HANiFDOSTLAR.NET

 

Kuran Müslümanı
 

(Şahıs odaklı din anlayışından Allah odaklı din anlayışına...)

Ana Sayfa Hanif Mumin  Iste Kuran Kurandaki Din  Kur'an Yolu  Meal Dinle Sohbet Odasi Hanifler E- Kitaplik Kütüb-i Sitte ?  ingilizce Site Kuran islami Aliaksoy Org  Hasanakcay Net Tebyin-ül Kur'an Önerdiğimiz Siteler Bize Ulasin

 

- Konulara Göre Fihrist

- Saçma Hadisler

- Hadislerin-Sünnetin İncelemesi

- Haniflikle İlgili Sorular Cevaplar

- Misakın Elçisi Kim?

- Kuranda Namaz/Salat

- Onaylayan Nebi

- Kuranda Namaz/Salat

- Enbiya 104

- Kuranda Yeminler

- Adem Hakkında Sorular

- Ganimetleri Resulün Eline Nasıl Vereceğiz?

- Allahın ındinde YIL ve DOLUNAYLAR

- Abese ve Tevella

- Hadisçilerce Tahrif Edilen Ayetler

- Mübarek Yer, Mübarek Vakit

- Arkadaş Peygamber

- Kuranın İndirilişinden Günümüze Gelişi

- Bir Türban Sorusu

- Kuran ve Bize Öğretilenlerin Farkı

- Namazın Kılınışı

- Hadislere Göre Namaz

- Kuranda Salat Namaz mıdır?

- Kuran Yetmez Diyen Uydurukçular

- Bizler Hanif Dostlarız

- Sahih Hadis mi İstersiniz?

- Hakkı Yılmaz'ın Tebyin Çalışması

- Kur'anı Anlamada Metodoloji

- Tarikatçıların Çarpıttığı Birkaç Ayet

- Nasıl Kur'an Okuyalım?

- Kur'anı Kerim Nedir?

- Kur'anda Oruç

- Allah'sız Bir Din ve Allah'sız Bir Kur'an İnancı

- Kuransız Bir İslam Anlayışı ve Müşrikleşme

- Meal Çalışmasına Davet

- Allah Şahit Olarak Kafi Değil mi?

- Doğru Hadisleri Ne Yapacağız?

- Kur'andaki Muhammed ve Peygamberlerin Misyonu

- Mahrem, Avret, Ziynet

- Nur Suresi Çeviri-Yorum

- Cilbab

- Resule İtaat Ne Demektir?

- Hadis Kalburcuları ve Kalburları

- Kur'anı Kerim'in İndiriliş Gayesi

- Kur'anda Amellere Karşı Cahili Yaklaşım

- İslamdışı İnanışlara Kur'andan Örnekler

- Biri Şu Haram Üretim Tesislerini Kapatsın

- Tasavvufta İslam Var mı?

- İslamda Delil Sorunu

- Kurban Kesmek

- İlahi Hitabın Serüveni

- Ecel Nedir?

- Şirk, İşrak, Müşrik, Müşareke, Müşterik

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Peygamberlere Karşı Rabbani Yaklaşımlar

- Salat-ı Tefriciye yada Zikri Çarpıtmaya Bir Örnek

- Mucize Nedir?

- Ayrılıkların Nedenleri

- Sıfır Hata veya Kur'an

- Haniflik Nedir?

- Rabıta İle Şeyhlere Tapanlar

- Hadis Zindanının Mezhepçi Mahkumları

- İslam Dininin Öğrenilmesinde Kaynak Sorunu

- Fasık ve Münafıkların Genel Tanımlaması

- Hadisler, Hıristiyanlık ve Selman Rüştü

- Kur'anı kerim'in İndiriliş Gayesi

- Müstekbirlere Karşı Cahili Yaklaşım

- Halis-Hanif İslam

- Kur'anda Şefaat

- Fuhuş Tellalı Tefsirciler

- Hayızlıyken Neden Namaz Kılınmasın?

- Cebrail, Vahiy, Melek

- Dindarlıkta Müşrikleşme Temayülü

- Büyü Yapan ve Yaptıranlar

- Yaratılış, Adem, Havva

- Kur'an Yerel mi, Evrensel mi?

- Reform Dinde mi, Dindarlıkta mı?

- Ne Mutlu Tağutu Olmayanlara

- Peygambere Saygı(?)

- Hadislere Kanıt Diye Gösterilen Ayetler

- Allah Nazara Karışmadı mı?

- Kur'anı Kerimle Amel Etmek Mümkün mü?

- Kur'anda İnkar Edenlerin Vasıfları

- Müminlerin Vasıfları

- Allah'ın Vasıfları

- Kur'anın Vasıfları

- Dine Karşı Cahili Yaklaşımlar

- Kur'an Merkezli Din

- İrin Küpü Patladı; Mevlana

- Hurafe ve Bidatlar

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Hz. İsa'nın Ölümü

- Allah'ın Mesajının Adı: Kelamullah

- Allah'ın Resule Uyarıları

- Kur'ana Göre Tenkit ve Eleştiri Nasıl Olmalı?

- Kur'anda Sevgi

- Sofuların Devlet Desteğiyle Desteklenmesi

- Hans Von Aiberg Aldatmacası

- Kabir Azabı Safsatası

- Kur'an Kıssalarının Önemi; Masal Değiller

- Kur'anda Toplumsal Sünnetler

- Tefsirde İsrailiyyat

- Kardeş Evliliği Olmadan Çoğalma

- Hans Von Aiberg Tutuklandı

- Kur'anda Tevbe Kavramı

- Yaşar Nuri Öztürk'ün Yorumuyla Namaz

- Karadelikler; Bir Büyük Yemin

- Mezhepçilerin Ümmi Açmazı

- Kabe Nedir? Mekkede midir, Kudüste mi?

- Kur'anda Ruh Kavramı

- Kur'anda Nefs Kavramı

- Amin Kavramı ve Putperestlik

- Diyanet İşleri Başkanlığının Sitemize Cevabına Cevaplar

- Resul ve Nebi -1

- Resul ve Nebi -2

- Sapık Bir Fırka: Hansçılar

- Cihad mı, Çapulculuk mu?

- Kur'an Deyip Namazı Yok Sayanlar

- Cennete Sadece Müslümanlar mı Girecek?

- Kur'anda El Kesme Cezası var mı?

- Nazar veya Göz Değmesi Var mı?

- Şehadet Getir, Münafık(?) Ol

- Kur'anda Eleştiri Metodu

- Hacc Mekkede mi, Bekkede mi?

- İslami Tebliğde Kur'an Metodu

- Saptırılan Kavram: Mekruh

- Kur'anda Cuma Namazı var mı?

- Of Be Kader, Allah mı Suçlu Yoksa Biz mi?

- Kader Açısından Cebir ve İhtiyar

- Baban Peygamber Olsa Ne Yazar

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Vahdet-i Vücud, Şirkin Alası

- Tasavvufi Bilginin Kaynağı Vahiy mi?

- İslam'da Resullük Son Bulmuştur

- Teveffi Kelimesi ve Arap Dili

- Tasavvuf Üzerine Düşünceler

- Nefis Mertebelerinin İç Yüzü

- Allah Rızası Anonim Şirketi; Tarikatlar

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -1

- Tasavvuf ve Eşcinsellik -2

- Nakşi Şeyhi Allah'ın Avukatı mı?

- Kur'anda "ve+la" Öbeği

- Putlar ve Tapanlar

- Son Peygamberimizin Okuma Yazması

- Mesih ve çarpıtılan Bir Ayet

- Hac İzlenimleri

- "Üzerinde 19 var" da Son Nokta

- Secde Emri

- Kur'andaki Hac

- Aracıların Gaybı Bildiği İnancı

- Tarikatçı - Müşrik Karşılaştırması

- Gazali'nin Kadına Bakışı

- Kur'anda Kadına Verilen Önem

- Başörtüsü Allah'ın Emri Değil

- Başörtüsü Takmak Kur'anda Var mı?

- Kur'anda Kadın Dövmek Var mı?

- Cariye, Köle; Utanmaz Mealciler

- Kadına Yönelik Şiddet

- Sünnet Edilen Kızın Öyküsü

- Erkekçe ve Kadınca Meal Konusu, Nebe 33. Ayet

- Harem - Selamlık Kimin Emri?

- Zina, Evlilik ve Örtünme Adabı

- Cariyeleri Aç, Hür Kadınları Kapat (!)

- Çok Eşliliği Yasaklayan Ayetler

- Kur'ana Göre Evlilik Hukuku

- 2 Kadın = 1 Erkek, Uydurma mı?

- Danimarkalı mı Sapık, Buhari mi?

- Ebu Hanife, Cariyenin Avreti

- Nisa 25, Hür Kadın ve Fahişe İfadesi

- Maymunların Hadisi ve Recm Vahşeti

- Hz. Muhammed'in Tebliği

- Peygamberi Tanrılaştırma

- Angarya Haline Getirilen İbadet

- Buhari'nin Hadislerini Buhari Yazmamıştır

- Hadis ve Sünnet Gerçeği

- Uydurma Hadisler, İslamın Kara Boyası

- Hadisler Dinin kaynağı Olamaz

- Uydurmaların Sınırı Yok; Şeytan Geyiği

- Beşeri Hükümler Neden Kutsal Oluyor?

- Hadis - Kur'an Çelişkisi

- Kur'anda/Dinde Olanlar ve Olmayanlar

- Cehennem'den Çıkış Yok

- Kur'anda Tağut

- Ebu Hureyre Gerçekte Kimdir?

- Hadis - Mantık Çelişkileri

- Kurban ve Kurban Bayramı Nereden Geliyor?

- Hadislere Göre Kur'an Eksiktir

- Bildiri: İslam Anlayışında Reform

- Arapça mı, Arap Saçı mı?

- Koca mı Üstün, Allah mı?

- Esbab-ı Nüzül Komedi Hadisleri

- İşte Geleneğin Dini

- Ulul Emir İle Kim Kastediliyor?

- Kul Hakkı

- Yezidi Bir Gelenek: Aşure Tatlısı

- Hz. İbrahim'den Asrımıza Dersler

- Taklitçiliğin Boyutları

- Seb-ul Mesani Nedir?

- Kelle Sayılarak Gerçek Bulmak

- Kıyamet - Mahşer Günü ve Sonrası

- Kur'anda Namaz Vakitleri

- Kur'anda Cuma Konusu

- Salih Olmak Yetmez

- Hudeybiye Anlaşması Uydurma mı?

- Kitap Yüklü Eşekler

- Kur'andaki Hac

- Hz. Nuh'un Oğlu Kimdi? İftira mı?

- Ruhun Ağırlığına Başka Bakış

- Hz. İbrahim Yalancı Değildi

- İncil'de Kadına Bakış

- Şirkin Büyüğü Küçüğü Olur mu?

- Kur'andaki Abdest ve Hijyen

- Din de Bir Araçtır

- Kur'an Okumanın Zararları

- Kur'anda Dua Ayetleri

- Kur'anda Tarih Kavramı ve Bilinci

- Şekilsel Secde Kur'anda Yok mu?

- Salat ve salatı İkame

- Kur'andaki Emr Kavramı Üzerine

- Dindar İnsanlar Şirk Koşar

- Alak Suresinin İlk Beş Ayeti

- Men Arefe'nin Çözümü

- Kur'andaki Av Yasağı

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Kur'anda İnsan Hukuku

- Din Büyüklerini Tanrılaştırma

- Allah'a ve Muhammed'e Değil

- Kur'andaki Örnek Tevekkül

- Şekilsel Rüku Kur'anda Yok mu?

- Hz. İbrahim Kuşları Kesti mi?

- Ehli Sünnet Dininin Anayasası

- İnsan Allah'ın Halifesi mi?

- Kur'an Üzerinde Düşünmek

- Şirkin Kuyusuna Düşenlere Uyarılar

- Kur'an Ölülere Okunmak İçin mi İndirildi?

- Ayda Okunan Kur'an Masalı

- Hz. İbrahim, Safa ve Merve Masal mı?

- "Haç"er-ul Esved (!)

- Mevlana Sahte Bir Peygamber Değil mi?

- Tasavvufun Tanrısı İki Zıttır

- Kur'andaki Tasavvuf: Teveccüh

- Önce Batıl ve Hurafe İle Savaşalım

- Resuller Haram Kılamaz mı?

- Elçi Muhammed ile İnsan Muhammed'in Farkı

- Tarikatlarda Aracılar Rezaleti

- Nur Suresi 31. Ayet Nasıl Çarpıtılıyor?

- Sırat Kıldan İnce, Kılıçtan Keskin mi?

- Kur'anda Zalimler

- Bütün Mehdileri Çöpe Atıyoruz

- Kur'ana Göre Ramazan Ayı ve Haram Aylar

- Tasavvufçuların İlahı; Varlık ve Yokluk

- Tasavvufçuların Küçük Putları

- Sünnet Etmek yaratılışı Değiştirmedir

- Son Peygamberimizin Mektupları

- Fıtrat ve Namaz Vakitleri

- Mescid-i Aksa Nerede?

- Büyük Kandırmaca: Hadis

- Kur'an Neden Arapça Olarak İndirilmiştir?

- Kimin dini? Kimin Kitabı? Kimin Meali?

- Evliya Kelimesinin geçtiği Ayetler

- Şimdiye Kadar Yaşanan İslam

- Ayın Yarılması Diye Bir Mucize Yoktur

- Kabe Dikili Taş Değil mi?


Up | Down | Top | Bottom
 
Şu da emredildi: Yüzünü dine bir Hanif olarak çevir. Sakın müşriklerden olma.

Yunus Suresi 105

Ben bir Hanif olarak yüzümü gökleri ve yeri yaratana döndürdüm. Müşriklerden değilim ben.

Enam Suresi 79

İbrahim ne bir Yahudi idi, ne de bir Hıristiyan. O sadece hanif bir müslümandı. O müşriklerden değildi.

Ali İmran Suresi 67

Şu da kuşkusuz ki, İbrahim başlıbaşına bir ümmetti; bir Hanif olarak Allah'ın önünde eğiliyordu. Müşriklerden değildi.

Nahl Suresi 123

De ki Allah doğrusunu söylemiştir / vaadinde sadıktır.Haydi artık Hanif olarak İbrahim'in Milleti'ne uyun! Müşriklerden değildi o.

Ali İmran Suresi 95

Allah'a ortak koşmadan, Hanifler olarak... Allah'a ortak koşan kişi, gökten düşmüş de kendisini kuşlar kapışıyor veya rüzgar onu uzak bir yere fırlatıp atıyor gibidir.

Hacc Suresi 31


Up | Down | Top | Bottom

HABERLER

 

 








 

 

  Hanif Islam

 

Kur'an Çalışmaları
 Hanif Dostlar Ana Sayfa -> Kur'an Çalışmaları
Konu Konu: Gökte olay var! Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazanlarda
Gönderi << Önceki Konu | Sonraki Konu >>
kutupaneci
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 156
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kutupaneci

Yok kardeşim öyle değil.
Tevbe 36-37 ayetlerde dikkat ederseniz mevsim yılı olan SENE tabiri yerine AM  şekklinde bir tabir kullanılmış. Anlaşılan am 12 aylık kamer yılıdır. Yusuf suresinde mevsimden bahsederken sene kelimesi kullanılıyor.
Demek ki zaten burada takip edilmesi istenen güneş yılı değil. 12 aylık dönemdir.
Nesi konusunda biraz araştırma yaptım ve bir doktora tezi buldum.
Orada ifade edilen, 12 aylık kamer yılındaki ayları her sene aynı mevsimlere denk getirebilmek yada haram aylardan birini öteleyebilmek için bazı senelerde 13. bir ay ekleme yapmadır.
Zaten ayetlerde yasaklanan hususta budur. Olması gereken ve günümüzdeki uygulama ise şudur; Kameri ayların bir dönemlik 12 adedinin bozulmadan-güneş senesine denk getirmek için nesi yapmadan 12 olarak sayılmasıdır. Böylece dört olan haram ay sıralaması ve sayısı değişmiyor.
İsterseniz tamamını okuyunuz:
http://www.belgeler.com/blg/146f/cahiliye-donemi-arap-takvim inde-nesi-nasi-in-the-arap-calender-of-pre-isdlamic-period




__________________
Artık sadece kainat kitabını okuyorum. Daima Rabbime teşekkür ederek.
Yukarı dön Göster kutupaneci's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kutupaneci
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Merhaba sayın kutuhaneci. Nasılsınız? İzin verir misiniz, ben neyin doğru olduğundan eminsem onu söyliyeyim.

Allah kamerî yılı onaylamıyor; şiddetle reddediyor. İşte kanıt:

7 güneş yılında 7 ürün alma mevsimi var; 7 kamerî yılda ise yalnızca 6. Yûsuf nebi Mısır'dayken eğer oralılar kamerî yıllara uysalardı 7 yılda yalnızca 6 hasadla yetinmek zorunda kalır, açlıktan ölürlerdi.

 

Allah kamerî yıllara uyma ihtimalini ölümle cezalandıracak kadar şiddetle reddedip dururken o hâlâ nasıl İslama uygun sayılabilir, hem de kamerî yıllar ARTI AY sürekli olarak bir sonraya devredilmek yani katmerli NESÎ küfürü uygulanmak suretiyle peydahlandığı halde?

 

Bu bir. 

 

İkincisi, Yûsuf sûresinde

mevsimlerden söz edilirken

ÂM kelimesi de kullanılıyor

SENE kelimesi de.

 

Yûsuf 47: "Yedi YIL ekin ekersiniz - tezreûne seb’a SİNÎN…" Burada ekim ve hasad mevsimlerinden söz ediliyor. Kullanılan kelime: SİNÎN, "sene"nin çoğulu.

 

Yûsuf 48: Sonra 7 kuraklık gelecek.

Yûsuf 49: Sonra bir yıl gelecek ki onda insanlara bol yağmur verilir; insanlar bol bol meyva sıkarlar - Summe ye’tî min ba’di zâlike "âm"un fîhi yugâsun nâsu

 

Burada da içinde meyva ürünü alınan mevsimlerden söz ediliyor. Kullanılan kelime: ÂM.

 

Kısacası ÂM ve SENE eşanlamlıdır; ikisi de "güneş yılı"dır. Lütfen aşağıda listelediğim ayetlerdeki ifadelere bakınız.

 

2:259 - fe emâtehullâhu miete âmin summe beaseh

9:126 - ennehum yuftenûne fî kulli âmin merreten ev merreteyni

12:49 - Summe ye’tî min ba’di zâlike âmun fîhi YUGÂSUN nâsu (yağmurlu, bitek)

…………..yağmurlu, bitek mevsimleri olan kamerî yıl?

  9:37 - yudallu biHİllezîne keferû yuhillûneHU âmen ve yuharrimûneHU âmen (NESÎ)

29:14 - nûhan… fe lebise fîhim elfe senetin illâ hamsîne âmâ

…………..Nûh nebi o halkın içinde 1000 şemsî yıldan 50 kamerî yıl eksik mi kaldı?

  9:28 - fe lâ yakrebul mescidel harâme ba’de âmiHİM hâzâ (müşriklerin)

31:14 - fisâluHU fî âmeyni (evlat)

 

Sevgi ile,

Hasan Akçay



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Yûsuf 47: Yedi YIL ekin ekersiniz - tezreûne seb’a SİNÎN… 

Yûsuf 48: Sonra 7 kuraklık gelecek.

Yûsuf 49: Sonra bir yıl gelecek ki onda insanlara bol yağmur verilir; insanlar bol bol meyva sıkarlar - Summe ye’tî min ba’di zâlike "âm"un fîhi yugâsun nâsu

 

h:haziran, t:temmuz, ağ:ağustos, ey:eylul, ek:ekim...

 

Kırmızılar: haram aylar -eşhurul hurum (9:5)

Koyu kırmızılar: yaz dönencesinden sonraki ilk 30 günün içinde doğan sıcak dolunay - şehru ramazân (2:185)

 

"Güneş yılı"na uyulduğunda

NESÎ denen "katmerli küfür -ziyâdetun fîl kufr" işlenmez yani

13 dolunaylı devrelerin her birindeki 13 ncü dolunay olduğu yerde bırakılır.

 

1.26h-26t-24ağ-23ey-23ek-21k-21ar-19 Ocak 2011-18ş-19mar-18n-17may-15h (13 ay)

2.15t-13ağ-12ey-12ek-10k-10ar-9 Ocak 2012-10ş-8mar-6n-6may-4h . . . . . . . .(12 ay) 

3.3t-2ağ-31ağ-30ey-29ek-28k-28ar-27 Ocak 2013-25ş-27mar-25n-25may . . . . .(12 ay)

4.23h-22t-21ağ-19ey-18ek-17k-17ar-16 Ocak 2014-14ş-16mar-15n-14may-13h .(13 ay) 

5.12t-10ağ-9ey-8ek-6k-6ar-5 Ocak 2015-3ş-5mar-4n-4may-2h . . . . . . . . . . . . (12 ay)

6.2t-31t-29ağ-28ey-27ek-25k-25ar-24 Ocak 2016-22ş-23mar-22n-21may-20h . . (13 ay)

7.19t-18ağ-16ey-16ek-14k-14ar-12 Ocak 2017-11ş-12mar-11n-10may-9h . . . . . (12 ay)

. .9t

   

 

7 yıllık verimli dönem:

 

26 Haziran 2010’da başlar

9 Temmuz 2017’ye kadar sürer.

 

İlk ürün

2010’un Haziranında alınır.

 

Ondan itibaren

her yıl bir ürün alınmak suretiyle

7 ürün alınır.

 

Artı,

2017’nin Haziranında

ekinler olgun haldedir;

bir ürün daha alınır.

 

Bu önemli.

 

Çünkü hicrî takvimin esas aldığı "ây yılı"na uyulduğunda

7 nci yılın sonu olan Mart ürün almak için çok erkendir;

o son ürün alınamaz; bir ürün eksik alınır.

 

Çünkü 7 ay yılı,

7 güneş yılından

3 ay kısadır;

Nisan ve Mayısla birlikte 

son ürünü kaldırma zamanı olan

Haziranı dışlar.

 

26h-26t-24ağ-23ey-23ek-21k-21ar-19 Ocak 2011-18ş-19mar-18n-17may- (12 ay)

15h-15t-13ağ-12ey-12ek-10k-10ar-9 Ocak 2012-10ş-8mar-6n-6may- . . . .(12 ay)

4h-3t-2ağ-31ağ-30ey-29ek-28k-28ar-27 Ocak 2013-25ş-27mar-25n- . . . . (12 ay)

25may-23h-22t-21ağ-19ey-18ek-17k-17ar-16 Ocak 2014-14ş-16mar-15n- (12 ay)

14may-13h-12t-10ağ-9ey-8ek-6k-6ar-5 Ocak 2015-3ş-5mar-4n- . . . . . . .(12 ay)

4may-2h-2t-31t-29ağ-28ey-27ek-25k-25ar-24 Ocak 2016-22ş-23mar- . . . (12 ay)

22n-21may-20h-19t-18ağ-16ey-16ek-14k-14ar-12 Ocak 2017-11ş-12mar- .(12 ay)

 

11n-10may-9h

 

 

Eğer insanlar

NESΠgünahının şeytanî meyvası olan "ay yılı"na uyarlarsa

Allah onları

eksik ürüne,

dolayısıyla açlıktan ölüme

mahkum ederek cezalandırır.

 

Allah

her biri 12 dolunaydan oluşan

uyduruk "ay yılı"nı reddeder.

 

Allah'ın ındinde geçerli olan, "güneş yılı"dır.

Mevsimler yalnızca onda var.

 

Sevgi ile,

Hasan Akçay



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
kutupaneci
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 156
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kutupaneci

Değerli kardeşim,
güneş yılıyla ay yılını birleştirip cahiliye Araplarının yaptığı gibi bir yıl 12 ay, bir yıl 13 ay sayıyorsun. Böylece aslında kameri takvimi ğüneş yılına senkronize etmeye çalışıyorsun. Bu zaten eskiden yapılan bir şeymiş. Kuran da ayların sayısı 12 dir. Bu kuralı bozduğunun farkında değil misin?
Mevsimler ayrı bir takvimle de takip edilebilir. Yani günümüzdeki gibi güneş yılını esas alan mevsimsel 12 ay ile. Verdiğim linkteki tezi okumanı tavsiye ederim. Eskiden nesi yi aynen senin yaptığın gibi yaparlarmış. Farkında değilsin ama asıl nesiyi sen yapıyorsun. Bir yıl oniki ay sayılması gerekiyor, onüç değil.
Öte yandan sene ile am eş anlamlı değildir. Kuran da eş anlamlı kelime diye bir şey olamaz. Bu iki kelime farklıdır. Sene mevsimsel güneş ylıdır. Am ise aylar süren bir dönemi ifade eder.

İşte bu yüzden Nuh 950 yıl kaldı demiyor, çünkü 1000 sene kalıp, bu bin sene içinde 50 dönem ayrı durmuştur. Yani kısa ayrılıklardan oluşan dönemler. Tam bir sene değil yani.

Yusuf hadisesinde dikkat edersen yedi bol hasatlı sene ve ardından yedi kıtlık var. Yani yedi bolluğa eşit sürede yedi kıtlık. Ama sonra yağışın yağdığı bir sene değil, yağış sene boyunca hiç durmadan yağmaz. Kıtlığın ardından yağışlı bir dönem başlıyacak ama kaç ay olduğu belli olmayan bir süre. O yüzden sene demiyor am diyor.

İnşallah anlatabilmişimdir.

Ancak henüz haram ayların hangileri olduğu konusunu araştırmadım. Şimdilik o konuda fikir beyan etmeyeyim.

Selamlar.



__________________
Artık sadece kainat kitabını okuyorum. Daima Rabbime teşekkür ederek.
Yukarı dön Göster kutupaneci's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kutupaneci
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Merhaba kutuphaneci kardeşim. Ben bilen değil öğrenmeye çalışan biriyim. Cevap verip açıklama yapmanız onun için önemli. Teşekkür ederim.

4 gün sonra yani 15 Temmuzda bir ŞEHR görünecek. Onu izleyin. Ardından on bir ŞEHR daha gelecek. Şu tarihlerde ( http://www.timeanddate.com/calendar/moonphases.html?year=201 1&n=0):

 

15t-13ağ-12ey-12ek-10k-10ar-9 Ocak 2012-7ş-8mar-6n-6may-4h (12 şehr)

 

ŞEHR devresi işte bu. Lütfen dikkat. "Devre"den söz ediyorum; yıldan değil. 4 gün sonra doğacak olan o ŞEHR her yıl 21 Hazirandaki "yaz dönencesi"nden hemen sonra doğuyor. Önümüzdeki yıl, 3 Temmuzda doğacak.

 

3t-2ağ-31ağ-30ey-29ek-28k-28ar-27 Ocak 2013-25ş-27mar-25n-25may (12 şehr)

 

3 Temmuz 2012’de başlayan bu devre 23 Haziran 2013’e kadar sürecek. 12 "şehr"li, 13 "şehr"li DEVRELER benim uydurduğum şeyler değil; onu anlatmaya çalışıyorum. Allah, ta gökleri ve yeri yarattığı gün düzenlemiş onları.

 

23h-22t-21ağ-19ey-18ek-17k-17ar-16 Ocak 2014-14ş-16mar-15n-14may-13h (13 şehr)

13t…

 

23 Haziran 2013’te başlayan ve içinde 13 ŞEHR bulunan bu devre ise 13 Temmuz 2014’e kadar sürecek.

 

NESΠ"şehr"ler ertelenmek suretiyle yalnızca bu devrelere uygulanır; yıllara uygulanmaz.

 

Örneğin 13 şehrli devrenin son şehri bir sonraya aktarılır. Bir sonraki devre, o şehrle başlar ve devrenin ondan sonraki şehrleri zincirleme ötelenip dördüncü haram ay haram olmaktan çıkarılır. Allah'ın haram kıldığı şehr, NESÎ yoluyla böyle helal ilan edilir. 

 

Kamerî yıl, 13 ncü şehr bir sonraki devreye aktarılıp ondan sonraki aktarımlar otomatiğe bağlanmak suretiyle uydurulmuştur. Bir yılda 12 ŞEHR bulunmasını sağlamanın tek yolu budur; başka yolu yok. Kamerî yılı esas alan hicrî takvim o yüzden bir küfür takvimidir.  

güneş yılıyla ay yılını birleştirip cahiliye Araplarının yaptığı gibi bir yıl 12 ay, bir yıl 13 ay sayıyorsun.

Beni bağışlayın lütfen ama yanlış anlıyorsunuz. İçinde bazan 12, bazan 13 şehr bulunan DEVRELER yıl değildir. Bakın 12 şehr = 354 gün olduğu halde 13 şehr = 383.5 gün. Yani devrelerin uzunlukları değişiyor.

Oysa YIL, ister şemsî olsun ister kamerî, değişmeyen bir uzunluğa sahiptir. Örneğin gün sayısı şemsî yılda DAİMA 365'tir, değişmez. Ve gün sayısı kamerî yılda DAİMA 354'tür, değişmez.

AY yılı insanların uydurmasıdır. Gerçekte öyle bir şey yok. GÜNEŞ yılı ise "gökleri ve yeri yarattığı gün" Allah'ın yaptığı düzenlemedir. Yer küre güneşi 1 kez dolanınca geçen zamadır güneş yılı. Ve gerçektir.

Ay yer küreyi 1 kez dolanınca geçen zaman yıl mıl değildir. Onun için "12 kez"i uydurmuşlar. O kadar keyfî ki 13 kez de diyebilirlerdi.

Neyse. Güneş yılı ile kamerî yıl elma ile armut gibi birbirinden farklıdır. Elmalarla armutları birleştirip "İşte bunlar elmadır!" diyebilir miyim ki güneş yılıyla kamerî yılı birleştirip "İşte bunlar kamerî yıldır!" ya da "şemsî yıldır" diyebileyim?

Yanılgı güneş yılının on ikide biri olan "ay"ın ay yılının on ikide biri olan ŞEHR ile karıştırılmasından kaynaklanıyor. Oysa güneş yılındaki AY, 365 günün on ikide biridir; ay yılındaki ŞEHR ise 354 günün on ikide biri. Hiç 365'in on ikide biri ile 354'ün on ikide biri aynı olur mu? Matematik bu.

O yüzden 9:36'yı doğru okumak gerekir. Ön yargısız. Orda Allah "BİR YILDAKİ şehrlerin ıddeti on ikidir," demiyor. Allah'ın sözlerinin içinde BİR YILDAKİ ifadesi yok. Ama sanki varmış gibi okunuyor ayet. Artı, ayette IDDET deniyor; ADED değil. IDDET "sayım"dır, sayı değil. Nüfus sayımı ile nüfus sayısı nasıl farklıysa şehrlerin sayımı ile sayısı da farklıdır. 

Allah'ın ındinde geçerli olan, güneş yılıdır. Bir ŞEHR 29 küsur gün olduğuna göre bölün 365'i 29 küsur güne. 12.37 çıkar. 12'den fazla. Allah'a böyle yalan söyletiyorlar.

Bakın, Yûsuf sûresinde sözü edilen YIL güneş yılıdır. Çünkü o yılın içinde ekim ve hasad mevsimleri var. Kamerî yılda yok onlar. O kadar yoklar ki bazı şehru ramazânda kar yağar çünkü o şehr güneş yılının kışındadır; bazı şehru ramazânda ise sıcak yüzünden ölümler olur çünkü o aynı şehr, güneş yılının bu kez de yazındadır

Rica etsem siz 7 güneş yılında alınan ürün sayısını 7 kamerî yılda alınan ürün sayısı ile karşılaştırır mısınız. Hangi günahın cezasıdır 7 kameri yılda eksik ürün alıp açlıktan ölmek?

Farkında değilsin ama asıl nesiyi sen yapıyorsun.

Keşke öyle olsaydı; tövbe edip fesadı sona erdiriverirdim. Ne kolay. Hayır. Fesadı çıkaranlar İslama uygun bir iş yaptıklarını öne sürüp fesadı sürdüren kimseler. Öyle amansız zulümlere yol açıyor ki o fesat... "Haram ayları araştırmadım," diyorsunuz. Lütfen araştırın; ayırdına varacaksınız o zulmün.

Sevgi ile



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
kutupaneci
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 156
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kutupaneci

Hasan kardeşim, hemfikir olmamız şart değil ama konunun benim açımdan tam olarak aydınlanması ve okuyacak olanlara da faydası dokunması için biraz daha müzakere edelim.

Sene nin yaklaşık 365 günlük bir güneş devresi olduğunda hemfikiriz.
Sene diye anılan güneş yılının mevsimleri var. Ve bu mevsimler genelde dörde bölünmştür. Takibi böyle yapılır. Yani ekim zamanı ilk bahar, hasat zamanı yaz sonu veya sonbahar dır. Ancak bu kural da her yerde geçerli değil. Örneğin ege de ilk bahardan sonbahara bazan üç ekim-hasat yapılır. Doğuda bir ekim-hasat. Bu sene kavramını bir kenara koyun ve unutun. Çünkü sene ile am diye tabir edilen dönem arasında bir bağlantı yok. Am da belli miktar şehr (ay) sayılır.

Şimdi gelelim Tevbe 36 ya. Göklerin ve yerin yaratıldığı günden beri ŞEHR lerin sayısı 12 dir. Öyleyse dört haram şehrin de içinde olduğu dönem 12 şehrlik (ay lık) dönem olmalıdır. Bunun sayısını değiştirmek nesi dir. Bu 12 şehrin sayılmasında mevsim durumu göz önüne alınamaz. Neden mi?
Mevsimlerin durumu dünyanın her yerinde değişir. Ama kamerin durumu değişmez. Örneğin, 15temmuz da dolunay var. Kuzey yarım kürede yaz ayı ve ekin-hasat zamanıyken, Avusturalya gibi güney yarım kürede kış ayları devam ettiğinden ekin yapılamaz.

Selamlar,
Davut Eroğlu



__________________
Artık sadece kainat kitabını okuyorum. Daima Rabbime teşekkür ederek.
Yukarı dön Göster kutupaneci's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kutupaneci
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Değerli kardeşim. Kutuplardan değil halkına Hz Yûsuf’un "7 yıl ekip biçersiniz," dediği ülkeden söz ediyoruz. Lütfen şu soruyu cevaplar mısınız:

7 kamerî yılda alınan ürün sayısı* 7 şemsî yılda alınan ürün sayısından 1 eksiktir. Hangi günahın cezasıdır 7 kamerî yılda yetersiz ürün alıp 7 kurak yılda açlıktan ölmek?

Sevgi ile.

__________________________________________

*

NESİ küfrü işlenmez de

bazı devrelerin sonundaki

13 ncü şehrler oldukları yerde bırakılırsa

 

7 devre = 7 güneş yılı.

 

1.26h-26t-24ağ-23ey-23ek-21k-21ar-19 Ocak 2011-18ş-19mar-18n-17may-15h (13 ay)

2.15t-13ağ-12ey-12ek-10k-10ar-9 Ocak 2012-10ş-8mar-6n-6may-4h . . . . . . . .(12 ay) 

3.3t-2ağ-31ağ-30ey-29ek-28k-28ar-27 Ocak 2013-25ş-27mar-25n-25may . . . . .(12 ay)

4.23h-22t-21ağ-19ey-18ek-17k-17ar-16 Ocak 2014-14ş-16mar-15n-14may-13h .(13 ay) 

5.12t-10ağ-9ey-8ek-6k-6ar-5 Ocak 2015-3ş-5mar-4n-4may-2h . . . . . . . . . . . . (12 ay)

6.2t-31t-29ağ-28ey-27ek-25k-25ar-24 Ocak 2016-22ş-23mar-22n-21may-20h . . (13 ay)

7.19t-18ağ-16ey-16ek-14k-14ar-12 Ocak 2017-11ş-12mar-11n-10may-9h . . . . . (12 ay)

. .9t

   

Bitek dönem:

26 Haziran 2010’da başlar

9 Temmuz 2017’ye kadar sürer.

 

Artı,

2017’nin Haziranında

ekinler olgun haldedir;

o son ürün alınır.

 

Ama

NESÎ fesadının ürünü olan "ây yılı"na uyulursa

 

7 kamerî yılın sonundaki

Mart ayı

ürün almak için çok erkendir.

Ekinler o ayda henüz göktür.

 

O son ürün alınamaz.

 

Çünkü 7 ay yılı,

nesîsiz 7 devreye eşit olan 7 güneş yılından

3 ay kısadır.

 

26h-26t-24ağ-23ey-23ek-21k-21ar-19 Ocak 2011-18ş-19mar-18n-17may- (12 ay)

15h-15t-13ağ-12ey-12ek-10k-10ar-9 Ocak 2012-10ş-8mar-6n-6may- . . . .(12 ay)

4h-3t-2ağ-31ağ-30ey-29ek-28k-28ar-27 Ocak 2013-25ş-27mar-25n- . . . . (12 ay)

25may-23h-22t-21ağ-19ey-18ek-17k-17ar-16 Ocak 2014-14ş-16mar-15n- (12 ay)

14may-13h-12t-10ağ-9ey-8ek-6k-6ar-5 Ocak 2015-3ş-5mar-4n- . . . . . . .(12 ay)

4may-2h-2t-31t-29ağ-28ey-27ek-25k-25ar-24 Ocak 2016-22ş-23mar- . . . (12 ay)

22n-21may-20h-19t-18ağ-16ey-16ek-14k-14ar-12 Ocak 2017-11ş-12mar- .(12 ay)

 

11n-10may-9h

 

2017'nin

Nisan, Mayıs ve Haziran ayları

dışlanır.



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
kutupaneci
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 156
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kutupaneci

Hasan Kardeşim,
cevabını vereyim.
Eksik ürün, eksik hasat veya eksik ay diye bir şey yok. Bu senin kurgun. İnsanlar kameri takvime göre ekin ekmez. Güneş senesinin mevsimlerine göre ekerler. Yani mevsim sayarlar. Şu an ki uygulama da böyle. Açlıktan ölen var mı?
Nesi nin ne olduğu konusunda hala farklı düşünüyoruz. Nesi kameri takvime uyma değildir. Nesi 12 şehr li (ay lı) takvime ay ekleyip çıkarmak suretiyle haram ayların sayısını değiştirme veya sırasını kaydırmadır.
Senin hazırladığın ekin-hasat senesi, kameri dolunayları güneş yılına senkronize etme çabasıdır ki, daha önce de yazdığım gibi bu olay zaten eskiden arapların uygulamasıymış. Bir güneş yılındaki dolunay sayısını bir yıl kabul ettiğinde, bu yılın ay sayısı değişiyor. Dolayısyla Tevbe36 nın hükmüne aykırı bir durum var. Bu sadece Yusuf un ülkesini değil bütün dünya müslümanlarını bağlar. Ay sayısı 12 olacak bunu değiştiremeyiz.
Üstelik bu senin sıralamana göre kızgın dolunay Avusturalya da kışa denk geliyor. Yani orada kızgınlığı kalmıyor? Afrikanın, Güney Amerikanın büyük kısmında zaten mevsim değişimi pek yok hep yazı yaşıyorlar. Hangi ekin hasat dönemine uyacaklar?


__________________
Artık sadece kainat kitabını okuyorum. Daima Rabbime teşekkür ederek.
Yukarı dön Göster kutupaneci's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kutupaneci
 
hasakcay
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 22 ocak 2008
Gönderilenler: 1236
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı hasakcay

Merhaba sayın Davut Eroğlu. Nasılsınız? Lütfen beni bağışlayın; son iletinizi cevaplamaya gerek görmüyorum.

 

Sevgi ile,

Hasan Akçay

 

*

 

Kevser Başar CAHİLİYE DÖNEMİ ARAP TAKVİMİNDE NESÎ başlıklı yüksek lisans tezinde diyor ki, ( http://www.belgeler.com/blg/146f/cahiliye-donemi-arap-takvim inde-nesi-nasi-in-the-arap-calender-of-pre-isdlamic-period ):

 

"Eski zamanlarda güney Arapları tarafından verah kelimesinin kullanıldığı bilinmektedir; daha sonra onun yerini şehr kelimesi almıştır." (Cevad Ali, VIII, 446)

 

Buradaki eski zamanlarda ifadesi dikkatimi çekti. Araplar verah kelimesini ne kadar eski zamanlarda kullanıyordu? Tezin konusu Cahiliye dönemi olduğuna göre Cahiliye "şimdi"dir; o halde eski zamanlar Cahiliyeden önceki zamanlar olsa gerek. Verilen izlenim bu.

 

Oysa değil. Doğrusu:

 

Araplar verah kelimesini Hz Muhammed’in doğduğu yıllarda kullanıyordu. Bunu Ebrehe yazıtından anlamak mümkün. Çünkü yazıt Hz Muahmmed'in doğduğu yıllarda kayaya kazınmış.

 

VERAH orada verh diye geçiyor.

 

Satır iii:        

Ma'ndam / Ghazwatn / rab'atan / b'warkhan / Zthbatan /Kafa saadu / kl/ bani amrm

 

Warkh (verh okunuyor): ay

Zthbatan: Nisan

b'warkhan / Zthbatan: Nisan ayında

 

Demek ki Hz Muhammed çocukken yılın on ikide biri anlamında VERH diyordu. "… daha sonra onun yerini şehr kelimesi almıştır." Yine belirsiz bir ifade. Ne kadar daha sonra?

 

Yani örneğin Muhammed yılın on ikide biri anlamında VERH demeyi bırakıp ŞEHR dedi mi? Kendinizi onun yerine koyun. Çocukluğunuzdan beri VERH deyip durmuşken orta yaşınıza gelince "verh"i pıt diye bırakıp ŞEHR demeye başlar mısınız?

 

VERH, Arapçada bugünden yarına kullanımdan düşüverecek bir kelime değil; kalıcı, köklü bir elime. Bunu da Rakuş yazısından anlıyoruz. Hz Muhammed’den yaklaşık 300 yıl önce El-Hicr’deki bir kaya mezara kazınmış on satırlık bir lanetleme:

 

Medine'nin yaklaşık 400 km kuzeyindeki El-Hicr'de kayalara oyulmuş mezarlar

 

Bu mezar K b. H'nin El-Hicr'de ölen annesi Rakuş bint A'ya aittir. 162’nin temmuz ayı. Alemler tanrısının laneti, Rakuş bint A'nin ahfadı hariç, bu mezarı açan ve bir başkasını gömüp çıkaran saygısızın üzerine olsun. Lanet olsun... o gömene.

 

http://www.islamic-awareness.org/History/Islam/Inscriptions/ raqush.html

 

Yukardan 5 nci satıra yerh'i-temmuz diye tarih düşülmüş. YERH güneydeki Arapların "verh"idir. Mekke, Medine ve daha kuzeydeki Araplar ona küçük bir şive farkıyla YERH diyor. Aynı kelime. 

 

Arapçada yılın on ikide biri şehr değil işte bu YERH kelimesidir.

 

"Temmuz"un latince olmasına dikkat eder misiniz. Araplar bu yabancı kelimeyi neden kullanmak durumunda kalsın? Çünkü onlar kavramın kendisine yabancı. Arapların kafasında yılın on ikide biri diye bir kavram yok. Onlar zamanı yıldaki aylar ile değil gökteki eşhur ile ölçüyorlar.



__________________
hasanakcay.net
allahindini.net
Yukarı dön Göster hasakcay's Profil Diğer Mesajlarını Ara: hasakcay
 
kutupaneci
Uzman Uye
Uzman Uye


Katılma Tarihi: 25 mart 2008
Yer: Turkiye
Gönderilenler: 156
Gönderen: 30 kasim 2019 Saat 00:16 | Kayıtlı IP Alıntı kutupaneci

Sayın Akçay, neden cevaplamıyorsunuz? Saygısızlık mı ettim? Eğer öyleyse özür dilerim. Kelimeler duyguyu tam anlatamıyor. Ama zaten müzakeremiz kısır döngüye doğru gidiyordu. Sanırım başka söze gerek yok.
Diğer hanif dostlar da düşüncelerini paylaşırsa ağırlıklı görüş ortaya çıkacaktır.
Selamlar,
Davut


__________________
Artık sadece kainat kitabını okuyorum. Daima Rabbime teşekkür ederek.
Yukarı dön Göster kutupaneci's Profil Diğer Mesajlarını Ara: kutupaneci
 

<< Önceki Sayfa Sonraki >>
  Yanıt YazYeni Konu Gönder
Yazıcı Sürümü Yazıcı Sürümü

Forum Atla
Sizin yetkiniz yok foruma yeni mesaj ekleme
Sizin yetkiniz yok forumdaki mesajlara cevap verme
Sizin yetkiniz yok forumda konu silme
Sizin yetkiniz yok forumda konu düzenleme
Sizin yetkiniz yok forumda anket açma
Sizin yetkiniz yok forumda ankete cevap yazma

Powered by Web Wiz Forums version 7.92
Copyright ©2001-2004 Web Wiz Guide
hanif islam

Real-Time Stats and Visitor Reports Sitemizin Gunluk, Haftalik, aylik Ziyaretci  Detaylari Real-Time Stats and Visitor Reports

     Sayfam.de  

blog stats