HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: Meleklere iman konusu ve Kur’an.... Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Bu yazımda sizlerle, Allah ın katında özel isimleriyle de zikredilen Melekler konusunu, Kur’an ışığında konuşmak ve üzerinde sizleri düşünmeye davet etmek istiyorum.

 

Allah Kur’an da kendi katından bahsederken, çok fazla detay vermemiştir. Yine kendi katındaki meleklerinden bahsederken de, çok fazla detaya girmeden onlardan bahseder. Daha açıkça söylemek gerekirse, Allahın meleklerine iman etmek, inancımızın temel şartlarından birisidir.

 

Bizlerin melekler konusundaki imanımızın sınırları neler olmalıdır? Elbette Allah ın rehberinde açıkça söyledikleri, izah ettiklerinin dışına çıkmak, emin olmadığımız bilgileri kabul etmek, bizleri harama, hurafeye, batıla saptıracaktır. Allah birçok kez Kur’an ın ipine sarılın diyorsa, Rabbin bu hükmü üzerinde dikkatle düşünmeliyiz.

 

 Önce melekler konusunda, geleneksel İslam ın bizlere öğrettiklerini hatırlayalım.

 

1- Cebrail (Cibril) : Allah ile peygamberleri arasında elçilik yapar.

2- Mikail: Tabiat olayları ile görevli melek.

3- İsrafil: Kıyametin kopması ile tekrar dirilme esnasında Sur’ ayı üfleyen melek.

4- Azrail: Can alma görevi olan melek.

 

Yukarıda yazdığım bilgilerin tamamı Kur’an dan alınmıştır diyebilir misiniz?  Ne yazık ki bunu söylememiz mümkün değil. Bizler İslam ı yaşarken her konuda olduğu gibi, bizlere iletilen rivayetleri, Kur’an ile karşılaştırma, ondan onay alma gereği duymadan iman ettiğimiz için, bazı bilgilerin Kur’an da geçmediğini görmemiz, bizleri çok fazla etkilemez. Çünkü bizler inancımızı yaşarken, zaten Kur’an da her şey yazmaz ana fikrini kabul ederek, imanımızı yaşıyoruz da ondan.

 

Allah sakın emin olmadığınız bilgilerin peşi sıra gitmeyin, dinde bölünmeyin ayrılmayın, hesabını sorarım ikazını günümüzde duyan bile yok. Daha da kötüsü, dinde sakın bölünmeyin emrini duyan, tebliğ alan bizler, dinde bölünmekte hiçbir sakınca görmediğimiz gibi, bölünmekte bereket, bolluk vardır diyecek kadar da ileri dahi gitmişiz. Herkes kendi itikadını, şeriatını yaratmış. Bu yetmemiş aynı inanca, kitaba, peygambere inandığını söyleyen topluluklar, sırf kendi rivayetlerine, itikatlarına, şeriatlarına uymadıkları din kardeşlerine düşman olup, onu öldürmekten bile çekinmeyen bir hale düşmüşüz.

 

Kur’an ın önemle bahsettiği, hatta imanın olmazsa olmaz şartları arasında olan Meleklerine iman konusunda da, yine Kur’an ın rehberliğini yeterli görmeyip, kaynağı konusunda emin olmadığımız bilgileri de, Kur’an ın hiç bahsetmediği açıklama yapmadığı konuları da, dinin temel kuralları içine almaktan çekinmemişiz.

 

Gelelim bizlere öğretilen dört büyük melekler konusuna. Cebrail (Cibril) Kur’an da Allah ın ayetlerini elçisine iletmekle görevli, melek olduğu açıkça birkaç ayetinde anlatılır. Kur’an da Cibril olarak geçer. Mikail ismine gelince. Kur’an da bir ayette geçer, ama görevi ile ilgili hiçbir açıklama yoktur Kur’an da. Ayeti hatırlayalım.

 

Bakara 98: Kim, Allah'a, meleklerine, peygamberlerine, Cebrail'e (Cibril e) ve Mikail’e düşman olursa bilsin ki Allah da inkârcı kâfirlerin düşmanıdır.

 

Çok ilginçtir meleklerden Mikail in yalnız ismi zikredildiği, görevi konusunda Kur’an da hiçbir açıklama yapılmadığı halde, bakın bizlere iletilen rivayetlerde nasıl bir görevi olduğu anlatılıyor.

 

(Mikail’in görevi: yağmurun yağdırılması, rüzgârın estirilmesi ve mevsimlerin tanzimi gibi tabiat olaylarını Allah'ın emri ve izni ile vukua getirmektir.)

 

Ne dersiniz Allah Kur’an da ismen zikrettiği meleğinin, görevi konusunda tek bir açıklama dahi yapmadığı halde, bu detaylı bilgiler bizlere nereden ulaştı dersiniz? Elbette biraz düşünen, nereden geldiğini anlayacaktır. O Yahudi fitnesi yüzlerce yıldır hiç boş durmadı.

 

Bahsedilen dört büyük meleklerden İsrafil e gelince. Böyle bir isim Kur’an da asla zikredilmez. Bu meleğin görevi de, kıyametin kopmasından sonra, hesabın görüleceği gün, insanları kabirlerinden kaldırmak için, Sur’a yı, yani kalk borusunu üfleyen melek olduğu anlatılır günümüzde. Her nedense bu bilgi de Kur’an da hiç bahsedilmemiştir. Ne ismi, nede görevi konusunda bir bilgi Kur’an da yoktur.

 

Atalarının itikatlarına Kur’an dan delil arayanlar, yine nefislerinin etkisiyle Allah ın söylemediği, açıklık getirmediği bir ayetini örnek gösterip, işte İsrafil in görevi burada yazıyor diyerek, delil göstermişlerdir. Ayeti hatırlayalım.

 

Zümer 68: Sur'a üflenince, Allah'ın diledikleri müstesna olmak üzere göklerde ve yerde ne varsa hepsi ölecektir. Sonra ona bir daha üflenince, bir de ne göresin, onlar ayağa kalkmış bakıyorlar.

 

Şimdide kendimize soralım. Allah yukarıdaki ayette Sur’a üfleyen bir görevli melek ismi vermiş mi? Vermediyse nasıl olurda bizler bu görevi, Kur’an ın hiç bahsetmediği, yazmadığı bir isme atfederek delil gösteririz? Biz bu yöntemi hep kullanıyoruz ve atalarımızın inancını yaşatmak için, nefsimizi aldatıyoruz. Bunun yorumunu da sizlere bırakıyorum.

 

Yine Kur’an da hiç bahsedilmeyen ama bizzat günümüzde ismiyle anılan, kabirde bizleri sorgulayacak Münker ve Nekir meleklerinden bahsedilir. Sizce tüm bu bilgiler, Kur’an da yazmadığına göre, doğruluğu konusunda emin olabilir miyiz? Emin değilsek, bu bilgilere inanmamız, ne kadar doğru olur?

 

Kur’an ayrıca melekler konusunda, bizlere bilmemiz gereken açıklamalarını yaparken, sağımızda ve solumuzda kayıt tutan meleklerin olduğunu da anlatır. Fakat özel bir isim asla zikretmeden.

 

 

Kaf 17: Sağında ve solunda oturmuş iki görevli, kayıt yapmaktadır.

 

 

Azrail e gelince. Hepimizin korktuğu bu isimle anılan melekte, ne yazık ki Kur’an da bu isimle geçmez. Ölüm yani can alma görevi ile ilgili elbette meleklerin olduğundan bahseder Kur’an, ama Azrail diye değil, ölüm melekleri adı altında, hiçbir özel isim vermeden genel sözcüklerle bahsedilir.

 

Sizce bir inancın temeli, Kur’an mayasıyla mayalanmadıysa, bu inancın meyveleri ne derece sağlıklı olur ve bizleri doğruya yönlendirir? Ne derece sağlam bir yapıyı inşa edebiliriz? Düşünen, rehber olarak Kur’an ın ipine sarılan her Müslüman, bu sorunun doğru cevabını mutlaka bulmalıdır.

 

Bakın Allah canımızı alan Meleklerden bahsederken, nasıl bir açıklama yapıyor.

 

Secde 11: De ki: 'Size vekil kılınan ölüm meleği, hayatınıza son verecek, sonra Rabbinize döndürülmüş olacaksınız.

 

Bu konuda Kur’an da birkaç yerde aynı şekilde, ölüm meleği ismiyle anılan meleklerden bahsedilir. Peki, Azrail ismi nereden çıktı? İşte bu ve buna benzer konulara vermemiz gereken çok önemli bir cevabın bulunması gerekir. Ama ne yazık ki Kur’an dan habersiz imanımızı yaşadığımız için, bu sorulara da cevap zaten aramıyoruz.

 

Şimdide Allahın Kur’an da hiç bahsetmediği, bu melek isimleri ve görevleri ile ilgili bilgilerin nereden bizlere geldiğine bakalım. Çok yoğunlukta olmasa da, bazı hadislerde kıyametin kopmasından sonra sur’anın iki kez İsrafil tarafından üfleneceği rivayet edilir. Elbette doğruluğu konusunda kesin bir kanıt yoktur. Bu bilgiye Kur’an onay vermez, açıklamaz. Kur’an ın bahsetmediği bu meleklerin Yahudilerin inançlarında olduğunu görüyoruz. Araştırmalar sonucunda, onların inançlarından bizlere geçtiği anlaşılıyor.

 

Şimdi sizlere sormak isterim. Eğer Allah bahsettiğimiz meleklerin isim ve görevlerini elçisine, yani peygamberimize özel olarak bildirmiş olsaydı, Kur’an dışından mı bildirirdi? Yoksa sorumlu olduğumuz ve her şeyi açıkladığını söylediği Kur’an da, melekler konusunda da gerekli olanların açıklamasını yapmaz mıydı bizlere, ne dersiniz? Elbette eğer Allah bizlerin bilmesini istediği bir konu olsaydı, bizlere rehberinde, diğer konularda açıklama yaptığı gibi, açıklar ve bildirirdi. Çünkü Allah biz Kur’an da, hiçbir şeyi eksik bırakmadık, Kur’an dan sorumlusunuz demiyor mu? Bugün bizlerin inandığı, Melekler konusu da, yaptığımız büyük yanlışlara bir örnek sanırım. Bizler bu tür yanlışları o kadar çok yapıyoruz ki? Ahhh bir farkında olabilsek.

 

Şimdi sizlere bir ayet hatırlatmak istiyorum. Allah elçisine indirdiği ayetleri, kullarına tebliğ etme konusunda bakın ne diyor.

 

Maide 67: Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.

 

Sanırım ayette verilmek istenen fikir, görev ve sorumluluk çok açık anlaşılıyor.

 

Allah melekleri konusunda bilmemiz gerekeni Kur’an da açıklamış, yani elçisine ilettiğini oda bizlere Kur’an ile iletmiştir. Çünkü Allahın elçisi Enam suresi 19. ayetinde; Bu Kur an bana vahyolundu ki, onunla sizi ve ulaştığı herkesi uyarayım demiyor muydu? Yine Nahl 89. ayetinde; Sana bu Kitap'ı indirdik ki her şey için ayrıntılı bir açıklayıcı, bir kılavuz, bir rahmet, Müslümanlara da bir müjde olsun diyordu.

 

Şimdide şöyle düşünelim.  Peygamberimiz Allah ın bazı vahiylerini Kur’a na geçirmeyip, onu da rivayetler yoluyla bizlere iletme yolunu seçmiş olabilir mi? Bu mümkün değil, çünkü Kur’an ı Rabbim ben koruyorum diyor, ya diğer bilgileri kimler koruyor? Kur’an dışından melekler konusunda yapılan diğer bilgileri bu durumda kesin doğru kabul etmemiz, sizce ne kadar doğru olur? Bakın Allah bizleri bu konularda nasıl uyarıyordu hatırlayalım.

 

İsra 36: Hakkında bilgin olmayan şeyin ardına düşme! Çünkü kulak, göz ve gönlün hepsi bundan sorumlu tutulacaktır.

 

 

Emin olacağımız, kesin garantisi olan bilginin Kur’an olduğunu Allah söylüyor bizlere. Peki, Kur’an gibi garantili, korunan bir kaynak daha var diyen var mı aramızda? Vardır diyene sözüm yok. Oda kendi imtihanını vermektedir, inandıklarından da kendisi sorumlu olacaktır. Allah bu kitabın bir benzeri yok diyorsa, ona eş tutanlar nasıl bir sorumluluğun altına girdiklerini bilmelidirler. Şimdi hatırlatacağım ayet, sanırım çok daha net açıklama yapıyor.

 

 

Araf 33; De ki: Rabbim ancak açık ve gizli kötülükleri, günahı ve haksız yere sınırı aşmayı, hakkında hiçbir delil indirmediği bir şeyi, Allah'a ortak koşmanızı ve Allah hakkında bilmediğiniz şeyleri söylemenizi haram kılmıştır.

 

 

Aslında yukarıda ki Rabbin uyarısını, açıklamaya bile gerek yok sanırım, çünkü çok açık ve net anlatıyor.

 

 (Hakkında hiçbir delil indirmediğim konularda, Allah hakkında, onun katından bilmediğimiz şeylerin söylenmesinin HARAM olduğunu söylüyor yaratan.)

 

 Peki, bu durumda bizler yaşantımızda haramın içine, boğazımıza kadar battığımızın farkında değil miyiz yoksa hala. Sanırım değiliz. Çünkü Allah ın Kur’an da hiç açıklamadığı, detay vermediği melekler konusunda bile, sizlere hatırlatmadığım, yazmadığım ismen bahsedilen o kadar melek isimleri var ki, doğrusu yaptığımız yanlışların zerre kadar farkında bile değiliz. Çünkü peygamberimizin de, hesabın görüleceği O gün söyleyeceği gibi, KUR’AN ARTIK DEVRE DIŞI BIRAKILMIŞ NE YAIK Kİ.

 

Rabbimden dileğim, tüm İslam âleminin gözlerindeki o kalın perdeyi, kulaklarındaki ve gönüllerindeki o koskoca mührü kaldırsın. Yoksa bu Dünyada şeytanın batağında, mahşerde de ebedi kalacağımız cehennem ateşinde, azabımızı çekmekten asla kurtulamayacağız.

 

Rabbim yaptığımız bu yanlışlardan dolayı, ne olursun bizleri affet. Gönül gözlerimizi, senin bizlere indirdiğin rehberinin nuruyla nurlandır ki, gerçekleri görebilelim. Sen yardım etmezsen işimiz çok zor. Çünkü senin rehberin devre dışı kalmış ve beşerin kitapları ne yazık ki rehber edinilmiş.

 

Ne olursun Rabbim yardım et bizlere. Doğruların yanlış, yanlışların doğru yaşandığı günümüzde, senin yardımına çok ama çok ihtiyacımız var. Sen affedicisin, bağışlayıcısın, sana karşı farkında olmadan yaptığımız bu saygısızlığımızı, cehaletimize ver, hatamızın farkında olmamızı sağla ve yardım et ne olur bizlere. Çünkü yardımına o kadar çok muhtacız ki. Bunu anlatacak kelime bulamıyorum. Sen kalbimden geçeni biliyorsun Rabbim.

 

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats