HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: İskenderciler için güzel bir alıntı Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
Mircan
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 25 agustos 2005
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 1277
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mircan

Selam,

www.sahteresul.com dan alıntılandırdığım bu makaleyi İskendere tabi olan arkadaşlar lütfen tekrar tekrar okusunlar.Umulur ki yanlıştan dönülür.

AHÝR ZAMAN  MEHDÝ (!) VE ÝSA (!)sý: AHMED KADYANÝ

 

 

AHMED HULUSÝ

21 Aralýk 1971

Ahmedbaki.com dan yorum yapýlmaksýzýn alýnmýþtýr

 

 

Dünya üzerinde, anlattýklarýmýza en büyük örnek durumunda olan ve CÝN`lerden birisine baðlý olarak yaþamýþ bulunan Ahmed Kadyani, bizzat kaleme aldýðý hayat hikâyesine göre, Hindistan`ýn Kadyan kasabasýnda doðmuþtur...

 

Kendi anlattýðýna göre, keþif(!) yoluyla ailesinin aslen Semerkand`lý olduðunu öðrenmiþtir... Yaratýlýþ olarak kendi kendine kalmaya yönelik ve hassas bir yapýya sahip kiþidir.

 

Sýk sýk yalnýz bir köþeye çekilip benliðini tanýma çalýþmalarý  yapmaktadýr...

 

Ýþte bu günlerden birinde aniden gizliden bir ses iþtir... Bu sesi sadece o duyabilmektedir... Kendisinden baþkasý o sýrada yanýnda olsa bile, bu sesi duyamamaktadýr...

 

Ýþte bu ses, babasýnýn o gün akþam ezanýndan sonra öleceðini, bildirir...

 

Ahmed Kadyani bunu iþitince çok korkar ve çok üzülür...

 

Bu üzüntü ve korku sýrasýnda ses tekrar gelir:

 

-"ALLAH" kuluna yetmez mi?..

 

Ve gerçekten o gün akþamüstü babasý vefat eder...

 

Ahmed Kadyani hikâyesini anlatmaya þöyle devam etmektedir:

 

-"O sesi, ondan sonra çok duydum... O ses, bana pek çok þey öðretti!.. O ses beni dünyaya tanýttý, meþhur yaptý!.. Fakir ve ihtiyaç sahibiyken, beni hayýra harcamak üzere servete boðdu!.."

 

Ahmed Kadyani`nin bazý özelliklerinden bahsettikten sonra, CÝNlerden birisinin onu kendisine nasýl baðladýðýný; bazý yanlýþ inançlara yönelttiðini de, bunlar sanki hakikatmýþçasýna, bizzat kendi aðzýndan nakletmeye çalýþacaðýz.

 

Kadyani`nin kulaðýna gelen ses hakkýndaki görüþleri þöyle idi:

 

"Kulaðýma deðen sözlerin rahmânî olduðundan asla þüphe etmiyorum... Çünkü, þeytan benimle alay etse, içimdeki fenalýklar dile gelse, mutlaka farkederdim...

 

Bazan o sözleri uzaktan iþtiyordum, bazan da o sözler bizzat benim aðzýmdan çýkýyor; fakat söyleyen ben olmuyorum...

 

O kadar ki, bazan hiç bilmediðim lisanlarda bile konuþuyorum...

 

Alelâde bir ruhun veya ruhlarýn bana hulûl ettiðine (içime girdiðine) inanmýyorum...

 

Bu iþ pek  baþka bir iþ!.. Fakat ne sûretle baþka?.. Baþkalýðýný seziyorum ya!.. Bu kadarý bana ve bana baðlý olanlara yeterli!..

 

Evet þimdi de CÝN`in sonunda iðfal ederek saptýrdýðý Ahmed Kadyani`nin yaptýðý iþi görelim..

 

Sonunda birgün ortaya çýkýyor ve þöyle diyor:

 

"Lâ ilâhe ill"ALLAH", Muhammed Rasûlullah!.. Ben peygamberlerin en sonu ve en büyüðü olan Muhammed`in kalbini dolduran þevki ile Mesih ibni Meryem`im...

 

Muhammed`den baþka Peygamber gelmeyecek yalnýz bir kiþi onun hilatý fâhiresine (onun iftihar edilecek mertebesine) bürünecektir...iþte ben, O`yum!.. Kadyanlý Ahmed, efendisi Muhammed`in hatemünnebi`liðine (son nebi) halel gelmeden NEBÝ OLMUÞ, TANRISINDAN mukaddes bir GÖREV ALMIÞTIR!.."(!?)...

 

Birinci dünya savaþýndan sonra ölen, asýl ismiyle Kadyan`lý Mirza Gülam Ahmed`den "keramet" diye nitelendirilen bir çok hâller de ortaya çýkmýþtýr...

 

Binlerce kiþinin, gördükleri rüyalarla kendisine baðlanmalarý; yanýnda kýrk gün kalan kimselerin semâvi(!) iþaret alarak bütün inkârlarýndan sýyrýlmalarý; kötürümleri birkaç el temasýyla, hastalarý birkaç sözle iyi etmesi onun en çok görünen ve "kerâmet" diye nitelendirilen hallerinden bazýlarý olmaktadýr. Hatta kendisiyle tartýþmaya giren birkaç kiþinin sonunda ölmesi, kendisinin þöhretinin büsbütün yayýlmasýna sebep olmuþtur...

 

Kendisinin MEHDÝ olduðunu iddia eden; ve MEHDÝ ile âhir zamanda yeryüzüne inecek olan ÝSA`nýn ayný þahýs olduðunu söyleyen; ve  sonuç olarak, iþte kendisinin "bu" kimse olduðunu sanan Mirza Gülam Ahmed Kadyani, kaba görüþle her ne kadar Ýslâmiyeti yaymýþ ve geniþletmeye çalýþmýþ ve bunda bir ölçüde de baþarýlý olmuþsa da; mesele inceden inceye araþtýrýldýðý zaman görülür ki, ortada, CÝN`lerin önce bir kiþiyi, sonra onun aracýlýðýyla binlerce kiþiyi kendilerine baðýmlý kýlmalarý; ve bu iþ için de ÝSLÂMÝYETÝ KOZ olarak kullanmalarý durumu mevcuttur...

 

Bu gibi kimseler genellikle kendilerini zamanýn en yüksek kiþisi olarak görürler... Hattâ dikkatle incelendiðinde, son Nebi Hz Muhammed Aleyhisselâm’dan sonra gelmiþ, en yüksek kiþi olduklarýný iddia ettikleri dahi tesbit edilir...

 

Ýslâm topluluðuna baðlý olanlarýn bir kýsmýna göre, kýyâmetin kopmasýndan yüz veya ikiyüz yýl önce yeryüzünde görülecek ve dünyaya Ýslâmiyetin yayýlmasýna sebep olacak; bir çok olaðanüstü güçlere sahip bulunacak bir dinî liderin lâkabýdýr "MEHDÝ"!..

 

CÝNler, aldatýp kendilerine baðýmlý kýlarak büyüttükleri pek çok kiþiye kendisinin beklenen "MEHDÝ" olduðunu ilham etmiþ; ve onlarýn bu saný ile yaþayýp; çevrelerini de kandýrmalarýný saðlamýþlardýr...

 

Ýþte konumuzla bu yönden ilgisi dolayýsýyla "MEHDÝ ve MEHDÝ`lik hakkýnda" kýsaca bilgi vermeyi gerekli görüyorum...  

 

Çeþitli yerlerde ve tarihlerde bazen ortaya çýkýp, bazen de gizlice çevrelerine "MEHDÝ" olduðunu empoze eden  pek çok kiþi yaþamýþtýr ve hâlen de yaþamaktadýr.. Bunlar çevrelerindeki insanlarýn bu konulardaki bilgilerinin son derece zayýf olmasýndan da istifade ile, insanlarý rahatlýkla kandýrabilmektedir.Öte yandan bu kiþilerin büyük bir kýsmý da zaten farkýnda olmadan CÝNLERÝN HÜKMÜ ALTINDA olan kiþilerdendir. Ve CÝNlerin oyununa gelerek kendilerini "MEHDÝ" sanmaktadýrlar. Çünkü ya gördükleri CÝN kaynaklý rüyalar, ya da aldýklarý çeþitli CÝNNÝ ilhamlar onlara kendilerini "MEHDÝ" sandýrmaktadýr.

 

Geliþi müslümanlarca her an beklenen "MEHDÝ"nin kesin geliþ tarihine dair hiç bir delil yoktur ve "DÝVAN" ehli hariç, evliyaullah dahi bu konuda bilgisizdir..Ýslâmî takvimle zamanýn 1400 yýlýný onyedi geçeye yaklaþmasý, konuyu günümüzde daha da konuþulur hâle getirmiþ; ve bu yüzden çeþitli yerlerde kendini "MEHDÝ" sanan kimseler bir hayli türemiþtir!.

Günümüzde, esef vericidir ki, ilimsiz pek çok kiþi, kendini sýrf CÝNlerin aldatýcý ilhamlarý yüzünden boþ hayâllere kaptýrarak, "MEHDÝ" sanmakta ve çevrelerini de yanlýþ yollara sürükleyerek topluca CÝNLERÝN EÐLENCESÝ olmaktadýrlar.

 

 

"MEHDÝ"LER(!) NÝÇÝN ÇOÐALDI?

 

Günümüzde "MEHDÝ"lerin sayýsýnda bir hayli büyük artýþ gözlenmektedir. Neredeyse her þehirde bir kaç tane "MEHDÝ" olduðu hayâliyle çevresini kandýrmakta olanlar vardýr; ve üzücüdür ki, bu saf bilgisiz insanlar kendilerini o kiþilerin CÝNlerine kaptýrmýþlardýr bir kere!.. Artýk tesirden kurtulmalarý çok zordur!..Bunlarýn kimisi basýn aracýlýðýyla iyice þiþirilerek patlatýlmak isteniyor; kimisi de sessiz sedâsýz, elde kýlýç kýyâm(!) edeceði günün hayâliyle yaþýyor!..

 

Neredeyse, kendisine her selâm vereni derviþi sayarak, kendisini onbinlerin "ÞEYHÝ" kabul eden süper "MEHDÝ"lerin böylesine çoðalmasýnýn en önde gelen sebebinin, farkýnda olmadan hükmü altýna girmiþ olduklarý CÝNler olduðunu daha önceki sayfalarda izah etmiþtik..

 

Þimdi de iþin ikinci yanýndan sözedelim...

 

Eðer televizyonda bir yayýn arýyorsanýz, þöyle bir durumla karþýlaþýrsýnýz:

 

Önce, o aradýðýnýz yayýnýn parazitli, çarpýk-çurpuk, görüntüsü net olmayan dalgalarý ekranýnýzý kaplar!.. Sonra seçilemeyen dalgalarý ekranýnýzý kaplar!.. Sonra, biraz daha yayýna yaklaþýrsýnýz, çarpýklýklar kaybolur ve karlý bozuk görüntüler ekranda yer alýr... Ve nihâyet biraz ötede net orijinal yayýnýn görüntüsü ile karþý karþýya kalýrsýnýz!..

 

Daha önce de anlattýðýmýz gibi, dünyada oluþan, tüm olup bitenler çeþitli kozmik dalgalarýn etkisiyle, aþama aþama meydana gelir... Sýfýrdan baþlar en yükseðe kadar çýkar, zirveyi bulur; tekrar iniþe geçer ve sýfýr olur!.. Sistemin kesin ve þaþmaz düzenidir bu!..

 

Her þey dünyada belirli sikluslar hâlinde oluþur; belirli devirlerde belirli akýmlar ve eðilimler günümüz tâbiriyle "MODA" olur!...

 

Bize belki 20 yýldýr, çeþitli çevrelerden o yýl "MEHDÝ"nin çýkacaðý söylenirken cevabýmýz hep "Hayýr" oldu!. Ve de ilahi lütuftur ki mahcup olmadýk!... 

 

Öyle iken, niçin günümüzde daha "Âmentü"nün getirdiklerini ve sonuçlarýný idrâk edemeyen; hayâlî  tanrý ve din anlayýþý içinde olan kiþiler kendilerini "MEHDÝ" zannediyorlardý!..

 

Bu durumun iki ana sebebi vardý:

 

Birincisi, farkýnda olmadan CÝNlerin hükmü altýna girerek ihtiyatsýz bir þekilde olaya kendilerini kaptýrmalarý ve bu konuda ilmi olmayan kiþileri de böylece peþlerinden sürüklemeleri...

 

Ýkincisi de, orijinalinden önce gelmeye baþlayan parazitli yan dalgalar!..

 

"MEHDÝ"lik anlamýný ve duygusunu taþýyan yan dalgalar dünya üzerine ulaþmaya baþlamýþtýr...

 

Kezâ "MESÝH"iyet dalgalarý da öyle!..

 

Bu sebeple önümüzdeki yýllarda çeþitli þekillerde kendilerini "MEHDÝ" ve "ÝSA" olarak kabul edip çevresindekilere yol göstermek isteyen daha bir çok insan türeyecektir!..

 

CÝNLERÝN, DEÐÝÞÝK NAMLARLA  ÝNSANI YÖNLENDÝRMELERÝ 
 (Ýslâmî yoldan)
 
 
 Bu tip aldatmalar genelde bir kiþinin uyutulmasý (transa geçirilmesi) sonunda o CÝNnin;
  
 -Ben Mevlana`nýn ruhuyum!!!..
  
 -Ben .......... babayým!!!..
  
 Þeklinde kendisini tanýtarak orada bulunan kiþilerle baðlantýya geçmesi sonunda; veya kalemle yazý yazarken kalemin kendi kendine yazmaya baþlamasý ve böylece o CÝNnin kendisini;
  
 -Ben filanca kiþiyim!!!..
  
 Diye tanýtmaya baþlamasýyla;
  
 Veya, gene CÝNnin filanca evliyadan olan kiþÝnin þekline bürünerek o kiþinin gözüne görünmesiyle gerçekleþmektedir...
  
 Bunlardan baþka, tesadüf etmediðimiz þekillerde de olmasý mümkündür...
  
 Bizim bugüne kadar tesbitini yaptýklarýmýz, bu sahada daha fazla yukarýda anlattýðýmýz üç þekildedir...
  
 Meselâ gelen þahýs;
  
 -"Ben Mevlâna`yým!." der...
  
 Sonra da orada  bulunanlara tabiri uygunsa okkalý bir selam verir... Ve sonra da aðýr bir lisanla konuþmaya baþlar...
  
 Gerçekten, incelendiði zaman görülür ki, o uyutulan kiþinin kapasitesi dýþýnda bir konuþma þekli ve bilgiler ortaya çýkmaktadýr...
  
 Ýþte bu durumda, CÝNlerin varlýðýný akla bile getirmeyen o kiþiler otomatik olarak, kendilerine hitâbedenin "MEVLÂNA", veya "........Baba" olduðuna inanýrlar...
  
 Bilhassa günümüz insanlarýnýn dini konulardan, ruh, CÝN gibi varlýklar hakkýndaki bilgilerden uzak olmasý yanýsýra; üstelik buna bir de insanýn yapýsýndaki gizliye olan ilginin çekiciliði eklenirse, bu konuþan varlýða inanmanýn ne kadar kolay olduðu ortaya çýkar...
  
 Düþünün ki, karþýnýzdaki bir kiþi uyutuluyor ve sonra da konuþmaya baþlýyor, karþýnýzdaki yakýndan tanýdýðýnýz kiþi ile uzak yakýn hiç ilgisi olmadýk þekilde!... Üstelik bir de sizin geçmiþte yaptýðýnýz birtakým iþlerden, veya o gün oraya gelmeden yaptýðýnýz ve sadece sizin bildiðiniz þeylerden bahsediyorsa!...
  
 Ýþte böylece, yavaþ yavaþ o uyutulan kimsenin aðzýndan konuþmaya baþlayan ve filanca velinin ruhu olduðunu bildiren CÝNÝN etrafýna birçok insan toplanmaya baþlar...
  
 Bu durum sonunda, o kiþinin çevresine toplananlarýn yapýlarý incelendiði zaman,  hemen hepsinde ortak bir özellik görülür;
  
 Pek çoðu son derece iyi niyetli, samimi dine saygýlý, dinin bir çok þartlarýný yerine getirememekten üzüntülü, bir kurtuluþ yolu arayan; ancak bütün bunlara karþýlýk, dini bilgileri son derece zayýf kiþilerdir bunlar...
  
 Ýþte böylece ben filanca babayým, veya "MEVLÂNA"nýn ruhuyum diye kendini onlara tanýtan CÝN, bunlarýn ortak yönlerini istismar etmiþ; sonunda büyük bir kalabalýðý  çevresine toplamýþ olur...
  
 Bu arada yavaþ yavaþ çevresine toplananlarýn rüyalarýna girer; onlarýn bazý gizli hallerini onlarý üzmeyecek þekilde açýklar; ve böylece onlarýn bu ortak yönlerini istismar ederek  onlarý iyice kendisine baðlar...
  
 Daha sonra, zamanýn þartlarý dolayýsýyla bir müceddid gelemiyeceðini, bu sebeple insanlarýn artýk sadece bu kanallarla uyarýlacaðýný onlara anlatýp; onlarý bazý þeyler yapmaya sevkeder...
  
 Namaz kýlmalarýný; sadaka  vermelerini; Ramazanda oruç tutmalarýný; iyilik yapmalarýný; kötülüklerden kaçýnmalarýný; baþkalarýný kendilerinden fazla düþünmelerini telkin ederek, insanlýk duygularýný harekete geçirerek kendisine baðlar... Bu birinci aþamadýr!...
  
 Ýkinci aþamada ise, esas þeytanlýðýný ortaya koymaða baþlar...iþte bu aþamada, ancak dini çok iyi bilen kimselerin tesbit edebileceði bir takým inanç bozukluklarýný onlara empoze etmeye baþlar... Ki esas oyun  da  iþte burada baþlar...
  
 Bazýlarýný   "Vahdeti Vücûd" görüþüne sokar!... Ancak bu isim altýnda anlatýlan gerçekte "vahdeti vücûd" anlayýþý olmayýp, "PANTEÝST" görüþtür; "Vahdeti Vücûd" asla deðildir!... Ki böylelikle onlarý, kendilerinin "ALLAH" olduðuna inandýrmaya çalýþýr...
  
 Ya da reenkarnasyon, yani yeniden bir bedene girerek dünyaya gelineceðini ileri sürerek; Mevlâna`nýn bazý tasavvufî sözlerini örnek getirmeye çalýþýr...
  
 Böylece onlarý yanlýþ itikadlara saptýrmaya baþlar...
  
 Nitekim onlarýn bu durumlarýný yakýndan takip eden dinî bilgilere sahip olan bir kiþi onlarýn Ýslâm`a uymayan yanlarýný teker teker tesbit edebilir...
  
 Kalemle aldatma ise, yukarýda anlattýðýmýzdan daha basit bir yoldur...
  
 Bu yolda kiþ kendisiyle temasta olaný kesinlikle görmez...
  
 Kalemi yazý yazar gibi kaðýt üzerinde tutarken, kalem kendiliðinden yazmaya baþlar...
  
 Önce kendine bir isim takarak meselâ:
  
 -Ben Mevlâna Celâleddin-i Rumi`yim!.. Ey bahtiyar kiþi, ey "ALLAH" yolunun yolcusu, seni selâmlarým!..
  
 Diye yazdýrýr... Yazan hayretler içinde kalmýþtýr. Ve devam eder...
  
 Artýk kalem kendiliðinden yazmaya alýþmýþtýr!..
  
 Onu yüksek bir kiþi, zamanýn en ileri gelen velilerinden biri olduðunu söyler ve ona evliya olduðuna dair birçok inandýrýcý deliller vermeye çalýþýr...
  
 Aklýndan geçen sorularýn cevaplarýný kaðýt üzerinde yazmaya devam eder....
  
 Bu çeþit kiþi önceleri kalemin ne yazacaðýný bilmese de, ileride dikkat etmeye baþladýðý zaman, yazmadan önce o harfin veya kelimenin hatta daha sonralarý da bir kaç kelimelik cümlelerin yazmadan önce kafasýna geldiðini tesbit eder...
  
 Bundan sonra, filanca lakaplý CÝN ona þiirler, kitaplar yazdýrýr; çeþitli kiþlerin geçmiþteki yaptýklarýný anlatmaya baþlar... Bu arada, onun itmadýný kazanmak gayesiyle bazý geleceðe ait kehânetlerde bulunur...
  
 Bu konuda bir örnek verelim:
  
 Bundan 1-2 yýl önce Ankara`da bir grubun yaptýðý toplantýlara kendini;
  
 -Beþir-il Kirami isimli melek!!!..
  
 Diye tanýtarak gelen CÝN, geleceðe ait bazý kehanetlerde bulunmuþ ve özetle;
  
 -yaklaþýk 1974-75 yýllarý civarýnda üçüncü dünya savaþýnýn çýkacaðýný; bu arada israil`in Araplarý büyük bir yenilgiye uðratarak Türkiye sýnýrlarýna kadar geniþleyeceðini; Türkiye`nin üçüncü dünya savaþýnda pek az bir kayýpla kurtulacaðýný, 1980 yýlý civarýnda da MEHDÝ`nin Türkiye`den çýkacaðýný söylemiþtir; Ki bu iddiaya göre de, "MEHDÝ" diye beklenen kiþi meleðin(!) aðzýndan konuþtuðu,  yaþý 50`yi bulmuþ ve hiç bir özelliði olmayan kiþ olacaktýr...
  
 Demiþtik ki, CÝNler bir de velilerin þekillerine bürünerek, bir kiþiye görünüp onu bu görüntüleriyle aldatýp kendilerine baðlarlar...
  
 Gene bu çeþit aldattýklarý kiþiler de, genellikle dinî bilgilerden yaklaþýk olarak tamamen denecek kadar uzaktýr.
  
 Böyle bir görüntüyle birdenbire  karþýlaþan kimse,  önce adeta  bir þok geçirir... Sarýklý, cüppeli, yani eski kýyafetli olarak karþýsýnda gördüðü bu kiþiye inanmamak onun elinde deðildir artýk...  Ve inanýr!..
  
 Artýk ne söylerse onu yapmaya baþlar... Ondan duyduðu birçok þeylerle çevresine bir hayli insan toplar... Ancak onun bu gördüðünü çevredekiler göremezler... O ne anlatýrsa ona inanmak zorundadýrlar... Fakat bir süre sonra, o çevresinde toplandýklarý kiþinin gördüðü þahsý, bazýlarý rüyalarýnda görmeye baþlarlar...
  
 Hattâ o kiþi bazan çevresindekilerden kendisine tamamýyla baðlanmýþ olanlara bu zâtý (!) gösterebilir de!.. Böylece artýk kendisine son derece baðlý bir topluluk meydana getirmiþ olurlar...
  
 Bu arada o kiþi, kendisine deðiþik kýyafetlerle görünen ayný CÝNni deðiþik kiþiler sanarak, kendisinin, baþka evliyalarla bile görüþecek seviyeye geldiðini zannetmeye baþlar... Bazen de o CÝN yanýna arkadaþlarýný alýp onlarý çeþitli din büyükleri görünümünde göstererek o zavallý insanlarý iyice kandýrýp kendine baðlar..
  
 Nitekim bazý kuvvetli CÝNne kapýlmýþ kiþilerin çevresindekilere, ayný anda bir kaç eski evliyanýn kýyafetine girmiþ CÝNni gösterebildiði; sanki o kadar büyük bir kiþiymiþ de, eskiden yaþamýþ evliyalar onu ziyarete gelmiþ havasýný verebildikleri tesbit edilebilir...
  
 Hatta bu konuda öyle durumlar meydana gelmektedir ki, bu kiþi kendisinin CÝNler tarafýndan aldatýldýðýný bilmediði; ve kendisini CÝNnin yaptýðý fikir aþýlamalarý sonunda çok büyük bir insan olarak gördüðü için, o anda çevresindekilere ne kadar büyük evliya olduðunu göstermek gayesiyle bir kaç evliyanýn huzuruna (!) girmesi için müsaade eder!!!..  Nitekim o anda bulunulan yerin kapýsý açýlýr ve içeriye eski kýyafetler içinde 2 veya 3 hattâ 4 büyük ve meþhur evliya sûretinde CÝNler içeri girer...
  
 Böyle bir olayýn meydana geliþinde zaten büyük bir heyecana kapýlmýþ olan orada bulunan kiþiler artýk asla farkedemezler bu gelenlerin CÝN mi, yoksa hakikaten eskiden yaþamýþ bir veli mi olduklarýný!... Bu olay þoke etmiþtir onlarý!...
  
 Artýk bu olayý kendilerine gösteren kiþiye, âdeta bir tanrýymýþçasýna baðlanýrlar...
  
 Ancak, bunlardan hangi biriyle görüþülürse görüþülsün, hepsinin ortak özellikleri, daha önce de anlattýðýmýz gibi, "CÝNleri inkâr etmek" olacaktýr..
  
 Þimdi de gelelim, CÝNlerin insanlarý hümanist (insancýl) gayelere sevkeder þeklinde "spiritizmacýlýk" adý altýnda aldatýp, kendilerine tâbi kýlma þekline... 
 

CÝNLERÝN, SPÝRÝTÝZMA  MASALIYLA ÝNSANLARI YÖNETMELERÝ

 

Ýslâmî gayeler ötesinde, bu dine baðlý olmayanlar ile, Ýslâmiyetle ilgisi nüfus kaðýdýný geçmeyenleri kendi yönetimlerine almak isteyen CÝNLER, hümanist fikirleri yem olarak kullanmaktadýrlar...

 

Bunlar olgun insan, kamil insan olmak için çeþitli þartlar ileri sürmekte ve insanlarý böylesine mükemmel bir yaratýk olmaya davet etmektedirler...

 

Bu þekilde insanlarý çevresine toplayan CÝNlerin ortaya saçtýklarý bol hümanist (!) yani insacýl fikirler olmaktadýr...

 

Bu tip  görüþmeler de, gene özellikle bir kiþinin uyutulmasý, yâni  bir ruhla baðlantýlý olarak transa geçirilmesi þeklinde olmaktadýr...

 

Bir odaya üç-dört veya beþ- altý-yedi kiþi toplanýlýr, ýþýklar kýsýlýr ve düþük voltajlý kýrmýzý veya mavi renkli bir ampul yakýlýr...

 

Sonra yavaþ yavaþ yapýlan telkinlerle medyum yapýlý bir kiþinin uyutulmasýna çalýþýlýr...

 

Bu yapýlan iþlem gerçekte, o kiþinin tamamýyla uyutularak "Ýnsan"ýn bilincinin "beden" üzerindeki etkisinin ortadan kalkmasý içindir...

 

Bundan sonra uyutlan kiþi sözde anlatmaya baþlar:

 

-Yavaþ yavaþ yükseliyorum... Bulutlarý geçiyorum... Karþýmda þunlarý görmeye baþladým...

 

Ve derken o gördükleriyle konuþmaya baþlar...

 

Ve görülenler ardýndan söz alýrlar...

 

Böylece filancanýn veya falancanýn RUHUYLA (!) görüþme baþlamýþ olur...

 

Halbuki bütün bunlar, onlarla temas hâlinde bulunan CÝN`in oradakileri uyutmak, kandýrmak gayesiyle sahneye koyduðu bir oyundan baþka hiç bir þey deðildir... Uyuyan kiþi, diðer bir deyiþle transa geçirilen kiþi oradan bir milim bile öteye gitmemiþtir uyumasýndan itibaren...

 

Ortada dönen oyunun içyüzü þudur:

 

Kiþinin uyumasýndan, yani "Ýnsan"ýn bilincinin "beyin" "ve dolayýsýyla "beden" üzerindeki tasarrufunun kalkmasýndan sonra, o uyutulan kiþinin frekansýna en yakýn yapýdaki "CÝN", onunla iletiþime geçmiþtir...

 

Önce bu CÝN bir adaptör, bir radyo görevi gören o kiþinin beynine sinyaller göndermeye baþlamýþ; ve beyindeki konuþma merkezine de etki ederek, o kiþinin aðzýndan deðiþik bir þekilde orada bulunanlara hitaba giriþmiþtir...

 

Ancak orada bulunan kiþiler, göremedikleri için CÝNnin þuraya gidiyorum, þununla görüþüyorum þeklinde uyutulana atfen sözlerini hakikat sanmýþlardýr...

 

Gerçekte ne gelen vardýr, ne de giden!..

 

Sadece, ortada uyutulmuþ ve dolayýsýyla da bilincinin iradî tasarrufu ortadan kalkmýþmýþ bir insan ile; onun beyninden istifade edip; orada toplananlara hitabedip onlarý kandýran bir CÝN vardýr...

 

Artýk bu iþ gerçekleþtikten sonra oyunun gücü, etkisi, hep CÝNnin kapasitesine baðlýdýr...

 

Eðer bu CÝN, CÝNlerin ileri gelenlerinden, zekilerinden birisi ise, orada bulunanlarý rahatlýkla etkisi altýna alýr; ve hatta onlara istediklerinin hepsini yaptýrabilir...

 

Çünkü, ortada kendilerine hitâbeden, onlarýn bazý sýrlarýný açýklayan fakat görünmeyen bir varlýk vardýr!... Buna inanmamak ise, bu olaya þahid olanlara göre, tek kelimeyle aptallýk veya budalalýktýr, çünkü konunun içyüzünden haberleri yoktur...

Gerek Türkiye`de ve gerekse dünyanýn çeþitli yerlerinde, insanlarý hümanist gayeler perdesi arkasýnda aldatýp çevresine toplayan CÝNler; ya kendilerini ya da o gruplarýn önde gelen isimlerinden birisini, çevresindekilere bir "modern PEYGAMBER" edâsýyla takdim etmekte; O`nun her dilediðinin kesinlikle yapýlmasýný istemekte; ve o grubun Türkiye`nin öncü veya önderleri olacaðýný öne sürmektedirler... Ki bu da yukarýda verdiðimiz "MEHDÝ

" akîdesinin deðiþik bir þekilde ortaya çýkýþýdýr...

 

Hattâ, tesbitlerimize göre, bugün dünya üzerinde bu gruplara katýlmýþ olanlardan öyle kiþiler vardýr ki, Hasan Sabah`ýn esrarkeþ derviþ(!)leri gibi kendilerine verilen emirlere gözünü bile kýrpmadan adam öldürecek yapýya girmiþlerdir...

 

Halbuki bu gruplarý dikkatle inceleyen; konuþmalarý, verilen bilgileri mantýk süzgecinden geçiren bir kiþi, çok sayýda çeliþkili ve yanlýþ bilgilere rastlayabilir...

 

Gerek ilmi ve gerekse gayba ait konularda sorulan suallerin  cevaplarý genellikle palavradýr ve nazarý dikkate alýnmaktan uzaktýr...

 

Geleceðe dönük sorulan suallere ise daima kaypak, muðlak, geniþ zaman ölçülerini içine alan, kesin rakamlardan çok öte bir durumdadýr...

 

En büyük adam kandýrma usülleri, aralarýna katýlanlarýn o günlerde yaptýðý bir takým gizli iþleri ifþa etmek ve onu bu þekilde teþhir etmektir...

 

Bu gruplara katýlanlarýn durumlarý ve bilgileri yakýndan incelenirse, her biri de dini bilgilerden hele RUH, CÝN hakkýndaki bilgilerden tamamýyla uzaktýr; ve bunlarý inkâr edici bir yapýya sahiptirler... Ve bu yüzden de göremedikleri bir takým yaratýklara âdeta kurban olmuþlardýr...

 

Burada anti parantez ilâve edelim ki, bu gruplarýn pek çoðunun temasta olduklarý CÝNLER, BU KÝTABIN YAYINLANMASINDAN SONRA DERHAL BÝRER TEBLÝÐ ÇIKARTARAK, BU KÝTABIN KENDÝ ÝNANANLARINCA OKUNMASINI YASAKLAMIÞLARDIR!...

 

Çünkü, bu kitabý okuyanlar, hiç þüphesiz ki onlarýn içyüzünü görecek;  tam deyimiyle onlarýn ne mal(!) olduðunu anlayacaklardýr...

 

Nitekim bu gibi gruplara baðlý olanlardan "ALLAH"a inandýðýný söyleyenlerin bazýlarýnýn yaptýklarý ibadetler incelendiðinde bu durumlarý çok açýk bir þekilde ortaya çýkar...

 

Meselâ bunlardan bir kýsmý namaz (!) kýlarlar... Günde üç veya bir defa!.. Ve de AYAKTA!.. Yani, RÜKÛSUZ SECDESÝZ!..  Bazýlarý da sadece secde ile!..

 

Sadaka verirler!!!.. Ve bu verdikleri sadaka karþýlýðýnda da bütün günahlarý affolunur... Elbette o kendilerini yöneten büyük RUH(!) tarafýndan!.. Sonra bir yandan günah iþlerler, suç iþlerler, diðer yandan da sadaka daðýtarak bu günahlarýndan, suçlarýndan beraat ederler!!!..

 

Kýsacasý, o grubu yöneten CÝN, hangi dine yakýnlýk duyuyorsa; veya o gruba gelenler çoðunlukla hangi dine yakýn veya yatkýn ise, orada genellikle o dine yakýn hükümler geçerlidir ve o dine yakýn kurallarla hüküm verilir...

 

Üstelik bu gruplardan öyleleri de vardýr ki, hastalarý iyi etmek gayesiyle bir kýsým halktan yüzmilyonlarca para alýrlar... Çeþitli sebeplerden dolayý içlerinde iyi olan bir kaç hasta varsa da, bunun oraný % 2-3`ü geçmez.

 

Ve bu yolda binlerle iyi niyetli, temiz, saf, Hakký ve Hakikatý arayan insan kandýrýlýp, tavlanmýþ ve saptýrýlmýþ olur...

 

 

 

 

 

 

 


Yukarı dön Göster Mircan's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mircan
 

Eğer Bu Konuya Cevap Yazmak İstiyorsanız İlk Önce giriş
Eğer Kayıtlı Bir Kullanıcı Değilseniz İlk Önce Kayıt Olmalısınız

  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats