HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Tasavvuf -Din Felsefe- Bilim Kurgu
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Tasavvuf -Din Felsefe- Bilim Kurgu
Konu Konu: RABITA ILE SEYHE TAPANLAR Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
nuri72
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 21 nisan 2005
Yer: ABD
Gönderilenler: 311
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı nuri72

RABBANİ BİLİR Yazdı:

................ONLARI TAKLİT MÜMKÜN MÜ?
Her şeyleriyle Allah’a yönelip bütün bir hayat boyunca, O’na hakkıyla kulluk yapabilmek için çırpınıp duran Allah Dostlarının hayatlarında bizim için çok güzel ibretler vardır. Onlar gibi olamasak bile, onlara benzemeye çalışmak, onlar gibi yapmaya ve olmaya çalışmak, her Müslüman için vaz geçilmez faydalarla doludur...........

 

Aleykum Selam

 

Onlar yasamis bana ne kardesim. Allah DERVIS EFENDILERIN ibadetlerini kabul etsin. Onlarin o hallerinden bize ne ?  Allah bize onlara niye uymadiniz diyemi soracak ? Varsa goster Kurandan bir ayet bizde iman edelim. Allah bizi neden imtihan edecegini zaten soylemis. Neden anlamak istemiyorsunuz.

 

43/44 " Dogrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir ögüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz."
 
Demek ki, Imtihan hem bizim icin hemde Peygamber efendimiz icin, Kurandan olacak, imtihan ne bilmem ne dervisinin halinden ned Ib-ni EL Zartonun kitabindan olacak. Kurandan. Allah saka yapmaz. Imtihan edecegim diyorsa edecekdir.

 

Allah ne diyor. Peki

54/17. And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan var mı?

 

Araf Suresi 3." Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın! Sizler pek az düşünüyorsunuz"

 

 



__________________
A'raf 194 Allah dışındaki yakardıklarınız sizin gibi KULLARDIR , eğer iddianızda haklıysanız , hadi çağırın onlarıda size cevap versinler
Yukarı dön Göster nuri72's Profil Diğer Mesajlarını Ara: nuri72
 
RABBANİ BİLİR
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mart 2006
Yer: Vanuatu
Gönderilenler: 52
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı RABBANİ BİLİR

 

MÜRŞİD-İ KAMİİN LÜZUMU

Şimdi bazı kimseler:

“Muhakkak bir Mürşid bulmak şart mıdır?” diyebilirler.

İnsan, yüzlerce kitabı ezberlese ve gece-gündüz ibadetle meşgul olsa bile bir Mürşidin terbiyesine girmeden, üzerinde bulunan hasletlerden kurtulamaz.

Tedavi yolunu bilmeyen bir hasta, nasıl doktora gitmeye muhtaçsa, nefsine mağlup olan ve bir türlü doğru yolda yürüyemeyen her insanın kendine bir Mürşid bulması lazımdır. Çünkü Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

اُولئِكَ الَّذينَ هَدَى اللّهُ فَبِهُدي 07;ُمُ اقْتَدِه 18;

“İşte onlar, Allah’ın hidayet-ine ulaştırdığı kimselerdir; öyleyse sen de onların yoluna uy” (En’am; 90)

وَاِذَا جَاءَهُم 18; اَمْرٌ مِنَ الاَمْنِ اَوِ الْخَوْف 16; اَذَاعُو 75; بِه وَلَوْ رَدُّوهُ اِلَى الرَّسُو 04;ِ وَاِلى اُولِىال 75;َمْرِ مِنْهُمْ لَعَلِمَ 07;ُ...

“Onlara güven ve korkuya dair bir haber gelse onu yayarlar, halbuki onu peygambere ve emre selahiyetli olanlara havale etselerdi onun ne olduğunu bilirlerdi...” (Nisa 83)

Mürşid, gerçek manada Allah-u Zülcelal’i kullarına, kulları da Allah-u Zülcelal’e sevdirmektedir.

Çünkü Peygamber Efendimiz -sav- bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

“Muhammed’in nefsini elinde bulunduran Allah’a yemin olsun ki, hiç şüphesiz, Allah-u Zülcelal’in en sevgili kulları; Allah’ı kullarına, kulları da Allah’a sevdiren, yeryüzünde hayır ve nasihat için dolaşanlardır (Beyhaki, Şihabü’l İman, 1/367)

Mürşid-i Kamillerin insanları Allah-u Zülcelal’e sevdirmesi şöyle olmaktadır. Mürşid-i kamil, kişiyi Peygamber Efendimiz -sav-’in sünnetine uymaya sevkeder. Her kim Peygamber Efendimiz’e -sav-ve O’nun yoluna uymak için gayret sarfederse Allah-u Zülcelal onu sever. Çünkü bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

قُلْ اِنْ كُنْتُمْ تُحِبُّو 06;َ اللّهَ فَاتَّبِ 93;ُونى يُحْبِبْ 03;ُمُ اللّهُ

“De ki: ‘Eğer siz (gerçekten) Allah’ı seviyorsanız bana uyun ki, Allah da sizi sevsin.” (Ali İmran; 31)

Mürşid-i Kamilin Allah-u Zülcelal’i kullarına sevdirmesi ise şöyle olur:

Mürşid, kişiyi manevi kirlerden temizleme yoluna sevkeder. Nefis, çirkin sıfat ve huylardan temizlenince, kalp aynası parlar ve hakikati görür. Hakikati gördüğü zaman da Rabbini sever. İşte bu nefsi temizlemenin ve terbiye etmenin bir sonucudur. Nitekim Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

قَدْ اَفْلَحَ مَنْ زَكّيهَا

“Şüphesiz nefsini temizleyen kurtulmuştur”(Şems; 9)

Nefsin kurtulması, Allah-u Zülcelal’i tanıması ve hakikati görmesiyledir. İnsanın kalp aynası parlayınca, dünyanın ne kadar çirkin ve boş olduğunu, ahiretin ise ne kadar güzel ve devamlı olduğunu görür. Bu durumda da baki olanı sever ve ona yönelir; boş ve geçici olandan yüz çevirir. Böylece Mürşidin insana vermiş olduğu menfaatte ortaya çıkmış olur.

Mürşid-i Kamiller, dünyada Allah-u Zülcelal’in dininin tebliğ edicileri, Peygamber Efendimiz -sav-’in varisleridirler. Nitekim Peygamber Efendimiz -sav- bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

“Alimler, peygamberlerin varisleridir.” (Beyhaki; Şihabu’l İman, 2/263)

Madem ki peygamberlerin varisleridirler, öyle ise onlara uymak, onların gösterdiği yoldan gitmek, söyledikleri tavsiyeleri yerine getirmek lazımdır.

İnsan ne kadar çok ibadet ederse etsin, bir mürşid-i kamilin terbiyesine girerse, yapmış olduğu bu ibadetini az görür ve daha fazla ibadet etmeye gayret gösterir. Ama Mürşidsiz olursa, nefis ve şeytan insanı çok kolay aldatır. Az olan ibadetini bile dağlar gibi gösterir.

Mürşid-i Kamiller, Allah-u Zülcelal’in dosdoğru olan yolundan zerre kadar ayrılmazlar. Daima Allah-u Zülcelal’in razı olacağı işlerin üzerinde bulunurlar.

Bir kişinin hem Allah-u Zülcelal’in rızasını aradığını iddia etmesi, hem de bu gibi zatlardan kendisini uzak tutması çok yanlıştır. Oysa Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

وَاتَّبِ 93;ْ سَبيلَ مَنْ اَنَابَ اِلَىَّ

“Bana yüz tutanın yolunu tut.” (Lokman, 15)

Bu ayet-i kerimeden de anlaşıldığı gibi, peygamberlerin varisleri olan Mürşidi kamillerin göstermiş olduğu yoldan ayrılmamak lazımdır.

Çünkü Ashab-ı Kiramlar da Peygamber Efendimiz’e -sav-tabi olmuşlar, O’nun manevi terbiyesine girerek, göstermiş olduğu yoldan yürümüşlerdir. Günümüzde de O’nun varislerine uyan kimseler nefsin çirkin sıfatlarından kurtulup güzel sıfatların sahibi olurlar.

Netice olarak, mümin olan kişi şuurlu bir şekilde düşündüğü zaman, Allah-u Zülcelal’in dostları ile beraber olmanın ve bir Mürşid-i kamilin manevi terbiyesi altına girmenin bilhassa günümüzde şart olduğunu görecektir.

Çünkü bugün günahlar bir deniz gibi olmuştur. İnsanın kendisini böyle bir ortamda muhafaza etmesi çok zordur. Kendisini muhafaza edebilmesinin çaresi Mürşidi kamilin terbiyesine girip, onun vermiş olduğu reçeteyi uygulamakla mümkündür. Çünkü Peygamber Efendimiz -sav- bir hadis-i şeriflerinde:

“Kişi kendi arkadaşının dini üzerinedir. Öyle ise kişi kiminle arkadaşlık yaptığına baksın (Ebu Davud) buyurmuştur.

Onun için insan Allah-u Zülcelal’in yolunda sapmadan doğru bir şekilde yürüyebilmek için daima iyi kişilerle birlikte olmalıdır. Böyle kimselerle beraber olmak hem Allah-u Zülcelal’i, hem Peygamber Efendimiz -sav-’i hem de Allah dostlarını razı eder.

Yukarı dön Göster RABBANİ BİLİR's Profil Diğer Mesajlarını Ara: RABBANİ BİLİR
 
nuri72
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 21 nisan 2005
Yer: ABD
Gönderilenler: 311
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı nuri72

Rabbai Kardesim lutfen Alintilara bogma. Sufi Can sordugum soruyu sanda sorayim. MURSID ile ilgili yazinda sende ayni carpitilmis ayeti kullanmissin. Daha ilk yazdigin ayetle ilgili soruyu sanda soruyorum. Allah rizasi icin su soruya cevap ver sonra seninlede istedeigini tartisiriz.

Tekrar ediyorum.

Araf 181 ayet:  Ve mimmen halakna ümmetüy yehdune bil hakku ve bihi ya'dilun
Araf 181 ayet:
Yine bizim halk ettiklerimizden bir ümmet de var ki hakka rehberlik ederler, ve onunla icrayı adalet eylerler


Sizin carpitilmis mealde soyle diyor "Yarattığımız ümmetten öyle erler de vardır ki, " Nerde ERLER kelimesi. Iste turkcesi iste Arapcasi.


 Bakiniz yazinizin basindaki ilk ayet nasil carpitilmis. Rabbani  Kardesim su ayeti tekrar tekrar oku. Bu ayet tek basina yazinin gerisindeki herseye cevap veriyor.

Es gecmeyesin diye Dervis sorusunu tekrar ediyorum.

RABBANİ BİLİR Yazdı:

................ONLARI TAKLİT MÜMKÜN MÜ?
Her şeyleriyle Allah’a yönelip bütün bir hayat boyunca, O’na hakkıyla kulluk yapabilmek için çırpınıp duran Allah Dostlarının hayatlarında bizim için çok güzel ibretler vardır. Onlar gibi olamasak bile, onlara benzemeye çalışmak, onlar gibi yapmaya ve olmaya çalışmak, her Müslüman için vaz geçilmez faydalarla doludur...........

 

Aleykum Selam

 

Onlar yasamis bana ne kardesim. Allah DERVIS EFENDILERIN ibadetlerini kabul etsin. Onlarin o hallerinden bize ne ?  Allah bize onlara niye uymadiniz diyemi soracak ? Varsa goster Kurandan bir ayet bizde iman edelim. Allah bizi neden imtihan edecegini zaten soylemis. Neden anlamak istemiyorsunuz.

 

43/44 " Dogrusu o Kur'an, senin için de, kavmin için de bir ögüttür ve siz ondan sorguya çekileceksiniz."
 
Demek ki, Imtihan hem bizim icin hemde Peygamber efendimiz icin, Kurandan olacak, imtihan ne bilmem ne dervisinin halinden ned Ib-ni EL Zartonun kitabindan olacak. Kurandan. Allah saka yapmaz. Imtihan edecegim diyorsa edecekdir.

 

Allah ne diyor. Peki

54/17. And olsun ki Kuran'ı, öğüt olsun diye kolaylaştırdık; öğüt alan var mı?

 

Araf Suresi 3." Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın! Sizler pek az düşünüyorsunuz"

 



__________________
A'raf 194 Allah dışındaki yakardıklarınız sizin gibi KULLARDIR , eğer iddianızda haklıysanız , hadi çağırın onlarıda size cevap versinler
Yukarı dön Göster nuri72's Profil Diğer Mesajlarını Ara: nuri72
 
RABBANİ BİLİR
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mart 2006
Yer: Vanuatu
Gönderilenler: 52
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı RABBANİ BİLİR

ne  o  kardeş oku mak işine gel medimi nori 72
Yukarı dön Göster RABBANİ BİLİR's Profil Diğer Mesajlarını Ara: RABBANİ BİLİR
 
RABBANİ BİLİR
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mart 2006
Yer: Vanuatu
Gönderilenler: 52
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı RABBANİ BİLİR

RABITA

Rabıta; iki şeyi birbirine bağlayan ilgi, bağ, münasebet gibi manalara gelir.

Tasavvuf yolunda ise rabıta; Allah-u Zülcelal’e O’nun Resulüne ve Peygamber Efendimiz -sav-’in varisleri olan salih kimselere duyulan bir sevgiden ibarettir. Nasıl ki sevgi; sevgilinin hayalini, güzelliğini, hal ve hareketlerini düşünerek kalbi sevgiliye bağlamak anlamına geliyorsa; rabıta da insanın Allah-u Zülcelal’in rızasını kazanmak için O’nun salih kullarına gönülden bağlanmaktır.

Yani rabıta, muhabbet ve hürmetle kalbi bağlamaktan ibarettir. Rabıtanın özü şudur: Peygamber Efendimiz -sav-’in varisi olan alim ve salih bir kimseyi düşünmek, sadece onun şahsını hayal etmek ve müstakil olarak ondan bir şey istemek değildir. Bilakis aslında her şeyi yaratan ve yapan faili hakikinin Allah-u Zülcelal olduğuna itikat ederek, Allah-u Zülcelal’in o alim ve salih kimseye ihsanda bulunup, o insanda ortaya çıkardığı fazileti düşünmektir.

Bu durum şuna benzer. Bir fakir ihtiyacını karşılamak için bir zenginin karşısına gelip talepte bulunur. Fakat o fakir bilir ve inanır ki, gerçekte veren ve ihsan eden Allah-u Zülcelal’dir. Çünkü yerlerin ve göklerin hazineleri O’nun elindedir. O’ndan başka faili hakiki yoktur. Fakir, zenginin kapısında ancak, Allah’ın nimet kapılarından bir kapı ve oradan kendisine bir nimet vermesinin mümkün olduğunu bildiği için durur. İşte rabıtanın özü de budur.

Lakin günümüzde bazı kimseler:

“Allah-u Zülcelal’den başka varlık düşünülür mü? Niçin Allah’ı düşünmüyoruz da, bir insanı düşünüyoruz? Bu şirk değil midir? Allah-u Zülcelal’in sevgisi bölünmüş olmuyor mu?” gibi aklın kabul etmeyeceği yanlış bir takım fikirler öne sürerek, samimi olarak Allah-u Zülcelal’in rızasını arayan insanların kafalarına şüphe sokmaya çalışıyorlar.

Öncelikle şunu belirtelim ki, zat ve sıfatları ile hiçbir benzeri ve eşi, ortağı bulunmayan Allah-u Zülcelal’i düşünmek, O’nun zatını hayale getirmeye çalışmak değildir. Çünkü insanın bir zatı düşünebilmesi için, onu görmesi gerekir. Onun için insan ne kadar istese de Allah-u Zülcelal’i hayal edemez ve zaten hayal etmesi de caiz değildir. Çünkü Peygamber Efendimiz -sav- bir hadis-i şeriflerinde şöyle buyurmuştur:

“Allah’ın zatını tefekkür etmeyin. O’nun nimetlerini ve yaratıklarını düşünün. Çünkü siz Allah’ın zatını düşünmeye güç yetiremezsiniz.” (Beyhaki, Şihabu’l İman; Ahmet bin Hanbel, Müsned)

Hal böyle olunca, insanlar içinde Peygamber Efendimiz -sav-’in varisi olmuş alim ve salih olan ve Allah-u Zülcelal’in:

“...Ben onları severim, onlarda beni sever...” (Maide 54) iltifatına ulaşmış ve hayatlarının her anını insanlara faydalı olabilmek için harcayan, kalpleri ilahi nurla dolu olan salih kimseleri sevmenin, bu sayede Allah-u Zülcelal’in rızasına doğru gitmeye çalışmanın gerekli olduğu açık olarak anlaşılmaktadır. Çünkü onlar Allah’ı hatırlatır, Allah’ı sevdirir ve herkesi Allah’a sevketmeye çalışırlar.

Bu da Allah-u Zülcelal’in bir vergisidir. Bunca alim ve salih kimselerin ısrarla söylediği, büyük menfaatleri olan bir şeyi, ancak ahiretinin üzerinde meraklı olan kimselere nasip etmektedir.

Herkesin şunu iyice bilmesini istiyorum ki, bu kadar alim ve salih kimselerin tasavvuf ve Tasavvuf’un kural ve kaideleri hakkında kitaplar yazmaları, bunları savunmak için değil; insanı Allah-u Zülcelal’in rızasına götüren bu yola bilmeden veya bilerek düşmanlık eden kötülemeye çalışan kimselerin içinde bulundukları bu büyük yanlıştan dönmeleri içindir.

İnşallahu Teâla bu yazılanları okuyup hakikati idrak edebilenler, tuttukları bu yanlış yolu bırakacaklardır. İnatçı olanlara ise söyleyecek bir sözümüz yoktur. Çünkü inad, tedavisi olmayan bir hastalıktır.

En büyük hidayet ve nur kaynağı olan Peygamber Efendimiz -sav-’i görüpte iman etmeyenler, o güneşten zerre kadar ışık alamadan ölüp gitmişlerdir.

Şüphesiz bir kişi, istifade etmek amacıyla Peygamber Efendimiz -sav-’in varisi olan alim ve salih kimselere baktığında, sohbet meclislerinde bulunduğunda istifade eder. Onu düşündüğünde de durum aynıdır. Görmesi ile düşünmesi arasında fark yoktur. Şu örnek bu meseleyi daha iyi açıklar.

Ebu’l Hasan el-Harkani (rh.a)’ in yanına bir kişi gelir ve bir müddet oturur. Sonra Ebu Yezid-i Bestami (rh.a) hakkında ne düşündüğünü sorar. Ebu’l Hasan Harkani de:

“O, öyle bir zattır ki, onu gören hidayet bulur.” diye cevap verir. Adam:

“Bu nasıl olur? Ebu Cehil bile Peygamber Efendimiz -sav-’i gördüğü halde iman etmed.i” deyince; Ebu’l Hasan Harkani der ki:

“O, Ebu Talib’in yetimi Muhammed’i gördü. Peygamberi görmüş olsaydı, imanla şereflenirdi Yani Peygamber Efendimiz -sav-’i, Allah’ın Resulü olarak görseydi, iman ederdi. Nitekim Allah-u Zülcelal bir ayet-i kerimede şöyle buyurmuştur:

“Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler(Araf; 198)

Yani Allah-u Zülcelal’in sevdiği kimseleri sevmek, onlara uymak ve onlara benzemeye çalışmak, Allah-u Zülcelal’i sevmenin alametidir. Rabıta da bu sevgiyi kazanmaya çalışmanın yollarından biridir.

Yukarı dön Göster RABBANİ BİLİR's Profil Diğer Mesajlarını Ara: RABBANİ BİLİR
 
RABBANİ BİLİR
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mart 2006
Yer: Vanuatu
Gönderilenler: 52
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı RABBANİ BİLİR

ey adıgüzel abdullah sufi can kardeşime etigin sözlere bakılır sa sen amerikada yaşıyon.olsun bizim orda cok canlarımız var.bak kardeşim

oku birez cahil olma tamam mı seni yetiş tiren de de kabahat var.sen tasavufun ne oldugunu ören ondan sonra burda herkese tılsım verme

Yukarı dön Göster RABBANİ BİLİR's Profil Diğer Mesajlarını Ara: RABBANİ BİLİR
 
RABBANİ BİLİR
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mart 2006
Yer: Vanuatu
Gönderilenler: 52
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı RABBANİ BİLİR

ALLAH CC ADINA  URAŞAN LAR LA URAŞAN LAR CEZASINI BULACAK TIR EY KARDEŞİM SEN DE ALLAH CC ANLAT SEN DE OL ALLAH DOSTUSEN DİL UZAT ALLAHIN DOSTU NA ONDAN SON RA İKİ KELİMEYİ BİR ARAYA GETİREME EY İSMİGÜZEL KENDİSİ BOZUIK KARDEŞİM ABDUL. SEN DAHA HİÇ YAŞAMA MIŞ SIN ÖLÜ GÖZLE BAKIYOR SUN  UYAN  UYAN HİÇ KİM SE ASLINI İNKAR EDEMEZ AMA SENİN  NE OLDU GUN BELLİDEGİL AYET LER İNSANLARIN .KENDİ KAFASINA GÖRE DEGİLDİR.ALLAH.CC.HAKTIR.      PEYGANBERİRASULU KİBRİYE İKİ ÇİHAN GÜNEŞİ.HZ.MUHAMMED MUSTAFA

HAKTIR. ONUN VARİSLERİ.ASHABIVE ASHABIGÜZİNLERİ.HAKTIR.ONUN YOLUNDAN GİDEN VARİSLERİ.HZ.EBU BEKİR SIDIKI  EKBER.HAK TIR.  VE ONUN.MÜRİRİT LERİ . VE  VARİS LERİ SİLSİLEYİ ALİYE HAKTIR .BEN BUNU TASTİK ETTİM YARAP.YARIN MAH ŞERGÜNÜ ŞAHİDİM OL YARAP

SENİN DOSTUNA SALDIRAN LAR   AYETİN DE BİLDİR DİGİN Gİ,Bİ YARAP

BEN ONLARA HARP ACARIM DERSIN YARAP .SEN BİZLERİ VE ÜMETİ MUHAMMEDİ BUNLAR DAN KORU. VEDE BİZE KUVVET VER.YARAP SENİN KİTABIN OLAN . KURANI KERİM İ  AZİMÜ ŞANINLA BİZ LERİ NUR LAN DIR .VE  HABİBİNİN YOLUN DAN GİDENLERDEN EY LE  YARAP BU PCAVRA KİŞİLER DEN BU MÜLÜMANLIGI  KORU VE YÜCELT YARAP SEN HERŞEYE KADİRİ MUTLAKSIN.TASAVUF EHİLLERİNE UZANAN BU DİLLRİ

SENİN DOST LARINA UZANAN DİLLERİ. DUYU YORUN VE GÖRÜYORSUN YARAP BU KİŞİLERE.DE  HİDAYET  ET YARAP  .

Yukarı dön Göster RABBANİ BİLİR's Profil Diğer Mesajlarını Ara: RABBANİ BİLİR
 
nuri72
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 21 nisan 2005
Yer: ABD
Gönderilenler: 311
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı nuri72

RABBANİ BİLİR Yazdı:

......................Hal böyle olunca, insanlar içinde Peygamber Efendimiz -sav-’in varisi olmuş alim ve salih olan ve Allah-u Zülcelal’in:

“...Ben onları severim, onlarda beni sever...” (Maide 54) iltifatına ulaşmış ve hayatlarının her anını insanlara faydalı olabilmek için harcayan, kalpleri ilahi nurla dolu olan salih kimseleri sevmenin, bu sayede Allah-u Zülcelal’in rızasına doğru gitmeye çalışmanın gerekli olduğu açık olarak anlaşılmaktadır. Çünkü onlar Allah’ı hatırlatır, Allah’ı sevdirir ve herkesi Allah’a sevketmeye çalışırlar. .......

“Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler(Araf; 198)

Yani Allah-u Zülcelal’in sevdiği kimseleri sevmek, onlara uymak ve onlara benzemeye çalışmak, Allah-u Zülcelal’i sevmenin alametidir. Rabıta da bu sevgiyi kazanmaya çalışmanın yollarından biridir.

Araf 181 ayetinde MURSID yazinizda yapilan ayet meali carpitmasinin cevabini beklerken arkadan RABITA yaziniz geldi. Allah rizasi icin olmasada Seyhinizin rizasi icin bir onceki sayfaya bakip neden Seyhleriniz Araf 181 ayeti carpitmislar aciklayin Lutfen.

Simdi gelelim bu yazidaki ayetlere. Sadece yazdiginzi ayetler bakacagim cunku. Beyudi, Ibn-i El Zartonun rivaet ettikleir beni ilgilendirmiyor. Dervislerin hayatida beni ilgilendirmiyor. Allah onlardan bana hesap sormayacak sadece Kurandan hesap soracam diyor sadece o ilgilendiriyor. Simdi Rabiat yazisinda 2 ayet yazmissin. Bakalim ayetler gercekden oylemi diyor. Yoksa Seyh hen carpitmis mi ?

(MÂİDE 54) Ya eyyühellezine amenu mey yertedde minküm an dinihi fe sevfe ye'tillahü bi kavmiy yühibbühüm ve yühibbunehu ezilletin alel mü'minine e izzetin alel kafirine yücahidune fi sebilillahi ve la yehafune levmete laim zalike fadlüllahi yü7tihi mey yeşa' vallahü vasiun alim

(MÂİDE 54) Ey o bütün iyman edenler! İçinizden kim dininden dönerse duysun: Allah onun yerine öyle bir kavm getirecek ki Allah onları sever, onlar Allahı severler, mü'minlere karşı boyunları aşağıda, kâfirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda mücahede ederler, dil uzatanın levminden korkmazlar, işte o Allahın fazlıdır, onu dilediğine verir, ve Allah vasi'dir, alîmdir (elmali)

Sen ise Maide 54 soyle yazmissin"  “...Ben onları severim, onlarda beni sever...” (Maide 54)

Simdi bana gosterirmisin iste Turkcesi iste arapcasi. Senin dedigin bu carpik ayet nerde geciyor.  Araf 181 Seyhin carpitmasinida bu cevaba ekleyebilirsin.

Simdi birde verdigin Araf 198 ayet bir bakalim. Bu ayetin meali ve anlam carpitmasi TAM BIR REZALET. Buyur beraber bakalim.

A'RAF 197) Vellezine ted'une min dunihi la yestetiy'une nasraküm ve la enfüsehüm yensurun

A'RAF 197) Allah'ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.

A'RAF 198.) Ve in ted'uhüm ilel hüda la yesmeu ve terahüm yenzurune ileyke ve hüm la yübsirun

A'RAF198) Siz onları doğru yolu göstermeye çağıracak olsanız işitmezler. Onların sana baktıklarını görürsün, ama görmezler.

Sen ise soyle ifade etmissin.

" Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.” (Araf; 198)"

Kimmis o bakip goremeyenler iste, sizin PUTLAR Araf 197 iyi bakiniz lutfen. Herkesin bir plani var ama Allahin plani hepsinden daha ustun. Allah disinda tapilanlarin cagirdiginizda isitmediklerini hemde size soyletmis Rabbim sen ne buyuksun.

Araf Suresi 3. Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın! Sizler pek az düşünüyorsunuz

 



__________________
A'raf 194 Allah dışındaki yakardıklarınız sizin gibi KULLARDIR , eğer iddianızda haklıysanız , hadi çağırın onlarıda size cevap versinler
Yukarı dön Göster nuri72's Profil Diğer Mesajlarını Ara: nuri72
 
RABBANİ BİLİR
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mart 2006
Yer: Vanuatu
Gönderilenler: 52
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı RABBANİ BİLİR

SEN ANLAMAK İSTEMİYOR SUNHER HALDE. YA SEN DEN BAŞ KAELİ YOKMU BU MEM LEKETTE ZEKERİYA BEYAZ ÖRNEKLERİ.SEN AYETİ KERİMEYİ CARPITIP TA KARŞIMA NEDEN GETİRİYON ANLAMADIM VESSELAM YA KARDEŞİM   SEN ŞEHY  NE DİR BANA ONU SÖYLE ONUN TERCÜMESİ Nİ YAP AYETLERİ BİZ BİLİYORUZ VELİLERDEN BAH SETMİŞ Mİ ALLAH CC ONU OKU BANA

 

Yukarı dön Göster RABBANİ BİLİR's Profil Diğer Mesajlarını Ara: RABBANİ BİLİR
 
Huysuz Melek
Katilimci Uye
Katilimci Uye
Simge

Katılma Tarihi: 18 mart 2006
Yer: United States
Gönderilenler: 75
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Huysuz Melek

nuri72 Yazdı:
RABBANİ BİLİR Yazdı:

......................Hal böyle olunca, insanlar içinde Peygamber Efendimiz -sav-’in varisi olmuş alim ve salih olan ve Allah-u Zülcelal’in:

“...Ben onları severim, onlarda beni sever...” (Maide 54) iltifatına ulaşmış ve hayatlarının her anını insanlara faydalı olabilmek için harcayan, kalpleri ilahi nurla dolu olan salih kimseleri sevmenin, bu sayede Allah-u Zülcelal’in rızasına doğru gitmeye çalışmanın gerekli olduğu açık olarak anlaşılmaktadır. Çünkü onlar Allah’ı hatırlatır, Allah’ı sevdirir ve herkesi Allah’a sevketmeye çalışırlar. .......

“Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler(Araf; 198)

Yani Allah-u Zülcelal’in sevdiği kimseleri sevmek, onlara uymak ve onlara benzemeye çalışmak, Allah-u Zülcelal’i sevmenin alametidir. Rabıta da bu sevgiyi kazanmaya çalışmanın yollarından biridir.

Araf 181 ayetinde MURSID yazinizda yapilan ayet meali carpitmasinin cevabini beklerken arkadan RABITA yaziniz geldi. Allah rizasi icin olmasada Seyhinizin rizasi icin bir onceki sayfaya bakip neden Seyhleriniz Araf 181 ayeti carpitmislar aciklayin Lutfen.

Simdi gelelim bu yazidaki ayetlere. Sadece yazdiginzi ayetler bakacagim cunku. Beyudi, Ibn-i El Zartonun rivaet ettikleir beni ilgilendirmiyor. Dervislerin hayatida beni ilgilendirmiyor. Allah onlardan bana hesap sormayacak sadece Kurandan hesap soracam diyor sadece o ilgilendiriyor. Simdi Rabiat yazisinda 2 ayet yazmissin. Bakalim ayetler gercekden oylemi diyor. Yoksa Seyh hen carpitmis mi ?

(MÂİDE 54) Ya eyyühellezine amenu mey yertedde minküm an dinihi fe sevfe ye'tillahü bi kavmiy yühibbühüm ve yühibbunehu ezilletin alel mü'minine e izzetin alel kafirine yücahidune fi sebilillahi ve la yehafune levmete laim zalike fadlüllahi yü7tihi mey yeşa' vallahü vasiun alim

(MÂİDE 54) Ey o bütün iyman edenler! İçinizden kim dininden dönerse duysun: Allah onun yerine öyle bir kavm getirecek ki Allah onları sever, onlar Allahı severler, mü'minlere karşı boyunları aşağıda, kâfirlere karşı başları yukarıda, Allah yolunda mücahede ederler, dil uzatanın levminden korkmazlar, işte o Allahın fazlıdır, onu dilediğine verir, ve Allah vasi'dir, alîmdir (elmali)

Sen ise Maide 54 soyle yazmissin"  “...Ben onları severim, onlarda beni sever...” (Maide 54)

Simdi bana gosterirmisin iste Turkcesi iste arapcasi. Senin dedigin bu carpik ayet nerde geciyor.  Araf 181 Seyhin carpitmasinida bu cevaba ekleyebilirsin.

Simdi birde verdigin Araf 198 ayet bir bakalim. Bu ayetin meali ve anlam carpitmasi TAM BIR REZALET. Buyur beraber bakalim.

A'RAF 197) Vellezine ted'une min dunihi la yestetiy'une nasraküm ve la enfüsehüm yensurun

A'RAF 197) Allah'ın dışında taptıklarınızın ne size yardıma güçleri yeter ne de kendilerine yardım edebilirler.

A'RAF 198.) Ve in ted'uhüm ilel hüda la yesmeu ve terahüm yenzurune ileyke ve hüm la yübsirun

A'RAF198) Siz onları doğru yolu göstermeye çağıracak olsanız işitmezler. Onların sana baktıklarını görürsün, ama görmezler.

Sen ise soyle ifade etmissin.

" Onların sana baktıklarını sanırsın, oysa onlar görmezler.” (Araf; 198)"

Kimmis o bakip goremeyenler iste, sizin PUTLAR Araf 197 iyi bakiniz lutfen. Herkesin bir plani var ama Allahin plani hepsinden daha ustun. Allah disinda tapilanlarin cagirdiginizda isitmediklerini hemde size soyletmis Rabbim sen ne buyuksun.

Araf Suresi 3. Rabbinizden size indirilene uyun, O'ndan başka velilere uymayın! Sizler pek az düşünüyorsunuz

Rabbani bey

Deminden beri baska konulari okumaya calisirken, siz surekli sorulan sorulari gormemezlikden gelip ikinci soru soruyorsunuz. Yukardaki sorulara cevap verirsenzi bizim gibi tartismaya katilmayan fakat okuyanlarda aydinlanmis olur.

Siz Taifeyi Nisayi kaale almazsiniz . Ama Nuriye cevap verin bari.

Yukarı dön Göster Huysuz Melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Huysuz Melek
 

<< Önceki Sayfa 46 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats