HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an'da Dinde Olanlar/Olmayanlar
Konu Konu: ŞEKİLSEL SALAT KUR’ANDA YOK MU? Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
iman
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 16 haziran 2006
Gönderilenler: 751
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı iman

selam dost1

size nasıl hitap edeceğimi bilemiyorum. ve bundan
rahatsızlık duyuyorum.

namazlarımı epeyden beri tayin edilmiş kriterlere
göre değilde asıl ve şeklin haricinde değişiklikler
yaparak kılıyorum. örneğin rekatlarda devamlı
değişiklik yapıyorum. vakti girmek kaydıyla
saatlerdede.

örneğin selam vermeden ikişer rekatte tayete
oturmak kaydıyla 8 rekat kıldım az önce.

sorum şu namazın şartlarını yerine getirmek kaydıyla
sizce bunda bir sakınca varmı.

birde bu konuyla ilgisi olmamakla birlikte dilerseniz
yeni bir konu başlığında bu internet, haberleşme ve
medya ortamını mushafa göre değerlendirirmisiniz,

örneğin çok keskin sorayım karşılıklı olarak insan
olduğumuzun delili nedir telefonda, internette veya
televizyonda izlediğimiz insanlar veya yerler
gerçekmidir.

aynı durum günlük yaşantımızdada geçerli ya.
örneğin gerçekte sahibini bilmediğimiz malı satın
alıyoruz. veya gerçekte almadığımız mala bedel
ödüyoruz. veya makinalarla iletişimimizi mushafta
nerde buluyorsunuz.
Yukarı dön Göster iman's Profil Diğer Mesajlarını Ara: iman
 
dost1
Admin Group
Admin Group


Katılma Tarihi: 28 haziran 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 538
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dost1

 

     Selamün Aleyküm! İman Kardeşim!

 

    selam dost1

    size nasıl hitap edeceğimi bilemiyorum. ve bundan
    rahatsızlık duyuyorum
.

  

    Yüce Rabbimiz şahittir. Fakir, Allah'ın aciz bir kulu olarak " ve cahidu fillahi hakka cihadihi .../ Ve Allah yolunda ona yaraşır bir gayretle didinin ...  (Hacc 78) emri şerifini yerine getirmekten başka bir çabası olmayan, Rıza-i ilahiyi talep eden bir dilencidir. Hiç bir rahatsızlık duymadan dilediğiniz gibi hitap edebilirsiniz.

     sorum şu namazın şartlarını yerine getirmek kaydıyla
     sizce bunda bir sakınca varmı.

     Daha önceki yazılarımızda açıklamıştık ki salat, fiilî duâ demektir. Duâ da “kulun, ihtiyacını, gönlünden gelen düşünce ve isteği Allah’a arzetmesidir.” Onun için duâ, kulluk görevlerinin en hasıdır, özüdür. En başta gelenidir. Hiç şüphesiz ki Allah, içimizden geçeni, dertleri, sıkıntıları, istekleri ve ihtiyaçları bilir. Onun için insan onu saygı ve edep çerçevesinde Allah’a arz edip ondan istekte bulunmalıdır. Bunu yaparken en fazla dikkat edeceği husus, Allah’a isteklerini iletirken  göstereceği samimiyet ve saygıdır.

Namazın mahiyeti ve nasıl kılınacağı, huşu’ ve hudu’ yönünden bilinmediğinden namaz kılanların sayısı azalmıştır. Profesyonel namaz kılanlar ve imamlar türemiştir. Ruhsuz kılınan namaz anlamsız hareketlere dönüşmüştür. Kılanların  da namazı niçin kıldıkları tartışılır ve merak edilir olmuştur.

     Bu konuyu açıklamaya sizi vesile kıldığı için de Rabbime hamd ve şükürler olsun.

     Nedir bu, bu kadar önemli olan “hudu’” ve “huşu’” ?

Hudu’: Eğilmek, bükülmek, küçülmek ve tam teslim olup itaat etmek, sözü yumuşatmak, kibar, tatlı söylemek anlamınadır.

Huşu’: Çoğunlukla vucut organlarının saygısı anlamına kullanılmakla birlikte “genel saygı” anlamını ifade eder.

    Bakınız, A’raf suresi âyet 55:

    “Rabbinize yalvara yalvara ve için için duâ edin. Şüphesiz O, haddi aşanları sevmez.”

     Bu âyet indiği zamanlarda da  şimdiki gibi riyakar, ısmarlama duâ yapan, süslü püslü sözlerle emir verir gibi bağırıp çağırarak duâ yapan duâcılar varmış. Hani Radyo ve Tv’lerde, mevlüt merasimlerinde, Hacc’da, tavafta yapılanlar var ya işte öyle. Bu âyetle Cenabı Hakk, duânın nasıl yapılması gerektiğini bizlere lütuf olarak bildirmekte. Bağırarak, çağırarak, emreder gibi, hele hele ne denildiği bilinmeden ve o bilinçte olmadan yapılan duâlar duâ olmadığı gibi Allah’a karşı da saygısızlık ve edepsizliktir. Haddi aşmaktır. Allah ise haddi aşanları, saygısızları ve terbiyesizleri sevmez. Burada Kütüb-ü Sitte’de yer almış sağlam bir rivâyeti nakledelim. Buhari’deki metinle. Buhari bu rivâyeti, Tevhid, Megazi ve Kader bölümlerinde mükerrer olarak verir. Biz Tevhid Kitabı, 6. Bab, 16 numaralı rivâyeti sunuyoruz:

    “...... Ebu Mûsa el-Eşari şöyle demiştir: “Bizler Rasulüllah’ın maiyyetinde bir gazvede bulunduk. Yolda ilerlerken yüksek bir mevkie çıktıkça, bir yüksek yola yükseldikçe, bir vâdi içine indikçe muhakkak buralarda tekbir getirerek seslerimizi yükseltmeğe başladık. Rasülüllah bizim yanımıza yaklaştı da:

“Ey insanlar! Nefislerinize yumuşak davranın(seslerinizi çok yükseltmeyin)! Şüphesiz ki, sizler bir sağırı ve bir gâibi çağırmıyorsunuz. Sizler şüphesiz Semî’ ve Basîr olan Allah’a duâ ediyorsunuz.” buyurdu. ....”

    Evet, kulluğun özü, gerçek göstergesi duâdır. Duânın özü, gerçek göstergesi de Hudu’ ve Huşu’’dur. Namaz da yapılabilecek duâların en üstünü olduğundan, yani, namaz hem gönül hem beden hem de dil yapılan komple bir duâ olması nedeniyle, kesinlikle namaz, Hudu’ ve Huşu’suz olmamalıdır.        Hudu’ ve Huşu’ namazın ruhudur. Hudu’ ve huşu’suz kılınan namazın kimseye yararı olmadığı gibi üstelik insana yüktür de.

   Mü’minün suresi âyet 2:

  “Onlar (kurtulan mü’minler) namazlarında saygılıdırlar

     Ahzap suresi âyet 35 :

     “Allah şu kişiler için bir affediş ve büyük bir ödül hazırlamıştır: Müslüman erkekler, Müslüman kadınlar, mümin erkekler, mümin kadınlar,itaat eden erkekler, itaat eden kadınlar,özü-sözü doğru erkekler, özü-sözü doğru kadınlar, sabreden erkekler, sabreden kadınlar, Allah korkusuyla ürperen erkekler, Allah korkusuyla ürperen kadınlar, sadaka veren erkekler, sadaka veren kadınlar, oruç tutan erkekler, oruç tutan kadınlar, ırz ve iffetlerini koruyan erkekler, ırz ve iffetlerini koruyan kadınlar, Allah’ı çok anan erkekler ve Allah’ı çok anan kadınlar.”

  de namazlarını huşulu kılanların kendilerini kurtaracakları açıklanır.

     Bakara suresi âyet 45:

   “Sabırla ve namazla yardım isteyin. Bu, huşu edenlerden başkasına büyük olan bir iştir.”

te de Huşu’suz kılınan namazın insanlara yük olacağı, ağır geleceği bildirilir.

    İsra suresi âyet 107-109, Fussılet suresi âyet 39, Enbiya suresi âyet 90, Bakara suresi âyet 45-46, Maûn suresi âyet 4,5, Haşr suresi âyet 21, Ğaşiye suresi âyet 1-4, Kalem suresi âyet 42-43, Kamer suresi âyet 7, Şura suresi âyet 45, Meâriç suresi âyet 43- 44, Naziât suresi âyet 8-9, Ta-Ha suresi âyet 108, Şuara suresi âyet 218, Hadid suresi âyet 16. ayetlerden anlıyoruz ki huşu’, gözlerimizle, sesimizle, yüzümüzle, gönlümüzle yüce yaratanımıza karşı bilinçli olarak ve içtenlikle göstereceğimiz saygıdır.

      Riya olarak yapılan hudu’ ve Huşu’ yani rol olarak yapılan huşu’ ve hudu’ hiçbir işe yaramaz. Yukarıdaki âyeti celileleri iyi anlarsanız istenen ve beklenen hudu’ ve huşu’nun ne olduğunu  pekâlâ anlarsınız.

    Huşu’ ile ilgili kısa çok güzel açıklamalar da yapılmıştır. Tasavvufçular çok güzel ifadeler yaparken içlerinden ifrata düşüp ölçüyü kaçıranları da olmuştur.   

    Konunun iyi anlaşılabilmesi açısından birkaç örnek vermekte fayda var:

_ Hz. Hasan R.A.  abdest aldığı zaman yüzünün rengi değişir. Biri ona “Bu ne haldir?” diye sorunca “Büyük ve Cebbar olan padişahın huzuruna çıkma zamanı gelmiştir” buyururdu. Abdest alıp mescide gidince mescidin kapısında durup “Allah’ım, senin kulun senin kapında hazırdır. Ey ihsanı bol olan Rabbim, amelleri kötü olan kulun senin kapında hazırdır. Sen, bizden, iyi olanların kötüleri affetmesini istedin, sen iyilik sahibisin, ben ise kötülük sahibiyim. Ey kerim olan Rabbim, benim çirkin hareketlerimi, sende olan güzellikler hürmetine bağışla” der, sonra mescide girerdi.

_ Hz. Zeynel Abidin çok namaz kılardı. Seferde hazarda teheccüd namazını hiç bırakmazdı. Abdest aldığı zaman yüzü sararırdı. Namaza durduğu zaman bedeni titrerdi. Biri sebebini sorunca: “Haberin yok mu, ben kimin huzuruna çıkıyorum” derdi.

  Hz. Abdullah bin Abbas  ezan sesini duyunca ağlardı. Titrerdi. Birisi ona “ Biz de ezan sesi duyuyoruz ama bize hiç tesiri olmuyor, siz ne kadar korkuyorsunuz” deyince: “ Eğer insanlar müezzinin ne dediğini bilselerdi, rahat ve huzurları kaçar, uyku uyuyamazlardı.” Buyurdu. Sonra ezanın her cümlesinde yapılan uyarıyı genişçe anlattı.

_ Zinnun Mısrî’nin arkasında ikindi namazını kıldığını anlatan bir adam şöyle diyor: O, “Allahü ekber” derken “Allah” kelimesini söyleyince, Allah’ın heybeti onu öyle kaplamıştı ki, sanki bedeninde ruh kalmamış, tamamen kendisinden geçmişti. “Ekber” dediği zaman onun tekbirinin heybetinden kalbim sanki parça parça olmuştu.

İsam, Hatim-i Zahid Belhî’ye, “Siz namazı nasıl kılıyorsunuz?” diye sordu.O, “Namaz vakti geldiğinde önce, son derece sükunetle güzelce abdest alırım. Sonra namaz kılacağım yere giderim, son derece huzur içinde ayakta dururum. Sanki Ka’be karşımda, ayaklarım sırat köprüsü üzerinde, sağ tarafımda cennet, sol tarafımda ise cehennem var. Ölüm meleği başımda durmakta. Bu namaz, benim son namazım, bundan sonra belki bir daha namaz kılmak nasip olmaz diye düşünürüm. Kalbimin durumunu ancak Allah bilir. Ondan sonra çok aciz olarak: “Allahü ekber” derim. Sonra manasını düşünerek Kur’an okurum, tevazu ile rükuya giderim, aciz olarak secde ederim ve itminanla namazı bitiririm. Böylece bu namazın kabul edilmesini Allah’ın rahmetinden umarım, kötü amellerim yüzünden reddedilmesinden korkarım.”

   Hz Aişe buyuruyor ki: “Peygamber efendimiz bizimle konuşurdu. Biz de onunla konuşurduk. Fakat namaz vakti geldiği zaman sanki bizi hiç tanımıyormuş gibi olurdu, tamamen Allah’a yönelirdi.”

   Said Tennuhi namaz kılarken yanaklarından, kopmuş tespih taneleri gibi gözyaşı dökülürdü.

  Biri, Half  bin Eyyüb’e “Sinekler sana namazda sıkıntı veriyor mu? diye sorunca. “Namazıma eksiklik veren bir şeye kendimi alıştırmam. Suçlu kimseler, sadece “çok dayanıklı bir adammış” desinler diye devletin verdiği cezalara cesaretle ve metanetle tahammül ederler, sonra da bunu herkese övünerek anlatırlar. O halde ben kendi sahibimin huzurunda dururken bir sinekten mi rahatsız olup hareket edeceğim?” dedi.

   Bir sahabi geceleyin namaz kılarken, bir hırsız geldi ve atının ipini çözerek götürdü. Bu durumu görmesine rağmen namazını bırakmadı. Biri ona “Niçin hırsızı yakalamadınız? diye sorunca; “Benim meşgul olduğum şey o attan daha değerli idi” dedi.

   Hz. Ali’nin şu kıssası meşhurdur. Savaş esnasında kendisine bir ok isabet etse namazda iken çıkarılırdı. Bir defasında uyluğuna ok saplantı, etrafındakiler çıkarmaya uğraştılar, fakat çıkaramadılar. “Namaza durduğu vakit çıkaralım” diye aralarında meşvere yaptılar. O nafile bir namaza başladı. Secdeye gidince oku hızla çekip çıkardılar. Namazı bitirince etrafındaki topluluğa bakarak “Siz oku çıkarmak için mi geldiniz” buyurdu. Halk “Biz onu çıkardık bile” dediler.O “Benim haberim olmadı” dedi.

    Müslim bin Yesar, namaz kılacağı zaman yanında bulunanlara “siz konuşabilirsiniz, ben sizin konuşmalarınızdan etkilenmem” derdi.

   Amir bin Abdullah namaza durduğu zaman ev halkının konuşmaları bir tarafa, davul sesini bile duymazdı. Biri ona: “Peki namazda herhangi bir şeyden haberiniz oluyor mu?” diye sorunca, “Evet bir gün Allah’ın huzurunda duracağımızın ve iki evden, yani cennet ve cehennemden birisine gideceğimizden haberim oluyor” derdi. O kimse, “Ben onu sormuyorum, bizim konuşmalarımızdan bir haberin oluyor mu?” deyince, “Sizin konuşmalarınızı duymaktansa, bana mızrakların saplanması daha iyidir.”  buyurdu.

   Hudu’ ve Huşu’ nasıl sağlanır?

   Hudu’ ve huşu’nun ne olduğunu öğrendikten sonra sıra,bunun nasıl sağlanabileceğini kavramaya geldi sanırım. Burada Psikoloji’de, “Bir ferdin, neyi gözleyeceğine dair bir seçme faaliyeti” olarak tanımlanan “Dikkat” konusu, ön plana çıkmaktadır. Dikkatin toparlanması, dağıtılmaması ve iyi kullanılması konularını iyi bilmek gerekmektedir. Durum bu merkezde olunca, namazda hudu’ ve huşu’ oluşturmak için dikkati dağıtan iç ve dış faktörleri uzaklaştırmak, dikkati celbeden iç ve dış amilleri de oluşturmak gerekecektir. Şöyle ki:

Önce amaçladığımız şeyi kesin olarak belirlememiz ve onu diğer şeylerden ayırıp ilk sıraya koymamız gerekecektir. Namaz vakti gelince yapacağımız en önemli görevimiz namaz olmalıdır. Diğer işlerimiz, ve ihtiyaçlarımız geri plana itilmelidir.

    Fıtratı gereği insan, duyduğu, gördüğü, dokunduğu, kokladığı ve tattığı her şeye ilgi duyar ve akıl yürütür. Onlarla ilgili olumlu-olumsuz bir çok düşünce üretir. İnsan, namaz kılarken, dua ederken de duyduğu, gördüğü, dokunduğu, tattı ve kokladığı her şeyle ilgili düşünceler üretir. Onun için, dua ederken, namaz kılarken, bir şey duymamalı, dikkat çekici bir şey görmemelidir. Namaz kıldığı yer sakin ve sade olmalıdır. Özellikle kıble yönünde ve namaz kıldığı yerin zemininde renkli, motifli, desenli halılar, seccadeler, duvarlarda hat sanatları örneği yazılar, süslemeler, kilise çanı gibi dan dan vuran saatler bulunmamalıdır. Namaz kıldığı yer bir sanat galerisi niteliğinde olmamalıdır. Sakin bir yerde olup uzak ve yakından değişik seslerden, gürültüden, patırtıdan uzak durmalıdır. (Bu örnekleri çoğaltabiliriz.)

 Müslümanlar evlerinin bir noktasını namaz için tahsis etmeli, bu mekanda sık sık değişiklik yapmamalıdır. Zira insan her gördüğü yeni şey için de fikir yürütecektir, zihni namaz kılarken Allah’tan başka şeylere yönlenecektir. Dolayısıyla dikkati dağılacak, hudu’ ve huşu’su bozulacaktır. Alıştığı, âşina olduğu eski şeyler dikkati fazla dağıtmaz.

   Namaz için yapacağı ön hazırlık; abdest, kıbleye dönme, adaba uygun giyinme ve niyet gibi faktörler de bilinçli yapılırsa hudu’ ve huşu’nun teminine yardımcı olacaktır.

   Toplu, cemaat halinde namaz kılmaya gayret etmelidir. Birlik ve beraberlik içindeki  hazırlık da hudu’ ve huşu’ oluşmasına yardım edecektir. Safta durmak  insanın psikolojisini etkiler. Zira namaz safında, insanlar arasındaki zenginlik-fakirlik, şahlık-gedalık, alimlik-cahillik, gençlik-ihtiyarlık, dil, ırk, makam ve mevki farkları yok olur. Kral ile hizmetçi, beyaz ile zenci vs. bile omuz omuza gelir. Bunların hepsi hudu’ ve huşu’a neden olur.

    Namaz kılınacağı zaman zihinsel birçok düşünce altında kalınacağı, onların hudu’ ve huşu’u bozacağı bilincinde olunmalıdır. Bu bilince sahip olanlar hazırlıklı olduklarından kolay kolay dikkatlerini dağıtmazlar.

    Dikkatin dağılmaması için  bir yol da şudur: Namazda okunan her kelimenin anlamını düşünmek gerekir. Sözcükler yavaş okunmalı ve sözcük ile anlamı aynı anda düşünülmelidir. Bir kelimenin anlamı zihinde canlanmadan diğer sözcüğe geçilmemelidir.

    Namaz kılarken Rasülüllah Efendimizin de önerdiği gibi göz secde edilen yere odaklanmalıdır. Çünkü duyularımız bir yere yoğunlaştığı zaman diğer duyularımız zayıflar dış alemden etkilenmez.

    Namazda dua mahiyetindeki ayetler okunmalı, kıssa ve  ahkam ayetleri okunmamalıdır. Kıssa ayetlerinde zihin tarihin derinliklerine, ahkam ayetlerinde de sosyolojik düşüncelere dalar. Namaz dua ve niyaz olma esprisini kaybeder, tarih ve sosyoloji dersine dönüşür.Dikkat dağılır, hudu’ ve huşu’ kalmaz.

En önemlisi de biz Allah’ı görmüyoruz ama o şüphesiz bizi görüyor. Biz de O’nu görüyormuşuzcasına, tam karşısında, önünde duruyormuşuzcasına namaz kılmalıyız, dua etmeliyiz.

     Gerektiğinde bir psikologdan destek almalıyız. Bu hususu ciddiye alıp sorun haline getirmeliyiz. Zira bu husus, basit takıntılarımızdan, saplantılarımızdan daha önemlidir.

     Hudu ve huşu’nun temini şüphesiz zor bir olaydır ama mümkündür. Sadece devamlılık ve çaba ister. Allah cc. yardımcımız olsun!

     Bu bilgiler ışığı altında sorunuzun yanıtını kendinizin vereceğine ve kalbinizinde mutmain olacağına inanıyorum. Yukarıda verilen bilgilere ek olarak Nisa 43 de "sükera"sözcüğüne de dikkatinizi çekerim. Namazda "zihin temizliği"  olmazsa olmazlardandır.

    birde bu konuyla ilgisi olmamakla birlikte dilerseniz
yeni bir konu başlığında bu internet, haberleşme ve
medya ortamını mushafa göre değerlendirirmisiniz
,

örneğin çok keskin sorayım karşılıklı olarak insan
olduğumuzun delili nedir telefonda, internette veya
televizyonda izlediğimiz insanlar veya yerler
gerçekmidir.

aynı durum günlük yaşantımızdada geçerli ya.
örneğin gerçekte sahibini bilmediğimiz malı satın
alıyoruz. veya gerçekte almadığımız mala bedel
ödüyoruz. veya makinalarla iletişimimizi mushafta
nerde buluyorsunuz.

 

    Değerli İman Kardeşim!

Bu sorunuzun yanıtı için bu formun uygun olmadığını düşünüyorum. Uygun bir formda aynı soruları inşaallah değerlendirebiliriz.Allah'ın bilinen bütün isimleri ile birlikte İhlas suresine bakmak lazım geleceğini düşünüyorum.

 

   En doğrusunu Allah bilir.

  

  İbrahim 40: “Rabbim! Beni, namazı özenle yerine getiren bir insan yap. Soyumdan bir kısmını da. Rabbimiz, duamı kabul et.

 

"Ey Allah'ım! Yakınlarına, yardımcılarına(Dinin yayılması için gayret ede müttekilere) ve senin yolunda çırpınanlara/çaba harcayanlara yardım et, destek  ol. Tıpkı Efendimiz Muhammed ve yakınlarına, İbrahim ve yakınlarına yardım ettiğin, destek olduğun gibi. Şüphesiz sen Hamid'sin, Mecid'sin

   Müminun 97-98 :

    "Ve de "Rabbim! Şeytanların kışkırtmalarında sana sığınırım, ve Rabbim! Yanımda bulunmalarından da sana sığınırım.

 

    Allah'a emanet olunuz.

Yukarı dön Göster dost1's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dost1
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

konuyla ilgili ,faydalı olabilecek bir çalışma

Kitabı Mukaddes'de NAMAZ Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   
    Evet Kitabı Mukaddese göre namaz vardır, fakat bunu görmememiz için Kitab-ı Mukaddes'in yapılan çevirilerinde kelimelerin anlamları üzerinde oynanmıştır, nasılmı?....


 

  Bu makalemizde Kitabı Mukaddeste namaz varmıdır veya Kitabı Mukaddes'e göre insanlar nasıl ibadetlerini yapmaktaydılar üzerine olan sorulara cevap arayacağız. Öncelikle Kuranda bulunan ruku ve secde kelimelerini ortaya koyup bu kelimelerin İngilizceye nasıl tercüme edildiğini ortaya koyacağız. Ruku ve secde kelimelerinin İngilizce karşılığını ortaya koyduktan sonra bu kelimelerin İngilizce Kitabı Mukaddes çevirilerine girip girmediği kontrolünden sonra, neden Türkçe çevirilerde ruku ve secde kelimesinin kullanılmadığını ve hangi alıntılarda kullanılması gerektiği üzerine delilleri ortaya koymaya çalışacağız.

Makale uzunca olduğu için yedi sayfa üzerinden sizlere sunulmuştur, umarız sıralama sırasına göre konu hakkındaki fikirlerimize ulaşırsınız.

Kitabı Mukaddes'te '' Ruku ve Secde '' ANLATILMAYANLAR !!! Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   

Mez.95: 6 Gelin, yaratıcı Rab'bin önünde secdeye, rukuya varıp diz çökelim. '' kutsalkitaplar.net tercümesidir.''

 

Neh.8: 6
Ezra yüce Rab'be hamt/şükür/şükret etti (namaza niyet etti)
bütün halkda ellerini kaldırıp, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. '' ( iftitah tekbiri aldılar)
Rukuya, yüzleri / burunları yerde Rab'be secdeye vardılar. '' kutsalkitaplar.net çevirisi ''
2.Ta.20: 18 
Yehoşafat yüzü yere dönük rukuya vardı,
Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar RAB'bin önünde saygıyla secdeye vardılar.
'' kutsalkitaplar.net tercümesi ''
1.Kr.8: 54 
Süleyman,
RAB'be ibadetini (namazını),
duasını, bitirince,
elleri göğe doğru, dizleri üzerine çökmüş, RAB'bin sunağının önünde yalvarışa durdu.
''kutsalkitaplar.net tercümesi.''

 

Kitabı Mukaddesten bu alıntıları okuduğunuzda Kitabı Mukaddes'in hatta Hıristiyanlığın bize nasıl sunulduğunu merak etmemek elde değil değilmi. Bu makalemizde bize ait bu çevirileri neden böylesi anlamlar ile tercüme yaptığımızı Kitabı Mukaddes'te emredilen ibadetin namazmı değilmi olduğuna cevap aramaya çalışacağız. Bu çalışmanın ortaya çıkardığı sonuca birilerinin cevap vermesi gerekecektir, o cevapta neden

Kitabı Mukaddes çevirilerinde namaz anlamı çıkan bu alıntılar üzerlerinde anlamları değiştirilerek çevrilmiştir üzerine olması gerekecektir. Yaptığımız bu çevirilerin doğruluğunu görmeniz için yapmanız gereken ortaya koyduğumuz delilleri kontrol etmektir ve bu makalede bu delilleri ortaya koymayı amaçlamaktadır.

Kitabı Mukaddes'in Türkçe çevirilerinin herhangi bir yerinde secde ve ruku kelimesinin geçmediğinin, çevirilerde İbranice veya Grekçe herhangi bir kelimeye bu anlamın verilmediğinin farkındamısınız. Günümüzde böylesi iddiaları araştırmak çok kolay, şayet bu makaleyi internete bağlı bir bilgisayar ile okumaktaysanız kontrol etmeniz için şu bağlantıları kontrol edebilirsiniz. http://www.mujde.org ve http://209.59.165.81/kkitap öncelikle Türk Dil Kurumunun secde ve rükû kelimesine vermiş olduğu anlamı araştıralım.

secde
isim, din b. (***) Arapça secde
Genellikle namaz kılarken alnı, el ayalarını, dizleri ve ayak parmaklarını yere getirerek alınan durum. kaynak: http://www.tdk.org.tr/TDKSOZLUK/
Namaz kılanın, ayak parmaklarını, dizlerini, ellerini, alnını ve burnunu yere koyması ile oluşan durumdur. kaynak: http://www.diyanet.gov.tr/turkish/

rükû
isim (rükû:) Arapça ruk°¤
1 . Öne doğru eğilme.
2 . din b. (***) Namazda elleri dizlere dayayıp öne doğru eğilme. kaynak: http://www.tdk.org.tr/TDKSOZLUK/

Rükû Nedir?

Namazda eller dizlere erecek ve sırt ile baş, düz bir satıh oluşturacak biçimde öne doğru eğilmektir. kaynak: http://www.diyanet.gov.tr/turkish/

Secde -prostrate -

   Araştırmamızda İngilizce ve Türkçe çeviriler kullanıp bu kelimelerin İngilizce hangi anlamlar ile Kuran-ı Kerim'in İngilizce tercümesine girdiğini ve Kitabı Mukaddes çevirilerinin doğruluğunu anlamaya çalışalım.

Bilgisayar ile E. Hamdi Yazır tercümesi üzerinde 'secde' kelimesinde yaptığımız aramada, 'secde' kelimesinin bu tercümeye 53 kere girmiş olduğunu tesbit ettik. Bakınız: http://www.kurandaara.com

Bakara (34), (58), (125),
Ali İmran (43), (113),
Nisa (102),
Araf (11), (12), (120), (161), (206),
Tevbe (112),
Yusuf (4), (100),
Rad (15),
Hicr (29), (30), (31), (32), (33), (98),
Nahl (48), (49),
Isra (61), (107),
Kehf (50),
Meryem (58),
Taha (70), (116),
Hacc (18), (26), (77),
Furkan (60), (64),
Suara (46), (219),
Neml (24), (25),
Secde (15),
Sad (72), (73), (75),
Zümer (9),
Fussilet (37),
Fetih (29),
Kaf (40),
Necm (62),
Rahman (6),
Kalem (42), (43),
İnsan (26),
İnsikak (21),
Alak (19)

Bu görmüş olduğunuz liste yukarıda belirttiğimiz arama sonucu Türkçe çeviride secde kelimesinin geçmiş olduğu ayetler olarak karşımıza çıkmaktadır. Bu alıntıları ENGLISH QURAN A. YUSUF ALİ 'nin yapmış olduğu çevirilerle karşılaştırdığımızda secde kelimesinin İngilizceye tercümesinde karşımıza çıkan kelime '' prostrate, prostrated '' olmaktadır. Diğer taraftan bu ayetlerde '' prostrate, prostrated '' anlamı verilmeyen yanlızca şu ayetler karşımıza çıkmaktadır.

'' Kalem (43), Rahman (6), Sad (72), Secde (15), Neml (25), Neml (24), Furkan (60), Hicr (29), Araf (12), (161), Bakara (34) ''

prostrate:
kaynak: http://www.seslisozluk.com/
1. prostrate oneself secde etmek, bitkin hale koymak, prostrate onesel, halsiz
bırakmak; insafına kalmış, birinin ayağına kapanmış; yere yıkmak, yere sermek; yüzükoyun yatmış, s,
yere uzanmış; takati kesilmiş, halsiz kalmış; yerde uzanan.
2. yüzükoyun yatmış. bitkin. tükenmiş. yüzükoyun yatmak. yüzükoyun yatırmak
 

Bu aşamada secde Allah-ı Tealaya ibadet amaçlı '' Namaz kılanın, ayak parmaklarını, dizlerini, ellerini, alnını ve burnunu yere koyması ile oluşan durumdur. '' diyebiliriz. Özellikle unutmamamız gereken ibadet amaçı dışında oluşan bu tür eğilmeleri secde olarak adlandıramayız.

Belirtmeye çalıştığımız bu farkı İngilizce çeviride A. Yusuf Ali güzelce ortaya koymuştur ve bu farkı belirtmek içinde secde anlamını vermiş olduğu '' prostrate '' kelimesini Bakara (34), Araf (12), Hicr (29) ve Sad (72) gibi ayetlerde kullanmamıştır. İsterseniz bu çevirileri önümüze çekip bahsedilen ayetleri ve neden A. Yusuf Ali'nin bu ayetlerde '' prostrate '' kelimesini kullanmadığını anlamaya çalışalım.

 
Hicr (29)
Bunun için, Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanın!"
29.
"When I have fashioned him (in due proportion) and breathed into him of My spirit, fall ye down in obeisance unto him."
Sad (72)
Onu şekillendin? ruhumdan ona lifledim mi, derhal ona secdeye kapanın!"
72.
"When I have fashioned him and breathed into him of My spirit, fall ye down in obeisance unto him."
Araf (12)
Allah: "Sana emrettiğim halde secde etmene ne engel oldu." dedi. "Ben ondan hayırlıyım, beni ateşten yarattın, onu ise çamurdan." dedi.
12.
(Allah) said: "What prevented thee from bowing down when I commanded thee?" He said: "I am better than he: Thou didst create me from fire, and him from clay."
Bakara (34)
Ve o vakit meleklere: "Adem için secde edin!" dedik, derhal secde ettiler. Ancak İblis dayattı, kibrine yediremedi, zaten o kafirlerden idi.
34.
And behold, We said to the angels: "Bow down to Adam" and they bowed down. Not so Iblis: he refused and was haughty: he was of those who reject Faith.

Örneklerde gördüğünüz gibi A. Yusuf Ali bu ayetlere olan tercümelerinde kasıtlı olarak secde anlamını verdiği '' prostrate '' kelimesini kullanmamıştır. Bakara (34), Araf (12), Hicr (29) ve Sad (72) 'deki Türkçe çevirilere secde olarak verilen anlamıda Allah-ı

Tealaya ibadet amaçlı olan secde '' yere kapanma '' olarak algılayamayız. Şayet Bakara (34), Araf (12), Hicr (29) ve Sad (72) 'de geçen anlamları Allah-ı Tealaya tapınma anlamındaki secde kelimesi olarak algılarsak ortaya çıkacak soru şudur,

Bakara(83) Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: "Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlığı olanlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin." Sonra pek azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hala da dönüyorsunuz!

bu ayetide göz önünde bulundurup Allah-ı Tealanın Adem'e hangi anlamda secde edilmesini istediğini anlamak zorundayız. Anlaşılması gerekenide A. Yusuf Ali İngilizce tercümesinde güzelce belirtmiştir, E. Hamdi Yazır'ın yapmış olduğu Türkçe çeviride 53 kere kullanılan secde kelimesine A. Yusuf Ali'nin, Allah-ı Tealaya ibadet anlamında kullandığı '' prostrate '' kelimesini her yerde kullanmamasındaki gayede odur. Bakara (34), Araf (12), Hicr (29) ve Sad (72) 'de geçen anlam ile Allah-ı Teala meleklerden

Adem'e saygıyla eğilmelerini istemektedir. Verilen emirde Adem'e tapınma yoktur, ve bu noktayı hassasiyetle vurgulamaya çalışan A. Yusuf Ali'nin Allah-ı Tealaya secde anlamına gelen '' prostrate '' kelimesine verilen secde karşılığı Türkçe çeviride eşit olarak çıkmamıştır.

Kuran-ı Kerimde kullanılan kelime aynıda olsa aradaki anlam farkını unutmamak gerekir. Secde kelimesinin Türkçe çeviride rahatca bir çok yerde kullanılması kelimede olan manayı bilmeyenler için problem oluşturacak vaziyette tercümelere girmiştir. Sanırım şu ayet vurgulamaya çalıştığımız noktayı açıklığa kavuşturabilir.

Araf (161)
Ve o vakit onlara denilmişti ki: "Şu şehre yerleşin ve orada dilediğiniz yerde yiyin, "Bağışla bizi!" deyin ve secde ederek kapıya girin ki size suçlarınızı bağışlayalım, iyilere ileride daha fazlasını vereceğiz."

161.
And remember it was said to them: "Dwell in this town and eat therein as ye wish, but say the word of humility and enter the gate in a posture of humility: We shall forgive you your faults; We shall increase (the portion of) those who do good."

bu ayete baktığımızda insanlardan secde ederek bir şehrin kapısından girmeleri istenmektedir. Yine bu ayette geçen secde kelimesinden namazda geçen secde kelimesindeki anlamı anlarsak, bu insanların kapıdan geçerken garip bir şekile girmeleri gerektiği ortaya çıkacaktır. Yine bu ayetin çevrilmesinde A. Yusuf Ali'nin

hassasiyetini ve bu hassasiyetin ortaya koyduğu ayetin manasını anlamaktayız. A. Yusuf Ali bu ayette secde kelimesine verdiği anlam, '' humility '' olmuştur.

humility: 
kaynak: http://www.seslisozluk.com/
1. tevazu, alçak gönüllülük; boyun eğme, yumuşak başlılık, uysallık/tevâzu.
2. alçakgönüllülük. tevazu.

   Şayet A. Yusuf Ali'nin Türkçemize secde olarak çevrilen kelimenin İngilizcesine vermiş olduğu '' humility '' kelimesinin sözlük anlamını Türkçe çevirideki 'secde' yerine koyarsanız ayetin vermeye çalıştığı mesaj daha rahat anlaşılacaktır sanırım. Sanırım araştırmamızın bu aşamada ortaya koyduğu gerçek, Allah-ı Tealaya secde anlamındaki, Kuran-ı Kerim'in İngilizce çevirilerinde kullanılmış olan kelime karşılığı '' prostrate, prostrated '' anlamıyla girmiştir.

 

Rükû

Kuran-ı Kerim'in E. Hamdi Yazır'ın Türkçe çevirilerisinde yaptığımız araştırmada ruku veya rüku kelimesinin geçmiş olduğu sekiz ayet tesbit edebildik. Bu ayetler şunlardır: Tevbe(112), Bakara(43), Bakara(125), Ali İmran(43), Hacc(26), Hacc(77), Sad(24), Murselat(48)

Yine bu ayetleri A. Yusuf Ali'nin İngilizce çevirisiyle karşılaştırdığımızda A. Yusuf Ali'nin rüku kelimesine vermiş olduğu İngilizce anlamın '' bow '' olduğunu, ayrıca rüku edin kelimesine vermiş olduğu İngilizce anlamın ise '' bow down '' olduğunu tesbit ettik.

bow:
kaynak: http://www.seslisozluk.com/
   1. baş, pruva, bowmanbaş tarafta kürek çeken adam; filikada pruvacı, bow eğil/eğ, reverans/fiyonk/yay; reverans yapmak, baş, başıyla selamlamak, kavis, başla selamlama, yay, fiyonk biçiminde düğüm, reverans, fiyonk, eğmek, eğilmek, pruva; reverans, baş eğere.
   2. reverans yapmak. başıyla selamlamak. (başını) eğmek. eğilmek.
reverans. başla selamlama. pruva. baş. (ok atmakta kullanılan) yay. yay. kavis.
fiyonk. fiyonk biçiminde düğüm.
 
down:
kaynak: http://www.seslisozluk.com/
   1. down aşağısı, üzgün/aşağı, yut/yere vur/yen, ayva tüyü, Xdown aşağıda/
aşağı, ince tüy, açık arazi/tüy; yonda, ince kuş tüyü; üzgün, aşağısına, geçmişten, güneyde, yutuvermek,
sıkıca, kağıt üstünde, güneye doğru, aşağıya, aşağısında, sağlam bir şekilde, n.
   2. aşağı. aşağıya. aşağıda. güneye doğru. güneyde. sıkıca. sağlam bir şekilde.
kağıt üstünde. yazı olarak. kötüye. kötü bir duruma. daha düşük bir düzeye.
geçmişten. üzgün. hüzünlü. neşesiz. aşağısına. aşağısında. boyunca. yere vurmak. yutuvermek. yumuşak tü.
 

Bu aşamada secde ve rüku kelimelerinin geçmiş olduğu bir kaç ayete göz atarsak bu kelimelerin İngilizceye nasıl tercüme edildiğini görmek mümkündür.

 
Hacc(26)
Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: "Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, (kıyama) duranlar, rüku ve secdeye varanlar için Evim'i tertemiz et!
(26)
Behold! We pointed the site, to abraham, of the (Sacred) House, (saying): "Associate not anything (in worship) with Me; and sanctify My House for those who compass it round, or stand up, or bow, or prostrate themselves (therein in prayer).

Hacc(77)
Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
(77)
O ye who believe! bow down, prostrate yourselves, and adore your Lord; and do good; that ye may prosper.

sanırım bu aşamaya kadar yapmış olduğumuz araştırma ile secde ve ruku kelimelerinin İngilizce karşılıklarını ortaya koyduk, ve şimdi asıl araştırma bu kelimelerin Kitabı Mukaddeste yer alıp almadığıyla başlamaktadır. Öncelikle secde anlamı verilen '' prostrate '' kelimesinin İngilizce Kitabı Mukaddes çevirilerde kullanılıp kullanılmamış olduğunu tesbit etmeye çalışalım.

Kitabı Mukaddes çevirilerde kullanılıp kullanılmamış olduğunu tesbit etmeye çalışalım.

devam edecek...

 



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

..... Secde: prostrate - shachah {shaw-khaw'} - Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   
 

Shachah in Hebrew means worship (prostrated with face touching the ground). kaynak: http://www.shachah.org/home.php

   Araştırmamızın bu bölümünde tesbit ettiğimiz secde kelimesinin İngilizce karşığı olan '' prostrate '' kelimesinin hangi İngilizce çevirilerde kullanılmış olduğunu ve bu kelimenin İbranice karşılığını bulmaya çalışacağız. Neden İbranice karşılığı derseniz, Kitabı Mukaddesin eski ve yeni antlaşma diye iki bölümden oluşan ve eski antlaşmanın İbranice yeni antlaşmanın ise Grekçe '' yunanca '' yazıldığını hatırlayalım. Bundan dolayı öncelikle eski antlaşmada geçen İbranice secde anlamına gelebilecek kelimeyi ortaya koymaya çalışalım.

King James Version (KJV) http://www.biblegateway.com/

New King James Version (NKJV) http://www.biblegateway.com/
Genesis 43:28, 2 Samuel 1:2, 2 Samuel 9:6, 2 Samuel 14:4, 1 Chronicles 29:20, Job 9:13, Isaiah 46:6, Isaiah 60:14, Daniel 2:46

New International Version (NIV) http://www.biblegateway.com/
Numbers 24:4, Numbers 24:16, Deuteronomy 9:18, Deuteronomy 9:25, 1 Samuel 24:8, 1 Samuel 28:14, 2 Samuel 19:18, 1 Kings 18:39, 1 Chronicles 29:20, Isaiah 15:3, Isaiah 51:23, Daniel 2:46, Daniel 8:17

English Standard Version (ESV) http://www.biblegateway.com/
Genesis 43:28, Deuteronomy 9:18, Deuteronomy 9:25, Psalm 38:6, Isaiah 49:7

New American Standard Bible (NASB) http://www.biblegateway.com/
1 Samuel 24:8, 2 Samuel 1:2, 2 Samuel 9:6, 2 Samuel 9:8, 2 Samuel 14:4, 2 Samuel 14:22, 2 Samuel 14:33, 2 Samuel 15:5, 2 Samuel 16:4, 2 Samuel 18:28, 1 Kings 1:16, 1 Kings 1:23, 1 Kings 1:31, 1 Kings 1:53, 1 Chronicles 21:21, Job 14:10, Isaiah 29:4, Isaiah 52:1, Jeremiah 46:15, Matthew 18:26

Bu İngilizce çeviri örneklerinden yanlızca KJV İngilizce çeviride secde anlamına gelen '' prostrated '' kelimesinin hiç bir yerde kullanılmamış olduğunu görmekteyiz. Diğer taraftan NKJV' de 10 kere, NIV'de 13 kere, ESV'de 5 kere ve New American Standard Bible (NASB) 'de ise yaptığımız aramada bu kelimenin 20 yerde kullanılmış olduğu ortaya çıkmaktadır.

1Sa 24:8
2Sa 1:2, 9:6, 9:8, 14:4, 14:22, 14:33, 15:5, 16:4, 18:28,
1Ki 1:16, 1:23, 1:31, 1:53,
1Ch 21:21,
Job 14:10,
Isa 29:4, 52:1,
Jer 46:15,
Matthew 18:26
kaynak: http://www.biblegateway.com

Şuan yapmış olduğumuz araştırma, İbranice yazılan ve eski antlaşma denilen yazmalar olduğu için yeni antlaşmada geçen ve Grekçe '' yunanca '' yazılmış olan 'Matthew 18:26' yı saymazsak New American Standard Bible (NASB) 'e göre eski antlaşmada '' prostrated '' kelimesi 19 yerde geçmektedir. Geriye kalan 19 yerde kullanılan '' prostrated '' kelimesinin Job 14:10, Isaiah 29:4, Isaiah 52:1 ve Jer 46:15'de olan alıntılar hariç, diğer alıntılarda olan İbranice karşılıkları shachah {shaw-khaw'}' kelimesidir. Diğer İngilizce çevirilerden '' prostrated '' kelimesinin karşılığı shachah {shaw-khaw'}' olan alıntılar ise:

New King James Version (NKJV): Genesis 43:28, 2 Samuel 1:2, 2 Samuel 9:6, 2 Samuel 14:4, 1 Chronicles 29:20, Isaiah 46:6, Isaiah 60:14,

New International Version (NIV) : 1 Samuel 24:8, 1 Samuel 28:14, 1 Chronicles 29:20, Isaiah 51:23,

English Standard Version (ESV): Genesis 43:28, Isaiah 49:7

tüm bu alıntıların özelliği '' prostrate '' kelimesini kullanmış olmalarıdır. Diğer önemli bir özellikleri ise Kitabı Mukaddeste 172 kere kullanıldığı kabul edilen shachah {shaw-khaw'}' kelimesine '' prostrate '' anlamı vermiş olmalarıdır.

Ortaya çıkan bu tesbitle '' prostrate '' anlamı verilen shachah {shaw-khaw'}' kelimesinin Türkçe karşılığını 'secde' vermemiz mümkündür. Hatırlayalım, A. Yusuf Ali secde kelimesini İngilizceye '' prostrate '' kelimesi ile çevirmişti. New American Standard Bible (NASB) 'a ve diğerlerine göre Diğer İngilizce çeviriler shachah {shaw-khaw'}' kelimesini '' prostrate '' ile ifade etmeyip hangi kelimeyi kullandıkları üzerinede ufak bir araştırma yapalım.

New American Standard Bible (NASB) ' İngilizce çeviri shachah {shaw-khaw'}' kelimesi bu belirttiğimiz yerlerde secde anlamına gelen '' prostrated '' anlamı vermiş olsada, Authorized Version (KJV) İngilizce çeviri ise bahsi geçen bu alıntılarda shachah {shaw-khaw'}' kelimesine şu anlamları vermiştir.

1Sa 24:8 ... and bowed ...
2Sa 1:2 ... and did obeisance.
2Sa 9:6 ... and did reverence. ...
2Sa 9:8 And he bowed ...
2Sa 14:4 ... and did obeisance, ...
2Sa 14:22 ... and bowed ...
2Sa 14:33 ... and bowed ...
2Sa 15:5 ... [to him] to do him obeisance, ...
2Sa 16:4 ... I humbly ...
2Sa 18:28 ... And he fell down ...
1Ki 1:16 ... and did obeisance ...
1Ki 1:23 ... he bowed ...
1Ki 1:31 ... and did reverence ...
1Ki 1:53 ... and bowed ...
1Ch 21:21 ... and bowed ...
Isa 29:4 ... shall be low ...

Authorized Version (KJV) İngilizce çevirinin bu alıntılarda shachah {shaw-khaw'}' kelimesine vermiş olduğu anlamları şöylesine toparlayabiliriz. '' bowed, obeisance, reverence, humbly, fell down, shall be low '' olan bu İngilizce kelimelerin hangi anlamlar taşıdığını referans kelimelerden bakabilirsiniz. Authorized Version (KJV) İngilizce çevirinin shachah {shaw-khaw'}' kelimesine vermiş olduğu anlamları dikkatlice incelersek secde demememiştir fakat nedense secde anlamının etrafında dönüp dolaşmıştır. Bizce üzerinde düşünülmesi gereken New American Standard Bible (NASB) ' İngilizce çeviri shachah {shaw-khaw'}' kelimesine verdiği '' prostrated '' anlamıyla tüm bu çevirilerini yapabilmesidir, New American Standard Bible (NASB) ' İngilizce çeviri tüm bu alıntılarda shachah {shaw-khaw'}' geçen kelimesine '' prostrated '' anlamınını verebilirken Authorized Version (KJV) İngilizce çevirinin neden bunu beceremeyip shachah {shaw-khaw'}' kelimesine aynı anlamda karar kılamadığıda bizce düşünülmesi gerekmektedir..

 

Makalemizin bu aşamasına kadar yapmış olduğumuz araştırmayı özetlersek, Kuran-ı Kerim'in Türkçe çevirisinde secde kelimesinin geçmiş olduğu tüm ayetleri tesbit edip, bu secde kelimesinin İngilizceye çevrilirken hangi anlamı almış olduğunu tesbit etmek oldu, New American Standard Bible (NASB) ' İngilizce çeviri üzerinde yapmış olduğumuz araştırmada karşımıza çıkan İngilizce kelime '' prostrated '' oldu.

Bu kelimenin İbranice karşılığı ise shachah {shaw-khaw'}' kelimesi olarak karşımıza çıkmaktadır.

Bu aşamada Authorized Version (KJV) İngilizce çeviri üzerine yaptığımız araştırmalarda '' prostrated '' kelimesinin hiç kullanılmamış olduğunu gördük. Buna karşılık Authorized Version (KJV) İngilizce çevirinin bahsi geçen alıntılarda shachah {shaw-khaw'}' kelimesine vermeye çalıştığı değişik anlamlarıda tesbit edip ortaya koyduk.

Sonuç olarak secde kelimesine verilen İngilizce anlam '' prostrated '' olarak karşımıza çıkmakta bunun İbranice karşılığı ise shachah {shaw-khaw'}' kelimesidir. Bundan dolayı bizde shachah {shaw-khaw'}' kelimesinin Türkçe karşılığını secde olarak vereceğiz.

 

..... Rükû - '' bowed down his head '' qadad {kaw-dad'} - Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   
 

   Daha önce A. Yusuf Ali'den Kuran-ı Kerim'in İngilizce çeviri örnekleri verirken ruku'ya verilen anlamın '' bow '' ruku edin'e verilen anlamında '' bow down '' olduğunu görmüştük. Bakınız ENGLISH QURAN A. YUSUF ALİ Hacc (26) ve Hacc (77).

Bu bilgi ile ruku kelimesini İngilizce çevirilerdeki karşılığını aradığımızda '' Authorized Version (KJV) İngilizce çeviri aradığımız İbranice kelimenin qadad {kaw-dad'}' olduğunu belirtmektedir, '' bow ve bow down '' anlamı alan bu İbranice kelimeyi tesbit edelim. Yaptığımız araştırma:

 

Authorized Version (KJV) qadad {kaw-dad'}' kelimesinin eski antlaşmada 15 kere kullanılmış olduğu belirtilmektedir. Kaynak: http://www.blueletterbible.org/

 

qadad {kaw-dad'}' ın Kitabı Mukaddeste kullanıldığı tüm alıntılar: Gen 24:26, Gen 24:48, Gen 43:28, Exd 4:31, Exd 12:27, Exd 34:8, Num 22:31, 1Sa 24:8, 1Sa 28:14, 1Ki 1:16, 1Ki 1:31, 1Ch 29:20, 2Ch 20:18, 2Ch 29:30, Neh 8:6,

 

Araştırmamız kolayca gidiyor gözüksede sanırım anlam karmaşasına girdiğinizin farkında değilsiniz. Ortada olan anlam karmaşası Kitabı Mukaddes uzmanlarının bu kelimeler üzerinde anlamları birçok yerde birbirleriyle değişmeleridir. Bahsettiğimiz bu anlam değişimi yanlızca Türkçe çevirileride değil İngilizce çevirilerde de mevcuttur.

Bahsetmeye çalıştığımız noktayı bir kaç alıntı ile açmaya çalışalım.

Exd 4:31 And the people 05971 believed 0539 : and when they heard 08085 that the LORD 03068 had visited 06485 the children 01121 of Israel 03478, and that he had looked 07200 upon their affliction 06040, then they bowed their heads 06915 and worshipped 07812 .

Exo 4:31 Halk inandı; RAB'bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, eğilip tapındılar.

Authorized Version (KJV)'nin yapmış olduğu bu çeviriyi referans aldığımızda çevirmenlerin 'başlarını eğdiler' anlamına gelen çevirilerini qadad {kaw-dad'}' kelimesine dayandırmaktadırlar. Ayrıca cümlenin sonunda geçen shachah {shaw-khaw'}' kelimesine ise tapınma anlamına gelen '' worshipped '' vermişlerdir.

Türkçe çeviri ise qadad {kaw-dad'}' kelimesine 'eğilip' anlamı vermiştirki buradaki anlam ile fazlaca sorunumuz yoktur, sorun sanırım Türkçe çevirilerin İngilizce çevirilere bakılıp yapılmasından kaynaklanmaktadır, çünkü Türkçe çeviride İngilizce çeviriye paralel olarak, İngilizce çevirinin shachah {shaw-khaw'}' kelimesine verdiği tapınma anlamından yola çıkıp çeviriyi yapmıştır. Authorized Version (KJV)'nin yapmış olduğu bir başka çeviriye baktığımızda ise '' worshipped '' anlamı verilen shachah {shaw-khaw'}' kelimesinin '' Thou shalt not bow down '' anlamı alarak tercümeye girdiğini görmekteyiz.

Exd 20:5 Thou shalt not bow down 07812 thyself to them, nor serve 05647 them: for I the LORD 03068 thy God 0430 [am] a jealous 07067 God 0410, visiting 06485 the iniquity 05771 of the fathers 01 upon the children 01121 unto the third 08029 and fourth 07256 [generation] of them that hate 08130 me;

Exo 20:5 Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. Çünkü ben, Tanrın RAB, kıskanç bir Tanrı'yım. Benden nefret edenin babasının işlediği suçun hesabını çocuklarından, üçüncü, dördüncü kuşaklardan sorarım.

Yukarıda shachah {shaw-khaw'}' kelimesi üzerinde yapmış olduğumuz araştırmayı ve bu kelimenin secde anlamına geldiği üzerine yapmış olduğumuz araştırmayı ve açıklamayı hatırlayın. Exo 20:5'de yapılan Türkçe çeviri ise bu sefer '' eğilmeyecek '' anlamını Exo 4:31'de '' tapındılar '' anlamı verdiği shachah {shaw-khaw'}' kelimesine yüklemiştir. Exo 20:5'de geçen tapınma kelimesi ise `abad {aw-bad'} ' a İngilizce çevirinin verdiği anlam '' thyself to them, nor serve '' olmuştur, köken itibari ile verilen anlam '' serve ' dir ve bu kelimenin Türkçe sözlük anlamı ise:

 
serve
kaynak: http://www.seslisozluk.com/
1. kâfi gelmek, yetişmek, elvermek; emrini yerine getirmek; kulluk etmek; hizmetini görmek, hizmet etmek, hizmetkarı olmak; uygun olmak; işine gelmek, işini görmek, işe yaramak; tapmak; müşteriye bakmak; doldur; servis yapmak; yardım etmek.
2. -e hizmet etmek. hizmet vermek. hizmetinde olmak. çalışmak. bir yerde çalışmak. bir iş yapmak. gereksinimini karşılamak. yetmek. yeterli olmak. işini görmek. işine yaramak. (yemek) vermek. memuriyet. servis. hizmet.
 

İngilizce çeviri referans alınacaksa yapılması gereken çeviri '' Exo 20:5'de tapmayacaksın anlamı veridiği shachah {shaw-khaw'}' kelimesine Gen 25:23'de İngilizce çeviri ile paralel anlamda '' hizmet '' anlamı verdiğini görmekteyiz.hizmet etmeyeceksin '' olmalıdır. Türkçe çeviri

 

Gen 25:23 And the LORD 03068 said 0559 unto her, Two 08147 nations 01471 [are] in thy womb 0990, and two manner 08147 of people 03816 shall be separated 06504 from thy bowels 04578; and [the one] people 03816 shall be stronger 0553 than [the other] people 03816; and the elder 07227 shall serve 05647 the younger 06810.

Gen 25:23 RAB onu şöyle yanıtladı: "Rahminde iki ulus var, Senden iki ayrı halk doğacak, Biri öbüründen güçlü olacak, Büyüğü küçüğüne hizmet edecek."

Diğer taraftan Türkçe çeviri bir önceki alıntıda olan put anlamına gelen pecel {peh'-sel}' kelimesindeki anlamı Exo 20:5'e taşımış ve ortaya şu çeviriyi '' Putların önünde eğilmeyecek, onlara tapmayacaksın. '' koymuştur. Bizce yapılması gereken çeviri '' secde etmeyecek, hizmet etmeyeceksin '' olmalıdır.

 

Yukarıda da belirttiğimiz gibi KJV çevirinin shachah {shaw-khaw'}' kelimesine vermiş olduğu anlamlar '' bowed, obeisance, reverence, humbly, fell down, shall be low '' olan bu anlamlar Türkçe çevirilere tapındı olarak girmiştir.

New American Standard Bible (NASB) ' İngilizce çeviri shachah {shaw-khaw'}' kelimesi bu belirttiğimiz yerlerde secde anlamına gelen '' prostrated '' anlamı vermiş olduğunu unutmayalım. Authorized Version (KJV)'nin Exo 4:31'de bu kelimeye verdiği '' worshipped '' anlamının ve Türkçe çevirinin bu kelimeyi '' tapındılar '' olarak çevirmelerinin yanlışlığını anlamaya çalışalım.

 

Örneğin şu alıntıların hepsinde shachah {shaw-khaw'}' kelimesi bulunmaktadır ve Türkçe çevirilere bile tapındı olarak çevrilememiştir. Bakınız: 1Sa 24:8, 2Sa 1:2, 2Sa 9:6, 2Sa 9:8, 2Sa 14:4, 2Sa 14:22, 2Sa 14:33, 2Sa 15:5, 2Sa 16:4, 2Sa 18:28, 1Ki 1:16, 1Ki 1:23, 1Ki 1:31, 1Ki 1:53, 1Ch 21:21 shachah {shaw-khaw'}' kelimesine bu alıntılarda verilen anlam '' kapandı '' olmuştur.

Sanırım shachah {shaw-khaw'}' ve qadad {kaw-dad'}' kelimesinin aynı cümlede kullanılmış olduğu alıntıları incelersek bahsetmeye çalıştığımız resim ortaya çıkacaktır sanırım.

 

İşin garibi qadad {kaw-dad'}' ın Kitabı Mukaddeste kullanıldığı tüm alıntılarda shachah {shaw-khaw'}' kelimeside bulunmaktadır: Gen 24:26, Gen 24:48, Gen 43:28, Exd 4:31, Exd 12:27, Exd 34:8, Num 22:31, 1Sa 24:8, 1Sa 28:14, 1Ki 1:16, 1Ki 1:31, 1Ch 29:20, 2Ch 20:18, 2Ch 29:30, Neh 8:6,

 

Nisa (46) O yahudi olanlardan kimileri kelimelerin yerlerini değiştirip, dillerini eğip bükerek, dine dokunarak "Dinledik, isyan ettik." , "Dinle dinlenilmez olsaydın." ve "Bizi güt." diyorlar. Böyle diyeceklerine "Dinledik, itaat ettik.", "Dinle ve bizi gözet." deselerdi elbette haklarında daha hayırlı ve daha dürüst olurdu. Fakat inkarları yüzünden Allah kendilerini lanetlemiştir. Onun için pek azı dışında imana gelmezler.


Şimdi ufak bir liste ile Kuran-ı Kerimde belirtilen '' kelimelerin yerlerini değiştirip '' diye belirtilen bazı tehlikeleri acaba bu alıntılarda bulabilecekmiyiz kontrol edelim. Listede shachah {shaw-khaw'}' kelimesine '' 07812 '' üst numara verilmiştir.ve qadad {kaw-dad'}' kelimesine verilen üst numara '' 06915 '' dir.

Soldaki listeye bakarsanız '' 07812 '' üst numaralı shachah {shaw-khaw'}' kelimesine genelde verilen anlam '' and bowed, And he bowed, and bowed, he bowed, '' olmuştur.

Yine '' 07812 '' üst numaralı shachah {shaw-khaw'}' kelimesini ortadaki listede kontrol ederseniz solda verilen anlamın bir başka kelimeye '' 06915 '' üst numaralı qadad {kaw-dad'}' kelimeye yüklendiğini göreceksiniz.

Solda '' and bowed, And he bowed, and bowed, he bowed, '' anlamları yüklenen '' 07812 '' üst numaralı shachah {shaw-khaw'}' kelimesine ortadaki listede verilen anlamlar ise '' and worshipped, and made obeisance, and did obeisance, and did reverence, worshipping, their heads, and worshipped '' olarak karşımıza çıkmaktadır.

Tabi verilen anlam değişiklikleri orada kalmamakta, sağdaki listeye baktığımızda shachah {shaw-khaw'}' kelimesine bahsettiğimiz anlamda gerçek anlamına yakın anlamın verildiğini görebilirsiniz, bu listede toparladığımız örneklerde bu kelimeye verilen İngilizce anlam ise ''and made obeisance, made obeisance, and did obeisance, and did reverence, [to him] to do him obeisance, and made obeisance '' anlamlarıyla karşımıza çıkmaktadır.

 

1Sa 24:8 David 01732 also arose 06965 afterward, and went out 03318 of the cave 04631, and cried 07121 after 0310 Saul 07586, saying 0559 , My lord 0113 the king 04428. And when Saul 07586 looked 05027 behind 0310 him, David 01732 stooped 06915 with his face 0639 to the earth 0776, and bowed 07812 himself.

1Sa 24:8 O zaman Davut da mağaradan çıktı. Saul'a, "Efendim kral!" diye seslendi. Saul arkasına bakınca, Davut eğilip yüzüstü yere kapandı.

2Sa 9:8 And he bowed 07812 himself, and said 0559 , What [is] thy servant 05650, that thou shouldest look 06437 upon such a dead 04191 dog 03611 as I [am]?

2Sa 9:8 Mefiboşet yere kapanıp şöyle dedi: "Kulun ne ki, benim gibi ölmüş bir köpekle ilgileniyorsun?"

2Sa 14:22 And Joab 03097 fell 05307 to the ground 0776 on his face 06440, and bowed 07812 himself, and thanked 01288 the king 04428: and Joab 03097 said 0559 , To day 03117 thy servant 05650 knoweth 03045 that I have found 04672 grace 02580 in thy sight 05869, my lord 0113, O king 04428, in that the king 04428 hath fulfilled 06213 the request 01697 of his servant 05650.

2Sa 14:22 Yoav yüzüstü yere kapanarak onu kutsadı ve, "Ey efendim kral, bugün benden hoşnut olduğunu biliyorum, çünkü kulunun isteğini yaptın" dedi.

2Sa 14:33 So Joab 03097 came 0935 to the king 04428, and told 05046 him: and when he had called 07121 for Absalom 053, he came 0935 to the king 04428, and bowed 07812 himself on his face 0639 to the ground 0776 before 06440 the king 04428: and the king 04428 kissed 05401 Absalom 053.

2Sa 14:33 Bunun üzerine Yoav gidip Avşalom'un söylediklerini krala iletti. Kral Avşalom'u çağırttı. Avşalom kralın yanına gelip önünde yüzüstü yere kapandı. Kral da onu öptü.

1Ki 1:23 And they told 05046 the king 04428, saying 0559 , Behold Nathan 05416 the prophet 05030. And when he was come in 0935 before 06440 the king 04428, he bowed 07812 himself before the king 04428 with his face 0639 to the ground 0776.

1Ki 1:23 Krala, "Peygamber Natan geldi" dediler. Natan kralın huzuruna çıkıp yüzüstü yere kapandı.

1Ki 1:53 So king 04428 Solomon 08010 sent 07971 , and they brought him down 03381 from the altar 04196. And he came 0935 and bowed 07812 himself to king 04428 Solomon 08010: and Solomon 08010 said 0559 unto him, Go 03212 to thine house 01004.

1Ki 1:53 Sonra Kral Süleyman'ın gönderdiği adamlar Adoniya'yı sunaktan indirip getirdiler. Adoniya gelip önünde yere kapanınca, ona, "Evine dön!" dedi.

2Ki 4:37 Then she went in 0935 , and fell 05307 at his feet 07272, and bowed 07812 herself to the ground 0776, and took up 05375 her son 01121, and went out 03318 .

2Ki 5:18 In this thing 01697 the LORD 03068 pardon 05545 thy servant 05650, [that] when my master 0113 goeth 0935 into the house 01004 of Rimmon 07417 to worship 07812 there, and he leaneth 08172 on my hand 03027, and I bow 07812 myself in the house 01004 of Rimmon 07417: when I bow down 07812 myself in the house 01004 of Rimmon 07417, the LORD 03068 pardon 05545 thy servant 05650 in this thing 01697.

2Ki 5:18

Ama RAB kulunu bir konuda bağışlasın. Efendim tapınmak için Rimmon Tapınağı'na girip kendisine eşlik etmemi isteyince, tapınakta onunla birlikte yere kapandığımda RAB bu kulunu bağışlasın."

Pro 12:25 Heaviness 01674 in the heart 03820 of man 0376 maketh it stoop 07812 : but a good 02896 word 01697 maketh it glad 08055 .

Pro 12:25

Kaygılı yürek insanı çökertir, Ama güzel söz sevindirir.

Isa 51:23 But I will put 07760 it into the hand 03027 of them that afflict 03013 thee; which have said 0559 to thy soul 05315, Bow down 07812 , that we may go over 05674 : and thou hast laid 07760 thy body 01460 as the ground 0776, and as the street 02351, to them that went over 05674 .

Isa 51:23

Onu sana eziyet edenlerin eline vereceğim; Onlar ki sana, 'Yere yat da Üzerinden geçelim dediklerinde, Sırtını toprak, yol ettin."

Isa 60:14 The sons 01121 also of them that afflicted 06031 thee shall come 01980 bending 07817 unto thee; and all they that despised 05006 thee shall bow themselves down 07812 at the soles 03709 of thy feet 07272; and they shall call 07121 thee, The city 05892 of the LORD 03068, The Zion 06726 of the Holy One 06918 of Israel 03478.

Isa 60:14

Seni ezenlerin çocukları Gelip önünde eğilecekler; Seni hor görenlerin hepsi, 'RAB'bin kenti, İsrail'in Kutsalı'nın Siyon'u Diyerek ayaklarına kapanacaklar.

Kadın Elişa'nın ayaklarına kapandı, yerlere kadar eğildi, sonra çocuğunu alıp gitti.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

Gen 24:26 And the man 0376 bowed down his head 06915 , and worshipped 07812 the LORD 03068.

Yar.24: 26 Adam eğilip RAB'be tapındı.

Gen 24:48 And I bowed down my head 06915 , and worshipped 07812 the LORD 03068, and blessed 01288 the LORD 03068 God 0430 of my master 0113 Abraham 085, which had led me 05148 in the right 0571 way 01870 to take 03947 my master's 0113 brother's 0251 daughter 01323 unto his son 01121.

Yar.24: 48 Eğilip RAB'be tapındım. Efendimin oğluna kardeşinin torununu almak için bana doğru yolu gösteren efendim İbrahim'in
Tanrısı RAB'be övgüler sundum.

Gen 43:28 And they answered 0559 , Thy servant 05650 our father 01 [is] in good health 07965, he [is] yet alive 02416. And they bowed down their heads 06915 , and made obeisance 07812 .

Yar.43: 28 Kardeşleri, "Babamız kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ yaşıyor." Sonra saygıyla eğilip yere kapandılar.

Exd 4:31 And the people 05971 believed 0539 : and when they heard 08085 that the LORD 03068 had visited 06485 the children 01121 of Israel 03478, and that he had looked 07200 upon their affliction 06040, then they bowed their heads 06915 and worshipped 07812 .

Çık.4: 31 Halk inandı; RAB'bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, eğilip tapındılar.

Exd 12:27 That ye shall say 0559 , It [is] the sacrifice 02077 of the LORD'S 03068 passover 06453, who passed 06452 over the houses 01004 of the children 01121 of Israel 03478 in Egypt 04714, when he smote 05062 the Egyptians 04714, and delivered 05337 our houses 01004. And the people 05971 bowed the head 06915 and worshipped 07812 .

Çık.12: 27 'Bu RAB'bin Fısıh kurbanıdır' diyeceksiniz, 'Çünkü RAB
Mısırlılar'ı öldürürken evlerimizin üzerinden geçerek bizi bağışladı.'" İsrailliler eğilip tapındılar.

Exd 34:8 And Moses 04872 made haste 04116 , and bowed his head 06915 toward the earth 0776, and worshipped 07812 .

Çık.34: 8 Musa hemen yere kapanıp tapındı.

1Ki 1:16 And Bathsheba 01339 bowed 06915 , and did obeisance 07812 unto the king 04428. And the king 04428 said 0559 , What wouldest thou?

1.Kr.1: 16 Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, "Ne istiyorsun?" diye sordu.

1Ki 1:31 Then Bathsheba 01339 bowed 06915 with [her] face 0639 to the earth 0776, and did reverence 07812 to the king 04428, and said 0559 , Let my lord 0113 king 04428 David 01732 live 02421 for ever 05769.

1.Kr.1: 31 O zaman Bat-Şeva kralın önünde diz çöküp yüzüstü yere kapandı ve, "Efendim kral Davut sonsuza dek yaşasın!" dedi.

1Ch 29:20 And David 01732 said 0559 to all the congregation 06951, Now bless 01288 the LORD 03068 your God 0430. And all the congregation 06951 blessed 01288 the LORD 03068 God 0430 of their fathers 01, and bowed down their heads 06915 , and worshipped 07812 the LORD 03068, and the king 04428.

1.Ta.29: 20 Sonra Davut bütün topluluğa, "Tanrınız RAB'bi övün!" dedi. Böylece hepsi atalarının Tanrısı RAB'bi övdü; Tanrı'nın ve kralın önünde başlarını eğip yere kapandı.

2Ch 20:18 And Jehoshaphat 03092 bowed 06915 his head with [his] face 0639 to the ground 0776: and all Judah 03063 and the inhabitants 03427 of Jerusalem 03389 fell 05307 before 06440 the LORD 03068, worshipping 07812 the LORD 03068.

2.Ta.20: 18 Yehoşafat yüzüstü yere kapandı. Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar da RAB'bin önünde yere kapanıp O'na tapındılar.

2Ch 29:30 Moreover Hezekiah 03169 the king 04428 and the princes 08269 commanded 0559 the Levites 03881 to sing praise 01984 unto the LORD 03068 with the words 01697 of David 01732, and of Asaph 0623 the seer 02374. And they sang praises 01984 with gladness 08057, and they bowed their heads 06915 and worshipped 07812 .

2.Ta.29: 30 Kral Hizkiya ile önderler, Levililer'e Davut'un ve Bilici Asaf'ın sözleriyle RAB'bi övmelerini söylediler. Onlar da sevinçle övgüler sundular, başlarını eğip tapındılar.

Neh 8:6 And Ezra 05830 blessed 01288 the LORD 03068, the great 01419 God 0430. And all the people 05971 answered 06030 , Amen 0543, Amen 0543, with lifting up 04607 their hands 03027: and they bowed 06915 their heads, and worshipped 07812 the LORD 03068 with [their] faces 0639 to the ground 0776.

Neh.8: 6 Ezra yüce Tanrı'ya, RAB'be övgüler sundu. Bütün halk ellerini kaldırarak, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. Hep birlikte eğilip yere kapanarak RAB'be tapındılar.

Gen 37:7 For, behold, we [were] binding 0481 08432 sheaves 0485 in the field 07704, and, lo, my sheaf 0485 arose 06965 , and also stood upright 05324 ; and, behold, your sheaves 0485 stood round about 05437 , and made obeisance 07812 to my sheaf 0485.

Gen 37:7

"Tarlada demet bağlıyorduk. Ansızın benim demetim kalkıp dikildi. Sizinkilerse, çevresine toplanıp önünde eğildiler."

Gen 37:9 And he dreamed 02492 yet another 0312 dream 02472, and told 05608 it his brethren 0251, and said 0559 , Behold, I have dreamed 02492 a dream 02472 more; and, behold, the sun 08121 and the moon 03394 and the eleven 06240 0259 stars 03556 made obeisance 07812 to me.

Gen 37:9

Yusuf bir düş daha görüp kardeşlerine anlattı. "Dinleyin, bir düş daha gördüm" dedi, "Güneş, ay ve on bir yıldız önümde eğildiler."

Gen 43:28 And they answered 0559 , Thy servant 05650 our father 01 [is] in good health 07965, he [is] yet alive 02416. And they bowed down their heads 06915 , and made obeisance 07812 .

Gen 43:28

Kardeşleri, "Babamız kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ yaşıyor." Sonra saygıyla eğilip yere kapandılar.

2Sa 1:2 It came even to pass on the third 07992 day 03117, that, behold, a man 0376 came 0935 out of the camp 04264 from Saul 07586 with his clothes 0899 rent 07167 , and earth 0127 upon his head 07218: and [so] it was, when he came 0935 to David 01732, that he fell 05307 to the earth 0776, and did obeisance 07812 .

2Sa 1:2

Üçüncü gün, Saul'un ordugahından giysileri yırtılmış, başı toz toprak içinde bir adam geldi. Adam Davut'a yaklaşınca önünde yere kapandı.

2Sa 9:6 Now when Mephibosheth 04648, the son 01121 of Jonathan 03083, the son 01121 of Saul 07586, was come 0935 unto David 01732, he fell 05307 on his face 06440, and did reverence 07812 . And David 01732 said 0559 , Mephibosheth 04648. And he answered 0559 , Behold thy servant 05650!

2Sa 9:6

Saul oğlu Yonatan oğlu Mefiboşet, Davut'un yanına gelince, onun önünde yere kapandı. Davut, "Mefiboşet!" diye seslendi. Mefiboşet, "Evet, ben kulunum" diye yanıtladı.

2Sa 14:4 And when the woman 0802 of Tekoah 08621 spake 0559 to the king 04428, she fell 05307 on her face 0639 to the ground 0776, and did obeisance 07812 , and said 0559 , Help 03467 , O king 04428.

2Sa 14:4

Tekoalı kadın krala gitti. Önünde yüzüstü yere kapanarak, "Ey kral, yardım et!" dedi.

2Sa 15:5 And it was [so], that when any man 0376 came nigh 07126 [to him] to do him obeisance 07812 , he put forth 07971 his hand 03027, and took 02388 him, and kissed 05401 him.

2Sa 15:5

Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.

1Ki 1:16 And Bathsheba 01339 bowed 06915 , and did obeisance 07812 unto the king 04428. And the king 04428 said 0559 , What wouldest thou?

1Ki 1:16

Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, "Ne istiyorsun?" diye sordu.

2Ch 24:17 Now after 0310 the death 04194 of Jehoiada 03077 came 0935 the princes 08269 of Judah 03063, and made obeisance 07812 to the king 04428. Then the king 04428 hearkened 08085 unto them.

2Ch 24:17

Yehoyada'nın ölümünden sonra Yahuda önderleri gelip kralın önünde eğildiler. Kral da onları dinledi.

Est 3:2 And all the king's 04428 servants 05650, that [were] in the king's 04428 gate 08179, bowed 03766 , and reverenced 07812 Haman 02001: for the king 04428 had so commanded 06680 concerning him. But Mordecai 04782 bowed 03766 not, nor did [him] reverence 07812 .

Est 3:2

Kralın buyruğu üzerine saray kapısında çalışan herkes Haman'ın önünde eğilip yere kapanırdı. Ama Mordekay ne eğildi, ne de yere kapandı.

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

 

shachah {shaw-khaw'}' kelimesine verilmesi gereken anlamı iyice anlamak için şu iki alıntıyı önümüze çekelim.

 

2Sa 15:5 And it was [so], that when any man 0376 came nigh 07126 [to him] to do him obeisance 07812 , he put forth 07971 his hand 03027, and took 02388 him, and kissed 05401 him.

2Sa 15:5 Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.

 

1Ki 1:16 And Bathsheba 01339 bowed 06915 , and did obeisance 07812 unto the king 04428. And the king 04428 said 0559 , What wouldest thou?

1Ki 1:16 Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, "Ne istiyorsun?" diye sordu.

 

  devam edecek...



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

.......... Kitabı Mukaddeste Rükû' !!!? Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   

Tevbe(112)
O tevbe edenler, o ibadet edenler, o hamdedenler, o oruç tutanlar, o rukua varanlar, o secdeye kapananlar, o iyiliği emredip kötülükten alıkoyanlar ve Allah'ın koyduğu sınırı koruyanlar... Müjdele o mü'minleri!
(112)
Those that turn (to allah) in repentance; that serve Him, and praise Him; that wander in devotion to the Cause of allah,: that bow down and prostrate themselves in prayer; that enjoin good and forbid evil; and observe the limit set by allah.- (these do rejoice). So proclaim the glad tidings to the Believers.

Bakara(43)
Namazı dosdoğru kılın, zekatı verin ve rüku edenlerle birlikte siz de rüku edin!
(43)
and be steadfast in prayer; give Zakat; and bow down your heads with those who bow down (in worship).

Bakara(125)
Ve o vakit Kabe'yi insanlar için dönüp varılacak sevap kazanma ve güvenilir bir yer kıldık. Siz de İbrahim'in makamından kendinize bir namazgah edinin! Ve İbrahim ile İsmail'e şöyle emir verdik: "Beytimi, hem tavaf edenler için, hem ibadete kapananlar için, hem de rüku ve secdeye varanlar için tertemiz bulundurun."
(125)
Remember We made the House a place of assembly for men and a place of safety; and take ye the Station of abraham as a place of prayer; and We covenanted with abraham and Ismail, that they should sanctify My House for those who compass it round, or use it as a retreat, or bow, or prostrate themselves (therein in prayer).


Ali İmran(43)
Ey Meryem, Rabbine divan dur, secdeye kapan ve rüku edenlerle birlikte rüku et!"
(43)
"O Mary! worship thy Lord devoutly: Prostrate thyself, and bow down (in prayer) with those who bow down."


Hacc(26)
Bir zamanlar Kabe'nin yerini İbrahim'e şu şekilde hazırlamıştık: "Sakın bana hiçbir şeyi ortak koşma; tavaf edenler, (kıyama) duranlar, rüku ve secdeye varanlar için Evim'i tertemiz et!
(26)
Behold! We pointed the site, to abraham, of the (Sacred) House, (saying): "Associate not anything (in worship) with Me; and sanctify My House for those who compass it round, or stand up, or bow, or prostrate themselves (therein in prayer).


Hacc(77)
Ey iman edenler, rüku edin, secde edin, Rabbinize kulluk edin; hayır işleyin ki kurtuluşa eresiniz.
(77)
O ye who believe! bow down, prostrate yourselves, and adore your Lord; and do good; that ye may prosper.


Sad(24)
(Davut) dedi ki: "Doğrusu senin bir koyununu kendi koyunlarına katmak istemesiyle
sana zulmetmiştir. Gerçekten karışıkların (bir toplum içinde yaşayanların) çoğu biribirlerine haksızlık ediyorlar. Ancak iman edip de salih amel işleyenler başka. Ama onlar da pek az. Davut kendisini imtihan ettiğimizi sanmıştı. Hemen Rabbinden mağfiret diledi , rüku ederek yere kapandı , tevbe ederek (Allah'a) yöneldi.
(24)
(David) said: "He has undoubtedly wronged thee in demanding thy (single) ewe to be added to his (flock of) ewes: truly many are the partners (in business) who wrong each other: Not so do those who believe and work deeds of righteousness, and how few are they?"...and David gathered that We had tried him: he asked forgiveness of his Lord, fell down, bowing (in prostration), and turned (to allah in repentance).


Murselat(48)
(Yerken, içerken de) onlara "Rüku edin!" denildiği zaman, rüku etmezler.
(48)
and when it is said to them, "Prostrate yourselves!" they do not so.

2Sa 15:5 And it was [so], that when any man 0376 came nigh 07126 [to him] to do him obeisance 07812 , he put forth 07971 his hand 03027, and took 02388 him, and kissed 05401 him.

2Sa 15:5 Biri önünde yüzüstü yere kapanmak üzere yaklaştı mı, Avşalom elini uzatıp adamı tutar, öperdi.

 

2Sa 15:5'e iyice baktığımızda kendi tercümelerinden kelimenin gerçek anlamı ortaya çıkmaktadır. Ortada olan resmi iyice anlamamız için eski dönemdeki kralların veya yöneticilerin önünde secdeye varır gibi yere kapanma saygı belirtilerinden biri idi. Anlamamız gereken yüzüstü kapanmadaki amaçtır, kullanılan kelime kişinin karşısındakine saygı amaçlı yere kapanma ise o noktada kelimeye yüz üstü yere kapandı anlamı verilmesini anlayabilirz.

Diğer taraftan yüzüstü yere kapanma Tanrıya saygı veya ibadet belirtisi olarak yapılmışsa buna vermeniz gereken anlamda secdeye kapandı olmak zorundadır. Unutmamamız gereken secde başlı başına tapınma anlamını içinde bulunduran bir eylem veya kelime değildir. Fakat secde tapınma eyleminin içindeki eylemlerden biridir. Örnek olarak namaz kılmayı Allah-ı Tealaya tapınma, ibadet olarak algılarsak, namazın olabilmesi için gerekli olan ruku ve secde gibi pozisyonları gözünüzün önüne getirin.

 

Authorized Version (KJV)'nin shachah {shaw-khaw'}' kelimesine verdiği '' worshipped '' anlamının bir başka kelimeye c@gid (Aramaic) {seg-eed'} 'ede verildiğini görmekteyiz. KJV çevirinin verdiği bilgiye göre Kitabı Mukaddes'te 12 kere kullanılmış olan bu kelimenin tamamına yine bu çeviri tarafından '' worshipped '' anlamı verilmiştir ve bizce bu kelimeye verilen bu anlamda doğru verilmiş bir anlamdır. c@gid (Aramaic) {seg-eed'} ' kelimesinin Kitabı Mukaddes'te kullanılmış olduğu alıntılar: Dan 2:46, Dan 3:5, Dan 3:6, Dan 3:7, Dan 3:10, Dan 3:11, Dan 3:12, Dan 3:14, Dan 3:15, Dan 3:18, Dan 3:28

 

Türkçe çevirilerde de bir alıntı '' Dan 2:46 '' hariç tapınma anlamı verilmiş bir İbranice kelime olarak karşımıza çıkmaktadır.

shachah {shaw-khaw'}' ve qadad {kaw-dad'}' kelimelerine verilmesi gereken anlamın ne olacağına dönersek, yine bu iki kelimenin aynı cümlede kullanıldığı ve yine kendileri tarafından verilmiş olan şu anlamları kabul etmekte fazla zorlanmayız.

 

1Ki 1:16 And Bathsheba 01339 bowed 06915 , and did obeisance 07812 unto the king 04428. And the king 04428 said 0559 , What wouldest thou?

 

Gördüğünüz gibi bu cümlede qadad {kaw-dad'}' kelimesine '' önünde diz çöküp '' anlamı verilmişken, shachah {shaw-khaw'}' kelimesinede '' yere kapandı '' anlamı yüklenmiştir. Burada İngilizce çevirinin shachah {shaw-khaw'}' kelimesine yüklediği anlam olan ''obeisance '' in sözlük anlamına bakarsak bu eğilmenin hangi boyutta olduğunu daha rahat anlayabiliriz.

 

obeisance
kaynak: http://www.seslisozluk.com/?word=obeisance&go_search=Ara
1. pay veya do obeisance hürmet göstermek, eğilme, riayet, hürmet, saygı; hürmetle eğilme.
2. saygı. hürmet.

Bu kelimeyi Kuranın İngilizce tercümesinde bulabilirmiyiz dersek, yine kullandığımız A. Yusuf Ali'nin çevirisinde yapmış olduğumuz araştırmada karşımıza iki kere kullanılmış olduğu çıkmaktadır.

 

Hicr (29) Bunun için, Ben onu muntazam bir insan kıvamına getirip içine ruhumdan üflediğim zaman, derhal onun için secdeye kapanın!"
The Rock
(29) "When I have fashioned him (in due proportion) and breathed into him of My spirit, fall ye down in obeisance unto him."

Sad (72) Onu şekillendin? ruhumdan ona lifledim mi, derhal ona secdeye kapanın!"
Suad
(72) "When I have fashioned him and breathed into him of My spirit, fall ye down in obeisance unto him."

 

Hatırlarsanız A.Yusuf Ali'nin tercümelerinde Kuran'da geçen yüz üstü yere kapanmayı belirten kelimenini cümledeki amacına göre nasıl hassasiyetle seçtiğinden bahsetmiştik. Hicr (29) ve Sad (72) ayetlerinde geçen yüzüstü yere kapanılmasındaki anlamda Allah-ı Tealaya ibadet amaçlı yüzüstü yere kapanma olmadığı için A.Yusuf Ali tercümelerinde '' prostrate, prostrated '' secde anlamında kullandığı bu kelimeleri kullanmamıştır. Burada A. Yusuf Ali'nin tercümelerinde gösterdiği bu hassasiyeti Kitabı Mukaddes uzmanlarınında 1Ki 1:16'da yapmış oldukları çeviride görmekteyiz. Onlarda büyük bir hürmet ve saygıyla kralın önünde yüzüstü yere kapanılmasını aynı anlamda algılamışlar ve tercümelerini aynı doğrultuda yapmışlardır, '' 1Ki 1:16 Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, "Ne istiyorsun?" diye sordu. '' Bu delillerin ortaya koyduğu gerçek İbranicede secde kelimesi aramaktaysanız ve bu kelimenin Kitabı Mukaddeste hangi kelime olduğunu merak etmekteyseniz ortadaki delillerin işaret ettiği kelime shachah {shaw-khaw'}' olarak karşımıza çıkmaktadır.

 

Bu aşamadaki problem uzmanların qadad {kaw-dad'}' kelimesine ''
bowed down his head,
And I bowed down my head,
And they bowed down their heads,
then they bowed their heads,
bowed the head, and bowed his head,
and he bowed down, stooped,
and he stooped, bowed,
and bowed down their heads,
and they bowed their heads,
and they bowed, '' bu anlamları vermelerinden ortaya çıkmaktadır.

Tüm bu alıntılarda geçen kelimelerin kökeni '' bow down veya bowed down '' olarak karşımıza çıkmaktadır. İlginç olan İngilizce bu anlamın bir çok İbranice kelimeye yüklenmiş olmasıdır, biraz yukarda shachah {shaw-khaw'}'' kelimesinede bu anlamın yüklenmiş olduğunu gördük. Diğer ilginç olan nokta ise, acaba kelimelerimi karıştırdılar demek zorundayız shachah {shaw-khaw'}'' kelimesine benzeyen ve yine '' bow down '' olarak anlam yüklenen bu kelimeye benzer bir diğer kelime olan shachach {shaw-khakh'}' kelimeside '' bow down '' anlamı verilmiş olarak karşımızdadır.

Ayrıca yine bu çeviri tarafından '' bow down '' anlamı verilmiş olan diğer kelimeler olarak kaphaph {kaw-faf'} kara` {kaw-rah'}' ide unutmamak gerek. Kısaca ortada bir '' bow down '' bereketi var gibi gözükmekte. Yinede bizce önemli gördüğümüz nokta ise qadad {kaw-dad'}' kelimesinin tüm kullanıldığı tercümelerde secde kelimesi olduğuna karar verdiğimiz shachah {shaw-khaw'}'' kelimesiyle beraber kullanılmış olması.ve

Uzmanlarımızın yapmış oldukları çevirilerde qadad {kaw-dad'}' kelimesine eğilme anlamı verdiklerini rahatlıkla görebilirsiniz, bizim bu anlamlada fazlaca problemimiz yoktur, sıkıntımız bu eğilmenin iyice vurgulanmadan çeviriye katılmış olduğudur, kabul edeceğiniz gibi Rab'bin karşısında olan eğilme normal bir eğilme olmadığı için bunu biz ruku diye belirteceğiz. Göreceğiniz gibide Kitabı Mukaddeste qadad {kaw-dad'}' kelimesinin çoğunlukla geçmiş olduğu cümlede Rab'be karşı bir eğilme vardır. Eh Rab'bin karşısında yapılan eğilmeyede biz Türkçemizde ruku demekteyiz, bilmeyenlerede duyurulur.

Şimdi aşağıda görmüş olduğunuz alıntılarda geçen qadad {kaw-dad'}' kelimesine ruku, shachah {shaw-khaw'}'' kelimesinede secde anlamı verip ortaya çıkan anlamları görelim. Ortadaki kendi yaptıkları çeviriye mümkün olduğu kadar bağlı kalıp bizim yapmış olduğumuz eklemeleri altında göreceksiniz.

 

Gen 24:26 And the man 0376 bowed down his head 06915 , and worshipped 07812 the LORD 03068.

Yar.24: 26 Adam eğilip RAB'be tapındı.

Yar.24: 26 Adam Rab'be, rukuya, secdeye vardı.


 

Gen 24:48 And I bowed down my head 06915 , and worshipped 07812 the LORD 03068, and blessed 01288 the LORD 03068 God 0430 of my master 0113 Abraham 085, which had led me 05148 in the right 0571 way 01870 to take 03947 my master's 0113 brother's 0251 daughter 01323 unto his son 01121.

Yar.24: 48 Eğilip RAB'be tapındım. Efendimin oğluna kardeşinin torununu almak için bana doğru yolu gösteren efendim İbrahim'in
Tanrısı RAB'be övgüler sundum.

Yar.24: 48 Rab'be rukuya, secdeye vardım ..... Efendimin oğluna kardeşinin torununu almak için bana doğru yolu gösteren efendim İbrahim'in
Tanrısı RAB'be övgüler sundum.


 

Gen 43:28 And they answered 0559 , Thy servant 05650 our father 01 [is] in good health 07965, he [is] yet alive 02416. And they bowed down their heads 06915 , and made obeisance 07812 .

Yar.43: 28 Kardeşleri, "Babamız kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ yaşıyor." Sonra saygıyla eğilip yere kapandılar.

Yar.43: 28 Kardeşleri, "Babamız kulun iyi" diye yanıtladılar, "Hâlâ yaşıyor." Sonra ... rukuya, secdeye vardılar.


 

Exd 4:31 And the people 05971 believed 0539 : and when they heard 08085 that the LORD 03068 had visited 06485 the children 01121 of Israel 03478, and that he had looked 07200 upon their affliction 06040, then they bowed their heads 06915 and worshipped 07812 .

Çık.4: 31 Halk inandı; RAB'bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, eğilip tapındılar.

Çık.4: 31 Halk inandı; RAB'bin kendileriyle ilgilendiğini, çektikleri sıkıntıyı görmüş olduğunu duyunca, ... rukuya, secdeye vardılar.


 

Exd 12:27 That ye shall say 0559 , It [is] the sacrifice 02077 of the LORD'S 03068 passover 06453, who passed 06452 over the houses 01004 of the children 01121 of Israel 03478 in Egypt 04714, when he smote 05062 the Egyptians 04714, and delivered 05337 our houses 01004. And the people 05971 bowed the head 06915 and worshipped 07812 .

Çık.12: 27 'Bu RAB'bin Fısıh kurbanıdır' diyeceksiniz, 'Çünkü RAB
Mısırlılar'ı öldürürken evlerimizin üzerinden geçerek bizi bağışladı.'" İsrailliler eğilip tapındılar.

Çık.12: 27Bu RAB'bin Fısıh kurbanıdır' diyeceksiniz, 'Çünkü RAB
Mısırlılar'ı öldürürken evlerimizin üzerinden geçerek bizi bağışladı.'" İsrailliler ... rukuya, secdeye vardılar.


 

Exd 34:8 And Moses 04872 made haste 04116 , and bowed his head 06915 toward the earth 0776, and worshipped 07812 .

Çık.34: 8 Musa hemen yere kapanıp tapındı.

Çık.34: 8 Musa hemen ... rukuya, secdeye vardı.


 

Num 22:31 Then the LORD 03068 opened 01540 the eyes 05869 of Balaam 01109, and he saw 07200 the angel 04397 of the LORD 03068 standing 05324 in the way 01870, and his sword 02719 drawn 08025 in his hand 03027: and he bowed down 06915 his head, and fell flat 07812 on his face 0639.

Say.22: 31 Bundan sonra RAB Balam'ın gözlerini açtı. Balam yalın kılıç yolda durmakta olan RAB'bin meleğini gördü, eğilip yüzüstü yere kapandı.

Say.22: 31 Bundan sonra RAB Balam'ın gözlerini açtı. Balam yalın kılıç yolda durmakta olan RAB'bin meleğini gördü, ... rukuya, yüzüstü secdeye vardı.


 

1Sa 24:8 David 01732 also arose 06965 afterward, and went out 03318 of the cave 04631, and cried 07121 after 0310 Saul 07586, saying 0559 , My lord 0113 the king 04428. And when Saul 07586 looked 05027 behind 0310 him, David 01732 stooped 06915 with his face 0639 to the earth 0776, and bowed 07812 himself.

1.Sa.24: 8 O zaman Davut da mağaradan çıktı. Saul'a, "Efendim kral!" diye seslendi. Saul arkasına bakınca, Davut eğilip yüzüstü yere kapandı.

1.Sa.24: 8 O zaman Davut da mağaradan çıktı. Saul'a, "Efendim kral!" diye seslendi. Saul arkasına bakınca, Davut eğilip ... rukuya, secdeye vardı.


 

1Sa 28:14 And he said 0559 unto her, What form 08389 [is] he of? And she said 0559 , An old 02205 man 0376 cometh up 05927 ; and he [is] covered 05844 with a mantle 04598. And Saul 07586 perceived 03045 that it [was] Samuel 08050, and he stooped 06915 with [his] face 0639 to the ground 0776, and bowed 07812 himself.

1.Sa.28: 14 Saul, "Neye benziyor?" diye sordu. Kadın, "Cüppe giymiş yaşlı bir adam yukarıya çıkıyor" dedi. O zaman Saul onun Samuel olduğunu anladı; eğilip yüzüstü yere kapandı.

1.Sa.28: 14 Saul, "Neye benziyor?" diye sordu. Kadın, "Cüppe giymiş yaşlı bir adam yukarıya çıkıyor" dedi. O zaman Saul onun Samuel olduğunu anladı; ... rukuya, secdeye vardı.


 

1Ki 1:16 And Bathsheba 01339 bowed 06915 , and did obeisance 07812 unto the king 04428. And the king 04428 said 0559 , What wouldest thou?

1.Kr.1: 16 Bat-Şeva, kralın önünde diz çöküp yere kapandı. Kral, "Ne istiyorsun?" diye sordu.

1.Kr.1: 16 Bat-Şeva, krala... saygıyla yere eğildi. Kral, "Ne istiyorsun?" diye sordu.


 

1Ki 1:31 Then Bathsheba 01339 bowed 06915 with [her] face 0639 to the earth 0776, and did reverence 07812 to the king 04428, and said 0559 , Let my lord 0113 king 04428 David 01732 live 02421 for ever 05769.

1.Kr.1: 31 O zaman Bat-Şeva kralın önünde diz çöküp yüzüstü yere kapandı ve, "Efendim kral Davut sonsuza dek yaşasın!" dedi.

1.Kr.1: 31 O zaman Bat-Şeva kralın önünde eğildi yüzüstü yere kapandı ve, "Efendim kral Davut sonsuza dek yaşasın!" dedi.


 

1Ch 29:20 And David 01732 said 0559 to all the congregation 06951, Now bless 01288 the LORD 03068 your God 0430. And all the congregation 06951 blessed 01288 the LORD 03068 God 0430 of their fathers 01, and bowed down their heads 06915 , and worshipped 07812 the LORD 03068, and the king 04428.

1.Ta.29: 20 Sonra Davut bütün topluluğa, "Tanrınız RAB'bi övün!" dedi. Böylece hepsi atalarının Tanrısı RAB'bi övdü; Tanrı'nın ve kralın önünde başlarını eğip yere kapandı.

1.Ta.29: 20 Sonra Davut bütün topluluğa, "Tanrınız RAB'bi övün!" dedi. Böylece hepsi atalarının Tanrısı RAB'bi övdü; ... kralın önünde Rab'be rukuya, secdeye vardılar.


 

2Ch 20:18 And Jehoshaphat 03092 bowed 06915 his head with [his] face 0639 to the ground 0776: and all Judah 03063 and the inhabitants 03427 of Jerusalem 03389 fell 05307 before 06440 the LORD 03068, worshipping 07812 the LORD 03068.

2.Ta.20: 18 Yehoşafat yüzüstü yere kapandı. Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar da RAB'bin önünde yere kapanıp O'na tapındılar.

2.Ta.20: 18 Yehoşafat rukuya vardı, Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar da RAB'be secdeye vardılar.


 

2Ch 29:30 Moreover Hezekiah 03169 the king 04428 and the princes 08269 commanded 0559 the Levites 03881 to sing praise 01984 unto the LORD 03068 with the words 01697 of David 01732, and of Asaph 0623 the seer 02374. And they sang praises 01984 with gladness 08057, and they bowed their heads 06915 and worshipped 07812 .

2.Ta.29: 30 Kral Hizkiya ile önderler, Levililer'e Davut'un ve Bilici Asaf'ın sözleriyle RAB'bi övmelerini söylediler. Onlar da sevinçle övgüler sundular, başlarını eğip tapındılar.

2.Ta.29: 30 Kral Hizkiya ile önderler, Levililer'e Davut'un ve Bilici Asaf'ın sözleriyle RAB'bi övmelerini söylediler. Onlar da sevinçle övgüler sundular, ... rukuya, secdeye vardılar.


 

Neh 8:6 And Ezra 05830 blessed 01288 the LORD 03068, the great 01419 God 0430. And all the people 05971 answered 06030 , Amen 0543, Amen 0543, with lifting up 04607 their hands 03027: and they bowed 06915 their heads, and worshipped 07812 the LORD 03068 with [their] faces 0639 to the ground 0776.

Neh.8: 6 Ezra yüce Tanrı'ya, RAB'be övgüler sundu. Bütün halk ellerini kaldırarak, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. Hep birlikte eğilip yere kapanarak RAB'be tapındılar.

Neh.8: 6 Ezra yüce Tanrı'ya, RAB'be övgüler sundu. Bütün halk ellerini kaldırarak, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. Hep birlikte ...Rab'be rukuya, secdeye vardılar.

 

 

Yukarıda yaptığımız listeyi kelimelere kendi verdikleri anlamlar ile düzenlemeye ve Rab'bin karşısında olan eğilmeyi olması gereken ruku kelimesiyle ve Rab'bin önünde yüzüstü yere kapanılmasını ise olması gereken secde kelimesi ile ifade etmeye çalıştık. Ortaya konan bu delillerle Kitabı Mukaddes'inde inananlardan islamdaki namaza benzer bir ibadet istediğini görmek pekde zor olmasa gerek. Bu aşamada bu ibadete herhangi bir davet varmıdır sorusunu araştırdıktan sonra bu mesajı alan müminlerin ibadetlerini nasıl uyguladığını anlamaya çalışalım.

devam edecek...



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

Kitabı Mukaddes'te olan ibadete davet ''ezan'' mı? Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   

Hicr (98) O halde Rabbine hamd ile teşbih et ve secde edenlerden ol!

Mez.95: 6 Gel, yaratıcı YHWH'yi öv, önünde rukuya, secdeye var.
'' kutsalkitaplar.net tercümesidir.''

Psa 95:6 bow'0935 shachah 07812 kara`03766 barak 01288 paniym 06440 Y@hovah03068 `asah 06213

 

Her dinin belli başlı kuralları olduğu gibi inanç sahiplerinin toplandığı ibadet yerleride mevcuttur. İslamda olan camilere Allah-ı Tealaya ibadete insanlar ezan ile davet edilirken, Hıristiyanlıkta bu davet kiliseye çan sesiyle olmaktadır. Yine ilginçtirki Kitabı Mukaddes'in herhangi bir yerinde müminlerin herhangi bir yere çan ile davet edildiğinin belirtilmediğinin haricinde, çan kelimesi bile yoktur. Yinede Kitabı Mukaddes'in ortaya koyduğu gerçek ibadethaneye gelinip Tanrıya kulluk edinilmesi istenmektedir.

 

2Ch 30:8 Atalarınız gibi inatçı olmayın, RAB'be boyun eğin. O'nun sonsuza dek kutsal kıldığı tapınağa gelin. Kızgın öfkesinin sizden uzaklaşması için Tanrınız RAB'be kulluk edin.

 

2Ch 30:8'de olan anlam tapınakta ibadete/kulluğa bir davetin olduğudur. Fakat yaptığımız araştırma Kitabı Mukaddeste insanları tapınağa çan sesiyle veya ezan ile davet edilmesi gerektiği ile ilgili bir belirti bulamadık. Diğer taraftan Mez.95: 6'ya yapmış olduğumuz tercüme bize Kitabı Mukaddestede böylesi bir davet olduğu izlenimi vermekte. Yukarıda yapmış olduğumuz tercümeye birde Hıristiyan kardeşlerimizin yapmış olduğu tercüme ile bakalım.

 

Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim.

Psa 95:6 O come 0935 , let us worship 07812 and bow down 03766 : let us kneel 01288 before 06440 the LORD 03068 our maker 06213 .

 

Yapılan tercüme herne kadar namaz kılın demesede, görüldüğü gibi Tanrıya tapınılmada istenen bir eğilme, diz çökme vardır. Bunun yanında kim bilir belkide bu tapınmada secdeyi görmek istemeyenler tarafından cümlede geçen  shachah {shaw-khaw'}'' kelimesine yine tapınalım anlamı verilmiş, verilen bu anlamlada nerdeyse insanlardan istenen ibadeti tarif eden bir islami namaz tarifi ortadan kalkmıştır. Yinede 2Ch 30:8'de ve Psa 95:6'da olan bir davetin gerçekliğini gözardı edemeyiz.

 

Öncelikle uzmanların ezan kelimesine verdikleri sözlük anlamını ortaya koyalım, ve Türk dil kurumunun ezan'ana vermiş olduğu anlama bakalım.

ezan: Müslümanlıkta namaz vaktini bildirmek için müezzinin yüksek sesle yaptığı çağrı
isim, din b. (***) (eza:nı) Arapça e£¥n kaynak: http://www.tdk.org.tr/TDKSOZLUK/

 

Türk dil kurumunun ezan'ana vermiş olduğu anlam Allah-ı Tealaya ibadet vaktinin bildirilmesi için yüksek sesle yapılan çağrı olduğudur. Kısaca ibadete davetten başkaca birşey değildir, yüksek sesle yapılmasındaki gayede bu çağrıyı mümkün olduğunca geniş bir kitleye duyurabilmektir. Şayet ezan müminlere namaz vaktini ( ibadet vaktini) bildirmek için yapılan sözlü bir hatırlatma ise, böylesi hatırlatmanın veya davetin Kitabı Mukaddestede olduğunu 2Ch 30:8'e ve Psa 95:6'ya bakıp söyleyebilmemiz mümkündür. Tabi günümüzde ise kiliseler, müezzinin yüksek sesle yaptığı daveti, dan dan diye çaldıkları o çan sesiyle yapıp kendi cemeatlerini ibadete davet etmektedirler.

Bu davetin bir diğer ortak noktası ise, inanılan Rab'be ibadet etmektir. İslamda bu ibadetin namaz olduğunu bilirken bu namazın içinde de ana hatlarıyla ruku ve secdenin olduğunu bilmekteyiz. Diğer taraftan Hıristiyan kardeşlerimizin kendi yaptıkları çeviri ile '' Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim. '' diye yapılan bu çevirininde bize bildiğimiz namazı ana çercevesiyle tarif etmektedir.

Kitabı Mukaddes'de müminlerin inandıkları Rab'be İbadet ediş şekillerini incelememizle, Kitabı Mukaddeste geçen ibadet şekli ile günümüz Hıristiyanlarının ibadet şekli arasındaki farkı anlayabiliriz.

 

Ezanın Şekli :
Namaza davet için okunan ezan şu mübarek kelimelerden ibarettir :
Allahü ekber (4 kez): Allah ibadet edenin ibadetine muhtaç değildir.
Eşhedü en la ilahe illallah (2 kez): Şehadet ederim ki Allah Teala'nın ibadet olunmaya ihtiyacı yoktur ve O'ndan başka ibadete müstehak varlık da yoktur.
Eşhedü enne Muhammeden resulallah (2 kez) : Şehadet ederim ki Muhammed A.S Allahü Teala'nın Resuludur ve ibadet yolunu tebliğ edicidir.
Hayye alassalat (2 kez): Haydi Müslümanlar namaza.
Hayye alelfelah (2 kez): Haydi Müslümanlar kurtuluşa
Allahü ekber (2 kez): Allah ibadet edenin ibadetine muhtaç değildir.
La ilahe illallah (2 kez): Allah'tan başka ibadet edilecek yoktur.
Sadece sabah namazlarında Hayye alelfelah (2 kez)'dan sonra,

Esselatü hayrun minen nevm (2 kez) yani, namaz uykudan hayırlıdır ibaresi eklenerek ezan okunur. '' kaynak: http://turkbeli.sitemynet.com/Konu15.htm ''

 

devam edecek...



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
dördüncü_melek
Uzman Uye
Uzman Uye
Simge

Katılma Tarihi: 28 aralik 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 132
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı dördüncü_melek

Sonuç: Kitabı Mukaddes'te olan bu ibadet şekli NAMAZ değilmi? Yazdır E-Posta
Araştırma: M.YILMAZ   
 

Kitabı Mukaddeste ezana benzeyen bir davet ile inananların inandıkları Rab'be ibadete çağrıldıklarını gördük ve biz bu daveti elimizde olmadan islamiyettede olan Allah-ı Tealaya ibadete davet olan ezana benzettik, tabi günümüzde Hıristiyanlar bu davetlerini dan dan diye duydukları çan sesiyle almaktalar. Kitabı Mukaddeste olan bu davette ayrıca bizi düşünmeye zorlayan, yapılan bu davette kendi yaptıkları tercüme ile '' Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim. '' diye olan bu çeviridir. Biz buradaki anlamları elimizde olmadan ana hatlarıyla bir müslümanın kıldığı namaza davete benzettik veya öyle anladık. Tabi günümüzde Hıristiyanların kilisede namaz kılmadıklarını bilmekteysekde, Kitabı Mukaddeste bu emiri alanların bu emirden ne anladıklarına ve ibadetlerini nasıl yaptıklarıyla meseleye açıklık getirebileceğimiz inancındayım.

Özellikle unutmamamız gereken, shachah {shaw-khaw'}'' kelimesinin çeviriye '' tapmayacaksınız '' olarak girmiş olduğudur. Kısaca Kitabı Mukaddesteki Tanrı kendisinden başkasına secde edilmesini istememektedir.

Exd 34:14 

For thou shalt worship 07812 no other 0312 god 0410: for the LORD 03068, whose name 08034 [is] Jealous 07067, [is] a jealous 07067 God 0410:

Exo 34:14 Başka ilahlara tapmayacaksınız. Çünkü ben kıskanç bir RAB, kıskanç bir Tanrı'yım.

 

Kitabı Mukaddes'te geçen Rab'bin kendini kıskanç bir Rab olarak tanıtmasıdır. Yine cümlede secde anlamı verdiğimiz Neh.8: 6 ile örneğimize başlamak istiyoruz. Cümlede kullanılan ilk kelimenin İbranice karşılığına baktığımızda karşımıza çıkan kelime, barak {baw-rak'}' olmaktadır. Authorized Version (KJV) İngilizce çeviri bize bu kelimenin Kitabı Mukaddes'te 330 kere kullanılmış olduğu bilgisini vermekte, ve bu kelimeye İngilizce verilen anlamların ise '' bless 302, salute 5, curse 4, blaspheme 2, blessing 2, praised 2, kneel down 2, congratulate 1, kneel 1, make to kneel 1, misc 8; 330 '' olduğunu belirtmekte. Biz bu kelimeye ikinci verilen '' salute '' anlamını ilginç bulduk ve bizimde Neh.8: 6 'de bu kelime için kullanacağımız anlam bu olacaktır.

İbranice barak {baw-rak'}' kelimesine '' Salute '' anlamı verilen alıntılar için bakınız: 1Sa 13:10, 1Sa 25:14, 2Ki 4:29

Bu kelimenin sözlük anlamı ise:


salute
kaynak: http://www.seslisozluk.com/?word=salute+&go_search=Ara
1. selâm verme, selamlama; aşinalık etmek, f, selâmlamak, selam vermek; top atışı veya bayraklarla selâmlamak; selâm çakmak;
selam çakma; selâm merasimi, fire a salute top atışıyle selâmlamak, selâm duruşu, give a salu; selâm; selâm göndermek.
2. selamlamak. selam vermek. top ya da bayraklarla selamlamak. karşılamak. selam. selam verme. selamlama. karşılama.
3. selamlamak. selam vermek. top ya da bayraklarla selamlamak. karşılamak. selam. selam verme. selamlama. karşılama.

 

Neh 8:6

And Ezra 05830 blessed 01288 the LORD 03068, the great 01419 God 0430. And all the people 05971 answered 06030 , Amen 0543, Amen 0543, with lifting up 04607 their hands 03027: and they bowed 06915 their heads, and worshipped 07812 the LORD 03068 with [their] faces 0639 to the ground 0776.

 
Neh.8: 6
Ezra yüce Rab'be hamt/şükür/şükret etti (namaza niyet etti)
bütün halkda ellerini kaldırıp, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. '' ( iftitah tekbiri aldılar)
Rukuya,
yüzleri / burunları yerde Rab'be secdeye vardılar.
'' kutsalkitaplar.net çevirisi ''

 

İFTİTAH TEKBİRİ

Namaz farzlarından biri. Namaza bu tekbirle başlandığı için "iftitah tekbiri" denmiştir. Namaz içinde bazı şeylerin yapılması bu tekbirle haram kılındığı için buna,"tahrim tekbiri", "tekbiretü'l-ihram" da denilir.

İslâm âlimleri, namaza Allah'ın ismini anmakla başlamanın gerekli bir emir olduğu üzerinde icma etmişlerdir. Binaenaleyh "iftitah tekbiri" getirilmeden başlanılan namaz sahih olmaz.

kaynak: Halid ERBOĞA

 

 

 

İftitah tekbiri:
"Allahü Ekber" diyerek iftitah tekbiri alınır.

Erkekler tekbir alırken; ellerin içi kıbleye karşı ve parmaklar normal açıklıkta bulunur. Başparmaklar, kulak yumuşağı hizasına gelecek şekilde eller yukarıya kaldırılır.

 

Neh.8: 6' ya baktığımızda peygamber Ezra'nın halkın önünde bulunduğu topluca bir ibadet görmekteyiz. Cümlede '' iftitah tekbiri '' anlamı verdiğimiz kelime barak {baw-rak'}' olmaktadır. Bu kelimeye yüklenen birbirlerine zıt anlamları gördüğüzde bizim bu kelimeye bu anlamı yüklememizi normal karşılayacaksınız. Kelimeye yüklenen anlamların içerisinde, '' bless 302, salute 5, curse 4, blaspheme 2, blessing 2, praised 2, kneel down 2, congratulate 1, kneel 1, make to kneel 1, misc 8; '' ki bu anlamlardan kısaca şunlara bakalım.

   curse - 1. sövmek, sövüp saymak, beddua etmek, Lânet etmek; belâ getirmek; regl, gazap, cursed Iânetli, the curse, felâket, dili aybaşı, belâ, cursed talihsiz; inkisar, beddua, Lânet; cursed with çeken, hırçın, mustarip, lane. 2. lanet. ilenç. lanetleme. küfür. ilenmek. lanet etmek. lanetlemek. beddua etmek. küfür etmek.
   blaspheme - 1. saygısızlıkta bulun. 2. tanrıya ve kutsal şeylere karşı saygısızca ve k.... küfretmek. sövmek. tanrıya ve kutsal seylere karşı saygısızca ve kötü konuşmak.
   praised - 1. hamt, şükür, şükret/öv, şükür/övgü; f, methetmek, sena etmek, övmek; sitayiş, medih, sena, övgü; şükretmek, hamdetmek. 2. övülen.

 

gördüğünüz bu sözlük karşılıkları uzmanların barak {baw-rak'}' kelimesine yükledikleri anlamlardan bazılarıdır. Kelimeye '' praised '' anlamı yüklemenin haricinde, '' tanrıya ve kutsal şeylere karşı saygısızca ve k.... küfretmek. sövmek. tanrıya ve kutsal seylere karşı saygısızca ve kötü konuşmak. '' anlamına gelen '' curse ve blaspheme '' anlamıda yüklenmiştir. Bir peygamber olan Ezranın Tanrının karşısına arkasında cemeatle geçip küfrettiğini düşünmek saçmalıksa anlaşılan Ezra Rab'bi kendi verdikleri anlam ile '' praised '' yani '' şükretmek, hamdetmek. '' bize göre ise başladıkları namaza niyetlerini bildirmiştir.

Alıntıya göre Ezra halkla ibadetinden önce halkın önünde Rab'be hitaben birşeyler söylemiştir, ve yine ilginçtir halk Ezrayı takiben ellerini yukarı kaldırıp "Amin! Amin!" diye karşılık '' vermişlerdir. Yine halkın ellerini yukarı kaldırıp böylesi bir karşılık vermesi bize tamamen namazda bulunan '' iftitah tekbiri '' ni hatırlatmaktadır, unutmayalım, niyet edip namaza başlamadan önce alınması gereken bu tekbir için ellerin kullak memelerine kadar yukarı kalkması ve "Allahü Ekber " diyerek tekbir alınması gerekmektedir.

Diğer taraftan bizce Kitabı Mukaddes'te bahsettiğimiz tekbiri belirtmek için kullanılan kelime 'amen {aw-mane'}'dır. Authorized Version (KJV) 'e göre Kitabı Mukaddeste 30 kere kullanılmış olduğu belirtilen bu kelimeye verilen anlam '' Yapılan duâ için, “Ya Rabbi Kabul buyur” demektir. '' Amin '' 'e ise Diyanet işleri Bakanlığı şu anlamı vermiştir: ''


 

Amin Ne Demektir?

Yapılan duâ için, “Ya Rabbi Kabul buyur” demektir.

kaynak:http://www.diyanet.gov.tr/

 

'amen {aw-mane'}' kelimesinin Kitabı Mukaddes'te tüm kullanıldığı yerler: Num 5:22, Deu 27:15, 27:16, 27:17, 27:18, 27:19, 27:20, 27:21, 27:22, 27:23, 27:24, 27:25, 27:26, 1Ki 1:36, 1Ch 16:36, Neh 5:13, 8:6, Psa 41:13, 72:19, 89:52, 106:48, Isa 65:16, Jer 11:5, 28:6

 

Tercümelerimizi yaparken kelimelere verdiğimiz anlamları iyice seçmeliyiz. Her nasıl Kitabı Mukaddes uzmanları gibi shachah {shaw-khaw'}'' kelimesinin Rab'bin karşısında kullanılmasını secde ' '' iftitah tekbiri '' olmak zorundadır. Ortada olan gerçek Neh.8: 6 'da islami bir namaza başlangıç ve ana hatlarıyla kılınmış bir namaz vardır. Bir başka örneğede bakarsak bu örnekten pek farkı olmadığını göreceğiz, ibadet ' olarak yüklenen anlamının bir kralın karşısında olduğunda yere kapanma olarak kabul edebiliyorsak, kabul edilmesi gereken gerçek islamda ibadetinizden önce ellerinizi yukarı kaldırıp Rab'bi övmenize verilecek anlamda

 

 

2Ch 20:18 Yehoşafat yüzüstü yere kapandı. Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar da RAB'bin önünde yere kapanıp O'na tapındılar.

2Ch 20:18 And Jehoshaphat 03092 bowed 06915 his head with [his] face 0639 to the ground 0776: and all Judah 03063 and the inhabitants 03427 of Jerusalem 03389 fell 05307 before 06440 the LORD 03068, worshipping 07812 the LORD 03068.

2.Ta.20: 18 
Yehoşafat yüzü yere dönük rukuya vardı,
Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar RAB'bin önünde saygıyla secdeye vardılar.
'' kutsalkitaplar.net tercümesi ''
 
 

 

Yine Rab'bin önünde yüzüstü yere kapanmaya secde anlamı verilmediğini, fakat Türkçemizde yaratıcı önünde yüzüstü yere kapanmayı ifade eden kelimenin secde olduğunu makalemizin başlangıçında işlemiştik. Cümlemizi neden böyle tercüme yaptığımızı İngilizce çeviride '' bowed 06915 '' olarak tercüme edilen qadad {kaw-dad'}' kelimesi ile, '' worshipping 07812 '' olarak tercüme edilen shachah {shaw-khaw'}'' kelimesinin kendileri tarafından nasıl kullanıldığına bakıp anlayabilirsiniz.

Kitabı Mukaddes olan bu davranışların namaz olup olmadığı üzerine olan alıntılarımızı son bir alıntı ile noktalamaya çalışalım:

 

 

1.Kr.8: 54 Süleyman, RAB'be duasını ve yalvarışını bitirince, elleri göklere açık, dizleri üzerine çökmüş olduğu RAB'bin sunağının önünden kalktı.

1Ki 8:54 And it was [so], that when Solomon 08010 had made an end 03615 of praying 06419 all this prayer 08605 and supplication 08467 unto the LORD 03068, he arose 06965 from before 06440 the altar 04196 of the LORD 03068, from kneeling 03766 on his knees 01290 with his hands 03709 spread up 06566 to heaven 08064.

 
1.Kr.8: 54 
Süleyman,
RAB'be ibadetini (namazını),
duasını, bitirince,
elleri göğe doğru,
dizleri üzerine çökmüş, RAB'bin sunağının önünde yalvarışa durdu.
''kutsalkitaplar.net tercümesi.''
 

 

1Ki 8:54'e yaptığımız tercümeye dikkat ederseniz, bize göre Süleyman İbadetini bitirdikten sonra dizleri üzerinde elleri semaya doğru bir vaziyette durmuştur, Kitabı Mukaddes uzmanlarına göre ise elleri semaya doğru bir vaziyette yerden kalkmıştır, aradaki anlam farkını farketmektesiniz sanırım, onların kalktı bizim ise kaldı olarak anlam verdiğimiz kelime cümlede geçen, quwm {koom} kelimesidir.

Bu kelime quwm {koom}, Authorized Version (KJV) 'e göre Kitabı Mukaddeste 628 kere kullanılmış ve İngilizce verilmiş anlamlar '' up 240, arise 211, raise 47, establish 27, stand 27, perform 25, confirm 9, again 5, set 5, stablish 3, surely 3, continue 3, sure 2, abide 1, accomplish 1, misc 19; 628 '' bunlardır. İngilizce anlayanların görebileceği gibi yine birbirine zıt anlamlar yüklenmiş bir kelime olarak karşımıza çıkmaktadır. Örneğin 1.Kr.8: 54'de '' kalktı '' anlamı almışken bir başka yerde durdu '' stand '' anlamı almış olarak karşımızdadır.

Bizim kendilerinin vermiş anlamlardan seçtiğimiz İngilizce çeviriyede ''stand'' olarak girmiş olan anlamdır.

stand

kaynak: http://www.seslisozluk.com/?word=stand&go_search=Ara

   1. sabit olmak; aday olmak; durmak; ayak diremek, inat etmek; gitmek; bulunmak, olmak; uygun gelmek, uymak; baki kalmak, kalmak; kaim olmak, ayakta durmak; ayakta kalmak, durmak; tahammül etmek, sebat etmek, çekmek, dayanmak; durak, dükkan, ayak, kalmak,.
   2. ayakta durmak. dikelmek. (ayağa) kalkmak. dikeltmek. durmak. kalmak. durma. duruş. mola. yer. mevki. durak. direnme. direniş. mukavemet. satış sergisi. tezgah. işyeri. mağaza. dükkan. ayak. destek. sehpa. tribün. mahkemede tanık yeri.
   3. düzen, k, dili, oyun; yaralı parmak sargısı; motorun durması; ahır; hız kaybedip bocalama; araba park edecek yer; küçük dükkân; orkestra üyelerinin veya kilise korosunun oturduğu kısmen kapalı yer; ahırda tek at için yapılmış bölme; `ne saplanmak, dur.
   4. düzey.

 

Psa 24:3 Who shall ascend 05927 into the hill 02022 of the LORD 03068? or who shall stand 06965 in his holy 06944 place 04725?
Psa 24:3 RAB'bin dağına kim çıkabilir, Kutsal yerinde kim durabilir?
 
Psa 94:16 Who will rise up 06965 for me against the evildoers 07489 ? [or] who will stand up 03320 for me against the workers 06466 of iniquity 0205?
Psa 94:16 Kötülere karşı beni kim savunacak? Kim benim için suçlulara karşı duracak?

Sayın Kitabı Mukaddes uzmanlarımızın quwm {koom} kelimesine kendi vermiş oldukları bu anlamdan yola çıkıp cümleye tercümemizi şöylesine tamamlamış olduk.

1.Kr.8: 54 '' Süleyman, RAB'be ibadetini (namazını),
duasını, bitirince,
elleri göğe doğru, dizleri üzerine çökmüş, RAB'bin sunağının önünde yalvarışa durdu.
'' kutsalkitaplar.net tercümesi.

 

Yine Süleymanın ibadetinin sonunda ellerini semaya doğru kaldırıp Rab'be yalvarışta bulunması müslümanların namazlarının sonunda dua etmelerini andırmaktadır. Görüldüğü gibi Kitabı Mukaddesten bu alıntıları toparlayıp alt alta koyduğumuzda ortaya müslümanların uyguladığı namaz çıkmaktadır. Kelimelerin üzerindeki anlamları değişmeyle ortada olan bu mesajın anlaşılması zorlaşmış hatta görünmez hale gelmiştir.

Kitabı Mukaddese göre ortada İslamda olan namazı çağrıştıran emirler vardır ve görüldüğü gibide bu emire uyanlarında olduğu karşımıza çıkmaktadır. Araştırmamızın bu aşamasına kadar yaptığımız Kitabı Mukaddeste namaz veya namaza yakın emirlerin olup olmadığını araştırmaktı, bunu İbranice yazılan eski antlaşma ile ortaya koymaya çalıştık. Araştırmamızın ikinci bölümünü Grekçe 'yunanca' yazılan ve incil olduğu iddia edilen yazmalar üzerinden olacaktır ve kısa tutmaya çalışıp şu birkaç örneği ortaya koyalım.

Luk 22:41 Onlardan bir taş atımı kadar uzaklaştı ve diz çökerek şöyle dua etti: "Baba, senin isteğine uygunsa, bu kâseyi* benden uzaklaştır. Yine de benim değil, senin istediğin olsun."
Luk 22:41 And 2532 he 846 was withdrawn 645 from 575 them 846 about 5616 a stone's 3037 cast 1000, and 2532 kneeled down 5087 1119, and prayed 4336 ,
 
Mar 14:35 Biraz ilerledi, yüzüstü yere kapanıp dua etmeye başladı. "Mümkünse o saati yaşamayayım" dedi.
Mar 14:35 And 2532 he went forward 4281 a little 3397, and fell 4098 on 1909 the ground 1093, and 2532 prayed 4336 that 2443, if 1487 it were 2076 possible 1415, the hour 5610 might pass 3928 from 575 him 846.

Luk 22:41 ve Mar 14:35 'de geçen bu ibadet şekli İsa'ya aittir. Ortada olan gerçek, Kitabı Mukaddestede geçen peygamberlerin Rab'be rukuya, secdeye vardığı ve diz üstü çökerek dualar ettiğidir. Bu peygamberlerin inandıkları Rab'be ibadetlerinin nasıl olduğunu umarız bu çalışma ile ortaya koyabilmişizdir. Aslına bakarsanız, Kuran-ı Kerim'de de geçen namazın tarifi böylesine, ayetler içine serpiştirilmiş olarak bizlere sunulmuştur. Kuran-ı Kerimde namazın tarifi yoktur diyenlere cevaben hızla ele alınmış '' Kuran'da NAMAZ tarifi varmı? '' başlıklı makalemizde bulabilirsiniz.

 

Diğer taraftan bizi düşünceye sevkeden tesbitimiz ise, Kitabı mukaddeste geçen meşhur peygamberlerden Danil'in şu davranışıdır.

Dan 6:10 Daniel yasanın imzalandığını öğrenince evine gitti. Yukarı odasının Yeruşalim yönüne bakan pencereleri açıktı. Daha önce yaptığı gibi her gün üç kez diz çöküp dua etti, Tanrısı'na övgüler sundu.

Bu alıntıda görüldüğü gibi Daniel inandığı Rab'be günde üç kez diz çökerek ibadet etmektedir. Bizim garibimize giden olay Daniel'in bu ibadetini devamlı olarak yani '' her gün '' yapmakta olduğudur. Sanki Daniel islamın farzlarından olan vakit namazları gibi bir olayı kendi zamanında uygulamaktadır.

 

Şimdi bazı Hıristiyan kardeşlerimiz işte müslümanlar namaz kılmayıda Kitabı Mukaddesten kopye çekerek öğrendi gibisinden bir tartışmayada girebilirler, unutulmaması gereken Allahı-ı Tealanın emirlerinin değişmeyeceğidir ve bu emirler muhakkak Hz. Muhammed'den önce gelmiştir ve ondan önceki peygamberler tarafından da uygulanmıştır. Böylesi bir tartışmaya girebilecek Hıristiyan kardeşimizin öncelikle cevaplaması gereken soru bizce, şayet müslümanlar namazıda ellerindeki Kitabı Mukaddes denilen kitaptan öğrenmişler ise bu bilgiye neden kendileri ulaşamamışlardır, ulaşmışlarsa neden uygulamamaktadırlar. Veya ellerindeki kitapta neden özenle ruku ve secde kelimelerini tercümelerine katmamamışlardır. Şayet Rab'bin önünde yüzüstü yere kapanmayı ifade eden kelimenin secde olduğu bildikleri halde bunu tercümelerine herhangi bir nedenden dolayı katmamışlarsa, acaba İbranicesini ve Grekcesini yazanlarda onların sahib olduğu bu nedenlerden dolayı kitaplarına eklenmemiş neler bırakmışlardır.

Aslında ortada olması gereken gerçek, evet müslümanlar Kuran-ı Kerim'den önce gönderilmiş olan Tevrat, Zebur ve İncil'ede bakıp namazlarının nasıl olması gerektiğini görebilmelidirler. Hıristiyan kardeşlerimizin açıklamsı gereken soru, müslümanlar neden Kitabı Mukaddes'e bakıp rahatlıkla sahip oldukları ibadet şeklini bu kitaptada görememektedirler ve neden Hıristiyan kardeşlerimizde müslümanlar gibi ibadet etmemektedirler?

Yinede kabul etmemiz gereken gerçek, evet Hz. Muhammed'den önce namaz vardır ve Rab'be olan bu ibadet şeklinin ortadan kalkması için birileride birşeyler yapmaya çalışmaktadır. Muhakkak birilerininde Rab'bin önünde eğilmeyi ruku, yüzüstü kapanmayı secde olarak tercüme edemeyenlerin amacınıda açıklaması gerekir. Korkulan nedir, Hıristiyan kardeşlerimizin namazı keşfetmesindenmi korkulmaktadır.

Unutmamamız gereken Namaz tüm müminlere Hz.Muhammed'den önce tebliğ edilmiş bir emirdir, bunu Kuran'dan şu ayetlerde rahatlıkla görebiliriz.

Bakara (83) Ve bir vakit İsrailoğullarından şöyle söz almıştık: "Allah'tan başkasına tapmayacaksınız, ana-babaya, yakınlığı olanlara, öksüzlere ve biçarelere de iyilik yapacaksınız. İnsanlara güzel söz söyleyin, namazı kılın, zekatı verin." Sonra pek azınız müstesna olmak üzere sözünüzden döndünüz, hala da dönüyorsunuz!

Yunus (87) Biz de Musa ile kardeşine şöyle vahyettik. "Kavminiz için Mısır'da bir takım evler hazırlayın, evlerinizi kıble tarafına yapın ve namaz kılın! Bir de mü'minleri müjdele!

İbrahim (39) Bana ihtiyarlık halimde İsmail ile İshak'ı lütfeden Allah'a hamdolsun; şüphesiz ki Rabbim duayı işitiyor.
İbrahim (40) -Rabbim, beni namazı devamlı kılanlardan eyle; soyumdan da; ey Rabbimiz duamı da kabul buyur!

Lokman (13) Hani Lokman da oğluna öğüt vererek demişti: "Yavrum! Allah'a ortak koşma; çünkü ortak koşmak büyük bir zulümdür!
Lokman (17) Yavrum namazı kıl, iyiliği emret, kötülükten sakındır. Basma gelene sabret, çünkü bunlar azmi gerektiren işlerdendir.

Şimdi Hıristiyan kardeşlerimize kendi yaptığımız tercümelerin dışında kendi yaptıkları tercümelerle sormak istiyorum,

Mez.95: 6 Gelin, tapınalım, eğilelim, Bizi yaratan RAB'bin önünde diz çökelim.

Neh.8: 6 Ezra yüce Tanrı'ya, RAB'be övgüler sundu. Bütün halk ellerini kaldırarak, "Amin! Amin!" diye karşılık verdi. Hep birlikte eğilip yere kapanarak RAB'be tapındılar.

2.Ta.20: 18 Yehoşafat yüzüstü yere kapandı. Yahuda halkıyla Yeruşalim'de oturanlar da RAB'bin önünde yere kapanıp O'na tapındılar.

1.Kr.8: 54 Süleyman, RAB'be duasını ve yalvarışını bitirince, elleri göklere açık, dizleri üzerine çökmüş olduğu RAB'bin sunağının önünden kalktı.

 

inandıkları kitapta anlatılan bu eylemleri neden uygulamamaktadırlar. Neden ibadetlerinde bir bütün olarak, eğilme, diz çökme ve yüzüstü yere kapanma yoktur. İnandıkları peygamberler bu ibadetlerinin neresinde kiliseye girip ibadetlerini kilisede sandalyelerine oturarak yapmaktadırlar, şayet inandıkları peygamberler ibadetlerini kilisede sandalyeye oturup yapmamışlarsa, onlar gibi ibadet ettiklerini nasıl savunabilmektedirler.

 

Mez.95: 6 Gelin, yaratıcı Rab'bin önünde secdeye, rukuya varıp diz çökelim. ' kutsalkitaplar.net tercümesidir.''


 

 

Dip notlar:

----------------------------------------------------

 

Kuran-ı Kerim Türkçe tercümeler: E. Hamdi Yazır

Kuran-ı Kerim İngilizce tercümeler: ENGLISH QURAN A. YUSUF ALİ

 

Kitabı Mukaddesten alıntı örneklerinde kullanılan İngilizce çeviriler, KJV'a, Türkçe çeviriler (Courtesy of British & Foreign Bible Society) aittir. İngilizce kelimelerin Türkçe karşılıkları www.seslisozluk.com sitesinden alınmıştır.

 

                      SON

ARAŞTIRMA:MEHMET YILMAZ ----ALINTI :www.kutsalkitaplar.net

 



__________________
Ve elçi dedi ki: 'Rabbim gerçekten benim kavmim, bu Kur'an'ı terkedilmiş (bir kitap) olarak bıraktı'' (furkan-30)
Yukarı dön Göster dördüncü_melek's Profil Diğer Mesajlarını Ara: dördüncü_melek Ziyaret dördüncü_melek's Ana Sayfa
 
BarisYilmaz34
Katilimci Uye
Katilimci Uye


Katılma Tarihi: 21 mayis 2010
Gönderilenler: 34
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı BarisYilmaz34

Şekilsel salat vardır ama kılmayan kafir olur diyen Vahhabi anlayışı yoktur. Namaz kılan birisi cehenneme gidebileceği gibi kılmayan biride güzel ahlakı sayesinde cehenneme hiç uğramadan cennete gidebilir.
Yukarı dön Göster BarisYilmaz34's Profil Diğer Mesajlarını Ara: BarisYilmaz34
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Merhaba.

Namaz kılan şöyle bir mesaj gönderiyor. “Ben dinin içindeyim. Dini konulara hassas biriyim” bu dur. (Saffet Metin)

Allah "Namazı Benim uyarılarım için kıl!" diyor - ve akıymis salâte lizikrî (20:14). Ama insanlar onu dinen ne kadar da duyarlı olduklarını etrafa göstermek için kılıyormuş. İtirazımız buna.

İyi ama kızımıza öfkelenip gelinimizi dövmüş olmuyor muyuz يراؤون  - müraîlerin o riyasını namaza fatura etmekle?  

Kuran'da kıyamlı-secdeli namaz arayanlara Nisâ 102 yeter. Öyle bir ortamda kılınmakta ki o namaz inananlar "Kafirler ani bir saldırıyla üzerinize çullanmak istiyor!" diye ilahen uyarılmıştır. O ortamda uygulanan kıyamlı-secdeli salât hiç bir şeyin dersi olamaz. Koyun can derdindedir orda; siz Kuran dersi mersi deyip mal derdinde mi olacaksınız? Kasap mısınız insan mı?

"Ben şekilsel salâta Kuran'dan dört dörtlük kanıt isterim!" diye tutturanlar "Kuran dersi"nin hangi dört dörtlük kanıtını buluyorlar o uygulamada?

Uygulanan dindeki riya canımıza tak etti, tamam. Hepimiz arı duru dine çıkan yolu arıyoruz. Ama o arayış gözlerimizi dört açıp her işareti kâle almamızı gerektirir. Salâtın Nisâ 102'deki kıyamlı-secdeli uygulaması dahil.

Sevgi ile,

Hasan Akçay



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Aşağıdaki sözler UlulEbsar kardeşimize ait. Ağanın sözü üstüne söz edilmez. Bize düşen, haddimizi bilmektir.

 

Yalnız iki kelimenin, bildiğim kadarıyla, anlamını vereyim.

 

Obsesif: hastalık derecesinde takıntılı

Kompulsif: dayatmacı

 

Bazılarımız bulunduğu noktadan milim ileri gitmemiş.

 

Salat kelimesinin anlamlarından sadece bir tanesi olan "kuran dersi"ne takılıp kalmak, o anlama reddiyeler yazmak ne derece doğru?

 

Nisa 102 ile Obsesif ve Kompulsif bir duruş sergileyenler…

 

Sevgi ile,

Hasan Akçay

 



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 

<< Önceki Sayfa 15 Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats