVRAMININ GEÇTİĞİ TÜM AYETLERE BAKMADIN GALİBA? İNSANIN RUH MANASI İTİBARIYLE ALLAH’IN ZATININ YANSIMASI OLDUĞUNA DAİR NET VE YALIN, YORUMA MAHAL VERMEYECEK HERHANGİ BİR AYET VAR MI?

 

Bu tartışmanın sonu gelir mi?

 

Sen ayetleri referans alarak özgün yorumunu üretmek yerine birilerinin ayetler eşliğinde kendisine özgü yorumuna felsefeyle karışık tenkitler ortaya koyarsan bu tartışma sıhhatli olur mu?

 

Asd müsadenle…

 



__________________
Yunus 105. Şu da emredildi: "Yüzünü dine bir hanîf olarak çevir. Sakın müşriklerden olma!"
Yukarı dön Göster Alperen's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Alperen
 
basadön
Newbie
Newbie


Katılma Tarihi: 26 kasim 2005
Gönderilenler: 3
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı basadön

Selam

 

 Bu bir alintidir!  Ahmet F. Yüksel

       

 

 

Değerli dostlarım!..

 

Din  in kabuk -şeriat- kısmı, kardeşliği öngörür, düşman olmayı kabullenmez,  bütün Müslümanlar kardeştir  uyarısında bulunur. Genelde artıların, eksilerin üzerinde durur, iyi amellerin teşvikçisi rolünü üstlenir.

Ne var ki, bunlar insanı mutlu sona ulaştırmaya yetmez.

Tasavvuf ise dinin dip tarafı, bir başka âlemin öğretisidir. Bir meyvenin yenen kısmını tasavvufa benzetmek doğru olur.

Bu boyut, dalgalı bir denizdir. Burada her şey, al gülüm/ ver gülüm düzeyinde gelişmez.

Fırtınalarla dolu bu denizde kendinizi koruyabilir, tabiatınıza hakim olur, duygularınızı kontrol ederek aksiyonel hale dönüştürmezseniz, farklı, seçilmiş bir insan kimliğine ulaşabilirsiniz.

Yoksa, insan hakikaten kendini aldatır -zahir hükümlere aynen riayet ettiği halde- uykulu bir şekilde dünyadan göçüp gider.

Dinsel hükümler her zaman, her yerde açık ve net olarak görülebilir; ama yaşamın sırları tasavvuftadır. Hayatı algılayıp  seyredebilmek  tasavvufun temel şartları arasında yer alır.

Kendinden emin olanlar, hedef olarak ikinci yolu, zor olan kategoriyi seçer, sonuçta var sanılan  hiçbir şeyin aslında  olmadığını  idrak ederler.

Bütün olup bitenin tasavvufsuz bir dünyada algılanabileceğine/yaşanabileceğine  inanmak mümkün değildir. Zira, kabuktaki uyurken, söz konusu boyutun fertleri  uyanık olur.

Bu çok çeşitlilik katmanına girildiğinde  bir yerde, yok olmayı  peşinen kabul etmek gerekir. Zira insan, farklı gerçeklere, ilişkilere, ancak bu vasıfla yaklaşım yapabilir.

Tasavvuf-Allah ehli, haddini bilir, yaşam tarzı ile ne renk, ne şekil, ne de vasıf üzerinde durur; duygularıyla yaşamaz. İnsanlık trajedilerinin ve onu var eden vesvese/evhamların tesiri altında kalmamaya özen gösterir. Daima tepkisizdir. Uçucu olup kaba göre şekil alır. Kendini  tanrı  ile örtmez.

Bazı kesimlerin tasavvuf öğretisinden rahatsız olmaları, istek ve arzuları üzerinde bir kontrol sağlayamamalarından ötürüdür.

Tasavvufun getirisi Allah ilmidir. Bu ilim, dinde,  deniz  şeklinde sembolize edilmiş,  gemi  ise şeriat olarak tanımlanmıştır.

Tasavvuf, Şeriatı dışlama gafletine düşmez. Genel bir düzeyin,  Şeriat-Tarikat- Hakikat ve Marifet şeklinde zuhur ettiğini ortaya koyar.

 Tasavvuf  bir kelimeden ibaret değildir. Bu ekolün karşıtı olan, düşmanlığını yapanlar, Kuran ın özünden, Allah Resulü  nün ilminden  ve akıldan uzak kalırlar.

Bu bilim, inceleme, araştırma konusu olmalıdır.

Aslında bu, tartışmasız   cihat  hükmünde bir sorumluluktur.

 Saygilar

Yukarı dön Göster basadön's Profil Diğer Mesajlarını Ara: basadön
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

<< Önceki Sayfa 8
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats