HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: KENDİ ELLERİMİZLE CEHENNEMİN KAPISINI AÇM Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Bugün sizlerle içinde yaşadığımız, iman ettiğimiz İslam inancının kur’an ile bağının ne durumda olduğunu, yine Allahın rehberi kur’an a bakarak, üzerinde düşünerek anlamaya çalışalım. Çünkü hepimiz bir imtihandan geçiyoruz. İmtihan olduğumuzu söyleyende zaten Yüce Rabbim olduğuna göre, acaba bu imtihanı nereden yapacağını söylüyor ve bizler bunun bilinciyle gerçekten imtihan olacağım kitaba mı sarılıyoruz, bunu da araştıralım.

 

Önce şunu düşünelim, madem bizler bir imtihandayız, Rabbim bu imtihanımızı nereden yapacağını söylemiş olmalı değil mi? Çünkü hepimiz bir okul eğitiminden geçtik. Hiçbir öğretmen, okutmadığı kitaptan, vermediği bilgilerden imtihan etmedi bizleri. Bizleri yaratan, çok daha adaletli ve bağışlayıcı olduğuna göre, tebliğ etmediği bir bilgiden de, asla sorumlu tutmayacağının bilinciyle yaklaşmalıyız olaya.

 

Genelde her yazımda hatırlatmaya çalıştığım, bana göre bizlerin anahtar ayeti olan, Zühruf suresi 44. ayeti sizlere tekrar hatırlatmak istiyorum. Çünkü din ve iman adına açacağımız kapı ve anahtarı eğer yanlış anahtar ve yanlış kapı ise, bizleri asla doğru bir yere ulaştırmayacaktır. Bakın Allah bizleri nereden sorumlu tutuyor ve imtihan edecekmiş? Bence bu ayet, bizler için anahtar olmalıdır.

 

Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.

 

 

Sanırım şimdi işimiz çok daha kolay olmalı değil mi sizce? Çünkü çok açık bir hüküm vermiş Rabbim. Sizleri bu kitapta ki emirlerimden, hükümlerimden sorumlu tutuyorum. Rahman bu sözü bizlere verdikten sonra, bu kitabın dışından da, günümüzde bizlere öğrettikleri gibi, bizlerin din ve iman adına sorumlusunuz dedikleri, beşerin yazdığı ciltlerce dolu kitaplardan, hesaba çeker mi dersiniz?

 

Peki, acaba bizler Rabbin, bu kadar açık ve net olan bu ayetini görmezden gelip, üzerini nasıl örteriz hiç düşünüyor muyuz bunu? Hatırlayalım bugün bizlere, sorumlu olduğumuz, imtihanımızın yapılacağı kitabın yalnız kur’an olduğunu mu söylüyorlar. Kesinlikle hayır. Bakın neler öğretmişler bizlere, Rabbin apaçık ayetine gözlerini kapatanlar.

 

 

(Kur'ân-ı Kerim, Peygamber Efendimiz (s.a.v.) Hazretlerinin Sünneti ve fıkıh kitaplarından dinimizi öğrenebilirsiniz. Kur'ân-ı Kerim tek başına yeterli değildir. Zira Kuran-ı Kerim özet bilgiler verir.
Bilgilerinizi saygı ile rica ederiz.)  DİYANET İŞLERİ BAŞKANLIĞI

 

 

Bu cevabı bana veren Diyanet İşleri Başkanlığı. Eğer bu sözlere inandığımız takdirde, Rabbin apaçık söylediği Zühruf 44. ayette, (İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.) sözlerine inanmamış, hatta kabul etmemiş olduğumuzun bilincinde değil miyiz yoksa? Yukarıdaki sözler üzerinde lütfen çok ama çok iyi düşününüz, şu anda rabbin imtihanından geçiyoruz hepimiz, bunu unutmayalım. Allah sizlere öğüt olsun diye indirdim dediği kitaba, bakın bizler neler söylüyor ve rahmanın güneşine, nasıl saygısızlık yapıyoruz. Kur’anı kerimin tek başına yeterli olmadığını, onun özet bilgiler içerdiğini söyleyerek, nasıl bir din ve iman yaşarız, bunu hayal edebiliyor musunuz? Bizlerin kur’anı, İslam ı anlamak adına, ciltlerce dolusu beşerin fıkıh kitaplarına muhtaç olduğumuzu söyleyen bir zihniyet, acaba din adına bizlere neler öğretir, bunun hesabını yapabiliyor muyuz? Allahın sakın dinde bölünmeyin emrine bile gözlerini yumanlar, bölünmekten çekinmemişlerdir. Hatta bölünmekte bir güzellik, zenginlik olduğunu söylemekten bile çekinmemiş, hepsinin de kendilerince farklı fıkıh anlayışı yaratmaları dahi, akıllarını başlarına getirmemiştir.

 

 

Peygamberimiz onlarca ayetinde, Deki onlara diye başlayan ayetlerde, sizlere yalnız kur’an ile hükmetme görevi aldım, onun dışında ben hüküm veremem, hüküm veren yalnız rahmandır, ayırt edip çözüm getirenlerin en hayırlısı O dur dediği halde, bu ayetlere de gözlerimizi yumup görmezden gelerek, kur’an dan beşeri nefsimizi tatmin adına, sözcükleri seçmemiz, onların ardı sıra anlamlar çıkartıp ve yanlış inançlarımıza deliller göstermemiz, acaba imtihanımızda bizlere geçerli bir not aldırır mı dersiniz?

 

 

 Peygamberimizin adını kullandığımız, onun asla söylemediği, ona adeta iftira olan birçok sözlerin hesabını, hiç dikkate alan var mı aramızda? Hesabın görüleceği o an geldiğinde, peygamberimizin şahitliğinde her şey ortaya döküldüğünde, acaba kur’an ın hiç bahsetmediği, bizlere peygamberimizin hükmüdür dedikleri sözler, hükümler ortaya konup, bunların hesabı bizlere sorulduğunda, peygamberimizin yüzüne nasıl bakacağımızı da hesap ediyor muyuz? Allah elçisi, şu ayetleri sizlere tebliğ ettikten sonra, benim adıma uydurulmuş hurafe rivayetlere nasıl inanırsınız derse, acaba bizlerin durumu nice olur dersiniz?

 

 

Bakara 4-5: Ve onlar, sana indirilene, senden önce indirilenlere iman ederler ve ahirete de kesin bir bilgiyle inanırlar. İşte bunlar, Rablerinden olan bir hidayet üzeredirler ve kurtuluşa erenler bunlardır.

 

Nisa Suresi 105. Kuşku yok ki, biz bu Kitap'ı sana, insanlar arasında Allah'ın sana gösterdiği ile hükmedesin diye hak olarak indirdik. Sakın hainlere yardakçı olma.

 

 

 

Casiye 20: Bu Kur'an, insanların kalp gözlerini açacak ışıklardan oluşur. Gereğince inanan bir toplum için de bir kılavuz ve bir rahmettir o.

 

 

Maide Suresi 67. Ey resul! Rabbinden sana indirileni tebliğ et. Eğer bunu yapmazsan onun verdiği peygamberlik görevini yerine getirmemiş olursun. Allah seni insanlardan korur. Allah, küfre batmış topluluğa kılavuzluk etmez.

 

 

 

Ahkaf 9: De ki: "Ben, resuller içinden bir türedi değilim! Bana ve size ne yapılacağını da bilmiyorum. Bana vahye dilenden başkasına da uymam! Ve ben, açıkça uyaran bir elçiden başkası da değilim.

 

 

Aliimran 79: Hiçbir insana yakışmaz ki, Allah kendisine kitap, hüküm-hikmet ve peygamberlik versin de sonra o, insanlara “Allah’ı bırakıp bana kullar olun” desin. O ancak şöyle der: “Okuyup araştırdığınız şeylere, öğrettiğiniz şu Kitap’a dayanarak benliklerini Allah’a adamış kullar olun.

 

 

Ahzap 2: Rabbinden sana vah yedilene uy! Allah, yapmakta olduklarınızdan en iyi biçimde haberdardır.

 

 

Allahın elçisi bu ayetleri bizlere tebliğ ettikten, bu sözleri söyledikten sonra, acaba kur’an haricinde onun bahsetmediği koymadığı hükümleri bizlere tebliğ eder mi? Hani Rahman bizlerin imtihanını kur’an dan yapacaktı ne oldu bu ayetin hükmü? Bakın bu anahtar ayeti görmezden geldiğimizde, rabbin dinine asla doğru yerden giriş yapamayız, bunu unutmayalım.

 

 Allah bir ayetinde ne diyordu? Kendi hükmüne kimseyi ortak etmez. Lütfen düşünelim tekrar, acaba Allah elçisi kur’an dışından tekbir söz söylemiş, hüküm vermiş olabilir mi? Eğer vermiştir diyorsak, yaşamımızda imtihanımızda sorulan, yüzlerce hatta binlerce soruya doğru cevap vermemiz düşünülemez. Bu dinde kargaşanın başlangıcı olur. Allah emin olmadığın bilginin ardı sıra gitme, sorumlu tutarım diye boşuna ikaz etmiyor bizleri. Yaptığımız en büyük yanlış, kur’an dan habersiz, İslam ı yaşamaya çalışmamızdır. Eğer kur’an dışından da hesap günü sorumluyuz dersek, Kur’anın karşısına ona eş, beşeri bir kitap daha koymuş oluruz ki, bu Allahın asla affetmeyeceği büyük günahlardandır. İşte bunun kabulü, koskoca bir bilinmeyene kapı açmakta, nelerin doğru nelerin yanlış olduğunu ayırmadan, şeytanın kucağına düşmemizi sağlayacaktır.

 

 

Kur’an bizlerin kullanma kılavuzudur. Hangi kullanma kılavuzu okunduğunda anlaşılmaz ve yetersizdir, bunu çok iyi düşünelim. Hele bu kitap Allah katından gelmiş ise. Kelime ve sözcüklerin ardı sıra gidip, emin olmadığımız kur’anın onay vermediği, beşerin hurafelerine deliller aramayalım. Bunlar şeytani tuzaklardır, imtihanımızın zor sorularıdır, gelin bu zor soruları kur’an ın nuruyla aşalım. Şeytanlaşmış beşerin tuzaklarına düşmeyelim. Allahın elçisi bakın kendi sorumluluğunu ne kadar güzel açıklıyor bu ve buna benzer onlarca ayetinde.

 

Ankebut 50: Dediler ki: "Ona Rabbinden mucizeler indirilseydi ya!" De ki: "Mucizeler Allah katındadır. Bana gelince, ben açıkça uyaran biriyim. Hepsi bu.

 

Ankebut 18: "Eğer yalanlarsanız bilin ki, sizden önceki ümmetler de yalanlamıştı. Resule de düşen, açık bir tebliğden başka şey değildir.

 

 

 

Bizler hala rabbin elçisine vermediği yetki ve sorumluluğu ona yükleyip, kur’anın hiç bahsetmediği konularda da, HÂŞÂ sanki Rabbimin hükmüne ortakmış gibi, ondan hükümler bekleyerek şeytanın tuzaklarına düşüyoruz. Allah ne peygamberimize, nede ondan önce gelen bütün peygamberlere, kendi hükümlerini indirmiş, kendi hükmüne asla ortak etmemiştir. Bunu dikkatle düşünelim, kelimelerin ardına düşüp, yanlış anlamlar çıkarmayalım. Rabbim kur’anı kendi içinde, bizzat kendisinin açıkladığını söyler bizlere. Verdiği bir hükmün daha iyi anlaşılması için, örneklerini de verdiğini anlatır. Sizce Diyanetin söylediği gibi, kur’an özet bilgi olsa, burada her şey olmasa, rabbim şu sözleri söyler miydi bizlere?

 

 

Nahl 89: Her ümmet içinde kendi nefislerinden üzerlerine bir şahit getirdiğimiz gün, seni de onlar üzerinde bir şahit olarak getireceğiz. Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik

 

Nisa 174-175: Ey insanlar! Şüphesiz size Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. İşte Allah'a iman edenler ve O'na sarılanlar, onları kendisinden olan bir rahmetin ve bir fazlın içine yerleştirecektir ve onları Kendisine varan dosdoğru bir yola yöneltip-iletecektir.

 

İsra 89: Muhakkak ki biz, bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık. Yine de insanların çoğu inkârcılıktan başkasını kabullenmediler.

 

Kehf 54: Andolsun ki, gerçekten Biz bu Kuran'da insanlara ibret olacak her türlü misali tekrar tekrar açıklamışızdır. İnsan ise her şeyden çok mücadelecidir.

 

Bu ayetlere onlarca örnek vermek mümkün. Gelin yalnız yazdığım ayetler üzerinde düşünelim. Diyanet ne diyordu kur’an için? (Kur'ân-ı Kerim tek başına yeterli değildir. Zira Kuran-ı Kerim özet bilgiler verir.) Diyanetin bu sözleriyle Rabbin sözlerini karşılaştıralım, bakalım onlara onay veriyor mu?

 

-        Biz Kitabı sana, her şeyin açıklayıcısı, Müslümanlara bir hidayet, bir rahmet ve bir müjde olarak indirdik.

-        Rabbinizden kesin bir delil geldi ve size apaçık bir nur indirdik. O'na sarılanlar, onları kendisinden olan bir rahmetin ve bir fazlın içine yerleştirecektir.

-        bu Kur'an'da insanlara her türlü misali çeşitli şekillerde anlattık.

-        Kuran'da insanlara ibret olacak her türlü misali tekrar tekrar açıklamışızdır.

 

 

Ne dersiniz rabbin sözleri ile uyuşuyor mu beşerin sözleri? Kur’an a baktığımızda, Rabbin elçisine çok önemli direktiflerini verdiğini görürüz. Acaba aşağıdaki ihtarı alan, Allah ın örnek elçisi, Rahmanın kur’an dışından ayetlerine ilaveler yaparda, bunlarda Allah katındadır der mi? Yorum sizlerin.


Hakka 44–45–46; Eğer bazı lafları bizim sözlerimiz diye ortaya sürseydi,  yemin olsun, ondan sağ elini koparırdık. Sonra ondan can damarını mutlaka keserdik.

 

 

Ne dersiniz, hala bu ayetleri, Rabbin bu sözlerini görmezden gelmeye devam mı edeceğiz. Doğrusu içinde yaşadığımız İslam, öyle bir hala bürünmüş ki, bu yolun nereye ulaşacağını herkes kendisi çok iyi düşünmelidir. Okulda imtihan olduğumuz dersin öğretmeni,imtihandan sonra cevap kâğıtlarını önümüze koyup, kitabı açmamızı söylerdi bizlere. Nerede hata yaptığımızı anlamamız için. İşte Yüce rabbim de hesabın görüleceği o gün, aynısını yapacağını söylüyor ve bakın yanlışları anlayabilmemiz için hangi kitabı ortaya koyacağını söylüyor.

 

Zümer 69: Yeryüzü, Rabbinin nuruyla parıldamış, Kitap ortaya konmuş, peygamberler, tanıklar getirilip aralarında hakla hüküm verilmiştir. Onlar asla haksızlığa uğratılmazlar.

 

 

Hesabın görüleceği o gün kitap ortaya konacak diyor Allah, acaba hangi kitap dersiniz? Dikkatle ayeti okuyalım ve iyice düşünelim. Eğer peygamberimizin gerçek ümmeti olduğumuzu söylüyorsak tabi. Peygamberler tanık olarak çağrılıp, Rabbin gönderdiği kitaplarda ortaya konduğunu, imtihanımızın cevapları da yani, yaptıklarımız söylediklerimiz, inandıklarımız önümüze konarak, her şeyin belli olacağı anı Rabbim, gözlerimizin önüne şimdiden getiriyor bizlere.

 

Acaba ders alabiliyor muyuz, hiç sanmıyorum çünkü Rabbin rehberi için anlaşılması zor diyenlere inananlar ne yazık ki çoğunlukta. Ama Rabbim bunu da bildiği için bizleri uyarıyor ve çoğunluğa uyarsan seni dinden saptırırlar diyor. Rabbin rehberi artık, her şeyin içinde olmadığı özet bilgi ilan edilmiş, yüksek bir yere asılmış duruyor. Rabbin rehberi, anlayarak okunmayıp, velilere teslim edilmiş, onlardan medet umulur olmuş. Daha açıkçası KUR’AN TERKEDİLMİŞ. Rabbim ne olur bizleri affet. İşte bu terk edilişin ikazını rahman, O yüce adaletini gösterip, şimdiden bakın nasıl uyarıyor kur’an da bizleri, hem de elçisinin hesap günü söyleyeceği, o sözü şimdiden nasıl ikaz ederek söylüyor bizlere. Tabi anlayana, anlamak isteyene.

 

  Furkan 30; Ey Rabbim! Benim toplumum bu Kuran' ı devre dışı tuttular.

 

Allahın elçisini örnek alan, kur’an a sarılır. Onun gerçek ümmeti olup, hesap günü peygamberimizin şahitliğinde, yüzleri kapkara olmak ve ona mahcup olmak istemeyen, yine kur’an a sarılır, çünkü Allah elçisi de yalnız ve yalnız KUR’ANA SARILMIŞTI.

 

Bizler Rabbin kolay imtihanını, ellerimizle zorlaştırdığımızın artık lütfen farkına varalım. Çünkü Rahman sizleri zayıf yarattım der ayetinde. Rabbim kullarına eziyet veren değil, huzur ve mutluluk verendir. O ışıktır, Rahmettir. Zorluk değil kolaylık verendir. Rabbin yemin ederek kolaylaştırdıklarını, ellerimizle zorlaştırıp, şeytanın işini kolaylaştırmayalım. Kendi ellerimizle cehennemin kapısını açmayalım.

Saygılarımla Haluk GÜMÜŞTABAK

 

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Zühruf 44: Doğrusu Kur'an, sana ve kavmine bir öğüttür. İleride ondan sorumlu tutulacaksınız.

Doğrusu, hem bu çeviri hem de ilgili yorum doğru olamaz.

 

44 :Ve innehû lezikrun leke ve liqavmike ve sevfetus'elûn.

44: Ve bu sen ve kavmine/ırkına bir uyarıdır ve sorulacaksınız.

 

Öncelikle "ondan" anlamına gelen ifadenin Arapça karşılığı olan "'anhu" ifadesi asıl lafızda bulunmamaktadır. Bunun, çevirisinde bile bile olması, cehaletten kaynaklanıyordur.

Sanki bütün insanlar bu kitabın sözlerinden tek tek, yazılı yada sözlü sınava tabi tututlacaklarcasına ahkam kesiliyor...

Öncelikle bir kitabın içeriğinden sorumlu olmak için, o kitaptan sorumlu tutanın kitabı, sorumlu tuttuğu kimselere, okuması/okutması, anlatması/anlattırması gerekir, yani hepsine elçisinin gelmesi, ulaştırması gerekir ki ... Peki bu kitap size bize elçsi tarafından okundu mu? Kim, hangi elçi nerede ne zaman okumuş bizlere? İnsanlar Yaşar Nuri ve benzerlerinin okumasından sorumlu tutulabilir mi? Bu sınav olacaksa da, her kes okuduğu mealden sınav olmalıdır. Hatta her inanan kişi okuduğu ve inandığı mealin sahibi tarafından sorgulanmalı.

Aslında ne elçi nede onun kavmi dahi bu kitabın içeriğinden sorguya çekilmeyeceklerdir. Kitabın içeriği, okuyanı ve dinleyip, anlayıp iman edeni alakadar eder. Kitap, kitabı dinlememiş, iman etmemiş olanı ilgilendirmez. Hele hele elçisinin bizzat kendisi o kavimlerin lsanı ile  okuyup duyurmadığı, duyuramadığı kimseleri, halkları, kavimleri hiç ilgilendirmiyor olsa gerek. Kendilerine Kuran'ın, Tevrat'ın, İncil'in elçisi gelmemiş, tebliğine muhatap olmamış, olamamış kavimler nasıl bu kitap ve kitaplardan sorumlu tutulabilirler? Önce kitabın o insanlara, kitabın sahibi tarafından tam ve doğru olarak yükletilmesi gerekir ki ondan sorumlu olabilsinler.

 

Peki bu Zuxruf 44, "Sen ve soydaşların sorulacaksınız" sözüyle ne diyor?

Diyor ki: Ey elçi, sen tebliğ ettinmi, kavmini uyardın mı? Ey kavmi, elçim size tebliğde bulundu mu, sizi uyardı mı? Onlar da "evet" yada "hayır" diyecek, hepsi bu, sorulacak soru bu.

Bize gelince; hangi elçiye "bunları uyardın mı" diye sorulacak ve hangi elçi bizi uyarmış da biz de "evet" diyebileceğiz? Şu bir gerçek ki, Kuran'ın elçisi bize tebliğde bulunmamıştır. Doğrusu, O'nun bize tebliğde bulunmuş olması, bizi uyarması söz konusu dahi edilemez. Bizim de O'nu dinleme ve dinlememe, iman edip etmeme olanağımız olmamıştır. O nedenle de, kendisinin yanında yada karşısında yerimizi alamamışızdır. Ya safında veya karşısında savaştaki yerimizi alırdık herhalde. Yada seyirci kalırdık!  

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Sayın Haktansapmaz, siz haktan sapmadığınızı bu şekilde söylediğinize göre, söylediklerinizde sizin imtihanınız demektir. Bu sözlerinize ne söyleyebilirim ki.

Allah bu kitabı okuyanların gönül gözlerini açacak ve dosdoğru bana yönelecektir diyorda, bu kitap sizler için rehberdir açıklamasını yapıyorsa, sizin söyledikleriniz sizi, benim söylediklerimde beni bağlayacaktır. Saygılarımla Halukgta

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
IIVVII
Groupie
Groupie


Katılma Tarihi: 03 agustos 2010
Gönderilenler: 73
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı IIVVII

Sayin Haktansapmaz; bu yazilanlarda bir cesit teblig
degilmidir akil sahibi olup dogruyu yanlisi arayanlara?
Kerametler gosteren birisinimi bekleyecegiz dogruyu yanlisi
degerlendirmek icin.
Yukarı dön Göster IIVVII's Profil Diğer Mesajlarını Ara: IIVVII
 
Mektep
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 31 agustos 2009
Yer: Scotland
Gönderilenler: 105
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Mektep

Dogruyu yanlisi degerlendirmek icin.Kur'an/Common sence/sagduyu veya akil mantik iliskisi butun insanlara yazilidir diye dusunuyorum,bu duruma gore degisim gosteren iliski.

 Isini yaptirdigi veya yukunu tassitigi essegi inadi tutu deyip essegi tartaklayan avamlar aslinda Essegin neden boyle davrandigi olan bir sagduyu sorusunun ardina dusmemeleridir.Susayan essegin inadi tutar.Firsatiniz olursa inatlasan essege su verin sopa degil,inadi geciyor.

Celiskiler insanda-kiside.

 

Yukarı dön Göster Mektep's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Mektep
 
aliaksoy
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 05 subat 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 989
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı aliaksoy

Selam,

Haluk bey size bir kaç soru sormak istiyorum;

1 - "Biz her kavme ancak kendi dillerini konuşan resuller göndeririz" Sizce bu ayet neyi anlatıyor ? Hedefi nedir ? "Mektep" rumuzlu kardeşimizin yaklaşımıyla, Allah neden böyle yapıyor ?

2 - "Bu kitap bana sizi ve kime erişirse onu uyarmam için indirildi" ayetinde, "erişme / ulaşma" eyleminden kasıt nedir ? Mesela hiç arapça bilmeyen bir Japona Kuran mushafının erişmesi bu ayetin anlatmaya çalıştığı bir erişmeyi karşılar mı?  Mesela bir Japon için "Zıharla boşamanın yasak oluşu" ne anlam ifade eder ?

3 - Kuran henüz indirilirken ona vakıf olan ve fakat onun inzali tamamlanmadan vefat eden bir kimse onun hangi kısmından mesul tutulur ? Neden ?

4 - Siz, emrinizde sizin dilinizi hiç bilmeyen bir kimse çalışıyor olsa ve ona kendi dilinizde bir takım emirler verseniz ve o kimse sizin dilinizi anlamadığı için bunları yerine getirmese ona ceza verebilir misiniz ?  Eğer siz bu tutumu kendinize yakıştıramıyor iseniz Allah'a yakıştırabilir misiniz ?

5 - İncil ve Tevrat evrensel midir ? İncil ve Tevrat evrensel ise, Hz. Muhammed Kuran inzal olunmadan önce İncil'e tabi olmak zorunda mıydı ? Bu bağlamda Kuran'ın inzalinden önce "KİTAP nedir, İMAN nedir" bilmeyen resul bu sebeple niçin hiç kınanmamıştır ?

6 - İncil ve Tevrat'ın "ORJİNAL" hali evrensel ise, Tevrat'ta yahudilere yasaklanan iç yağlarının Kuran ile helal kılınması nasıl mümkün olabilir ? Yine, İncil ve Tevrat'ta yer alan vaftiz müessesesinin Kuran ile kaldırılması nasıl mümkün olabilir ?

7 - İncil ve Tevrat'ın orjinal hali evrensel değil ise Kuran niçin evrensel olsun ?

8 - Eğer ahiret sorgusu kutsal metinler üzerinden yürütülecekse, Kuran indirilmeden önce kız çocuklarını diri diri gömen ve bu sebeple azaplandırılacağı bildirilen müşrik Araplar hangi hükümlere göre cezalandırılabilir ?

9 - Allah Kuran'ı TÜRKÇE bir Kuran olarak indirseydi müşrik Araplar buna itiraz ederler miydi ?  Bu itirazlarında haklılık payı bulunabilir mi ?

10 - Allah Kuran'ı hiç indirmese idi, müşrik Arapların, Kitabın Yahudi ve Hıristiyanlara indirildiği ve kendilerinin de onların dillerini anlayamadıkları ve bu sebeple kitaplarını okuyamadıkları yolunda bir itiraz ileri sürme hakları olur muydu ? Medine'de yaşayan ve (Kuran onlara Arapça seslendiği için) çok iyi derecede Arapça bilen Yahudi ve Hıristiyanlar o Araplara İncil ve Tevrat'ın Arapça Mealini okusalar olmaz mıydı ?

11 - Kuran'a göre Kuran ayetleri mübindir. Yani apaçık... Eğer Kuran'a iman ediyorsak ki ediyoruz, ZATEN apaçık olan kitabı açıklama gayretinizin sebebi nedir ?

Gelen cevaplara göre müzakeremizi derinleştirebiliriz.

Esen kalın.




__________________
"(Onu size indirdik ki) <Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)> demeyesiniz."(En'am,156)
Yukarı dön Göster aliaksoy's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aliaksoy Ziyaret aliaksoy's Ana Sayfa
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

halukgta Yazdı:
Allah bu kitabı okuyanların gönül gözlerini açacak ve dosdoğru bana yönelecektir diyorda...

Sayın Gıta, Allah'ın bu sözünün kaynağını, sure ve numarasını yazar mısınız!

Sayın Gıta, siz doğru yanlış mealden okudunuz gönül gözünüzü açtı anladınız, biz arapçasından da okuduk, bizim gönül gözümüzü kapattı demek ki! Neden?  

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Sayın Ali Bey sorularınız çok güzel, fakat bu sorularınızın cevabını kur’an veriyor. En son kısmından başlamak isterim. Ben dikkat ediniz yazılarıma, ayeti açıklamaya çalışmıyorum, ayet zaten açık, ben ayet üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum ki, bunu Rabbim böyle yapmamızı emrediyor.

 Kur’anın Araplara kendi dilleriyle kur’an indirmesinin nedenini de açıklıyor, anlamaları ve üzerinde düşünebilmeleri için. Daha doğrusu Allah kur’an a sizler için rehberdir diyorsa, rehberin anlaşılmaz bir dilden olması düşünülemez. Bizlerinde anladığı dilden okuması gereklidirki rehber olarak kullanabilelim.

 

Allah biz tebliğ etmediğimiz kişilerden hesap sormayız diye kur’an da bu sorunuza açıklık getiriyor. O halde kur’an dan habersiz bir insanın sorumlu olacağını kimse söyleyemez. Erişme konusuna açıklık getirmek gerekirse, günümüz Dünyasında Rabbin kitabını tüm dillere çevirip, ulaştırmak artık o kadar kolay ki, önemli olan yaratılan kulun merak edip, okumasına kalıyor iş. Tabi bizlerinde tanıtma görevi elbette vardır. Daha da derinliğine gitmemiz gerekirse, yine rahman kur’an da, beni inkâr etmeyen, Allah adına hayırda ve barışta yarışan, doğru ve dürüst ehli kitap tüm kulları içinde müjde veriyor ve diyor ki; Huzurumda bu kullarımı boş çevirmeyeceğim. Tabi bunun ne şartlarda ve nasıl olacağını yalnız Allah bilir.

 

Kur’an indirilirken tamamlanmadan ölen birisinin elbette tebliğ edildiği kısmından sorumlu olacaktır, yoksa bilmediği, tebliğ almadığından nasıl sorumlu olabilir. Okulda öğretmen, öğrettiği anlattığı konuların dışında soru soruyor mu?

Allah kur’an ı tüm âleme indirmiş ve sorumlu tutmuştur, Araplara da Arapça indirmesinin nedenini açıklarken, sizlere başka bir dilden indirmiş olsaydım, Arap a Arapça dışından bir kur’an öylemi derdiniz diyor. Demek ki kur’anı her toplum, kendi dilindin okumalı ki anlayabilsin.

 

İncil ve Tevrat kendi döneminde elbette evrenseldi. Çünkü Allah verdiği ayet örneğinde ellerinde ki kitaplara bakmıyorlar mı diye uyarıyor. Fakat zamanla bu kitaplara ilaveler yapılmış, bazı konular çıkartılmıştır. Bunu da en son gelen kur’an dan anlıyoruz. Konulara baktığımızda aynı konularda bile farklılıklar gösteriyor. Daha da önemlisi zaten bazı konularda zamana ve mekâna göre değişiklikler yaptığını da açıklıyor. Kur’an dan sonra başka kitap ve resul de gelmeyeceğini söylediği için, onu da korumasına alması çok doğaldır. Çünkü koruma altına almasaydı, bundan sonra gelecek nesillere adaletli olmazdı. Çünkü kur’an tüm âleme indirilmiştir.

 

Kutsal kitapların hepsi insanları doğruya yönlendirmek içindir. Koyduğu kuralların hepsi, toplumların daha güzel bir hayat yaşaması adınadır. Hiçbir kitap tebliğ almayan bir insanda, Allahın verdiği akılla yaptıklarından sorumludur. Çünkü Allah kulunu yaratırken bir imtihanın özelliklerini vererek yaratmıştır. Akıl vermiştir ama onun yanında nefsini de ona ters karakter de yaratmıştır. Aklını kullanan her kul zaten doğruyu bulacaktır. Toplumlara peygamber ve kitaplar gönderilmesinin nedeni, toplumların aklı kullanmayı bıraktıkları ve yoldan saptıkları için, ikaz anlamındadır.

Saygılarımla Halukgta

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Sayın Haktan sapmaz. Siz anladığınızdan sorumlusunuz, bende kendi anladığımdan. Kimin gönül gözünü açtığını yalnız Rabbim bilir.
Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

"Aklını kullanan her kul zaten doğruyu bulacaktır. Toplumlara peygamber ve kitaplar gönderilmesinin nedeni, toplumların aklı kullanmayı bıraktıkları ve yoldan saptıkları için, ikaz anlamındadır."

Yani akıl doğruyu bulmak için yeterlidir, başka kılavuza gerek yoktur, aklnı kullananın peygambere/uyarıcıya, uyarıya ihtiyacı yoktur, Allah aklını kullanmayanlara uyarıcılar gönderiyor... diyorsunuz. Aklını kullanmayana uyarıcı gönderse ne değişir ki! Sizin bu çelişkiler yumağı yazınıza göre Allah uyarıcı kitap göndermekle abesle iştiğal ediyordur. 

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 

Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats