HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Genel Tartışma
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Genel Tartışma
Konu Konu: KENDİ ELLERİMİZLE CEHENNEMİN KAPISINI AÇM Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

İnsanoğlu Allahın ayetlerinede, tıpkı sizin yaptığınız gibi, sözcükleri eğip bükerek, işlerine geldiği gibi anlayarak iman etmişlerdir. Sonucuda ortadadır. Bakın Allah ayetlerini yani kur'anı indirdiği halde, yine aklı, düşünmeyi nasıl ön plana çıkıyor ve ayetlerinde neler söylüyor.

 

Hâlâ düşünmüyor musunuz?", Ne kadar da az öğüt alıyorsunuz, Öğüt alan yok mudur, Yemin olsun ki, biz, Kuran'ı öğüt ve ibret için kolaylaştırdık. Fakat düşünen mi var, Ayetleri size açık-seçik bildiriyoruz ki, aklınızı işletebilesiniz. Allah, ayetleri size işte böyle açıklar ki, derin derin düşünebilesiniz. Saygıyla ürperene bir hatırlatma/düşündürme/öğüt verme olsun diye indirdik.(Kuranı) Hâlâ aklınızı çalıştırmayacak mısınız? Biz benzetmeleri insanlar için yapıyoruz ki, inceden inceye düşünebilsinler. Düşünüp taşınacak da öğüt kendisine yarayacak. Dileyen onu düşünüp öğüt alır.)

 

Ama siz benim asla söylemek istemediğim birşeyi, nasıl sözlerle ne hale getirdiniz. Sizi Rabbim e bırakıyorum, ama sizin onun ayetlerinden gönül gözünüzün açılmadığını söylediğinize göre, zaten size ne anlatsam fayda etmeyecektir.

 

 Allah şeytanın kullarını aldatmaması, yoldan çıkarmaması için büyük önlemler almıştır. Peygamberler ve rehber kitaplar göndermiştir. Çünkü azınlık aklını kullananın, çoğunluk ahmağın etkisinde kalmasın diye uyarıcılar göndermiştir. Sizin hangi kısma girdiğinizi elbette ben bilemem, ama şunu unutmayınız ki, Rahman yarattığı kulunun aklına ve düşüncesine çok önem vermekte, onu kullanması için bizleri uyarmaktadır.

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

"Allah şeytanın kullarını aldatmaması, yoldan çıkarmaması için büyük önlemler almıştır. Peygamberler ve rehber kitaplar göndermiştir. Çünkü azınlık aklını kullananın, çoğunluk ahmağın etkisinde kalmasın diye uyarıcılar göndermiştir. Sizin hangi kısma girdiğinizi elbette ben bilemem, ama şunu unutmayınız ki, Rahman yarattığı kulunun aklına ve düşüncesine çok önem vermekte, onu kullanması için bizleri uyarmaktadır."

Sayın Gıta, ne dediğini de anlamayacak kadar akıllılardansın(!). Ahmağın akıllıyı etkilediği, kandırdığı görülmüş mü? İçinde bulunduğun akıllı sınıfın, akıl seviyesi ahmak dediğin sınıfın akıl seviyesinden çok daha düşük ki, ahmak dediğin sınıfın etkisinde kalabiliyor!

Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

NE KADAR BİLİRSEN BİL;

SÖYLEDİKLERİN,

KARŞINDAKİNİN ANLAYABİLDİĞİ KADARDIR.

 

 

Suçsuz insanların çoğunu, kendi suçlarından haberi olmayanlar cezalandırır.

 

 

 

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
Guests
Guest Group
Guest Group


Katılma Tarihi: 01 ekim 2003
Gönderilenler: -259
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı Guests

Demeniz o ki, Allah'ın bildikleri ve söyledikleri de sizin anladığınız kadardır, sayın Haluk!
Yukarı dön Göster Guests's Profil Diğer Mesajlarını Ara: Guests
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Bir insana söz anlatmak için yakasını, paçasını tutmanız yersizdir. Sizi dinlemek istemiyorsa, dilinizi tutun daha iyi olur.

 

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
aliaksoy
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 05 subat 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 989
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı aliaksoy

halukgta Yazdı:

Sayın Ali Bey sorularınız çok güzel, fakat bu sorularınızın cevabını kur�an veriyor. En son kısmından başlamak isterim. Ben dikkat ediniz yazılarıma, ayeti açıklamaya çalışmıyorum, ayet zaten açık, ben ayet üzerinde düşünmeye davet etmek istiyorum ki, bunu Rabbim böyle yapmamızı emrediyor.



Haluk bey, sorularıma madde madde ve ayrı ayrı cevap verseydiniz münazaramız daha güzel olurdu. Yine de ilginiz için teşekkür ederim.


Yukarıdaki alıntınıza göre eğer Kuran zaten apaçık ve bize düşen sadece üzerinde düşünmek ise,

1 - "Uzmanlık alanı" Kuran olan kimselerin Kuran meali hususunda ihtilafa düşmelerinin nedeni nedir ?

2 - Yüzyıllar içerisinde yüzlerce tefsir yazılmasının nedeni nedir ? Apaçık olan bir şeyin nesi tefsir ediliyor ?

halukgta Yazdı:

 Kur�anın Araplara kendi dilleriyle kur�an indirmesinin nedenini de açıklıyor, anlamaları ve üzerinde düşünebilmeleri için. Daha doğrusu Allah kur�an a sizler için rehberdir diyorsa, rehberin anlaşılmaz bir dilden olması düşünülemez. Bizlerinde anladığı dilden okuması gereklidirki rehber olarak kullanabilelim.

3 - Kuran'ın orjinali ile çevirisi birbirine eş midir ?

4 - Eğer birbirine eş değilse, size Kuran tebliğ edildi mi ?

5 - Size meal tebliğ edilmiş ise, orjinalini bilip anlayana göre onunla sizin sorumluluğunuz eşit derecede midir ? O kimse ile sizin sorumluluğunuz eşit derecede değil ise Kuran nasıl evrensel olabilir ?

6 - Dilleri aynı olsa bile zeka ve anlama seviyesi farklı olan iki kişinin mükellefiyetleri birbirine denk midir ?


halukgta Yazdı:

Allah biz tebliğ etmediğimiz kişilerden hesap sormayız diye kur�an da bu sorunuza açıklık getiriyor. O halde kur�an dan habersiz bir insanın sorumlu olacağını kimse söyleyemez. Erişme konusuna açıklık getirmek gerekirse, günümüz Dünyasında Rabbin kitabını tüm dillere çevirip, ulaştırmak artık o kadar kolay ki, önemli olan yaratılan kulun merak edip, okumasına kalıyor iş. Tabi bizlerinde tanıtma görevi elbette vardır...

7 - Kuran kıssalarında önceki kavimlerden, kutsal metinlere mealiyle muhatap olup ta bunu inkar ettiği için helak edilen veya sırf bu sebeple ahirette cezalandırılacağı haber verilen tek bir örnek verebilir misiniz ?

 

halukgta Yazdı:

Kur�an indirilirken tamamlanmadan ölen birisinin elbette tebliğ edildiği kısmından sorumlu olacaktır, yoksa bilmediği, tebliğ almadığından nasıl sorumlu olabilir. Okulda öğretmen, öğrettiği anlattığı konuların dışında soru soruyor mu?

8 - Yapılan incelemelere göre Cumhuriyetin ilanına kadar Türkçeye çevirilen Kuran mushafı sayısı 10'u geçmemektedir. Yazılı olanlar da zaten el yazması olduğu için adet itibariyle Türklere yetecek miktarda çoğaltılamadığı bilinen bir gerçektir. Gelmiş geçmiş atalarımız içerisinde Kuran'ı baştan sona Türkçe okuma imkanı bulamamış kimseler de sizce Kuran'dan mesul tutulabilir mi ? Eğer "Hayır" diyorsanız Kuran'a anlayabilecek derecede muhatap olan insanların sayıca bu konumda olmayanlara oranı sizce ne olabilir ? Bu halde dahi Kuran'ın evrensel olduğunu iddia edebilir misiniz ?

halukgta Yazdı:

Allah kur�an ı tüm âleme indirmiş ve sorumlu tutmuştur, Araplara da Arapça indirmesinin nedenini açıklarken, sizlere başka bir dilden indirmiş olsaydım, Arap a Arapça dışından bir kur�an öylemi derdiniz diyor. Demek ki kur�anı her toplum, kendi dilindin okumalı ki anlayabilsin.


9 - Önceki beyanlarınıza göre Kuran'ın mealini okumak bizler için kafi ise, Araplar için niçin kafi olmasın ? Hazır önceki iki kitap İbranice inmişken, Kuran da ibranice inse ve Araplara tercüme edilseydi sizce itiraz hakları olabilir miydi ?

10 - Kuran, "Biz her kavme ancak kendi dillerini konuşan resuller göndeririz" dediği halde, kendisinden sonra gelecek ve her nerede yaşarsa yaşasın ve hangi dili konuşursa konuşsun bütün insanları sorumlu tutacağı manasına gelecek şekilde "tüm aleme indirilmiştir" sözünü söylemeniz çelişki oluşturmuyor mu? Bu sözü, "Onu tam olarak anlayabilecek derecede muhatap olan bütün insanlara" şeklinde anlamak daha doğru olmaz mı?

11 - Anlamanın önündeki dil engelinin dışında, Kuran mushafına muhatap olan kimsenin, Kuran'ın indirildiği dönem ve coğrafyanın kendisine has bilgilerini, menkıbelerini, halk içerisinde gündemde olan kıssalarını, özellikle deyimlerini, ata sözlerini, Kuran'ın çözüm getirdiği hususların Kuran'dan önceki koşullarını, Kuran'da sadece cevap babında gelen ayetler hususunda müşriklerin ileri gelenlerinin sorduğu soruları, her bir ayet veya ayet blogu için o ayetin nüzul sebebini, hangi koşullarda indirildiğini bilmesi Kuran'ı daha iyi anlamasına yardımcı olur mu?

12 - 11. soruya "EVET" diyorsanız, siz Kuran'dan mesul bir kimse olarak bu bilgilere vakıf mısınız ? Vakıfsanız hangi kaynaklardan vakıfsınız ? Bu kaynaklar güvenilir mi ? Allah, Kuran'ın daha iyi anlaşılması ve insanların ihtilafa düşmemesi için bu kaynakları da koruma altına almış mıdır ?

13 - Yine 11. soruya "EVET" diyorsanız, sadece Kuran metninin / beyanının yeterli olacağı iddiası hakkında ne düşünüyorsunuz ?


halukgta Yazdı:

İncil ve Tevrat kendi döneminde elbette evrenseldi. Çünkü Allah verdiği ayet örneğinde ellerinde ki kitaplara bakmıyorlar mı diye uyarıyor. Fakat zamanla bu kitaplara ilaveler yapılmış, bazı konular çıkartılmıştır. Bunu da en son gelen kur�an dan anlıyoruz. Konulara baktığımızda aynı konularda bile farklılıklar gösteriyor. Daha da önemlisi zaten bazı konularda zamana ve mekâna göre değişiklikler yaptığını da açıklıyor.


14 - Haluk bey, anladığım kadarıyla evrenselliğin ne olduğu hususunda aramızda ciddi bir ihtilaf var. Çünkü bana göre evrensellik, zaman ve mekanların üzerinde, yani tüm zamanlarda ve tüm mekanlarda geçerlilik demektir. Sizin deyiminizle zamana ve mekana göre değişiklikler yapıldıysa o metinlerin evrenselliğinden bahsedilemez. Şu halde, İncil ve Tevrat evrensel değil ise, Kuran niçin evrensel olsun ? Kuran'ın hangi vasfı onu evrensel kılabilir ? Kuran ile İncil ve Tevrat arasında değer yönünden bir fark olabilir mi ? Onlar da aynı Rabbin sözü değil mi ? Onlar da "alemler için indirilmiş" ve "alemlere hidayet" değil mi ?


halukgta Yazdı:


Kur�an dan sonra başka kitap ve resul de gelmeyeceğini söylediği için, onu da korumasına alması çok doğaldır. Çünkü koruma altına almasaydı, bundan sonra gelecek nesillere adaletli olmazdı. Çünkü kur�an tüm âleme indirilmiştir.

 

15 - Allah, İncil ve Tevrat hakkında da "alemler için indirildiği" veya "alemlere hidayet olduğu" tanımlamasını yapıyor. Şimdi siz aynı tanımlamanın Kuran için yapılması sebebiyle Kuran'ın evrensel olduğunu söylüyorsunuz. Aynı mantıkla Tevrat evrensel olsa İncil'in indirilmesine ne gerek var ? Pekala Allah, İncil'i vahyetmek yerine, evrensel olan ve fakat tahrif edilmiş bulunan Tevratın sadece Tahrif edilen ayetlerini düzeltir, iş olup biterdi. Yine İncil evrensel olsa ve mealle mükellefiyet doğuyor olsa idi, Kuran'ı indirmek yerine, İncil'in tahrif edilmiş yerlerini düzeltir, hem İbranice hem Arapça bilen bir elçi de Araplara meal yapıverirdi. Halbu ki Rabbin sünneti böyle değildir. Her topluma "YENİ" bir vahiy indirilmiştir. O vahyin, önceki vahiylerle paralellik arzetmesi onun yeniliğine de halel getirmez. Allah, zaman içerisinde kavrayışı, beklentisi, güncel sorunları değişen toplumlara daima yeni bir resul ile yeni vahiyler indirmiştir. Bu açıdan bakıldığında Kuran nasıl evrensel olabilir ? Allah sünnetini değiştirdi mi ?


16 - Kuran'ın Allah'ın korumasında değil, insanların korumasında olduğu yönünde bu forumda çok ciddi münazaralar yürütülmüş, bu yönde bir çok delil ileri sürülmüştür. Her ne kadar konuştuğumuz konu ile doğrudan doğruya ilintili olsa da bu konuya bu aşamada değinmeyeceğim. Fakat en azından, Tevrat ve İncil'in niçin korunmadığı hususundaki görüşünüzü merak ediyorum. Bir metnin sonrasında bir resul gelecek dahi olsa arada geçen zaman içerisinde insanların tahrif edilmiş bir metinle uğraştırılması sizce uygun mu? O metinleri korumak Allah için çok kolay olduğu halde niçin bunu yapmamış ?

17 - Kuran'dan sonra başka kitap ve resul gelmeyeceği yargısına hangi delillerle ulaştınız ? Ahzab suresindeki söz konusu ayetin neden o anlama gelemeyeceği hususunda delillerimizi daha önce forumda paylaşmıştık. Bu derecede önemli bir hususta Kuran'dan başkaca bir kanıtınız, hatta bilgi kırıntınız var mı? 

18 - Allah şimdi bir resul gönderip size kendi dilinizde vahyedecek olsa ve "son nebi" meselesini yanlış anladığınızı da izah etse siz inkarcılardan mı olacaksınız ? Bütün kavimlerin kendilerine gönderilen resulleri "Son Resul" olarak kabul ettiği hakikati dikkate alındığında bu durumun kendi ümmetimiz için de saptırılmış bir kabulden ibaret olması muhtemel midir ?

19 - Kutsal bir metnin evrensel olmasıyla, evrensel hükümler içermesi aynı şey midir ? Bu bağlamda Tevratın, İncil'in ve Kuran'ın evrensel ilkeler barındırdığını söylemek mi daha doğru bir yaklaşım olur yahut bunların topyekün evrensel olduğunu söylemek mi ?

Meselelere madde madde değinirseniz daha sağlıklı bir münazara yürütebileceğimizi düşünüyorum.

Esen kalın.




__________________
"(Onu size indirdik ki) <Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)> demeyesiniz."(En'am,156)
Yukarı dön Göster aliaksoy's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aliaksoy Ziyaret aliaksoy's Ana Sayfa
 
IIVVII
Groupie
Groupie


Katılma Tarihi: 03 agustos 2010
Gönderilenler: 73
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı IIVVII

Buradaki arkadaşlar neyin nasıl yapılması gerektiğini daha
iyi biliyor sanırım. Allah onlara sormalıydı nasıl yapması
gerektiğini. Size sormadı diye hayıflanıyorsunuz. Bakalım
o hicbirsey bilmezken sizi bu hallere sokanın huzurundada
ona akıl verebilecekmisiniz. Insanlar doğrunun peşini
bırakmış ney nasıl olmuş nasıl olmalı onun peşine dusmus.
Kendi canlarının istemediği durumlarla karşılasınca inkar
eder olmuş. Yahu arkadaş sanane! senmi hesaba çekeceksin
kitabı eline geçirmemiş insanı! Önüne koyulmuş kitap sana
ne söylüyor doğrumu söylüyor yanlışmı ona bak.
Yukarı dön Göster IIVVII's Profil Diğer Mesajlarını Ara: IIVVII
 
aliaksoy
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 05 subat 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 989
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı aliaksoy

IIVVII Yazdı:
Buradaki arkadaşlar neyin nasıl yapılması gerektiğini daha
iyi biliyor sanırım. Allah onlara sormalıydı nasıl yapması
gerektiğini. Size sormadı diye hayıflanıyorsunuz. Bakalım
o hicbirsey bilmezken sizi bu hallere sokanın huzurundada
ona akıl verebilecekmisiniz. Insanlar doğrunun peşini
bırakmış ney nasıl olmuş nasıl olmalı onun peşine dusmus.
Kendi canlarının istemediği durumlarla karşılasınca inkar
eder olmuş. Yahu arkadaş sanane! senmi hesaba çekeceksin
kitabı eline geçirmemiş insanı! Önüne koyulmuş kitap sana
ne söylüyor doğrumu söylüyor yanlışmı ona bak.


Neyse, ağırca yazmıştım ama sildim.

Dostum sen, yukarıda sorduğum sorulara herhangi bir yanıt verebiliyor musun ?

Varsa yanıtın onu öğrenmek isterim.

 


__________________
"(Onu size indirdik ki) <Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)> demeyesiniz."(En'am,156)
Yukarı dön Göster aliaksoy's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aliaksoy Ziyaret aliaksoy's Ana Sayfa
 
halukgta
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 eylul 2006
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 425
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı halukgta

Tartışmak istediğimiz konuları, eğer birkaç başlık altında toplamış olsaydık, konuyu daha detaylı konuşmuş olurduk düşüncesindeyim. Elimden geldiğince Allahın izniyle cevap vermek isterim sorularınıza.

Önce şunu söylemekte yarar var. Örneğin kur’an da geçen salât sözcüğünden siz, dua ve rabbin kıyam, rükû ve secde den oluşan ibadet olduğundan farklı anlıyorsanız, örneğin sizinle bu konuyu konuşmamıza imkân yok demektir. Yine aynı yöntemle herhangi bir konuda, siz hayır Allah burada onu değil şunu kast ediyor dediğinizi, ben farklı anlamışsam, bu konularda da tartışmamızın sonuç almayacağını, daha önceki deneyimlerimden biliyorum. Tabi tam burada şunu sorabilirsiniz, hani kur’an anlaşılırdı, açıktı? İşte zaten burada çıkıyor sorun. İmtihanımızın da özü burada saklı zaten. Allah bu konuya da açıklık getiriyor ve ayetlere taraflı ve maksatlı yaklaşanların gözlerine perde çeker, gönüllerini mühürlerim diyor. Tabi siz Rahmanın bu sözlerine de yine maksatlı başka anlamlar yüklerseniz, zaten anlatılmak istenenin özünden de sapmış oluruz.

Şunu da söylemeden geçmek istemiyorum, bugün günümüzde kur’an meali adına çok daha güzel çalışmaların yapılıp, Allahın kitabının dilimize çevrilmesine büyük ihtiyaç vardır. Bugün günümüzdeki meallerin birçoğu parantez içinde, mezheplerin öğretilerini doğrulamak adına, bit atlarla doldurulmuş, ayetlerin anlamları saptırılmıştır. Bu konuda bizlere büyük bir görev düşmektedir.

 

Gelelim sorduğunuz sorulara. Söylediğim gibi kur’an ın özünü önce ortaya çıkarmak önemlidir. Bakın ne yazmışsınız.

("Uzmanlık alanı" Kuran olan kimselerin Kuran meali hususunda ihtilafa düşmelerinin nedeni nedir ?)

1—Önce kur anı sanki uzmanlık alanı olanlar anlar, türünden bir yaklaşımla bakarsak, kendi ellerimizle ruhban sınıfı yaratırız. Gerçi günümüzde bu yaratılmıştır. Hâlbuki sorduğumuzda hepimiz İslam da ruhban sınıfı yok deriz. Yok, eğer bu sözlerinizden kur’anı çevirenlerden kasıtsanız ki buna uzmanlık alanı kur’an terimini kullanmamak gerekir. Burada yapılan yanlış kur’anı çevirenlerin sözcüklere, kelimelere, mezheplerin etkisinde yaklaşıp, parantez içinde, Allahın hiç bahsetmediği sözcüklerle, değişik anlamlar verip, anlatmaya çalışmalarından kaynaklanmaktadır. Yoksa Allah kur’an ın bir yerinde söylediğini, bir başka yerinde tersini asla söylemez.

 

2_ Allah dinde sakın bölünmeyin dediği halde, bu ayetlere gözlerini kapayanlar, görmezden gelenler, şahsi menfaat çıkar çatışmaları neticesinde, ne yazık ki toplumu Allah ile aldatıp, kendi beşeri sultasının devamı için, bunlarda Allah katındandır diyerek, Allaha iftira atanlar, elbette sayısız, kur’an meali yaratacaklardır. Amaç hurafe itikatlarına delil yaratmaktır.

 

3_ 4_Kur’anın orijinali ile çevirisi birbirine eş midir diye sormuşsunuz. Ana dilde ibadet konusunda bir yazı yazmıştım, buradan İmamı Azamın fikrini aktardığımda sanırım sorunuza cevap verecektir. Bakın İmamı Azam ne diyor.

(Kuran kâğıtlarda Yazılmış ve bizim Okuduğumuz Lafızlar değildir. Esas kuran o lafızların taşıdığı manadır ki, bir kelam-i nefsi ( ALLAH ın zati ile var olmaya devam eden söz ) olarak kalıptan kalıba dökülür. O kalıplar sonradan yaratılmış ( Muhdes ) Varlıklardır. Oysaki esas Kuran, MAHLÛK olmayan bir manadır.)

5_ Soruları kendiniz sorup cevabı vermiş gibi, tekrar soru sormuşsunuz. Yukarıda verdiğim örnekten, sanırım anlamışsınızdır. Kur’anın anlamını değiştirmeden, istediğiniz dile çevirseniz de tebliğ değişmez. Üniversitelerde okuduğumuz kitapların çoğu yabancı yazarlara aittir. Türkçe ye çevrildiğinde eğitim alan Türk öğrenciler nasıl İngilizcesinden okuyandan farklı anlamıyor da aynı ilmi alıyorlarsa, nasıl olurda Rabbin katından gelmiş bir kitap, başka dillere çevrildiğinde aynı anlamı vermesin? İşte bakış açısı farklılığı.

 

6_ Burada sorduğunuz soru güzel.

 (Dilleri aynı olsa bile zekâ ve anlama seviyesi farklı olan iki kişinin mükellefiyetleri birbirine denk midir ?)

 

İşte dikkatle üzerinde düşünmemiz gereken soru burası. Söylediğiniz gibi seviye farklılığı var. Algılama farklı. Kapasite farklı. Bizlere düşen iş aslında çok kolay, ama bizler kendimize sorduğumuz sorularla işi kendi ellerimizle zorlaştırıyoruz.

Bir fabrikayı düşünün, burada bir mamul üretiliyor. Sizce her işçi aynı kapasiteyle mi çalışıyor? Elbette hayır, kendilerine verilen, hatta kendi kapasitelerince çalıştırıldıkları işleri, sorumluluk sınırları içinde yerine getiriyorlar. Sıradan bir işçiye, ustabaşının görevi verilmiyor, neden? Çünkü onun kapasitesi yeterli değil de ondan. Ustabaşına da, mühendisin görevi verilmiyor, çünkü onun kapasitesi, mühendislik görevine yetmez. Peki, ne demek istedim ben bu örneklerimle? Dikkat edin farklı kapasitelerde insanlar var fabrikada, ama hepsi birlikte bir görev almış, istenilen ürünü farklı hizmetlerle üretiyorlar. Sonuç işe yarar bir ürünün sunulması. İşte Allah yarattığı kullarını da, farklı seviyede yaratmıştır, ama sorumlulukları farklıdır.

 

Bu örneği İslam anlayışına, kur’an a uyarladığımızda da farklı bir sonuç çıkmıyor. Bu Dünyada aldığımız görevler, hepimizin kapasitesincedir. Farklı işlerde çalışırız. Allah ta kur’an da emrettikleri hükümlerin bir kısmı ortak paydada aynıdır, ama bazı konularda farklılık arz eder. Örneğin bir kısmımız yönetici oluruz adaletle yönetme görevi amışızdır. Bir kısmımızda onları seçmekle görevliyiz. Bir kısmımız çok zengindir, olmayana verme görevi almışızdır. Bir kısmımızda para yoktur ama zekâsı, aklı fazla çalıştığı için, oda bu yolla hizmetlerde bulunur insanlık adına. Herhangi bir konuyu dahi algılama eksikliği çeken bir insanın, elbette daha akıllı bir insandan kur’anı daha az anlama farklılığı da olması çok normal olacaktır. İşte tüm bunlar bizleri yanıltmamalıdır. Her insan kendi kapasitesi nispetinde azimle çalışırsa, sorumlu olduğu kadarını yerine getirmiş demektir. Bu sorumluluk sınırını da yalnız Rabbim bilir. Not verecek değerlendirecek rabbimin, değer yargısını bence çok fazla sınamamız ve bu tür sorularla bilmediğimiz soruların cevaplarını vermemiz, büyük yanlış olur. Çünkü açıklamadığım konularda konuşmanızı haram kılıyorum diyorsa Rahman, bazı konuları konuşmamız bizleri yanıltabilecektir. Bizler kendi aciz değer yargılarımızla, açıklanmayan detay verilmeyen konularda, hükümler verirsek, doğrudan uzaklaşmamız kaçınılmaz olacaktır.

 

7_ Kur’an da geçmiş dönemlerin kıssalarından birçok örnekler vardır. Lut kavmi bu Dünyada cezalandırılan kavimdir. Daha önce gelmiş tebliğleri görmezden gelmiş, hurafelere dalmış birçok kavim gibi, Nuh kavmi örneği de vardır.

8_ Bana şu soruyu sormuşsunuz.

(Gelmiş geçmiş atalarımız içerisinde Kuran'ı baştan sona Türkçe okuma imkânı bulamamış kimseler de sizce Kuran'dan mesul tutulabilir mi ?)

Sayın arkadaşım, yukarıda bazı şeyler söyledim. Bizlere açıklanmayan konularda, fikirler yürütüp, rabbimin değer yargısına müdahale etmek, bizleri yanlışa götürür demiştim. Bu sorunuza ben nasıl cevap verebilirim. Anlamadan kur’anı okuyan, Rahmanın ne anlattığını tam anlayamadığı için elbette gerekeni gerektiği gibi yapamamıştır, ama o devrin ortamı şartlarını bilmediğim için, bu konuda hiç bir şey söyleyemem. Bizler geçmişi değil günümüzü ve geleceği yaşayalım. Daha açıkçası geçmişten ders alıp, yapılan hataları yapmayalım.

 

Kur’anın evrenselliğine gelince. Kur’an dikkat ederseniz genelde konuları anlatırken, şekilsek bir çizgi takip etmemiş, geniş bir alan bırakmıştır bizlere. İşte zaten bu şekliyle kur’an evrensel olduğunu göstermiştir. Öyle kelime ve sözcüklerle anlatmıştır ki işin özünü, her devir yaşantısına uydurma imkânı bulmuştur. Ne yazık ki geleneksel İslam, mezhepler İslam ı rabbin çizdiği raydan çıkarmış ve beşeri bir elbiseye büründürmüştür. Elbette bu durumda ne çağa uyum sağlıyor, nede mantığın süzgecinden geçiyor. Dikkat edin bunu yapan beşerin kendi inancını kendisi şekillendirmesidir, rabbin emrettiği kur’an değil.

 

9_ Dokuzuncu bölümde de şöyle sormuşsunuz.

(Önceki beyanlarınıza göre Kuran'ın mealini okumak bizler için kâfi ise, Araplar için niçin kâfi olmasın? Hazır önceki iki kitap İbranice inmişken, Kur an da ibranice inse ve Araplara tercüme edilseydi sizce itiraz hakları olabilir miydi ?)

 

Sorunuz çok ilginç geldi bana. Kur’an Araplara kafi değilse, o onların sorunu, zaten günümüzde İslam âlemi içinde, buna Diyanette dâhil Kur’anın yeterli olmadığı söylenip, özet bilgi olduğu her şeyin orada olmadığı anlatılıyor. Bu sözleri kur’ana sorduğumuzda ise, kur’an bunların tam tersini söylüyor. Beni rabbin sözleri bağlar beşerin değil. Kur’anın ibranice inseydi örneğini, ne maksatla verdiğinizi de anlayamadım, çünkü biz gönderdiğimiz kitapları ve resulleri, onların dilinden gönderdik diye açık ayet var. Bu durumda apaçık sözler varken bizlerin hala kendi nefsimizde aksi soruları akıl karıştırmamız, ne kadar doğru olur? Kitabı indiren Allah, hangi dilden indirdiğinde en doğrusunu yapacağını, kendisi zaten bilecektir. Allahın emrine itiraz olmayacağını bile bile nasıl böyle bir soru sordunuz, doğrusu anlayamadım.

 

10_ Kur’anın tüm âleme indirildiğini ben söylemiyorum, Allah söylüyor. Buna inanıp inanmamak sizin sorumluluğunuz. Allah kur’anı anlayarak okunmasını istediği sizinde söylediğiniz ayetten anlaşıldığına göre, her toplum kur’anı anladığı dilden okumalıdır. Zaten diğer kitaplarda, herkes kendi dilinden okunmuyor mu? Aynı bölümde şu soruyu da sormuşsunuz.

("Onu tam olarak anlayabilecek derecede muhatap olan bütün insanlara" şeklinde anlamak daha doğru olmaz mı?)

Muhatap sözcüğünden, peygamberimiz devrindeki insanlardan bahsediyorsanız, bunu kabul etmek kur’an ın birçok ayetine ters düşer. Yüzlerce yıl önce basılan binlerce kitap günümüzde aynı güzellikte anlaşılıyorsa, rabbimin bizlere rehber olsun diye gönderdiği kitap, neden günümüzde anlaşılmasın? Kur’anın rehberliği yalnız o devrin insanlarına mıydı? Bakın mantık dahi onaylamıyor.

 

11_ Daha önce söylediğim gibi, kur’ana baktığımızda anlatılan konuların özellikle nüzul sebepleri hiç bahsedilmemiştir, peki neden olabilir? İşte kur’anın evrenselliği buradan anlaşılıyor. Eğer ayetlerin nüzul sebepleri ile örnekler verilmiş olsaydı, bugün bizler, bu ayet şu konu için inmiş der ve kendimize kıssadan hisse almaz, ayetin üstünü örterdik. Gerçi şeytan azapta gizli derler. Ne yazık ki aynı şeyi yapıyoruz ve ayetlerin inişi ile ilgili öyle hurafeler anlatıyoruz ki, bugün bu ayetin hükmü yoktur, nesih edilmiştir diyoruz. Allah bizleri affetsin.

 

Dikkat edin Allah sizlere kur’an da geçmiş kavimlerden örnekler veriyoruz ki ibret alasınız der, peki yalnız peygamberimizin devrindeki insanlara mı ibret almasını istiyor? Bunu söylediğimiz andan itibaren kur’an devre dışı kalmış demektir. Elbette bu bir seçimdir, arzu eden bu şık kı seçebilir. Çünkü herkes kendi imtihanını yaşıyor. Sonuç olarak ayetlerin nüzul sebebini bilmemiz gerekseydi, Allah bizlere bunu da açıklardı. Açıklamadığına göre bunları bilmeden ayetleri anlayamayız demek, rahmana şirk koşmaktır. Kur’an eksik demektir, bunu da iyi düşünelim.

 

14_ Evrensel sözcüğünü ben kur’an için kullandım. Evrensel değişmeyen ve her zamana uyan demektir. Başka kitap ve resul gelmeyeceğine göre, kur’anın evrensel olmadığını düşünmek zaten kur’ana aykırı bir düşünce olur. Örneğin eğer kur’an evrensel değil dersek, Allahın yeni bir kitap yeni bir rehber göndermesi gerektiğini de söylemiş oluruz.

 

15_ Diğer kitaplar için evrensel sözcüğünü kullanamayız, çünkü takip eden yüzyıllar içinde, Allah zamana göre değişiklik yaparak gönderdiğini bizzat kendisi söylüyor. Tabi buna da inanıp inanmamak kişiye kalmıştır. Bunları söyleyen ben değilim, kur’an. Yine on beşinci sorunuzda kendi nefsinizde Rahmanın açıklık getirmediği soruları kendine soruyor ve cevaplar veriyorsunuz. Tüm bunlar hakkında ne siz cevap verebilirsiniz nede ben. Kur’anı indirmek yerine ya da İncil evrensel olsa türü sorular, hayali sorulardır, bu tür sorulara ben cevap vermem, çünkü neden ve sonuç ilgisini kuramadığım konularda konuşmam.

 

16_ Kur’anın Allah koruması altında olmadığı konusunda bu forumda konuşanların olduğunu söylüyorsunuz. Bunların hepsi söylenebilir, önemli olan kur’anın sözleridir. Herkes söylediklerinden sorumlu tutulacağına göre, doğrusu kimin ne söylediği değil, benim ne söylediğim önemlidir benim için.

 

Tevrat ve İncilin Allah tarafından neden korunmadığı ve kullarına bırakıldığı konusu hakkında elbette ben beşeri bir yorum yapabilirim, ama en doğrusunu Rabbim bilir. Bizler bu Dünyada imtihandayız, imtihanın kurallarını koyan bizler değiliz. Dünyanın kurulduğundan buyana Allah binlerce resul gönderdiğini, ancak bizlere bir kısmından bahsettiğini söyler. Elbette zamanını ve mekânını bizler bilemeyiz. Demek ki Rahmanın kulları, binlerce yıldır rabbin emanetine nasıl sarılacağı, ne derece bağlı kalacağı, onu koruyacağı konusunda büyük bir imtihandan geçmiş olmalı. Yine Rabbin takdiridir bilemeyiz, en son olarak göndereceği, ama daha önce hiç söylemediği bir şekilde başka uyarı göndermeyeceği konusuna açıklık getirip, sizlere en son uyarımı rehberimi KUR’ANI gönderiyorum demiştir. Eğer başka bir uyarı göndermeyecekse yüzlerce, binlerce yıl sonra kullarının da istifade etmesi, onlarında uyarılması için, gönderdiği rehberin korunması gerekmez mi? Eğer korunmamış olsaydı, yüzlerce yıl sonra gelen insanları nasıl uyaracak ve onlara fayda sağlayacaktı, nasıl sorumlu tutacaktı onları. İşte rahmanın adaleti burada da ön plana çıkarak, madem başka kitap göndermeyeceğim, o zaman onu ben koruma altına alıyorum, demesi kadar akla, mantığa ve adalete uyan bir şey olamaz sanırım.

17_ Ahzap suresindeki kur’an da belirtilen başka resulün gelmeyeceği açıklamasını siz başka anlamda anlattığınızı söylüyor ve başka delil istiyorsunuz. Allah sonuncudur diyorsa ben başka delil aramam. Ben size sormak isterim, başka resul geleceğine dair kur’an da deliliz var mı?

 

18_ Kur’an başka resul göndereceğini söylemeyip sonuncudur diyorsa, bugün ben resulüm diyeni elbette kabul etmem. Zaten günümüzde bunu söyleyen var ve ben resulüm diyor. Seçim sizin size kimse neden iman ettinizde demez. İncil de Hz.İsa dan sonra kendisini onaylayacak bir resulün geleceği apaçık söylenir, ama kur’an da başka resulün geleceği konusunda tek bir bilgi olmadığı gibi, peygamberimizin son resul olduğu apaçık söylenir. Tabi inanana, iman edene.

 

19_Evrensellik konusunu kutsallık ya da kutsal olmayan diye ayırmanın doğru olduğunu düşünmüyorum. Örneğin evrensel fizik kanunları, kimya, tıp. Bunların ana kanunları değişmez evrenseldir. Elbette gelişir, şekil değiştirir ama ana konum olarak evrenseldir. İşte yalnız kur’an içinde evrensel sözcüğünü kullanabiliriz. Eğer kur’an dan sonra başka bir kitap daha geleceğine iman ediyorsanız, bu evrensellik sizin için yok demektir. Ama ben kur’an dan aldığım veriler ışığında başka bir uyarıcının gelmeyeceğine iman ettiğim için, kur’an adına evrenseldir diyebilirim. Çünkü dikkat edin Allah peygamberimizi âlemlere rahmet olarak gönderdiğini söylüyor. Eğer başka bir kitap ve resul gönderecek olsaydı bu sözleri kullanmazdı.

 ( Enbiya 107: Ve biz seni ancak âlemlere bir rahmet olarak gönderdik.)

Âlem kelimesinin anlamına bakacak olursak Dünya, cihan, en üst sınır anlamlarına geliyor. Buradan da yola çıkarak sınırların ötesi anlamını verebiliriz. Eğer Allah peygamberimizden sonra başka bir elçi gönderecek olsaydı, böyle bir sözcük kullanmaz, böyle bir paye, rütbe asla vermezdi elçisine.

 

Sayın Ali Aksoy, elimden geldiğince sorularınıza cevap vermeye çalıştım. Gerçek doğruyu yalnız Rabbim bilir, kur’an ayetlerinden aynı anlamları anlamıyor da, başka anlamlar atfediyorsak, zaten aynı şeyleri de söylememiz mümkün olmayacaktır.

Benim sözlerim ve yaptıklarım benim imtihanımdır. Sizin söyledikleriniz ve yaptıklarınızda sizin imtihanınız. İmtihanımızın sonucunu da huzurda göreceğimize göre, dileğim cümlemiz rabbin doğru kulları arasında oluruz.

SAYGILARIMLA Haluk GÜMÜŞTABAK

Yukarı dön Göster halukgta's Profil Diğer Mesajlarını Ara: halukgta
 
aliaksoy
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 05 subat 2007
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 989
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı aliaksoy

Haluk bey,

İlgi gösterip cevap verdiğiniz için teşekkür ederim.

Ancak, verdiğiniz cevapları incelediğimde;

1 - Karşılıklı olarak ciddi bir anlama problemimizin olduğunu,

2 - Yer yer imanımı ve ayetleri anlama hususundaki niyetimi sorguladığınızı tespit ettiğim için, bu tartışmanın sürdürülmesinin pek de hayırlı olmayacağına kanaat ettim.

Bu tartışma boyunca size yönelttiğim sorular, benim bu konularda ne düşündüğümü delilleriyle birlikte içermekte olduğundan tekrarına lüzum görmüyorum.

Ancak, sorularımdaki muhtelif ihtimaller sanırım biraz kafa karıştırmış.

Şöyle değerlendirilmesi, belki düşünecek kimseler için faydalı olur. Bu tarz muhakeme / akıl yürütme ve tüme varım yöntemi, bir kavrama usulüdür.

Bu usulde, bir öznenin eylemini, o öznenin yapmadığı diğer olasılıkları irdeleyerek anlamaya çalışırsınız. Bu, kendini Allah yerine koymak, O'na akıl vermek değildir. O'nu anlamaya çalışmaktır. Şunu yapma imkanı varken yapmamışsa bunun sebebi (hoşa gidecek tabiriyle sebeb-i hikmeti) ne olabilir ?

Yaratıcının, yarattığı şeyleri vahiyden farklı görmediğim gibi, O'nun fiillerini de vahiyden farklı görmüyorum.

Nihayet, "Anakent ve civarında yaşayanların" uyarılması için gönderilen Kuran'ın,  onu bir hidayet kaynağı olarak görenlere yol göstereceğine olan inancımla, tartışmaya iştirak eden kardeşlerimize esenlik dilerim.


__________________
"(Onu size indirdik ki) <Kitap, yalnız bizden önceki iki topluluğa indirildi, biz ise onların okumasından habersizdik (o Kitâpları okuyamıyor, dillerini anlayamıyorduk)> demeyesiniz."(En'am,156)
Yukarı dön Göster aliaksoy's Profil Diğer Mesajlarını Ara: aliaksoy Ziyaret aliaksoy's Ana Sayfa
 

<< Önceki Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats