HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: EHLİ BEYT Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

 

Değerli Kardeşim Abdullah TİKİCİ yazdı :

    EHLİ BEYT                            

      Kuran’ı kerimde ehli beyt ile ilgili üç ayet mevcuttur.

BİR: ahzab 33. ayeti “evlerinizde olgun bir şekilde oturun. Eski cahiliye günlerindeki gibi cazibenizi sergilemeyin. Namazlarınızı ikame edin, zekâtınızı verin, Allah’a ve elçisine itaat edin. Ey ev halkı Allah sizden pisliği gidermek ve sizi ter temiz yapmak istiyor.

İKİ: hud 72–73) İbrahim’in hanımı: “vay başıma gelenler! Ben bir koca karı iken, bu kocam da ihtiyar birisi olduğu halde ben çocuk mu doğuracağım? Gerçekten bu şaşılacak bir şeydir” dedi. Melekler hanıma dediler ki:”sen Allahın işine mi şaşıyorsun? Ey ehli beyt: Allahın rahmeti ve bereketi üzerinize olsun. Şüphesiz Allah övgüye çok layık ve cömertliği bol olandır. (hud /73) 

ÜÇ: kasas 12) ayette Musa bebek olarak firavunun evine götürüldüğünde firavunun hanımı ona bir süt anne aradığı sırada, Musa’nın kız kardeşi: “sizin adınıza ona bakacak ,hem de ona iyi davranacak bir ehli beyt  göstereyim mi” dedi?

 

Ahzap 33.ayetin yer aldığı konunun çerçevesinde, ehli beyt(ev halkı) ile burada,  peygamberin eşlerinin kast edildiği anlaşılmaktadır.  Diğer iki ayetle de o evin hanımları muhatap alınmaktadır.

Burada peygamberin eşlerinin kast edilmeleri, hitap peygamberin eşlerine olduğu içindir. Zira Ahzap 28. ayetten 34. ayete kadar hep peygamberin hanımlarıyla ilgilidir 32. ayet’in hitabı direk olarak peygamberin hanımlarınadır.  “ey peygamberin hanımları, siz kadınlardan herhangi birisi gibi değilsiniz. Eğer Allah ile korunuyorsanız! o halde, edalı bir şekilde konuşmayın ki kalplerinde maraz olanlar bir arzuya kapılmasın. Daima yerinde ve uygun bir şekilde konuşun”  ahzap 33. ise, keza peygamberin hanımlarına hitaben: “evlerinizde onurlu bir şekilde oturun, eski cahiliye günlerindeki gibi cazibeliğinizi sergilemeyin; namazınızı ikame edin, zekâtınızı verin, Allaha ve resulüne itaat edin. Ey ehli beyt, Allah sizden kiri gidermek ve sizi ter temiz yapmak istiyor.”

 

  Ehli beytle ilgili olan ayet olsun kuranı kerimin diğer bir kısım ayetleri olsun hadis ve rivayetlerin doğrultusunda tahrif edilmiştir. söz konusu bu ayet, nakl edilen şu hadisin istikametinde manipüle edilmiştir:  “peygamber Ali’yi Fatma’yı Hasan’ı Hüseyni çağırdığını ve onları aba’sının altına alarak “Allah’ım, bunlar benim ehli Beyitimdir bunlardan pisliği uzaklaştır ve onları ter temiz kıl” diye dua ettiğini ve bunun üzerine Allah, bu ayeti indirdiğini…

 

 Ayetlerin mecrasını değiştirmek, insanların düşünce ve mantalitesine uydurmak, siyasi yelpazelerin çıkarına da uygun düştüğü için, uyduran uydurana…

Ayet direkt olarak peygamberin hanımlarına hitap ederek onlara ehli beyt dediği halde bu hadisten hareketle peygamberin hanımları onun ev halkı olmadığı iddia edilmektedir.

Hatta “ Allah sizden pisliği gidermek ve sizi ter temiz kılmak istiyor” cümlesinden, Ali, Fatma, hasan, huseyin aynen peygamber gibi, ismet sahibi(günahsız) olduğu sonucunu çıkarmışlardır.(gerçi bizim inancımıza göre peygamberler’de masum değiller)

 

Ayetteki “pislik” ile günah ve hatanın kastedildiğini ve Allah’ın da belirttiği gibi, Ehli beytin günah ve hatadan temizlendiğini söylerler. Oysa ayetteki ifade onların pislikten uzaklaştırıldığını ve temizlendirildiklerini bildirmemekte, bilakis şöyle demektedir: “Allah, sizden pisliği gidermek ve sizi ter temiz kılmak istiyor.”  Konunun bütünlüğünde, burada peygamberin ev halkının övülmesinin kast edildiğine dair, bir ipucu vermemektedir.  Tam aksine onlara ne yapıp ne yapmamaları gerektiği bildirilmektedir.

Allah onları ter temiz kılmak istiyor. Başka bir deyişle, onlar şu davranış biçimini benimserlerse, Allah’ın’ onları ter temiz kılacağı, aksi halde onları temizlemeyeceği söylenmektedir. Zira Kuran’ı kerimde başka bir ayette “siz kendinizi değiştirmedikçe Allah sizi değiştirmez”  diye buyruluyor.

Allah, genetik yapı itibariyle birisi peygamberin soyundandır veya yakınıdır diye ona torpil geçmez; onu durup dururken temizlemez. Başkasını da,  kendi halinde bırakmaz. Çünkü ilahi adalete ve imtihan prosedürüne aykırıdır.

“Allah sizden pisliği gidermek ve sizi ter temiz kılmak istiyor”  sözünden Allah’ın onları günahsız ve hatasız çıkardığı sonucu çıkarılırsa, Allah’ın namazdan önce abdest alan bütün Müslümanları da günahsız ve hatasız kılmaması için hiçbir neden yoktur. Çünkü abdest alanlar hakkında da, Allah şöyle buyuruyor: “...Allah sizi tertemiz kılmak ve size olan nimetini tamamlamak istiyor. ( maide 6)

 Allah bütün insanların temizlenmesini istiyor, insan da, o istikamette giderse temizlenir. Mesela kuran da, Allah, sizin tövbe etmenizi ister diye birçok ayetler vardır.  Allah istiyor diye insan tövbe etmezse de tövbe etmiş sayılır şeklinde yorumlanamaz. O tövbe ederse tövbe etmiş olur. Etmese kendi halinde devam etmek istiyor demektir.(cebriyeciliğe sözde karşı olanlar, işlerine geldiği ve söz konusu olanlar peygamberin torunları ve damadı olduğu için faşizan duyguları harekete geçiyor. Ahzap 33. ayetin şahsında, Allah’a cebriyecilik sıfatını yakıştırmakta hiç bir beis görmüyorlar.)  Allah kirli olan insanın temizlenmesini istiyor; yıkanırsa temizlenir yoksa temizlenmez. Mademki Allah istemiş ben hiç yıkanmasam da temizim diyemez.

 

  Kuran’da “meşiet” ve  “irade” diye iki kavram vardır. “irade” bir şeyi istemek “meşiet” ise isteyip yapmaktır. “meşiet” Allah için kullanılırsa bir şeyi isteyip var etmesi manasına gelir.

“irade” sadece isteme anlamına olduğu için gerçekleşmeye bilir. Allah şöyle buyuruyor: “Allah sizin tövbe edip affa uğramanızı irade eder; şehvet peşinde olanlar ise, büyük bir yamuklukla yamulmanızı irade ederler.” Allahın iradesiyle, tövbeler otomatik olarak oluştu günahlar düştü; diye bir şey söyleye bilir miyiz?

     Allah’ın iradesi kün (ol) emriyle beraber olursa meşiete dönüşür.

“irade” kün (ol) emriyle değilse, sadece tövbe etmenizi istiyor; Size tövbe ettirmiyor.

Eğer Allah, insan’a tövbe ettirirse o zaman Allah cebir kullanarak insanın isteği dışında insanı günahlardan temizlemiş oluyor ki bu ulûhiyet ve ubudiyet’e yani ilahlık ve kulluk prensibine aykırıdır. 

   

   Peygamberin ehli beytini (ev halkını) sevmek: şura suresi 23. ayete dayandırılarak ayete şöyle bir mana giydiriyorlar. “ben size tebliğ ettiğim dine karşı sizden hiçbir karşılık beklemiyorum. Buna mukabil yakınlarıma sevgi istiyorum.”

     Ayet, birçok nedenlerle bu manayı içermiyor.

Bir: ayetin Mekke de indiğini söylüyorlar. Oysaki Ali ile Fatma henüz evlenmemiş ve çocukları da yoktur.

İki: hiçbir peygamber, biz size Allah’ın dinini tebliğ etme mukabilinde, sizden bizim aileyi sevmenizi, çoluk çocuğumuza bakmanızı onları sevmenizi istiyoruz;demez ve diyemez. Zira Yasin 21. ayete ters düşer. “sizden bir ücret istemeyene uyun, onlar doğru yoldadırlar” dini tebliğ etmek isteyenler onun mukabilinde bir menfaat talep ederlerse doğru yolda olamazlar. Dini tebliğ edenler, insanlara elini bile öptüremezler.

Üç: “kişisel” bir talebin, “sizden hiçbir şey istemiyorum” şeklindeki önceki beyan ile çeliştiği açıktır.

Dört: “kurba” terimiyle ilgili olarak hiçbir mülkiyet zamirinin bilerek kullanılmaması bunun her hangi bir kişisel ilişki ile sınırlı olmadığı. Yani ayet, “benim yakınlarımı” şeklinde formüle edilmemiştir.

Beş: peygamberler Allahın dinini menfaat mukabili tebliğ edemezler ve bunun da farkındalar.

Onları bu tür isnatlardan tenzih ediyorum.

ALTI: hiçbir mükellef, peygamberlerin ailesini, çevresini akraba ve taallukatını sevmek mecburiyetinde değildir. hiç bir peygamber yakınından, küfrü,şirki,herhengi  gayri ahlaki  bir şeyi kesp etmediği gibi,hiç bir peygamberin akraba ve çevresi de ondan fazilet ve kudsiyet kesp edemez.peygamberin hatırı için, yüzü suyu hürmetine  gibi şeyler boşuna olup çeneyi yormaktan başka bir şey değildir. Allah ta, mademki sen peygamberin yakınısın öyle ise geç; diye bir ayrımcılık yapmaz. Dayı yeğen, ahbap çavuş hiyerarşi’si Allahın adaletine aykırıdır. Bütün bu düşünceler Allah’ın Adaletini beşerin  adaletinin seviyesine indirgemektir; ondan Allaha sığınırız.  

,

 Ayetin asıl manası: “ben sizden buna mukabil, hiçbir şey istemiyorum, yeter ki sadece Allah’a yakın olun”  bütün peygamberlerin ortak ifade ve davranışlarıdır. bu ifade ve davranışın direktifini de onlara Allah veriyor. Allah diyor ki, de ki:  “Allahın dinini size tebliğ etmeye mukabil kendim için,hiç bir şey istemiyorum çünkü benim ücretimi rabbim veriyor; yeter ki siz Allaha yakın olun.”  O,kadar… selam hidayete tabi olanların üzerine olsun.

Makalenin derleyicisi:  Abdullah TİKİCİ  



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

İlk iki ayette "Ehl-Elbeyt": El-Beyt'in mensupları inananlardır. Peygamber'in hanımları olsaydı "''anKUM" yerine "'anKUNNE", yine "yutahhiruKUM" yerne "YutahhiruKUNNE" şklinde dişil zamir olacaktı. Bakın hitap Peygamber'in hanımları olduğu ayetlere zamir (ikinci çoğul dişil şahıs) hep "KUNNE" dir: Ayet 28: "umetti'KUNNE", 29: "minKUNNE", 30: "minKUNNE", 31: "minKUNNE", 33: "fî buyutiKUNNE" (dikkat; bunların ayrı ayrı evleri var!), yine 33: "fî buyutiKUNNE"

33. ayette iki tane ...KUNNE geçiyor bunlar Peygamber'in hanımlarıdır. ikisinin arasında iki de ...KUM geçiyor; bunlar bütün inananlardır. El-Beyt ile nekira haldeki "beyt" aynı değildirler. El-Beyt bildiğimiz ev değildir. ehlu beytin: bir ev halkı. Buradaki ev, bidiğimiz bir hanedir. Yine çoğul olarak geçen "buyut" da bildiğimiz evlerdir. Ancak "El-Beyt" çok daha geniş bir hanedir ki bu olsa olsa Nübüvvet evidir.

Muhabbetle.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Değerli Abdullah TİKİCİ merhaba, hoş geldiniz!

Şurâ 23'te geçen "qurbé" kelimesini bir çok çevirmen "akraba/ yakınlar" olarak çevirmişler. Az da olsa doğru anlayanlar da olmuş!

Muhabbetle.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
asım
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 14 agustos 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1700
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı asım

iyilerin hepsi ehli beyttir...

__________________
O halde yüzünü, Allah'ı bir tanıyarak dine, Allah'ın insanları üzerine yaratmış olduğu fıtratına doğrult. Allah'ın yaratışında değişiklik bulunmaz. Dosdoğru din budur. Fakat insanların çoğu bilmezler.
Yukarı dön Göster asım's Profil Diğer Mesajlarını Ara: asım
 
hasanoktem
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 10 eylul 2006
Gönderilenler: 2837
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasanoktem

haktansapmaz Yazdı:

Değerli Abdullah TİKİCİ merhaba, hoş geldiniz!

Şurâ 23'te geçen "qurbé" kelimesini bir çok çevirmen "akraba/ yakınlar" olarak çevirmişler. Az da olsa doğru anlayanlar da olmuş!

Muhabbetle.

Değerli Haktansapmaz kardeşim,

Değerli Abdullah Tikici kardeşimiz henüz üye değil. bu nedenle yanıt veremiyor. sorunuzun yanıt bulamaması bu nedendendir. bugünlerde ilk fırsatta üye olup güzel iletinizle ilgili yanıtı olacak inşaAllah.

Muhabbetle



__________________
Andolsun, size öyle bir kitap indirdik ki sizin bütün şeref ve şanınız ondadır. Hâlâ aklınızı kullanmayacak mısınız? ENBİYA 10
Yukarı dön Göster hasanoktem's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasanoktem
 
Abdullah Tikici
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 28 aralik 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 16
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Abdullah Tikici

Muhterem kardeşim haktansapmaz! Anladığım kadarıyla Siz bu “beyt’in” mikro planda bir beyt olmadığını, makro planda bir beyt olduğunu söylüyorsunuz? Katılmıyorum. Zira makro planda ümmettir. Dişil zamire gelince: hud suresi 73.ayet’te, “melekler hanıma dediler ki: “sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi(aleykum zamir’i müzekker ile) üzerinize olsun…” dikkat edilirse eril zamir ile ev halkına üzerinize olsun şeklinde formüle edilmiştir. 33. ayet’te iki tane “KÜNNE” geçtiğini, ikisinin arasında iki tane’de “KÜM” geçtiğini iddia etmenizi anlayamadım. Zira 33. ayette iki adet KÜNNE ve ikisinin arasında iki adet KÜM zamirleri geçmemektedir. Aslında âcizane yazdığım makalem, bu konu ekseninde değildir. Ben, “ehli beyt”, övülmemiştir; diyor, peygamber’de Allah’ın dinini onları sevmemize mukabil bize tebliğ etmediğini söylüyorum. Selam ve muhabbetlerimi sunar hoşça kalın diyorum.

 

    

Yukarı dön Göster Abdullah Tikici's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Abdullah Tikici
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Abdullah Tikici Yazdı:

Muhterem kardeşim haktansapmaz! Anladığım kadarıyla Siz bu “beyt’in” mikro planda bir beyt olmadığını, makro planda bir beyt olduğunu söylüyorsunuz? Katılmıyorum. Zira makro planda ümmettir. Dişil zamire gelince: hud suresi 73.ayet’te, “melekler hanıma dediler ki: “sen Allah’ın işine mi şaşıyorsun? Ey ev halkı! Allah’ın rahmeti ve bereketi(aleykum zamir’i müzekker ile) üzerinize olsun…” dikkat edilirse eril zamir ile ev halkına üzerinize olsun şeklinde formüle edilmiştir. 33. ayet’te iki tane “KÜNNE” geçtiğini, ikisinin arasında iki tane’de “KÜM” geçtiğini iddia etmenizi anlayamadım. Zira 33. ayette iki adet KÜNNE ve ikisinin arasında iki adet KÜM zamirleri geçmemektedir. Aslında âcizane yazdığım makalem, bu konu ekseninde değildir. Ben, “ehli beyt”, övülmemiştir; diyor, peygamber’de Allah’ın dinini onları sevmemize mukabil bize tebliğ etmediğini söylüyorum. Selam ve muhabbetlerimi sunar hoşça kalın diyorum.

Değerli Abdullah Tikici Kardeşim,

33 ve 34. ayetlerde diyeceğime 33 demişim. Fark etmez. Bunu sizin fark ettiğinizi düşünüyorum. Ama anlayamadığınıza şaşırdım doğrusu.

Sanırım, Kuran'ı yüzüne okuyabiliyorsunuzdur. Latin harflerle yazayım:

33/33: 1-Veqarne fî buyûtiKUNNE...

33/33: 1-... İnnemé yurîdullâhu li yuzhibe 'anKUMu-r-ricse ehle-l-beyt 2-Ve yutahhiruKUM tathîrâ.

33/34: 2-Ve-zkurne mé yutlé fî buyûtiKUNNE

Gördüğünüz gibi 33/33'te İnnemé ile başlayan cümlede iki tane KUM zamiri Peygamberin hanımlarını tek başına karşılamıyor. Onlar da Beyt'in ehlinden ancak birer ferttirler.

Amaç her ne olursa olsun, yanlıştan dönmek kimseye bir şey kayb ettirmez. Burada "ey ehli beyt" hitabı Peygamberin hanımlarına olsaydı ifade "İnnemé yurîdullâhu li yuzhibe 'anKUNNE-r-ricse ehle-l-beyti ve yutahhiruKUNNE tathîrâ." olacaktı.

Selam ve saygılarımı sunuyorum. Hayırla kalın.

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Merhaba. Ahzab 33’teki "vekarne fî buyûtikunne"yi, gelenksel mütercimlerin çoğu gibi, Abdullah Tikici de "evlerinizde olgun bir şekilde oturun" diye tercüme etmiş ama farklı tercüme eden de var. Örneğin Edip Yüksel (Kuran Çevirisi – Mesaj):  

 

"Vekarne" kelimesi (vakara) kökünden türeyen bir kelime olup onurlu, saygılı, vakarlı davranmak anlamına gelir.

 

(Allah’ın elçisine inanın ve onu sayın –ve tuvakkır ûhu, 48:9).

(Size ne oluyor ki Allah’ı saymak istemiyorsunuz? -lâ tercûne li’llahi vekara, 71:12)

 

Geleneksel yorumcular bu kelimeyi "ve karne" diye okumuşlardır. "V" harfini vakara fiilinin ilk harfi olmak yerine "ve" diye bilinen bağlaç olarak kabul etmişlerdir. Bu yorumculara göre söz konusu fiil KaraRa kökünden türemiştir. Ayetteki vekarne kelimesi ve kaRarne biçiminde yazılsaydı bu doğru olurdu.   

 

Sevgi ile,

Hasan Akçay



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
Abdullah Tikici
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 28 aralik 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 16
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Abdullah Tikici

“ Sanırım, Kuran'ı yüzüne okuyabiliyorsunuzdur. Latin harflerle yazayım:”

Müstehzi olan şu cevab’i yazınızı, Ayet’i’de kodlayarak yazmanızı, doğrusu yadırgadım. muhterem haktansapmaz hocam! Maksadımız, bu pazarda Arapçayı ve ilimi satmak değildir; ilim ve Arapça ile hava atmak ta değildir. Zira ilim süs için değildir. İlim: bu güne kadar yapmış olduğumuz yanlışları bize terk, ettirmek, yapmadığımız ve bilmediğimiz doğruları bize yaptırmak için edinir. Aksi halde bizim putumuz olur. Din: “sarayın cebri ile ulemanın kibri arasında boğulmuştur” söylemine, şahsımız adına katkıda bulunmayalım.

Ayetin tekniği üzerinde durup makalenin asıl muhtevasına engel olmak istemiyorum.

Ahzap,28 ile 34. ayete kadar hep peygamberin hanımlarını konu edinirken, 33. ayetin siyak ve sibakında başka hiç biri olmadığı halde. KUM zamirleriyle başkasını araya sokmak, müfessirlerin “ey kale Allah’u” keza ve keza”şeklinde olur. Şiilerin, “KUM” zamiriyle, “âli Aba”yı, oraya monta ettikleri gibi olur. (ehli beyt, “ali aba dır” 3 erkek ile bir bayan olduğundan müzekker zamiri ile işaretlenmiştir; diyorlar.)oysa ki bu da indidir. Yeri yoktur. Kuran’da ehli beyt her 3 ayet’te de müzekker sığasıyla işaretlenmiş olup söz konusu olanlar ise ev hanımı ve ya ev hanımlarıdır. (tabi ki mesaj da, hitap şahsi, hüküm İse, umumidir) kuran’da birçok yerde “eril” zamirlerle dişi, dişil zamirlerle erkekler işaret edilmiştir. Konu için,14/10–11. ayetlere bakıla bilir. Zira kuranın dizayn’ı, sibeveyhi ,ahfeş, ferra  ve benzerleri dil kural ve kriterlerini koyanların kriterlerine göre değildir. Söz konusu bu bilginler, hicri ikinci asrın ve daha sonraki asrın bilginleridir.

 Yanlışınızı, (“33 ve 34. ayetlerde diyeceğime 33 demişim”)şeklinde düzeltmişsiniz; fazilettir.  Selam ve sevgilerimi sunarım. Allah’a emanet olunuz.

Yukarı dön Göster Abdullah Tikici's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Abdullah Tikici
 
Abdullah Tikici
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 28 aralik 2009
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 16
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Abdullah Tikici

Muhterem kardeşim!hasakcay, Bu inceliği yakaladığınız için teşekkür ederim. Ben ahzap 33. ayetini, kastım,   (vakara) kökünden “vekerne” vakarlı davranmak anlamına gelecek şekilde tercüme etmek iken, “ evlerinizde olgun bir şekilde davranın” yerine “ evlerinizde olgun bir şekilde otun” diye tercüme etmişim. bir kelime farkıyle, yani "oturun" "davranın" farkıyle. sizin farkı fark etmeniz, beni memnun etti.  Zaten oturun ile olgun olun ikisi ayni kelimeden alınmaz. Oturun “ve karne” den, evlerinizde olgun bir şekilde davranın; ise,

“vekerne” den alınır. Çağdaş müfessirlerden Muhammed esed: “evlerinizde sessizce oturun”  diye tercüme etmişse de “ ve kerne”den,  sessizce oturun manası çıkarımı!!?  

selam ve muhabetlerimle, Allah'a emenet olun. 

 

Yukarı dön Göster Abdullah Tikici's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Abdullah Tikici
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats